… mân-ı sa‘âdetlerinde Şâm-ı şerîf dahi feth olundu, be-dest-i Hâlid ibn Velîd ve
Esved
ibn Mikdâd ve yetmiş bin Sahâbe-i güzîn-i sâhib-cihâd feth-i Şâm'da mevcûdlar i …
Yerine ilyanuş nâm bir veled-i pelîdi mesned-nişîn oldu. Bu ilyanuş re‘âyâ-perver olmayup ayş [u] nûş ve fısk [u] fücûra zâhib olmağile cümle halk kendüden rû-gerdân olup bunun zamânında niçe mülûklar tama‘-ı hâma düşüp İslâmbol üzre asker çeküp kimi müstevlî olup kimi bî-feth avdet edüp üç yüz sene bu hâl üzre İslâmbol içün ceng [ü] cidâl 19b ve harb [ü] kıtâl olup âhir İskender vefâtı târîhinden 882 sene sonra Hazret-i Risâlet-penâh vücûda gelüp rû-yı zemîne velvele salup kırk yaşında sâhib-i nübüvvet oldukda ba‘de hicreti'n-nebeviyye 17 sene sonra Mekke-i Mükerreme'yi Kureyşler destinden feth edüp zamân-ı sa‘âdetlerinde Şâm-ı şerîf dahi feth olundu, be-dest-i Hâlid ibn Velîd ve Esved ibn Mikdâd ve yetmiş bin Sahâbe-i güzîn-i sâhib-cihâd feth-i Şâm'da mevcûdlar idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19a–19b ·
metinde göster ·
… i Ma‘dî Kereb) ve Süheyl-i Rûmî ve Sa‘d ve Sa‘îd ve Hazret-i Hâlid ibn Velîd ve
Esved
ibn Mikdâd ve (---) Haddâd ve Hazret-i Ömer ve Hazret-i Alî ve Hazret-i Hamza v …
Pehlivânların fünûnlarından ters kabza ve iç kabza ve tış kabza ve kesme ve kesme-bend ve şîrâzî ve hevâyî ve karakuş ve sâde sarma ve Cezâyir sarması ve kündeden atma ve kabak dikme ve kabak atma ve girdimân dikme ve boğma ve ter[s] kepçe ve şîrâzî bulma ve göğüs şakısı ve yanbaşı ve sergele ve Tâlût bendi ve Alî bendi, ve'l-hâsıl Hazret-i Risâlet huzûrunda cümle kemer-beste ve miyân-beste olan pehlivânlardan Hazret-i Ma‘dî Kereb ve Hazret-i Ukayl ibn Ebî Tâlib (ve Hazret-i Ma‘dî Kereb) ve Süheyl-i Rûmî ve Sa‘d ve Sa‘îd ve Hazret-i Hâlid ibn Velîd ve Esved ibn Mikdâd ve (---) Haddâd ve Hazret-i Ömer ve Hazret-i Alî ve Hazret-i Hamza ve Hazret-i Mâlik Ejder bu cümle Ashâb-ı güzîn Hazret-i Risâlet huzûrunda küşte-gîrlik ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 71b ·
metinde göster ·
… e Hazret-i {Ukkâşe ile bir yerde medfûnlardır. Bunlar Hazret-i Ömer hilâfetinde
Esved
ibn Mikdâd ile Mar‘aş kal‘ası altında Hırkîl Kıral ile ceng edüp Ukkâşe ve Çümç …
Ba‘dehu âşbâzların pîri Hazret-i Resûl'ün izn-i şerîfiyle Çümçemeddîn'dir. Hazret-i Hamza-yı bâ-safâ kemerin kuşadup cümle âşbâzlara pîr oldu. Kabri Mar‘aş hâricinde Hazret-i {Ukkâşe ile bir yerde medfûnlardır. Bunlar Hazret-i Ömer hilâfetinde Esved ibn Mikdâd ile Mar‘aş kal‘ası altında Hırkîl Kıral ile ceng edüp Ukkâşe ve Çümçüm Sultân şehîd olup Esve[d] ibn Mikdâd Mar‘aş'da defn etmişdir. Ziyâretgâh-ı hâs u âmdır ve ziyâretgâh-ı âşbâzândır, teferrücleri dahi anda ederler, mesîregâh yerdir}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 171a ·
metinde göster ·
… ş kal‘ası altında Hırkîl Kıral ile ceng edüp Ukkâşe ve Çümçüm Sultân şehîd olup
Esve[d]
ibn Mikdâd Mar‘aş'da defn etmişdir. Ziyâretgâh-ı hâs u âmdır ve ziyâretgâh-ı âş …
Ba‘dehu âşbâzların pîri Hazret-i Resûl'ün izn-i şerîfiyle Çümçemeddîn'dir. Hazret-i Hamza-yı bâ-safâ kemerin kuşadup cümle âşbâzlara pîr oldu. Kabri Mar‘aş hâricinde Hazret-i {Ukkâşe ile bir yerde medfûnlardır. Bunlar Hazret-i Ömer hilâfetinde Esved ibn Mikdâd ile Mar‘aş kal‘ası altında Hırkîl Kıral ile ceng edüp Ukkâşe ve Çümçüm Sultân şehîd olup Esve[d] ibn Mikdâd Mar‘aş'da defn etmişdir. Ziyâretgâh-ı hâs u âmdır ve ziyâretgâh-ı âşbâzândır, teferrücleri dahi anda ederler, mesîregâh yerdir}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 171a ·
metinde göster ·
Ve el-Mevlâ Alâeddîn: Esved Hoca demekle ma‘rûfdur. İlm-i usûlde 233a Muğni'l-Lebîb (?) nâm kitâbı te’lîf [ü] şerh etmişdir. Hakkâ ki şerh-i metîn etmişdir. Ve Kitâb-ı Vikâye'ye dahi bir latîf şerhi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 232b–233a ·
metinde göster ·
… bir merhaledir. Ve Bafra cenûba meyl ile Samsun'un garb tarafındadır ve Bahr-i
esved
ile Bafra beyni iki fersahdır. Kızılırmak bu mahalle karîb Karadeniz'e mahlût o …
Menzil-i evsâf-ı Bafra: Canik sancağı hâkinde subaşılıkdır. Ve yüz elli akçe ma‘mur kurâlı kazâdır. Başka serdârı vardır. Samsun'a bir merhaledir. Ve Bafra cenûba meyl ile Samsun'un garb tarafındadır ve Bahr-i esved ile Bafra beyni iki fersahdır. Kızılırmak bu mahalle karîb Karadeniz'e mahlût olur kim Künânâbâd nâhiye{sinden berü gelüp Bafra'nın garb cânibînden cereyân eder. Ve bu Bafra kurbunda bu nehr üzre çam direkleri ile üstâd-ı kâmil bir cisr-i azîm icâd etmişdir kim nehrin iki tarafından mebnî olup kavs-ı kuzah gibi birbirine bitişüp cisr-i azîm olmuş vâcibü's-seyr bir kantara-i ibret-nümûndur. Bu Bafra'da iki câmi‘ ve iki hammâm ve esvâk-ı muhtasarı var ve cümle hâneleri ahşâb tahta ile mebnî hâne-i zîbâlardır}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247a ·
metinde göster ·
… i olup Şam ve Medîne etrâfların nehb ü gârât başlayup üzerine Hâlid b. Velîd ve
Esved
ibn Mikdâd yüz bin asker ile hurûc edüp Cebel Cebelîde karâr edemeyüp gemilerle …
Ammâ cümleden kabâ’il-i Hâşimî-i Kureyşî ve Ebathîdir kim Server-i kâ’inât ve Mefhar-i mevcûdât ol sülâle-i 256b Sâmî'den vücûda gelmişdir kim kevn ü mekân anınçün halk olup anın rû-yı âbına bâlâda tahrîr olunan elsîne-i muhtelife ve gûnâ-gûn kavm ile rûy-ı dünyâ müzeyyen olup ümmetlerinin destinde cümle milel-i muhtelife zâr [u] zebûnlardır. Kavm-i Arab'dan mâ‘adâ kabâ’il-i gûnâ-gûna acem derler. Anınçün ism-i şerîfleri "Seyyidü'l-Arab ve'l-‘Acem" deyü mevsûfdur. Bu bâlâda tahrîr olunan akvâmın netice-i ecdâdları Âdem-i Sânî, Hazret-i Nûh Necî evlâdlarından Sâm ve Hâm ve Yâfes'e müntehî olur. Dahi netice-i silsîle âhiri Âdem Safîy'de karâr bulur. Ez-în-cânib maksûd [u] merâmımız seyâhatnâmemizde Abaza kavminin ibtidâ zuhûru ahbâr-ı sikâdan Cevâhir-i Ahbâr tahrîr etmişlerdir kim ba‘de hicreti'n-Nebeviyye sene 25 târîhinde Hazret-i Ömer hilâfetinde kabâ’il-i Kureyş'den Beşe nâmında bir Arab meliki var idi. Ve hâkim-i kavî iktidâr idi. Irak ve Yesrib ve Bathâ ve Yemen ve Aden ve melik-i Seba‘ memleketlerine mutasarrıf idi. Bu mezkûr Beşe melikin beş evlâdı vücûda gelüp her biri birer fetâ bahâdır oldular. Büyük oğlu Cebel el-Hime ikincisi Arab ve üçüncüsü Keysû ve bu Keysû'nun üç oğlu oldu. Biri Keys, biri Mevâl, biri Tayy idi. Yine Beşe'nin dördüncü oğlu (---)(---)(---)(---)(---) hikmet-i Hudâ babaları Beşe, Arab melîki merhûm olup Hazret-i Ömer'in re‘yiyle mîr-i âşîretliği büyük oğlu Cebel el-Hime'ye tevcîh olundu. Bir gün bu Cebel el-Hime hatâ’en bir Arabın gözün çıkarup Arab huzûr-ı Hazret-i Ömer'e geçüp da‘vâ edince şer‘ ile Cebel el-Hime'nin gözün çıkarmak icâb etdi. Hemân Cebel el-Hime gayretinden nâmûs edüp ol gice cümle aşâ’ir [u] kabâ’iliyle ve dörd birâder-i cân-berâberiyle firâr edüp Antakiyye'de Harkil Krala varup bir karârgâh ister. Ol dahi Cebel el-Hime'ye Şam-ı Trablus dağların verüp leb-i deryâda bir şehr bünyâd eder. Hâlâ Cebeliyye şehri Cebel el-Hime binâsı olduğıyçün Cebeliyye derler. Bunda dahi kerr u ferr u dârât sâhibi olup Şam ve Medîne etrâfların nehb ü gârât başlayup üzerine Hâlid b. Velîd ve Esved ibn Mikdâd yüz bin asker ile hurûc edüp Cebel Cebelîde karâr edemeyüp gemilerle İspanya diyârına firâr edüp şehr-i azîm Avlonya dağlarında karâr etdiler. Kavm-i Kureyşî olduklarından sâkin olduğu dağlara Kuryeleş dağı ve Kuryeleş Arnavudu derler. Frenk lisânıyla muhtelit olduklarından Arnabud lisânı peyda etdiler. Hâlâ ol dağ Arnavudları cümle Arab gibi saçlı kavmdir. Ve şiğirleri ve türkileri Arab âğazeleridir. Anın içün Arnavud kavminin aslı Arabdandır kim cedleri Cebel el-Hime'dir. İlbasan kurbunda yatır. Ammâ mürted-i bî-dîn olmamışdır. Ba‘dehû evlâdı Dukad mürted olmuşdur. Avlonya ile Delvinye mâbeynindeki Dukad dağlarında sâkin olurlar. Esmerü'l-levn Arab gibi lehçeli ve saçlı Arnavudlardır. Ez-în-cânib Cebel el-Hime üzre gelen Hâlid ibn Velîd Cebel el-Hime'nin karındaşı Arab'ı ve Keysû'nun oğlu Keys'i ve Mevâl'i ve Tayy'ı kayd-bend ile Hicâz'a götürüp Bağdâd çölünde yurd verüp Keys, Keys urbânına melik oldu. Tay, Tay kabîlesine melik oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 256a–256b ·
metinde göster ·
ve bahr-i Sefîd ve bahr-i Okyonus ve bahr-i Muhît kalyonları gibi azîm karaka k …
{Der-sitâyiş-i niheng-i pîl-kûş-ı Bahr-i Haraz}: Andan kalkup yine leb-i deryâ ile giderken temevvüc-i Bahr-i Haraz ile sâhil-i deryâda bir balık düşmüş, kaddi kâmil yüz adım idi. İki başı var, biri kuyruğu yerinde yılan başlı, biri büyük başı ki hammâm kubbesi kadar var idi. Gûyâ tasvîrlerde tahrîr olunan ejdehâ tasvîri başına müşâbih idi. Üst çenesinde yüz elli dendânları var ve alt çenesinde yüz kırk sinni var. Her bir dişi birer zirâ‘ tavîl ve âdem uyluğu gibi kalın dişleri ve fil kulağı gibi gûşleri ve müdevver sofra cirminde gözleri var. Ve cümle vücûdu kunduz tüğü-misâl tüğlü bir mahlûk-ı Hâlık ve bir mehîb ü mefret balık idi. Cümle ehl-i Bakü ve Demirkapu ve kavm-i Şemahı cem‘ olup temâşâ ederlerdi. Hoca Sarı Hân nâm bir seyyâhân-ı Bahr-i Haraz eydür: "Bu Bahr-i Haraz'a mahsûs bir nehengdir kim mellâhân-ı bihâr, bu mâhîye neheng-i pîl-kûş derler. Cemî‘î mâhîler bu balıkdan havf ederler" dedi. Ammâ hakîkatü'l-hâl bu Bahr-i Haraz sâhilinde olan ibret-nümâ bir deryâda yokdur. Hattâ leb-i deryâda ol kadar derya mahlûku kabları ve lâşeleri vardır kim diller ile ta‘bîr olunmayup bir bahr mahlûkuna müşâbeheti yokdur. Çâr-kûşe ve şekl-i muhammes ve topuz gibi başı müdevver ve kuyruğu ince mahlûklar olur. Ammâ mâhî-i kepî ve mâhî-i minâ gûyâ murassa‘ bir zirâ‘-ı mâhîdir. Ve mâhî-i lipâta ve mâhî-i sürhendâm ve mâhî-i sebz ve mâhî-i sîmî ve niçe bin elvân mâhîleri var, amma ma‘lûmumuz olup tenâvül olunan bu gûne mâ’idelerdir. Ve bu Bahr-i Haraz ol diyârın mellâhları takrîri üzre Karadeniz'den bir buçuk kadar vâsi‘dir. Dâiren-mâdâr cirmi dörd bin mildir. Ve bir yire ittisâli yokdur. Başka bir bahr-i azîmdir. Ve Karadeniz gibi içinde aslâ cezîresi yokdur. Cezîre-i ma‘mûreler Akdeniz'e mahsûsdur kim sağîr ve kebîr cümle iki bin kırk cezîrelerdir. Kırkı cezîre-i azîmlerdir. Meselâ; cezîre-i Kıbrıs ve Girid ve Mora ve Rodos ve Midilli ve İlimni ve İstendil ve İstanköy ve Sakız ve Nakşa ve Zanılsa ve Kefalonya ve Cicilya ve Korsika ve Sardilya ve Malta misillü niçe cezîreler vardır. Her birinde beşer onar ve yetmişer seksener mikdârı kılâ‘-ı metînler ve nehr-i azîmler vardır. Ammâ bu Bahr-i Haraz'da bir cezîreli yer yokdur. Ammâ limânları çokdur ve talattum-ı deryâ-yı tebbâsı (?) Karadeniz'den şedîd olur. Tûlunun nihâyeti Fağfûr hududu vilâyetinde nihâyet bulur kim ıklîm-i sâbi‘in nihâyetidir. Garb tarafı diyâr-ı Moskovdur. Şark tarafı Gîlân-ı Acem ve Özbek ve Bulgar ve Kalmâğ ve Çîn ve Fağfûr ve Kazak'dır kim bu Kazak tarafıyla Moskov ma-beyni şiddet-i şitâda bu bahr müncemid olup yedi ay sedd-i yah-bend olup üzerinden Kalmah Tatarları ubûr edüp diyâr-ı Moskov'ı nehb ü gâret edüp esîrlerin Çîn-i Hıta ve Hoten'de fürûht edende bây kişi olurlar. Ammâ bu Gîlân ve Bakü ve Demirkapu ve Türk kal‘aları önünde bu Bahr-i Haraz aslâ donmaz, zîrâ sevâhil taraflardır. Ve bu cânibde bu bahrin nihâyeti Bâbü'l-ebvâb ta‘bîr etdükleri Demirkapu'dan cânib-i kıbleye içeri bir körfezdir. Dağıstân pâdişâhı hudûdunda leb-i Haraz'da Avar ülkesine karîb Türk nehri kenarında Moskov'un Türk kal‘asında bu bahr nihâyet bulur. Kıbleden 315b şimâle tûlânîce vâkı‘ olup tûlı dörd bin mildir. Ve umkı, ka‘rı nihâyeti üç ıskandil boyudur, ya‘nî üç yüz zirâ‘ derin yeri vardır. Ve bu rûy-ı deryâda bin pâre gemileri vardır kim diyârdan diyâra tüccârân-ı berr [u] bihâr götürüp kâr ederler. Ammâ cemî‘î keştîbânları Moskov kâfiri Kazağı şaykalarından havf edüp rûy-ı deryâda azîm ceng-i perhâş ederler. Lâkin bahr-i Esved ve bahr-i Sefîd ve bahr-i Okyonus ve bahr-i Muhît kalyonları gibi azîm karaka keştîleri yokdur. Ancak küpeşteleri kamış sazlı hûrde gemileri ve hûrde mişkât topları vardır. Rûm deryâsı gibi sâhib-i mahâret keştîbânları yokdur. Deryâ üzre neberd-i zevrâk Fireng-i pür-renge ve Âl-i Osmân-ı evrenge mahsûsdur kim gemilerinde ikişer üçer bin asker olup ikişer üçer yüz top çeker karavana kalyonları olup bahr-i Sefîd üzre Fireng ile ceng ederler. Ammâ bu Bahr-i Haraz mellâhları ancak Moskov Kazağ'ı kayıklarıyla ceng ederler. Ez-în-cânib bu Bahr-i Haraz kenarından cânib-i şarka düz sahrâlar içre yine nâhiye-i Müskir'de (---) sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 315a–315b ·
metinde göster ·
… estinde iken Hazret-i Ömer hilâfetinde Kuds-i Şerîf feth olup Hâlid b. Velîd ve
Esved
b. Mikdâd ve Ebû Ubeyde ibn Cerrâh niçe bunun emsâli ashâb-ı güzînin güzîdeleri …
Kadîm-i evvelde bunlara kayser-i Rûm derlerdi. Zîrâ Erzurûm'a ve Sivas'a ve Kayseriyye ve Konya şehirlerine mâlik olmağıla Kayser-i Rûm derlerdi. Birkaç kral cem‘ olsa kayâsıra derler. Ammâ bu Takyanus Rûm pâdişâhlarından olup tahtgâhı Roma ve Antakıyye idi. Târîh-i İskender-i Yunanî'nin sene 595 kral-ı dâl olup zulmünden Ashâb-ı Kehf âyet nass-ı kâtı‘ üzre ArapçaArapça mâ sadakı üzre yedi sekiz aded Ashâb-ı Kehf firâr etdikleri cemî‘i tefâsîrlerde mastûrdur. Ve bu Takyanus putperest idi ammâ mudârâdan millet-i mesîhiyye ve ehl-i Şâm ve Mısır'ı kırup kenîseleri harâb ederdi. Anların mâlıyla İskenderiyye üzre varup kendüye âsî olan vezîri hileyle katl edüp İskenderiyye sâhibi olup diyâr-ı Mısr'ı Buhtunnasr gibi harâb edüp andan diyâr-ı Acem'e bir vezîrin serdâr edüp Şapur Şâh ile ceng-i azîm edüp Şapur Şâh'ı katl ve cümle ehl-i ıyâli ve hazînesin Takyanus'a gönderüp ol mâl ile bu Antakıyye kal‘asın dahi ziyâde imâr edüp âhir yiğirmi sene kral olup cebbâr olduğundan dişlerinin etleri dökülüp mürd olup yerine veled-i pelîdi Karnibal kral olup iki yıldan ol dahi mürd olup kayâsıralar bunda inkırâz bulup devlet millet-i Mesîhiyye Nasârâsına müyesser olup Kostantin-i Kübra kral olup âyîn-i İsâ icrâ edüp ibtidâ Nasrânî bu Kostantin olup cümle Takyanus putların kırmışdır ve cemî‘i heyâkilleri âteşe yakmışdır ve yerlerine kenîseler yapmışdır ammâ Takyanus'dan} sonra Buhtunnasr evlâdları Antakıyye'i harâb edüp niçe mülûk destine girüp Âl-i Kayasıra-i Nasârâlar destinde iken Hazret-i Ömer hilâfetinde Kuds-i Şerîf feth olup Hâlid b. Velîd ve Esved b. Mikdâd ve Ebû Ubeyde ibn Cerrâh niçe bunun emsâli ashâb-ı güzînin güzîdeleri gelüp ceng-i azîmler edüp kimi feth edüp kimi bî-feth Medîne'ye avdet edüp âhir sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan Hârûnu'r-Reşîd üç kerre yüz bin asker ile Seyyid Battâl Ca‘fer Gâzî ile gelüp ceng-i azîm ile feth eyleyüp cümle küffârın dendân-ı tîğden geçirdiler ve Şehzâde Me’mûn'u hâkim nasb edüp Hârûnu'r-Reşîd yine Bağdâd'a gidüp merhûm olunca küffâr yine kal‘a-i Antakıyye'ye istilâ eyledi. Âhir Şâm pâdişâhı Nûreddîn eş-Şehîd hazretleri dest-i kefereden feth etdi. Ol merhûm olup Yûsuf Selâhaddîn Mısır sultânıyken Kudüs'ü ve Şâm Tarablus'u ve bu Antakıyye'ye küffâr-ı Frenk istîlâ edüp {Âl-i Türkmâniyân ki cümle beş neferdir, bunlardan biri Emîr Kerboğa'dır deryâ-misâl azîm asker ile kal‘a-i Antakıyye'i küffârdan istihlâsa geldikde Frenk-i pür-cenk elinde münhezim olup âr u gayret-i hamiyyetinden Haleb tahtın bırağup sene 495 târîhinde Acem diyârının Isfahân-ı nısf-ı cihânına giderken şehr-i Hoy'da merhûm olup anda medfûndur}. Ba‘dehû Selâhaddîn Yûsuf Mısır'dan deryâ-misâl asker ile gelüp Kudüs'ü ve Tarablus Şâm'ı ve bu Antakıyye'i feth edüp tâ Mısır pâdişâhlarının Çerâkizelerinden Sultân Gavrî hilâfetine dek Mısır pâdişâhlarının elinde kalup Selîm Şâh-ı Evvel Acem'le cenk ederken Mısır Sultânı Gavrî kızılbaşa imdâd edüp Çıldır sahrâsında Selîm Şâh Gavrî'nin Acem'e imdâdı sebebiyle münhezim olmuşken bi-emrillahi Te‘âlâ nesîm-i fursat Selîm Şâh üzre esüp Şâh İsmâ‘îl münhezimen firâr edüp kırk bin mikdârı güzîde Mısır askeri kılıçdan geçüp Selîm Şâh mansûr [u] muzaffer avdet edüp "Kızılbaşa imdâd eden müslim geçinen âdemin katli vâcibdür" deyü Kemâlpaşazâde Ahmed Efendi'den fetvâ-yı şerîfler alup Bismillah ile niyyetü'l-gazâ deyüp sene-i âtîde Mısır'da Gavrî'ye elçiler gönderüp elçileri de katl etdüğü haberi Selîm Şâh'a gelince bir fetvâ-yı huccet [ü] bürhân dahi ele alup yer götürmez asker ile ibtidâ Göksun yaylasında Mar‘aş pâdişâhı Sultân Alâüddevle'i bozup kırk bin Türkmân eşirrâsın katl edüp Alâüddevle'nin bî-devle başıyla yetmiş boy beğleri başıyla Mısır'da Gavrî Hân'a gönderüp "Hâzır ol vaktine!" dedi. Gavrî dahi Selîm Hân'ı Mercidâbık'da dört kerre yüz bin benî Âdemle karşulayup Hazret-i Dâvûd-ı Nebî Câlût Melik ile ceng etdüğü yerde bir ceng-i Selîm ü Gavrî oldu kim Gavrî bu cengin gavrına ermeden kal‘a-i Haleb'e ancak yedi yüz Çerâkes-i nâkes ile bî-kes olup firâr etdiler. Selîm Şâh akîbine düşüp Haleb'i emân ile feth edüp Yûnus Paşa'ya dahi bu Antakıyye'nin miftâhların teslîm edüp niçe kerre yüzbin altun ile ahâlî-i vilâyet hedâyalar ile Haleb altında Selîm Hân'a gelüp du‘â vü senâ ile hedâyâların arz edüp Vâli-yi Antakıyye Bıyıklı Mehemmed Paşa olup Haleb eyâleti tahrîr olundu. İşbu feth-i fütûh sene 922 târîhinde feth-i Antakıyye vâkı‘ olmuşdur. İlâ hâze'l-ân dest-i Âl-i Osmân'da Haleb vâlîsi hâs-ı hümâyûnun voyvadalığı hükûmetinden üç yüz âdem ile zabt [u] rabt eder ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Niçe kerre beş yüz pâyesiyle niçe mollalara arpalık ihsân olunmuşdur. Mezâhîb-i erba‘adan şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir nâ’ibi ve muhtesibi vardır ve kal‘a dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları vardır. İçil olmağile kifâyet mikdârı cebehânesi ve sağîr ü kebîr yigirmi pâre mecrûh şekilli topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 22a ·
metinde göster ·
… ra etdiklerinde Hâlid ibn Velîd ve Hazret-i Alî birâderi Ukayl ibn Ebî Tâlib ve
Esved
ibn Mikdâd ve Mâlik ibn Eşter ve Sâriyetü'l-Cebel ve Yezîd b. Süfyân bu serdârl …
Âhir Hicret-i Nebeviyyenin sene 25 târîhinde Hazret-i Ömer hilâfetinde Hazret-i Ubeyd ibn Cerrâh serdâr-ı mu‘azzam olup yüz elli bin asker ile bu kal‘ayı muhâsara etdiklerinde Hâlid ibn Velîd ve Hazret-i Alî birâderi Ukayl ibn Ebî Tâlib ve Esved ibn Mikdâd ve Mâlik ibn Eşter ve Sâriyetü'l-Cebel ve Yezîd b. Süfyân bu serdârların yedisi dahi bu kal‘ayı yedi ay muhâsara edüp bi-emrillâh cebr [u] kahr ile Rûm keferesi elinden feth edüp diyâr-ı İslâm Şâm-ı cennet-meşâma zamîme-i bilâ[d] eylediler. Ba‘dehû sene (---) târîhinde (---)(---) Şâm halîfesiyken küffâr-ı frenk Tarabulus-ı Şâm'a istîlâ edüp bu Şehrezûl-ı Hamâ'yı muhâsara edüp çöl tarafından Mevâl urbânı imdâdıyla küffârı Seyf-i Muhammed'den geçirüp bakıyyetü's-seyfi Dürûzî dağlarından Tarabulus'a cân atdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 25a ·
metinde göster ·
… ir deyü gelüp Mar‘aş kayseri olan Cimcime'ye ve Mar‘aş ahâlîsine bir nâme yazup
Esved
ibn Mıkdâd ile nâmeyi Cimcime kaysere gönderdikde kırâ’at edüp "Evvel bir Allah …
Bu şehr-i cedîdin cânib-i kıblesinde hâlâ bağlar olduğu zemîninde Mâr‘aş-ı kadîm şehr-i azîm imiş. Hâlâ âsâr-ı binâları nümâyândır. Sebeb-i vîrânî oldur kim Hazret-i Ömer radiyallahu anh zamân-ı hilâfetlerinde bizzât kendüleri Kuds-i şerîfi feth edüp "Âyâ kayser-zemin niçe ola?" deyü birkaç bin guzât-ı muvahhidîn ve hazret-i Düldül-süvâr Esedullah Alî ile Haleb'e ve Ayntâb'a ve Kayseriyye'ye ve Mar‘aş âhir-i arz-ı mukaddesedir deyü gelüp Mar‘aş kayseri olan Cimcime'ye ve Mar‘aş ahâlîsine bir nâme yazup Esved ibn Mıkdâd ile nâmeyi Cimcime kaysere gönderdikde kırâ’at edüp "Evvel bir Allah, sânîyen Muhammed lev-lâk, sâlisen Çâr-yâr-ı güzîn nâmemiz vusûl buldukda evvelâ dîn-i mübîni kabûl edesiz, sânîyen kal‘ayı teslîm edesiz, sâlisen harâc kabûl edesiz" deyü nâmeyi bu gûne istimâ‘ etdiklerinde derhâl Mar‘aş kavmi şehri hâlî bırağup Şîr dağına firâr ederler. Mıkdâd ibn Esved bu hâli gördüği minvâl üzre Hazret-i Ömer'e ve Hazret-i Alî'ye i‘lâm etdikde cümle sahâbe-i kirâm bir yere cem‘ olup "Mar‘aş hâlî ve vîrân kala deyü bed-du‘â edüp yine Kudüs'e ve Medine'ye giderler. Ol sebebden eski Mar‘aş harâb olup ba‘dehû sene (---) târîhinde Alâüddevle Zülkadiriye ya‘nî Mar‘aş sâhibi olup bu Mar‘aş'ı imâr edüp müfîd ü muhtasar bu kal‘ayı bir vâdinin meyânında cebel-i Şîr dâmeninde Omzı-keçili nâm bir püşte üzre Mar‘aş kal‘asın binâ eder. Ba‘dehû Süleymân Şâh mücedded bu kal‘a binâ edüp içine er koyup eyâlet-i Mar‘aş'a mutasarrıf olduğu mukaddemen mastûr [u] mufassaldır. Ve cebel-i Şîr'den bu şehre 62a bir ayn-ı câriye revân olur. İsmine Bunarbaşı derler. Bir mesîregâh u teferrücgâh yerdir. Şehrin cümle erbâb-ı ma‘ârifi anda cilvelenirler. Ol şu şehre girüp sekiz aded âsiyâb-ı dakîk devrân etdirir. Ve şehir kıble cânibinde Elmalı köyü tarafından bir nehir dahi şehrin bâğçeleri içre cereyân ederek on altı göz değirman dahi döndürür. Bu yigirmi dört göz değirmân cümle vakıfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 61b–62a ·
metinde göster ·
… nde derhâl Mar‘aş kavmi şehri hâlî bırağup Şîr dağına firâr ederler. Mıkdâd ibn
Esved
bu hâli gördüği minvâl üzre Hazret-i Ömer'e ve Hazret-i Alî'ye i‘lâm etdikde cü …
Bu şehr-i cedîdin cânib-i kıblesinde hâlâ bağlar olduğu zemîninde Mâr‘aş-ı kadîm şehr-i azîm imiş. Hâlâ âsâr-ı binâları nümâyândır. Sebeb-i vîrânî oldur kim Hazret-i Ömer radiyallahu anh zamân-ı hilâfetlerinde bizzât kendüleri Kuds-i şerîfi feth edüp "Âyâ kayser-zemin niçe ola?" deyü birkaç bin guzât-ı muvahhidîn ve hazret-i Düldül-süvâr Esedullah Alî ile Haleb'e ve Ayntâb'a ve Kayseriyye'ye ve Mar‘aş âhir-i arz-ı mukaddesedir deyü gelüp Mar‘aş kayseri olan Cimcime'ye ve Mar‘aş ahâlîsine bir nâme yazup Esved ibn Mıkdâd ile nâmeyi Cimcime kaysere gönderdikde kırâ’at edüp "Evvel bir Allah, sânîyen Muhammed lev-lâk, sâlisen Çâr-yâr-ı güzîn nâmemiz vusûl buldukda evvelâ dîn-i mübîni kabûl edesiz, sânîyen kal‘ayı teslîm edesiz, sâlisen harâc kabûl edesiz" deyü nâmeyi bu gûne istimâ‘ etdiklerinde derhâl Mar‘aş kavmi şehri hâlî bırağup Şîr dağına firâr ederler. Mıkdâd ibn Esved bu hâli gördüği minvâl üzre Hazret-i Ömer'e ve Hazret-i Alî'ye i‘lâm etdikde cümle sahâbe-i kirâm bir yere cem‘ olup "Mar‘aş hâlî ve vîrân kala deyü bed-du‘â edüp yine Kudüs'e ve Medine'ye giderler. Ol sebebden eski Mar‘aş harâb olup ba‘dehû sene (---) târîhinde Alâüddevle Zülkadiriye ya‘nî Mar‘aş sâhibi olup bu Mar‘aş'ı imâr edüp müfîd ü muhtasar bu kal‘ayı bir vâdinin meyânında cebel-i Şîr dâmeninde Omzı-keçili nâm bir püşte üzre Mar‘aş kal‘asın binâ eder. Ba‘dehû Süleymân Şâh mücedded bu kal‘a binâ edüp içine er koyup eyâlet-i Mar‘aş'a mutasarrıf olduğu mukaddemen mastûr [u] mufassaldır. Ve cebel-i Şîr'den bu şehre 62a bir ayn-ı câriye revân olur. İsmine Bunarbaşı derler. Bir mesîregâh u teferrücgâh yerdir. Şehrin cümle erbâb-ı ma‘ârifi anda cilvelenirler. Ol şu şehre girüp sekiz aded âsiyâb-ı dakîk devrân etdirir. Ve şehir kıble cânibinde Elmalı köyü tarafından bir nehir dahi şehrin bâğçeleri içre cereyân ederek on altı göz değirman dahi döndürür. Bu yigirmi dört göz değirmân cümle vakıfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 61b–62a ·
metinde göster ·
… [u] Ensâr-ı benâm bu taht-ı Kâşân'da şehîd olmuşlar. Âhir-ı kâr Kâşân'ın fethi
Esved
ibn Mikdâd eliyle feth olup niçe sene dest-i Ashâb-ı güzînde olmağile imâr olup …
Evvelâ Basra'yı bizzât Hazret-i Ömer radıyallâhu anh Havâriciyân destinden feth etdikde cümle Ashâb-ı kirâm ile Hâlid b. Velîd bu Kâşân üzre geldiklerinde ceng-i azîm edüp niçe yüz Sahâbe-i kirâm ve Muhâcirîn [u] Ensâr-ı benâm bu taht-ı Kâşân'da şehîd olmuşlar. Âhir-ı kâr Kâşân'ın fethi Esved ibn Mikdâd eliyle feth olup niçe sene dest-i Ashâb-ı güzînde olmağile imâr olup niçe bin Ashâb ve niçe bin evlâd-ı Sahâbe-i kirâm Karâke-i Arab nâb bir mahalde medfûnlardır kim cümle kıbâblarıyla ve seng-i mezârlarıyla merkad-i pür-envârları zâhir ü bâhirdir ve ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır. Andan ziyâret-i,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 323b ·
metinde göster ·
… âlâ yaykadıkları esbâb-ı köhne eğer zamân ile la‘lgûn ve sebiz-gûn ve nîlgûn ve
esved
levn ve beyâz levn ise hemân kim bu buhayrede bir esbâb yaykana, bi-emrillâh eğ …
İbret-nümâ-yı sun‘-ı diğer: Bâlâda cisri memdûh olan Kirezlik Gölü nâm bir buhayrecikdir. şehrin cümle fukarâsı ve bay [u] gedâları bu gölde her bâr câmeşûyluk edüp esbâb yıkarlar, ammâ bi-emrillâhi Te‘âlâ yaykadıkları esbâb-ı köhne eğer zamân ile la‘lgûn ve sebiz-gûn ve nîlgûn ve esved levn ve beyâz levn ise hemân kim bu buhayrede bir esbâb yaykana, bi-emrillâh eğer beyâz ise ve eğer kırmızı ve siyâh ise ol mertebe her rengi tâzelenir kim gûyâ henüz sabbağ boyacı destinden çıkmışa döner. Ekseriyyâ hindîler bu buhayrede fenâ bulup lekelenmiş esbâbları gasl edüp ter u tâze olur. Cümle halk bu esrâra vâkıfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23a ·
metinde göster ·
… düp mürted olduğun istimâ‘ etdikde Ömer ibn Abdülazîz'i ve Hâlid ibn Velîd'i ve
Esved
ibn Mikdâd'ı kırk bin asâkir-i İslâma bunları serdâr edüp ceng-i azîm etdikleri …
Ba‘dehu bu Cebel-i Elheme'nin bir oymağı Mekke'den firâr edüp Gazze'de Hazret-i Resûl'ün ammisi Arabü'l-Hâşim'in yanında gelüp kavm-i Hâşimî olurlar. Ba‘dehu Hazret-i Ömer, Cebel-i Elheme'nin Hırkîl kral yanına firâr edüp mürted olduğun istimâ‘ etdikde Ömer ibn Abdülazîz'i ve Hâlid ibn Velîd'i ve Esved ibn Mikdâd'ı kırk bin asâkir-i İslâma bunları serdâr edüp ceng-i azîm etdiklerinde Cebel-i Elheme Cebeliyye'de binâ etdiği kal‘ada karâr edemeyüp karârı firâ[r]a mübeddel olu[r]. Cümle tevâbi‘âtlarıyla Akdeniz cezîrelerine fir[â]r ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 353a ·
metinde göster ·
tuyûr-ı İshâk ile hasmâne müselsel savt-ı hazîn ile nağamâtlar ederler kim âdem …
Ve sarıasma nâm murg-ı hoş-nevâ asılacak dahi dallara asılup karatavuk nâm murg-ı esved tuyûr-ı İshâk ile hasmâne müselsel savt-ı hazîn ile nağamâtlar ederler kim âdem ferah şâd olur. Ve kumru ve yûsufî (ve) kumru ve hakkıranı ve kumru-ı şâhid-i Yûsufî ya‘nî "Yûsuf Mısır'da satıldı" deyü feryâd eder bir hoş-âvâz kumrudur. Ve murg-ı sakkâ ve murg-ı filironya ve tayr-ı iskete ve murg-ı başdankara ve murg-ı ispinoz ve niçe bin bunun emsâli tuyûr-ı hoş-elhân bu cezîrenin bâğlarında gûyâlık edüp âşiyânlar edinmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y62a ·
metinde göster ·
… e ve hey’et üzre tahrîr etmeleri muhakkakdır. Ammâ mîl ta‘bîr etdikleri zirâ‘-ı
esved
ile dörd bin zirâ‘dır ve her zirâ‘ yigirmi dörd parmakdır.
Ve bu cezîreleri ve hâlâ sâkin olduğumuz cezîre-i rub‘-ı meskûnu seksen yedi bin mîldir, deyü ilm-i hendese ve hey’et üzre tahrîr etmeleri muhakkakdır. Ammâ mîl ta‘bîr etdikleri zirâ‘-ı esved ile dörd bin zirâ‘dır ve her zirâ‘ yigirmi dörd parmakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y123b ·
metinde göster ·
… işâhları binâsı bir şehr-i azîm imiş. Ba‘de hicreti'n-nebevî kırk bin asker ile
Esved
ibn Mıkdâd hazretleri gelüp kuvvet-i bâzû ile feth edüp kal‘asın münhedim etdi. …
Zamân-ı kadîmde Kayser-i Rûm hükmünde Ermen pâdişâhları binâsı bir şehr-i azîm imiş. Ba‘de hicreti'n-nebevî kırk bin asker ile Esved ibn Mıkdâd hazretleri gelüp kuvvet-i bâzû ile feth edüp kal‘asın münhedim etdi. Ba‘dehu sene 921 târîhinde cümle halk-ı akûru âsî olup zabt u rabtları mümkin olmamak ile Selîm Şâh-ı Evvel Acem seferlerine giderken guzât-ı müslimînin ilerüsünden ve gerüsünden halkı rehzenlikler edüp âhir salâbet-i şehinşâhîden havf [u] haşyet üzre olup pâye-i serîre rûmâlide kılup mutî‘ [u] münkâd olup yine evlâd-ı Zülkadriyye'ye vilâyetleri ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y159a ·
metinde göster ·
… eleri ana müntehî olup pîrleri olmuşdur. Bu sultânlar Hazret-i Ömer hilâfetinde
Esved
ibn Mıkdâd ile gelüp bu kal‘a altında şehîd olmuşlardır. Kuddise ervâhuhum.
Ve Ukkâşe hazretleri civârında Hazret-i Risâlet-penâhın aşbâzı Şeyh Çümcemeddîn: Hazret-i Risâlet-penâh'dan kemer-beste Y 161b olmuşdur. Ve cümle aşbâzların silsileleri ana müntehî olup pîrleri olmuşdur. Bu sultânlar Hazret-i Ömer hilâfetinde Esved ibn Mıkdâd ile gelüp bu kal‘a altında şehîd olmuşlardır. Kuddise ervâhuhum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y161a–Y161b ·
metinde göster ·
… r radıya'llâhu annu hazretlerinin zamân-ı sa‘âdetlerinde otuz bin Arab askerine
Esved
ibn Mıkdâd hazretleri serdâr-ı mu‘azzam olup bu Ayntâb kal‘asın yedi ayda vere …
Kadîm-i evvelde kayser-i Rûm şehirlerinden bir şehr-i kadîmdir. Ba‘dehu Hazret-i Ömer radıya'llâhu annu hazretlerinin zamân-ı sa‘âdetlerinde otuz bin Arab askerine Esved ibn Mıkdâd hazretleri serdâr-ı mu‘azzam olup bu Ayntâb kal‘asın yedi ayda vere ile Cimcime pâdişâhın elinden feth edüp Cimcime cümle askeri ile Mar‘aş'a varup dârü'l-karâr edeyin sandı. Ale'l-akîb Mar‘aş'ı dahi Cimcime Şâh'ın elinden alup karârları dârü'l-bevâr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y162a ·
metinde göster ·
… nda bir kubbe-i münevver içinde sultân-ı gâzîyân ve serdâr-ı sipâhân Mikdâd ibn
Esved
tevâtür ile bunda medfûnlardır. Andan yine kıbleye zeytûnlu ve incîrli hâmûn iç …
Karye-i Sücûd: Ma‘mûr müselmân köyüdür, ve Azez sancağı hâkindedir. Anda bir kubbe-i münevver içinde sultân-ı gâzîyân ve serdâr-ı sipâhân Mikdâd ibn Esved tevâtür ile bunda medfûnlardır. Andan yine kıbleye zeytûnlu ve incîrli hâmûn içre ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y167b ·
metinde göster ·
… bin asker ile Kudüs-i şerîfi feth edüp vilâyet-i Mısır üzre Amr ibnü'l-Âs'ı ve
Esved
ibnü'l-Mikdâd'ı Mısır fethine kırk bin asker ile gönderüp kendüler Mekke-i müke …
Cemî‘i müverrihînin kavl-i sahîhi bunun üstündedir kim ibtidâ bilâd-ı Mısır, ümmet-i Muhammed destine girdüği Hazret-i Risâlet-penâh'ın intikâlinden on sekiz sene sonra Hazret-i Ömer hilâfetinde Hırkîl nâm kral Kudüs-i şerîfe istîlâ edüp tekrâr yine Hazret-i Ömer kırk bin asker ile Kudüs-i şerîfi feth edüp vilâyet-i Mısır üzre Amr ibnü'l-Âs'ı ve Esved ibnü'l-Mikdâd'ı Mısır fethine kırk bin asker ile gönderüp kendüler Mekke-i mükerremeye müteveccih oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y14b ·
metinde göster ·
… ı Y 15b muhâsara edüp anda dahi bir ceng-i azîm oldu. Âhir Zübeyr ibn Avâm ve
Esved
ibn Mikdâd serdengeçdi olup darb-ı mancınık ile kal‘anın münhedim olan yerlerin …
Ve ol gün kal‘a-i Bâbü'l-bûn'ı Y 15b muhâsara edüp anda dahi bir ceng-i azîm oldu. Âhir Zübeyr ibn Avâm ve Esved ibn Mikdâd serdengeçdi olup darb-ı mancınık ile kal‘anın münhedim olan yerlerinden yürüyüş edüp kal‘ayı feth edüp guzât-ı müslimîn mâl-ı ganâyim ile muğtenim oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y15a–Y15b ·
metinde göster ·
… üncü def‘ada gelen imdâd askerinin nâmdârlarından Zübeyr ibn Avâm ve Mikdâd ibn
Esved
ve İbâdet ibnü's-Sâmıt bu makûle nâmdârlar serdengeçdi olup içinden amân ile Mu …
Andan Hûş şehrin ve kal‘a-i Feyyûm'u ve kal‘a-i Behnîsâ'yı feth edüp ba‘dehu Mısr-ı atîka sarıldılar. Üç ay cengden sonra üçüncü def‘ada gelen imdâd askerinin nâmdârlarından Zübeyr ibn Avâm ve Mikdâd ibn Esved ve İbâdet ibnü's-Sâmıt bu makûle nâmdârlar serdengeçdi olup içinden amân ile Mukavkıs Melik cümle etbâ‘ıyla çıkup Hûş-ı Îsâ tarafına gidüp Mısır içinde mutahassın olan Rûm küffârı dahi muhâsaraya tahammül edemeyüp anlar dahi kal‘ayı amân ile teslîm edüp Nîl ile Dimyât'a gitdiler. Cemî‘i kenîseleri cevâmi‘ ve nûr-ı levâmi‘ oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y16a ·
metinde göster ·
… indî ve zerâvend, [birer?] dirhem. Ve bezr-i kerefis ve bezr-i cezr ve fülfül-i
esved
ve dâr-ı fülfül ve habbü'l-kâr, bunlardan üçer dirhem. Ve za‘ferân ve nuhve, ik …
Terkîbi budur: Evvelâ kurs-ı ef‘î ve karanfîl ve sadıç ve zencebîl ve cevz-i bevvâ ve kakule ve çıntıyana ve mey‘î-i yâbis ve kasab-ı mürr ve asl-ı kebere ve hınnâ ve ûdü'l-kahr ve habb-ı belîsân ve selîhâ ve darçın ve sünbül-i hindî ve zerâvend, [birer?] dirhem. Ve bezr-i kerefis ve bezr-i cezr ve fülfül-i esved ve dâr-ı fülfül ve habbü'l-kâr, bunlardan üçer dirhem. Ve za‘ferân ve nuhve, ikişer dirhem. Ve kırdımânâ, dörd dirhem. Bu cümleyi kifâyet mikdârı asel-i hâlis ile ma‘cûn edüp üç gün bir sırça zarf içinde alıkoyup ba‘dehu afyon ve lâden ve za‘ferân her birinden üçer dirhem ve mey‘a-i sâ’ilme (---)(---) sâ’iliyye, bunları dahi tekrâr sahk ederler. Ve bir miskâl hımâr mâyesinden bu meshûk eczâya muhkem halt etdiler. Bu kerre ol sırça kap içinde olan ma‘cûna bunları dahi Y 127a ilhâk etdiler. Ve arpa içinde fârûk gibi ve sâ’ir me‘âcin hıfz eder gibi sakladılar, tâ ki mahallinde birer miskâl yiyeler. Nef‘ine hadd ü gâyet yokdur, buna mâlik olan dünyâya mâlik olma gibidir olamaz kimse.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y126b–Y127a ·
metinde göster ·
… d derler azîm cümmeyz dırahtlarıdır kim Mısır diyârında misli yokdur. Bir abd-i
esved
diküp her birinin altında ibâdet edermiş, anıniçün Cümmeyzü'l-abd derler. Mısır …
On Y 131b sekizinci, kantara-i Cümmeyzi'l-abd, şehrin şimâlî tarafı hâricinde bir göz ibret-nümâ cisirdir. Melik Tâhir'in hayrâtıdır. Bu cisirden iki tarafı Cümmeyzü'l-abd derler azîm cümmeyz dırahtlarıdır kim Mısır diyârında misli yokdur. Bir abd-i esved diküp her birinin altında ibâdet edermiş, anıniçün Cümmeyzü'l-abd derler. Mısır'ın ba‘zı a‘yânları kayıklarla gelüp sâyelerinde zevk [u] safâ edüp giderler. Halîc kenârında bir mesîregâh ve teferrücgâh ârâmgâh yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y131a–Y131b ·
metinde göster ·
… ttifâk Padre ve Kolon kavilleri üzre seksen yedi bin mîldir. Ve her mîl zirâ‘-ı
esved
ile dörd bin zirâ‘dır. Ve her zirâ‘ yigirmi dörd parmakdır. Ve bir mîl dörd bin …
Ve cümle ehl-i hey’et Dünyâ-yı Atîk'ı ale'l-ittifâk Padre ve Kolon kavilleri üzre seksen yedi bin mîldir. Ve her mîl zirâ‘-ı esved ile dörd bin zirâ‘dır. Ve her zirâ‘ yigirmi dörd parmakdır. Ve bir mîl dörd bin adımdır, âheste reviş ile Q 253aP 250a kâmil (---) sâ‘at yerdir. Ve bir fersah on iki bin adımdır, (---) sâ‘at yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y252b ·
metinde göster ·
… b bu Mu‘izzüddîn'in kuludur, bu Mu‘izzüddîn'in mâlı ile câmi‘-i Ezher'i Ezher-i
esved
binâ etdi, sene 361. Bu Mu‘izzüddîn Mağrib-zemîn'den câmi‘-i Ezher bahânesile h …
Kabr-i el-Melikü'l-Mu‘izzüddîn: Eyyûbiyân kuludur. Kayıtbay yaylası yolunda bir sed üzre medfûndur. Vefâteş sene 365. Câmi‘-i Ezher'i Ezher nâm Arab bu Mu‘izzüddîn'in kuludur, bu Mu‘izzüddîn'in mâlı ile câmi‘-i Ezher'i Ezher-i esved binâ etdi, sene 361. Bu Mu‘izzüddîn Mağrib-zemîn'den câmi‘-i Ezher bahânesile hurûc edüp ılgar ile Mısır'ı İhşidiyyûn elinden alup feth edüp ba‘zı halkın kahr eyledi. Zîrâ Mısır halkı cebbâr ve zemînî-mezheb olmuşlardı. Anıniçün Mısır'a Kâhire-i Mu‘izziyye derler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y268a ·
metinde göster ·
… Nebeviyye'nin [(---)] sâlinde Hazret-i Ömer hilâfetinde be-dest-i Amr ibnü'l-Âs
Esved
ibn Mikdâd'ı seksen bin asker ile serdâr edüp fethinde usret çeküp âcizler iken …
Ve Burlos'un kal‘a-i kadîmi buhayrenin deryâdan giren boğaz ağzında İskender-i Yûnân binâsıdır. Sene 21 târîhinde hicret-i Nebeviyye'nin [(---)] sâlinde Hazret-i Ömer hilâfetinde be-dest-i Amr ibnü'l-Âs Esved ibn Mikdâd'ı seksen bin asker ile serdâr edüp fethinde usret çeküp âcizler iken hikmet-i Hudâ Dimyât meliki Hâmûk oğlu Şatâ İslâm ile müşerref olup anın i‘ânetiyle feth olunmuşdur. Ba‘dehu mürûr-ı eyyâm ile kal‘a leb-i deryâda olmak ile temevvüc-i deryâ te’sîr ederek harâb olup ba‘dehu sene 924 târîhinde Selîm-i Evvel müceddeden dahi iç yüzde sâhil-i buhayrede ve bir kumsal alçacık yerde taş Şeddâdî binâ inşâ etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y342a ·
metinde göster ·
… i Risâlet'den otuz sene sonra Amr ibnü'l-Âs Mısır halîfesi iken otuz bin askere
Esved
ibn Mikdâd'ı serdâr edüp Dimyât kal‘ası içinde Melik Hâmûk'ü muhâsara edüp kâmi …
Ba‘dehu hicret-i Risâlet'den otuz sene sonra Amr ibnü'l-Âs Mısır halîfesi iken otuz bin askere Esved ibn Mikdâd'ı serdâr edüp Dimyât kal‘ası içinde Melik Hâmûk'ü muhâsara edüp kâmil yedi ay ceng-i azîmler olup fethinden me’yûs olup ferâgat sadedinde iken Melik Hâmûk'ün Şatâ nâmında bir oğlu ol gece Hazret-i Risâlet-penâh'ı rü'yâsında görüp derhâl hâbdân bîdâr olup nısfu'l-leylde âlem ağyârdan bî-haber iken kal‘adan ip ile nüzûl edüp Esved ibn Q 293b Mikdâd P 290b hazretleri huzûrunda İslâm ile müşerref olup kal‘anın fethi mümkin olan yerlerin gösterüp asker-i İslâm ol tarafdan hücûm edüp bi-emrillâh kal‘a feth olup ol arbede içre Hâmûk Melik giriftâr-ı bend-i esîr olup oğlun göricek ol dahi derûn-ı dilden bende-i Sübhân oldu. Ba‘dehu guzât-ı müslimîn bî-hisâb zî-kıymet mâl-ı hazâyin almışlardır kim hâlâ dillerde dâsitândır. Zîrâ Tûfân-ı Nûh'dan bir merd eline girmeyüp dâ’imâ nâmerd elinde bikr-i pâkîze bir şehr-i Y 345a müzeyyen idi, hamd-i Hudâ dest-i merde girüp bekâreti izâle olup üç bin sandûk mâl-ı hazâyin Medîne'ye Hazret-i Ömer'e gönderdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y344b–Y345a ·
metinde göster ·
… îdâr olup nısfu'l-leylde âlem ağyârdan bî-haber iken kal‘adan ip ile nüzûl edüp
Esved
ibn Q 293b Mikdâd P 290b hazretleri huzûrunda İslâm ile müşerref olup kal‘a …
Ba‘dehu hicret-i Risâlet'den otuz sene sonra Amr ibnü'l-Âs Mısır halîfesi iken otuz bin askere Esved ibn Mikdâd'ı serdâr edüp Dimyât kal‘ası içinde Melik Hâmûk'ü muhâsara edüp kâmil yedi ay ceng-i azîmler olup fethinden me’yûs olup ferâgat sadedinde iken Melik Hâmûk'ün Şatâ nâmında bir oğlu ol gece Hazret-i Risâlet-penâh'ı rü'yâsında görüp derhâl hâbdân bîdâr olup nısfu'l-leylde âlem ağyârdan bî-haber iken kal‘adan ip ile nüzûl edüp Esved ibn Q 293b Mikdâd P 290b hazretleri huzûrunda İslâm ile müşerref olup kal‘anın fethi mümkin olan yerlerin gösterüp asker-i İslâm ol tarafdan hücûm edüp bi-emrillâh kal‘a feth olup ol arbede içre Hâmûk Melik giriftâr-ı bend-i esîr olup oğlun göricek ol dahi derûn-ı dilden bende-i Sübhân oldu. Ba‘dehu guzât-ı müslimîn bî-hisâb zî-kıymet mâl-ı hazâyin almışlardır kim hâlâ dillerde dâsitândır. Zîrâ Tûfân-ı Nûh'dan bir merd eline girmeyüp dâ’imâ nâmerd elinde bikr-i pâkîze bir şehr-i Y 345a müzeyyen idi, hamd-i Hudâ dest-i merde girüp bekâreti izâle olup üç bin sandûk mâl-ı hazâyin Medîne'ye Hazret-i Ömer'e gönderdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y344b–Y345a ·
metinde göster ·
ibn Mikdâd'ın feth etdüği kal‘adan aslâ eser kalmamışdır, Ammâ hâlâ bu kal‘a Ak …
Sene (---) târîhinde bizzât fâtih-i Mısır Selîm Hân-ı Evvel'in binâsıdır, be-dest-i Hayra Beğ vâlî-i ibtidâ feth-i Mısır. Mâ-tekaddem Amr ibnü'l-Âs asrında Esved ibn Mikdâd'ın feth etdüği kal‘adan aslâ eser kalmamışdır, Ammâ hâlâ bu kal‘a Akdeniz ile nehr-i Nîl mahlût olduğu burunda bir kumsal yerde şekl-i murabba‘ bir binâ-yı metîndir. Dâyiren-mâdâr cirmi beş yüz adımdır. Ve çâr köşesinde çâr burcu var. Ve cenûba nâzır bir kapusu var. İçinde havlısız seksen neferât hânecikleri vardır. Selîm Hân câmi‘i var. Ve Mısır müteferrikalarından kânûn üzre dizdârı ve seksen neferâtı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y348b ·
metinde göster ·
… â Dimyât kal‘asının fethine bâ‘is olan Hâmûk Melik'in oğlu Şeyh Şatâ hazretleri
Esved
ibn Mikdâd huzûrunda İslâm ile müşerref olup ba‘de'l-feth-i Dimyât Esved ibn Mi …
Evvelâ Dimyât kal‘asının fethine bâ‘is olan Hâmûk Melik'in oğlu Şeyh Şatâ hazretleri Esved ibn Mikdâd huzûrunda İslâm ile müşerref olup ba‘de'l-feth-i Dimyât Esved ibn Mikdâd Şeyh Şatâ'ya on bin asker verüp Sâh vilâyetin ve Eşmûm kal‘asın ve Burullûs kal‘ası ve Dümeyre kal‘aların feth edüp yine sene-i mezbûrda Tîne kal‘asın feth etdikde hîn-i cengde mecrûh olup Y 349b şatâ şatâ ya‘nî pâre pâre olduğıyçün Şeyh Şatâ derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y349a–Y349b ·
metinde göster ·
… etleri Esved ibn Mikdâd huzûrunda İslâm ile müşerref olup ba‘de'l-feth-i Dimyât
Esved
ibn Mikdâd Şeyh Şatâ'ya on bin asker verüp Sâh vilâyetin ve Eşmûm kal‘asın ve B …
Evvelâ Dimyât kal‘asının fethine bâ‘is olan Hâmûk Melik'in oğlu Şeyh Şatâ hazretleri Esved ibn Mikdâd huzûrunda İslâm ile müşerref olup ba‘de'l-feth-i Dimyât Esved ibn Mikdâd Şeyh Şatâ'ya on bin asker verüp Sâh vilâyetin ve Eşmûm kal‘asın ve Burullûs kal‘ası ve Dümeyre kal‘aların feth edüp yine sene-i mezbûrda Tîne kal‘asın feth etdikde hîn-i cengde mecrûh olup Y 349b şatâ şatâ ya‘nî pâre pâre olduğıyçün Şeyh Şatâ derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y349a–Y349b ·
metinde göster ·
Bir rivâyetde lisân-ı Kıbtîde şatâ kumluğa derler, zîrâ Şeyh Şatâ kumluk içinde medfûndur kim cengde hür şehîd olup civâr-ı rahmete rûh-ı şerîfi urûc edüp na‘şın Esved ibn Mikdâd Dimyât'a getirdüp Dimyât'ın cânib-i şarkîsinde nîm sâ‘at ba‘îd buhayre-i Dimyât kenârında bir âsitâne-i âlî içinde bir kubbe-i pür-envârda münevver olup yatır. Mâh-ı Şa‘bân'ın on beşinde şehîd olduklarıyçün ol gün mevlûd-ı şerîfine mübâşeret edüp üç gün üç gecede Dimyât ve gayrı kurâ ve kasabâtlardan kırk elli bin âdem haymeleri ile gelüp meks edüp ziyâret ederler. Ve Dimyât kâyimmakâmı bu mevlûda Dimyât a‘yân-ı eşrâfı ve askeri ile bu ziyârete kerr ü ferr ü dârât ile gelüp haymesinde meks edüp summât-ı azîm çeküp üç gün üç gece ni‘meti mebzûl olup bir Mısrî kîse masrûf edüp paşasının muhâsebesine mahsûb olur, kânûn-ı kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y349b ·
metinde göster ·
… l ve siper-i pîl ve kîmuht-ı timsâh ve âlet-i harb makûlesi hedâyâlar ile cümle
esved
gulâmlar ale't-tertîb gelirler. Ammâ yigirmi aded Fûncî ve Afnuvî burunları ve …
Ammâ bu îrâda göre masârıfı dahi bî-hisâb ve hâric-i kitâbdır. Evvelâ Mısır paşasına beher sene yetmiş kîse kalemiyye ve kırk aded küheylân Havvâre at, üçü pâk bisâtlı ve biri altun zencîrli ve murassa‘ zînli ve kırk memlûk-i siyeh-rû Arab, ve on siyâh-çerde Habeşî tavâşî-i la‘l-çehre; bu memâliklerin cümlesi gûnâ-gûn libâs-ı fâhireler ile müzeyyen olup herbirinin destinde birer boğça veyâhûd müşk ü gülâb ve ûd u amber ve kâfûr u zebâd ve dendân-ı fîl ve şâha-i fîl ve siper-i pîl ve kîmuht-ı timsâh ve âlet-i harb makûlesi hedâyâlar ile cümle esved gulâmlar ale't-tertîb gelirler. Ammâ yigirmi aded Fûncî ve Afnuvî burunları ve gûşları menkûşlu esmerü'l-levn cevârîler tehîdest gelir, anların hedâyâları mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y373b ·
metinde göster ·
Kable fethi'l-Mısır Kabâbıta destinden dest-i bâzû kuvveti ile
Esved
ibn Mikdâd fethidir. Ba‘de'l-feth etrâf [u] eknâfında defâyin ü hazâyin ararken …
Kable fethi'l-Mısır Kabâbıta destinden dest-i bâzû kuvveti ile Esved ibn Mikdâd fethidir. Ba‘de'l-feth etrâf [u] eknâfında defâyin ü hazâyin ararken bir mutalsam amûdu münhedim ederler. Hemân akreb cihânı dutup cümle asker firâr edüp bu şehir tâ âl-i Emeviyye'den Abdülmelik asrına gelince harâb yatır. Hâlâ âsâr-ı harâbın aslı oldur. Ve akrebi ol zamândan beri eyle çokdur kim ahâlî-i Kûs vilâyet-i Acem'de Kâşiyân akrebine rahmet okurlar. Hâlâ âdemi helâk eder kattâl akrebi vardır, Q 310bP 307b ammâ şehir halkına zararı isâbet etmez. Hakîr ol münhedim olan amûdu görmüşüm: bir yeşil sommâkî üzre bir akreb timsâli kazılmış, altında yedi satır bir gûne hat yazılmış durur. Tarîk-ı âm üzre pâymâl olmağile herkes temâşâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y382a ·
metinde göster ·
… e yüz yıl mutasarrıf olup ba‘dehu Amr ibnü'l-Âs hükûmetinde Kabâbıtalar elinden
Esved
bin Mikdâd fethidir. Ba‘dehu yine Fûncistân ve Berberistân kavmi istîlâ edüp se …
İbtidâ bânîsi Fir‘avn'ın Ezrak câdûsu binâsıdır. Ve kendi bir gârda yatır. Fir‘avnîler ziyâret eder. Ba‘dehu Zülyezen feth etmişdir. Yine Kıbtîler istîlâ edüp niçe yüz yıl mutasarrıf olup ba‘dehu Amr ibnü'l-Âs hükûmetinde Kabâbıtalar elinden Esved bin Mikdâd fethidir. Ba‘dehu yine Fûncistân ve Berberistân kavmi istîlâ edüp sene (---) târîhinde Süleymân Hân asrında Mısır vâlîsi fâtih-i Hind ü Yemen Tavâşî Süleymân Paşa Hindistân'da Dîvâbâd benderin Portakal Frenginden feth edüp Hind pâdişâhına ihsân edüp donanma ile Habeş'e geçüp Özdemir Paşa'ya Habeş'i ale'l-umûm feth etdirüp andan Mısır'a gelüp Mısır'dan yine Özdemir Paşa'yı Nîl ile deryâ-misâl asker verüp bu Der şehrin ve İbrîm kal‘asın Fûncistân meliki elinden feth eder. Ol asırdan berü âl-i Osmân destinde bir kasabadan mu‘azzam şehr-i Der'dir. Circe eyâleti hükmünde İbrîm sancağı tahtıdır, İbrîm kâşifi hâlâ bunda sâkindir. Ammâ hîn-i fetihde başka hükûmet imiş, Circe'den hil‘at geymeyüp Mısır vezîrinden geyermiş. Hâlâ kırk seneden beri Circe hükmünde başka kös sâhibi ve üç yüz kendi askeri ve beş yüz yedi bölük askeri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y390b ·
metinde göster ·
… âr ve Ubeyde ibn Cerrâh ve Câbirü'l-Ensâr ve Ebû Hüreyre ve Sâriyetü'l-Cebel ve
Esved
ibn Mikdâd bunun emsâli niçe bin Sahâbe-i güzîn ile iki ay muhâsara ile feth ol …
Kabâbıta meliklerinden Mukavkıs Melik binâsıdır. Hicretü'n-nebeviyyenin sene (---) târîhinde bizzât Amr ibnü'l-Âs ve Ka‘bü'l-Ahbâr ve Ubeyde ibn Cerrâh ve Câbirü'l-Ensâr ve Ebû Hüreyre ve Sâriyetü'l-Cebel ve Esved ibn Mikdâd bunun emsâli niçe bin Sahâbe-i güzîn ile iki ay muhâsara ile feth olunmuş bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn ve müstahkem kal‘a-i üstüvârdır kim leb-i Nîl'in cânib-i şarkîsinde eflâke ser çekmiş bir yalçın püşte üzre Şeddâdî-binâ bir küçük kal‘a-i kavîdir. Ve şekl-i muhammesdir. Ve dâ‘iren-mâdâr cirmi sekiz yüz adımdır. Şarka nâzır ancak bir kapusu var. İçinde ancak sagîr ü kebîr seksen hânedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y391a ·
metinde göster ·
… ülûkden mülûke intikâl edüp sene 22 târîhinde Amr ibnü'l-Âs fethidir, be-dest-i
Esved
ibn Mikdâd. Ba‘dehu kavm-i Fûnc istîlâ edüp sene 935 zamân-ı Süleymân Hân'da Öz …
Nehr-i Y 393a Nîl içinde bir vâsi‘ cezîrede ibtidâ bânîsi Ebrehe'dir. Niçe mülûkden mülûke intikâl edüp sene 22 târîhinde Amr ibnü'l-Âs fethidir, be-dest-i Esved ibn Mikdâd. Ba‘dehu kavm-i Fûnc istîlâ edüp sene 935 zamân-ı Süleymân Hân'da Özdemir Beğ fethidir kim hâlâ Fûnc ile ahdnâmelerde yemîn-i mugallaza ile hem-hudûd bir kal‘a-i ma‘mûredir kim ilâ-hâze'l-ân Fûncistân melikleri ahdlerine vefâ edüp sulha mugâyir bir vaz‘-ı yed etmemişlerdir. Ammâ intihâ-i serhad olmak ile yine şeb [ü] rûz Fûnc'dan ve Berberistân'dan aşkıyâ ile ceng [ü] cidâlden hâlî değillerdir. Nîl-i mübârek bu mahalde bir buhayre gibi yayılmak ile bu kal‘a Nîl içre bir cezîre içinde Şeddâdî-binâ şekilli taş-ı siyâh ile mebnî şekl-i murabba‘ bir metîn kal‘a-i hısn-ı hasîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y392b–Y393a ·
metinde göster ·
… vâ taraflarında kalup niçe yüz bin evlâdları olup Ebülesved oldu. Ba‘dehu Hâm-ı
Esved
merhûm olup devlet evlâdı Donkola'ya nakl edüp zamân-ı hükûmetinde bu kal‘a-i D …
Cümle kara Arabların nesli Hâm'a müntehîdir. Hazret-i Nûh dahi gayrı evlâdlariyle Mısır'a geldiler, mezkûr Hâm bu hatt-ı istivâ taraflarında kalup niçe yüz bin evlâdları olup Ebülesved oldu. Ba‘dehu Hâm-ı Esved merhûm olup devlet evlâdı Donkola'ya nakl edüp zamân-ı hükûmetinde bu kal‘a-i Donkalâ'yı binâ etdiğiyçün bu kal‘aya Donkola ve vilâyet-i Esvedân derler. Tahfîf-i kelâm Y 404b olmağiçün Esvedân'ın hemze-i evvelin hazf edüp Sûdân derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y404a–Y404b ·
metinde göster ·
Bu hakîr seyyâh-ı âlem ve nedîm-i benî âdem Evliyâ-i Gülşenî aktâr-ı âlemi geşt ü güzâr ve seyr [ü] temâşâ-yı şehr ü diyâr ederek hıtta-i esved ya‘nî karalar diyârında Sûdân diyârının şehirlerinden bu şehr-i Itşân nâm mahalle vaz‘-ı kadem ve şehrini seyr [ü] temâşâ etmeğe bezl-i himem edüp ârifâne bu şehr-i mezbûrun kûçe ve bâzârını zâyir ü sâyir olduğumuzdan sonra mezkûr bostânda battîh faslı ederken memâliklerimizden Kâzım ve Sührâb ber-pâ durup cânib-i erba‘aya nigerân idiler. Zîrâ bir ân dîdebân ve nigâhbânsız olmazdım, zîrâ İbrîm ve Sây şehrinde eyle vasıyyet etdiler. Hemân mezbûr gulâmlar, Y 411a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y410b–Y411a ·
metinde göster ·
… diyârına giden nehre bu kantara-i kübrâ sed olmuşdur. Bu cisrden ubûr edüp Köm
Esved
cibâli kurbunda,
Cisr-i Lâhûn: Mısır diyârında meşhûr-ı âfâk cisr-i azîmdir. Bizzât Hazret-i Yûsuf binâsıdır. Ol zamândan berü fenâ bulmayup bir yerine bir rahne gelmemişdir, gûyâ üstâd mühendis destinden henüz çıkmışdır. Ve yine Hazret-i Yûsuf'un mu‘cizesiyle cereyân eden Yûsuf nehrinin üzerinde evc-i semâya kavs-i kuzah-vâr kudret kemeri gibi (---) göz cisr-i azîmdir. Cümle Feyyûm diyârına giden nehre bu kantara-i kübrâ sed olmuşdur. Bu cisrden ubûr edüp Köm Esved cibâli kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·