… âneleri vardır ammâ bir câmi‘den gayrı çârsû-yı bâzârdan ve sâ’ir imâretden bir
eser-i binâ
yokdur. Ammâ imâr olacak bender-i lâzımdır. Zîrâ bir latîf limanı vardır.
Menzil-i kal‘a-i Taht-ı Van: Ekrâd kavmi Tatvân derler. Bu mahal Van eyâleti hudûdunda Van deryâsı kenârında Van paşasının hâssı subaşısı hâkimdir ve niyâbetdir. Mâtekaddem Süleymân Hân zamânında Zâl Paşa bir müfîd ü muhtasar kal‘a binâ edüp derbend-i çalındır olmuşdu. Ba‘dehû Şâh Tahmasb asrında Acem Ercîş ve Âdilcevâz ve Ahlat kal‘alarına istîlâ etdikde bu Taht-ı Van kal‘asından gemiler ile Van kal‘asına imdâd gitmesin içün Taht-ı Van kal‘asın harâb edüp hâlâ leb-i deryâda liman ağzında kal‘a-misâl bir hân-ı kavî kalmışdır. Van paşasının bir ağası iki yüz âdem ile ol hânda hükûmet eder ve Van kulu tarafından bir ağa gümrüğü zabt edüp Van deryâsından gidüp gelen gemilerden bac ve gümrük, öşr-i sultânî alur. Bu hânın etrâfında ba‘zı Ekrâd hâneleri vardır ammâ bir câmi‘den gayrı çârsû-yı bâzârdan ve sâ’ir imâretden bir eser-i binâ yokdur. Ammâ imâr olacak bender-i lâzımdır. Zîrâ bir latîf limanı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 236b ·
metinde göster ·
… ları başka sulardır. Derûn-ı kal‘ada üç yüz aded hânedir. Bir câmi‘i var, gayrı
eser-i binâ
yokdur. Ve dîvârı çim ve seng-i ferahdır ve amîk handakı vardır. Ve dıraht-ı pü …
Ammâ kal‘a-i Salmas kuyuları başka sulardır. Derûn-ı kal‘ada üç yüz aded hânedir. Bir câmi‘i var, gayrı eser-i binâ yokdur. Ve dîvârı çim ve seng-i ferahdır ve amîk handakı vardır. Ve dıraht-ı pülli vardır. Ve hân sarâyı kal‘ada ve taşra varoşunda dahi vardır. Hânı iki bin askere mâlikdir ve Tebrîz eyâleti hükmündedir. Kal‘ada beş yüz dizçöken nökerâtları vardır. Kadı ve müftî ve daroğa ve münşî ve kelenteri ve yasavul ağası ve şâhbenderi ve mihmândârı vardır. Ekseriyyâ halkı esb-süvârdır. Ve kurâları halkı sünnîler mezheb-i nihânî ve pinhânîdir. Ve cümle ünâsı tüccârân-ı sevdâgerân u züvvârândır. Ammâ taşra rabâtı etrâfında sûru yokdur, ammâ cânib-i erba‘ası handak kesilmişdir. Ve üç kapusu cânib-i kıbleye mekşûf u cânib-i garba Tesûy kapusu meftûhdur ve taraf-ı şarka Tebrîz kapusu manzûrdur. Bu rıbatın etrâfı yedi bin hatvedir. Bu cirmde olan şehr içre cümle üç bin hâne türâb ile mestûr ve üç aded câmi‘i ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 300b ·
metinde göster ·
… b [ü] garâ’ibindendir kim niçe bin yıldan berü gûristân-ı Yahûdîsi vardır, asla
eser-i binâ
pâyidâr olmazdır. Bir Yahûdîyi defn etseler bir taşı taş üzre komağa kâdir deği …
Binâ-yı ibret-nümâ-yı acâ’ibât: Şehr-i Kazvîn'in acâ’ib [ü] garâ’ibindendir kim niçe bin yıldan berü gûristân-ı Yahûdîsi vardır, asla eser-i binâ pâyidâr olmazdır. Bir Yahûdîyi defn etseler bir taşı taş üzre komağa kâdir değillerdir. Hemân taşları ka‘r-ı zemîne geçer. Eser-i binâdan aslâ bir alâmet yokdur. Hemân bir vâdî-i gûr be gûrândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 316a ·
metinde göster ·
… ri ve hisâr içre bir câmi‘i var. Gayrı çârsû-yı bâzâr hayrât [u] hasenâtdan bir
eser-i binâ
yokdur, lâkin bağları çokdur. Bu dahi Çernik sancağına tâbi‘dir. (---)(---) (- …
Lisân-ı Hırvad-ı Latin'de (---)(---)(---) demekdir. Bânîsi ma‘lûmum değildir, ammâ fâtihi (---) senede Yahyâ Paşazâde Mehemmed Beğ'dir. Kal‘ası bir sarp dağlık içinde şekl-i murabba‘ seng binâ bir kârgîr binâ-yı ra‘nâdır, ammâ küçükdür. Derûn-ı hisârda kapudanı ve iki yüz neferâtları hâneleri ve cebehâne hazîneleri ve birkaç şâhî topları ve bir kapusu önünde cisri ve hisâr içre bir câmi‘i var. Gayrı çârsû-yı bâzâr hayrât [u] hasenâtdan bir eser-i binâ yokdur, lâkin bağları çokdur. Bu dahi Çernik sancağına tâbi‘dir. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 158b ·
metinde göster ·
… ı sahrâ-yı azîm bir çemenzâr u lâlezâr kayadır. Aslâ bir tarafında kal‘adan bir
eser-i binâ
yokdur. Hemân yed-i kudret kal‘asıdır.
Hâlâ Tırhala hâkimi hükmünde Tırhala'ya bir sâ‘at karîb cânib-i garbda evc-i âsımâna kad keşân olmuş bir püşte-i a‘lâ-yı yed-i kudret ile halk olunmuş bir mekâlîd-i sahra-i ibret-nümâdır kim vakt-i zuhur olmayınca bu kûh-ı serbülendin zirve-i a‘lâsı ebr-i kebûdlar içre mestûr durur, nümâyân olmaz. Ba‘de'z-zuhur âfitâb-ı âlemtâb kulle-i feleğe urûc etdikde bu cibâl-ı âlînin mâ-fevkı zâhir ü bâhir olur. Rûy-ı arzda buna mânend kûh-ı serbülend-i ibret-nümâ yokdur. Meğer kim Acem memleketinde kulle-i Kahkahâ-yı mahpûshâne ola, ammâ Kahkahâ kal‘asının at ve katır çıkacak bir yolu vardır ammâ bu Kalabakkayası'na "Ne reh ne râhber peyd[â]" dediği gibi aslâ bir keçi 240b tırmaşup çıkacak yolu yokdur. Hemân bi-emrillâhi te‘âlâ mantar gibi aşağısı incecik yukarusu yayla-yı sahrâ-yı azîm bir çemenzâr u lâlezâr kayadır. Aslâ bir tarafında kal‘adan bir eser-i binâ yokdur. Hemân yed-i kudret kal‘asıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240a–240b ·
metinde göster ·
… ak yigirmi kadar evcikdir. Bir câmi‘i var, gayri dükkân ve hammâm ve hândan bir
eser-i binâ
yokdur. Ancak su sarnıçları ve cebehâne mahzenleri ve gılâl anbârları ve dizdâr …
Hukemâdan bir Batlîmûs kral binâsıdır. Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Mehemmed Hân'ın Koca Mahmûd Paşası fethidir. Ve Ağrıboz kazâsıdır kim nâ’ibi hükm eder. 250a Ve kal‘ası leb-i deryâdan bir buçuk mîl ba‘îd karada bir yerlü gök kaya başına vâki‘ olup mukâbelesinde limanı yokdur, ammâ yanında cânib-i kıbleye nâzır bir hûb ve latîf lenger-endâz edecek limanı vardır. Kal‘ası evc-i âsımâna berâber serbülend bir püşte-i âlî üzre şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâcıkdır. İçinde ancak yigirmi kadar evcikdir. Bir câmi‘i var, gayri dükkân ve hammâm ve hândan bir eser-i binâ yokdur. Ancak su sarnıçları ve cebehâne mahzenleri ve gılâl anbârları ve dizdârı ve seksen kadar merdüm-hisârı vardır. Ve bir kapusu cânib-i (---) nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 249b–250a ·
metinde göster ·
… aded dükkâncıklardır. Hân ve hammâm ve medrese ve mekteb ve bâğ u bâğçeden bir
eser-i binâ
yokdur. Hemân susuz bir cezîredir. Suyu aşağı liman kenârında mezkûr kumsal yer …
Ve kamusu beş aded dükkâncıklardır. Hân ve hammâm ve medrese ve mekteb ve bâğ u bâğçeden bir eser-i binâ yokdur. Hemân susuz bir cezîredir. Suyu aşağı liman kenârında mezkûr kumsal yerdeki kuyulardan eşekler ile kal‘aya su taşır. Ammâ garâ’ib temâşâ-yı iberdir kim su getiren eşekler üzre kal‘ada su destilerin yükledüp aşağı kuyuya endikde aşağıdaki âdemler destileri su ile doldurup eşekleri kal‘aya kovarlar. Eşekler su ile evleri önüne geldikde segâh makâmında bir âğâze-i hımâr etdikde hâne sâhibi çemenderinin su ile geldiğin bilüp eşekden suyu alup yine gönderir. Eyle mu‘allem hımârları olduğundan Mora vilâyetinde darb-ı meseldir kim "Seni Avarin eşeğinden mu‘allem ederim" deyü hüddâmlarına hitâb ederler. İşde Avarin kal‘asının tâ zirve-i a‘lâsına suları bu tertîb üzre hımârlar ile çıkar. Ve her hânedânda sarnıç mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 266b ·
metinde göster ·
… hâlâ câ-be-câ der-i dîvârları harâbcadır, ammâ bunda dahi su sarnıcından gayri
eser-i binâ
yokdur, zîrâ benî âdem bu nârin hisâra çıkmağa âcizlerdir.
Ve bu kal‘a hânelerinde birkaç tut ağaçları var. Dizdâr ağa bunda sâkindir. Ve bu orta kal‘a içinde bir kat dahi iç kal‘acık vardır, ammâ hâlâ câ-be-câ der-i dîvârları harâbcadır, ammâ bunda dahi su sarnıcından gayri eser-i binâ yokdur, zîrâ benî âdem bu nârin hisâra çıkmağa âcizlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 266b ·
metinde göster ·
… â bu kal‘a içre aslâ hân u hammâm ve medrese ve mekteb ve çârsû-yı bâzârdan bir
eser-i binâ
yokdur. Suları cümle sahrîcdir kim bârân-ı rahmetden bir katre âb-ı rahmet hebâ …
Ammâ bu kal‘a içre aslâ hân u hammâm ve medrese ve mekteb ve çârsû-yı bâzârdan bir eser-i binâ yokdur. Suları cümle sahrîcdir kim bârân-ı rahmetden bir katre âb-ı rahmet hebâya gitmeyüp cümle dam u bâmlarından cereyân edüp sarnıçlara cem‘ olur. Ammâ aşağıda limânı kenârında âb-ı hayât suları çokdur. Cümle esbâbların ve cemî‘i hayvânâtların anda götür[ür], gasl-ı siyâb edüp saky-i devâbbât ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282a ·
metinde göster ·