… ata günden güne amâr oldu. {İslâmbol'un şimâlinde olup mâbeynehümâsında bir mîl
enli bir
halîcdir. Nihâyeti garb tarafında Kâğızhâne'ye varılır on sekiz mîldir. İslâmbo …
Evvelâ kal‘a-i Kostantıniyye'yi İskender-i Kübrâ târîhinden sonra (---) Kıral binâ edüp Galata zemîni bir çemenzâr-ı hoş-hevâ ve mahsûldâr fezâ olmağile cemî‘i sağmal koyunlarını ve sığırlarını bu Galata zemîninde koyup südlerin dâ’imâ sağup kırala getirirler idi. Bu câ-yı mahsûldârda lezîz süd hâsıl olmağile ismine Galata dediler. Zîrâ lisân-ı Yûnân'da süde "galata" derler. Ba‘dehu çobanlara süknâ olmağiçün Kurşumlu Mahzen yerinde kal‘a-misâl bir câ-yı menâs inşâ etdiler. Bu hâl üzre tâ (---) asrına varınca geçinüp Galata günden güne amâr oldu. {İslâmbol'un şimâlinde olup mâbeynehümâsında bir mîl enli bir halîcdir. Nihâyeti garb tarafında Kâğızhâne'ye varılır on sekiz mîldir. İslâmbol'dan Galata'ya kayık ve pereme ve mavunalar ile ubûr olunur. Kefere asrında zencîr üzre cisr var imiş}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128a ·
metinde göster ·
… . Ammâ yanımız sıra yigirmi zirâ‘ kaddi bir çam tahtası kovuşluk içün bir arşın
enli bir
levha bizim sandala musallat olup dokunur, kâh alarka olur ne çâre emr Hudânın …
Bu hâl üzre bir gün bir gice sandal ile deryâda gezüp berk-i hazân gibi dir ditreriz âc u zâc ve giryân [u] nâlân uryân Kadı Alî Efendi ve Kıssahân Emîr Çelebi zâtü'l-cenb marazları dutup merhûm olunca emr-i Hudâ deyüp na‘şların deryâya ilkâ edüp yine 265b sandal içre kel-evvel sekiz âdem kaldık. Ammâ yanımız sıra yigirmi zirâ‘ kaddi bir çam tahtası kovuşluk içün bir arşın enli bir levha bizim sandala musallat olup dokunur, kâh alarka olur ne çâre emr Hudânın deyüp su dökmeden ve sovukdan bî-zâr olup mebhût ve mütehayyir kaldık. Emr-i ilâhî. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 265a–265b ·
metinde göster ·
… re binâ olunan üç kat dîvârın handakı elli arşın-ı Mekkî derindir ve elli arşın
enli bir
handak-ı azîmdir kim rub‘-ı meskûnda bu hakîr yedi bin altmış kal‘a seyr [ü] te …
Ve ilm-i hendese üzre bu kal‘a çâr-kûşe ve altı kat bölme hisâr-ı üstüvârdır ve iki tarafı nehr-i Turla'dır kim ol tarafı alçak yokuş aşağı vâki‘ olmuşdur. Ve iki tarafı yalçın kaya üzre âlî cidâr-ı hemvârdır. Ve iki tarafının yalçın kesme çakmak kayası kaya üzre binâ olunan üç kat dîvârın handakı elli arşın-ı Mekkî derindir ve elli arşın enli bir handak-ı azîmdir kim rub‘-ı meskûnda bu hakîr yedi bin altmış kal‘a seyr [ü] temâşâ etdim, böyle bir ibret-nümâ handak-ı amîk-i mehîb görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36a ·
metinde göster ·
… atlar ile cirid oynamak mümkündür, zîrâ bu hakîrin kademesiyle kâmil elli ayak
enli bir
Şeddâdî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır.
Ve cirmi dâ’iren-mâdâr on bin adımdır. Kızılsarây'dan tâ Ovakapusu'na dek iki kat kalın ve metîn ve âlî Şeddâdî dîvârdır. Mâ‘adâ yalın katdır, ammâ eyle rıhtım ve Şeddâd-ı Âdî binâ dîvârdır kim üzerinde iki araba yan yana gidüp atlar ile cirid oynamak mümkündür, zîrâ bu hakîrin kademesiyle kâmil elli ayak enli bir Şeddâdî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 79b ·
metinde göster ·
… lle ve kapu önünde taşra mezkûr büyük varoşa geçecek nehr-i Kiriş üzre yüz adım
enli bir
haşeb cisr ile mezkûr taşra büyük varoşa geçilir cisr-i kavîdir.
Ve bu varoşda cümle yüz mikdârı şindire tahta örtülü hâneler vardır. Ve bu kat kal‘a kapusunun üstünde sâ‘at kullesi var kim nâkûsunun sadâsı bir konak yerde istimâ‘ olunur kârgîr kulle ve şimâle nâzır kârgîr binâ kemerli demir kapudur. Bu kapunun önünde taşra büyük varoşa geçecek kapu üzre bir kârgîr-binâ kulle-i semender var kim âteş-feşân kirpi tüğü gibi dizilmiş topları hâzır u müheyyâdır. Bu mezkûr kulle ve kapu önünde taşra mezkûr büyük varoşa geçecek nehr-i Kiriş üzre yüz adım enli bir haşeb cisr ile mezkûr taşra büyük varoşa geçilir cisr-i kavîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 83b ·
metinde göster ·
… ârdan yukaru kûh-ı Demâvend gibi toprak yığılıdır. Bu toprak üzre dahi on arşın
enli bir
derin handak içre niçe bin muhîl-i şeytanatlar ile âmâde handak-ı bâlâdır. Kıbl …
Ve kal‘a dîvârı handakdan yukaru kırk mi‘mâr arşını bâlâ ve on arşın enli Şeddâdî tula bina ve yigirmi arşın dîvârdan yukaru kûh-ı Demâvend gibi toprak yığılıdır. Bu toprak üzre dahi on arşın enli bir derin handak içre niçe bin muhîl-i şeytanatlar ile âmâde handak-ı bâlâdır. Kıbleye nâzır olan tabyanın temelinden yukaru kal‘a dîvârının nısfında kal‘ayı ihâta etmiş bir musanna‘ taş kuşakdan kal‘a dîvârı dâ’iren-mâdâr tula ve yonma mutarraş ve musaykal taş ile mebnî kal‘a-i kavîdir, zîrâ sene 1007 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında bu kal‘a-i Varat'ı Saturcu (---) Paşa beş ay döğe döğe yere berâber etdi, ammâ cemî‘i asker Varat'ın yedi aded bâğ-ı İrem-misâl varoşlarında zevk u safâ etmede, beşinci ayda berf [ü] bârânın vefretinden ve bârân-ı rahmetin kesretinden ve şiddet-i şitânın tekaddümünden el ayak dutmayup derûn-ı askerde kaht [u] galâ olup Tatar Hân dahi Saturcu Paşa'ya dilgîr olup Kırım'a gitdiğinden hemân asker-i İslâm serdâr üzre gulû edüp cümle asker-i İslâm kal‘a-i Varat altından bî-feth hâ’ib ü hâsir avdet edüp ol şiddet-i şitâda bârgâh [u] büngâh [ve] cebehâne ve hazâ’in-i Âl-i Osmân ile selâmet kal‘a-i Tımışvar'a çıkup meştâ verdiler. Hemân küffâr yüz bin hamd edüp Varat kal‘asının münhedim olan yerlerin taş binâ ile ve kırmızı tula bir sedd-i metîn kal‘a etmişdir kim gûyâ nev arûs kirmândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86a ·
metinde göster ·
… r, ammâ bu Eski Salâcık burnundan hazz edüp şarkdan garb tarafına dörd bin adım
enli bir
dere içinin iki başlarında ve iki câniblerindeki yalçın kayalar evc-i âsumâna b …
Bi-kavli müverrihân-ı Âl-i Cingiziyân ibtidâ kavm-i Tatar bu Kırım memleketine Ciniviz keferesi elinden mâlik olan sene (---) târîhinde Cuci Hân ve Ertoğmır Hân ile kırk bin Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr kavimleri bu cezîre-i Kırım'a eye çıkup vâdî-i Kırım'ı geşt [ü] güzâr ederek bir mahalde bir cây-ı menâs beğenmeyüp illâ bu Eski Salâcık deresin kendülere münâsib görüp küffâr havfinden bu dere içinde bu Eski Salâcık kal‘asın yasayup ba‘dehu ensesindeki kayalar üzre mezkûr kal‘a-i Gevherkirmân'ı, ya‘nî Çufud kal‘asın Ciniviz elinden feth ederler, ammâ bu Eski Salâcık burnundan hazz edüp şarkdan garb tarafına dörd bin adım enli bir dere içinin iki başlarında ve iki câniblerindeki yalçın kayalar evc-i âsumâna berâber serâmed kayalar olup cümle kayaların altları kûh-ı Bî-sütûn gibi boş olup mağâra mağâra inler ve üzerleri şâhîn ve zağanos yuvalı kızıl kayalar olup aslâ bir tarafdan düşman enüp çıkmak mümkin olmaduğun Cuci Hân ve Ertoğmır Hân bilüp bu dereyi kendülere cây-ı amân bulup bu derenin iki başları daracık olan yerlerine iki başında kayadan kayaya dere ağzına kal‘a dîvârları çekmişler ve birer ağaç kapu yasamışlar. Hâlâ ol kapular durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 123b ·
metinde göster ·
… m yigirmi ayak enli kalın dîvârdır. Ve bu tarafı yedi kulaç derin ve elli arşın
enli bir
ka‘r-ı hafr-i azîm handakdır kim bu taraf dîvârları ve dahi handak altları tâ k …
Ve kal‘a-i Azak nehr-i Ten kenârında çâr-kûşe şekl-i murabba‘ yalın kat Şeddâdî seng-binâ kal‘a-i ra‘nâdır kim cirmi dâ’iren-mâdâr kâmil mi‘mâr arşını ile dörd bin arşındır. Kıble cânibi sehel havâleli topraklı bayır üzre yalın kat sa‘b dîvâr-ı metîndir kim yigirmi ayak enli kalın dîvârdır. Ve bu tarafı yedi kulaç derin ve elli arşın enli bir ka‘r-ı hafr-i azîm handakdır kim bu taraf dîvârları ve dahi handak altları tâ ka‘r-ı zemînde suya enince dîvârları lağım üzre durur. Ve dîvârlarının esâsları tahte's-serâya varınca su üzre ıskara rıhtım üzre temelleri kâr-ı Freng-i pür-ceng binâsıdır. Ammâ bu kal‘anın maşrık ve mağrib tarafında handakı sarpdır, zîrâ bu kal‘anın ziyâde havfi bu taraflarından olmak [ile] dîvârları sâfî rıhtım Şeddâdî on beş kulaç âlî dîvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184a ·
metinde göster ·
… tarafında Suda kal‘ası burnu ile garb tarafında Kapospata burnu içinde otuz mîl
enli bir
körfez intihâsında vâki‘ olmuş dâ’iren-mâdâr altı bin adım ve üç mîl ihâta eder …
Evvelâ maşrık tarafında Suda kal‘ası burnu ile garb tarafında Kapospata burnu içinde otuz mîl enli bir körfez intihâsında vâki‘ olmuş dâ’iren-mâdâr altı bin adım ve üç mîl ihâta eder bir kal‘a-i sedd-i İskender'dir kim leb-i deryâda bir alçak kayalı püşte üzre vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284a ·
metinde göster ·
… karu kal‘ası dâ’iren-mâdâr şarkdan garba tûlu iki yüz adımdır. Ve arzı yüz adım
enli bir
kal‘adır. Ve taşra kal‘asının girdâ-girdi bedenler üzre kâmil bin adım bir kal‘ …
Kal‘ası bir dereli ve depeli ve havâleli ve Angiliyoz gölü kenârında bir mürtefi‘ sivri püşte-i âlî üzre şekl-i murabba‘dan şarkdan garba tûlânîce vâki‘ seng-i mutarraş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim yukaru kal‘ası dâ’iren-mâdâr şarkdan garba tûlu iki yüz adımdır. Ve arzı yüz adım enli bir kal‘adır. Ve taşra kal‘asının girdâ-girdi bedenler üzre kâmil bin adım bir kal‘a-i zîbâdır kim cümle üç kat kal‘a-i bâlâdır. Gerçi havâlesi vardır ammâ iç kal‘ası havâlesine havâle olup havâlesi olan dağda top u tüfeng ile kuş kondurmaz. Ve cânib-i erba‘ası yalçın kayalar olmak ile aslâ bir tarafında handakı yokdur. Ancak cânib-i cenûba nâzır bir kapusu var, iki kat demir kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 341b ·
metinde göster ·
… iyye'ye kırk ayak taş nerdübân ile enilir. Ve bu mahaller handak-misâl yüz ayak
enli bir
kumsal yollardır.
Ve Ortahisâr'ın üç cânibi kesme kayalı uçurum yerlerdir. Süleymâniyye câmi‘i ol uçurum handak-misâl yerdedir. Ortahisâr'dan Süleymâniyye'ye kırk ayak taş nerdübân ile enilir. Ve bu mahaller handak-misâl yüz ayak enli bir kumsal yollardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y115a ·
metinde göster ·
… . Ve arzı yedi yüz ve sekiz yüz ba‘zı yeri üç yüz ve ba‘zı mahalli beş yüz adım
enli bir
şehr-i müzeyyendir. Ve Nîl kenârında vâki‘ olmağ ile gâyet ma‘mûr [u] âbâdân is …
Mısır'dan cânib-i garba bâğçe vü gaytânlar içre bir sâ‘atde varılır, sâhil-i Nîl-i mübârekde kat-ender-kat bir şehr-i mu‘azzamdır. Lisân-ı Arab'da Bulak (---) demekdir. Kıbleden garba tûlânî kâmil iki bin beş yüz adım bir şehr-i ma‘mûrdur. Ve arzı yedi yüz ve sekiz yüz ba‘zı yeri üç yüz ve ba‘zı mahalli beş yüz adım enli bir şehr-i müzeyyendir. Ve Nîl kenârında vâki‘ olmağ ile gâyet ma‘mûr [u] âbâdân iskeledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y134a ·
metinde göster ·