İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

etdik bu

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
45
isabet
45 cümle/beyitte
16,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
53 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4518,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–45 / 45

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“etdik bu” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 284b … e hayr murâdât-ı makbûledir. Hamd-i Hudâ ziyâret edüp bir Yâsîn-i şerîf tilâvet etdik. Bu azîzin rûhâniyyeti sebebiyle kurâsı ma‘mûr olup dağlarında kırk bin koyun ve sı …
EÇS II 296b … e nehr-i Jan birbirine mahlût olduğu mahalde bu nehreyni niçe bin belâ ile ubûr etdik. Bu nehreynler dahi Van'ın Penyanişi ve Biredus ve Abağay dağlarından gelüp cem‘ ol …
EÇS II 307a … -i kend-i Veşle Çayı: Kenarında haymelerimizle meks edüp bir gice zevk [u] safâ etdik. Bu nehr, Nahşivân dağlarından cem‘ olup nehr-i Araz'a mahlût olur. Andan kumsal ye …
EÇS II 316a … azîminin sâhilinde meks edüp, bir âb-ı hayât nehr-i lezîzdir kim niçe kerre nûş etdik, bu hâlâ seyâhat edüp manzûrumuz olan Bahr-i Haraz zehr-i mâr-misâl bir semm-i helâ …
EÇS III 44a … ır. Ammâ kesret-i seyâhatden kitâbet etmeğe ârâm bulmayup bu kadarca ile iktifâ etdik. Bu şehr-i Akka'da kâmil iki ayda bin altı yüz kîse tahsîl eyleyüp andan cümle aske …
EÇS III 172a … s edüp ol sahrâ-yı çemenzâr [u] lâle‘ızârda atlarımız ile bir gice sohbet-i hâs etdik. Bu sahrâ-yı çemenzâr dahi pâdişâhın hâs atlarıyçün çayır-ı azîm bir hâmûn-ı kadîmd …
EÇS III 173a … r kiraz fasılları edüp gûnâ-gûn müsmirrâtından kâm alup niçe bin zevk u safâlar etdik. Bu ibâret hemân bizim içün değildir. Hemân bu Bıyıklı Çerkes Dervîş Mehemmed Paşa' …
EÇS IV 297a–297b … kal‘a ağası istikbâle çıkup haymelerimizle zîr-i kal‘ada bir bâğ-ı İrem'de meks etdik. Bu kal‘a Rûmiyye eyâletinde Rûmiyye buhayresi kenârında Kahkahâ-misâl bir kal‘a-i …
EÇS IV 349a … girüp kimine bir Yâsîn-i şerîf ve birer Fâtiha-i Ümmü'l-Kitâb tilâvet edüp ubûr etdik. Bu Deşt-i Kerbelâ'da hâlâ benî Âdem sâkin değildir. Hemân bir deşt-i hâmûndur kim …
EÇS IV 358b Ale's-sabâh nehr-i Ma‘kal'ı atlar ile ubûr etdik. Bu nehir nehr-i Sebuk kurbünde Şatt'dan ayrılup Basra kurbünde kal‘a-i Mehnâvî dib …
EÇS V 44b … gîr ve bir sırma mebrûm tîrkeş ile yüz altun ihsân edüp beyne'l-akrân safâ kesb etdik. Bu gazâ-yı meserretden sonra Leh kralından ve Krakov kralı Varşalka'dan yigirmişer …
EÇS VI 33a Andan nehr-i Mati'yi atile ubû[r] etdik. Bu nehir Omoras(?) dağlarından gelüp Ohri buheyresine karışır. Andan cânib-i garba …
EÇS VI 46a … idim ve bu kadar seyâhatimize sebeb olup bu kadar gazâlarda bulunup gazâlar da etdik, bu kadar senede hakîre bir kec nazar etmeyüp bir şütûm-ı galîzasın istimâ‘ etmedim …
EÇS VI 58a Nehr-i Tomok: Atlar ile ubûr etdik. Bu nehir hemân bu mahalde Tomok dağından çıkup Vidin ile Feth-i İslâm kal‘ası mâbe …
EÇS VI 167b … urâ vü kasabâtları ve şehrleri ve kılâ‘ları ve cümle yaylaların seyr [ü] temâşâ etdik. Bu diyâr Hersek'in şark tarafı Arnavudistân'ın İskenderiyye sancağıyla müşâ olup S …
EÇS VII 2a … er. Hâlâ Beganoğlu hükmünde metîn kal‘a olmağile bundan dahi hâib ü hâsir güzer etdik. Bu kal‘anın garbında iki sâ‘atde,
EÇS VII 5b … mi cânib-i şarkîsinde berk urup yayılmış dururdu. Hayli mesâfe-i ba‘îdeden seyr etdik. Bu kal‘adan bize yedi pâre top atıldı. Esîrlerden su’âl etdik,
EÇS VII 102b Niçe bin gûne anlara müte‘allık ıstılâhları var, ammâ bununla iktifâ etdik. Bu mezkûrlar vilâyetin nizâm [u] intizâmına pâdişâh tarafından hâkimlerdir. Bu mez …
EÇS VII 110a … i Cerikli'yi geçüp cümle atları otarup sehel talkan ve kurutlar yeyüp istirâhat etdik. Bu Cerikli nâm mahal Özü suyu içinde bir kamışlı adadır. Meğer bu cezîre içre üç b …
EÇS VII 132b … sarây'dan şark tarafına dârağacı yolundan giderek nehr-i Badağ'ı atlar ile ubûr etdik. Bu nehir Çadır d[a]ğından gelüp nehr-i Elma'ya karışır.
EÇS VII 132b Andan nîm sâ‘at giderken nehr-i Salkır['ı] ubûr etdik. Bu dahi Çadır dağından tulû‘ edüp bu dahi nehr-i Elma'ya mahlût olur. Bunu dahi at …
EÇS VII 152b … an kal‘alar yapup ol gece azâb-ı elîm çekerek anda yatup kebâblar çevirüp sabâh etdik. Bu nehre kavm-i Noğay Kızlar Kitgen der, zîrâ bir kerre Tatar düğünü olup gelinler …
EÇS VII 160a … k azâb-ı elîmin çekdik, ammâ âteşler kenârında kebâblar çevirüp yine sehel zevk etdik. Bu nehir dahi kûh-ı Elburz'dan gelüp gider. Bu mahal dahi Tavustân hudûdudur.
EÇS VII 166b Ammâ bu Bahr-i Harez'de mezkûr Kanlı Söyünç nehr[i] kenârında iki gün istirâhat etdik. Bu nehr-i azîm Dağıstân kûhlarından ve Açıkbaş dağlarından gelüp Demirkapu'dan üç …
EÇS VIII 192a Menzil-i Çatal Özek nâm mahalle varup meks etdik. Bu mahal nehr-i Kuban cezîrelerinden bir ormanlı azîm cezîredir. Kavm-i Noğay bu a …
EÇS VIII 195a … menhûsdur. Hamd-i Hudâ bizler selâmetle ubûr edüp iki gün kal‘a-i Kerç'de meks etdik. Bu kal‘anın evsâfı ve tarh-ı tarzı Mehemmed Geray Hân ile Dağıstân'a gitmezden muk …
EÇS VIII 204a … isâ ya‘nî Kırkkilisa ve Kırkkenîse: Şâtır Mahmûd Ağa hânesinde mihmân olup safâ etdik. Bu dahi bâlâda tahrîr olunan kurâlar ve tekyeler ve kasabalar ile niçe kerre bâlâd …
EÇS VIII 206a Menzil-i karye-i Vukûf: Anda Ahmed Beğoğlu'nda mihmân olup zevk etdik. Bu köyden taşra,
EÇS VIII 216b–217a Kasaba-i Rahova'da ta‘âm yeyüp seyr etdik. Bu dahi Kavala sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve niyâbetdir. Cümle üç yüz aded hâne …
EÇS VIII 222b … yre-i Yaycılar kenârında menzil-i karye-i Yaycılar'da mihmân olup bir gece zevk etdik. Bu karye-i ma‘mûre beş yüz hâneli ma‘mûr köydür. Nısfı kefere-i Rûm, Bulgar ve nıs …
EÇS VIII 226b … i ziyâde tahrîre tâkatımız olmayup tatvîl-i kelâm olur deyü bu kadar ile iktifâ etdik. Bu cevâmi‘lerden mâ‘adâ,
EÇS VIII 230a … âb ile vedâ‘laşup cânib-i garba 4 sâ‘at gidüp nehr-i Vardar'ı ağaç cisrden ubûr etdik. Bu nehr-i azîm cânib-i garbda Arnavudistân içinde Kalkandelen dağlarından tulû‘ ed …
EÇS VIII 263b–264a … ede mihmân olup kal‘a cenerali cümle me’kûlât [u] meşrûbâtlarımız verüp safâlar etdik. Bu mezkûr Palike limanından çıkup karada altı mîl gidüp,
EÇS VIII 264b Nehr-i (---) : Tokuz göz musanna‘ taş cisrden ubûr etdik. Bu nehir cânib-i şarkda tâ Kala[v]rata dağlarından gelüp Holumiç kurbunda Körfez d …
EÇS VIII 265a Andan bir sâ‘at cânib-i cenûba gidüp nehr-i azîm Rufiya'yi keştî ile ubûr etdik. Bu nehr-i âb-ı zülâl tâ Arhoz ve Taraboliçse ve Kalavrata dağlarından cem‘ olup ne …
EÇS VIII 276a Nehr-i Aksu: Atlar ile gücile ubûr etdik. Bu nehr-i ayn-ı zülâ[l] tâ taraf-ı şimâlde Taraboliçse şehri dağlarından gelüp Miz …
EÇS VIII 330b–331a … t getirmeleri fermân olunup bir gece anda müsâfir olup cezîreyi seyr [ü] temâşâ etdik. Bu Değirmenlik cümle üç aded adalardır. Birine,
EÇS VIII 372b … sehel ârâm istirâhat edüp niçe bin bülbül-i gûyânın asvât-ı hazînlerin istimâ‘ etdik. Bu bâğ-ı Merâm hıyâbân sene (---) târîhinde tahrîr-i kilk-i beyân ile mevsûfdur, a …
EÇS IX Y4b … e ecdâdımız Ya‘kûb Ece Beğ câmi‘in ta‘mîr ü termîm edüp yigirmi bin akçe masrûf etdik. Bu mahalde hakîr cümle kârbân halkından münfek olup hakîr Bursa râhına teveccüh ed …
EÇS IX Y6a … mâmlı karyesi boğazı tarafına nîm sâ‘at gidüp ve nehr-i Ilıca'yı atlar ile ubûr etdik. Bu nehir dahi Keşiş dağından hurûc edüp Nîlûfer nehr[i] ile Kapudağı kurbunda Rûm …
EÇS IX Y80a … ’immakâmı olan Yûsuf Efendi'ye gelüp mahkemede mihmân olup şehri temâşâya şürû‘ etdik. Bu mevleviyyet senevî adâlet üzre yigirmi bin guruş hâsıl olur şerîf mevleviyyetdi …
EÇS IX Y122b … oz ve karye-i Tahtalı: Bu kurâları ubûr edüp Tahtalı'da mihmân olup zevk u safâ etdik. Bu kurâların cümlesi Süleymân Hân evkâfı Urum köyleridir. Her biri birer kasaba-mi …
EÇS X Y389a … mâ ol gece hakîr(e) ve atlarımız(a) cümle darı ve deve eti ve südü ekl [ü] şürb etdik. Bu kabâ’il bahârda Habeş dağlarına giderler. Zîrâ bu Şellâl tarafları zıyk dağlard …
EÇS X Y389b … yishâne yüklerin huddâmlarımız zahrları ile geçirüp cümlemiz piyâde gücile ubûr etdik. Bu râhı dahi Zülyezen açmış, yoksa bir vech ile gayrı yerden ubûr etmek mümkin değ …
EÇS X Y414b … ki İbrîm vilâyetinden berü Nîl kenârında (---) pâre sagîr ü kebîr kal‘a temâşâ etdik, bu cümleden büyükdür ve ma‘mûr u müzeyyendir. Zîrâ taht-ı Fûncistân'dır.