… ım akçesine verirler. Hattâ bir Tatar hemân at üzre beş akçelik bozayı nûş edüp
esrik
olup gider. Beş akçe boza on beş vukıyye eder. Hemân iki nefesde on beş vukıyye …
Andan poyraz rûzgârı tarafına açılır toprak kapu taşrasında ikinci varoşda bir müselmân mahallesi ve bir mahalle mescidi ve yigirmi beş aded büyük ve vâsi‘ bozahâne kârhâneleri var kim her birinde şeb [ü] rûz beşer altışar yüz boza Bekrîsi Tatarlar leb ber-lebdir, zîrâ pâk ü pâkîze sıfâtlı ince elekden geçmiş koyu ve lezîz ilik gibi boza işleyüp üç vukıyye bozayı bir Kırım akçesine verirler. Hattâ bir Tatar hemân at üzre beş akçelik bozayı nûş edüp esrik olup gider. Beş akçe boza on beş vukıyye eder. Hemân iki nefesde on beş vukıyye bozayı nûş edüp sarhoş olup gider. Bahs ile bir günde yüz vukıyye boza ve bir koyun yemiş Tatar bî-hisâbdır. Bozayı 118b hem içer ve bir tarafdan işer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 118a–118b ·
metinde göster ·
ve sabuv oluruz, ya‘nî mest [ü] medhûş oluruz. Ammâ bu kuşların birine yapışmay …
Ve bu ağaçlar üzre olan yeşil ve kırmızı ve beyâz ve mâvî ve la‘lî ve her rengde olan ötücü kuşlar başlarımız üzerlerine 177b konup ötdükleri zamân babamız ömrümüzü dahi ziyâde edüp safâmızdan esrik ve sabuv oluruz, ya‘nî mest [ü] medhûş oluruz. Ammâ bu kuşların birine yapışmayup ömrümüz içinde işde ol ağaçlardan yemişleri koparup yeriz. Hemân sâ‘at yemişi yiyenler dirilüp zekerlerinden nefsleri akarmış. Tâ bu mertebe mukavvî meyveleri var imiş. Yemişleri yeyüp ol ân götürdükleri avretleriyle cimâ‘ ederlermiş. Ol yakında gebe kalan avret sava(?) olurmuş, ya‘nî beş yüz yıl mu‘ammere olup doğurduğu olan ve kız aslâ ölmeyüp vücûdu eskiyüp yere gömdüklerinde cânı bir gayri avredin karnındaki balaya hulûl edüp niçe bin kerre dünyâya gelüp gider ulu soy olurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 177a–177b ·
metinde göster ·
… içerler, aslâ dumanın taşra çıkarmazlar. Hemân dumanın içüp mest olup yıkılup "
Esrik
olganmız" deyü sarhoş olurlar, ammâ gâyet bahâdır ve şecî‘ kavm-i zor-âver ve d …
Ve cümle Tatar tütünü pek içerler, aslâ dumanın taşra çıkarmazlar. Hemân dumanın içüp mest olup yıkılup "Esrik olganmız" deyü sarhoş olurlar, ammâ gâyet bahâdır ve şecî‘ kavm-i zor-âver ve dilâver hünerver-i server erlerdir. Cümle halkı develeri çifte ve arabalara koşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 200a ·
metinde göster ·