… ûr kurâlar vardır kim seyl-i rahmet dağlardan hâr [ü] hâşâk getirüp havza idhâl
etdikde ol
kurâ halkı tathîr edüp kavs-ı kuzah-misâl kemerleri {dahi} tathîr ederler. Bu k …
Ve bu havuzlara ve kemerlere nigâhbân üç pâre ma‘mûr kurâlar vardır kim seyl-i rahmet dağlardan hâr [ü] hâşâk getirüp havza idhâl etdikde ol kurâ halkı tathîr edüp kavs-ı kuzah-misâl kemerleri {dahi} tathîr ederler. Bu kemerin cânib-i erba‘asında ma‘mûr [u] âbâdân korular vardır. Cümle uşşâkân anda zevk [u] safâ ederler. Bir acâyib ü garâyib hıyâbânlardır kim medhinde lisân kâsırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
… mâr edüp kabr-i tavîli üzre beşyüz zirâ‘ yeşil çuka setr etmişdi. Hakîr ziyâret
etdikde ol
mestûr çuka hâzır idi. Hakîr bu kabr-i münevver üzre cümle gubârı süyürüp hizme …
Diğer menâkıb-ı Hazret-i Şîs: Sene (---) târîhinde Sultân Süleymân asrında Dervîş Paşa vâlî-i Şâm iken sahrâ-yı Bukâ‘'da bir bârân-ı rahmet nâzil olur kim yedi gün yedi gice niçe büleydeler ve niçe dağlarda kayalar pâre pâre olup seyl-i matar deryâ gibi tenevvüc edüp bu Hazret-i Şîs'in kabr-i şerîfinin bir cânibin seyl-i âb münhedim edüp cesed-i Hazret-i Şîs'in sağ cânibinde mübârek dest-i şerîfleri ve uylukları keşf olup ter ü tâze altı bin yedi yüz elli seneden berü zâhir olunca Şâm Vâlîsi Dervîş Paşa'ya ılgâr ile haber edüp bir günde anlar dahi gelüp niçe yüz bin âdem na‘ş-ı Resûl Şîs'i görüp İslâm îmân [u] i’tikâdları dahi ziyâde olup niçe bin münkirîn tecdîd-i îmân ederler. Ba‘dehû Dervîş Paşa cümle 37b a‘yân [u] kibârı cem‘ edüp Hazret-i Şîs'in sağ cânibi vücûd-ı şerîfin tevhîd [ü] tezkîr ile gülâb ve müşk-i anber-i hâm râyihalarıyla gasl edüp bu mahalle defn ederler. Ba‘dehû ol seyl harâb etdüğü mahalle bir rasîf-i kavî inşâ edüp âsitânesin imâr eder. Bu ahvâl karîbü'l-ahd olmağıla mahkeme-i Bukâ‘'da ve Zeydâniyye ve Ba‘albek sicillâtlarında mastûrdur. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Cüvânapucubaşı Şâm vâlîsiyken Sultân İbrâhîm Hân'ın sadrıa‘zamı olup bu âsitâne-i Şîs Nebî'yi imâr edüp kabr-i tavîli üzre beşyüz zirâ‘ yeşil çuka setr etmişdi. Hakîr ziyâret etdikde ol mestûr çuka hâzır idi. Hakîr bu kabr-i münevver üzre cümle gubârı süyürüp hizmet-i Resûl'de bulunup hasbeten lillah bir hatm-i şerîfe şürû‘ edüp ba‘dehû ziyâret-i vedâ‘ ile yine atlarımıza süvâr olup vakt-i gurûbda Kerk-i Nûh kal‘ası dibinde ordu-yı İslâm'a gelüp vâsıl olduk. Ertesi gün kûs-ı rıhletler çalınup deryâ-misâl asker ile cânib-i garba Bukâ‘ sahrâsı içre (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 37a–37b ·
metinde göster ·
… p bir perende-i tâvûsî atdı kim ber-hevâ üç kerre dönüp yine zemîne ber {karâr}
etdikde ol
ân "Yâ Hay!" deyüp bir perende-i kebûterî atdı kim ber-hevâ dörd kerre devr edü …
deyüp bir dahi zemîn bûs edüp bu meydân-ı ma‘rekede eyle püşt-i pâ urup deverân u seyerân etdi kim hussân-ı sâfinâtü'l-ciyâd misilli atlar kendüye iremezler. Ta bu mertebe cüst [ü] çâpük vezinde, Amru Ayyârlık var özünde ve Ebü'l-me‘âlî kelâmı var sözünde, bu deverândan sonra seğirderek paşa huzûruna gelüp "Yâ Allah" deyüp bir perende-i tâvûsî atdı kim ber-hevâ üç kerre dönüp yine zemîne ber {karâr} etdikde ol ân "Yâ Hay!" deyüp bir perende-i kebûterî atdı kim ber-hevâ dörd kerre devr edüp vücûdunda bir uzvu zâhir değildi. Hemân bir top-ı müdevver gibi dönüp yine zemîne kadem basınca tarfetü'l-ayn içre ardına bir gûne takla atup ber-hevâ üç kerre 231a eyle dönmüşdür kim makdûr-ı beşer değildir. Andan çarh-ı felek-vâr ol meydânda baş ve el ve ayak ile araba tekerleği gibi deverân etdikde dest [ü] başından aslâ bir uzvu görünmeyüp fırlak gibi dönerdi. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 230b–231a ·
metinde göster ·
… refîk olan yasavul ağası olan Zâl-ı zamândan, "Bu üstühânlar nedir?" deyü su’âl
etdikde ol
kırçıl eyitdi: "Ey oğul! Sene 940 târîhinde Süleymân Hân Tebrîz'in Ucân yaylası …
Bu sahrâ-yı hâmûnda yedi yerde püşte püşte benî Âdem üstühânları mâl-â-mâl idi. Bizimle refîk olan yasavul ağası olan Zâl-ı zamândan, "Bu üstühânlar nedir?" deyü su’âl etdikde ol kırçıl eyitdi: "Ey oğul! Sene 940 târîhinde Süleymân Hân Tebrîz'in Ucân yaylasında otururken Acem diyârın nehb ü gâret etmeğe İbrâhîm Paşa'yı seksen bin asker ile serdâr edüp Erdebil ve Merâğa ve Kehrevân ve Kum ve Kâşân câniblerin âlân u tâlân ide. Şâh dahi Osmânlı'nın bu hareketinden haberdâr olup yetmiş bin güzîde asker ile Halefüddîn Hân'ı sipehsâlâr-ı mu‘azzam edüp gönderüp bu Sercem sahrâsı içre iki asker meks ederler. Çün inâyet ü himâyet-i Bârî yârî olup Akkoyunlu beğzâdelerinden Murâd Beğ kim diyâr-ı Horasân'dan üç bin fetâsıyla gelüp Osmânlı'ya mu‘în ü yâr ve Kızılbaş'a adüvv-i hûnhâr olmuşdu. Hikmet-i Rabbânî mezkûr beğ karavulda nigehbânlık ederken Acem askerinden bir korucubaşı ele getirüp Serdâr İbrâhîm Paşa huzûruna kayd ü bend ile getirüp Âsaf-ı Berhıyâ İbrâhîm Paşa dili söyledir ve şâhın dahi geleceğin haber alır ve Hoca Hâfız-ı Şîrâzî Dîvânı'ndan tefe‘ül edüp bu beyt gelir. Şi‘r:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 304a ·
metinde göster ·
… i senin azametin kılıcına saldım" deyüp Zenceflioğluna Hasan Paşa ahvâlin su’âl
etdikde ol
dahi Hasan Paşa'nın tarafdârlığı semtin tutup,
"Yâ Rabbî, bu âsîleri senin azametin kılıcına saldım" deyüp Zenceflioğluna Hasan Paşa ahvâlin su’âl etdikde ol dahi Hasan Paşa'nın tarafdârlığı semtin tutup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 69b ·
metinde göster ·
gün Tulça cezîresi içre gidüp sâhil-i nehr-i Tuna'da meks olunup elli pâre gemi …
Menzil-i kal‘a-i Tulça: Mukaddemâ bu dahi mevsûfdur, lâkin nehr-i Tuna'yı bu mahalden karşu adaya ubûr edince kal‘a-i İshâkça ve kal‘a-i İbrâ’il ve kal‘a-i Maçin ve kal‘a-i Kalas ve kal‘a-i Tomarova ve kal‘a-i Kili ve şehr-i İsmâ‘îl ve iskele-i Ilıçsa ve kal‘a-i Hırsova misilli etrâf kal‘alardan on bin mikdârı cünûd-ı cünüb kefere menhûsları pür-silâh gelüp taraban askeri yazılup nehr-i Tuna'yı ubûr etdikde ol gün Tulça cezîresi içre gidüp sâhil-i nehr-i Tuna'da meks olunup elli pâre gemi ile tekrâr nehr-i Tuna'yı bir günde ale't-ta‘cîl ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 101a ·
metinde göster ·
asırda Lipul Beğ Boğdan beği idi kim pâdişâha ve vezîre ve sâ’ir vükelâlara yig …
Paşa efendimiz hakîri keşfine gönderüp hakîkatü'l-hâl tahrîr olunduğu üzre Paşa'ya arz etdikde, ol asırda Lipul Beğ Boğdan beği idi kim pâdişâha ve vezîre ve sâ’ir vükelâlara yigirmi bin altun bezl edüp bu mermer sandukayı mezbûr kızın na‘şıyla arabalara tahmîl edüp Boğdan'da bu Duna kilisayı henüz binâ ederken bu deyre ol sandukayı koyup mermer üzre altun kakma zer-nişânlar üzre la‘l u yâkût ve elmas ü pîrûze ve zeberced ve seylân ve aynü'l-hurr ve aynü'l-hirr ve aynü's-semek ve zümürrüd ve yeşim ve hıtayî ve yemenî nâm zî-kıymet cevâhir ahcârları ile mezbûr mermer sandukayı zeyn edüp ana bir kırmızı atlas ve hârâ-yı münakkaşdan zer-ender-zer zerdûz bir zarf-ı turfe etmiş kim temâşâ edenin ceşm-i mükehhalı hîrelenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 107a ·
metinde göster ·
… kâmil bir sâ‘atde dolanılır. Hattâ her ağa bu kal‘ayı her gece bir sâ‘atde devr
etdikde ol
ağa neferâtlarının çavuşu "Bir pâsbân" deyü feryâd edüp anlar oturup ol ân bir …
Ve bu tabyalar üzre bu kal‘anın cirmi kâmil bir sâ‘atde dolanılır. Hattâ her ağa bu kal‘ayı her gece bir sâ‘atde devr etdikde ol ağa neferâtlarının çavuşu "Bir pâsbân" deyü feryâd edüp anlar oturup ol ân bir gayrı ağa neferâtlarıyla kalkup kal‘ayı devr etdikde yine bir sâ‘at olup "Bir pâsbân" deyü feryâd ederler. Tâ sabâha dak sayf u şitâda tûl-ı nehâr kanûnları böyledir. Sâ’ir kılâ‘larda bu âyîn yokdur. Hattâ rûz-ı rûşende dahi dîdebânları başka ağalardır. Bu kal‘a etrâfında olan sahrâlara nazar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 118b ·
metinde göster ·
… Hân asrında Girid cezîresinde kal‘a-i Hanya be-dest-i Silihdâr Yûsuf Paşa feth
etdikde ol
vezîr-i dilîr bu Dirniş nevâhîlerinden hâk-i Hırvat'da vücûda gelmeğin Venedik …
"Bu gazâ-yı Dirniş'de müslimîn ü müşrikîn vakt-i şâfi‘îde yaka yakaya gelüp top u tüfeng atılmadan bir savaş-ı perhâş ve bir gûne harb u kıtâl uğraş olmuşdur kim âsumânda kerrubiyânlar reşk etmişdir. Ba‘dehû küffâr derûn-ı hisârdan "Amân ey güzîde-i Âl-i Osmân" deyüp kal‘a-i Dirniş'i Ahmed Paşa ve Hüsrev Beğ'e teslîm edüp cümle küffâr-ı füccâr şibenik kal‘asına gidüp, bu kal‘a-i Dirniş Bosna serhaddinde başka sancak tahrîr olunur. Ba‘dehû dahi ziyâde amâr olup gûyâ bâğ-ı İremezât olur, ammâ hikmet-i Hudâ sene (---) târîhinde Sultân İbrâhîm Hân asrında Girid cezîresinde kal‘a-i Hanya be-dest-i Silihdâr Yûsuf Paşa feth etdikde ol vezîr-i dilîr bu Dirniş nevâhîlerinden hâk-i Hırvat'da vücûda gelmeğin Venedik küffârı ol vezîre rağmen donanmasıyla kal‘a-i İspilet ve şibenik'den asker döküp Kilis ve Kırka sancaklarından yüz kırk pâre kılâ‘lara istîlâ edüp ol sene-i menhûsda bu Dirniş şehrin dahi kâmil yetmiş günde harâb u yebâb ve halkın kebâb edüp böyle bir şehr-i azîm Devlet-i Âl-i Osmân'da yerde yatır. Mukaddemâ eyle ma‘mûrmuş kim hâlâ manzûrumuz olduğu üzre Hırvadistân'ın Mısr'ı imiş. Ve evvelin gören gâzîler eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 147a ·
metinde göster ·
ân mecrûh kefereyi getirüp bir çârpâlı serîr-i harîr üzre darîr-misâl a‘mâ gibi …
"Benim ecdâdlarımın dâr-ı şifâlarında bu kadar vazîfe-i mu‘ayyene yer cerrâh-ı kâmiller ve fassâd-ı âmiller var. Elbette benim bu akrabâma bir dâ-i devâ etsinler, yohsa cümlesini kat‘-ı erzâk ederim", dedikde İstifani deyrinin cerrâhbaşısı ilâc edecek olduğun hakîr istimâ‘ edüp cerrâhbaşıya varup hüsn-i ülfet etdikde ol ân mecrûh kefereyi getirüp bir çârpâlı serîr-i harîr üzre darîr-misâl a‘mâ gibi yatırdılar, ammâ başı Adana kabağı gibi gözleri Mardin encâsı gibi burnu Mora patlıcanı gibi cümle şişmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 62a ·
metinde göster ·
dahi birkaç tevâbi‘i ve hakîr dörd nefer gulâmlarımla salt ü sebükbâr pür-silâh …
"Senin çingane gulâmınla benim abd-i müşterâm gâ’ib oldu" deyü sâhib-i hâneye sıklet etdikde ol dahi birkaç tevâbi‘i ve hakîr dörd nefer gulâmlarımla salt ü sebükbâr pür-silâh olup tağ u râğ u bâğların ve yakîn u ırağları geşt [ü] güzâr etdiğimiz menâzilleri ve cümle kasabât u kılâ‘ları ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 210b ·
metinde göster ·
… sağ cânibinde vâki‘ olmuşdur. Bu Rahova kasabasında mihmân 217a olmayup ubûr
etdikde ol
günde,
Kasaba-i Rahova'da ta‘âm yeyüp seyr etdik. Bu dahi Kavala sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve niyâbetdir. Cümle üç yüz aded hânelerdir. Bir câmi‘i ve bir mescidi ve bir hammâmı ve iki hânı vardır. Bu kasaba Praveşte kasabasının sağ cânibinde vâki‘ olmuşdur. Bu Rahova kasabasında mihmân 217a olmayup ubûr etdikde ol günde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 216b–217a ·
metinde göster ·
… ü ve tâc-ı hilâfet sikkesi Hazret-i Yahyâ'ya değüp kavm-i Yahûdî'yi dîne da‘vet
etdikde ol
asrın kral-ı dâllı olan (---) nâm la‘în kızını nikâh almak içün Yahyâ Nebî'den …
Netîce-i kelâm bu kal‘a-i bî-bedel günden güne dest-i Rûm'da amâr olup sevâd-ı mu‘azzam bender-âbâd bir dâr-ı diyâr oldu. Çünki Arz-ı Mukaddese'de Hazret-i Zekeriyyâ'yı Yahûdîler erre-i Zekeriyyâ ile farkından iki falk edüp nübüvvet-i risâlet mührü ve tâc-ı hilâfet sikkesi Hazret-i Yahyâ'ya değüp kavm-i Yahûdî'yi dîne da‘vet etdikde ol asrın kral-ı dâllı olan (---) nâm la‘în kızını nikâh almak içün Yahyâ Nebî'den fetvâ taleb etdikde Yahyâ Nebî,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 223a ·
metinde göster ·
… r. Ammâ bunda Gâzî Ömer Beğ ceng-i azîm edüp yürüyüş ile küffârların kırup feth
etdikde ol
dahi İskender-i Yûnân gibi "Bir dahi küffâr amâr etmesin" deyü ba‘de'l-feth kal …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Mehemmed Hân asrında Gâzî Ömer Beğ feth edüp küffâr-ı Venedik'i cümle kırup lâşe-i murdârların biri biri üstüne istif etdiklerinden ârifân-ı gâziyân bu şehre "istife" deyü nâm verdiler, ammâ lisân-ı Rûm'da ismi Ayasentifa'dır. İslâmbol yanındaki Ayastefanas kal‘asın dahi bu istife'yi binâ eden yapmışdır. Ammâ bunda Gâzî Ömer Beğ ceng-i azîm edüp yürüyüş ile küffârların kırup feth etdikde ol dahi İskender-i Yûnân gibi "Bir dahi küffâr amâr etmesin" deyü ba‘de'l-feth kal‘asın münhedim etmişdir, ammâ bir 247a kulle-i azîmi ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 246b–247a ·
metinde göster ·
… bir kuyu kazmışdır. Sâhib-i tâb‘ olan vüzerâ ve küberâ nehr-i Nîl çamur cereyân
etdikde ol
Matariyye kuyusundan içerler. Hâlâ ziyâretgâh-ı millet-i Mesîhiyye'dir.
Ve anda Hazret-i Îsâ bir kuyu kazmışdır. Sâhib-i tâb‘ olan vüzerâ ve küberâ nehr-i Nîl çamur cereyân etdikde ol Matariyye kuyusundan içerler. Hâlâ ziyâretgâh-ı millet-i Mesîhiyye'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y11b ·
metinde göster ·