krallarının kızı idi. İslâm ile müşerref olup Akçakoyunlu pâdişâhlarının birine …
Ziyâret-i kutb-ı âlem-i rûhânî ve ma‘den-i hikmet-i Rabbânî, eş-Şeyh Hazret-i İshâk-ı Kâzvinî: İsm-i şerîfleri İbrâhîm'dir, künyeleri Ebû İshâk'dır. Vâlidesi Şehriyâr Hâtûn idi. Ermen krallarının kızı idi. İslâm ile müşerref olup Akçakoyunlu pâdişâhlarının birine menkûha olup Hicret-i Nebevî'nin üç yüz elli iki Ramazân'ında düşenbe gicesi vücûda gelüp (---)(---)(---) zamânında iştihâr bulup kutbu'l-aktâb mertebesinde iken merhûm olup Erzurûm'da Tebriz Kapusu'nun iç yüzünde bir kulle içinde medfûndur. Revân kal‘asında mütehassın olup bizzarurî Van'ı kızılbaşa veren Şehîd Murtazâ Paşa, Ebû İshâk ile bir kubbede yatır. Bu hakîr ol âsitâneyi ziyâret etdiğimizde bir ak sakallı pîrezen bir avret türbedârı var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 239a ·
metinde göster ·
vilâyetlerindendir. Ba‘zı tevârîhde Nûşirevân binâsıdır, demiş. Amma sahîhi Akç …
Vilâyet-i eyâlet-i Erzenu'r-rûm ya‘nî Erzurûm: Ba‘zıları "Ere zulüm" demişler. Azerbaycân hâkinde Ermen vilâyetlerindendir. Ba‘zı tevârîhde Nûşirevân binâsıdır, demiş. Amma sahîhi Akçakoyunlu pâdişâhlarından Erzen Bây ibn Soknar b. Gündüz Bây binâsıdır kim ecdâdları Mâhân diyârından gelüp Van deryâsı kenarında Ahlat kal‘asın binâ edüp anda sâkin oldular. Hâlâ bu Erzen Bây'ın cümle ecdâdları Ahlat'da medfûndurlar kim Âl-i Osmân'ın ecdâd-ı ızâmı Ertuğrul ve Süleymân Şâh bu Ahlat'daki pâdişâhlar nesillerindendir. Ba‘dehû bu Erzurûm, Azerbaycân pâdişâhı Uzun Hasan eline girip dahi metânet üzre eyâlet-i Erzurûm'da Hasankal‘asın binâ edüp Ebü'l-feth'in İslâmbol'u feth etdüğüne hased edüp Âl-i Osmân'ın ba‘zı hudûdlarına vaz‘-ı yed edüp sulha mugâyir işler etmeğe başladı. Ebü'l-feth dahi ana rağmen Rûm keferesi destinden Tarabefzûn kal‘asın alup andan donanma ve berr u bahrdan deryâ-misâl asker çeküp Uzun Hasan'ı iki kerre yüz bin asker ile Tercan Sahrâsı'nda bozduğuna
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 283b ·
metinde göster ·
vilâyetlerinde bir eyâlet-i vâsi‘dir. Niçe tevârîhinde Enûşirvân binâsıdır, dem …
Ba‘zılar Ere zulûm demişler. Azerbaycân hâkinde Ermen vilâyetlerinde bir eyâlet-i vâsi‘dir. Niçe tevârîhinde Enûşirvân binâsıdır, demiş. Ammâ sahîhi Akkoyunlu pâdişâhlarından Erzen Bây ibn Soknar ibn Gündüz Bây binâsıdır kim bâlâda eyâleti hudûdunda ahvâlleri münâsebetiyle mestûrdur. Nice mülûke intikâl edüp sene (---) târîhinde Sultân Hasan hükmünde idi. Ba‘dehû anın evlâdı, Kara Yûsuf destinden sene (---) târihinde Sultân (---) Hân feth edüp eyâlet-i Rûm olmuşdur. Taraf-ı pâdişâhîden vezîrinin hâssı on iki kerre yüz bin ve on dörd bin altı yüz akçedir. Ve eyâletinde on iki sancakdır. Hazîne defterdârı ve defter kethüdâsı ve timar defterdârı ve çavuşlar kethüdâsı ve çavuşlar emîni ve kâtibi vardır ve alaybeğisi ve çeribaşısı dahi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 285b ·
metinde göster ·
… er. Bu deyrin birin Enûşirvân binâ etmiş, birini Kayser-i Rûm binâ etmiş, birin
Ermen
Zenân binâ etmiş kim hâlâ beş yüzden mütecâviz bâkire kızlar vardır. Cümle alığ …
Menzil-i Üçkilise: Bu mahal Revân haddindedir. Üç kûh-ı bülend üzre üç deyr-i mu‘azzamlardır kim her birinde yüzer ikişer yüz bıtrîk ve ruhbân ve kıssîs ve mıkdısı Ermeni papasları ve bıtrîkleri var. Ve mahbûb-ı pençe-i âfitâb muğbeçe-i mahbub boğda gulâmları var kim âyende vü revendelerin önüne durup cân u baş ile hizmet ederler. Bu deyrin birin Enûşirvân binâ etmiş, birini Kayser-i Rûm binâ etmiş, birin Ermen Zenân binâ etmiş kim hâlâ beş yüzden mütecâviz bâkire kızlar vardır. Cümle alığsız bakla yerler. Bu deyrlerde her müsâfirîn ve mücâvirîne ol mertebe hizmet ve ikrâm ederler, şîr-i hurma ve katr-ı nebât hamuru yedirüp zer-ender-zer câme-i hâblar döşeyüp cümle atlara çul tobra çıkartmayup hizmet ederler. Millet-i Mesîhiyye'de tâ‘ife-i Ermeni'nin bu düyûrlara gâyet i‘tikâdları olduğundan cemî‘î kâfiristândan bu deyrlere nezîrâtlar gelir, gâyet evkâf-ı metîndir. Her birinde beşer onar mihmândârları ve kırkar ellişer işbâzları vardır kim keşkeği ve herîsesi rûy-ı dünyâda meşhûrdur. Baş mıkdısı olan papası iki yüz ruhbân-ı dalâlet-âyîn ile elçilere ve hakîre ziyâfete da‘vet edüp ba‘de't-ta‘âm hedâyâlar verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 293b ·
metinde göster ·
… na vâki‘ olup (---) cânibe bir âb-ı hayât buhayre vâki‘ olmuşdur. İbtidâ bânîsi
Ermen
meliklerinden Erdebîl veled-i Erdemînî, Yunaniyân'dandır. Hazret-i Ömer Basra'y …
Cânib-i Irâk'a vâki‘ olmuşdur. Azerbaycân hâkinde ibtidâ Acem şâhlarının taht-ı kadîmi, mekân-ı Şeyh Safî'dir. Sene (---) târîhinde Süleymân asrında feth olup mîr-i mîrânlık olmuşdur. Ba‘dehû havâriciyân istîlâ edüp niçe kerre harâb u yebâb, hâneleri türâb ve halkı esîr-i kebâb olmuşdur. Ba‘dehû sene 1039 târîhinde Murâd Hân-ı Râbi‘in serdâr-ı mu‘azzamı Husrev-i şîr, dilîrâne ve sîyrâne hareket edüp ne Hemedân ve ne Dergüzîn ve Erdebîl'in koyup nehb ü gâret idelden berü gâyetü'l-gâye imâr olup hâlâ İrân-zemîn hükmünde hânlıkdır. Üç bin askere mâlikdir. Darûgası ve kelenteri ve münşîsi ve korucubaşı ve kadısı ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı vardır. Şehri cebel-i Sehlân'a bir günlük yoldur. Ve cânib-i erba‘ası birer günlük yol kûh-ı bâlâlardır. Şehri bir vâsi‘ sahrâ-yı çemenzâr [u] mahsûldârın tâ vasatına vâki‘ olup (---) cânibe bir âb-ı hayât buhayre vâki‘ olmuşdur. İbtidâ bânîsi Ermen meliklerinden Erdebîl veled-i Erdemînî, Yunaniyân'dandır. Hazret-i Ömer Basra'yı feth edüp Nihâvend'e Şeyh Sâriyetü'l-Cebel'i serdâr etdüğü sene hilâfet-i Hazret-i Ömer'de Hazret-i Ömer havfından binâ olunmuşdur. Zîrâ Hazret-i Ömer ahdinde cemî‘î müddet-i hilâfeti diyâr-ı Acem'de havâricî tâ’ifesiyle geçdiğinde anınçün diyâr-ı Acem'de Hazret-i Ömer'i sevmezler, ammâ Ebâbekir ve Osmân'a ol kadar dınmazlar. Ve bu Erdebîl, zamân-ı kadîmde eyle sevâd-ı mu‘azzam imiş kim bir tarafı tâ cebel-i Seylân'a varırmış. Hâlâ bu şehr ile kûh-ı Seylân'ın mâbeyni iki fersahdır. Her fersahı on ikişer bin girme adımdır. Bu hesâb üzre yigirmi dörd bin adım 306a olur. Bir kûh-ı bülend-i Seylân'dır kim tâ zirve-i a‘lâsında ilâ kıyâmı'd-deverân zemîn-i İrân {ber-devâm olalı} ol kûh-ı bülend üzre berf zâ’il olmamışdır. Hâlâ şitâ ve Temmûz'da selc rahmeti kûh-ı bülend üzre sîm-i hâlis gibi nümâyândır. Anınçün bu Erdebîl'in cemî‘î âb-ı rahmetleri kûh-ı Seylân'dan gelüp cemî‘î mezâri‘ât yerleri reyy eder bir lezîz âb-ı hayât [u] cân, zülâl-ı hayevân, ayn-ı Seylân'dır. Ve gâyet serî‘u'l-hazm olduğundan şehr-i Erdebîl'in ahâlîsi ma‘dî kerb kadar ta‘am tenâvül edüp âb [u] hevâsının letâfetinden gâyet tenperver ve tendürüst mahbûb u mahbûbeleri olur. Ve cümle ünâsı Şâfi‘iyyü'l-mezheb geçinürler ammâ dürûğ güftâr ederler. Şâh İsmâ‘îl anları mezheb-i nâ-hakk-ı Ca‘ferîyyeye da‘vet edüp teşennu‘ı teşeyyu‘a tebdîl idelden berü cümlesi nohûdî mezheblerdir. (---) Ve Erdebîl şehriyle şehr-i Tebrîz-i dilâvîz mâbeyni yigirmi beş fersahdır. Sebük-bâr atı ile iki merhale zemîndir. Ve hevâ-yı dilârâsı gûyâ Erzurûm'a müşâbihdir, şiddet-i şitâsı şedîd olur. Lâkin galle-i mahsûlât-ı hubûbâtı vefret üzre olup gendüm mahsûlâtının kesretinden hâsılı sene-i âtiyyeye kalır. Bir kilesinden seksen kile hubûbât hâsıl olur. Lâkin zemistânından bâğ u bâğçesi ve müsmirrâtı yokdur. Ammâ müşebbek bostânları ve gül-i gülistânları çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 305b–306a ·
metinde göster ·
… yesinin bir aslı dahi kal‘anın ekseriyyâ taşları siyâh gûndur. Ve ibtidâ bânîsi
Ermen
pâdişâhlarından kayasıralar binâsıdır. Ba‘dehû Tarabefzûn'dan Rûm kefereleri is …
Ve Şebin Karahisâr dahi derler. Devlet-i Âl-i Osmân'da (---) aded Karahisâr vardır. Meşhûr-ı âfâkı bu Erzurûm hâkinde Karahisâr-ı Şarkî'dir ve Anadolu hâkinde Afyon Karahisârı'na, Karahisâr-ı Sahib derler ve Develi Karahisârı ve Adalya Karahisârı ve Van Karahisârı (---)(---)(---)(---)(---)(---) Bunlar meşhûr-ı âfâk hisârlardır ammâ Afyon Karahisârı'yla bu Şebin Karahisârı'nın edîm-i arzda nazîri yok bî-bedel kal‘ateyndir. Amma bu Karahisâr'ın dağlarında şeb [şap] ma‘adini olmağıla Şebin Karahisârı derler. Ve cânib-i şarkda olmağıla Karahisâr-ı Şarkî derler. Ve vech-i tesmiyesinin bir aslı dahi kal‘anın ekseriyyâ taşları siyâh gûndur. Ve ibtidâ bânîsi Ermen pâdişâhlarından kayasıralar binâsıdır. Ba‘dehû Tarabefzûn'dan Rûm kefereleri istîlâ etdi. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Erzincân pâdişâhı Sultân Zâhireddîn hîle ile şeb-i muzlimde şebhûn edüp feth etdiğiyçün şeb-in kal‘asından galat Şebîn Karahisâr derler. Ya‘nî şeb-in bu gice feth olur kal‘ası derler. Ba‘dehû Azerbaycân Şâhı Uzun Hasan hükmünde iken be-dest-i Ebü'l-feth Gâzî, Uzun Hasan'ın ömrü küteh olup münhedim oldukdan sonra bu kal‘a-i Karahisârı Ebü'l-feth muhâsara edüp ceng-i azîm ile sene (---) târîhinde feth olup ba‘dehû Selîm Hân tahrîrinde Erzurûm eyâleti hâkinde başka sancak beği tahtı olmuşdur. Hâlâ beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu, kânûn-ı Süleymân üzre 130.000 akçe eder. Livâsında ze‘âmet 32, timar 940, hîn-i gazâda paşasının askeriyle cümle iki bin güzîde, yarar ve nâmdâr asker-i kerrâr olur. Paşasına senevî kırk kîse olur. Niçe kerre üç tuğlu vüzerâlara ber-vech-i arpalık ihsân olunmuşdu. Sancağ-ı azîmdir. Hattâ Ahıska Vezîri Gâzî Sefer Paşa'ya Ahıska ilhâkıyla ihsân olunup müsellimi Dervîş Ağa Gürcî âdemîsi bir zâbıt u râbıt, hâkim-i şedîd idi, bu sancakdan elli bin guruş tahsîl etdi, derler. Bir sahiyyü'l-vücûd hakkâ ki dervîş desek dervîş-i dilrîş idi. Ammâ bir mücrim âdemin girîbânı anın destine girince ol âdemi dilim dilim dilrîş edüp ana bir iş ederdi kim ol âdemin âhir işi tamâm olurdu. Hakîr bir kerre bir hizmetle Mandoval deresine ve Kur deresine vardıkda ol hizmetden yedi yü[z] riyâl ve bir at ve bir kılıç ve iki kızıl katır alıverüp kendisi dahi hakîre bir Gürcî gulâmı ihsân etdi. Aceb hâkim-i muhassıl idi. Bir hâkimi dahi 343a yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâ-yı latîfdir. Cümle (---) nâhiyesi (---) vardır. Evvelâ nâhiye-i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 342b–343a ·
metinde göster ·
küffârları istîlâ edüp niçe müddet mutasarrıf olmuşlar iken Mısır pâdişâhlarınd …
Eşkâl-i kal‘a-i Rûm: Furât'dan ber cânibine, cenûbe vâki‘dir ve Birecik'den cihet-i garba vâki‘ olup mabeynehümâsı bir menzildir. Kal‘ası bir püşte üzre gâyet metîn ve müstahkem kal‘adır. Âl-i Abbâsiyân inkirâzı mâbeyninde Ermen küffârları istîlâ edüp niçe müddet mutasarrıf olmuşlar iken Mısır pâdişâhlarından el-Melikü'l-Eşref ibn Sultân Melik Mansûr Kalavân sene (---) târîhinde ceyş-i azîm ile bu kal‘ayı muhâsara edüp dest-i Ermenî'den dest-i kahrile cebren ve kahren feth edüp ba‘dehû sene 922 târîhinde yine Mısır Sultânı Melik Gavrî elinden Selîm-i Evvel feth edüp imâr etdi. Lâkin hâlâ ol kadar ma‘mûr değildir. Kal‘ası şekl-i muhammes Şeddâdî ve sengîn-binâdır. Derûn-ı kal‘ada cümle beşyüz turâb ile mestûr hânelerdir. Bir câmi‘i ve taşrada câmi‘i ve hânı ve hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 54a ·
metinde göster ·
… ndan Harkil Kayser'in bir karındaşı Cimcim[e] Mar‘aş'ı binâ etdi. Bir karındaşı
Ermen
Kayser Sives binâ etdi. Ermenî tâ’ifesi buna Sîv-âsvâs derler. Riyâzât-ı mücâhe …
İbtidâ bânîsi Hazret-i Zekeriyyâ asrında Kayseriyye binâ eden Erces oğullarından Harkil Kayser'in bir karındaşı Cimcim[e] Mar‘aş'ı binâ etdi. Bir karındaşı Ermen Kayser Sives binâ etdi. Ermenî tâ’ifesi buna Sîv-âsvâs derler. Riyâzât-ı mücâhede ile altı ayda bir iftâr etdüğünden Nasârâ-yı Ermenî Yârmeniyyân bunu kutb mertebesine dutarlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 73b ·
metinde göster ·
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim kayâsıralardan kayser Âvîh kızı Âgîn nâm bir duhter binâ edüp sene (---) târîhinde Hazret-i Ömer evlâdlarından fâtih-i Malâtiyye Emîr Ömer ibn Lokmân fethidir. Ba‘dehû Ermen kayserleri istîlâ edüp Hârûnu'r-Reşîd asrında Seyyid Ca‘fer Battâl Gâzî fethidir. Ba‘dehû yine kefere istîlâ edüp Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâ’eddîn fethidir. Andan yine küffâr hurûc edüp kabza-i tasarrufa alup sene (---) târîhinde Timur hâdisesinden sonra Çelebi Sultân Mehemmed'e Ermenî tâ’ifesi amân ile kal‘ayı teslîm edüp cümle ahâlîleri mutî‘ [u] münkâd oldular. Anın içün hâlâ üç yüz aded kefereleri kırk yedi tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf [u] müsellemdirler. Kal‘ası nehr-i Furât kenarında bir püşte üzre şekl-i murabba Şeddâdî seng-binâ bir kal‘a-i köhne-binâdır. İç il olmağıla kal‘ası ol kadar müzeyyen değildir. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) ve cânib-i (---) nâzır bir kapusu var. İçinde cümle (---) hânedir. Furât'dan su alınır yolu vardır ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır. Süleymân Hân tahrîri üzre Sivas eyâletinde (---) ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve kal‘a neferâtları ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi vardır. Ammâ şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı bir konak karîb kal‘a-i Malâtiyye'dedir ve cemî‘i köylerinde olan re‘âyâlarının tekâliflerin Malâtiyye muhassılı tahsîl eder. Bu şehrin ekseriyyâ imâretleri cümle kayalar üzre vâki‘ olup cümle bâğ-ı İremleri aşağı nehr-i Furât kenarında vâki‘ olmuşdur. Ve nehr-i Furât üzre ibret-nümâ Burma köprü bu şehre karîbdir. Kal‘ada ve aşağı şehirde cümle (---) bin aded hâk-i pâk ile mestûr âbâdân [u] ma‘mûr hâne-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 81b ·
metinde göster ·
şehirlerinden bir şehr-i azîm idi. Âd ibn Şeddâd Van deryâsı zemîninde evc-i âs …
Van eyâleti hükmünde Van deryâsı sâhilinde Taht-ı Van subaşılığına iki menzildir. Bitlis'e bir menzil-i dırâz-ı azîmdir. Tevârîh-i Şerefnâme kavli üzre bu medîne-i Muş Âzerbâycân-ı Ermen şehirlerinden bir şehr-i azîm idi. Âd ibn Şeddâd Van deryâsı zemîninde evc-i âsumâna beraber bir sedd-i âlî binâ edüp, hâşâ sümme hâşâ Cenâb-ı Rabbü'l-İzzet ile ceng etmeğe kasden ol seddi Şeddâd itmâm etdikde Cibrîl-i emîn emr-i İlâh ile ol seddin zîrinden kanât urup evc-i asmâna ol kadar çıkardı kim cümle bennâların feza‘ [u] ceza‘ların cemî‘i kerrûbiyân istimâ‘ edüp Allah'ın azabından isti‘âze ederlerdi. Ol binâyı Cibrîl-i emîn dörd pâre edüp rûy-ı zemîne eyle urdu kim bir pâresinden Karadeniz zâhir oldu, bir pâresi zarbından bahr-i Hazer zâhir oldu ve bir pâresinden Tebrîz deryâsı âşikâre oldu ve bir pâresi zarbından bu Van deryâsı zâhir olup gayri ammâllerin kamusu itleri ve ester ü üştürleriyle taş taşırlarken cümle taş olmuşlardır. Hâlâ cümle mahlûk-ı Hudâ Van deryâsı garbî sâhilinde Râhova nâm mahalde taş olan mahlûklar kimi berpâ durur kimi çöküp yüklenmiş durur, kimi münhedim olmuş durur temâşâ-yı ibret-nümâdır. Ba‘dehû Van deryâsının şimâlinde Adilcevâz kal‘ası kurbundaki Sübhân dağında hâlâ mahbûs durup kırk elli senede bir sadâsı istimâ‘ olunup yetmiş seksen senede bir kerre beş on gün Sübhân kayasından kuyruğu çıkan ejder-i heft-ser ol asırda rehâ bulup cemî‘i Nemrûdîleri tenâvül edüp bi-emr-i Hayy-ı Kadîr yine mezkûr ejder Sübhân dağındaki gârına girüp mahbûs olur. İnşâ’allah bu ejder dahi Van-ı sedd-i îmân seyâhatinde manzûrumuz olduğu minvâl üzre tahrîr olunur. Ba‘dehû yine Nemrûd-i la‘în kavmine Cenâb-ı Hayy-i Kadîr Muş sahrâsından bir fâre-i azîm hâsıl edüp cümle Nemrûdîleri tenâvül edüp şehr-i Muş ahâlîsin helâk etdüğüyçün şehr-i Mûş derler. Zirâ bu şehir kurbunda mûşun tulû‘ etdüğü gâr-ı azîm nümâyândır. Bu gâr içinde olan gûnâ-gûn fâre ve sıçan ve pündika ve mûş bir diyârda yokdur. Ammâ bi-emri Hudâ İskender Filikos'u tılsımı sebebiyle Muş sahrâsına aslâ sıçan olmaz. Ammâ kadîm zamânda mûş-ı kebîr sebebiyle mûş şehri derler. Sene (---) târîhinde Âl-i Osmân üzre Timur-ı bî-nûr hurûc etdikde bu şehr-i Muş'u ve kal‘asın harâb [u] yebâb ve halkın kebâb ü hânelerin turâb edüp hâlâ âsâr-ı azîmleri zâhir ü bâhirdir. Ancak bir kasaba-misâl bir ma‘mûr büleydedir kim Muş sahrâsında ağzında bir cebelin zeylindedir. Bu şehr-i harâbın seyr [u] temâşâ edüp ertesi cânib-i şimâle yine sahrâ-yı Muş içre (---) sâ‘atde gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 87a ·
metinde göster ·
küffârı istîlâ edüp yetmiş sene Âmid'e mâlik oldular. Âhir Kürdistân'da Âl-i Ab …
Ba‘dehû yine Ermen küffârı istîlâ edüp yetmiş sene Âmid'e mâlik oldular. Âhir Kürdistân'da Âl-i Abbâsiyân'dan Sultân Evhadullah oğlu Sultân (---)(---) Diyârbekir üzre deryâ-misâl asker ile gelüp kâmil yedi ay muhâsara edüp derûn-ı kal‘ada mütehassın olan kefere vü fecere kaht-ı galâdan amân deyüp kal‘ayı (---)(---)(---) Sultân'a yedi şart üzre teslîm etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 198b ·
metinde göster ·
… ürkman ve Arab u Acem'dir. Re‘âyâ vü berâyâsı cümle Ermenî'dir. Anınçün diyâr-ı
E[r]men
add olunur. Ve kal‘ası Şat kenârında cezîre-i Dicle'den add olunur, zîrâ Furât …
Şehr-i Diyârbekir memâlik-i Âl-i Osmân'da eyle bir diyârdır kim Hazret-i Yûnus'un du‘â-ı hayr[ı] berekâtları sebebiyle ecnâs-ı mahlûkâtun cemî‘si ile ma‘mûr oldu. Ammâ ekseriyyâ halkı Ekrâd u Türkman ve Arab u Acem'dir. Re‘âyâ vü berâyâsı cümle Ermenî'dir. Anınçün diyâr-ı E[r]men add olunur. Ve kal‘ası Şat kenârında cezîre-i Dicle'den add olunur, zîrâ Furât ile nehr-i Şat mâbeynine cezîre-i Dicle add olunur. Âb [u] hevâsınun letâfetinden halkı gâyet zekî ve sıbyânları gâyet necîb ü reşîd olup cümle halkı lisân-ı Kürdî ve Türkî ve Arabî ve Acemî ve lisân-ı Yarmenî tekellüm ederler. Talâkat-ı lisânda gâyet fusehâ-yı büleğâdan kimesneleri vardır. Ve gâyet garîb-dost u muhibb-i fukarâ âdemleri vardır. Ve cümlesi şûh u şengül ü şakrak ve nedîm ü zarîf ve nükteşinâs u tîz-fehm âdemleri vardır. Mehâbet ü salâbet ve şecâ‘atda her biri Rüstem'-akrândırlar. Ve gâyet müsinn ricâlleri ve müsinne nisvânları olur. Hakkâ ki bu vilâyetün umûmen zarâfeti gibi sâhib-i melâhatı olmaz, derler. Cümle halkı mü’min u muvahhid ve pâk-i‘tikâd u ehl-i tevhîd ve sâhib-i vera‘ âdemlerdir. Nisâ makûleleri gâyetü'l-gâye Râbi‘a-ı Adeviyye mertebesinde ehl-i perde, zâhide sâhib-i cemâle havâtînleri var. Çârsû-yı bâzârda bir fertûte pîrezen dahi yokdur. Sûk-ı sultânîde bir bint-i sagîre görseler katl ederler yâhûd pederini te’dîb ederler. Tâ bu mertebe ehl-i ırz Diyârbekir'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 208b ·
metinde göster ·
… Akkoyunlu Uzun Hasanlı mutasarrıf olagelmişler idi. Ammâ dahi mukaddem-i ibtidâ
Ermen
destinden dest-i bâzû-yı kuvvet ile feth eden Âl-i Abbâsiyân'dan Sultân Evhadul …
Hemân Bedlîs eydür: "Pâdişâhım! Kaçan kim bana bir kal‘a-i metîn inşâ et kim azametimle ben muhâsara etsem, fethinde usret çekem, bana eyle bir kal‘a yap!, buyurdunuz. Ben dahi emrinize fermân-berlik edüp işte böyle bir sedd-i İskender kal‘a binâ etdim. Fermân pâdişâhımındır" deyince İskender insâf edüp kal‘anın hükûmetin Bedlîs'e ihsân eyledi. Anınçün Bedleys'den galat Betlîs derler, sebeb-i tesmiyyesi oldur ve bânîsi ta‘lîm-i İskender ile yine Bedlîs'dir. Anınçün tevârîh-i Acem'de taht-gâh-ı İskender nâmıyla yâd olunur, ammâ Târîh-i Yunaniyân-ı Yanvân'da bu Bitlîs içün Pırgaz-ı makal-ı Aleksandıra derler, ya‘nî Büyük İskender kal‘ası derler. Hakkâ ki kal‘a-i atîkdir. Hâlâ niçe yerlerinde Rûm binâsı alâmetleri vardır. İnşâallah mahalliyle bu kal‘anın mutalsamâtları dahi beyân olunur. Bilâd-ı Ermen'dendir ammâ vilâyet-i Kürdistân'dandır. Niçe mülûkdan mülûka intikâl etmiş kal‘adır, ammâ ekseriyyâ Âzerbaycân şâhlarından Karakoyunlu Yûsuf Celâyirli ve Akkoyunlu Uzun Hasanlı mutasarrıf olagelmişler idi. Ammâ dahi mukaddem-i ibtidâ Ermen destinden dest-i bâzû-yı kuvvet ile feth eden Âl-i Abbâsiyân'dan Sultân Evhadullah'dır. Anların 223a devletleri sehel bergeşte olmak ile Âzerbaycân Şâhı Uzun Hasan Bitlîs'e mâlik olmuşdu. Ba‘dehû sene 878
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 222b–223a ·
metinde göster ·
diyârlarından add olunur. Ammâ belde-i kadîm olmağile mecma‘-ı ulemâ ve menba‘- …
Evvelâ diyâr-ı Âzerbaycân'da Gürcî Ermen diyârlarından add olunur. Ammâ belde-i kadîm olmağile mecma‘-ı ulemâ ve menba‘-i fuzalâ ve mesken-i şu‘arâ ve sulahâ bir şehr-i şîrîndir ve bir şehr-i garîb ü acîbdir kim ulemâları ulûm-ı garîbeye ve fünûn-ı kesîreye mâliklerdir. Hukemâ-yı hâzıkı ve cerrâhîn-ı fâsıdı bî-hadd ü bî-kıyâsdır. Ve cümle Şâfi‘îyyü'l-mezheb, pâk-i‘tikâd ve mü’min ü muvahhid ü sâhib-i sülûk ve niçesi huddâm-ı mülûk zarîf ü nazîf ve nüktedân ü şi‘ir-şinâs âlüfte vü âşüfte şûh u şengül bî-riyâ âdemleri vardır. Ve cümle sıbyân-ı ebcedhânları gâyetü'l-gâye ve tîz-fehm ve necîb ve reşîd ciğer-kûşeleri olur kim Dîvân-ı Hâfız'ı ve Gülistân [u] Bostân'ı ve Dîvân-ı Fuzûlî ve Dîvân-ı Sâ’ib'i ezber etmişlerdir ammâ kitâb-ı Arabiyyâtda ve Kur’ân-ı Azîm'i hıfz etmede Arabistân sıbyânları gibi değillerdir. Ve cümle halkı garîbü'd-diyâr kimesnelere yâver olup ikrâm ederler. Zîrâ diyâr-ı sengistân olmağile garîb-dostlardır. Şehri ma‘mûr ve halkı dâ’imâ mesrûr ve buk‘aları hûb ve hâk-i pâki beyne'n-nâs mergûb ve hadîka-i cinânları vâfir ve hayrât [u] berekâtları mütekâsir ve ni‘metleri firâvân ve uyûn-ı enhârları cârî vü revân bir şehr-i âbâdândır. İlâ inkırâzı'd-deverân müebbed ola, âmîn yâ Müste‘ân.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 235a ·
metinde göster ·
… harâbistân-ı şehr-i Erzen-i Ahlad: Be-kavl-i müverrihân-ı Acem bu şehir diyâr-ı
Ermen
şehirlerindendir kim ekâlîm-i örfiyyenin on sekizincisinde bulunmuşdur. Bu şehr …
Der-beyân-ı harâbistân-ı şehr-i Erzen-i Ahlad: Be-kavl-i müverrihân-ı Acem bu şehir diyâr-ı Ermen şehirlerindendir kim ekâlîm-i örfiyyenin on sekizincisinde bulunmuşdur. Bu şehr-i harâb içre niçe yüz imâret kıbâb-ı azîmler ile mebnî câmi‘-i zîbâlar var kim gûyâ henüz mi‘mâr-ı mühendis destinden rehâ bulmuş câmi‘-i kadîmler vardır, ammâ cümle kıbâbları taşdan mebnî ve niçesinin kubbeleri kireç ile mestûr câmi‘-i ma‘mûrlardır, eğer cemâ‘atden mahrûmlardır ve kebûter u zâğ u bum âşiyânları olmuş {câmi‘lerdir}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 239b ·
metinde göster ·
vilâyetindendir, ammâ Bağdâd'a karîbdir. Tebrîz bu Erdebil'in şimâlinde altı me …
Gerçi Âzerbaycân-ı Ermen vilâyetindendir, ammâ Bağdâd'a karîbdir. Tebrîz bu Erdebil'in şimâlinde altı merhale ba‘îd yerdir. İbtidâ bânîsi Ermen meliklerinden Erdebil veled-i Erdemini binâsıdır. Sene (---) ba‘de hicreti'n-Nebeviyye Hazret-i Ömer hilâfetinde Hazret-i Sâriyetü'l-Cebel Nihâvend'i feth etdikde kefere-i fecere E[r]meniler Hazret-i Ömer havfinden bu Erdebil'i binâ etdikleri ve niçe mülûk destine girdikleri ve İrân-zemîn şâhlarının ecdâd-ı ızâmı Şeyh Safî hazretleri bu Erdebil'de medfûn olduğu ve cemî‘i imâretleri ve arz-ı beledi ve tûl-ı nehârı cümle sene 1057 târîhinde Tebrîz hânıyla geldiğimiz mahalde ale't-tafsîl tahrîr olunmuşdur. Ol cild-i (---) nazar oluna. Ammâ bu mahalde letâfeti mahalline gelüp Erdebil hânı Avşarlı Ebü'l-feth Hân ile cân sohbetleri edüp bâğçe fasılları etdik. Ammâ sene (---) Sultân Osmân hilâfetinde Serâv sahrâsında Dilâver Paşa ve Halîl Paşa asker-i İslâm ile münhezim olup Tekyelü Paşa ve Bıyıklı Vezîr Hasan Paşa ve Arslan Paşa ve Diyârbekir Beğlerbeğisi Şeyhülislâm dâmâdı Mustafâ Paşa ve gayrı niçe mîr-i mîrânlar şehîd olmuşlar iken yine Serdâr-ı mu‘azzam Defterdâr Bâkî Paşa'nın re’y-i ahseni ile var kuvveti bâzûya getirüp cümle perîşân olan asker-i İslâm'ı cem‘ edüp bu şehr-i Erdebil üzre yürüdüklerinde hemân şâh tarafından Burun Kâsım nâm nâmdâr-ı benâm gelüp bin katar deve yükü zehâyir ve akmişe-i fâhire serdâra hedâyâ getirüp Erdebil diyâr-ı İrân'ın bir tekyesidir. Ve şâh-ı şâhânların merkad-i pür-envâr âşiyânlarıdır. "Ol şehri harâb u yebâb edüp hânelerin türâb itmen!" deyü ricâ ederler ve ricâsı hayyiz-i kabûlde vâki‘ olup getirdiği hedâyâ ve zahîreler ile Serdâr-ı mu‘azzam guzât-ı Müslimîni bây eder. Ve yine Erdebil altına gelüp karâr edüp nasb-ı hıyâm eder. Kızılbaş bu hâl-i pür-meserreti görüp şehr-i Erdebil'i cümle tezyîn etdi ve derûn-ı şehirde medfûn olan şâhların ecdâdı Şeyh Safî hazretlerinin ve gayrı şâhların türbelerinde ne kadar gümüş ve altun âvânî ve cevâhir kanâdîller ve zî-kıymet eşyâlar ve harîr haliçeleri cümle Âsitâneyi götürmüşlerdi. Ve yine ol mahalde şâh tarafından İbrâhîm Kulu Hân elçi gelüp Sultân Ahmed Hân asrında Nasûh Paşa sulhü üzre Âl-i Osmân beher sene iki yüz yük harîr ve yüz yük gayrı tefârûk-ı bî-nazîr virmek üzre akd-i sulh edüp şehr-i Erdebil'de üç gün üç gice çerâğân olup şâdumânlar edüp Âl-i Osmân askeriyle Acem ceyşi şehr-i Erdebil içre emiş karış katış olup zevk u safâ etdiklerin hâlâ şehr-i Erdebil'de nakl ederler. Karîbü'l-ahd olmağile bu sulh-i Erdebil hâtırımdadır ve bu sulhnâme Şeyh Safî âsitânesinde Defterdâr Bâkî Paşa hattıyla mahfûzdur. Ve bu sulhun meserretiyçün şâh asker-i İslâm'a bin katar bâr-ı şütür zahâyir ve bin katar haml-i cemel sâ’ir me’kûlât [u] meşrûbât-ı et‘ıme-i nefîse ve sükkerî nakıllar ve bî-hisâb müsmirrât hedâyâlar gönderir kim Âl-i Osmân askerini bây eder. Ve Mirzâ Hüseyin nâm bir elçi-i benâm nâmeler ile der-i devlete gider. Ale'l-akîb serdâr dahi Âsitâne-i sa‘âdete gider. Bu akd-i sulh Erdebil halkı efvâhında şâyi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 306a ·
metinde göster ·
… rîbdir. Tebrîz bu Erdebil'in şimâlinde altı merhale ba‘îd yerdir. İbtidâ bânîsi
Ermen
meliklerinden Erdebil veled-i Erdemini binâsıdır. Sene (---) ba‘de hicreti'n-Ne …
Gerçi Âzerbaycân-ı Ermen vilâyetindendir, ammâ Bağdâd'a karîbdir. Tebrîz bu Erdebil'in şimâlinde altı merhale ba‘îd yerdir. İbtidâ bânîsi Ermen meliklerinden Erdebil veled-i Erdemini binâsıdır. Sene (---) ba‘de hicreti'n-Nebeviyye Hazret-i Ömer hilâfetinde Hazret-i Sâriyetü'l-Cebel Nihâvend'i feth etdikde kefere-i fecere E[r]meniler Hazret-i Ömer havfinden bu Erdebil'i binâ etdikleri ve niçe mülûk destine girdikleri ve İrân-zemîn şâhlarının ecdâd-ı ızâmı Şeyh Safî hazretleri bu Erdebil'de medfûn olduğu ve cemî‘i imâretleri ve arz-ı beledi ve tûl-ı nehârı cümle sene 1057 târîhinde Tebrîz hânıyla geldiğimiz mahalde ale't-tafsîl tahrîr olunmuşdur. Ol cild-i (---) nazar oluna. Ammâ bu mahalde letâfeti mahalline gelüp Erdebil hânı Avşarlı Ebü'l-feth Hân ile cân sohbetleri edüp bâğçe fasılları etdik. Ammâ sene (---) Sultân Osmân hilâfetinde Serâv sahrâsında Dilâver Paşa ve Halîl Paşa asker-i İslâm ile münhezim olup Tekyelü Paşa ve Bıyıklı Vezîr Hasan Paşa ve Arslan Paşa ve Diyârbekir Beğlerbeğisi Şeyhülislâm dâmâdı Mustafâ Paşa ve gayrı niçe mîr-i mîrânlar şehîd olmuşlar iken yine Serdâr-ı mu‘azzam Defterdâr Bâkî Paşa'nın re’y-i ahseni ile var kuvveti bâzûya getirüp cümle perîşân olan asker-i İslâm'ı cem‘ edüp bu şehr-i Erdebil üzre yürüdüklerinde hemân şâh tarafından Burun Kâsım nâm nâmdâr-ı benâm gelüp bin katar deve yükü zehâyir ve akmişe-i fâhire serdâra hedâyâ getirüp Erdebil diyâr-ı İrân'ın bir tekyesidir. Ve şâh-ı şâhânların merkad-i pür-envâr âşiyânlarıdır. "Ol şehri harâb u yebâb edüp hânelerin türâb itmen!" deyü ricâ ederler ve ricâsı hayyiz-i kabûlde vâki‘ olup getirdiği hedâyâ ve zahîreler ile Serdâr-ı mu‘azzam guzât-ı Müslimîni bây eder. Ve yine Erdebil altına gelüp karâr edüp nasb-ı hıyâm eder. Kızılbaş bu hâl-i pür-meserreti görüp şehr-i Erdebil'i cümle tezyîn etdi ve derûn-ı şehirde medfûn olan şâhların ecdâdı Şeyh Safî hazretlerinin ve gayrı şâhların türbelerinde ne kadar gümüş ve altun âvânî ve cevâhir kanâdîller ve zî-kıymet eşyâlar ve harîr haliçeleri cümle Âsitâneyi götürmüşlerdi. Ve yine ol mahalde şâh tarafından İbrâhîm Kulu Hân elçi gelüp Sultân Ahmed Hân asrında Nasûh Paşa sulhü üzre Âl-i Osmân beher sene iki yüz yük harîr ve yüz yük gayrı tefârûk-ı bî-nazîr virmek üzre akd-i sulh edüp şehr-i Erdebil'de üç gün üç gice çerâğân olup şâdumânlar edüp Âl-i Osmân askeriyle Acem ceyşi şehr-i Erdebil içre emiş karış katış olup zevk u safâ etdiklerin hâlâ şehr-i Erdebil'de nakl ederler. Karîbü'l-ahd olmağile bu sulh-i Erdebil hâtırımdadır ve bu sulhnâme Şeyh Safî âsitânesinde Defterdâr Bâkî Paşa hattıyla mahfûzdur. Ve bu sulhun meserretiyçün şâh asker-i İslâm'a bin katar bâr-ı şütür zahâyir ve bin katar haml-i cemel sâ’ir me’kûlât [u] meşrûbât-ı et‘ıme-i nefîse ve sükkerî nakıllar ve bî-hisâb müsmirrât hedâyâlar gönderir kim Âl-i Osmân askerini bây eder. Ve Mirzâ Hüseyin nâm bir elçi-i benâm nâmeler ile der-i devlete gider. Ale'l-akîb serdâr dahi Âsitâne-i sa‘âdete gider. Bu akd-i sulh Erdebil halkı efvâhında şâyi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 306a ·
metinde göster ·
… Ziyâd yetmiş bin "Benim dîger nîst!" diyen güzîde asker ile Malatıyye kal‘asın
Ermen
nasârâsı destinden dest-i kahr ile feth edüp ol mâh-ı mübârekde mansûr u muzaff …
Ba‘dehû sene 212 târîhinde bu Cezîre-i Cizre'ye millet-i Mesîhiyye'den Ermenî kavmi istîlâ edüp "Cümleden melik oldum" deyü bu şehri imâr ederken ba‘de Hicreti'n-Nebeviyye iki yüz yigirmi sene mürûrdan sonra Hazret-i Ömer evlâdlarından Hazret-i Emîr Ziyâd ve anın oğlu Emîr Lokmân ve onun oğlu Emîr Ömer Şeybân hazretleri bile idi. Bu Emîr Ziyâd yetmiş bin "Benim dîger nîst!" diyen güzîde asker ile Malatıyye kal‘asın Ermen nasârâsı destinden dest-i kahr ile feth edüp ol mâh-ı mübârekde mansûr u muzaffer deryâ-misâl asker ile bu kal‘a-i Cezîre üzre çöküp hâh-nâ-hâh kılıç urarak feth edüp ilâ hâze'l-ân Ya‘kûbî ve Mansûrî Ermenî ri‘âyâları harâc-güzârlardır. Anlar feth etdikden berü bu Cizre şehrine Cezîre-i ibn Ömer ibn Ömer Şeybânî derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 384b ·
metinde göster ·
… n Emîr Ziyâd ve anın oğlu Emîr Lokmân ve anın oğlu Emîr Ömer Malatiyye kal‘asın
Ermen
kefereleri destinden alup dâru'l-mülk etdiler.
Ammâ sükkân-ı Rûm ve ecnâs-ı mütenevvi‘a-i ân-merzibûm takdîr-i Hayyu'l-Kayyûm fermânıyla aslında kavm-i Rûm Ays ibn İshâk Nebî evlâdındandır, ammâ kavl-i sahîh Yâfes evlâdlarıdır kim bir kavm şecî‘ ü pâk-i‘tikâd kimesnelerdir kim ibtidâ diyâr-ı Rûm'a İslâm ile kadem basan kavm-i Rûm'dan Âl-i Selçukiyân ile Âl-i Dânişmendiyân'dır. Sene 476 târîhinde ümerâ-yı Dânişmendiyye ile yek-dil [ü] yek-cihet olup kal‘a-i Malatiyye ve Kayseriyye ve Alâ’iyye ve Antakiyye ve Konya diyârlarına gelüp müstevlî olup sultân oldular. Ammâ ibtidâ-i tulû‘ları Mâverâü'n-nehir'den ba‘de'l-hicre sene 200 mürûrundan sonra Hazret-i Ömer evlâdlarından Emîr Ziyâd ve anın oğlu Emîr Lokmân ve anın oğlu Emîr Ömer Malatiyye kal‘asın Ermen kefereleri destinden alup dâru'l-mülk etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 148a ·
metinde göster ·
Sene (---) târîhinde Ermen destinden Sultân Alâeddîn fethidir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Âl-i Osmâniyân'dan (---) fethidir. Anatolu eyâletinde Hamîd paşasının tahtıdır. Başka sancakdır. Paşasının taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu 400.000 akçedir. Hîn-i seferde hâssına göre dörd yüz âdem ile sefer eşer. Alaybeğisi ve çeribaşısı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y133b ·
metinde göster ·
kralı elinden yedi yıl muhâsara edüp âhirü'l-emir fethi müyesser olmayup hîle i …
Sene (---) târîhinde Karamanoğlu Ermen kralı elinden yedi yıl muhâsara edüp âhirü'l-emir fethi müyesser olmayup hîle ile uğurlayup mutasarrıf olmuşdur. Adana eyâletinde Silifke sancağı hâkinde paşa hâssıdır. Ve voyvada hükm eder. Ve yüz elli ve üç yüz akçe ile sadâka olunur kazâ-yı şerî‘atdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y142a ·
metinde göster ·
… r çekmiş kayalardır. Dahi üstü bir çemenzâr bir sahrâ-yı ferah-fezâdır. Ve bunu
Ermen
kralları İslâm askeri havfinden karâr-ı dârü'l-bevâr edinmişler. Ve hâlâ demir …
Ve bu mağâranın üstü semâya ser çekmiş kayalardır. Dahi üstü bir çemenzâr bir sahrâ-yı ferah-fezâdır. Ve bunu Ermen kralları İslâm askeri havfinden karâr-ı dârü'l-bevâr edinmişler. Ve hâlâ demir kapusu kadîm-i eyyâmdan berü bir küçük kapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y142b ·
metinde göster ·
… nâsı müstahkem şekl-i muhammes bir şeddâdî taş binâ kal‘a-i âlîdir. Mâ-tekaddem
Ermen
pâdişâhları binâsıdır. Sene (---) târîhinde Ramazânlı ecdâdı yedi yılda hâh-nâ- …
Misis sancağında ve kazâsında bir sivri yalçın havâlesiz evc-i semâya ser çekmiş burc [u] bârûsu muhkem ve esâs-ı binâsı müstahkem şekl-i muhammes bir şeddâdî taş binâ kal‘a-i âlîdir. Mâ-tekaddem Ermen pâdişâhları binâsıdır. Sene (---) târîhinde Ramazânlı ecdâdı yedi yılda hâh-nâ-hâh kuvvet-i bâzû ile feth edüp içinde olan Ermeni papasları dâğ-ı derûnlarından kal‘a içinde olan [[(---) (---) (---)]] yılan ve çıyan olup niçe bin guzât-ı müslimîn zahm-ı mârdan helâk olup ba‘de'l-feth eyle mu‘attal kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y157b ·
metinde göster ·
Lâvî binâsıdır. Adana eyâletinde sancakbeği tahtıdır. Taraf-ı pâdişâhîden paşas …
Melik-i Ermen Lâvî binâsıdır. Adana eyâletinde sancakbeği tahtıdır. Taraf-ı pâdişâhîden paşasının hâss-ı hümâyûnu 260.299 akçedir. Q 72a Alaybeğisi ve çeribaşısı ve 2 zü‘amâsı ve 156 erbâb-ı tîmârı vardır. Kânûn-ı pâdişâhî üzre beş bin akçede bir cebelüleri ile paşasının ve alaybeğisinin P 72a sancağı altında me’mûr oldukları cânibe sefer eşerler ki cümle bin seksen asker olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y157b ·
metinde göster ·
kefereleri ana nezerât gönderirler. Yüzden mütecâviz kişdonları ve Mığdisi kefe …
Kûh-ı Kürk: Dâmeninde bir manastır var kim cemî‘i Ermen kefereleri ana nezerât gönderirler. Yüzden mütecâviz kişdonları ve Mığdisi kefereleri vardır. Âyende vü revendeye ni‘metleri mebzûl bir mihmânhâne-i Îsâ'dır. Ve bu kûhun eteğinde serâpâ kat-ender-kat yaylalı ve âb-ı hevâsı latîf kurâlardır, ammâ Adana hâkindedir, zîrâ nehr-i Cihân'ın kıble cânibidir. Şimâl cânibi Sis sancağıdır. Ve mezkûr Kürk dağı gediği altında bir düz sahrâda bir mürtefi‘ bayırda Y 158a bir püşte-i a‘lâ üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y157b–Y158a ·
metinde göster ·
pâdişâhları elinden kabz u teshîre alup karîbü'l-ahd zulüm [ü] ta‘addî sebebiyl …
Sene 611 târîhinde Ramazânlı Ermen pâdişâhları elinden kabz u teshîre alup karîbü'l-ahd zulüm [ü] ta‘addî sebebiyle halkı perîşân olup kal‘a hâlî ve mu‘attal kalmışdır. Ammâ hâlâ üstâd mühendis destinden çıkmışdır. Ve bu binâ-yı zîbâdır ve şekl-i müdevverdir. Lâkin yukaru çıkup ne cirmde idüği ma‘lûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y158a ·
metinde göster ·
pâdişâhları binâsı bir şehr-i azîm imiş. Ba‘de hicreti'n-nebevî kırk bin asker …
Zamân-ı kadîmde Kayser-i Rûm hükmünde Ermen pâdişâhları binâsı bir şehr-i azîm imiş. Ba‘de hicreti'n-nebevî kırk bin asker ile Esved ibn Mıkdâd hazretleri gelüp kuvvet-i bâzû ile feth edüp kal‘asın münhedim etdi. Ba‘dehu sene 921 târîhinde cümle halk-ı akûru âsî olup zabt u rabtları mümkin olmamak ile Selîm Şâh-ı Evvel Acem seferlerine giderken guzât-ı müslimînin ilerüsünden ve gerüsünden halkı rehzenlikler edüp âhir salâbet-i şehinşâhîden havf [u] haşyet üzre olup pâye-i serîre rûmâlide kılup mutî‘ [u] münkâd olup yine evlâd-ı Zülkadriyye'ye vilâyetleri ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y159a ·
metinde göster ·
Ebi'l-Feth Mûsâ bin Ebu Bekir bin Eyyûb azze nasruhu şuhûri sene selâse ve selâ …
"Cüddide hâze't-terhîmü fî eyyâmi Mevlânâ es-Sultân el-Melikü'l-eşref şâh Ermen Ebi'l-Feth Mûsâ bin Ebu Bekir bin Eyyûb azze nasruhu şuhûri sene selâse ve selâsîn ve sitti mie." [633] kitâbet olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y243b ·
metinde göster ·
… kabâ’il-i Hüceyze ve kabîle-i Ca‘ferî Y 457b ve kal‘a-i İsne ve şehr-i kebîr
Ermen
ve şehr-i Kurna.
(---) varakda, İbrîm'den kabâ’il-i Künûz ve kal‘a-i Tûmânis ve beled-i Hammâm-ı Fir‘avn ve kal‘a-i Etfu ve kabâ’il-i Hüceyze ve kabîle-i Ca‘ferî Y 457b ve kal‘a-i İsne ve şehr-i kebîr Ermen ve şehr-i Kurna.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y457a–Y457b ·
metinde göster ·
… cûc u Me’cûc ve şimâlî Horâsân ve ba‘zı Hârezm ve Cac ve nevâhî-i Âzerbaycân ve
Ermen
ve Ahlât ve Rûmiyye-i kübrâ ve Endelüs'de karâr eder. Ve,
İklîm-i sâdis şarkdan garba tûli iki bin üç yüz seksen fersahdır ve arzı toksan fersahdır. Ve otuz vâdî ve bin yetmiş şehirdir, yedi yüzü bender şehirdir. İbtidâsı sedd-i Ye’cûc u Me’cûc ve şimâlî Horâsân ve ba‘zı Hârezm ve Cac ve nevâhî-i Âzerbaycân ve Ermen ve Ahlât ve Rûmiyye-i kübrâ ve Endelüs'de karâr eder. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y256a ·
metinde göster ·
denmesinin sebeb-i tesmiyesi Ermen Mûsâ babası İmrân'ın babasıdır ki Mûsâ'nın E …
Ve beled-i Ermen denmesinin sebeb-i tesmiyesi Ermen Mûsâ babası İmrân'ın babasıdır ki Mûsâ'nın Ermen dedesidir. Hâlâ sâkin oldukları mağârâ Yahûdîlerin Y 445b ve Kıbtîlerin ziyâretgâhlarıdır. Anıniçün beled-i Ermen derler. Ve bu diyâra Arz-ı Ermen derler. Ermen'in bir oğlu Herem idi, anın oğlu Hunâm idi; Mâhân diyârına bu Hunâm varup anda pâdişâh olup bir oğlu olup ismini dedesi ismi gibi Ermen koyup ol dahi müstakil melik olup Ermen kavmleri andan Mûsâ ibn İmrân'a ve İbn Ermen'e müntehî olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y445a–Y445b ·
metinde göster ·
Mûsâ babası İmrân'ın babasıdır ki Mûsâ'nın Ermen dedesidir. Hâlâ sâkin olduklar …
Ve beled-i Ermen denmesinin sebeb-i tesmiyesi Ermen Mûsâ babası İmrân'ın babasıdır ki Mûsâ'nın Ermen dedesidir. Hâlâ sâkin oldukları mağârâ Yahûdîlerin Y 445b ve Kıbtîlerin ziyâretgâhlarıdır. Anıniçün beled-i Ermen derler. Ve bu diyâra Arz-ı Ermen derler. Ermen'in bir oğlu Herem idi, anın oğlu Hunâm idi; Mâhân diyârına bu Hunâm varup anda pâdişâh olup bir oğlu olup ismini dedesi ismi gibi Ermen koyup ol dahi müstakil melik olup Ermen kavmleri andan Mûsâ ibn İmrân'a ve İbn Ermen'e müntehî olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y445a–Y445b ·
metinde göster ·
… n denmesinin sebeb-i tesmiyesi Ermen Mûsâ babası İmrân'ın babasıdır ki Mûsâ'nın
Ermen
dedesidir. Hâlâ sâkin oldukları mağârâ Yahûdîlerin Y 445b ve Kıbtîlerin ziyâr …
Ve beled-i Ermen denmesinin sebeb-i tesmiyesi Ermen Mûsâ babası İmrân'ın babasıdır ki Mûsâ'nın Ermen dedesidir. Hâlâ sâkin oldukları mağârâ Yahûdîlerin Y 445b ve Kıbtîlerin ziyâretgâhlarıdır. Anıniçün beled-i Ermen derler. Ve bu diyâra Arz-ı Ermen derler. Ermen'in bir oğlu Herem idi, anın oğlu Hunâm idi; Mâhân diyârına bu Hunâm varup anda pâdişâh olup bir oğlu olup ismini dedesi ismi gibi Ermen koyup ol dahi müstakil melik olup Ermen kavmleri andan Mûsâ ibn İmrân'a ve İbn Ermen'e müntehî olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y445a–Y445b ·
metinde göster ·
… ı mağârâ Yahûdîlerin Y 445b ve Kıbtîlerin ziyâretgâhlarıdır. Anıniçün beled-i
Ermen
derler. Ve bu diyâra Arz-ı Ermen derler. Ermen'in bir oğlu Herem idi, anın oğlu …
Ve beled-i Ermen denmesinin sebeb-i tesmiyesi Ermen Mûsâ babası İmrân'ın babasıdır ki Mûsâ'nın Ermen dedesidir. Hâlâ sâkin oldukları mağârâ Yahûdîlerin Y 445b ve Kıbtîlerin ziyâretgâhlarıdır. Anıniçün beled-i Ermen derler. Ve bu diyâra Arz-ı Ermen derler. Ermen'in bir oğlu Herem idi, anın oğlu Hunâm idi; Mâhân diyârına bu Hunâm varup anda pâdişâh olup bir oğlu olup ismini dedesi ismi gibi Ermen koyup ol dahi müstakil melik olup Ermen kavmleri andan Mûsâ ibn İmrân'a ve İbn Ermen'e müntehî olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y445a–Y445b ·
metinde göster ·
… Kıbtîlerin ziyâretgâhlarıdır. Anıniçün beled-i Ermen derler. Ve bu diyâra Arz-ı
Ermen
derler. Ermen'in bir oğlu Herem idi, anın oğlu Hunâm idi; Mâhân diyârına bu Hun …
Ve beled-i Ermen denmesinin sebeb-i tesmiyesi Ermen Mûsâ babası İmrân'ın babasıdır ki Mûsâ'nın Ermen dedesidir. Hâlâ sâkin oldukları mağârâ Yahûdîlerin Y 445b ve Kıbtîlerin ziyâretgâhlarıdır. Anıniçün beled-i Ermen derler. Ve bu diyâra Arz-ı Ermen derler. Ermen'in bir oğlu Herem idi, anın oğlu Hunâm idi; Mâhân diyârına bu Hunâm varup anda pâdişâh olup bir oğlu olup ismini dedesi ismi gibi Ermen koyup ol dahi müstakil melik olup Ermen kavmleri andan Mûsâ ibn İmrân'a ve İbn Ermen'e müntehî olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y445a–Y445b ·
metinde göster ·
… diyârına bu Hunâm varup anda pâdişâh olup bir oğlu olup ismini dedesi ismi gibi
Ermen
koyup ol dahi müstakil melik olup Ermen kavmleri andan Mûsâ ibn İmrân'a ve İbn …
Ve beled-i Ermen denmesinin sebeb-i tesmiyesi Ermen Mûsâ babası İmrân'ın babasıdır ki Mûsâ'nın Ermen dedesidir. Hâlâ sâkin oldukları mağârâ Yahûdîlerin Y 445b ve Kıbtîlerin ziyâretgâhlarıdır. Anıniçün beled-i Ermen derler. Ve bu diyâra Arz-ı Ermen derler. Ermen'in bir oğlu Herem idi, anın oğlu Hunâm idi; Mâhân diyârına bu Hunâm varup anda pâdişâh olup bir oğlu olup ismini dedesi ismi gibi Ermen koyup ol dahi müstakil melik olup Ermen kavmleri andan Mûsâ ibn İmrân'a ve İbn Ermen'e müntehî olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y445a–Y445b ·
metinde göster ·
… p bir oğlu olup ismini dedesi ismi gibi Ermen koyup ol dahi müstakil melik olup
Ermen
kavmleri andan Mûsâ ibn İmrân'a ve İbn Ermen'e müntehî olurlar.
Ve beled-i Ermen denmesinin sebeb-i tesmiyesi Ermen Mûsâ babası İmrân'ın babasıdır ki Mûsâ'nın Ermen dedesidir. Hâlâ sâkin oldukları mağârâ Yahûdîlerin Y 445b ve Kıbtîlerin ziyâretgâhlarıdır. Anıniçün beled-i Ermen derler. Ve bu diyâra Arz-ı Ermen derler. Ermen'in bir oğlu Herem idi, anın oğlu Hunâm idi; Mâhân diyârına bu Hunâm varup anda pâdişâh olup bir oğlu olup ismini dedesi ismi gibi Ermen koyup ol dahi müstakil melik olup Ermen kavmleri andan Mûsâ ibn İmrân'a ve İbn Ermen'e müntehî olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y445a–Y445b ·
metinde göster ·
… u Câmi‘de: kaçan kim Hazret-i Mûsâ aleyhi's-selâm Sa‘îd-i âlî'de İsne diyârında
Ermen
şehrinde rahm-i (---)(---)(---)(---) ziyâ[re]t etdükleri mahalde vâlidesi Yû …
Ziyâret-i âhar, yine bu Ulu Câmi‘de: kaçan kim Hazret-i Mûsâ aleyhi's-selâm Sa‘îd-i âlî'de İsne diyârında Ermen şehrinde rahm-i (---)(---)(---)(---) ziyâ[re]t etdükleri mahalde vâlidesi Yûhâ Ana Fir‘avn-ı la‘înin havfından Mûsâ'yı bir şermûta Q 350aP 344a sarup sarmalayup bir sandûk içre koyup berk edüp Nîl'e ilkâ eder. Hikmet-i Hudâ Hazret-i Mûsâ'nın vücûd-ı nazenîni Nîl ile cereyân ederek Fir‘avn'ın sarâyının önünden ubûr ederken şâhnişînden meğer Fir‘avn'ın hâtûnu bâkire Âsiye Ana bu sandûkayı görüp bir hâcibe emr eder kim sandûkayı getireler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·