… aşağı varoş rıbât-ı şehr-i mu‘azzamdır. Lâkin bir teng ü târ sokakları vardır.
Eniş
ve yokuş olmağıla ve zıyyık olmağıla at ile çârsû içre güç ile güzer ederler. A …
İbtidâ bânîsi kayser-i Rûmdur. Ba‘dehû sene 476 târîhinde Âl-i Dânişmendiyân'dan Sultân Melik Gâzî ceng-i azîm ile Rûm keferesi destinden kuvvet-i bâzûsıyla feth edüp ibtidâ taht-ı Âl-i Dânişmendiyye olan dârü'l-ikbâl bu kal‘adır. 283a Andan kal‘a-i Amasiyye'dir. Bu iki kal‘aya Âl-i Selçûkiyân tama‘ edüp niçe kerre muhâsara edüp fethi mümkün olmayup bî-feth hâ‘ib ü hâsır rücû‘ etdiler. Bu Niksâr'ın galat-ı sahîhi "Nîk-hisâr"dır. Ya‘nî "iyi hisâr" demekdir. Elsine-i nâsda galat-ı meşhûr evlâ olup tahfîf-i kelâm ile Niksâr derler. Kal‘ası bir yalçın kayalı yerde kâr-ı sengîn, bünyâd-ı şeddâdî ve metîn kal‘a-i kadîmdir. Dâiren-mâdâr cirmi beş bin altmış adım şekl-i müseddes kal‘a-i atîk olup câ-be-câ yerleri rahneli olmuş, cümle üç kapusu var, şarka ve garba (---)(---) ve cenûb tarafına Ilıca kapusu kal‘a içinde üç yüz hâne ve anbârlar ve cebehâne ve bir kilisadan vely olunmuş bir câmi‘i var. Dizdârı ve neferât bu kal‘ada sâkindir. İç il olmağıla neferâtları kıllet üzredir, ammâ celâlî ve cemâlî havfinden dâ’imâ bâb-ı kal‘ada nigâhbânlık ederler. {Ve kapu üzre zamân-ı kadîm pehlivânlarının gürzleri ve gayrı âlât-ı silâhları maslûbdurur}. Ammâ aşağı varoş rıbât-ı şehr-i mu‘azzamdır. Lâkin bir teng ü târ sokakları vardır. Eniş ve yokuş olmağıla ve zıyyık olmağıla at ile çârsû içre güç ile güzer ederler. Araba hod ola, bi't-tarîk çârsûsuna girmek ihtimâli yokdur. Bu şehr, Sivâs eyâletinde paşanın hâss-ı hümâyûnundan olup yedi kîse muhâsebeli subaşılıkdır ve yüz elli akçe kazâdır. Ve on bir nâhiyesi vardır. Evvelâ nâhiye-i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 282b–283a ·
metinde göster ·
… . Serdârı ve kethüdâyeri ve (---) tarafından subaşısı vardır. şehri bir bayırlı
eniş
ve yokuşlu dere ve depeli yere vâki‘ olmuş bayırlar üzre kat-ender-kat biri bir …
Bir püşte-i âlî üzre kal‘asın Osmân Hân-ı Evvel harâb etmişdir. (---)(---) Bursa sancağı hükmünde yüz elli akçe kazâdır. (---) aded nâhiye kurâları vardır. Serdârı ve kethüdâyeri ve (---) tarafından subaşısı vardır. şehri bir bayırlı eniş ve yokuşlu dere ve depeli yere vâki‘ olmuş bayırlar üzre kat-ender-kat biri biri üzre dar yerde ma‘mûr dârlardır kim cümle on bir mahalle ve bin aded tahtânî ve fevkânî cümle kırmızı kiremitli (---) evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 83b ·
metinde göster ·
… zâr olduk. Ve elli yerde samakov, ya‘nî demir ma‘denleri kârhâneleri geçdik. Ve
eniş
ve yokuş ve kaya ve sular geçmeden dahi niçe sığır ve koyunlar kaldı. Ve iki ar …
Ba‘dehu ale's-sabâh ol dere içre akan nehr-i Şiçova'yı yüz on üç kerre ubûr ederek cânımızdan bîzâr olduk. Ve elli yerde samakov, ya‘nî demir ma‘denleri kârhâneleri geçdik. Ve eniş ve yokuş ve kaya ve sular geçmeden dahi niçe sığır ve koyunlar kaldı. Ve iki araba dağdan uçup pâre pâre oldu. Ve altı aded esîrlerimiz öldü. Ve mukaddemâ arabada olan şehîdimiz şişüp koktu. Ve bu derenin iki cânibi evce berâber kayalar üzre şâhin ve ispiri ve zağanos yuvaları var. Hudâ hakkıyçün bu âna gelince yigirmi bir yıl seyâhatimde böyle mahûf u muhâtara ve bî-amân dere görmedim. Hattâ bu dere içre kâmil on iki sâ‘at gitdik, aslâ selâmetden bir iz yok.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4a ·
metinde göster ·
… koldan kal‘aya bin altmış aded balyemez gülleleri uruldu. Ve cümle rûy-ı dîvârı
eniş
yokuş oldu ve küffârın niçe tabya topları 111a battâl oldu.
Bu üslûb üzre mülâhaza-i dûrbîn-fikir edüp her {tarafa} asker gönderüp kendüler bî-bâk ü bî-pervâ kal‘ayı henüz murâd [u] merâmı üzre döğmeğe başlayup ol gün tokuz koldan kal‘aya bin altmış aded balyemez gülleleri uruldu. Ve cümle rûy-ı dîvârı eniş yokuş oldu ve küffârın niçe tabya topları 111a battâl oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 110b–111a ·
metinde göster ·
yokuş edüp kış günleri bu eniş yokuş yolların çamurunda yürümek azâb-ı elîmdir. …
Netîce-i kelâm zemîni eniş yokuş edüp kış günleri bu eniş yokuş yolların çamurunda yürümek azâb-ı elîmdir. Ümmet-i Muhammed şeb [ü] rûz bu eniş ve yokuş yolları ubûr etmeden bîzâr olup ormanları kırarak ve haşebden ve yaprakdan cüsûrlar ihdâs ederek şedd-i rahil ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17b ·
metinde göster ·
Netîce-i kelâm zemîni eniş yokuş edüp kış günleri bu
eniş
yokuş yolların çamurunda yürümek azâb-ı elîmdir. Ümmet-i Muhammed şeb [ü] rûz b …
Netîce-i kelâm zemîni eniş yokuş edüp kış günleri bu eniş yokuş yolların çamurunda yürümek azâb-ı elîmdir. Ümmet-i Muhammed şeb [ü] rûz bu eniş ve yokuş yolları ubûr etmeden bîzâr olup ormanları kırarak ve haşebden ve yaprakdan cüsûrlar ihdâs ederek şedd-i rahil ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17b ·
metinde göster ·
… okuş yolların çamurunda yürümek azâb-ı elîmdir. Ümmet-i Muhammed şeb [ü] rûz bu
eniş
ve yokuş yolları ubûr etmeden bîzâr olup ormanları kırarak ve haşebden ve yapra …
Netîce-i kelâm zemîni eniş yokuş edüp kış günleri bu eniş yokuş yolların çamurunda yürümek azâb-ı elîmdir. Ümmet-i Muhammed şeb [ü] rûz bu eniş ve yokuş yolları ubûr etmeden bîzâr olup ormanları kırarak ve haşebden ve yaprakdan cüsûrlar ihdâs ederek şedd-i rahil ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17b ·
metinde göster ·
… r-kat ser çekmiş yalçın kırmızı reng kayalar üzre şekl-i müselles eğri büğrü ve
eniş
yokuş Şeddâdî taş binâ bin hısn-ı hasîn bir kal‘a-i bâlâdır. Maşrık tarafı yalç …
Eşkâl-i kal‘ası: Bir liman içinde limanın cânib-i şarkîsinde evc-i âsumâna kat-ender-kat ser çekmiş yalçın kırmızı reng kayalar üzre şekl-i müselles eğri büğrü ve eniş yokuş Şeddâdî taş binâ bin hısn-ı hasîn bir kal‘a-i bâlâdır. Maşrık tarafı yalçın kırmızı kayaları eyle bâlâdır kim leb-i deryâdan tâ zirve-i a‘lâsına varınca bu kayaların kaddi beş yüz mi‘mâr arşını âlîdir kim Anapa dağlarıdır. Bu kûh-ı bâlâlar tâ Anatolu tarafında Sinop, ya‘nî Sınap dağlarından ve Rûmeli’nde Belgrad kayaları dağlarından üç yüz mîl ba‘îd yerlerden bu Balıklava dağları nümâyândır kim bu Balıklava’nın iç kal‘ası tâ ol serâmed kayaların zirve-i a‘lâsında bir kal‘a-i serâmeddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 121a ·
metinde göster ·
… kak add olunmuşdur. Cümlesi pâk ü pâkîze tarîk-i âmmlardır. Lâkin ba‘zı râhları
eniş
ve yokuş yerlere vâki‘ olmuşdur. Ekseriyyâ Kırım zemîninde vâki‘ olan hânelerin …
Evvelâ cümleden Sâbit İbrâhîm Efendi sarâyı ve Kâ’immakâm sarâyı ve Abdülbâkî Çelebi sarâyı ve Paşa sarâyı ve Bürâdereyn Yağcızâdeler sarâyı ve Dâmâd Efendi sarâyı ve Müftî Efendi sarâyı, meşhûr hânedânlar bunlardır. Ve bu hânedânların ve cümle çârsû-yı bâzârın şâhrâhları serâpâ beyâz kaldırım taş döşeli tarîk-i âmmlardır kim cümle yetmiş zokak add olunmuşdur. Cümlesi pâk ü pâkîze tarîk-i âmmlardır. Lâkin ba‘zı râhları eniş ve yokuş yerlere vâki‘ olmuşdur. Ekseriyyâ Kırım zemîninde vâki‘ olan hânelerin şâhnişîn ve pençereleri cânib-i şimâle liman deryâsına nâzır hâne-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 141a ·
metinde göster ·
yokuşdur. Aslâ araba giremez garîb ü acîb sa‘b yerdir kim âdem tavattun edecek …
Ve cemî‘i tarîk-i âmları daracık ve eniş yokuşdur. Aslâ araba giremez garîb ü acîb sa‘b yerdir kim âdem tavattun edecek yer değildir. Lâkin Süleymân Hân vakfı olup mu‘âf u müsellem yer olmak ile günden güne ma‘mûr u âbâdân olmadadır, zîrâ sahrâsı bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr bir dâr-ı diyârdır. Ve dağlarında câ-be-câ bâğları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 218b ·
metinde göster ·
… mâl biri biri üzre kat-ender-kat bâğsız ve bâğçesiz ve havlısız dıyk ve daracık
eniş
ve yokuşlu yerlerde cümle der-i dîvârları sâfî kârgîr binâ taşdır. Ve cümle kir …
Mezbûr kal‘adan taşra yedi aded dağlar üzre ve yedi aded dereler ve depeler içre beyâz taşlık içinde mâl-â-mâl biri biri üzre kat-ender-kat bâğsız ve bâğçesiz ve havlısız dıyk ve daracık eniş ve yokuşlu yerlerde cümle der-i dîvârları sâfî kârgîr binâ taşdır. Ve cümle kiremit ile mestûr gâyet ma‘mûr evlerdir kim birbirlerinin pençerelerine nâzırlardır. Ammâ Muslihiddîn mahallesi evleri cânib-i şarka nâzır ve aşağıca evlerdir. Ve Karşı mahalle hâneleri cümle taraf-ı garba nâzırlardır kim cümle 7 aded müselmân mahallesidir. Cümleden ma‘mûr Muslihiddîn mahallesi ve Karşı mahalle ve Aşağı mahalle ve Çârsû mahallesi ve Voyvada mahallesi ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 246a ·
metinde göster ·
Ve cümle yedi bin yedi yüz yetmiş yedi aded dendân-ı bedenler üzre üstâd-ı mühendis san‘at-ı mi‘mârîsini arz edüp eyle musanna‘ bedenler etmiş kim bir gayri sûr-ı üstüvârlarda eyle dendân-ı bedenler yokdur. Ve cümle der-i dîvârları eniş ve yokuş kayalar üzre vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 258a ·
metinde göster ·
yokuşça zemînde cümle yüz aded hâneleri olup serâpâ kiremitli ve bâğ u bâğçeli …
Der-tefhîm-i eşkâl-ı varoş: Bir eniş yokuşça zemînde cümle yüz aded hâneleri olup serâpâ kiremitli ve bâğ u bâğçeli vâsi‘ büyût-ı ra‘nâlardır. Lâkin ekserî Rûm keferesi evleridir. Ve cümle yigirmi aded dükkân-ı muhtasarı vardır. Ve cümle henüz kenîseden velî olmuş Şeyh (---) Efendi nev binâ bir câmi‘-i zîbâ binâ ediyor. Bu hakîr küstâhâne sûre-i Bakara'dan bu âyet-i şerîfeyi târîh bulduk. Târîh-i nass-ı şerîf:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 273a ·
metinde göster ·
… yeler ile pîrâste olmuş bir hasretü'l-mülûk şehr-i şîrîndir kim cümle sokakları
eniş
ve yokuş pâk taş kaldırım döşeli şâhrâhlardır.
Der-vasf-ı sarây-ı aded-i a‘yân [u] ağavât: Cümle bu hisâr enderûn [u] bîrûnunda üç bin aded tahtânî ve fevkânî ve kârgîr binâ mükellef ü mükemmel ve ma‘mûr u müzeyyen ve şîrîn Şeddâdî binâlı ve serâpâ kiremitler ile mestûr ekseriyyâ kâfirden kalma hâne-i ma‘mûrlardır. Cümle evleri körfez içine biri biri üzre kat-ender-kat kıbleye nâzır aşağı leb-i deryâdan tâ yukaru ve iç kal‘aya varınca tabaka tabaka evleri gûnâ-gûn revzenler ile ârâste ve elvân elvân maksûre ve şâhnişîn ve kameriyyeler ile pîrâste olmuş bir hasretü'l-mülûk şehr-i şîrîndir kim cümle sokakları eniş ve yokuş pâk taş kaldırım döşeli şâhrâhlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 338b ·
metinde göster ·
… mîr ü termîm etdiğinin târîhi tahrîr olunmuşdur. Ve bu kal‘anın cümle sokakları
eniş
yokuşdur. Bunda aslâ çârsû-yı bâzâr ve hân u hammâm ve imâret yokdur, ammâ kal‘ …
Ve bu poyraz tarafındaki kal‘a kapusu üzre bir beyâz çâr-kûşe mermer üzre celî hatt ile Sultân Süleymân bu kal‘ayı ta‘mîr ü termîm etdiğinin târîhi tahrîr olunmuşdur. Ve bu kal‘anın cümle sokakları eniş yokuşdur. Bunda aslâ çârsû-yı bâzâr ve hân u hammâm ve imâret yokdur, ammâ kal‘anın cenûb tarafındaki varoşda cümle üç yüz aded bâğlı ve bâğçeli ve kiremitli biri biri üzre havâleli kat-ender-kat kârgîr binâlı evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 361a ·
metinde göster ·
… evlerdir. Yüzleri cânib-i garba nâzır gâyet ma‘mûr evlerdir ve yolları sa‘b ve
eniş
yokuş zıyk yollardır. Bu zikr olunan hâne ve sarâyların cümlesi iki bin toprak …
Bu Cânbâz kayası üzre biribiri üstüne kat-ender-kat havlısız ve bâğ u bâğçesiz daracık evlerdir. Yüzleri cânib-i garba nâzır gâyet ma‘mûr evlerdir ve yolları sa‘b ve eniş yokuş zıyk yollardır. Bu zikr olunan hâne ve sarâyların cümlesi iki bin toprak örtülü evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y20b ·
metinde göster ·
… i ubûr edüp bu mahalle gelince kâmil yedi sâ‘atde dağlar ve beller ve sengistân
eniş
yokuş yollar tamâm olup hâk-i Y 21b amber-pâkli düz vâdîler içre ubûr edüp cü …
Karye-i Derbend nâm mahalli ubûr edüp bu mahalle gelince kâmil yedi sâ‘atde dağlar ve beller ve sengistân eniş yokuş yollar tamâm olup hâk-i Y 21b amber-pâkli düz vâdîler içre ubûr edüp cümle sekiz sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y21a–Y21b ·
metinde göster ·
… li ve otlu ve âb-ı hâyât (---) şerîf yerlerdir sulu evlerdir. Ve tarîk-i âmları
eniş
yokuş vâki‘ olmuşdur.
Ve şehri cümle dörd mahalledir. Evvelâ mahalle-i Ulvî ve mahalle-i Vasatî ve mahalle-i Süflî ve mahalle-i Cedîd'dir. Cümle hâneleri hasîr sazı ve yâhûd tahta örtülü ma‘mûr [u] müzeyyen büyûtlardır kim cümlesi bin iki yüz bâğlı ve bâğçeli ve otlu ve âb-ı hâyât (---) şerîf yerlerdir sulu evlerdir. Ve tarîk-i âmları eniş yokuş vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y21b ·
metinde göster ·
ve yokuş olduğundan ve daracık zıyk yollar olmağile arabalar bu şehre giremez. …
Ve tarîk-ı âmları eniş ve yokuş olduğundan ve daracık zıyk yollar olmağile arabalar bu şehre giremez. Ve ba‘zı evleri kimi derede ve kimi depede olmağile herbiri birer cânibe nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y25a ·
metinde göster ·
… eri gibi kat-ender-kat vâki‘ olmuş evlerdir. Ve sokakları Q 15aP 15a gâyet
eniş
ve yokuşdur. Ve cümle iki bin iki yüz toprak örtülü dîvârlarının temelinden nıs …
Ve şehri bir kûh-ı bâlânın zeylinde birbiri üzre Tokat şehrinin evleri gibi kat-ender-kat vâki‘ olmuş evlerdir. Ve sokakları Q 15aP 15a gâyet eniş ve yokuşdur. Ve cümle iki bin iki yüz toprak örtülü dîvârlarının temelinden nısfına dek taş, andan âlîsi kerpiç dîvârlı Türkistân evleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y27b ·
metinde göster ·
yokuş, dereli ve depeli kanara taşlıklı yerlerde, yine bâğ u bâğçeli ve serâpâ …
Ve bu şehr-i Urla bir kayalı sengistân ve sa‘b eniş yokuş, dereli ve depeli kanara taşlıklı yerlerde, yine bâğ u bâğçeli ve serâpâ toprak örtülü üç bin kârgîr taş binâ, kal‘a-misâl ve kulle-misâl mükellef ve ma‘mûr evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y49a ·
metinde göster ·
… ir zerre gubârdan nişân kalmaz pâk reh-i râstlardır. Ve cemî‘i esvâkları şimâle
eniş
aşağı vâki‘ olup fevkinden aşağı nazâr etsen gûyâ bu râhlar içre âdem deryâsı t …
Ve cümle tarîk-ı âmların üstâd mühendis satranc Y 83a nakşı tarh edüp vaz‘-ı esâsı bu üslûb üzre tezyîn olunmuşdur. Ve serâpâ pâk ve beyâz taş ile mefrûş kaldırımdır. Her sabâh tathîr edüp gird-i küdûretden bir zerre gubârdan nişân kalmaz pâk reh-i râstlardır. Ve cemî‘i esvâkları şimâle eniş aşağı vâki‘ olup fevkinden aşağı nazâr etsen gûyâ bu râhlar içre âdem deryâsı telattum-ı deryâ gibi temevvüc edüp izdihâm-ı benî âdemden omuz omuzu sökmez bir gulgule-i Tire'dir. Husûsâ hafta bâzârı günleri âkıl olan temâşâ-yı bâzâra varmamak gerek. Zîrâ ol bâzârda âdem dilâzâr olup zâr-ı izâr olur. Tâ bu mertebe izdihâm çârsûları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y82b–Y83a ·
metinde göster ·
… Lonca handakı kapusu şimâle nâzır bir sarp kapudur ve on ayak yokuş ve on ayak
eniş
taş nerdübânlı kapudur. Ve bu kapunun iç yüzü asma cisirdir. Anı geçüp yokuş aş …
Ve bu kal‘a cümle on bir kat demir kapulardır. Evvelâ taşra Lonca handakı kapusu şimâle nâzır bir sarp kapudur ve on ayak yokuş ve on ayak eniş taş nerdübânlı kapudur. Ve bu kapunun iç yüzü asma cisirdir. Anı geçüp yokuş aşağı bir amelî kaldırımlı nerdübân ile handak içine enilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103a ·
metinde göster ·
… kıncılı ki Menteşe hudûdu anda tamâm olup andan kıbleye mezkûr Seki yaylağından
eniş
aşağı Yeksi yaylasından aşağı beşinci sâ‘atde,
Bu eyâleti tamâm edüp bâlâda tahrîr olunan karye-i Akıncılı ki Menteşe hudûdu anda tamâm olup andan kıbleye mezkûr Seki yaylağından eniş aşağı Yeksi yaylasından aşağı beşinci sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y129a ·
metinde göster ·
… ü kerem edüp ol gece refîklerimiz ile cân sohbeti etdik. Ale's-sabâh yine şarka
eniş
aşağı çengelistân dağlar ubûr ederek 3 sâ‘atde,
Tokar yaylası: Anda bir dıraht-ı müntehânın sâyesinde yükleri yıkup meks etdik. Ve Türkmânlar bize bir hayli i‘zâz ü kerem edüp ol gece refîklerimiz ile cân sohbeti etdik. Ale's-sabâh yine şarka eniş aşağı çengelistân dağlar ubûr ederek 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y141b ·
metinde göster ·
aşağı handak içre Bâb-ı şubât, Meryem Ana bu mahalde medfûn olduğıyçün Bâb-ı Me …
Bu mahalden gayri kıble cânibine eniş aşağı handak içre Bâb-ı şubât, Meryem Ana bu mahalde medfûn olduğıyçün Bâb-ı Meryem derler. Beş yüz adımda gelinir. şark cânibinde Cebel-i Tûr'a mekşûf iki kat demir kapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y209b ·
metinde göster ·
gâh yokuş ammâ bu râhı dahi Vâlide Sultân tathîr etdirüp seng-i hârâların râhın …
Andan kalkup gâh eniş gâh yokuş ammâ bu râhı dahi Vâlide Sultân tathîr etdirüp seng-i hârâların râhın tarafeynine yığmışlar. Mâ-tekaddem bu râhda at ve üştür ve ester gark olurmuş. Tathîr olup bir hayrât-ı azîme olmuş kim sâhibü'l-hayrâtın Cenâb-ı Bârî sırât-ı müstakîmin böyle tathîr edüp selâmetle ubûr edüp Cennet-i a‘lâ müyesser ola, âmîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y258b ·
metinde göster ·
… lim" deyüp altı pâre toplar atılup nefîrler çalınup herkes yola müteveccih olup
eniş
aşağı gidüp huccâc-ı müslimîn içinden bir sadâ-yı Allâh Allâh kopup cemî‘i âdem …
"Sultânım, bu Balka sahrâsı üç sâ‘at yerdir. İnşâallâh dahi yağmur te’sîr etmemişdir, geçeriz. Hemân fırsat ganîmetdir, hareket edelim" deyüp altı pâre toplar atılup nefîrler çalınup herkes yola müteveccih olup eniş aşağı gidüp huccâc-ı müslimîn içinden bir sadâ-yı Allâh Allâh kopup cemî‘i âdemler develerinden enüp piyâde yalın ayak deveciklerin yederek eniş aşağı giderek düz sahrâya endik. Ammâ henüz çamur deryâsına geldik ve yine bârân-ı rahmet göz açdırmayup yağmada. Âhir bir kadem ileri gitmeğe mümkin olmayup 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y263b ·
metinde göster ·
… h kopup cemî‘i âdemler develerinden enüp piyâde yalın ayak deveciklerin yederek
eniş
aşağı giderek düz sahrâya endik. Ammâ henüz çamur deryâsına geldik ve yine bârâ …
"Sultânım, bu Balka sahrâsı üç sâ‘at yerdir. İnşâallâh dahi yağmur te’sîr etmemişdir, geçeriz. Hemân fırsat ganîmetdir, hareket edelim" deyüp altı pâre toplar atılup nefîrler çalınup herkes yola müteveccih olup eniş aşağı gidüp huccâc-ı müslimîn içinden bir sadâ-yı Allâh Allâh kopup cemî‘i âdemler develerinden enüp piyâde yalın ayak deveciklerin yederek eniş aşağı giderek düz sahrâya endik. Ammâ henüz çamur deryâsına geldik ve yine bârân-ı rahmet göz açdırmayup yağmada. Âhir bir kadem ileri gitmeğe mümkin olmayup 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y263b ·
metinde göster ·
Eğer kuvvet-i bedenin var ise bu mahalden ba‘zı âşıklar tâ Medîne beş sâ‘at
eniş
aşağı kumsal latîf yerlerdir, piyâde olup gider. Eğer sâhib-i özür ihtiyâr isen …
Eğer kuvvet-i bedenin var ise bu mahalden ba‘zı âşıklar tâ Medîne beş sâ‘at eniş aşağı kumsal latîf yerlerdir, piyâde olup gider. Eğer sâhib-i özür ihtiyâr isen esb üştür ester hımâr-süvâr olup salavât-ı şerîfi tekrâr be-tekrâr edüp müdâvemet etmek gerekdir kim salavâtın envâ‘ı var. Ammâ müfîd [ü] muhtasarı budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y276b ·
metinde göster ·
… imâl ve müstağrak-ı arak-ı zülâl olarak kâmil bin adım yokuş yukaru ve bin adım
eniş
aşağı kum deryâsı kim cümle a‘yân-ı kibâr ve pîr [ü] sıgâr piyâde olup iki yerd …
şükür akabesi: Allâhümme âfinâ, cümle hayvânât gark-ı rimâl ve müstağrak-ı arak-ı zülâl olarak kâmil bin adım yokuş yukaru ve bin adım eniş aşağı kum deryâsı kim cümle a‘yân-ı kibâr ve pîr [ü] sıgâr piyâde olup iki yerden gayret kuşağın kemerlerine bend kılup taht-ı revânları el üzre aşırup cümle ibâdullâh sadâ-yı Allâh Allâh diyerek feryâd [u] figân ederek akabeyi aşdılar. Ammâ yetmiş seksen mikdârı devâbbât makûlesi kaldı. Bu kalan develeri ol ân gerüde Urbân alırlar. Kim kime bakar mahşerden bir nişândır. Zîrâ Arafât'a yetişmeğe dörd gün kaldı ve beş konağımız dahi var. Hudâ rahmet eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y308a ·
metinde göster ·
… saldır, aslâ kaldırım döşeli değildir. Ve cebeller üzre olan mahallât sokakları
eniş
yokuş kayalı yollardır. Ve gâyet tâhir tarîk-ı âmlardır.
Bu şâhrâhlardan mâ‘adâ on iki sûkân(?) dahi vardır ve yedi yüz sokak dahi vardır. Cümlesi mahallâtlar içredir. Aşağı sûk-ı sultânîde olanlar düz yerde vâki‘ olmak ile kumsaldır, aslâ kaldırım döşeli değildir. Ve cebeller üzre olan mahallât sokakları eniş yokuş kayalı yollardır. Ve gâyet tâhir tarîk-ı âmlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y349b ·
metinde göster ·
… den rücû‘ eylemişler. Ammâ biz yine otuz beş âdem ile kalup cür’et ederek sehel
eniş
, kıble-nümâmız muktezâsınca kıble cânibine kâmil bir sâ‘at dahi gidüp tâk-ı Kis …
Bu mahalde birkaç refîklerimiz bir iki fânûsu ile havflerinden rücû‘ eylemişler. Ammâ biz yine otuz beş âdem ile kalup cür’et ederek sehel eniş, kıble-nümâmız muktezâsınca kıble cânibine kâmil bir sâ‘at dahi gidüp tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir kâ‘alar ve her birinde kadîd âdem cesedleri var. Kimi oturur ve kimi yatırlar idi. Bunlar cümleden kadd [ü] kâmetde kıyâmet âdemler idi. Yanlarında çürümüş bûriyâlar ve hûrmâ lîfinden bezler pâymâl-i rimâl idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y233a ·
metinde göster ·
… bir Yâsîn-i şerîf tilâvet ederek ubûr edüp yine Nîl kenârınca sa‘b taşlıklar ve
eniş
ve yokuş teng yollar ubûr ederek şehr-i harâb-ı Sın[bas]'dan yedinci sâ‘atde az …
Ziyâret-i eş-Şeyh Ömer Ricâyî: Ulu sultândır. Kubbe-i pür-nûru Nîl kenârında bir âsî hûrmâlığı içinde beyâz münevver kubbedir. Bu ziyâretden mâ‘adâ yetmiş seksen aded kubbe-i âlîlerde ulu sultânlar medfûndur. Lâkin şiddet-i hârdan bî-tâb kalup ziyâret edemeyüp ale'l-umûm bir Yâsîn-i şerîf tilâvet ederek ubûr edüp yine Nîl kenârınca sa‘b taşlıklar ve eniş ve yokuş teng yollar ubûr ederek şehr-i harâb-ı Sın[bas]'dan yedinci sâ‘atde azâb-ı elîm çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y385a ·
metinde göster ·