… eler iledir. Bizim helvâmız dersen tatlu ballu şekerlerden ve Cenâb-ı Bârî'nin "
Ene
hâliku'l-ineb" buyurduğu üzümden ve Arapça deyü medh etdüği asel-i hâlisden h …
"Ey imdi eyle olunca sizin kârınız olan balık bî-akl olunca siz dahi tenâvül etmeğile hayvân-misâl bir heyûlâsız. Ve sayd etdiğiniz mâhîler ekseriyyâ Bekrî cânlara ta‘âmdır. Kâr [u] kesbleriniz dâ’imâ fâsıklar ve kefereler iledir. Bizim helvâmız dersen tatlu ballu şekerlerden ve Cenâb-ı Bârî'nin "Ene hâliku'l-ineb" buyurduğu üzümden ve Arapça deyü medh etdüği asel-i hâlisden hâsıl edüp mü’min ü muvahhidler ni‘meti olur. Ve bizim helvâmız hakkında ol efsah-ı büleğâ ve ol Muhammedü'l-Mustafâ buyururlar kim Arapça ve bir dahi Arapça demişlerdir. Eyle olsa pâdişâhım kankımızın alayı mukaddem gitmek ma‘kûldür" deyince cümle huzzâr-ı meclisin meşveretiyle helvâcıbaşıya hatt-ı yarlığ-ı belîğ verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173b ·
metinde göster ·
… ine komış zengûle ve hurde ve türtelleri salınup zâhir olup asker-i İslâm içre "
Ene
câ‘e'l-Bağdâd!" diyerek ubûr ederken Akkâmbaşı Halîl Ağa, gâyet sulehâ-yı ümmet …
Şeyh Bekkâr Uryân: Şeyh Bekkâr cânib-i şarkdan berü pâ-bürehne ve ser-bürehne ve bî-pîrehen Şeyh Bekkâr iki ellerin kitiflerine komış zengûle ve hurde ve türtelleri salınup zâhir olup asker-i İslâm içre "Ene câ‘e'l-Bağdâd!" diyerek ubûr ederken Akkâmbaşı Halîl Ağa, gâyet sulehâ-yı ümmetden kimesne idi. Ol eyitdi: "Yâ Şeyh Bekkâr! Eyne hedâ-yı Bağdâd?" deyince hemân Şeyh Bekkâr'ın iki elleri omuzunda iken "Bismillah" deyüp sağ eliyle omuzundan bir salkım Bağdâd'ın hıstâvî hurması kim henüz Bağdâd'ın Rûm nahiye şehrinden kopmuş gibi kırk batman-ı Osmânî gelir bir salkım hıstâvîyi akkâmbaşının eline verüp "Hazâ temme'l-Bağdâd" deyüp Şeyh Bekkâr sehel gidüp gülerek Murtezâ Paşa'nın yanına gelüp tebessüm ederek "Yâ Murtezâ! Rûh ile'r-Rûm ba‘dehû râh ile'l-Kostantiniyye ve râh Arzırûm, râh ilâ (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) râh ile'l-Bağdâd ve râh ilâ bilâdi'l-Ekrâd, mâte min muhabbetillah, eş-şehîd fî kılâ‘ı'd-Dühük" deyüp bu gûne rumûz [u] künûz kelimâtlar edüp Şeyh Bekkâr'ın bu kelâm-ı rumûzundan bir ferd-i âferîde haberdâr olmayup Şeyh Bekkâr Şâm'a doğru teveccüh edüp ân-ı vâhidde zıll-ı zâ’il gibi gâ’ib oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 50a ·
metinde göster ·
… hîm Kethudâ'ya varup {kıssa-i mâcerâların bir bir} nakl etdiklerinde hakîr dahi
ene
eşhedüci idim.
{Biz dahi hemân} atlarımıza arpalarımızı yükledüp bu gâzîler ile at başı berâber ordu-yı İslâma gidüp dosdoğru Sadrıa‘zam kethudâsı Semiz İbrâhîm Kethudâ'ya varup {kıssa-i mâcerâların bir bir} nakl etdiklerinde hakîr dahi ene eşhedüci idim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98b ·
metinde göster ·
abdüke ve ibn abdike es'elüke en yümenne aleyye bimâ menente bih alâ evliyâike …
"Allâhümme inne hâza mennen kad eteytehâ ve ene abdüke ve ibn abdike es'elüke en yümenne aleyye bimâ menente bih alâ evliyâike ve ehli tâatike allâhümme innî e‘ûzü bike mine'l-hurumât ve'l-heybeti fî dînî yâ erhame'r-râhimîn erhamnâ" diyerek Mîne bâzârı şehrine vara.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y317a ·
metinde göster ·
abdüke ve ibn abdike es'elüke en yümenne aleyye bimâ menente bih alâ evliyâike …
"Allâhümme inne hâzâ minen kad eteytehâ ve ene abdüke ve ibn abdike es'elüke en yümenne aleyye bimâ menente bih alâ evliyâike allâhümme innî e‘ûzü bike mine'l-hurumât ve'l-heybeti fî dînî yâ erhame'r-râhimîn" deyü bu du‘âyı Arafât'a giderken ve Mîne'ye giderken ve Arafât'dan geldikde ve tavâf-ı ziyâretden geldikde okuya ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y325a ·
metinde göster ·
levîs ve ene levîsî ve keysî" deyüp feryâd ederek piyâde mahmel-i şerîfi Ka‘be- …
"Ene levîs ve ene levîsî ve keysî" deyüp feryâd ederek piyâde mahmel-i şerîfi Ka‘be-i şerîfe götürüp Y 201b Medîne-i münevvereye dâhil olup Ravza-i mutahharayı ziyâret edüp şebeke-i Resûlullâh'dan içeri girüp taşra çıkdıkda Merzûk-ı Kifâfî hazretlerinin başında bir murassa‘ ve mücevher deveci külâhı görürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y201a–Y201b ·
metinde göster ·
levîsî ve keysî" deyüp feryâd ederek piyâde mahmel-i şerîfi Ka‘be-i şerîfe götü …
"Ene levîs ve ene levîsî ve keysî" deyüp feryâd ederek piyâde mahmel-i şerîfi Ka‘be-i şerîfe götürüp Y 201b Medîne-i münevvereye dâhil olup Ravza-i mutahharayı ziyâret edüp şebeke-i Resûlullâh'dan içeri girüp taşra çıkdıkda Merzûk-ı Kifâfî hazretlerinin başında bir murassa‘ ve mücevher deveci külâhı görürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y201a–Y201b ·
metinde göster ·