… ile su çeküp ba‘zı kimesneler nûş-ı âb edüp def‘-i atşân ederler. Andan cânib-i
erba‘asının
der [ü] dîvârının imâretine şürû‘ eyleyüp cümle (---)(---) bu sommâkî ve zenbû …
Ve câmi‘in tâ vasatında bakır kapaklı bir çâh-ı mâ vardır. Andan delveler ile su çeküp ba‘zı kimesneler nûş-ı âb edüp def‘-i atşân ederler. Andan cânib-i erba‘asının der [ü] dîvârının imâretine şürû‘ eyleyüp cümle (---)(---) bu sommâkî ve zenbûrî ve ruhâmî ve yerakânî ve beyâz mermer-i mücellâ serâmed amûdlar üzre dörd tabaka tâk-ı Havernaklar üzre bir kubbe-i ser-nigûn rusâs-ı nîlgûn ile mestûr bir kubbe-i ma‘mûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11a ·
metinde göster ·
… yâ aleyhi's-selâm nâmına üç yüz altmış kubbeli bir manastır bünyâd edüp cânib-i
erba‘asına
kal‘a dîvârı-misâl bir rabât-ı kavî inşâ edüp içine üç bin ruhbân [u] huddâmân …
Ve Kostantîn'in bir deyr-i mu‘azzamı dahi İslâmbol'da Zeyrekbaşı nâm bir püşte-i âlî üzre Hazret-i Yahyâ aleyhi's-selâm nâmına üç yüz altmış kubbeli bir manastır bünyâd edüp cânib-i erba‘asına kal‘a dîvârı-misâl bir rabât-ı kavî inşâ edüp içine üç bin ruhbân [u] huddâmân koyup âyîn-i Mesîhiyye ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a ·
metinde göster ·
Bu sene-i mezbûrda yine Kostantîn kıyâma gelüp Ayasofya deyrinin cânib-i erba‘asına binbir kubâb-ı azîmeler binâ edüp herbirinde âyîn-i dîn-i millet-i iryâziliye olurdu kim dîn-i Hazret-i Mesîh-i enfâsdır. Evvelâ binâ olunan kubâb-ı âlînin biri hâlâ Arslanhâne ve Nakkâşhâne olan kubbe-i nühtâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12b ·
metinde göster ·
olan bâb-ı hâsların evveli Kireçcibaşı ve Yalıkapusu ve Topkapusu ve dahi Uğrun …
Ve Sarây-ı Hümâyûn'un cânib-i erba‘asında olan bâb-ı hâsların evveli Kireçcibaşı ve Yalıkapusu ve Topkapusu ve dahi Uğrunkapu, sarâyda cürm edenleri katl edüp bu kapudan deryâya ilkâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15b ·
metinde göster ·
On beşinci tılısmât: Atmeydânı'nda Milyonpar nâm amelî bir sütûn-ı âlîdir kim zirâ‘-ı bennâ ile kaddi yüz elli arşındır. Kostantîn zamân-ı hükûmetinde kabza-i tasarrufunda olan pâdişâhların dest-i hükûmetlerinde olan kılâ‘ların ve şehr-i azîmlerin adedince her pâdişâh-ı hâkimden ol kadar makbûl [u] mu‘teber reng-â-reng ahcâr-ı zî-kıymet taleb edüp geldikde Atmeydânı sahrâsında dağlar gibi yığılup tamâm oldukda hisâb [u] kitâb etdiler üç kerre yüz bin seng-i gûnâ-gûn gelmiş. Andan bildiler kim Kostantîn üç kerre yüz bin kal‘a ve şehre mâlik kıral imiş. Ba‘dehu bir üstâd-ı kâmil bu taşlar inkırâzu'd-devrân mü’ebbed durmak içün Atmeydânı'nda merkûm taşlardan kılâ‘ [u] büldânın nizâmı intizâmıyçün bir mîl minâre tılısm edüp mîlin tâ ortasında bir kalın demir mîl diküp cânib-i erba‘asına mezkûr taşları hendese üzre inşâ edüp mîlin tâ zirve-i a‘lâsında hammâm kubbesi kadar bir mıknatîs taşı koyup ol mîlin ortasına vaz‘ olunan hadîd mîli seng-i mıknatîs cezb edüp cümle seng-i gûnâ-gûnlar dahi birbiri üzre metânet buldu. Ve ol mîlin cemî‘i taşları ekâlîm-i seb‘a şehirlerinin herbirinden gelüp binâ olunduğıyçün milyonpar derler. Hâlâ sâbit dâ’im bir ibret-nümâ hezârân-pâre bir alâmetdir. Ve mi‘mârbaşı mîlin dibinde medfûndur kim Uryarin nâm bir üstâd-ı kâmildir. Ayasofya'yı binâ eden Ağnados mi‘mârın oğludur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 17a ·
metinde göster ·
kırk gün mâhî-i gûnâ-gûn temevvüc-i deryâ olmadan te’sîrât-ı mutalsamât ile cüm …
Altıncı tılısmât: Erba‘înde kırk gün mâhî-i gûnâ-gûn temevvüc-i deryâ olmadan te’sîrât-ı mutalsamât ile cümle mâ’ideler ber-kenâr olup halk-ı Rûm ganîmet olurdu. Ba‘dehu bu tılısmâtlar Hazret-i Risâlet'in tevellüdü gecesi zelzele-i kübrâdan münhedim olup ile'l-ân amûdları Sarâyburnu'nda Selîmiye Köşkü'nden tâ Sinân Paşa Kasrı'na gelince sâhil-i bahrde mezkûr amûdları kaldırım gibi döşemişlerdir. Deryâdan kayıklar ile güzer edenlere âşikâre amûdlardır. Gerçi amûdlar münhedim olup pâymâl-i bahr yatır ammâ mutalsam olan sûretleri de[r]yâya müte‘allik olup yine deryâya düşmek ile hâlâ amelde olup her sene niçe bin elvân mâhîler kenâra çıkup sayd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18a ·
metinde göster ·
… imana koyup cânib-i berden kal‘ayı muhâsaraya meşgûl olup yine keştîler cânib-i
erba‘ayı
nehb ü gâret ederek harâb [ü] yebâb edüp asker-i İslâm ganîmet ederlerdi. Altı …
Muhâsara-i sânî: Kal‘a-i Kostantıniyye Hicret-i Fahr-i âlem'in elli ikinci senesinde alemdâr-ı Resûlullâh olan Ebâ Eyyûb-ı Ensârî aleyhi rahmeti'l-Bârî hazretleri ve Hazret-i Abdullâh ibn Abbâs ve Abdullâh bin Zeyd hazretleri ve niçe bin Sahâbe-i kirâm ile elli bin şecî‘ ü dilîr asker-i İslâm iki yüz pâre zevraka süvâr olup Mesleme hazretleri dahi akîb-i askerden imdâdâ gelüp cümle asker eyyâm-ı muvâfık ile yine Rodos'a varup anda muhâfazada olan asâkir-i İslâm'a zahîre ve imdâd koyup İslâmbol'un Yedikulle tarafında keştîleri limana koyup cânib-i berden kal‘ayı muhâsaraya meşgûl olup yine keştîler cânib-i erba‘ayı nehb ü gâret ederek harâb [ü] yebâb edüp asker-i İslâm ganîmet ederlerdi. Altı ay bu minvâl üzre subh [u] şâm Şâm-ı cennet-meşâm askeri küffâr-ı bed-girdâr [u] murdâr ile ceng-i kavî eyleyüp hikmet-i Hudâ cümle cüyûş-ı muvahhidîn gülbâng-i Muhammedî'ye rehâ buldurup yürüyüş ederken serdâr-ı zafer-şi‘âr olan Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretleri zemberek sehm-i kazâsına uğrayup şehîd oldu. Ammâ kavl-i sahîh maraz-ı ishâlden merhûm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20a ·
metinde göster ·
seyr [ü] temâşâ ederken papas ve kıssîslerin tahrîkiyle fursat ganîmetdir, bunl …
"İlâhî ma‘bedgâh-ı İslâm eyle" deyü hayr du‘âlar edüp deyr-i azîmin cânib-i erba‘asın seyr [ü] temâşâ ederken papas ve kıssîslerin tahrîkiyle fursat ganîmetdir, bunlar serdâr-ı Muhammedî'dir, hemân amân vermeyüp bunları kıralım deyüp cümle küffâr yek-dil [ü] yek-cihet olup asker-i İslâm'a hâb-ı hargûş verüp ziyâfetler ederek şehr-i Kostantînimizi seyr [ü] temâşâ edün diyerek askeri Âhûrkapu'ya der-kenâr olmuş kadırkalardan ba‘îd Edirnekapusu tarafına götürürken cânib-i erba‘adan niçe bin küffâr-ı hâksâr ümmet-i Muhammed üzre hücûm etdüklerinde derhâl cümle asker-i Urbân tîğ uryân edüp şehr-i Kostantîn içre bir ceng-i azîm edüp tarfetü'l-ayn içre Tekfur-ı bî-nûrun cünd-i murdârı dendân-ı tîğdan ve rumh-ı sinândan geçdiler. Ammâ asker-i İslâm deryâda katre-misâl azacık asker yine böyle iken üç sâ‘at-i nücûmî bin mikdârı muvahhidîn şehir içre ceng-i Alî ederlerken dam u bâmlardan ve baca ve revzen ve şâhnişînlerden muğ-pîçe ve avretler asker-i İslâmı zebûn edüp âhir ceng-i germâ-germ ile Eğrikapu nâm mahalle gelüp bâbı kal‘ edüp ve bevvâbân [u] nigâhbânların bi'l-cümle katl edüp Ebâ Eyyûb Eğrikapu'dan çıkarken anda taş ile mecrûh olup ol mahalde zahîr zahmetine dahi mübtelâ idi, ol bahâne ile günden güne ishâli müşted olup şehîd olduğun kal‘ada mahsûr olan küffârlar Ebâ Eyyûb'un şehâdetin istimâ‘ edüp;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20b ·
metinde göster ·
… ya der-kenâr olmuş kadırkalardan ba‘îd Edirnekapusu tarafına götürürken cânib-i
erba‘adan
niçe bin küffâr-ı hâksâr ümmet-i Muhammed üzre hücûm etdüklerinde derhâl cümle …
"İlâhî ma‘bedgâh-ı İslâm eyle" deyü hayr du‘âlar edüp deyr-i azîmin cânib-i erba‘asın seyr [ü] temâşâ ederken papas ve kıssîslerin tahrîkiyle fursat ganîmetdir, bunlar serdâr-ı Muhammedî'dir, hemân amân vermeyüp bunları kıralım deyüp cümle küffâr yek-dil [ü] yek-cihet olup asker-i İslâm'a hâb-ı hargûş verüp ziyâfetler ederek şehr-i Kostantînimizi seyr [ü] temâşâ edün diyerek askeri Âhûrkapu'ya der-kenâr olmuş kadırkalardan ba‘îd Edirnekapusu tarafına götürürken cânib-i erba‘adan niçe bin küffâr-ı hâksâr ümmet-i Muhammed üzre hücûm etdüklerinde derhâl cümle asker-i Urbân tîğ uryân edüp şehr-i Kostantîn içre bir ceng-i azîm edüp tarfetü'l-ayn içre Tekfur-ı bî-nûrun cünd-i murdârı dendân-ı tîğdan ve rumh-ı sinândan geçdiler. Ammâ asker-i İslâm deryâda katre-misâl azacık asker yine böyle iken üç sâ‘at-i nücûmî bin mikdârı muvahhidîn şehir içre ceng-i Alî ederlerken dam u bâmlardan ve baca ve revzen ve şâhnişînlerden muğ-pîçe ve avretler asker-i İslâmı zebûn edüp âhir ceng-i germâ-germ ile Eğrikapu nâm mahalle gelüp bâbı kal‘ edüp ve bevvâbân [u] nigâhbânların bi'l-cümle katl edüp Ebâ Eyyûb Eğrikapu'dan çıkarken anda taş ile mecrûh olup ol mahalde zahîr zahmetine dahi mübtelâ idi, ol bahâne ile günden güne ishâli müşted olup şehîd olduğun kal‘ada mahsûr olan küffârlar Ebâ Eyyûb'un şehâdetin istimâ‘ edüp;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20b ·
metinde göster ·
Muhâsara-i sâbi‘-i Kostantıniyye: Mervân'ın sulhundan yetmiş dörd sene ubûr edüp hicret-i nebeviyye'nin iki yüz otuz tokuzunda hulefâ-yı Benî Abbâs'dan Yahyâ bin Alî halîfe iken elli bin âdem ile Malatıyye'yi feth edüp andan İslâmbol'a gelüp kal‘asına aslâ bakmayup cânib-i erba‘asın nehb [ü] gâret edüp yigirmi bin küffârı dendân-ı tîğ-ı bi-dirîğdan geçirüp vilâyet-i Harrân'a geldi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 21b ·
metinde göster ·
… zîz asrında Kocamustafâpaşa semtinde kalan bir mahalle Sahâbe-i kirâmın cânib-i
erba‘asına
{mezkûr sığır derisi dilimi cirminde} metânet üzre bir kal‘a-i kavî inşâ edüp i …
Muhâsara-i sâmin-i Belde-i Kostantıniyye: Yahyâ ibn Alî muhâsarasından on altı sene mürûr edince Yahyâ merhûm olup Hicret'in iki yüz elli beşinde İslâmbol tekuru Hırkîl mürd olup ilyana nâm oğlu İslâmbol kıralı iken Bağdâd-ı behişt-âbâd'dan Hârûnu'r-Reşîd yüz elli bin asker ile İslâmbol'u muhâsara edüp âhir bilâ-feth avdet müşkildir deyü sulha terğîb edüp İslâmbol içre kıraldan bir sığır derisi yer isteyüp ilya[na] Kıral ricâsın kabûl edüp Hârûnu'r-Reşîd sığır derisini incecik dildirüp mukaddemâ Ömer ibn Abdül‘azîz asrında Kocamustafâpaşa semtinde kalan bir mahalle Sahâbe-i kirâmın cânib-i erba‘asına {mezkûr sığır derisi dilimi cirminde} metânet üzre bir kal‘a-i kavî inşâ edüp içine dahi asker ve me’kûlât [ü] meşrûbâtların koyup beher sene elli bin filori harâc ve on yıllık pîşîn harâc alup bu yüzden akd-i sulh edüp Hârûnu'r-Reşid Bağdâd'[a] müteveccih oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 21b ·
metinde göster ·
… emileri ahz [ü] kabz edüp cümle asker ile karşu İslâmbol tarafına geçüp cânib-i
erba‘ayı
nehb [ü] gâret ederek İslâmbol'u muhâsara edüp mahsûr olan küffâra zâd [ü] zevâ …
Muhâsara-i tasi‘-i Makdonya-yı Kostantıniyye: Bâlâda tahrîr olunan hâdise-i kübrâ[dan] bir sene ubûr edüp üçüncü senesinde yine Hârûnu'r-Reşîd hûn-ı Ashâb-ı güzîni Rûm kâfirlerinden taleb etmek içün yer götürmez deryâ-misâl asker ile Bağdâd-ı dâd-âbâddan hurûc edüp kat‘-ı menâzîl ederek kal‘a-i Malatıyye'ye gelüp Ca‘fer Gâzî kim Seyyid Battâl'dır, Hârûnu'r-Reşîd anı yüz yetmiş bin cüyûş-ı muvahhidîn ile Kostantıniyye üzre talî‘a-ı asker edüp Battâl Gâzî Rûm'a gitmede. Hârûnu'r-Reşîd dahi akîb-i askere kafâdâr dündâr olup menâzil kat‘ ederek İslâmbol'un boğazın alup gelen gemileri ahz [ü] kabz edüp cümle asker ile karşu İslâmbol tarafına geçüp cânib-i erba‘ayı nehb [ü] gâret ederek İslâmbol'u muhâsara edüp mahsûr olan küffâra zâd [ü] zevâd(a) gelmemek ile cümlesi cû‘undan amân ile taşra çıkınca Hârûn küffâra aslâ amân vermeyüp Seyyid Battâl Gâzî bunlara bir kılıç urmuşdur kim yine küffârın tevârîhleri üzre üç kerre yüz bin küffâr seyf-i âteş-tâbdan geçdi ve yetmiş bin esîr nüfûs-ı müte‘addid cân kayd [ü] bend olup guzât-ı müslimîn ol kadar mâl [u] menâl ile muğtenim olup götürmede âciz olup âhir bin pâre gemiye bu kadar mâl-ı hazâyini mâl-â-mâl edüp Haleb iskenderûnu'na gönderdiler. Ol mahalde Tekur Yağfûr-ı bî-nûr kıral-ı dâll idi, dest-ber-kafâ la‘în esîr olup der-akab emîrü'l-mü’minîn önüne getirüp ol ân halîfe amân vermeyüp kıralı Ayasofya çanlığına berdâr 23a etdiler. Ve cümle asâkir-i İslâm mâl-ı ganâyimle diyâr-ı Bağdâd'a gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22b–23a ·
metinde göster ·
Netîce-i kelâm Kanator Kıral'da kayâsıralar munkarız oldukdan sonra devletleri helc ü melc kendüleri maraz-ı felc ile derd-i belâ ve renc-i anâ çekerek kal‘a-i Kostantîne niçe gûne batâlise ve tekur ve papa ve ladikalar gelüp tâ hicretin sene 699 târîhinde evvelen Osmân lafzı târîh olup Âl-i Osmân zuhûr edince (---) sene dest-i küffârda Kostantîn şehri ma‘mûr [u] âbâdan olup Âl-i Osmân dahi İslâmbol'un feth [u] teshîrine ihtimâm-ı bezl-i himmet edüp Sultân Alâeddîn-i Selçûkıyân ta‘lîmiyle ibtidâ İslâmbol'un cânib-i erba‘asın feth [u] fütûh etmeğe ihtimâm etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23a ·
metinde göster ·
… up bism-i İlâh ile gülbâng-i Muhammedî çeküp gemilerden atların çıkarup cânib-i
erba‘ayı
nehb [ü] gâret ederek yevm-i cum‘ada İpsala kal‘asın feth edüp cum‘a salâsın an …
Ve andan Kostantıniyye fethine mübâşeret edüp sene (---) târîhinde Gâzî Süleymân Beğ ibn Orhân Gâzî'yi yetmiş kibâr-ı evliyânın ve Hacı Bektaş-ı Velî'nin izni ve re’y [ü] tedbîriyle Süleymân Beğ, Kara Mürsel ve Kara Koca ve Kara Foça ve Kara Mürsel ve Kara Yalova ve Kara Biga ve Kara Sığla nâm kırk kara nâm bahâdırân ile yek-dil, yek-cihet olup Kara Ece Ya‘kûb Kapudağı nâm yerlerde sâhil-i bahrde niçe keştîler feth edüp ve ba‘zı sığır derisinden tulum sallar inşâ edüp cümle kırk kişi sallar ile deryâyı ubûr edüp hâk-i Rûm'a kadem basup bism-i İlâh ile gülbâng-i Muhammedî çeküp gemilerden atların çıkarup cânib-i erba‘ayı nehb [ü] gâret ederek yevm-i cum‘ada İpsala kal‘asın feth edüp cum‘a salâsın anda edâ etdükleriyçün ibtidâ salâdan galat İpsala derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23b ·
metinde göster ·
… yüz kurâ ve kasabât ve kılâ‘lar feth [u] fütûh edüp her bâr İslâmbol'un cânib-i
erba‘asın
gâret ü alan tâlân kâfirlerin nâlân [u] giryân ve esîr-i bend-i hicrân edüp anl …
Andan ılgar ile Tekirdağı ve İslâmbol kurbünde tâ Silivri kal‘asına varınca mezkûr kırk kişi şebhûnlar edüp bu kadar mâl-ı ganâyim [ve] üsârâlar alup ve niçe yolların ahvâline vâkıf olup mansûr [u] muzaffer yedi günden yine kelekler ile karşu Kapudağı nâm mahalle ubûr edüp bu kadar mâl-ı ganâyim ile şehr-i Bursa'ya dâhil olup cümle asker-i İslâmın demâğına lezzet hâsıl olup niçe kerre gemilerle Rûm tarafına geçüp niçe yüz kurâ ve kasabât ve kılâ‘lar feth [u] fütûh edüp her bâr İslâmbol'un cânib-i erba‘asın gâret ü alan tâlân kâfirlerin nâlân [u] giryân ve esîr-i bend-i hicrân edüp anlara mukâbil bir düşman gelmek ihtimâlleri yok idi. Ve şikâr etdükleri dûşîze ve bâkire duhterleri akd-i nikâh ile merbût edüp tenâsül buldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23b ·
metinde göster ·
… ve Hacı Bektaş-ı Velî'nin nasîhatıyla Kostantıniyye'yi feth etmek içün cânib-i
erba‘asın
evvel feth etmeğe Gâzî Murâd-ı Evvel cüyûş-ı Muhammedî ile sene (---) târîhinde …
Andan sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr halîfe olup müstakillen Rûm diyârına deryâ-misâl asker çeküp mukaddemâ Alâeddîn Sultân'ın ve Hacı Bektaş-ı Velî'nin nasîhatıyla Kostantıniyye'yi feth etmek içün cânib-i erba‘asın evvel feth etmeğe Gâzî Murâd-ı Evvel cüyûş-ı Muhammedî ile sene (---) târîhinde bizzât Gâzî Hudâvendigâr Gâzî Murâd-ı Evvel'dir, Edirne kal‘asın İdrivne tekuru elinden feth edüp kabza-i teshîre alup cümle Anatolu'da ümmet-i Muhammed Edirne câniblerinde mâl-â-mâl olup İslâmbol'dan taşra küffâr-ı hâk-sâr çıkamaz oldu. Ammâ bi-takdîri Hallâk-ı âlem Gâzî Hudâvendigâr yedi kerre yüz bin küffâr-ı hâksâr ile Rûmeli hâkinde ve Vuçitrin kal‘ası dâmeninde Kosova nâm sahrâda küffâr ile ceng edüp yedi kerre yüz bin küffâr münhedim olup cümlesi dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçüp Gâzî Hudâvendigâr hamd-i Hudâ ederek lâşe-i küffâr-ı dûzah-karârları seyr [ü] temâşâ ederken lâşeler içinden Vilaşkobla nâm kâfir elinde tîğ-ı Dahhâkdan nişân verir bir bıçağile Gâzî Hudâvendigâr'ı urup şehîd eyleyüp ol mel‘ûnu dahi anda pâre pâre edüp guzât-ı müslimîn bî-hisâb mâl-ı ganâyimle mansûr [u] muzaffer Edirne'ye gelüp Yıldırım Bâyezîd Hân taht-nişîn 24a müstakil pâdişâh olup etrâf-ı kâfiristâna Yıldırım Hân yıldırım gibi şakıyup babasının intikâmın almağiçün diyâr-ı deyr-i küffâristâna kılıç urup (---) sene târîhinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23b–24a ·
metinde göster ·
asker-i İslâm'a imdâd ile zahâ’ir gelmede ammâ küffâra bir dâne-i hardal gelmem …
Ve yine rûz [u] şeb cânib-i erba‘adan asker-i İslâm'a imdâd ile zahâ’ir gelmede ammâ küffâra bir dâne-i hardal gelmemede, zîrâ mukaddem târîh ile Akdeniz ve Karadeniz boğazlarına kal‘alar binâ olunup mesdûd olmuşdu. Yine böyle iken derûn-ı kal‘ada küffâr makdûrun sarf edüp ceng ederlerdi. Zîrâ derûn-ı kal‘ada mecâzibûndan Yâvedûd Sultân nâm bir büdelâ, kal‘ayı bir kaç günden sonra feth olmasın Cenâb-ı Bârî'den ricâ edüp du‘âsı hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup günden güne kal‘anın fethi müşted olup tâ ki on gün oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 25b ·
metinde göster ·
… -ı müslimîn ve yetmiş evliyâullâh-ı muvahhidîn ve üç binden mütecâviz mezâhib-i
erba‘ada
fetvâ sâhibi ulemâ-yı âmilîn ve bu kadar meşâyihân-ı sâlikîn kal‘anın yigirmi g …
Bu minvâl-i meşrûh üzre kal‘a-i Kostantıniyye yigirmi gün muhâsara olup aslâ feth [u] fütûhdan bir eser zuhûr etmeyüp cümle guzât-ı müslimîn ve yetmiş evliyâullâh-ı muvahhidîn ve üç binden mütecâviz mezâhib-i erba‘ada fetvâ sâhibi ulemâ-yı âmilîn ve bu kadar meşâyihân-ı sâlikîn kal‘anın yigirmi günden berü feth olmaduğuna müte’ellim olup cümlesi bir yerden Cenâb-ı Bârî'ye derûn-ı dilden teveccüh-i tâm edüp fethin ricâ etdükleri hâlde hemân bi-emrillâhi Ta‘âlâ İslâmbol üzre bir zulemât çöküp bir ra‘d ü berk olup ol ân 27b Atmeydânı tarafında bir âteş zâhir olup evc-i âsumâna peyveste olup evc-i âsumâne şeddâdî binâları perrân ber-hevâ atup kimi berre ve kimi cânib-i bahre düşüp ol gün derûn-ı kal‘adan üç bin kâfir havf [u] haşyetlerinden kal‘adan taşra firâr edüp kimi İslâm ile müşerref olup hidmet-i pâdişâhide oldu, kimi birer diyâra firâr etdi. Ammâ yine küffâr gayret-i Mesîhiyye'yi elden komayup kal‘anın rahnedâr yerlerin termîm edüp ceng ederdi. Ammâ derûn-ı kal‘ada olan küffâr kaht [u] galâdan hâlleri mükedder idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27a–27b ·
metinde göster ·
… at salât-ı hâcet kılmağa Ayasofya deyrine girmeğe kasd edince içinde ve cânib-i
erba‘asında
sâkin olan on iki bin ruhbân Ayasofya'ya kapanup dam u bâmlardan ve kulle çanla …
Andan Ebü'l-feth teberrüken iki rek‘at salât-ı hâcet kılmağa Ayasofya deyrine girmeğe kasd edince içinde ve cânib-i erba‘asında sâkin olan on iki bin ruhbân Ayasofya'ya kapanup dam u bâmlardan ve kulle çanlar[ın]dan asâkir-i İslâm'a zemberek ve neft ü katrân yağdırup alarka etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 30a ·
metinde göster ·
… nebeviyyenin sene 857 târîhi mâh-ı Cemâzilâhiresinin yigirminci günü kim yevm-i
erba‘ada
feth olunduğu mâh-ı Temmûz'un on ikinci günü idi.
Hamd-i bî-hadd [ü] bî-pâyân ol Hâlık-ı kevn [ü] mekâna olsun kim her emrin tedbîrinde birer hükm-i ezelîsi vardır kim selâtîn-i İslâm-ı Âl-i Osmâniyân es-sultân ibn ü's-sultân es-sultân Ebü'l-feth Gâzî Mehemmed Hân tâbe serâhüm ve ce‘alallâhu el-firdevse mesvâhüm hazretleri İslâmbol'u feth edince Arapça sıfat-ı kâşifesinin hurûfu târîh-i fethine mutâbık olan dârü's-saltanati 30b 'l-aliyye Kostantıniyetü'l-mahmiyye hamâhallâhu an ru‘bu'l-beliyye Sultân-ı mûmâ-ileyh hazretleri Akşemseddîn hazretlerinin mukaddemâ fethini ve vakt [u] sâ‘ati ve derîcesiyle fethin ta‘yîn etdüği günlerde bi-emrillâh feth oldu kim hicret-i nebeviyyenin sene 857 târîhi mâh-ı Cemâzilâhiresinin yigirminci günü kim yevm-i erba‘ada feth olunduğu mâh-ı Temmûz'un on ikinci günü idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 30a–30b ·
metinde göster ·
… derûn ve kilar-ı terekeciyân-ı bîrûn bu tahrîr olunan âsâr-ı gûnâ-gûnun cânib-i
erba‘asına
İremezâtü'l-imâd misilli bir bâğ-ı İrem inşâ edüp yigirmi bin serv [ü] çınâr ve …
Ve kilar-ı hâssa-i bîrûn ve kilar-ı hâssa-i enderûn ve kilar-ı terekeciyân-ı bîrûn bu tahrîr olunan âsâr-ı gûnâ-gûnun cânib-i erba‘asına İremezâtü'l-imâd misilli bir bâğ-ı İrem inşâ edüp yigirmi bin serv [ü] çınâr ve bîd-i sernigûn ve ar‘ar ve sanavber ve şimşâd misilli nahl-i nevresleri tertîb üzre diküp mâbeynlerine niçe kerre yüz bin şecere-i müsmirâtın envâ‘ın diküp bir murgzâr-ı lâle ızâr cân fezâ bâğçe oldu kim ilâ hâze'l-ân ravza-i bâğ-ı cinândan nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn üç yüz altmış altı burc [u] bârû ile ve on …
Ve bu merkûm sarây-ı âlînin cânib-i erba‘asındaki kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn üç yüz altmış altı burc [u] bârû ile ve on iki bin dendân-ı beden ile itmâm bulup kal‘a-i üstüvâr olmuşdur kim cemî‘i dâr-ı diyârda misli binâ olunmamışdır. Dâ’iren-mâdâr şekl-i murabba‘ı Yeni Sarây'ın cirmi altı bin beş yüz adımdır. Ve cümle on altı sağîr ü kebîr bâb-ı hâssalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
… ‘ arz-ı hevâdâr üzre Pozantin Kıral binâsı bir deyr-i kadîm var idi kim cânib-i
erba‘ası
sûr-misâl beden beden bir dîvâr-ı üstüvâr idi. Bu deyrin cânib-i erba‘ası eyle …
Yine Sultân Mehemmed Hân Gâzî harem-i muhterem olmak içün İslâmbol'un Karadeniz tarafına ve Galata halîcine nâzır bir mürtefi‘ arz-ı hevâdâr üzre Pozantin Kıral binâsı bir deyr-i kadîm var idi kim cânib-i erba‘ası sûr-misâl beden beden bir dîvâr-ı üstüvâr idi. Bu deyrin cânib-i erba‘ası eyle çemenzâr ve hıyâbân-ı koyah etd[i] kim Cenâb-ı izzet ber-hevâ tayerân eden ve ber-zemîn seyrân eden hûş-ı tuyûrun ve hayvânât-ı gûnâ-gûnun envâ‘ı ol dırahtistân içre mevcûd idi. Ol deyr içre Pozantin ve Kostantîn asrında on iki bin kıssîs râhib ü râhibe sâhib-i riyâzet kefere-i dalâlet-âyîn var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
… nib-i erba‘ası sûr-misâl beden beden bir dîvâr-ı üstüvâr idi. Bu deyrin cânib-i
erba‘ası
eyle çemenzâr ve hıyâbân-ı koyah etd[i] kim Cenâb-ı izzet ber-hevâ tayerân eden …
Yine Sultân Mehemmed Hân Gâzî harem-i muhterem olmak içün İslâmbol'un Karadeniz tarafına ve Galata halîcine nâzır bir mürtefi‘ arz-ı hevâdâr üzre Pozantin Kıral binâsı bir deyr-i kadîm var idi kim cânib-i erba‘ası sûr-misâl beden beden bir dîvâr-ı üstüvâr idi. Bu deyrin cânib-i erba‘ası eyle çemenzâr ve hıyâbân-ı koyah etd[i] kim Cenâb-ı izzet ber-hevâ tayerân eden ve ber-zemîn seyrân eden hûş-ı tuyûrun ve hayvânât-ı gûnâ-gûnun envâ‘ı ol dırahtistân içre mevcûd idi. Ol deyr içre Pozantin ve Kostantîn asrında on iki bin kıssîs râhib ü râhibe sâhib-i riyâzet kefere-i dalâlet-âyîn var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
… mi‘ huddâmlarıyçün bin aded mürtezika hücreleri inşâ edüp Eski Sarây'ın cânib-i
erba‘asın
tarîk-i âmm ile ârâste edüp ile'l-ân bir hâneye ittisâli yok bir sarây-ı azîmdi …
Ve Makbûl Siyâvuş Paşa'ya bir sarây-ı azîm ve yeniçeri ağaları'na mahsûs bir sarây-ı kadîm ve Lala Mustafâ Paşa içün bir sarây ve Pîr Mehemmed Paşa-yı Karamanî içün bir sarây ve Gegbizye'de câmi‘ sâhibi Mustafâ Paşa'ya bir sarây ve kızı ismehân Sultân'a bir sarây edüp câmi‘ huddâmlarıyçün bin aded mürtezika hücreleri inşâ edüp Eski Sarây'ın cânib-i erba‘asın tarîk-i âmm ile ârâste edüp ile'l-ân bir hâneye ittisâli yok bir sarây-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
. Bunlar şer‘-i Resûl-i mübînin tarafından İslâmbol'un dörd mevleviyyet yerinde …
Ve On dördüncü hâkim: Erba‘în'dir. Bunlar şer‘-i Resûl-i mübînin tarafından İslâmbol'un dörd mevleviyyet yerinde kırk mahkeme vardır. Anlar hâkim-i erba‘îndirler. Bunlar dahi ta‘zîr ve hapishâne sâhibleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 33a ·
metinde göster ·
… afından İslâmbol'un dörd mevleviyyet yerinde kırk mahkeme vardır. Anlar hâkim-i
erba‘îndirler
. Bunlar dahi ta‘zîr ve hapishâne sâhibleridir.
Ve On dördüncü hâkim: Erba‘în'dir. Bunlar şer‘-i Resûl-i mübînin tarafından İslâmbol'un dörd mevleviyyet yerinde kırk mahkeme vardır. Anlar hâkim-i erba‘îndirler. Bunlar dahi ta‘zîr ve hapishâne sâhibleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 33a ·
metinde göster ·
… ellide olmağile ismine Ayasofya derlerdi. Babasının İslâmbol kal‘asının cânib-i
erba‘asın
müceddeden binâ etdüğin istimâ‘ edince iki bin milyon hazîne ile babası Fezendo …
Ba‘dehu hübût-ı Âdemden sonra beş bin elli iki senesi ubûr edüp Yanko ibn Mâdyân'ın nebîresinden Vezendon nâm bir kıral-ı hümâm zuhûr edüp İslâmbol'u yedinci kerresinde anlar dahi amâr edüp cihân-ârâ bir pâdişâh-ı zîşân olduğu bâlâda yedinci fasılda musarrahdır. Ol Fezendon'un bir duhter-i pâkîze-ahteri Makdonya şehirlerinden Sofya şehrinde mütevellide olmağile ismine Ayasofya derlerdi. Babasının İslâmbol kal‘asının cânib-i erba‘asın müceddeden binâ etdüğin istimâ‘ edince iki bin milyon hazîne ile babası Fezendon'a gelüp Hazret-i Süleymân'ın ibâdethânesin tevsî‘ etmeğe mübâşeret edüp bezl-i mâl ederken Hazret-i Hızır gelüp;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 33b ·
metinde göster ·
dîvârlarının imâretine şurû‘ etdiler kim bu binânın mesâhat-ı erkânını temâşâ e …
Ba‘dehu üstâd-ı mühendis-i hıred [ü] hurdedân ve mi‘mâr-ı akl-ı selîm [u] iz‘ân Ayasofya'nın cânib-i erba‘ası dîvârlarının imâretine şurû‘ etdiler kim bu binânın mesâhat-ı erkânını temâşâ eden hayrân ve tarh-ı esâsı ve refî‘-i binâsın gören ser-gerdân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34a ·
metinde göster ·
üç tabaka binâsında üç yüz altmış toloz kemer kubbe-i zîbâlardır. Ammâ ortadaki …
Bu kubâblardan mâ‘adâ Ayasofya'nın cânib-i erba‘asında üç tabaka binâsında üç yüz altmış toloz kemer kubbe-i zîbâlardır. Ammâ ortadaki asâleten kubbe-i azîmdir. Bu kubbenin cânib-i erba‘asında dâ’iren mâdar (---) aded billûr ve necef ve moran câmlarıyla müzeyyendir. Ve bu kubbe câmlarından mâ‘adâ enderûn [u] bîrûnda olan câmlar cümle bin yetmiş aded câmlardır kim andan derûn-ı câmi‘ münevver olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35a ·
metinde göster ·
dâ’iren mâdar (---) aded billûr ve necef ve moran câmlarıyla müzeyyendir. Ve bu …
Bu kubâblardan mâ‘adâ Ayasofya'nın cânib-i erba‘asında üç tabaka binâsında üç yüz altmış toloz kemer kubbe-i zîbâlardır. Ammâ ortadaki asâleten kubbe-i azîmdir. Bu kubbenin cânib-i erba‘asında dâ’iren mâdar (---) aded billûr ve necef ve moran câmlarıyla müzeyyendir. Ve bu kubbe câmlarından mâ‘adâ enderûn [u] bîrûnda olan câmlar cümle bin yetmiş aded câmlardır kim andan derûn-ı câmi‘ münevver olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35a ·
metinde göster ·
azîm pâyeler inşâ etdi kim her biri birer sedd-i Kahkahâ ve sedd-i Ye’cûc-misâl …
Ol asırda Bursa'da Ulu Câmi‘'i ve Edirne'de Eski Câmi‘i Yıldırım Hân içün binâ eden Mi‘mâr Alî Neccâr hayâtda olmağile fi'l-hâl Ebü'l-feth Kostantîn'e dostluğa binâen sûret-i mahabbetden görünüp Ayasofya'nın ta‘mîr [ü] termîmiyçün Koca Mi‘mâr Alî'yi Tekur'a gönderüp kıral gâyet haz edüp Ayasofya'nın cânib-i erba‘asına azîm pâyeler inşâ etdi kim her biri birer sedd-i Kahkahâ ve sedd-i Ye’cûc-misâl sedd-i bî-sütûnlardır. Hâlâ Ayasofya câmi‘inin etrâfında ol pâyeler zâhir ü bâhir olup Ayasofya anlar ile metânet bulmuşdur. Ammâ Ayasofya'nın sağ tarafındaki Sarıkcılar dükkânları mâbeyninde olan pâyenin içini Mi‘mâr Alî iki yüz kademe minâre yolu gibi yol eyledikde kıral-ı dâl,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36a ·
metinde göster ·
niçe bin hüsn-i hat âsârlar vardır. Hattâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in fermânıyla …
Ve cânib-i erba‘asında niçe bin hüsn-i hat âsârlar vardır. Hattâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in fermânıyla Hattât Teknecizâde Mustafâ Çelebi lafza-i Celâl ve ism-i Resûl Muhammed Aleyhi's-selâm ve ism-i çâr-yâr-ı güzîn rıdvânullâhi Ta‘âlâ aleyhim ecma‘în deyü Karahisârî tarzı hatlar yazmışdır kim makdûr-ı beşer değildir. Zîrâ eliflerinin kaddi onar arşındır. Ana göre sâ’ir hurûflarına bir hüsn vermişdir kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
… hicâbından cümle vücûdu fıska fıska şişüp iki üç kerre ayağ üzre kalkup cânib-i
erba‘aya
nigerân edüp 37b görse kim bir âdem deryâsı içre gark olmuş bir tarafa bir ka …
"Bire hay meded hâlim nice olur" deyü âlem-i hayrete düşüp hicâbından cümle vücûdu fıska fıska şişüp iki üç kerre ayağ üzre kalkup cânib-i erba‘aya nigerân edüp 37b görse kim bir âdem deryâsı içre gark olmuş bir tarafa bir kadem atmağa mümkün değil, zîrâ tekâzâ ol mertebede kim bir kadem atsa kazıyye ma‘lûm. Hemân Gülâbî Ağa, şeyh Yahyâ Efendi'ye teveccüh-i tâm ile nazar edüp derûn-ı dilden bir imdâd taleb edüp yine merkezinde oturduğu yer Kırklar makâmı idiği hâtırına hutûr edüp;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37a–37b ·
metinde göster ·
başka kal‘a dîvârı ve bir su sarnıcı ve üç bin bıtrîke hücreler imâret edüp âbâ …
Hazret-i Yahyâ, Hazret-i Îsâ'nın vâlidesi tarafından akrabâ-yı karîbi olması ciheti ile Kostantîn'in vâlidesi bu Zeyrekbaşı'ndaki câmi‘i inşâ edüp Hazret-i Yahyâ rûhuna hibe etdüğiyçün Manastır-ı Sencovaniyye derlerdi. Cânib-i erba‘asına başka kal‘a dîvârı ve bir su sarnıcı ve üç bin bıtrîke hücreler imâret edüp âbâdân etmişdi. Ba‘de'l-feth Sultân Mehemmed câmi‘ etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39b ·
metinde göster ·
… ahi kıblesi kapusunda (---) kademe taş nerdübân ile urûc olunur haremin cânib-i
erba‘asında
yan soffaları üzre cümle gûnâ-gûn ibret-nümûn amûd-ı nakş-ı bûkalemûnlar var ki …
Ve çâr-kûşe haremi dahi tûlen ve arzen (---) ayakdır. Ve yemîn ü yesârında ve bir dahi kıblesi kapusunda (---) kademe taş nerdübân ile urûc olunur haremin cânib-i erba‘asında yan soffaları üzre cümle gûnâ-gûn ibret-nümûn amûd-ı nakş-ı bûkalemûnlar var kim âdem hayrân olur. Hattâ hareminin kıble kapusunun iç yüzündeki amûd-ı ebrî içre bi-emrillâh taşın mevcinde bir hırka-i peşmîneli Mevlevî külâhlı ve eli mirvahalı bir dervîş sûreti vardır, gûyâ zî-rûhdur. Temâşâgâh-ı ünâsdır kim Musavvirü'l-Hallâk eyle tahrîr etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 40a ·
metinde göster ·
Ve bu haremin tâ vasatında bir âbdesthâne havzı vardır. Cânib-i
erba‘asında
sekiz amûd üzre bir mevzûn levhalı kurşum ile mestûr bir kubbe-i serâmeddir. Bu …
Ve bu haremin tâ vasatında bir âbdesthâne havzı vardır. Cânib-i erba‘asında sekiz amûd üzre bir mevzûn levhalı kurşum ile mestûr bir kubbe-i serâmeddir. Bu havzın cânib-i erba‘asında evc-i semâya ser-çeküp minârelere hemtâ serâmed sebiz-gûn servler var kim gûyâ her biri yeşil melekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 40a ·
metinde göster ·