… tuz aded sayyâd-ı mâhî kayıkları vardır. En ednâ umku yiğirmi kulaçdır. Cânib-i
erba‘asın bir
atlı âdem bir günde devr etmek mümkindir ve gâyet âb-ı hayâtı olduğundan bunda …
Kal‘anın cânib-i garbında devri altmış mil bir buhayre-i azîmdir. İçine yedi yerden uyûn-ı cârîler munsab olup cânib-i garbında Gemleyik kasabası körfezine ayağı cereyân eder. Etrafında kırk beş pâre bağlı ve bâğçeli ve câmi‘ [ü] hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı ma‘mûr kurâlar ile tezyîn olmuş buhayredir. İçinde otuz aded sayyâd-ı mâhî kayıkları vardır. En ednâ umku yiğirmi kulaçdır. Cânib-i erba‘asın bir atlı âdem bir günde devr etmek mümkindir ve gâyet âb-ı hayâtı olduğundan bunda olan yetmiş altı elvân mâhî-i gûnâ-gûnlar bir buhayrâtda yokdur. Husûsan cümleden elhalinübe (?) balığı ve alabalığı ve sala balığı meşhûr-ı âfâkdır kim aslâ balık râyihası yokdur ve gâyet lezîz çobrası ve tavası olup serî‘ü'l-hazm olduğundan mâ‘ada mukavvîdir. Cümle sayyâdlar bu mâhîleri Yenişehir'e ve kasaba-i Gemleyik'e ve kasaba-i Bâzârköyü'ne götürüp kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 6a ·
metinde göster ·
… âtırla gitdiler. Ayâ aslı ne ola, bundan kim haber getirebilir" dedikde cânib-i
erba‘asına bir
hayli nigerân edüp aslâ bir merd-i meydân gelüp, sultânım fermânınız olursa ben …
Bu hâlde iken paşa buyurdular kim "Ayâ bizden bir âkıl u hamûl u halûk kimesne kim var kim bu tâ’ife-i mütemerridîn huzûrumuzda sizden râzı olduk, deyü tesellî-i hâtırla gitdiler. Ayâ aslı ne ola, bundan kim haber getirebilir" dedikde cânib-i erba‘asına bir hayli nigerân edüp aslâ bir merd-i meydân gelüp, sultânım fermânınız olursa ben giderim, demediler. Hemân Kudde Mehemmed Kethüdâ eydür "Sultânım, bu eşirrâ-yı ecnâs def‘ine çâre budur kim bunlar bir alay çakkal u bakkal ve muhtekir sarraç ve gazzâz ve bezzâz ve cemmâl u hammâl kavimlerdir. Bunlar ölüm erleri değillerdir. Her biri İsmihân ü Ümmühân ve Gülistân u Bostân ve Râbi‘a vü Fâtıma'sından geçmezler. Bu bizim sarâyda hâlâ bin yedi yüz harc alır ağavât ve karakollukçu vardır ve karşu hânımızda Daşnık Mirza ve Hanifi Halîfe cengin görmüş ve Diyârbekir'de Sincâr dağında Saçlı Kürdü kırdığımız cengleri görmüş üç bin ceng eri 103a Abaza ve Çerkez ve Gürcî ve Kürd ve Arnavud yiğitlerimiz var. Ve yüz elli baltacı tüfeng-endâz var ve kâmil câna başa kalmaz dörd yüz iç ağaları var. Cümle altı bin aded asker olur. İbtidâ tenbîh edelim. Ayasofya kapusun sedd etsinler. Andan bostâncıbaşıya haber edelim, Servikapusu içre bostâncılar silâhlarıyla hâzır-bâş olsunlar. Hemân biz sarây kapusun açup üç bin atlı ve piyâde Bâb-ı hümâyûna doğru üç bin yiğit dahi Cebehâne yoluna çıkup bu halkın ardın alup Ayasofya kapusu kapanmış üç askerin ortasında kalan bakkâl ve çakkal gidilerini ortaya alup eyle kılıç uralım kim Tabanıyassı Mehemmed Paşa Haleb'de askere urmamış ola. Bu tarafa kaçanları muhzır ağa yoldaşları ve hânda olan âdemlerimiz kurşuma dutsunlar. Bir zamân dâsitân-ı dûstân söylene. Hemân sultânım, cümle tevâbi‘ât [u] levâhıkâta cebehâne verelim. Cebel-i Sincâr'dan ganâyim aldığımız bin mikdârı mükemmel tüfengimiz vardır. Ve tîr [ü] kemân hadden efzûndur" deyü bu gûne cenge tergîb edecek yollar gösterüp herkes cenge âmâde iken ayâ görelim dahi ne zuhûr eder, deyü müterakkıb iken Koskafurûnlu Muhzır Ağa tebdîl-i câme olup aşağı baltacıların Harem kapusundan taşra firâr etdiği haberi paşaya gelüp paşa hayli müte’ellim olup bed-du‘â edüp "iflâh olmasın" buyurdular. Yine Bâb-ı hümâyûn önünde dahi ziyâde sadâ-yı Allah Allah evce peyveste oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 102b–103a ·
metinde göster ·
çizi çizsen ol çiziden taşra çıkmak ihtimâli yokdur. Meğer bir âdem gelüp ol mü …
Garîb-i diğer oldur kim; bu Ekrâdların cânib-i erba‘asına bir çizi çizsen ol çiziden taşra çıkmak ihtimâli yokdur. Meğer bir âdem gelüp ol müdevver çizinin bir tarafın boza, andan taşra çıka. Yohsa ol çiziden içerde mürd olacağın bilse taşra çıkmak ihtimâli yokdur. {Bu diyârda bir kelb doğursa şâdmân ederler. Bir kelb-i siyâh mürd olsa soğan suyuyla gasl edüp ve kefenleyüp vâveylâ ile mûristân-ı kelbe götürüp defn ederler ve kelb câniyçün koyun kebâbların hayâtda olan kelblerine verirler. Hakkâ ki arslana benzer kelbleri var ve bu diyârda aslâ kurd yokdur}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 216a ·
metinde göster ·
… ûm-ı eflâk gibi zemîne zıyâ verir. Cümle halk-ı kârbân anın şu‘lesinden cânib-i
erba‘aya bir
günlük yol leyle-i muzlimde rûşen gibi giderler. Hâlâ kâhîce zâhir olur. Hatta …
İbret-i mutalsam-ı diğer: Şehr-i Musul'un cenûbunda bir merhale ba‘îd Alî Hammâmı kurbünde âteşgede-i Erdeşîr var idi. Hazret'in mevlûdüne gelince âteş-i Nemrûd gibi yanardı. Leyle-i mevlûd-ı Nebî'de söndü ammâ hâlâ niçe kerre tılsımâtın te’sîriyle yanmışdır. Kimesne ol nâr-ı rûşeni işgâl ve efrûhte etmez ve çerâğân oldukda niçe kerre yüz bin şererleri nücûm-ı eflâk gibi zemîne zıyâ verir. Cümle halk-ı kârbân anın şu‘lesinden cânib-i erba‘aya bir günlük yol leyle-i muzlimde rûşen gibi giderler. Hâlâ kâhîce zâhir olur. Hatta sene 1059 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimizle Bağdâd'dan ma‘zûl olup Alî Hammâmı mahallinden güzer ederken ol gice bu âteşgede çerâğânına râst gelüp sekiz sâ‘atde şu‘le-i enver içre ubûr etdik. Niçe kimesne ma‘den-i kibrîtdir ve niçeler ma‘den-i neftdir dediler. Aslı âteşgede-i Erdeşîr'dir kim tılsımât-ı garîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 403a ·
metinde göster ·
vecih ile zafer mümkin değildir, zîrâ lağım ve meteris bir yerden kâbil-i imkân …
Bu kal‘anın cânib-i erba‘asından bir vecih ile zafer mümkin değildir, zîrâ lağım ve meteris bir yerden kâbil-i imkân değildir. Ve bir tarafdan bu kusûr-ı üstüvâra havâle yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 251b ·
metinde göster ·
… lara süvâr olup nîm sâ‘atde Gölcük nâm bir buhayre-i âb-ı zülâl vardır. Cânib-i
erba‘ası bir
günde ancak devir olunur. Etrâf-ı müdevverinde niçe yüz kaynak buz pâre âb-ı nâ …
Andan atlara süvâr olup nîm sâ‘atde Gölcük nâm bir buhayre-i âb-ı zülâl vardır. Cânib-i erba‘ası bir günde ancak devir olunur. Etrâf-ı müdevverinde niçe yüz kaynak buz pâre âb-ı nâblar var kim huzûr ile her zülâlden üç taş çıkmak muhâldir kim âdemin eli kesilir, gâyet mâ-i bâridlerdir. İçinde yetmiş gûne mâhîleri olduğu sicilde mastûrdur. Kırkar ellişer vukıyye zerefşân alabalıkları olur kim tenâvül eden mâ’ide-i kudret yemiş olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y88b ·
metinde göster ·
… huddâmı vardır. Ve serâpâ rusâs-ı nîlgûn ile pûşîdedir. Ve kubâblarının cânib-i
erba‘ası bir
gûne musanna‘ beden beden mebnîdir.
Ve bu câmi‘in e’imme ve hutebâ ve meşâyihlerinden mâ‘adâ cümle sekiz yüz huddâmı vardır. Ve serâpâ rusâs-ı nîlgûn ile pûşîdedir. Ve kubâblarının cânib-i erba‘ası bir gûne musanna‘ beden beden mebnîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y244b ·
metinde göster ·
… ım üstüne bir bâr-ı azîm ihdâs eyleme" deyü ricâ etdükde Selîm Hân dahi cânib-i
erba‘asına bir
soffa binâ edüp âyende vü revendeye ârâmgâh bir ziyâretgâhdır.
"Yâ Selîm dünyâda ve âhiretde uryân gezmeği ricâ edüp ancak murâdım müşâhede-i cemâl idi. Elhamdülillâh müyesser oldu, lütf eyle, benim na‘şım üstüne bir bâr-ı azîm ihdâs eyleme" deyü ricâ etdükde Selîm Hân dahi cânib-i erba‘asına bir soffa binâ edüp âyende vü revendeye ârâmgâh bir ziyâretgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y253a ·
metinde göster ·
… rinç kafesli revzendir. Bu câmi‘de bu iki pençereden gayri yokdur. Gûyâ cânib-i
erba‘ası bir
mahfûz kal‘adır. Hakkâ ki kal‘a içinde kal‘adan metîn bir kal‘a-i gevher-nigînd …
Ve bir pençere dahi Hazret-i Risâlet'in pây-i şerîfleri şebekesi önünde P 118b bir pençere dahi vardır. Tarîk-ı âma nâzırdır. Bu dahi pirinç kafesli revzendir. Bu câmi‘de bu iki pençereden gayri yokdur. Gûyâ cânib-i erba‘ası bir mahfûz kal‘adır. Hakkâ ki kal‘a içinde kal‘adan metîn bir kal‘a-i gevher-nigîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y283a ·
metinde göster ·
… ı dâ’iren-mâdâr bir gûne neftî taş kaldırım döşelidir, gûyâ bu kubbenin cânib-i
erba‘ası bir
dehlîz soffadır. Bu mahalde dahi garba müteveccih bir mihrâb vardır ki ana mihr …
Andan bu kubbe-i âlînin taşrası dâ’iren-mâdâr bir gûne neftî taş kaldırım döşelidir, gûyâ bu kubbenin cânib-i erba‘ası bir dehlîz soffadır. Bu mahalde dahi garba müteveccih bir mihrâb vardır ki ana mihrâb-ı Hazret-i Havvâ derler, bir küçük mihrâbdır. Bunda dahi iki rek‘at namâz kılup vâlide-i müşfikası rûhuna hibe eyleyüp Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y318b ·
metinde göster ·
"Yâ Süleymân! Belgrad'ı ve Rodos'u ve bin yedi yüz kırk pâre sağîr ü kebîr kılâ‘ları feth edüp Âl-i Osmân devletin tasîh edüp gazâ mâlıyla Kudüs-i şerîfe bir kal‘a-i metîn ve benim Medîne-i münevvereme bir rıbât-ı hasîn ve Ka‘be-i Beytü'l-harâm'ın cânib-i erba‘asına bir hisâr-ı üstüvâr inşâ edüp metânet üzre tevsî‘ eyle" deyü Süleymân Hân'a ta‘lîm buyururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y333b ·
metinde göster ·
… Dâdyân derler, bir vîrân şehr-i azîm vardır, bu Menûçehr'in binâsıdır. Cânib-i
erba‘asına bir
handak kazmışdır kim gûyâ derk-i esfelden nişân verir.
Ve bu Ferîdûn mu‘ammer olduğundan on bir oğlu oldu. Biri Tûr'dur. Anın oğlu Râdîm'dir. Anın oğlu Peşeng'dir. Anın oğlu Efrâsiyâb'dır. Ferîdûn'un bir oğlu da Îrec'dir. Anın oğlu Gûşeng'dir. Anın oğlu Menûçehr'dir. Menûçehr Hazret-i Mûsâ'ya îmân getirmişdir ve Hazret-i Mûsâ ile sahrâ-yı Tîh'de bile gezmişdir. Yüz yigirmi sene pâdişâh olup hükmünde olan şehirlerin ve kal‘aların etrâfına handaklar kazmak bundan kalmışdır. Hattâ Kûh-ı Elburz dâmeninde Irâk-ı Dâdyân derler, bir vîrân şehr-i azîm vardır, bu Menûçehr'in binâsıdır. Cânib-i erba‘asına bir handak kazmışdır kim gûyâ derk-i esfelden nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y373a ·
metinde göster ·
… arz-ı Menûf'a gelüp gördüler kim âb [u] havâsı latîf bir cây-ı safâ ve cânib-i
erba‘ası bir
ferah-fezâ ve tarafeyni nehr-i Nîl içre bir cezîre-i ra‘nâ.
Bu Kalîmûn kâhin ve Hâm oğlu Bayzar bir gayrı vatan tedârik edelim deyü arz-ı Mısır'ı geşt [ü] güzâr ederek arz-ı Menûf'a gelüp gördüler kim âb [u] havâsı latîf bir cây-ı safâ ve cânib-i erba‘ası bir ferah-fezâ ve tarafeyni nehr-i Nîl içre bir cezîre-i ra‘nâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y6a ·
metinde göster ·
… ir kat bölme hisâr dahi Hayre Beğ Paşa Mısır vezîri iken Kara Meydân'ın cânib-i
erba‘asına bir
kal‘a dîvârı çeküp içine paşalara mahsûs bir bâğ-ı İrem etmiş. Ammâ kadîm eyyâm …
Ve bir kat bölme hisâr dahi Hayre Beğ Paşa Mısır vezîri iken Kara Meydân'ın cânib-i erba‘asına bir kal‘a dîvârı çeküp içine paşalara mahsûs bir bâğ-ı İrem etmiş. Ammâ kadîm eyyâmda Kara Meydân kasrı Sultân Kayıtbay'ındır. Hâlâ gül [ü] gülistân ve bâğ u bostân bir nahlistân yerdir. Paşalar her bâr anda enüp cirid oynarlar. Sekiz yüz adım tûlen bir meydândır. Nihâyetinde paşa delileri odaları vardır. Bu kal‘anın dahi dörd yerden demir kapuları vardır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y79a ·
metinde göster ·
hatt-ı garîbe vardır. Anın te’sîriyle her sene elbette Kıbtî Tût'u geldikde ol …
Mikyâs havuzunun cânib-i erba‘asında bir hatt-ı garîbe vardır. Anın te’sîriyle her sene elbette Kıbtî Tût'u geldikde ol gün Nîl-i mübâreke nokta düşüp tuğyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y235b ·
metinde göster ·
… leri Urbân eline girüp na‘şın atup âbdesthâne etmişler. Ammâ bu havuzun cânib-i
erba‘asında bir
gûne kehene-i kudemâ hatları var kim ekâlîm-i Mısır'ı bu âna dek sekiz sene geş …
Vâcibü's-seyrdir kim bu hacer zamân-ı kadîmde bir Kıbtî pâdişâhının gûru imiş, devletleri Urbân eline girüp na‘şın atup âbdesthâne etmişler. Ammâ bu havuzun cânib-i erba‘asında bir gûne kehene-i kudemâ hatları var kim ekâlîm-i Mısır'ı bu âna dek sekiz sene geşt ü güzâr etdim, İsne ve İsvân'da bu hatların mislin görmedim. Gûnâ-gûn eşkâl-i garîbeler ile ârâste bir ibret-nümûn seng-i nilgûndur. Ba‘zı sanâyi‘ sâhibleri bu seng-i ma‘cûndur, derler. Zîrâ bir vech ile tîşe ve Ferhâdî külünk te’sîr etmez. Ve hacer içinde ben ben ebrî altun nümâyândır, ammâ ana dahi bir âlât-ı silâh kâr etmez, turfa ma‘cûn hacerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y306a ·
metinde göster ·