sağ cânibe azebistân eri cümle pür-silâh tüfeng-endâz, andan Van kal‘asının Yen …
Bir tarafa hisâr eri ve sağ cânibe azebistân eri cümle pür-silâh tüfeng-endâz, andan Van kal‘asının Yeniçeri Ağası Abdî Ağa yedi oda yeniçeri cümle iki bin piyâde ve müsellah tüfeng-endâz yeniçeriyân sağ tarafda ve beş yüz topcıyân ve beş yüz cebeciyân sol tarafda pür-silâh tüfeng-endâzlar selâm alup paşanın önü sıra yeniçeriler dahi ileri topcılar dahi ileri cebeciler dahi ileri paşanın sekban ve sarıca dayıları ve bölük kâtibleri cümle piyâde gidüp gülbâng-ı Muhammedî çekerek saf saf giderken el-azametullah kal‘a-i Van'ın zîr ü bâlâsından üçer kerre gülbâng-ı Muhammedî sadâsı gelüp andan ale'l-akîb bir yaylım tüfeng ve bir yaylım top atup üçer kerre tüfeng u top şâdumânîleri olup kal‘a-i Van murg-ı semender-vâr âteşleri nişân içre kalup karpuz kadar gülleleri Van deryâsı üzre seküp giderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 248a ·
metinde göster ·
Tebrîz kapusudur: Kim beş kat eğri ve büğrü yollu kapulardır. Hisâr
eri ve
azeb-i hisâr şeb [u] rûz bu kapular mâbeyninde dîdebânlık ve nigehbânlık edüp d …
Tebrîz kapusudur: Kim beş kat eğri ve büğrü yollu kapulardır. Hisâr eri ve azeb-i hisâr şeb [u] rûz bu kapular mâbeyninde dîdebânlık ve nigehbânlık edüp dakku'l-hanak ile tavla ve şatranç oynayup herkes bir işgâlde pâsbânlık ederler. Ve bu kapunun iç yüzünde Deveboynu ve Kesik kal‘a kayası dibinden değirmânlar döndürür âb-ı hayât kaynak su çıkup şehir içre hân u câmi‘ ü imâret ve hammâmları ve niçe hânedânların bâğçelerin saky edüp kal‘adan taşra gider. Bu kaynak ayn-ı zülâl mahrecinde bir ma‘bedhâne-i kadîm vardır. Anda cümle Tebrîz kapusu dîdebânları ibâdet edüp buz pâresi-misâl âb-ı zülâlinden nûş edüp Tebrîz kapusun beklerler. Ve ikinci,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 253a ·
metinde göster ·
… iren-mâdâr cirmi bin sekiz yüz adımdır ve bâğları yokdur, lâkin bâğçesi çokdur.
Eriği ve
elması ve emrûdu firâvândır, lâkin üzümü ekşi olur, ammâ kırk elli elvân horilk …
Yedi lisân üzre ismi başka başkadır. İbtidâ bânîsi (---)(---) ve sebeb-i tesmiyesi (---)(---). Evvel ve âhir Leh kralı hükmündedir, ammâ Varşalka kralı hâkindedir. İslâm Giray Hân asrında bu kal‘aya Kardaş Kazak istîlâ edüp mâl [u] menâlin nehb u gâret edüp Tatar-ı adû-şikâr varoşun ıhrâk bi'n-nâr etmişdi. Hâlâ ol kadar imâristânı yokdur ve kal‘ası küçük şeddadî binâ ve şekl-i muhammes bir tula binâ hisâr-ı ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi bin sekiz yüz adımdır ve bâğları yokdur, lâkin bâğçesi çokdur. Eriği ve elması ve emrûdu firâvândır, lâkin üzümü ekşi olur, ammâ kırk elli elvân horilka rakıları şişeler içinde ispençer dükkânlarında bî-hisâbdır ve etıbbâ ve cerrâh fassâdı bu şehrin memdûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 46a ·
metinde göster ·
… kal‘asından büyükdür, ammâ âdemi azdır. Nehr-i Özü kenârında bâğçeli ve elma ve
erikli ve
amrudlu ve yulaf çavdarlı yigirmi aded kiliseli ve beş yüz aded dükkânlı köydür …
Leh hâkinde Durujunka hatmanı hükmünde Kazak-ı Ak vilâyetinin tâ ortasında şehre mânend bir derbend kenddir kim Çehriliçse kal‘asından büyükdür, ammâ âdemi azdır. Nehr-i Özü kenârında bâğçeli ve elma ve erikli ve amrudlu ve yulaf çavdarlı yigirmi aded kiliseli ve beş yüz aded dükkânlı köydür, ammâ kal‘ası yokdur. Anıniçün Lomovat derler. Urus lisânı üzre Lomovat (---) derler.(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 47b ·
metinde göster ·
emrûdu ve elması ve lahanası ve purasa ve soğanı gâyet çokdur, ammâ limon ve tu …
Ve bâğçeleri bî-hisâb olup eriği ve emrûdu ve elması ve lahanası ve purasa ve soğanı gâyet çokdur, ammâ limon ve turunç ve nar ve inciri ve pembesi yokdur, ammâ bu kal‘a etrâfında olan ceng âlâtı içün muhîl [ü] şeytanatları ve çarh-ı felekleri ve paçarızları ve domuz ayakları ve su çarhların âdem görse hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 47b ·
metinde göster ·
emrûdu ve elması vefret üzredir ve elvân-ı horilka rakısı ve pivo ve medi gâyet …
Ve cümle (---) kapudur ve (---) tabyadır ve cebehânesi ve yüz elli pâre topları ve on bin âmâde askeri ve yüz yetmiş bin re‘âyâsı mevcûd ülke-i mu‘azzamdır. Derûn-ı hisârda cümle altı bin aded tahta şindire örtülü menhûs hâneler var ve çanlı kenîseleri ve çârsû-yı bâzârı ma‘mûr u müzeyyendir. Birkaç müfîd ü muhtasar tüccâr hânları var. Bâğları yokdur, ammâ bâğçeleri çokdur. Meyve-i âbdârlarından eriği ve emrûdu ve elması vefret üzredir ve elvân-ı horilka rakısı ve pivo ve medi gâyet çokdur ve mahbûb u mahbûbeleri câ-be-câ vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 49b ·
metinde göster ·
… ikdârı dükkânlardır ve yedi aded haşebden hânları var ve bâğçelerinden üzümü ve
eriği ve
elması ve emrûdu,
Ve cümle yigirmi aded çanlı manastır ve kenîseler ve beş yüz mikdârı dükkânlardır ve yedi aded haşebden hânları var ve bâğçelerinden üzümü ve eriği ve elması ve emrûdu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 50a ·
metinde göster ·
… î kayısıları ve yüz dirhem gelir âbdâr şeftalüleri olur ve gâyet âbdâr üzümü ve
eriği ve
emrûdu ve kiraz ve vişnesi ve âbdâr kavunu ve karpuzu olur ve (---)(---)(---) …
Tavsîf-i me’kûlât-ı müsmirât: Evvelâ Münirî Efendi bâğçesinde kırkar dirhem gelir âbdâr kamerî kayısıları ve yüz dirhem gelir âbdâr şeftalüleri olur ve gâyet âbdâr üzümü ve eriği ve emrûdu ve kiraz ve vişnesi ve âbdâr kavunu ve karpuzu olur ve (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115b ·
metinde göster ·
… nı doylamışdır. Gâyet ganîmet diyârdır. Dağlarında bir vişnesi ve bir çileği ve
eriği ve
gögemi bir diyârda yokdur, lâkin zimistân diyârı olmağile incir ve zeytûnı ve n …
Nevâhîlerinde olan sürü sürü devâbbât makûlesinden at ve sığır ve câmûs ve koyun ve kuzuların hisâbın Rabbü'l-izzet bilir. Katır ve deve ve eşek görseler re‘âyâsı deveden korkup eşeğe gülüp katırdan ürküp temâşâ ederler. Balı ve yağı cihânı doylamışdır. Gâyet ganîmet diyârdır. Dağlarında bir vişnesi ve bir çileği ve eriği ve gögemi bir diyârda yokdur, lâkin zimistân diyârı olmağile incir ve zeytûnı ve narı [ve] pembesi yokdur, lâkin emrûd-ı ahladı çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 119b ·
metinde göster ·
elması ve beyâz kebesi meşhûrdur. Ve cümle re‘âyâsı Varat kulu aklâmıdır. Ve on …
Memdûhâtından eriği ve elması ve beyâz kebesi meşhûrdur. Ve cümle re‘âyâsı Varat kulu aklâmıdır. Ve on yük akçesi Mekke ve Medîne'ye vakf olunmuşdur kim Ravza-i Mutahhara tarafından her sene Kızlar Ağası âdemi gelüp on yük akçeyi Tımışvar defterdârından alup gider, hayrât-ı azîme oldu. Andan kalkıp 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 1b ·
metinde göster ·
… letâfetinden mahbûb u mahbûbeleri henüz gelüp imâr olmadadırlar. Memdûhâtından
eriği ve
elması ve alaca at kebesi meşhûrdur. Ve yayla dibi olmağile bâğ u bâğçesi çokdu …
Ve bu sûrun tâ ortasında Şeddâdî binâ bir şekl-i muhammes sa‘b ve metîn iç kal‘ası var, dizdârdan gayri birisi yokdur. Mâl-â-mâl cebehâne ve musanna‘ altın gibi mücellâ Macar-ı füccâr topları ve bu iç kal‘anın ancak şimâline nâzır bir küçük kapusu var. Göle kal‘asının iç kal‘ası gibi bunun dahi kapusuna otuz ayak taş nerdübân ile çıkılır bâb-ı âlîdir. Üstündeki bacalardan aşağı taş atacak baca delikleri ve kapunun yemîn ü yesârında mazgal delikleri ile ârâste olmuş gâyet metîn u muhkem kapudur, ammâ 2a taşra varoşunda çârsû-yı bâzârı müzeyyendir. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbeleri henüz gelüp imâr olmadadırlar. Memdûhâtından eriği ve elması ve alaca at kebesi meşhûrdur. Ve yayla dibi olmağile bâğ u bâğçesi çokdur. Andan 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 1b–2a ·
metinde göster ·
… mahbûbesi cihân-ârâdır. Ve bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır. Üzümü hoş-hor olur, ammâ
eriği ve
elması ve emrûdu ve beyâz sipov ekmeği memdûh olur, ammâ inciri ve narı ve limo …
Âb [u] hevâsı latîfdir. Anıniçün mahbûb u mahbûbesi cihân-ârâdır. Ve bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır. Üzümü hoş-hor olur, ammâ eriği ve elması ve emrûdu ve beyâz sipov ekmeği memdûh olur, ammâ inciri ve narı ve limon turuncu ve zeytûnu aslâ olmazdır, zîrâ iklîm-i hâmisin âhirinde bulunmuşdur. Arz-ı beledi (---)(---)(---) ve tûl-ı nehârı (---) sâ‘at ve derecedir. (---) Memdûhâtından,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 28b ·
metinde göster ·
… üzîde-i fevâkihât: Cümle meyvelerinden vefret üzre olan âbdâr hoş-hor engûrü ve
eriği ve
zerdâlûsü ve kiraz-ı hoş-güvârı ve vişnesi firâvândır. Hattâ dağlarında birer i …
Der-sun‘-ı Hudâ güzîde-i fevâkihât: Cümle meyvelerinden vefret üzre olan âbdâr hoş-hor engûrü ve eriği ve zerdâlûsü ve kiraz-ı hoş-güvârı ve vişnesi firâvândır. Hattâ dağlarında birer ikişer karış ağaçda yer vişnesi hâsıl olur, ammâ limon ve turunç ve nar ve incir ve zeytûn ve fısdık misilli sevâhil meyveleri olmaz. 88a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 87b–88a ·
metinde göster ·
Memdûhâtından âdem kellesi kadar hoş-hor ve âbdâr kırmızı elvân elması ve siyâh
eriği ve
ıssı yemez emrûdu olur, ammâ müşebbek bostân-ı âbâdânında hâsıl olan her gûne s …
Memdûhâtından âdem kellesi kadar hoş-hor ve âbdâr kırmızı elvân elması ve siyâh eriği ve ıssı yemez emrûdu olur, ammâ müşebbek bostân-ı âbâdânında hâsıl olan her gûne sebzevâtları vefret üzredir, ammâ iki vukiyye gelir müdevver siyâh turpu bir diyârda olmazdır. Hattâ rîhi ol kadar tahlîl eder kim (eder kim) hattâ cümle rîh bevâsûru bile izâle eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 123b ·
metinde göster ·
… [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan bâğ u bâğçesi gâyet çokdur. Ve memdûhâtından,
eriği ve
elması ve kirazı ve çam ve pelîd ve meşe tahtası ve sığır gönü ve koyun yapağıs …
Ve dahi âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan bâğ u bâğçesi gâyet çokdur. Ve memdûhâtından, eriği ve elması ve kirazı ve çam ve pelîd ve meşe tahtası ve sığır gönü ve koyun yapağısı meşhûrdur. Ve gâyet işlek iskeledir. Nehr-i Drin ile Belgrad'a gider gelir niçe bin gemileri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 169b ·
metinde göster ·
… dur, ammâ bâğ u bâğçesi gâyet çok olup memdûhâtından lipo ekmeği ve bal suyu ve
eriği ve
elması cihânı dutmuşdur, ammâ üzümü menhûs olup meyi de âdemi serhoş etmez, anı …
Ve cümle yetmiş aded dükkândır, ammâ bezzâzistânı yokdur, ammâ bâğ u bâğçesi gâyet çok olup memdûhâtından lipo ekmeği ve bal suyu ve eriği ve elması cihânı dutmuşdur, ammâ üzümü menhûs olup meyi de âdemi serhoş etmez, anıniçün halkı hoş-hâllerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 170a ·
metinde göster ·
elması memdûhdur. Ve mahbûbe kızları akdır ve reng-i rûyları cümle berrâkdır. V …
Ve bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır. Beyâz kirazı ve eriği ve elması memdûhdur. Ve mahbûbe kızları akdır ve reng-i rûyları cümle berrâkdır. Ve kal‘alarının hâfızı Allâhu Rezzâk'dır. Ve cümle halkı Boşnak'dır, ammâ Macarca ve lisân-ı Hırvatca fasîh bilirler, zîrâ şeb [ü] rûz Zirinoğlu vilâyetlerine çeteye ve poturaya gidüp gazâ ederler, lâkin ayağı neybe demirli esîrlikden halâs olmuş gâzîleri çokdur ve yine ayağı neybeli kâfir esîrleri gâyet bî-nihâyedir. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 177a ·
metinde göster ·
emrûdu gâyet çokdur ve âb-ı hayât sularına nihâyet yokdur.
Bu Polata ve Began ve Çavka kal‘alarının cümle bin iki yüz aded neferâtları Budin defterdârından vazîfe-i mu‘ayyenelerin alırlar. Bu kal‘anın bâğ u bâğçeleri çokdur, ammâ etrâflarına kâfirden korutmak içün karavullar koyup zirâ‘at edüp bâğlarına varırlar, gâyet serhad yerdir. Eriği ve emrûdu gâyet çokdur ve âb-ı hayât sularına nihâyet yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 16a ·
metinde göster ·
elma ve emrûd ve kızılca ve yer vişnesi ve çilek nâm meyveler dağlarda pâymâl-i …
Bu kal‘adan Hacı Paşa elli yiğit refîk kulağız alup cânib-i garba Bakvan dağları içre giderken azamet-i Hudâ erik ve elma ve emrûd ve kızılca ve yer vişnesi ve çilek nâm meyveler dağlarda pâymâl-i rimâl olup yatup bu ni‘met-i fâkiheleri yeyüp 3 sâ‘atde gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 16a ·
metinde göster ·
Memdûhâtından müşebbek bostânlarında kavunu ve karpuzu ve
eriği ve
balsuyu ve beyâz sipov ekmeği memdûh-ı âlemdir. Cümle re‘âyâsı Eflak ve Macar k …
Memdûhâtından müşebbek bostânlarında kavunu ve karpuzu ve eriği ve balsuyu ve beyâz sipov ekmeği memdûh-ı âlemdir. Cümle re‘âyâsı Eflak ve Macar kavmi olduğundan şehri gâyet ganîmet ve ucuzluk yerdir, zîrâ Eflakân ve Macar ve Boğdan kefereleri gâyet çiftçi ve dihkânî ve hizmetkâr olur. Elhâsıl Âl-i Osmân'da böyle bir ganîmet ve metîn ü müstahkem kal‘a yokdur. Hafizakallâhu mine'l-âfâti'l-beliyyât.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84b ·
metinde göster ·
… ndan Haleb kalkanı kadar beyâz sipov ekmek pişirirler kim gûyâ nûrdur. Üzümü ve
eriği ve
emrûdu ve lahana ve kavunu ve karpuz[u] eyle vefret ü kesret üzre olur kim bir …
Der-vasf-ı hubûbât-ı mahsûlât: Sayf [u] şitâda nebâtât-ı sebzevâtı eksik değildir. Hattâ kılçıksız bir gûne deve dişi buğdayı olup andan Haleb kalkanı kadar beyâz sipov ekmek pişirirler kim gûyâ nûrdur. Üzümü ve eriği ve emrûdu ve lahana ve kavunu ve karpuz[u] eyle vefret ü kesret üzre olur kim bir araba kavun ve karpuz iki beşliğe ve bir vukıyye et bir peneze verilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 87b ·
metinde göster ·
emrûdu ve hâs ve beyâz sipov ekmekleri rub‘-ı meskûnda yokdur. Hattâ Süleymân H …
Memdûhâtından al ve beyâz üzümü ve eriği ve emrûdu ve hâs ve beyâz sipov ekmekleri rub‘-ı meskûnda yokdur. Hattâ Süleymân Hân Budin'i sene (---) târîhinde Alman kralı elinden kabza-i teshîre aldıkda bu Dobroçin re‘âyâsı Süleymân Hân'a "Gazân mübârek ola" deyü iki çift ekmek getirirler, her bir ekmeği yüzer çift câmûs kızaklarla çeküp Süleymân Hân'a hedâyâ verdiklerinde Süleymân Hân, "Vilâyetiniz ganîmet olup evlâdlarınız çok ola" deyüp ellerine mu‘âfnâme verüp hâlâ evlâd [u] ensâbları çok olup âdem başına birer altun harâc ve aded-i ağnâm ve bâğ hakkı verirler, gayri tekâlîfden mu‘âflar iken şimdi Varat kal‘ası ta‘mîrine imdâd eder oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 90a ·
metinde göster ·
Memdûhâtından beyâz âbdâr hoşhor kirazı ve siyâh eriği ve emrûdu meşhûrdur. Âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûbu gâyet çokdur. Mahbûbeleri gâyet mü’eddebe hâtûnları olup ahâlî-i vilâyeti tüccâr ve züvvâr-ı berr [ü] bihâr hacısı çok halûk halîm ü selîm velîni‘am ve garîb-dost Boşnak âdemleridir kim gâyet ehl-i ırzlardır. Ve cümle (---) aded mesâcidlerdir ve cümle iki yerde medreselerdir. Ve cümle,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 94a ·
metinde göster ·
… . Ve cümle evlerinin dîvârları toprak kerpiçidir ve iki kerpiç mâbeynleri deryâ
eriştesi ve
çürük samandır, ammâ ne pek metîn dîvârları olur. Ammâ çölistân yer olmak ile s …
Menzil-i karye-i Kocamak: Mezkûr kurâlar cümle kırlıkda ağaçsız ve bâğ u bâğçesiz cümle halkı sığır tezeği ve deve kemresi ve at tersi yakarlar ve dâ’imâ tezek kokarlar. Lâkin gâyet ekinleri çok olur. Hattâ bir kîlesi elli altmış kîle verir. Ve cümle evlerinin dîvârları toprak kerpiçidir ve iki kerpiç mâbeynleri deryâ eriştesi ve çürük samandır, ammâ ne pek metîn dîvârları olur. Ammâ çölistân yer olmak ile susuz yurtlardır. Yüzer ve seksener ve ellişer kulaç kuyularından atları sığır tulumlarıyla sular çeküp hayvânâtları ve kendilerin sıvarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 117b ·
metinde göster ·
… ann ederler. Ammâ vakt-i bahârda her dıraht-ı meyvedârın şükûfeleri küşâde olup
erik ve
elma ve emrûd ve kiras [ve] vişne çiçekleri kaçan küşâde olduğu mahalde âdem râ …
Ve cemî‘i vilâyetlerden hânlara hedâyâ gelen şükûfe-i hezâr-gûnların râyiha-i tayyibeleri âdemin dimâğların mu‘attar eder. Husûsan Anatolu'da Bakrazbeli müşk-i Rûmî soğanları ve Tarabefzûn karanfîllerinin kanırtmaçları ve İslâmbol’un zerrîni ve Monla Çelebi’nin ablak lâlesi ve Çelebi Cüce’nin filandıra lâlesi ve Kâğızhâne lâlesi ve gûnâ-gûn şakâyık-ı nu‘mânîler ve İstanköy sünbülleri ve niçe yüz bin gûne hedâyâ gelen çiçek soğanlarının şükûfeleri bu bâğ-ı kûhistân içre zeyn olup görenler ve bu bâğ içre girenler gûyâ cennet-i huld-i berîne girdik zann ederler. Ammâ vakt-i bahârda her dıraht-ı meyvedârın şükûfeleri küşâde olup erik ve elma ve emrûd ve kiras [ve] vişne çiçekleri kaçan küşâde olduğu mahalde âdem râyiha-i tayyibelerinden sermest olup bu bâğ-ı İremezâtü'l-ımâd gûyâ fânî cihânın Firdevs-i berîn-misâli olur. Ammâ bu hıyâbân-ı latîf bu Mehemmed Geray Hân asrında böyle müzeyyen olmuşdur, zîrâ bir sâhib-i tab‘ ve bir sâhib-i cûd-ı keremkârî hân-ı âlîşândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 124a ·
metinde göster ·
… asl-ı envâ‘-ı müsmirât: Her meyvesi âbdârdır, ammâ emrûdu ve vişne ve kirazı ve
eriği ve
elması gâyet çok olur, ammâ şiddet-i şitâsı şedîd olduğundan üzümü âbdâ[r]dır, …
Der-fasl-ı envâ‘-ı müsmirât: Her meyvesi âbdârdır, ammâ emrûdu ve vişne ve kirazı ve eriği ve elması gâyet çok olur, ammâ şiddet-i şitâsı şedîd olduğundan üzümü âbdâ[r]dır, ammâ turş-hordur. Zeytûnu ve inciri ve rummânı dahi olmayup Tat elinden gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128a ·
metinde göster ·
Diyâr-ı Kırım'da hâsıl olan ve olmayan fâkihât: Emrûdu ve
eriği ve
elması ve üzümü, vişnesi ve kirazı olur, ammâ ayva ve incir ve zeytûn ve nâr ve …
Diyâr-ı Kırım'da hâsıl olan ve olmayan fâkihât: Emrûdu ve eriği ve elması ve üzümü, vişnesi ve kirazı olur, ammâ ayva ve incir ve zeytûn ve nâr ve üvez ve muşmula ve bâdem ve fındık ve fısdık ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128b ·
metinde göster ·
… e çimşîr ve üvez ve muşmula ve latîf ayva ve kestâne ve gûnâ-gûn âlûları, ya‘nî
erikleri ve
kaysı ve zerdâlûleri olur kim lâ-nazîr kabîlesindendir. Hattâ Tarabefzûn'da, ya …
Hattâ kûhlarında ve kurâlarında incir ve limon ve turunc ve zeytûn ve nâr ve şeftâli ve kiraz ve vişne [ve] tut ve servî ve kavak ve bîd-i ser-nigûn ve çimşîr ve üvez ve muşmula ve latîf ayva ve kestâne ve gûnâ-gûn âlûları, ya‘nî erikleri ve kaysı ve zerdâlûleri olur kim lâ-nazîr kabîlesindendir. Hattâ Tarabefzûn'da, ya‘nî Tırabzan şehrinde olan gibi karanfîlleri olur kim râyihasından âdemlerin dimâğları mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128b ·
metinde göster ·
… mmâ üzümü türş lezzetde olduğundan memdûh değildir, ammâ kirazı [ve] vişnesi ve
eriği ve
elması ve bir buçuk vukıyye ak ekmeği bir akçeye ve bir vukıyye koyun eti iki a …
{Memdûhâtından}: Ve şehrin iki başında Karasuyun yemîn ü yesârında bâğ u bâğçeler bî-hisâbdır, ammâ üzümü türş lezzetde olduğundan memdûh değildir, ammâ kirazı [ve] vişnesi ve eriği ve elması ve bir buçuk vukıyye ak ekmeği bir akçeye ve bir vukıyye koyun eti iki akçeye ve sığır lahmı bir akçeyedir, ammâ "Kuzu eti dahi kâmil değildir" deyü Tatar kavmi kuzu eti yemezler, ammâ at eti üzre alırken gavga edüp şehîd olurlar, zîrâ at eti hem mukavvî ve hem hâzımu'l-ifrât bir lahm-ı mu‘tedildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135a ·
metinde göster ·
… ‘nî sofîleri köyüdür. Bir mükellef câmi‘li ve hammâmlı ve birkaç dükkânlı sehel
erik ve
elma bâğçeli kasaba-misâl ma‘mûr köydür.
Cümle Tatarları Güleçli Ahmed Efendi hazretlerinin bıyıkları tırâş dörder ve beşer sakal telli gâyet köse Tatar sopuları, ya‘nî sofîleri köyüdür. Bir mükellef câmi‘li ve hammâmlı ve birkaç dükkânlı sehel erik ve elma bâğçeli kasaba-misâl ma‘mûr köydür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 142b ·
metinde göster ·
… dan ekseriyyâ halkının kâr [u] kisbleri çemşir kökünden ve karaçalı kökünden ve
erik ve
kızılcık ağaçları özlerinden gûnâ-gûn musanna‘ kaşıklar ve keşkül ve zerdestele …
Ve cümle memdûhâtlarından ekseriyyâ halkının kâr [u] kisbleri çemşir kökünden ve karaçalı kökünden ve erik ve kızılcık ağaçları özlerinden gûnâ-gûn musanna‘ kaşıklar ve keşkül ve zerdesteler yapup kifâf-ı nefs ederler. Ve vilâyet vilâyet bu şehrin kaşıklarından hedâyâ götürürler. Ve Bursa'nın imâm lülesi kadar meşhûr lüle-i duhân işlenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 230b ·
metinde göster ·
… vardır, gayri kapuları yokdur. Bu kapudan içeri derûn-ı hisârda elli aded hisâr
eri ve
dizdâr ve kethudâ evleri ve bir câmi‘i ve gılâl anbârları ve cebehâneleri var.
Eşkâl-i zemîn-i kal‘ası: Evc-i semâya ser çekmiş bir yalçın kaya üzre üç kat bir Şeddâdî seng-i hârâlı bir kal‘a-i metîn ve şekl-i muhammes vâki‘ olup cirmi dâ’iren-mâdâr iki bin germe hatvedir, ammâ tiryâkî adımıyla değildir, levendâne iki bin adımdır. Ammâ ba‘zı yerleri gâyet çâh-ı gayyâ-misâl uçurum sa‘b kayalardır. Aslâ bir tarafında handakı yokdur ve lâzım da değildir, ammâ kıble ve cenûb tarafına havâleli yalçın kayaları vardır, ammâ ol kayalar ile kal‘a mâbeyni on minâre kaddi çâh-ı gayyâdan nişân verir derk-i esfeller vardır. Ve yıldız cânibine nâzır ancak bir kapusu vardır, gayri kapuları yokdur. Bu kapudan içeri derûn-ı hisârda elli aded hisâr eri ve dizdâr ve kethudâ evleri ve bir câmi‘i ve gılâl anbârları ve cebehâneleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 246a ·
metinde göster ·
… ûy-i zemîn kemândârları zemînden zirve-i senge tîr perrân etseler nısfına ancak
erişir. Ve
bu kal‘anın tâ zirvesine urûc etmeğe seng-i hârâyı Ferhâdvâr kesüp yol etmişler …
Ve bu kayanın cânib-i erba‘ası eyle mücellâ kayadır kim rûy-i zemîn kemândârları zemînden zirve-i senge tîr perrân etseler nısfına ancak erişir. Ve bu kal‘anın tâ zirvesine urûc etmeğe seng-i hârâyı Ferhâdvâr kesüp yol etmişler. Kâmil üç bin elli kademe kesme kaya nerdübândır. Her kademesi nısf mi‘mâr zirâ‘ıdır. Bu râh üzre ba‘zı ârâmgâh yerler kesmişler. Kayanın etrâfına dolanarak ubûr olunur. Ammâ at ve katır ve hımâr çıkamaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y29a ·
metinde göster ·
… ar. Ve türlü türlü P 28b âlû ve şeftâlû ve zerdâlû ve kaysı Q 28b ve Fransa
eriği ve
Şâm fısdığı ve Frenk incîri ve Rûm incîrinin sekiz gûne incîri olur kim lezzeti …
Ve turunc ve kebbât ve hummâs ve ağaç kavununun envâ‘ları var. Ve türlü türlü P 28b âlû ve şeftâlû ve zerdâlû ve kaysı Q 28b ve Fransa eriği ve Şâm fısdığı ve Frenk incîri ve Rûm incîrinin sekiz gûne incîri olur kim lezzeti demâğı dü şakk eder. Hattâ bir gûne fındık kadar yeşil hurde incîri olur gâyet lezîz ve mümessekdir. Âdemin demâğın misk-i abîrî râyihası mu‘attar eder. Ve bir gûne hurde elma ağaçlarında elması olur, subhâne'l-Hallâk rub‘-ı meskûnda nazîrin görmedim. Ve bu bâğda hâsıl olan âbdar ve dânedâr kiraz vişne ve siyâh dud rub‘-ı meskûnda yokdur, meğer Rûm'da Tekirdağı şehrinde ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y54b ·
metinde göster ·
… uk kavmi müflis mendebûr ve gılâlleri anbârlarında bûr olur. Ve tuzları sulanup
erir ve
cî‘ân-ı cuğaymân fakr [u] fâkada insânları vardır. Ammâ yine bu şehir içre âsûd …
Hakîkatü'l-hâl Ayasuluk kavmi müflis mendebûr ve gılâlleri anbârlarında bûr olur. Ve tuzları sulanup erir ve cî‘ân-ı cuğaymân fakr [u] fâkada insânları vardır. Ammâ yine bu şehir içre âsûde olan kibâr-ı evliyâullâhın rûhâniyyetleri sebebiyle aşağı varoşda yüz mikdârı toprak örtülü evleri ve yigirmi aded dükkânı ve bir mescidi ve bir kesîf küçük hammâmı ve bir hânı var. Ve çârsû meydânı ortasında bir azîm çınâr-ı müntehâ sâyesinde bir âb-ı hayât kuyusu var, Temmûz'da buz pâresidir. Ve câ-be-câ hânelerinde bâğçecikleri vardır. Ammâ çârsûdan alarka kal‘a altına karîb eski şehirde bâkî kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y68a ·
metinde göster ·