… kas Mirzâ'nın iğvâsıyla yine Elkas'ı serdâr edüp kal‘a-i Hemedân ve Dergezîn ve
Erdebil ve
Nihâvend ve Kum ve Kâşân ve Kazvîn ve Merâğa ve Esedâbâd ve şehr-i Ucân ve şehr …
Anlar zeyl-i Van'a varup meterislere girüp niçe bin asâkir-i İslâm etrâf-ı Van'da diyâr-ı Acem'i harâb u yebâb edüp âlet-i mülâhaza Van'ı muhâsara etmişlerdi. Pâdişâh-ı Dârâ-kişver on günde şehr-i Tebrîz-i dilâvîz sahrâsına varup Şâh Tahmas'ın birâder-i kîhteri olan Elkas Mirzâ'nın iğvâsıyla yine Elkas'ı serdâr edüp kal‘a-i Hemedân ve Dergezîn ve Erdebil ve Nihâvend ve Kum ve Kâşân ve Kazvîn ve Merâğa ve Esedâbâd ve şehr-i Ucân ve şehr-i Rey ve şehr-i Isfahân-ı nısf-ı cihâna varınca hâk-i Irâk'da ve hâk-i Âzerbaycân'da ve hâk-i İrân-zemînde kırk günde yetmiş altı şehri harâb u yebâb ve ahâlîsin esîr ü kebâb ve hânedânların türâb edüp Elkas Mirzâ ile şehr-i Tebrîz altına ol kadar mâl-ı ganâ’im ile asker-i İslâm geldiler kim bir harbende bir katar bâr-ı şütür müşk [ü] amber-i hâma mâlik olduğu meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 250a ·
metinde göster ·
… em diyârın nehb ü gâret etmeğe İbrâhîm Paşa'yı seksen bin asker ile serdâr edüp
Erdebil ve
Merâğa ve Kehrevân ve Kum ve Kâşân câniblerin âlân u tâlân ide. Şâh dahi Osmânl …
Bu sahrâ-yı hâmûnda yedi yerde püşte püşte benî Âdem üstühânları mâl-â-mâl idi. Bizimle refîk olan yasavul ağası olan Zâl-ı zamândan, "Bu üstühânlar nedir?" deyü su’âl etdikde ol kırçıl eyitdi: "Ey oğul! Sene 940 târîhinde Süleymân Hân Tebrîz'in Ucân yaylasında otururken Acem diyârın nehb ü gâret etmeğe İbrâhîm Paşa'yı seksen bin asker ile serdâr edüp Erdebil ve Merâğa ve Kehrevân ve Kum ve Kâşân câniblerin âlân u tâlân ide. Şâh dahi Osmânlı'nın bu hareketinden haberdâr olup yetmiş bin güzîde asker ile Halefüddîn Hân'ı sipehsâlâr-ı mu‘azzam edüp gönderüp bu Sercem sahrâsı içre iki asker meks ederler. Çün inâyet ü himâyet-i Bârî yârî olup Akkoyunlu beğzâdelerinden Murâd Beğ kim diyâr-ı Horasân'dan üç bin fetâsıyla gelüp Osmânlı'ya mu‘în ü yâr ve Kızılbaş'a adüvv-i hûnhâr olmuşdu. Hikmet-i Rabbânî mezkûr beğ karavulda nigehbânlık ederken Acem askerinden bir korucubaşı ele getirüp Serdâr İbrâhîm Paşa huzûruna kayd ü bend ile getirüp Âsaf-ı Berhıyâ İbrâhîm Paşa dili söyledir ve şâhın dahi geleceğin haber alır ve Hoca Hâfız-ı Şîrâzî Dîvânı'ndan tefe‘ül edüp bu beyt gelir. Şi‘r:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 304a ·
metinde göster ·
Şâh Tahmasb zamânında sultânlık imiş. Ba‘dehû sene 1048 târîhinde Sultân Murâd'a Bağdâd'ı veren Şâh Safî Hemedân ve Dergezîn ve Erdebil ve Gazvîn dest-i Acem'de kaldığına şükrâne bu kal‘a-i Dergezîn'in kadr [ü] kıymetin bilüp hânlık eder. Bağdâd'dan Murâd Hân'a emân ile çıkan Halef Hân'ın bürâder-i cân-berâber-i kihterine Şâh Safî Dergezîn hânlığın vermiş. Bir kırçıl tülüngî Kızılbaş sıfat idi. Ammâ "Vallah u Billah Kırmızı Murtezâ Alî hakkı men Sünnîyem" deyü yemîn ederdi. Üç bin askere mâlikdir ve bin aded kal‘a nökeri ve dizçöken akası ve kelenteri ve daroğası ve münşîsi ve yasavul akası ve korucubaşısı ve kadısı ve hâce-i İslâm'ı ve eşrâf-ı şürefâsı vardır. Ve kal‘asında miyâne topçağızları ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 312a ·
metinde göster ·
… a-i Şehribân ve kal‘a-i Kinkur ve kal‘a-i Nihâvend ve kal‘a-i Sehend ve kal‘a-i
Erdebil ve
kal‘a-i Serâh ve kal‘a-i Kehrevân ve kal‘a-i Merâğa ve kal‘a-i Karakan ve kal‘a …
Mukaddemâ zemîninde hulefâ-yı Benî Abbâsiyân'dan bir kal‘a inşâ etmişler ammâ mürûr-ı eyyâm ile bu kal‘a kerpiç binâ ile inşâ olunduğundan berbâd olur. Ammâ sene 995 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis vezîri Cığalzâde Sinân Paşa serdâr-ı mu‘azzamlık ile diyâr-ı Bağdâd'a gelüp andan deryâ-misâl asker ile Cem-cemâl yoluyla vilâyet-i Âzerbaycân'da şehr-i Tebrîz-i dilâvîze atf-ı inân etdikde şehr-i Rey ve şehr-i Kum ve şehr-i Kâşân ve şehr-i Dergezîn ve şehr-i Hemedân ve şehr-i Mihribân ve şehr-i Bâğ-ı cinân ve şehrü'l-Lusûs ve şehr-i Gazvîn ve şehr-i Cem-cenâb ve kal‘a-i Şehribân ve kal‘a-i Kinkur ve kal‘a-i Nihâvend ve kal‘a-i Sehend ve kal‘a-i Erdebil ve kal‘a-i Serâh ve kal‘a-i Kehrevân ve kal‘a-i Merâğa ve kal‘a-i Karakan ve kal‘a-i Sultâniyye ve şehr-i Tebrîz'e varınca mezkûr kılâ‘ları ve şehr-i azîmeleri nehb ü gâret etmeğe ahd-i amân etmişdi. Zîrâ zikri sebkat eden kal‘a-i Serâv altında Cığalazâde bir gûne münhezim olmuşdu kim devlet-i Âl-i Osmân'da eyle bir serdâr münhezim olmayup bed-nâmlık olduğu intikâmın Acem'den almak içün {Cığalzâde Sinân Paşa} dârü'l-hilâfe olan Bağdâd-i bî-dâddan leşker-keş olup niyyetü'l-gazâ diyerek ibtidâ kal‘a-i Cem-cemâl'den niçe gün kat‘-ı menâzil ederek kal‘a-i Pilever'e andan kal‘a-i Denâver'e andan kal‘a-i Despol'a andan kal‘a-i Sorhbîd-i Rûsipîd'e andan ibret-nümâ olan kûh-ı Bî-sütûn'a bir kal‘a-i müfîd binâ edüp andan kat‘-ı menâzil ederek kûh-ı Demâvend'e geldikde gördü kim Bağdâd ile Hemedân ve Tebrîz yolları üzre bir cây-ı menâs olacak kal‘a yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 327a ·
metinde göster ·
… â-ileyh Mardin'de kışladı. Ve Erzurûm'dan 336a Revân ve Nahşevân ve Tebrîz ve
Erdebil ve
Hemedân ve Derteng'den yine Bağdâd üzre gitmek arzusunda iken Hüsrev Paşa'yı mü …
Âhirü'l-emr cümle vüzerâ vü vükelâ ve iş erleri müşâvere edüp netîce-i kelâmları "el-umûru merhûnetün bi-evkâtihâ" deyüp cümle toplara seyyâhlık tarîkiyle top-keşân yazup sene 1040 Saferü'l-muzafferü'l-hayrın yigirmi yedinci gününde bî-hayr u bî-zafer kat‘-ı menâzil ederek kal‘a-i Hille'ye gelinüp kal‘aya er koyup andan kal‘a-i Musul'a gelüp ta‘mîr edüp muhâfazacı koyup serdâr-ı mûmâ-ileyh Mardin'de kışladı. Ve Erzurûm'dan 336a Revân ve Nahşevân ve Tebrîz ve Erdebil ve Hemedân ve Derteng'den yine Bağdâd üzre gitmek arzusunda iken Hüsrev Paşa'yı mühürden ma‘zûl eyleyüp tekrâr Hâfız Ahmed Paşa sadrıa‘zam oldukda Hüsrev Paşa kal‘a-i Tokat'a gelüp anda sâhib-i firâş iken Hâfız Ahmed Paşa'nın ilkâ ve iğvâsıyla Hüsrev Paşa câme-i hâbında bîdâr iken şehîd edüp na‘şın İslâmbol'da (---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 335b–336a ·
metinde göster ·
Kum ve Kâşân ve Hemedân ve Dergezîn ve Şehribân diyârlarından Bağdâd'a gelirken …
Mukaddemâ diyâr-ı Acem'de vilâyet-i Erdebil ve Kum ve Kâşân ve Hemedân ve Dergezîn ve Şehribân diyârlarından Bağdâd'a gelirken bu nehr-i Diyâle'nin tulû‘ [u] gurûbuyla evsâfı tahrîr olunmuşdur ammâ şimdi bu mahalde sâhil-i nehirde haymelerimizle meks edüp kend-i Havlinden mâhî sayyâdları getirüp ol kadar gûnâ-gûn balıklar sayd olunup Şehribân'ın lüffân narın semekeler üzre sıkup tenâvül olunup ol gice cihânda bir zevk u safâ etdik ve nehr-i Diyâle'ye çıkup tarâvet kisb etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 368b ·
metinde göster ·
… ç hisârı taş binâ kal‘a-i ra‘nâ olup şehr-i imâr olduğu bâlâda diyâr-ı Tebrîz ü
Erdebil ve
Hemedân u Dergezîn'e gitdiğimizde bu şehr-i Sine mufassal tahrîr olunmuşdu. Amm …
Sitâyiş-i kal‘a-i Sine: Sene 616 târîhinde Luristân hâkimlerinden Emîr Gıyâseddîn binâsı olduğu ve Âl-i Osmân'a ve Acem'e tâbi‘ olup Luristân hâkimi tahtı olduğu ve şehri bir çukur yerde vâki‘ olup Derbend-i Mâşa dağlarından çam ağacı oluklarıyla bu Sine şehrinin damları üzre sular cereyân etdiği ve iç hisârı taş binâ kal‘a-i ra‘nâ olup şehr-i imâr olduğu bâlâda diyâr-ı Tebrîz ü Erdebil ve Hemedân u Dergezîn'e gitdiğimizde bu şehr-i Sine mufassal tahrîr olunmuşdu. Ammâ şimdiki hâlde Murtezâ Paşa kethudâsı Yûsuf Ağa ile geldiğimizde Luristân hâkimi Süleymân Hân beş bin güzîde askerle istikbâle çıkup alây-ı azîm ile Sine şehrine dâhil olduk. Ba‘de'z-ziyâfe Murtezâ Paşa'nın hedâyâsı bir mücevherli küheylân atın ve bir külçe lepanı destârın verüp kabûl etdi. Ve mektûb-ı dürer-bârların bûs edüp mahzûz olup cümlemize birer mesîregâh-ı hıyâbânlı konaklar verüp üç gün şehri seyr [ü] temâşâ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 370b ·
metinde göster ·
Hemedân ve Pilever ve Dergezîn ve Cem-cenâb nâm kal‘aların nehb ü gâret ve harâ …
Evsâf-ı kal‘a-i Kızılca: Sene 915 târîhinde Şâh İsmâ‘îl'in Kızılca Hân nâmında bir benâm hânı Selîm Hân-ı Evvel havfinden bu sûr-ı üstüvârı inşâ etmişdir. Niçe hândan hâna intikâl etmişdir. Ba‘dehû sene 962 târîhinde Süleymân Hân Vezîri Baltacı Mehemmed Paşa dest-i Acem'den feth edüp Luristân Hâkimi Hüseyin Hân'a ihsân olunup ilâ hâze'l-ân Şehrezûl hâkinde Lur Hânı Süleymân Hân hükmünde bir çengelistân u hıyâbân içre bir düz sahrâda şekl-i murabba‘ bir hâk-i amber-pâk ile mebnî bir kal‘a-i kavî sûr-ı ma‘mûrdur. Cümle halkı Sünnî Ekrâd-ı mesrûrdur. Sene 1039 târîhinde Murâd Hân-ı Râbi‘ Vezîri Hüsrev-i şîr diyâr-ı Acem'in Erdebil ve Hemedân ve Pilever ve Dergezîn ve Cem-cenâb nâm kal‘aların nehb ü gâret ve harâb u yebâb etdikde bu kal‘a altından ubûr idince Hüsrev Paşa'nın şîrâne mehâbet ü salâbetin bu kal‘a-i Kızılca ahâlîsi görüp itâ‘at etdiler. Hâlâ ol kadar ma‘mûr u müzeyyen değildir ammâ Kürdistân Sünnîleri diyârı olmağile câmi‘i ve hân u hammâm u dükkânları vardır. Andan yine taraf-ı kıbleye 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 371a ·
metinde göster ·
… Ve bunun re’y [ü] tedbîriyle Hüsrev Paşa Acem diyârında Hemedân ve Dergezîn ve
Erdebil ve
şehribân ve Mehribâne {şehirlerine} varınca diyâr-ı Acem'i âlân u tâlân ve halk …
Paşa eyitdi: "Belî Evliyâm, eyle gerekdir. Mühür kimde ise Süleymân odur. Husûsan bu Köpürlü sâ’ir vezîria‘zamlar gibi değildir. Feleğin çok germ ü serdin ve çok fakr u fâka ve âlâm-ı şedâ’idi çeküp çok seferlerde vukûf tahsîl eyleyüp ahvâl-i dünyâya vâkıf olmuşdur. Husûsan sene (---) târîhinde merhûm Hüsrev Paşa mühr ile Bağdâd-ı behişt-âbâd üzre serdâr-ı mu‘azzam olup bu Köpürlü ol asırda Hüsrev Paşa ile Bağdâd altında bile olup hazînedârı idi. Ve bunun re’y [ü] tedbîriyle Hüsrev Paşa Acem diyârında Hemedân ve Dergezîn ve Erdebil ve şehribân ve Mehribâne {şehirlerine} varınca diyâr-ı Acem'i âlân u tâlân ve halkın 32a cümle esîr [ü] nâlân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 31b–32a ·
metinde göster ·
… d Hân-ı Râbi‘ hazz edüp cürmümüz afv edüp feth etdiğimiz Hemedân ve Dergezîn ve
Erdebil ve
Kehrân ve Rûmiyye ve Tebriz ve Hoy ve Menend ve Salmas ve Tesu ve Ordubar ve Na …
"Amân sultânım, diri dirliğinizde Haleb tokadına girme. Eş kurbân olayım. Bu kadar bin kesen var ve yetmiş seksen bin askerin var. Andan gayrı yüz bin yiğide mâl verüp iki kerre yüz bin asker ile evvel bahârda ya Erzurûm'dan ya Van'dan ya şehrezûl'dan Acem diyârına gidelim. Elin vilâyetin Hüsrev Paşa gibi âlân u tâlân ve harâb u yebâb edelim. Âl-i Osmân'a birkaç memleket feth edelim. Sikke ve hutbeyi Osmânoğlu nâmına okudalım. Ola kim Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ hazz edüp cürmümüz afv edüp feth etdiğimiz Hemedân ve Dergezîn ve Erdebil ve Kehrân ve Rûmiyye ve Tebriz ve Hoy ve Menend ve Salmas ve Tesu ve Ordubar ve Nahşivân ve Revân ve Gence ve Tiflis ve Tomanis ve şirvan ve şamaki'ye varınca yedi vezîrlik kal‘alar ve şehr-i âbâdânlardır, 71b inşâ’allâh bu zikr olunan kal‘alara amân u zamân vermeyup feth etdikde işte yanında olan hâzır yedi aded vezîr ve vezîrliğe lâyık beğlerbeğilerin var. Feth etdiğimiz diyârları Âl-i Osmân sizlere verüp İran ve Turan'a hükm edelim. Amân vezîrim, sözümüz tut. Acem'e böyle gidelim ve gazâlar edüp dîn-i mübîn uğuruna kılıç çalalım. Hemân sultânım, amân Haleb'e girmeyelim" deyü niçe âkıbet-endîş hayırhâhlar Hasan Paşa'ya va‘z [u] nasîhatlar etdikde nasîhatları aslâ makbûle geçmeyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 71a–71b ·
metinde göster ·