… ât-ı ibret-nümûnlar ile müzeyyen bir bâb-ı âlîdir. Ve kapunun bir cânibinde bir
esed
, bir âhûyu şikâr etmiş ve bir tarafında zencîr ile makyûd bir esed tasvîri var …
Bu dahi Ebü'l-feth ve Bâyezîd ve Süleymân Hân binâsıdır. Dökmeciyân âsitânesine yan yana muttasıl leb-i deryâya karîb kal‘a-misâl bir âsitânedir. Bir kapusu leb-i deryâda kıbleye nâzır, bir kapusu şimâle nâzırdır, ammâ deryâya nâzır kapusu gûnâ-gûn maslûbât-ı ibret-nümûnlar ile müzeyyen bir bâb-ı âlîdir. Ve kapunun bir cânibinde bir esed, bir âhûyu şikâr etmiş ve bir tarafında zencîr ile makyûd bir esed tasvîri var kim ibret-nümâdır. Ba‘zı ressâmlar temâşâ edüp Şâhkulu resmidir der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131b ·
metinde göster ·
… ânibinde bir esed, bir âhûyu şikâr etmiş ve bir tarafında zencîr ile makyûd bir
esed
tasvîri var kim ibret-nümâdır. Ba‘zı ressâmlar temâşâ edüp Şâhkulu resmidir der …
Bu dahi Ebü'l-feth ve Bâyezîd ve Süleymân Hân binâsıdır. Dökmeciyân âsitânesine yan yana muttasıl leb-i deryâya karîb kal‘a-misâl bir âsitânedir. Bir kapusu leb-i deryâda kıbleye nâzır, bir kapusu şimâle nâzırdır, ammâ deryâya nâzır kapusu gûnâ-gûn maslûbât-ı ibret-nümûnlar ile müzeyyen bir bâb-ı âlîdir. Ve kapunun bir cânibinde bir esed, bir âhûyu şikâr etmiş ve bir tarafında zencîr ile makyûd bir esed tasvîri var kim ibret-nümâdır. Ba‘zı ressâmlar temâşâ edüp Şâhkulu resmidir der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131b ·
metinde göster ·
… ve ma‘arrâvî ve seyf-i zülyezenî ve seyf-i zülfeccâmî ve hoşkadem ve sunkur ve
esed
ve zivzik ve demir delisi işleri ve selâme işi ve kârhâne işi ve Mısırlı Alî Be …
Neferâtları tahtırevânlar üzre ve seyishâneler üzre dükkânların Sahâbe-i güzîn ve çâr-yâr-ı mu‘în kılıçları ve şeyhânî ve ma‘arrâvî ve seyf-i zülyezenî ve seyf-i zülfeccâmî ve hoşkadem ve sunkur ve esed ve zivzik ve demir delisi işleri ve selâme işi ve kârhâne işi ve Mısırlı Alî Berkûk işi ve Şâmlı Müstakîm işi ve Hindî Halkân işi ve Alaman ve Selânik ve Eski Cezâyir ve Felâra ve Islatına işleri gibi niçe meşhûr-ı âfâk bildiğimiz kılıçlar ile dükkânların zeyn edüp ba‘zı üstâdlar kılıçları mücellâ ederek ba‘zısı zağlıyarak güzer ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 181a ·
metinde göster ·
… ü muhtasar bir kubbe ve câmekân ve bir havz-ı azîm binâ edüp iki yerden mermer
esed
başı eşkâlinden âb-ı germâb havza cereyân eder. Gâyet mu‘tedilü's-suhûndur. Ba‘ …
Evsâf-ı germâb: Şehr-i Ilgın'ın hârici garbında ve bayır dibinde bir uyûn-ı hârradır. Sultân Alâ’eddîn nikrîs marazına mübtelâ olup bu hummâda ifâkat bulduğu içün bu uyûn-ı hârra üzre müfîd ü muhtasar bir kubbe ve câmekân ve bir havz-ı azîm binâ edüp iki yerden mermer esed başı eşkâlinden âb-ı germâb havza cereyân eder. Gâyet mu‘tedilü's-suhûndur. Ba‘zı kimesneler gözeler içre sovudup nûş ederler. Gâyet azb u şîrîndir. Cüzzâm ve felç ve barasa ve hafakâna ve zâtü'l-cenbe, bi-emr-i Hudâ gâyet nâfi‘dir. (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 9b ·
metinde göster ·
ü bebr ü peleng-i vuhûş u tuyûr ile enîs ü mûnis olan Eğlence Baba niçe kerre d …
Ve dahi Eşe Kadın mahallesi kurbunda esed ü bebr ü peleng-i vuhûş u tuyûr ile enîs ü mûnis olan Eğlence Baba niçe kerre dağlardan ayılar ve kurd ve geyikler gelüp kendi yanında bir hayli yatup bir gice gâ’ib olup ol geyikler yine dağlara gidermiş. Karîbü'l-ahd olmağıyla "Biz yetişüp görüşüp du‘â-i hayrın aldık" diyen âdemlerle müşerref olup menâkıbın anlardan tahrîr etdik. Ve bu Eğlence Baba kurbunda Seyyidler Sultân, yedi aded Âl-î Resûl'dür ammâ isimleri ma‘lûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 167b ·
metinde göster ·
… u nâm isimli âdemlerdir. Mallı Kaya ve Rüstem Ağa ve Burhan Ağa ve Toğar Ağa ve
Esed
Beğ ve Gazanfer Beğ nâm âdemleri vardır.
Der-na‘t-ı esmâ-i merdân: Bu şehr-i Van'ın ekseriyyâ halkı Behlüloğlu ve Çendevânoğlu ve Demircioğlu ve Beşâretoğlu ve Alî Paşaoğlu, Keremeddînoğlu nâm isimli âdemlerdir. Mallı Kaya ve Rüstem Ağa ve Burhan Ağa ve Toğar Ağa ve Esed Beğ ve Gazanfer Beğ nâm âdemleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 258a ·
metinde göster ·
Ağa nâm bir ağaya elli aded tâvûsî devesiyle pirinc-i Revân ve on beş tüfeng-i …
Ale's-sabâh Esed Ağa nâm bir ağaya elli aded tâvûsî devesiyle pirinc-i Revân ve on beş tüfeng-i Mâzenderân ve on Gürcî çâker cüvân ve elli aded post-ı kaplan ve beş aded döşeme keçe-i Isfahân ve beş aded harîr haliçe-i Lahîcân ve yüz kıt‘a kâse vü tabak [u] fincân ve kâmil on re’s alaca yorğa ve altı re’s esb-i kara çubuğ küheylânlar ile {Paşa'ya} nâmeler gitmede. Hakîr dahi vesîle olmak içün yigirmi {aded} nefer koşdum. Anlara hân otuzar guruş ve birer Keşân katîfesi verüp cümle yüz nefer âdemler ile diyâr-ı Van'a revâne oldular. Ertesi gün,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 302b ·
metinde göster ·
… esâsın vaz‘ eder. Anınçün halkı esed-heybet ve gazanfer-salâbetlerdir ve burc-ı
esed
beyt-i şems-i nârîdir. Anınçün şemsinde te’sîr vardır.
Ve tâli‘-i binâ-yı imâristân: Bu şehri ibtidâ Keyûmers Şâh binâ etdikde burc-ı esedde esâsın vaz‘ eder. Anınçün halkı esed-heybet ve gazanfer-salâbetlerdir ve burc-ı esed beyt-i şems-i nârîdir. Anınçün şemsinde te’sîr vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 326a ·
metinde göster ·
… ısıtma dutar, o da taraf-ı Hak'dan bir rahmetdir. Eyle olmasa diyâr-ı Bağdâd'da
esed
derdinden bir âdem çöle çıkamazdı. Ammâ hikmet-i Hayy-ı Kadîr Hazret-i Alî kasa …
Husûsan bu hâk-i Bağdâd ve Kûfe ve Ummân'da şiddet-i hârdan kurşum eriyüp mahv olur. Ol kadar ıssı hevâsı vardır. Ammâ bi-emri Hudâ benî Âdeme ve gayrı hayvâna mü’essir değildir. İllâ hikmet-i Hudâ bu diyârda arslanı ısıtma dutar, o da taraf-ı Hak'dan bir rahmetdir. Eyle olmasa diyâr-ı Bağdâd'da esed derdinden bir âdem çöle çıkamazdı. Ammâ hikmet-i Hayy-ı Kadîr Hazret-i Alî kasabasında asla hummâ ve tâ‘ûn ve zâtü'l-cenb misilli emrâz-ı muhtelife yokdur. İllâ maraz-ı zahîr çokdur. Ve hevâsı gâyet latîf olduğundan cümle ahâlîsi ten-dürüstlerdir. Ve bu âsitâneye bir marîz gelse bi-emr-i Hudâ cemî‘i illetinden pâk olur ve bu âsitânenin bâb-ı mu‘allâsı cânib-i (---) meftûh bir bâb-ı sa‘âdetdir kim cemî‘i selef pâdişâhları atebe-i âlîsi ve süflîsi ve bâb-ı şerîfinin cenâhları ve halka vü mismâr ve miftâh ü kıfilleri cümle (---)(---) mebnî bir bâb-ı musanna‘dır kim cihân meddâhlarının zebânları midhatinde kâsır ve küttâbların kalemleri kâsirdir. Ve bu derveze-i cinândan içeri cümle ahâlî-i züvvâr duhûl etdikde âdem gûyâ hayât-ı câvidân bulup mesrûr [u] handân olur. Bu kubbe-i bülendin tâ vasatında sandûka içre ol Dâmâd-ı Hazret-i Resûl-i Ekrem ve güzîde-i imâm-ı muhterem ol Düldül-süvâr Alî mehbit-i nûr-ı Hudâ'ya müstağrak olup gazanfer fer esed-i heybet-misâl yatır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 356a ·
metinde göster ·
… edüp tenâvül ederler. Bu Bağdâd arslanı kadar mahbûb u şîrîn ve semîn ü müdrik
esed
bir diyârda yokdur. Ammâ mel‘ûnlar gâyet mehîb ü mahûfdur. Bir kerre kemîngâh-ı …
Bu mahallerin hâvurlarında ve büklüklerinde esedler sürü sürü gezüp câmûs-ı beyâbânı ve har-ı çâr-pây-ı deşti ve gazal-ı maralı ve gayrı gûne gûsfend ü câmûs ve bakar-ı beyâbânî şikâr edüp tenâvül ederler. Bu Bağdâd arslanı kadar mahbûb u şîrîn ve semîn ü müdrik esed bir diyârda yokdur. Ammâ mel‘ûnlar gâyet mehîb ü mahûfdur. Bir kerre kemîngâh-ı hâvurdan tulû‘ edüp ra‘d-âsâ bir na‘ra ursa âdemin zehresi çâk, elbette ol mahalde ol âdem hâk olması mukarrerdir. Garâbet anda kim âdem yine na‘rasına karşu varmağa cür’et eder ammâ altında eğer atın aygır ise isterse iki yaşdan cılıkdan küheylânı olsun na‘ra-i esedi istimâ‘ edince hemân ol ân dümmin hotas edüp firâr eder. Bin kerre mahmîz itsen feryâd edüp avdet eder. Ammâ eğer kısrak üzre bulunursan 358a bi-emri Hudâ kısrak arslanın na‘rasından değil birkaç mühlik zahm-ı pençesinden bile havf etmeyüp yine arslan üzre hamle eder. Ammâ dişi arslan yavrularına nafaka tahsîliyçün şikârbâz u cengâver olur. Eğer tokdur ve eğer açdır elbette şikâr arar. Ammâ erkek sübû‘ yigirmi dörd sâatde bir kerre şikâr alsa tok iken artık gayrı şikâra bakmaz ve asla ceng etmez. Ammâ Yezîdî gazanfer eğer aç ve eğer tok Yezîdî'dir elbette ceng eder ve gâyet bed-çehre vü hamlekâr u hîlekâr ve boz tüğlü ve gerdeni kalın ve arkası siyâh ve başı büyük ve tüğleri çim çim Marzıvân katırından iri Yezîdî arslan bî-emân olur. Ammâ hikmet-i hudâ bu Bağdâd arslanları şikâr içün köylere ve büleydelere gelince avretler bu arslanları ortaya alup döğe döğe deyelerler. Arslanlar firâr ederken durup avretlerden tarafa aslâ nazar etmeyüp firâr eder, bir aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 357b–358a ·
metinde göster ·
… rır ve çar çar çağırır. Paşalı fetâlarından bir yiğit arslana bir kurguşum urup
{esed}
mürd oldu.
Bir gice bu mahalde bir hay huy kopdu. Meğer bir arslan-ı Yezîdî, Şakakî Yezîdîlerinin bir câmûs-ı mefretin kovarak sakız gölüne câmûs gark olur. Esed-i Yezîdî dahi akîb-i câmûsa düşüp kovarak arslan dahi sakız ma‘deni içre gark olup câmûsu pençesiyle reşh urup var kuvvet-i bâzûsıyla câmûsu gölden taşra atmış ammâ câmûsun bir kolunu pençesiyle söküp silküp ayırmış ve câmûs kenâr-ı gölde kalmış ammâ arslan dahi câmûsu sakızdan taşra atdığı zorundan beli kırılup sakız ma‘deni içre kalmış. Ale's-sabâh temâşâsına vardık, fakîr arslan sakız ma‘deni dâmına giriftâr olup bar bar bâğırır ve çar çar çağırır. Paşalı fetâlarından bir yiğit arslana bir kurguşum urup {esed} mürd oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 405a ·
metinde göster ·
El-hâsıl ulu sultândır kim ziyâretgâh-ı hâss u âmmdır. Ve her bâr merkad-i pâk-i pür-envârında Hasanî ve Hüseynî arslanlar gelüp ziyâret etdiklerin niçe bin âdemler görmüşlerdir. Hattâ "Bir esed dâ’imâ merkad-i şerîfin türbedâr ile bekler" dediler, ammâ niçe kerre varup ziyâret etdim, ammâ görmedim, ammâ bu türbe etrâfında olan arslanlar bir ferd-i âferîde merd ü zene zarar etmeyüp türbeye benî âdem varsa arslanlar çöle giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 1b ·
metinde göster ·
… alar on iki burûca teşbîh ebrâclardır kim, hamel ve sevr ve cevzâ ve seretân ve
esed
ve sünbüle ve mîzân ve akreb ve kavs ve cedy ve delv ve hût misilli burûc sûret …
Ve ol altunda olan çubuk "Hazret-i Mûsâ'nın asâsı ve İsâ Nebî çorabı bizdedir" alâmetin etmişler. Bu tarafda olan kenâreli hatlar Mevlânâ ve pirinc-pirim ismi hatlarıdır, ammâ gerü tarafda yalnızca nokta nokta müdevverden tûlânîce dâ’ire içre olan tasvîr-i tavîl bizzât Hazret-i İsâ sûretidir. Ve cânib-i erba‘asında olan iki aded kenâresi tırmıklı noktalar on iki burûca teşbîh ebrâclardır kim, hamel ve sevr ve cevzâ ve seretân ve esed ve sünbüle ve mîzân ve akreb ve kavs ve cedy ve delv ve hût misilli burûc sûretleridir. Ve Hazret-i İsâ'nın on iki halîfesi havâriyyûnlara mu‘âdil on iki yıldızlardır, zîrâ bu Venedik'de olan ilm-i nücûm bir diyâr keferelerinde deyyâr yokdur. Ve İsâ Nebî tasvîri etrâfındaki olan hatlar cümle Hazret-i İsâ'ya salât u selâm ve tahiyyât hatlarıdır kim lisân-ı Latince ol hatlar budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 150b ·
metinde göster ·
… emeri üstünde iki aded arslan-ı gırrende tasvîri var kim üstâd-ı mermer-bür bir
esed
timsâli eylemiş kim bi'l-mehâbe görenler ol sebû‘ları zî-rûh zann eder. Tâ bu m …
Ve bu Tophâne meydânından iç kal‘a handakı üzre taş köprü ile iç kal‘a kapusu iki kat metîn ü müstahkem demir kapulardır kim taşra kapunun atebe-i ulyâsı kemeri üstünde iki aded arslan-ı gırrende tasvîri var kim üstâd-ı mermer-bür bir esed timsâli eylemiş kim bi'l-mehâbe görenler ol sebû‘ları zî-rûh zann eder. Tâ bu mertebe musanna‘ gazanferlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 81b ·
metinde göster ·
… âl nâr-ı Nemrûd-misâl âteşler on iki burcdan haml ü sevr ve cevzâ ve seretân ve
esed
ve sünbüle ve mîzân ve akreb ve kavs ve cedy ve delv ve hût misilli ebrâclardan …
Ve dahi Üstürgon kal‘ası tarafındaki Süleymân Hân depesinde ve Şoşkon depesinde ve Muhanad depesinde ve İrşek depesinde ve Ban depesinde ve Depedelen depesinde ve Bağdala depesinde ve'l-hâsıl on iki aded püşte-i bâlâlar üzre Üstürgon kavmi dağlar gibi odunlar yığup on iki yerden âteşler evc-i âsumâna peyveste olup tâ sabâha dek ale'l-ittisâl nâr-ı Nemrûd-misâl âteşler on iki burcdan haml ü sevr ve cevzâ ve seretân ve esed ve sünbüle ve mîzân ve akreb ve kavs ve cedy ve delv ve hût misilli ebrâclardan Üstürgon'un on iki aded yerde âteşleri cihânı rûşen edüp dendân-ı bedenleri üzre bî-hisâb fânûs ve neft ve katrân ve zift ve dühn-i gûsfendleri yakup kal‘a-i Üstürgon'u 107b dahi çerâğân etdiklerin Sadrıa‘zam görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 107a–107b ·
metinde göster ·
… zabt edüp diline her gelen hezeyân sözleri söylemesin rümûzun edüp demir dilli
esed
tasvîri etmişler. Ve bu Egre kal‘asın bir esede teşbîh edüp içinde olan âdemler …
Ve bu kapunun üst eşiği üzre beyâz mermerden bir arslan sûreti tasvîr olunmuşdur kim bu arslanın demirden bir dili var, üstâd-ı mermer-bür bu arslana eyle bir tîşe urup gören ol esedi zî-rûh zann eder. Ammâ hukemâ-yı selef arslanı cemî‘i hayvânâtların pâdişâhlarıdır demişler ve benî âdemi de arslan gönüllüdür demişler. Ve bu arslana demir dil etdiklerinin aslı benî âdem demir dilli olup dilini zabt edüp diline her gelen hezeyân sözleri söylemesin rümûzun edüp demir dilli esed tasvîri etmişler. Ve bu Egre kal‘asın bir esede teşbîh edüp içinde olan âdemlere arslanı pek zabt edin işâreti ola, demişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 37a ·
metinde göster ·
… ndukânî dedikleri Venedik küffârının sancağ u bayraklarında taşıdıkları kanatlı
esed
sûretidir.
Mâ-tekaddem küffâr asrında bu küçük kapu dibindeki kullede bir gemi limanı kapusu var. Cümle kayıklar andan içeri kal‘anın içine girirler imiş. Hâlâ ol liman kapusu dîvâr ile örtülüdür kim bu liman kapusu kemeri üzre olan kullenin nehr-i Ten'e nâzır cânibinde on arşın yüksekde bir kanatlı arslan tasvîri var. Çâr köşe beyâz mermer üzre tasvîr olunmuşdur. Üstâd-ı nakkâş Freng-i Mânî mermer-bür bu arslana bir emek sarf etmiş kim gören anı zî-rûh zann eder. Ol ecilden bu kulleye arslan kullesi derler. Ammâ kavm-i Freng böyle kanatlı arslan tasvîrlerine San Marko ve Santa Marko derler. Hattâ Bundukânî dedikleri Venedik küffârının sancağ u bayraklarında taşıdıkları kanatlı esed sûretidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184a ·
metinde göster ·
tasvîrinin başı hammâm kubbesi kadar olup ön ayakların leb-i deryâya dayayup kı …
Ol esed tasvîrinin başı hammâm kubbesi kadar olup ön ayakların leb-i deryâya dayayup kıçı üzre çömelüp oturup gûyâ deryâda olan gemilere nigerân eder bir mehîb ü acîb san‘at-ı garîb ejdehâ-sıfat bir arslan-ı azîm sûreti olduğiyçün bu limana Ejder limanı derler. Bu dahi acâ’ibât [u] garâ’ibâtdan bir eserdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 254b ·
metinde göster ·
… ı Sûrân ve Âl-i Benî Firdâsi'l-Kilâbî der-hâkimân-ı Haleb, nefer 7 ve Âl-i Benî
Esed
hâkimân-ı Hılle nefer 7 ve Âl-i Benî Hemedân hükkâm-ı Musul-ı Atîk nefer 6 ve  …
Bu def‘ada olan gazâ-yı ekber, Hazret-i Risâlet-penâh hazretlerinin zamân-ı sa‘âdetlerinden berü sahâbe-i kirâm ve Çâryâr-ı güzîn rıdvânullâhi te‘âlâ aleyhim ecma‘înden sonra devlet-i Âl-i Emeviyyûn'da ve devlet-i Âl-i Abbâsiyân'da ve devlet-i Fâtımiyyîn ve Keyyâniyyân ve Sâsâniyân ve Âl-i benî Ukayl ve Âl-i Dânişmendiyân ve Âl-i Karakoyunlıyân ve Âl-i Akkoyunlıyân ve Âl-i Hâşimiyân ve Âl-i Şâhân ve Âl-i Derbendiyân ve Âl-i Zülkadriyye ve Âl-i Ramazâniyye ve Âl-i Cingiziyân-ı Moğol-ı Hulagu ve Âl-i Cingiziyân-ı Mâverâ’u'n-nehir ve Âl-i inculiyân ve Âl-i Muzafferân ve Âl-i Çobaniyân ve Âl-i Küretbayân(?) ve Âl-i Serâbdârân ve Âl-i Timur-ı Gürgân ve Âl-i Benî Katâdeyân-ı şürefâ-yı Mekke ve Âl-i Tebâbi‘a ve Âl-i Ekâsire ve Âl-i Benî Resûl ve Âl-i Edârise ve Âl-i Hamûd-ı memâlik-i Endülüs ve Âl-i Mülettemîn ve Âl-i Muvahhidîn ve Âl-i Benî Hazîn ve Âl-i Benî Tâs der-memâlik-i Fas ve Âl-i Şürefâ-yı Mağrib-zemîn ve Âl-i Ağleb hâkimân-ı Afrika ve Âl-i Benî Kelb der-hâkimân-ı cezîre-i Sakalaba ve Âl-i Benî Hafz ve Âl-i Abbâsiyân'dan sonra Mısır'a ve bu cezîre-i Girid'e mâlik olanlardan Âl-i Tâhiriyân ve Âl-i Benî Leys Safâriyân ve Âl-i Sâmâniyân ve Âl-i Benî Ziyâd ve Âl-i Bûye ve Âl-i Sebüktegin ve Âl-i Gûr ve Âl-i Hârezmiyân ve Âl-i Selçukiyân-ı Îrân [u] Tûrân ve Âl-i Selçukiyân-ı memâlik-i Yûnân ve Âl-i Tâcu'd-devle ve Âl-i Atabegiyân der-memâlik-i Şâm ve devlet-i Melâhide hâkimân-ı Kûhistân ve Âl-i Eyyûbiyân bin Şâdu'l-Kürdî der-hâkimân-ı Mısır Şâm İsne ve İsvân ve Âl-i Karahıtâniyân ve Âl-i Benî Artık der-memâlik-i Haleb ve Diyârbekir ve Âl-i Mervâniyân hâkim-i Diyârbekir ekrâd-ı Ardalân-ı Sûrân ve Âl-i Benî Firdâsi'l-Kilâbî der-hâkimân-ı Haleb, nefer 7 ve Âl-i Benî Esed hâkimân-ı Hılle nefer 7 ve Âl-i Benî Hemedân hükkâm-ı Musul-ı Atîk nefer 6 ve Âl-i Bektûniyân (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 307b ·
metinde göster ·
nâm bir serâmed top-ı benâma âteş e[di]nce bi-emrillâh gülle ol direğe isâbet e …
Hemân Sadrıa‘zam topçubaşıya fermân edüp Sarı esed nâm bir serâmed top-ı benâma âteş e[di]nce bi-emrillâh gülle ol direğe isâbet edüp yeniden iki pâre edüp üzerindeki kâfirleriyle zemîn-i handaka uçup küffârları pâre pâre oldular. Lâkin yine bu Yüksek tabyanın bir tarafında üç aded direkler birbirlerine mıhlı olup bu dahi eflâke ser çeküp durur. Dahi küffâr bir sürûr [u] safâları ve yâhûd bir bednâm günleri olunca ol serâmed direk üzre bir azîm zer-ender-zer ü zîvere gark olmuş bir filandıra San Marko tasvîrli bayrağı makaralar ile çeküp filandıra açup tâ handak içine enüp kâhîce rûzgâr ile filandıra bayrağı evc-i âsımâna peyveste olurdu. Ba‘de'l-feth anı dahi Sadrıa‘zam kırup endirtdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 311a ·
metinde göster ·
… ve ana karîb hazret-i Emîr Sultân ve şehir içinde Şeyh Emîr Cemâ‘a ve Şeyh Emîr
Esed
. Cümlesinin himmetleri hâzır u nâzır ola.
Ve şehre karîb Şeyh Ebubekr-i Batranî hazretleri kuddise sırruh ve limana karîb leb-i deryâda Şeyh Sa‘îd ve ana karîb hazret-i Emîr Sultân ve şehir içinde Şeyh Emîr Cemâ‘a ve Şeyh Emîr Esed. Cümlesinin himmetleri hâzır u nâzır ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y179a ·
metinde göster ·
… binde üç âdem P 93b kaddi bâlâda siyâh taşlardan dörd arslan tasvîri var. İki
esed
kal‘a kapusunun sağında ve iki sebû‘ kapunun solundadır. Ammâ üstâd-ı kâmil bu …
Evvelâ Kudüs-i şerîf kal‘asının bâb-ı Meryem'den çıkup kal‘a Q 93b kapusu şarka mekşûfdur. Ve kapunun iki cânibinde üç âdem P 93b kaddi bâlâda siyâh taşlardan dörd arslan tasvîri var. İki esed kal‘a kapusunun sağında ve iki sebû‘ kapunun solundadır. Ammâ üstâd-ı kâmil bu seng-i hârâya eyle tîşe urmuş kim gûyâ Y 218a bu şîrler zî-rûhdur. Bunları temâşâ edüp şark cânibine dere aşağı beş yüz adım gidüp yine ol derede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y217b–Y218a ·
metinde göster ·
… e âl-i Benî Artık ve devlet-i âl-i Mervân ve âl-i Mirdâs el-Kilâbî ve âl-i Benî
Esed
ve âl-i Benî Hemedân ve âl-i Benî Akîl ibn Ebî Tâlib ve âl-i Türkmâniyân-ı Ümer …
(---) 8 varakda, âl-i Hârezmiyân ve âl-i Selçukıyân ve devlet-i Selçukıyân-ı sânî ve devlet-i Selçukıyân-ı Karaman ve devlet-i Tâcü'd-devle ve âl-i Atabegiyân ve âl-i Ömeriyye ve âl-i Elbegiyân-ı Kebîr ve âl-i Salâhiyân ve âl-i Eyyûbiyân-ı şâdü'l-Kürdî ve âl-i Bahriyye ve devlet-i Çerâkizeler âl-i Bahrîler kuludur, ve âl-i Türkmâniyân-ı Toğan ve âl-i Ekrâdiyân ve âl-i Karahıtayân ve âl-i Eyyûbiyân-ı Yemenî ve âl-i Melâhide ve âl-i Benî Artık ve devlet-i âl-i Mervân ve âl-i Mirdâs el-Kilâbî ve âl-i Benî Esed ve âl-i Benî Hemedân ve âl-i Benî Akîl ibn Ebî Tâlib ve âl-i Türkmâniyân-ı Ümerâ ve âl-i Dânişmendiyye-i Mâhân ve âl-i Kara Yûsufiyân ve âl-i Akkoyunluyân ve âl-i Dânişmend-i Sivas ve âl-i şâh-ı şâhân-ı Isfahân ve âl-i Derbendiyân ve âl-i şamhâliyân e âl-i Özbekiyân ve âl-i Cingiziyân, cümle on iki fırka hânlardır ve her fırkası onar on beşer aded taysı hânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y451b ·
metinde göster ·
… kavm-i Moğol-ı gûl, gulû-yı âm edüp İncur'u katl etdiler. Bunlara Haydar İncur,
Esed
İncur derler. Andan,
Kavm-i Moğol'a pâdişâh idi. Moğol kavmi lisânı üzre pâdişâhlarına "İncur Ancur Ancur" derler. Memâlik-i Îrân-zemîn'de idi. Üç neferdirler. Bu İncur'u sene 700 târîhinde kavm-i Moğol-ı gûl, gulû-yı âm edüp İncur'u katl etdiler. Bunlara Haydar İncur, Esed İncur derler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y24a ·
metinde göster ·
Kabr-i Kadı Bekkâr radıyallâhu anh ibn Kanbiyye(?) ibn
Esed
ibn Abdullâh ibn Beşir ibn Ebî Bekir ibn Hâris: Mevlâ-i Resûlullâh'dır. Mısır'a …
Kabr-i Kadı Bekkâr radıyallâhu anh ibn Kanbiyye(?) ibn Esed ibn Abdullâh ibn Beşir ibn Ebî Bekir ibn Hâris: Mevlâ-i Resûlullâh'dır. Mısır'a kadı olmuşdur, Mütevekkil Alallâh'dan mukaddem; ba‘dehu sene sitt ve erba‘în, kable vilâyet İbn Tolun, ve kâne muhaddisen celîlen. (---)(---)(---)(---)(---) medfûndur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y259b ·
metinde göster ·
… ve Kertbay ve şâhîn ve Senyal ve Cânbezdi ve Cânaldı ve Cânverdi ve Cânkıydı ve
Esed
ve Seyfî ve Kayıt ve Cânpûlâd. Bu gûne esmâlar ile müsemmâ‘ şecî‘ ü nâmdâr Abaz …
Esmâları Rûm halkı ismine muhâlifdir. Elkâb [u] esmâları budur: Emir Özbek ve Emîr Timur ve Temirtaş ve Temris ve Kansu ve Gavrî ve Lâçîn ve Karçıgay ve Pûlâd ve Kertbay ve şâhîn ve Senyal ve Cânbezdi ve Cânaldı ve Cânverdi ve Cânkıydı ve Esed ve Seyfî ve Kayıt ve Cânpûlâd. Bu gûne esmâlar ile müsemmâ‘ şecî‘ ü nâmdâr Abaza ve Çerâkize ve Gürcî ve Zengî, Habeşî kavmin ellerinde bu Mısır fellâhları âcizmândedir. Hâlâ Menûf şehri içre bu isimli askerî tâ’ifesi mâl-â-mâldir, dâ‘imâ bellerinde silâhları ile gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y283b ·
metinde göster ·