ve Muş ve Bârgirî ve Kârkâr ve Kesânî ve Ziriki ve isba‘îrd ve Ağakis ve Ekrâd …
Sancakları bunlardır: Livâ-yı Adilcevâz ve Ercîş ve Muş ve Bârgirî ve Kârkâr ve Kesânî ve Ziriki ve isba‘îrd ve Ağakis ve Ekrâd ve Benî Kotur ve kal‘a-i Bâyezîd ve Berdû‘ [Berda‘] ve Ahlât. Eyâlet-i mezbûrede tâbi‘ Âl-i Abbâsiyyân'dan Bitlîs hânı ve Hakkâri hâkimi ve Mahmûdî hâkimi ve Penyanişi hâkimi eyâletlerinde tîmâr ve ze‘âmet vardır ve harâcları cümle Van kuluna aklâm bağlanmışlardır. Sâ’ir ebvâb-ı mahsûlâtların kendüler zabt edüp eyâletlerine mülkiyyet üzre mutasarrıflardır. Azl u nasb kabûl etmeyüp fevt olduklarında eyâletleri oğullarına ve akrabâlarına ihsân olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52b ·
metinde göster ·
ve kal‘a-i Ahlât ve kal‘a-i Bârgirî ve kal‘a-i Amık ve kal‘a-i Hoşâb ve kal‘a-i …
Feth-i kal‘a-i Van, kal‘a-i Adilcevâz ve kal‘a-i Ercîş ve kal‘a-i Ahlât ve kal‘a-i Bârgirî ve kal‘a-i Amık ve kal‘a-i Hoşâb ve kal‘a-i Vestân ve kal‘a-i Sebâdân ve kal‘a-i Cerem ve kal‘a-i Bîdkâr ve kal‘a-i Rosni ve kal‘a-i Hal ve kal‘a-i Tennûre ve kal‘a-i Van-ı celîlü'ş-şân ile merkûm kal‘alar sene 941 feth oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57a ·
metinde göster ·
… ağup kal‘a-i Van-ı sedd-i imân andan kal‘a-i Amık ve kal‘a-i Bârgirî ve kal‘a-i
Ercîş
ve kal‘a-i Adilcevâz ve kal‘a-i Ahlât ve kal‘a-i hân-ı Tahtıvan, bu mezkûr kal‘ …
Andan Şâh gediğin aşup Muhammedî deresi içre vilâyet-i Mahmûd'u andan beşinci günde sehel kar yağup kal‘a-i Van-ı sedd-i imân andan kal‘a-i Amık ve kal‘a-i Bârgirî ve kal‘a-i Ercîş ve kal‘a-i Adilcevâz ve kal‘a-i Ahlât ve kal‘a-i hân-ı Tahtıvan, bu mezkûr kal‘alar cümle Van deryâsı kenârındadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68a ·
metinde göster ·
… ar kal‘a binâ edüp derbend-i çalındır olmuşdu. Ba‘dehû Şâh Tahmasb asrında Acem
Ercîş
ve Âdilcevâz ve Ahlat kal‘alarına istîlâ etdikde bu Taht-ı Van kal‘asından gemi …
Menzil-i kal‘a-i Taht-ı Van: Ekrâd kavmi Tatvân derler. Bu mahal Van eyâleti hudûdunda Van deryâsı kenârında Van paşasının hâssı subaşısı hâkimdir ve niyâbetdir. Mâtekaddem Süleymân Hân zamânında Zâl Paşa bir müfîd ü muhtasar kal‘a binâ edüp derbend-i çalındır olmuşdu. Ba‘dehû Şâh Tahmasb asrında Acem Ercîş ve Âdilcevâz ve Ahlat kal‘alarına istîlâ etdikde bu Taht-ı Van kal‘asından gemiler ile Van kal‘asına imdâd gitmesin içün Taht-ı Van kal‘asın harâb edüp hâlâ leb-i deryâda liman ağzında kal‘a-misâl bir hân-ı kavî kalmışdır. Van paşasının bir ağası iki yüz âdem ile ol hânda hükûmet eder ve Van kulu tarafından bir ağa gümrüğü zabt edüp Van deryâsından gidüp gelen gemilerden bac ve gümrük, öşr-i sultânî alur. Bu hânın etrâfında ba‘zı Ekrâd hâneleri vardır ammâ bir câmi‘den gayrı çârsû-yı bâzârdan ve sâ’ir imâretden bir eser-i binâ yokdur. Ammâ imâr olacak bender-i lâzımdır. Zîrâ bir latîf limanı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 236b ·
metinde göster ·
… kalup ol kadar imâr oldu kim Van deryâsı kenârınca bir ucu üç günlük yol ile ta
Ercîş
kal‘asına varup bâğ u bâğçe ve müşebbek bostânlar birbirlerine çıt-a-çıt olup y …
Cemî‘i müverrihler bu şehr-i atîke Dâr-ı Büleh demişler. Ya‘nî Oğuz tâ’ifesi şehridir. Müverrihân-ı Acem bu şehr-i köhne-âbâda Erzen-i Ahlad demişler. Hakkâ ki erzeni, ya‘nî darısı çok olur, ammâ dest-i Âl-i Osmân'da Erzen nâmıyla meşhûr olan beş şehr-i azîmlerdir. Evvelâ biri diyâr-ı Acem'de Erzenbaycân'dır kim ana Acem müverrihleri Âzerbaycân derler, o kim şehr-i Tebrîz-i dilâvîz'dir kim sene 991 târîhinde dest-i Âl-i Osmân'da iken Şâh-ı Acem istîlâ edüp hâlâ niçe Acem'de kaldı. İkincisi Erzeni'r-rum'dur kim ana Erzurûm derler. Üçüncüsü yine Erzurûm kurbünde ara yatı menzilde şehr-i Erzincân'dır kim ana efvâh-ı nâsda Erzigân derler. Dördüncüsü Erzen-i Cezîre-i Dicle'dir kim nehr-i Şat ve nehr-i Furât mâbeyninde Erzen-i Dicle'dir. Beşincisi bu Erzen-i Ahlat'dır kim cümle erzenlerden kadîm ve şehr-i azîm idi. Niçe bin mülûkdan mülûka kalup ol kadar imâr oldu kim Van deryâsı kenârınca bir ucu üç günlük yol ile ta Ercîş kal‘asına varup bâğ u bâğçe ve müşebbek bostânlar birbirlerine çıt-a-çıt olup yaylaları Sübhân dağı idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 238b ·
metinde göster ·
hâkinde leb-i deryâya karîb iki yüz hâneli Ermenî köyüdür ve ze‘âmetdir. Hatta …
Karye-i Deliklitaş: Ercîş hâkinde leb-i deryâya karîb iki yüz hâneli Ermenî köyüdür ve ze‘âmetdir. Hatta bu delikli kaya içün bu diyâr halkı Hazret-i Alî Düldül'ün bu kayaya bağlamak murâd edindikde mübârek dest-i şerîfiyle bu kayayı delüp Düldül'ün bağladıklarından Deliklikaya derler, deyü hikâye etdiler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 244b ·
metinde göster ·
kal‘ası hâkinde üç yüz hâneli ma‘mûr Ermenî köyüdür kim cümle kefereleri demirc …
Karye-i Demirci: Bu dahi Van deryâsından ba‘îd Ercîş kal‘ası hâkinde üç yüz hâneli ma‘mûr Ermenî köyüdür kim cümle kefereleri demircilerdir ve ze‘âmetdir. Andan yine şarka,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 244b ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Kenzik: Bu dahi sâhil-i deryâdan ba‘îd
Ercîş
hâkinde iki yüz hâneli Müselman ve Ermenî sâkin, ma‘mûr ze‘âmet köyüdür. Paşa b …
Menzil-i karye-i Kenzik: Bu dahi sâhil-i deryâdan ba‘îd Ercîş hâkinde iki yüz hâneli Müselman ve Ermenî sâkin, ma‘mûr ze‘âmet köyüdür. Paşa bunda serâperdesi önünde yedi aded harâmî Kürd'ün kellelerin kesdi. Andan yine cânib-i şarka (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 244b ·
metinde göster ·
… fermânlarıyla bu İslâm ile müşerref olan âdemler ricâl-ı gaybın haymeleriyle bu
Ercîş
zemîninde kalup imârına sebeb olup Erceyş'den galat Ercîş derler.
Hemân bu tâ’ife-i Ermenîler cümle parmak getirüp İslâm ile müşerref olup ricâl-ı gaybın fermânlarıyla bu İslâm ile müşerref olan âdemler ricâl-ı gaybın haymeleriyle bu Ercîş zemîninde kalup imârına sebeb olup Erceyş'den galat Ercîş derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 244b ·
metinde göster ·
… aybın haymeleriyle bu Ercîş zemîninde kalup imârına sebeb olup Erceyş'den galat
Ercîş
derler.
Hemân bu tâ’ife-i Ermenîler cümle parmak getirüp İslâm ile müşerref olup ricâl-ı gaybın fermânlarıyla bu İslâm ile müşerref olan âdemler ricâl-ı gaybın haymeleriyle bu Ercîş zemîninde kalup imârına sebeb olup Erceyş'den galat Ercîş derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 244b ·
metinde göster ·
… ra‘d-vâr gürlemesi âsûde olmadan bir yaylım balyemez topları atıldı kim kal‘a-i
Ercîş
mürğ-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kaldı ve paşa-yı zîşân kal‘aya karîb g …
Hatta Melek Ahmed Paşa efendimiz ile bu kal‘a-i Ercîş'e girerken ol asırda beğleri Deli Ferhâd Beğ idi. Kal‘a kuluyla ve livâsı tahtındaki sipâhânıyla altı bin mikdârı güzîde asker-i müsellah göstermişdir kim bu ceyş-i Ercîş'in âlât-ı silâhları şa‘şa‘asından çeşmlerimiz hîrelendi. Ve kal‘aya karîb geldiğimizde derûn-ı kal‘adan bir sadâ-yı gülbâng-ı Muhammedî istimâ‘ olunup sadâ-yı Allah Allah evc-i âsumâna peyveste oldu. Bu mâbeynde kal‘anın burc u bârûlarından evvel bu kadar bin tüfeng atıldı ve ra‘d-vâr gürlemesi âsûde olmadan bir yaylım balyemez topları atıldı kim kal‘a-i Ercîş mürğ-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kaldı ve paşa-yı zîşân kal‘aya karîb geldikde topçular arz-ı mahâret içün Van deryâsı üzre balyemez topları sekdirme gülleler atup her gülleleri deryâda kelle gibi sekerdi. Bu hâl üzre niçe elvân şâdumânîler gösterüp paşa serâperdesinde meks edüp ba‘de'z-ziyâfe bir dîvân-ı azîm olup üç gün tekâ‘üd fermân olundu. Hakîr kal‘anın seyr ü temâşâsına şurû‘ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 245a ·
metinde göster ·
: Şimâlîsi tarafında Erzurûm râhı cânibinde bir hayli mesâfede sun‘-ı Hudâ-yı az …
Evsâf-ı germâb-ı kal‘a-i Ercîş: Şimâlîsi tarafında Erzurûm râhı cânibinde bir hayli mesâfede sun‘-ı Hudâ-yı azîm bir ılıca vardır kim her sene kabak mevsiminde Van'dan Bitlîs ve Ahlat ve Kürdistân'dan niçe bin âdemler çadırlarıyla ve me’kûlât [u] meşrûbâtlarıyla gelüp üç ay kâmil zevk [u] safâ-yı işret-i germâ-germ-i germâb edüp kisb-i tarâvet ederek ten-dürüst olurlar. 245b{Ve bu germâbda} ebniyye-i azîmler ile âsâr-ı kadîmeler vardır kim binâ-yı İskender'dir derler. Ammâ germâbı bir değirmânı deverân etdirir gâyet ıssı sudur. Buhayre-misâl havzda cümle âşıkân ma‘şûklarıyla şinâverlik edüp koç kocağ olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 245a–245b ·
metinde göster ·
… eği ve Karni beği ve Hiron beği ve Zîrıkî beği ve Muş beği ve Âdilcevâz beği ve
Ercîş
beği ve Bârgîrî beği ve'l-hâsıl Van eyâletinde yigirmi dörd sancak beğleri keth …
Andan Bitlîs Hânı kethudâsı bin aded güzîde asker ile andan Hakkarî Hânı kethudâsı beş bin asker ile andan Mahmûdî Hânı İbrâhîm Beğ bizzât bile sekiz bin asker ile selâma durdu ve bin kadar askerle Şirvân beği ve bin kadar âdem ile Müküs beği ve Kesân beği ve Bâyezîd beği ve Hizân beği ve Pinyanişî beği ve Bîzeduş beği ve Karkar beği ve Ağakis beği ve Benî Kutur beği Esbsüvâr beği ve Karni beği ve Hiron beği ve Zîrıkî beği ve Muş beği ve Âdilcevâz beği ve Ercîş beği ve Bârgîrî beği ve'l-hâsıl Van eyâletinde yigirmi dörd sancak beğleri kethudâlarını biner aded Ekrâd askerin paşanın 248a selâmına gönderdiler ve kırk yedi aşîret beğleri askerleriyle kendüleri selâma geldiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 247b–248a ·
metinde göster ·
… kal‘ası kulu altı bin kuldur ve Van deryâsı kenârındaki kal‘a-i Amîk ve kal‘a-i
Ercîş
ve kal‘a-i Âdilcevâz ve kal‘a-i Ahlat ve kal‘a-i Taht-ı Van ve kal‘a-i Vastân k …
Hulâsa-i kelâm kânûn-ı Süleymân Hân üzre bu Van kal‘ası kulu altı bin kuldur ve Van deryâsı kenârındaki kal‘a-i Amîk ve kal‘a-i Ercîş ve kal‘a-i Âdilcevâz ve kal‘a-i Ahlat ve kal‘a-i Taht-ı Van ve kal‘a-i Vastân kulları dahi cümle altı bin kuldur. Cümle on iki bin kulun vazîfe-i mu‘ayyenelerin Van defterdârı Gevar ve Gevaş hâslarından ve Bend-i mâhî iltizâmından ve Van'ın harâcından ve Van gümrüğünden ve memlehalardan ve gayrı bâc-ı bâzâr u kappânlardan ve Muş harâcından ve şehr-i Bitlîs'in Arabî Ermenîsi harâcından ve Birecik kal‘ası önünde nehr-i Murâd geçidi gemileri mahsûlünden ve Bomboç ve Balis arâzîlerinden ve'l-hâsıl üç yüz yetmiş aded aklâmlardan Van defterdârı beher sene altı yüz kise-i Rûmî hâsıl edüp Van'ın on iki bin kuluna mevâcib verir. Bir ay mâlları te’hîr olunsa defterdârın ve kırk kalem küttâbların ve yigirmi dörd aded ağavâtlarının başlarına kıyâmet koparup paşaya "Dâd u havar hey vezîr hey!" deyü gulüvv-i âm ile dîvâna gelüp feryâd ederler. Ammâ gâyet bahâdırlardır. 254b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 254a–254b ·
metinde göster ·
… b kabûl eder sancakları cümle yigirmi aded güzîde sancaklardır. Evvelâ sancağ-ı
Ercîş
ve sancağ-ı Âdilcevâz ve sancağ-ı Muş ve Bârgîrî ve sancağ-ı Karkar ve sancağ-ı …
Evvelâ kânûn-ı Süleymân Hân üzre eyâlet-i Van'da cümle otuz yedi aded sancak hâkimleri vardır. Ammâ Âl-i Osmân'ın azl ü nasb kabûl eder sancakları cümle yigirmi aded güzîde sancaklardır. Evvelâ sancağ-ı Ercîş ve sancağ-ı Âdilcevâz ve sancağ-ı Muş ve Bârgîrî ve sancağ-ı Karkar ve sancağ-ı Kesânî ve sancağ-ı kal‘a-i Bayezid ve sancağ-ı Berda‘ ve sancağ-ı Erecik ve sancağ-ı Körladik ve sancağ-ı Çobanlık ve livâ-i Şureger ve livâ-i Dalegird ve sancağ-ı Zerikî ve sancağ-ı Van-ı sedd-i îmân, paşa tahtı sancağıdır, bu zikr olunan sancakların cümle beğleri Âl-i Osmân tarafından azl u nasb kabûl eder sancak beğleridir ve livâlarında hâs u harâclar cümle Van kulları aklâmlarıdır ve arâzî öşür verir, ze‘âmet ve timâra bâğlanmış yedi yüz pâre ma‘mûr u âbâdân kurâları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 254b ·
metinde göster ·
beği ve Bârgîrî beği ve Bâyezîd beği ve Akçakal‘a beği ve Şureger beği ve Karac …
Evvelâ Muş beği ve Âdilcevâz beği ve Ercîş beği ve Bârgîrî beği ve Bâyezîd beği ve Akçakal‘a beği ve Şureger beği ve Karacakal‘a beği ve Ekrâd-ı Mekü beği ve Ziyâeddîn beği ve Abagay beği ve Şatak beğleri. Bu zikr olunan on beş sancakda olan güzîde asker beğlerinin livâları altında tabılhânelerin döğerek Âl-i Osmân askerinin sol tarafında yürürler. Ammâ kal‘a neferâtlarının nısfı kal‘ada kalup nısfı sefere gitmek şartdır. Ammâ cem‘an yekûn asâkir-i Van altı bin aded Van kal‘ası kuludur ve altı bin asker sâ’ir kılâ‘ kullarıdır kim cümle on iki bin asker kılâ‘ kullarıdır. Kânûn üzre altı bini sefere me’mûrlardır ve üç bin asker dahi cebelüleriyle Van paşası askeri olur ve on iki bin asker-i Hakkarî'dir ve altı bin asker-i kavm-i Mahmûdî'dir ve altı bin asker-i Gâzîkıran-ı Pinyanişî'dir ve beş bin asker-i Bitlîs hânıdır. Ammâ eyâlet-i Van'ın 256a eğer Osmânlı sancaklarında ve eğer Kürdistân beğleri sancakları ki bâlâda tahrîr olunduğu üzre cümle otuz yedi aded sancaklardır kim kânûn-ı Süleymân Hân üzre mezkûr sancakları erbâb-ı ze‘âmetleri ve erbâb-ı timârlarının hîn-i gazâda cümle cebelüleri ile on iki bin kılıç erbâb-ı zu‘amâ askeridir. Ve nısıf kal‘a kulları ve üç bin paşa askeri ve Bitlîs hânı ve Hakkarî ve Mahmûdî ve Pinyanişî hâkimleri askeriyle cümle erbâb-ı zu‘amâ askeriyle cümle eyâlet-i Van'da hemân sefer eşer kırk sekiz bin asker-i güzîdedir. Bunlar cümle Âl-i Osmân'ın vazîfe ve timâr ve ze‘âmetin yeyen kullarıdır. Kırk elli bin asker dahi bunların huddâmân-ı pür-silâhları olur. Hakkâ ki bir asker-i güzîdedirler kim memâlik-i Âl-i Osmân'da kırk bir sene geşt ü güzâr etmediğimiz serhad kalmamışdır. Ammâ bu abd-i kemter Rûm'da Egre ve Budin ve Bosna gâzîleri kadar mücâhidîn-i fî sebîlillah bî-hîle ü bî-hud‘a asker görmedim. Ve diyâr-ı Anadolu'da Acem serhadlerinde Kars kulu ve bu Van kulu gibi serbâz ve şehbâz u güzîde müsellah bî-emân asker görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 255b–256a ·
metinde göster ·
… azîm ile istikbâle asker çıkup kal‘adan toplar atılup azîm şâdımânlar oldu. Ve
Ercîş
Beği Deli Ferhâd Beğ paşaya ziyâfet-i azîm edüp bir gümüş zeynli at hedâyâ çekü …
Menzil-i kal‘a-i Erceyş-i pür-ceyş: Kal‘adan paşaya alây-ı azîm ile istikbâle asker çıkup kal‘adan toplar atılup azîm şâdımânlar oldu. Ve Ercîş Beği Deli Ferhâd Beğ paşaya ziyâfet-i azîm edüp bir gümüş zeynli at hedâyâ çeküp cümle askeriyle ordu-yı İslâm'da meks etdi. Andan yine semt-i garba Van deryâsı kenârıyla 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 262b ·
metinde göster ·
… ve altı bin yiğit ile Mahmûdî'den Şeref Beğ ve Bâyezîd beği orta çarkaya gitdi.
Ercîş
ve Âdilcevâz ve Muş ve Tekmân ve Kuzucân ve Pasin ve Avnik ve Hınıs beğleri cüm …
Andan ke'l-evvel yine karavullar gelüp cümle me’mûr oldukları yerlere gidüp sekiz bin güzîde asker-i pür-silâh ile Mahmûdî beği sağ çarkaya gitdi ve altı bin yiğit ile Malazgird beği sol çarkaya gitdi ve altı bin yiğit ile Mahmûdî'den Şeref Beğ ve Bâyezîd beği orta çarkaya gitdi. Ercîş ve Âdilcevâz ve Muş ve Tekmân ve Kuzucân ve Pasin ve Avnik ve Hınıs beğleri cümle sağ cenâh oldular ve Karni ve Hiron ve Espa‘ird ve Meksen ve Şervi ve Kesân ve Espa‘ird beğlerinin askerleri sol cânibe cenâh olup on iki bin asker ile Hakkarî hânı Paşa'nın kendi çarkası ve yüğrük bayrağı önünde Hakkarî talî‘a-i asker oldu ve sâ’ir ümerâ-yı Ekrâdlardan Zerikî beği askeri ve Ağakis ve Benî Kutur'dan ve Berda‘ ve Erecik'den ve Şureger ve Çobanlu ve Alagir ve Körladik beğlerinin cümle on bin asker ile ve cümle huddâmân-ı seyis ü sarrâc ve akkâm ü meş‘alciyân ve orducu ve bâzârcılar ile yigirmi bin asker ordu-yı İslâm'ın yurd yerinde kazandibi nâm asker kalup ordu etrâfında karavullar ta‘yîn olunmak fermân olunup yurd yerin muhkem edüp andan Van kulunun (---) aded sağ kolu paşanın sağında ve sol kolu cümle (---) aded paşanın solunda âmâde durdular ve yigirmi yedi sancak asker Paşa'nın yemîn [ü] yesârında âmâde oldular. Ve Van kal‘ası piyâdeleriyle sâ’ir kılâ‘ neferâtlarının askeriyle Hakkarî piyâdeleri ve kapukulunun altı oda yeniçeri ve cebeci ve topcu ve azeb-i hisâr ve hisâr erleri cümle on iki bin piyâde asker içinde yigirmi sekiz aded şukka-i alem olup bu piyâde-i cüyûş içre 268a cümle elli aded şâhî toplar ve on pâre kolomborna toplar ve dörd pâre balyemez topları bu piyâde asker içre Van câmûsları keşân-ber-keşân Van kulunun yaşlı ve taşlı ve Hasanî ve Hüseynî ta‘bîr etdikleri güzîde asâkir-i müsellahlar mezkûr top-ı kal‘a-kûbların yemîn ü yesârında toplarla âheste gitmek fermân olunup üç bin piyâde serdengeçdi asker dahi toplar akîbince me’mûr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 267b–268a ·
metinde göster ·
askeri girdiler ve Taklaban deresinden Âdilcevâz askeri koyuldular ve Kassâb çe …
Ve Âvîh deresinden Ercîş askeri girdiler ve Taklaban deresinden Âdilcevâz askeri koyuldular ve Kassâb çeşmesi boğazından cümle Van askeri aç kurd koyuna girer gibi girdiler. Ve Katah deresinden Muş beği ve Tekman beği girişdiler ve Âvîh deresi tarafından Kuzucân beği ve Pasin beğleri meterislere döküldüler. El-hâsıl cemî‘i asâkir-i İslâm toplar atıldığı işaretlerden istimâ‘ etdikleri gibi şehr-i Bitlîs'in cânib-i erba‘asından sedd-i şedîd meterislerden içeri göz karardup "Allah Allah!" deyüp girdiler ve birbirleriyle kafadâr olup Hân askerine eyle kılıçlar urdular kim Mirrîh-i felek bu kassâblığa reşk etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 269a ·
metinde göster ·
… güzel hempâ olup Hayderîler ile Haydâr-ı kerrâr-vâr kerrât-be-kerrât Hakkarî ve
Ercîş
ve Malazgirdli üzre selle seyf olup seyf-i Rujikî urmuşlardır kim bizim Hakkarî …
Bu minvâl üzre paşa huzûruna yigirmi kulak ve on burun ve on beş ve yigirmi burun ve kırk kulak ile gelmiş ulak u solak yiğitler var idi. Ammâ hakku'l-insâf budur kim bozmak, bozulmak Allah elindedir. Hakkâ ki Hân askerinin Rujikiyân'ında dahi bahâdır u şehbâz u şehnâz u dilâver fetâ ve server-i hünerverleri var imiş. Bunlar münhezim oldukları ma‘lûmları oldukdan sonra benî Âdem demi dem-be-dem nühûr gibi cereyân ederken hân askerinin "Benem diğer nîst!" diyen aşîret beğlerinden Mahmûd beği ve Manur beği ve Güvaz ve Kesvatil ve Tanahlı ve Kendir dereli kefenleri der-gerden edüp Güzeldereli Muslı Ağa güzel hempâ olup Hayderîler ile Haydâr-ı kerrâr-vâr kerrât-be-kerrât Hakkarî ve Ercîş ve Malazgirdli üzre selle seyf olup seyf-i Rujikî urmuşlardır kim bizim Hakkarî Çeluların ol kayalar içre demet demet edüp kırdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 269b ·
metinde göster ·
Her birine birer gûne ta‘n-âmîz cevâblar söyleyüp "Van ağaları ve
Ercîş
ve Âdilcevâz beğleri bu yiğitceğizleri sizlere müsâfir verdim, beğlerimize ri‘â …
Her birine birer gûne ta‘n-âmîz cevâblar söyleyüp "Van ağaları ve Ercîş ve Âdilcevâz beğleri bu yiğitceğizleri sizlere müsâfir verdim, beğlerimize ri‘âyet edin." dedikde, Karni beği eydür: "Sultânım bizim çadırlarımız ve askerlerimiz vardır. Çadırlarımıza giderıh." dedikde, Hemân Paşa
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 273a ·
metinde göster ·
… yanişî beğine bir hil‘at ve bir çeleng ve Gâzîkıran beğine ve Bârgîrî beğine ve
Ercîş
beğine ve Âdilcevâz beğine ve Muş beğine birer hil‘at-i fâhire ve birer çeleng …
Andan Mahmûdî Beği İbrâhîm Beğ'e bir hil‘at-i semmûr ve bir çeleng ve Pinyanişî beğine bir hil‘at ve bir çeleng ve Gâzîkıran beğine ve Bârgîrî beğine ve Ercîş beğine ve Âdilcevâz beğine ve Muş beğine birer hil‘at-i fâhire ve birer çeleng ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 273b ·
metinde göster ·
ve Âdilcevâz ve Muş beğlerini Hân'ın ardı sıra aramağa me’mûr edüp,
Paşa-yı zûfünûn eydür: "Cümlenizin ricâları cânım ve başım üzre ammâ bu beği size hân edersem mu‘în u zahîr olur musuz" dedikde, cümle bây u gedâ ve pîr u cüvân ve ulemâ-yı meşâyihân-ı a‘yân kasem Billah u Tallah edüp "Cümlemiz bu Ziyâeddîn'in dini uğuruna ve bir ser-i mûyuna bîd-i ser tıraş etdirüp cânlarımız râhına fedâ ederiz. Zîrâ elli senedir kim koca hânın derdin çeküp niçe kerre şehrimiz böyle âlân u tâlân ve halkımız zulmünden nâlân olmuşdur. Anınçün bu Ziyâeddîn'in yoluna hâk-i râh oluruz. Ammâ ey vezîr senden ricâ-yı evvelimiz oldur kim çünki böyle bir iş olup bu kadar cân telef oldu. Elbette ve elbette cidd ü ihtimâm-ı tâm ile sa‘y-i belîğ edüp Abdâl Hân'ı ele getiresiz. Bu evlâdları dahi andan bîzârlardır. Bizler dahi cümlemiz gam-hârlarız" deyü tazallum etdiklerinde, hemân paşa-yı pür-tedbîr Ercîş ve Âdilcevâz ve Muş beğlerini Hân'ın ardı sıra aramağa me’mûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 274a ·
metinde göster ·
Hikmet-i Hudâ Hân'ın akîbince ikinci def‘a me’mûr olan
Ercîş
ve Âdilcevâz ve Muş beğler ta‘yîn olunmuşdu. Anlar ordu-yı İslâma gelüp hândan …
Hikmet-i Hudâ Hân'ın akîbince ikinci def‘a me’mûr olan Ercîş ve Âdilcevâz ve Muş beğler ta‘yîn olunmuşdu. Anlar ordu-yı İslâma gelüp hândan nâm u nişân bulamayup ancak dağlarda Malazgird beği Mehemmed Beğ'in nişânı eniyle yigirmi bin altmış koyun bulmuşlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 280a ·
metinde göster ·
beğine ve Âdilcevâz ve Muş beğlerine "Berhurdâr olun, ammâ hân-ı âsîyi bulmak g …
Ve yine Ercîş beğine ve Âdilcevâz ve Muş beğlerine "Berhurdâr olun, ammâ hân-ı âsîyi bulmak gerek idiniz." dedikde "Vallahi sultânım yedi gün yedi gicedir kim ne Mudiki dağı koyduk ve ne Atak sancağı kûhların kodum ve ne Tercil ü Kulp u Mihranî dağların koduk. Nâm [u] nişânından bir haber alamadık. Ammâ mâllarıyla kal‘adan firâr eden hân askerinden iki yüz âdem bulup kayalar içre bir azîm ceng etdik. İşte yüz kadar kazâ vü kadere uğramış kelle ve yüz kadar dahi diri âdemler getirdik." deyince Paşa-yı müdebbir "Cellâd!" deyüp yüz aded âdemleri meydân-ı Kerbelâ'ya çökerüp cellâdlar hâzır oldukda paşa namâza durdu. İki rek‘at namâz kılınca serâperde önüne asker cem‘ olup paşa namâzı edâ edüp eline asâsın alup iskemle üzre oturup "Başlaya cellâdlar!" dedikde Van ağaları paşanın ayağına düşüp {ricâ etdiler. Âhir Paşa-yı sâhib-i merhamet ricâların kabûl edüp} her ağaya birer ikişer âdem bâğışlayup "Ammâ bunlar benim âzâdlılarımdır. Elbette bunları birer çerâğ edersüz!" deyü tenbîh u te’kîd edüp cümle ağalar "Cân baş üzre!" deyüp âzâdlıların çadırlarına götürüp çerâğ etmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 280a ·
metinde göster ·
… Ve Gâzîkıran beği ve Bârgîrî Beği ve Şeref Beğ ve Bâyezîd Beği Budak Hân Beğ ve
Ercîş
beği ve Âdilcevâz beği ve Muş beği birer hil‘at-i fâhire ve birer çeleng ihsân …
Ezîn-cânib alây ile Van'a dâhil olduğumuzda Melek ramazanının ikinci gün bir dîvân-ı azîm olup cümle ümerâ edâ-yı hizmet etdik deyü izin taleb eylediklerinden ibtidâ Hakkarî hâkiminin kethudâsına destûr olup bir hil‘at-i fâhire ihsân olunup paşaya on kise ve on katar-ı katır pîşkeş keşîde kılup Çölümerik nâm kal‘asına şâd [u] handân gitdi. Andan Mahmûdî beği hil‘at giyüp paşaya sekiz kise ve yedi katar-ı katır ve üç tula Mahmûdî küheylân atlar verüp Hoşâb kal‘asına gitdi ve Pinyanişî beği hil‘at giyüp paşaya üç kise ve bir katar-ı katır hedâyâ verüp vedâ‘ mahallinde paşa eydür: "Beğ, yine vaktine hâzır ol! Hizmet-i pâdişâhîye gelmeyen Evliyâ Beğ üzre seferim vardır. Hâzır olun gâzîyân, bilmedim ve işitmedim demen!" dedikde cümle asâkir-i Van mesrûr u şâdkâm oldular. Ve Gâzîkıran beği ve Bârgîrî Beği ve Şeref Beğ ve Bâyezîd Beği Budak Hân Beğ ve Ercîş beği ve Âdilcevâz beği ve Muş beği birer hil‘at-i fâhire ve birer çeleng ihsân olunup anlar da paşaya üçer kise guruş ve birer katar katır kendi kânûnları üzre verüp livâlarına revâne oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 283b ·
metinde göster ·
… şler. Lâkin kûh-ı Elburz gibi ve kûh-ı Samur gibi ve kûh-ı Sübhân gibi ve kûh-ı
Ercîş
gibi âlî dağ değildir. Ammâ ibret-nümâ olduğu cihetle meşhûr-ı âfâk kûh-ı bülen …
Sitâyiş-i kûh-ı Bî-sütûn-ı ibret-nümûn: Cenâb-ı Rabbü'l-İzzet bu edîm-i arzda yüz kırk sekiz dağ halk edüp Arapça âyet-i şerîfi tefsîrinde cemî‘i müfessirîn lûgat-i mekâlîdi, "kilid" ve "cebel" ma‘nâsıyla tefsîr edüp cümle hukemâ-yı kudemâ yüz kırk dağ-ı azîmler bulmuşlar. Biri de bu kûh-ı Bî-sütûn'dur, demişler. Lâkin kûh-ı Elburz gibi ve kûh-ı Samur gibi ve kûh-ı Sübhân gibi ve kûh-ı Ercîş gibi âlî dağ değildir. Ammâ ibret-nümâ olduğu cihetle meşhûr-ı âfâk kûh-ı bülend-i bî-tâkdır. Meselâ Âd kavmi mi yâhûd Semûd kavmi mi bu kûhun altını kesmişler, altına niçe bin asker devâbâtıyla girse yerim dar demez. Altında havz-ı azîmler ve kâ‘a-i kadîmler ve niçe kerre yüz bin hûş u tuyûr-ı gûnâ-gûnun âşiyânları var. Âdem bir kerre bu kûh altında "Hû!..." dise dağlar ra‘d gibi gürleyüp âdemin zehresi çâk olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 309a ·
metinde göster ·
… m-ı Gâzîyân ve Karnıyarık ve Kotur ve Abagay kal‘aları üzre kal‘a-i Van'a andan
Ercîş
ve Âdilcevâz ve şehr-i Ahlat ve Bitlîs ve Hazzo ve Mifârıkîn ve Diyârbekir üzre …
Bir halûk u halîm çelebi idi. Eyyûb'da medfûndur. Andan sonra sene (---) târîhinde Receb Paşa'nın katli ve yigirmi kise mâlı çıkdığı Tabanıyassı Mehemmed Paşa'nın vezîria‘zam olduğu ve sene 1044 târîhinde bizzât Sultân Murâd'ın şehr-i Ramazân'ın yigirminci sebt günü yedi günde kal‘a-i Revân'ı feth edüp Koca Ken‘ân Paşa'ya Ahıska kal‘asın feth etdirüp târîhinde bizzât Murâd Hân ba‘de'l-feth Revân [ve] Nahşevân ve şehr-i Âzerbaycân ve şehr-i Ocân gibi yetmiş pâre şehr-i mu‘azzamları feth ü yağma ü târâc edüp Hoy ve Menend ve Tesûy ve Kumla ve Salmas ve Şâm-ı Gâzîyân ve Karnıyarık ve Kotur ve Abagay kal‘aları üzre kal‘a-i Van'a andan Ercîş ve Âdilcevâz ve şehr-i Ahlat ve Bitlîs ve Hazzo ve Mifârıkîn ve Diyârbekir üzre dârü's-saltanati'l-aliyye olan İslâmbol'a dâhil oldukda Erzurûm muhâfazasında olan Sadrıa‘zam Tabanıyassı Mehemmed Paşa'dan haber {geldi kim} "Revân'ı şâh-ı gümrâh-ı pür-günâh {Kara Murtezâ Paşa elinden alup andan amân ile dahi çıkan asker-i İslâm'ı şâh kırdı ve Kars kal‘asın dahi} aldı." deyü haber geldikde Mehemmed Paşa mühürden ma‘zûl olup sene 1047 târîhinde Bayrâm Paşa mühr ile Irâk-ı Bağdâd üzre serdâr olup gitdikde (---)(---)(---) merhûm olup na‘şını İslâmbol'da Avretbâzârı'ndaki türbesinde defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 336a ·
metinde göster ·