… de Kemânkeş ilkâsıyla sâbıkan Vezîr Halîl Paşa ve Gürcî Mehemmed Paşa'yı mahpûs
etdiler. Ba‘dehu
bunların Abaza Paşa isyânından haberleri olmaduğuna Murâd Gâzî ıttılâ‘ hâsıl ed …
Ol mahalde sene (---)64a târîhinde Kemânkeş Alî Paşa'nın tahrîkiyle {1033} Şeyhülislâm Yahyâ Efendi azl olunup fetvâ-yı şerîf Es‘ad Efendi'ye ihsân ve yine sene-i mezkûrede Kemânkeş ilkâsıyla sâbıkan Vezîr Halîl Paşa ve Gürcî Mehemmed Paşa'yı mahpûs etdiler. Ba‘dehu bunların Abaza Paşa isyânından haberleri olmaduğuna Murâd Gâzî ıttılâ‘ hâsıl edüp afv olunup habsden iki vezîri dahi ıtlâk etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63b–64a ·
metinde göster ·
… er cihânı dutup Beşiktaş'dan Üsküdar'a yüz pâre at gemisiyle kâmil üç ayda ubûr
etdiler. Ba‘dehu
Revân'a gitdiler.
Andan Kapudan Vezîr Cânpûlâdzâde Mustafâ Paşa: Dâmâd-ı pâ[di]şâhî olup Murâd Hân'ın hemşîresi Fâtıma Sultân'ı tezvîc etmişdir. Sene 1040'da kapudan olup Akdeniz'de küffâr gemilerinin nâm [ü] nişânın ref‘ edüp kaht [u] galâdan cemî‘i kâfiristân el-amân diyüp tâ Mağrib-zemîninde Sebte Boğazı'na ve Malta ve Çiçilya ve Mankortonya ve Kalavra ve Tementis kıyıların harâb [ü] yebâb edüp Atina nâm şehrimiz limanında bir kal‘a-i azîm inşâ etmişdir kim gûyâ Cânpûlâd'ın pûlâd-ı Nahşivânîsidir. Henüz nâ-tâmam iken kapudanlıkdan ma‘zûl edüp Rûmeli eyâleti ihsân olunup eyâlet-i mezbûr ile 73b Revân seferine me’mûr olup bir asker-i deryâ-misâl cem‘ etmişdir kim Okmeydânı ve Kâğıdhâne ve Karadeniz Boğazı ve Çatalca'ya varınca asker cihânı dutup Beşiktaş'dan Üsküdar'a yüz pâre at gemisiyle kâmil üç ayda ubûr etdiler. Ba‘dehu Revân'a gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73a–73b ·
metinde göster ·
… Hân'ı anda kârgîr-binâ içre defn edüp üzerine Hâs bâğçeden türâb getirüp sütür
etdiler. Ba‘dehu
cânib-i erba‘asına revzenler açup bir türbe-i envâr olup atebe-i âlîsi üzre târ …
Âhir bu hakîrin pederi ilkâsıyla Ayasofya-i Kebîr'in hareminde zamân-ı kadîmde bir yağhâne kubbesi var idi, niçe yüz sene mu‘attal idi, Mustafâ Hân'ı anda kârgîr-binâ içre defn edüp üzerine Hâs bâğçeden türâb getirüp sütür etdiler. Ba‘dehu cânib-i erba‘asına revzenler açup bir türbe-i envâr olup atebe-i âlîsi üzre târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 105a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı meddâhân-ı sultân ve vüzerâ ve a‘yân: Neferât 80, bu tâ’ife tahtırevânlar üzre ellerinde çevgânları, bellerinde mecmû‘alar ile fesâhat [u] belâğat üzre kıssahânlık ederek ubûr ederler. Pîrleri Suheyb-i Rûmî'dir kim Hazret-i Risâlet'in meddâhıdır. Bunlar zamân-ı cehâletde Anternâme okurlardı. Hazret bunlara "Ammim Hazret-i Hamza-i bâ-safânın gazavâtın okusan ümmetimi cenge terğîb ederdin" buyurduklarında ibtidâ Hamzanâme'yi bunlar te’lîf etdiler. Ba‘dehu Ebü'l-me‘âlî {hicret-i nebeviyye'nin} sene 261 târîhinde âb-ı tâb verüp altmış cild etdi. Hâlâ mezkûr altmış cildi meddâhân-ı Rûm fihris edüp üç yüz altmış altı cild Hamzanâme olmuşdur. Ammâ Suheyb-i Rûmî, Hazret huzûrunda Mekke ve Uhud ve Bedr-i Huneyn gazâların kırâ’at etdikce Hazret ferah kesb edüp Suheyb'e ihsânlar edüp hakkında hadîs buyurdu:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 156b ·
metinde göster ·
sene 878 târîhinde Ebü'l-Feth Sultân Mehemmed {İbtidâ deryâdan Tarabefzûn'u fet …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Azerbaycân sâhibi Sultân Hasan, dest-i Ceneviz'den feth edüp ismine Tarab-zen dediler. Zirâ içinde hâkimi, ehl-i zevk bir krala avret olmağıla Tarab-zen dediler. Ba‘dehu Timur hâdisesinde Sultân Hasan, Mâverâu‘n-nehr'e Timur Hân istikbâline müteveccih oldukda küffâr hâksâr-ı dûzah-karâr olıcak İslâmbol Tek[f]uru Rûm Kostantin fırsat bulup istîlâ etdiler. Ba‘dehu sene 878 târîhinde Ebü'l-Feth Sultân Mehemmed {İbtidâ deryâdan Tarabefzûn'u feth etdi kim (...)(...)(6 sene sonra Uzun Hasan)(...)} Mehemmed {Hân İslâmbol'dan donanma-yı hümâyûn ile kal‘a-i Tarabefzûn'a gelüp andan deryâ-misâl asker-i bî-pâyân ile Canha yollarından} Uzun Hasan ile Tercan sahrâsında ceng-i azîm edüp Sultân Hasan'ın kırk bin askerin dendân-ı tîğdan geçirüp Sultân Hasan münhezimen kal‘a-i Azerbaycân'a firâr edüp ol feth-i fütûha "Butlânu keydü'l-hâyinîn" târîh olmuşdur sene 878. Diğer târîh Arapça{âyet-i şerîfi târîhdir} sene 878. Sultân Murâd-ı Evvel'in Kosova cenginden sonra Ebü'l-Feth'in bu gazâsı gibi Âl-i Osmân'da bir gazâ-yı ekber olmamışdır. Bu gazâdan on üç {sene mukaddem Sultan} Ebü'l-Feth Mehemmed Hân deryâ-misâl asker ile berren ve bahren Tarabzen üzre çöküp hâh [u] nâ-hâh yetmiş günde Rûm keferesi destinden sene 865 târîhinde feth edüp âb [u] hevâsının letâfetinden hazz edüp bu şehrin ismine Tarabefzûn dediler. Hakkâ ki ayş u ışret yeridir. Bir ismi dahı şehr-i Bâtum'dur ve bir ismi şehr-i Lezgi'dir ve bir ismi Tarabzen'dir. Galat-ı meşhûru Tırabzen'dir. Ba‘zılar Tarab-efsûn derler ve niçeler Tarabozan derler ammâ lüğat-i sahîhi Tarabefzûn'dur. Ba‘de'l-feth Mehemmed Hân taht edinüp sikke kesüp hutbe tilâvet edüp üç sene bu şehrde sâkin olup cânib-i şimâlinde olan Gürcîstân Mikrilistân ve Abazistân'ı bi'l-cümle mutî‘ [ve] münkâd edüp Şehzâde Bâyezîd Hân'ı hâkim edüp bi'z-zât kendüleri taht-ı sâlisi olan İslâmbol'a gitdiler. Ba‘dehu Bâyezîd-i Velî müstakil pâdişâh olup oğlu Selîm'i bu Tarabefzûn'a hâkim edüp Selîm Hân iki kerre bu şehirden karşu Kırım'a geçüp Tatar askeriyle babası üzre hurûc edüp bir kerre Varna altında ceng edüp münhezim oldu. Bir kerre yine Edirne kurbunda cidâl edüp münhezim olup Varna'dan gemiyle Tarabefzûn'a geçüp oğlu Süleymânı kâ’im-makâm edüp kendüsi tebdîl-i câme diyâr-ı Acem'e varup Şâh İsmâ‘îl ile şatranç oynayup andan me’zun olup Bağdâd'a, andan İmâm-ı Alî'ye, andan huccâc-ı Acem ile Mekke'ye, andan Medîne'ye, andan Mısır'a gelüp Ebu's-su‘ûd Cârihî ve Hazret-i Merzûk Kifâfî ile müşerref olup "Yâ Selîm, rûh 249a ile'r-Rûm, ile'l-Acem tecî ale'l-Mısr" buyurduklarında du‘â-yı hayrlarıyla şeref-yâb olup tebdîl-i câme Mısır'ın cümle ahvâlinin Gavri ile gavrine irüp andan yine üçüncü senede Tarabefzûn'a gelüp Âsitâne-i sa‘âdet yeniçerisiyle yek-dil [ve] yek-cihet olup yine Tarab-efzûn'dan deryâ-misâl Tatar askeriyle Menkli Girây Hân bile gelüp Çorlu sahrâsında pederi Bâyezîd Hân ile ceng edüp hâh u hâh cümle asker bî‘at edüp babasını Dimedoka'ya nefy edüp Havsa nâm kasabada babası Bâyezîd Hân merhûm olup Selîm-i Evvel müstakil pâdişâh olup ibtidâ Acem'de Şâh İsmâ‘îl ile gazâ-yı Çaldır meşhûr-ı âfâkdır. Andan gazâ-yı Mısır fethi başka tevârîhdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 248b–249a ·
metinde göster ·
… m mebhût ve mütehayyir kaldılar. Ba‘dehu bu erganonu guzât-ı müslimîn pâre pâre
etdiler. Ba‘dehu
bu erganonhâne kasrın mü’ezzinlere mahfil-i münîf etdiler. Ve bu deyrin bir nâk …
Ve bir mahfil-misâl bir kasrı üzre erganon-ı Dâvûdîsi var idi. Sadrıa‘zam istimâ‘ etmek içün papas esîrlere {bu erganon sâzın} çaldırup bu kadar sâz-ı ciğersûz-ı mizmerâtların asvât-ı hazînlerine âdem mebhût ve mütehayyir kaldılar. Ba‘dehu bu erganonu guzât-ı müslimîn pâre pâre etdiler. Ba‘dehu bu erganonhâne kasrın mü’ezzinlere mahfil-i münîf etdiler. Ve bu deyrin bir nâkûshâne kullesi var idi, top güllesiyle sehel yıkdılar. Sonra çâr-kûşe bir minâre-i bânghâne-i Muhammedî etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 131a ·
metinde göster ·
bu Üzengilikden kalkup yine taraf-ı kıbleye gidüp,
Üzengilik suyu: Azak denizinden bölünüp girme bir sazlı ve kamışlı yerde zehr-i mâr sulu yerdir. Bu mahalde sazlık içinden sekiz dâne hınzîrlar asker üzre hücûm edüp niçe atları zahm-dâr etdiler, ammâ her biri Marzivan eşeği kadar var idi. Guzât-ı müslimîn bunlara tîr bârân edüp Azak deryâsı buzu üstüne çıkdıklarında buz üzre yürümeğe tırnakları tutmadıkda hemân bu hakîrin Palu ve Çakır nâm samson kelblerim bu hınzîrlar ile ceng edüp yedisini de samsonlar pâre pâre edüp elçinin imdâd gönderdiği Maskov kefereleri domuzları yeyüp gûyâ Kızılyumurta ıydı etdiler. Ba‘dehu bu Üzengilikden kalkup yine taraf-ı kıbleye gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 189a ·
metinde göster ·
… hıfz edüp hayme ve hargâhlarında ve siper tabyalarında cümle küffârların pinhân
etdiler. Ba‘dehu
alâ mehil fürûht etdiler. Sadrıa‘zam haberdâr oldu ammâ yine ığmâz-ı ayn etdile …
nass-ı kâtı‘ı nesîminden âye[t] sûre-i Fetahnâ: Arapça hükm-i şerîfi üzre niçe bin guzât-ı müslimîn mâl-ı ganâ’imler alup hemân on dörd bin küffârdan dörd küffâr halâs olmayup cümle helâk olup hemân üç bin sekiz yüz kelle ve bin yedi yüz aded diller dip diri dil olup meydâna çıkdı. Sadrıa‘zamın kıracaklarını bilüp cümle gâziyân-ı mücâhidânlar aldıkları esîrleri hıfz edüp hayme ve hargâhlarında ve siper tabyalarında cümle küffârların pinhân etdiler. Ba‘dehu alâ mehil fürûht etdiler. Sadrıa‘zam haberdâr oldu ammâ yine ığmâz-ı ayn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 298b ·
metinde göster ·
Sad[rı]a‘zam dahi bu mâh-ı garrâda Hanya ve Retime ve Kisoma taraflarının bâğ-ı …
Ve yine garîb temâşâ sürûr [u] şâdımânlar olup kal‘a-i Kandiye dahi cânib-i erba‘asında münhedim olan yerlerden nâm [u] nişân kalmayup sene (---) mâh-ı Zilhicce'de cümle kal‘a ta‘mîri tamâm olup görenler "Aleyke avnullâh yâ Kandiye hâfız [u] mu‘înin Cenâb-ı Kibriyâ ola" deyü du‘â vü senâlar etdiler. Ba‘dehu Sad[rı]a‘zam dahi bu mâh-ı garrâda Hanya ve Retime ve Kisoma taraflarının bâğ-ı İremleri taraflarının seyâhatin tamâm edüp sa‘âdetle yine Kandiye'ye gelüp sene 1080 ıyd-ı adhâsında Âsitâne-i sa‘âdete gitmek fermân olunup Kandiye'de vezîr kalan muhâfız paşa ve Ankebût Ahmed Paşa ve sâ’ir mîr-i mîrânlar ve gayri ümerâlar ile Kandiye'de kalacak cümle asâkir-i İslâma ve cemî‘i erbâb-ı tîmâr ve erbâb-ı zu‘amâlara ve gayri iş erlerine cümle merâtiblerine gör[e] sammûr lepâçeler ve hil‘at-i fâhireler geydirilüp Kapudan Kaplan Mustafâ Paşa dahi kırk pâre kadırga ve kırk pâre galyon ile ârâste oldukda mukaddemâ ordu-yı İslâm içinde ne kadar ulemâ ve küttâb ve er[bâ]b-ı dîvân halîfelerinin sâhib-i kalem münşî kimesnelerine "Kandiye'nin fetihnâmeleri tahrîr olunsun" deyü fermân-ı vezîr bir bir(?) olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 326a ·
metinde göster ·
sene (---) târîhinde Freng-i bedreng yetmiş yıl mutasarrıf olup bu vilâyetlere …
Kal‘ası bir püşte üzre Benî İsrâ’îl kavmi Buhtu'n-nasr nusret bulmasın deyü binâ etdiler. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Freng-i bedreng yetmiş yıl mutasarrıf olup bu vilâyetlere istîlâ etdiler. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Nûreddîn-i şehîd'in vezîri Yûsuf Salâhaddîn gelüp muhâsara edüp feth etdi. Ammâ fethinde usret çekdiğinden kal‘asın münhedim etdi. Hâlâ yine âsâr-ı binâları Tûr-ı Aynâ üzre zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y206a ·
metinde göster ·
Kal‘ası bir püşte üzre Benî İsrâ’îl kavmi Buhtu'n-nasr nusret bulmasın deyü binâ etdiler. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Freng-i bedreng yetmiş yıl mutasarrıf olup bu vilâyetlere istîlâ etdiler. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Nûreddîn-i şehîd'in vezîri Yûsuf Salâhaddîn gelüp muhâsara edüp feth etdi. Ammâ fethinde usret çekdiğinden kal‘asın münhedim etdi. Hâlâ yine âsâr-ı binâları Tûr-ı Aynâ üzre zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y206a ·
metinde göster ·
… bir gece bunda mihmân olup şeyhin bize koşduğu kırk âdeme beş guruş verüp avdet
etdiler. Ba‘dehu
bu karyeden yigirmi tüfeng-endâz vesîle alup yine cânib-i şarka 3 sâ‘at sâfî ta …
Ammâ bu karye-i Nu‘aym şehr-i azîm ve bir sevâd-ı kadîm imiş. Hâlâ âsâr-ı binâları nümâyândır. Ve bu âsitâneye cemî‘i masrû‘ ve mehmûm gelüp ziyâret edüp şifâ bulurlar. Hakîr bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp şefâ‘atlerin ricâ eyledik. Ve bir gece bunda mihmân olup şeyhin bize koşduğu kırk âdeme beş guruş verüp avdet etdiler. Ba‘dehu bu karyeden yigirmi tüfeng-endâz vesîle alup yine cânib-i şarka 3 sâ‘at sâfî taşlık içre ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y233a ·
metinde göster ·
… up ibtidâ su içre rıhtım ıskaralar edüp Horasân kireç ile mebnî bir havz-ı azîm
etdiler. Ba‘dehu
ol havz içre niçe bin kantâr nühâs ve kalay ve rusâsı âteş-i azîm ile kal edüp …
Ba‘dehu cemî‘i üstâdlar cem‘ olup ibtidâ su içre rıhtım ıskaralar edüp Horasân kireç ile mebnî bir havz-ı azîm etdiler. Ba‘dehu ol havz içre niçe bin kantâr nühâs ve kalay ve rusâsı âteş-i azîm ile kal edüp bu havz içre tucu akıdup cümle rûy-i arza çıkınca ol havuz, yekpâre tuc ile leb-ber-leb olup Hazret-i Risâlet-penâh refîkleri ile gûyâ bir tuc kal‘a içinde kaldı. Anıniçün hâlâ Urbân-ı fassâh mâbeyninde Hazret-i Risâlet'e yâ sâhibe'n-nühâs ve ba‘zılar yâ molla'n-nühâs derler. Hâlâ bu yekpâre pûlâd-ı Nahcivânî içre Hazret-i Habîb-i Hudâ âsûdedirler. Üzerlerin dahi pâre pâre kilim cirminde tuçlar ile pûşîde edüp dahi üstüne kurşum akıtdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y286a ·
metinde göster ·
… idâ bu câmi‘ mahalline gelüp üç gün bunda sâkin olup bir mescid-i muhtasar binâ
etdiler. Ba‘dehu
Tebük ve Uhud ve Huneyn gazâsının mâl-ı ganâyiminden câmi‘-i kebîr inşâ etmişle …
Mukaddemâ Hazret-i Risâlet-penâh Mekke'den Medîne'ye hicret etdükde ibtidâ bu câmi‘ mahalline gelüp üç gün bunda sâkin olup bir mescid-i muhtasar binâ etdiler. Ba‘dehu Tebük ve Uhud ve Huneyn gazâsının mâl-ı ganâyiminden câmi‘-i kebîr inşâ etmişlerdir. şarkdan garba tûlü yüz yigirmi ayakdır, kâmil ve arzı mihrâba dek altmış ayakdır. Ve harem dahi tûlen ve arzan yüzer ayakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y300b ·
metinde göster ·
… na‘şın tâbût ile Kudüs-i şerîfde cebel-i Ceyrûn'da Halîlü'r-rahmân yanında defn
etdiler. Ba‘dehu
,
Hazret-i Ya‘kûb dilşâd olup Hazret-i Yûsuf'a du‘â edüp on altı sene Mısır'da sâkin oldu ve intikâl edinceye dek gözleri görürdü. Âhir yine dünyâdan göz yumup vasıyyeti ile Hazret-i Yûsuf babasının na‘şın tâbût ile Kudüs-i şerîfde cebel-i Ceyrûn'da Halîlü'r-rahmân yanında defn etdiler. Ba‘dehu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y9a ·
metinde göster ·
… yâsı kalmışken rûznâmeci tahrîkiyle İbrâhîm Paşa'dan altı yüz kîse zimmet da‘vâ
etdiler. [[(---) (---) (---)]] Ba‘dehu
Cânpûlâdzâde bir hıyânetin duyup rûznâmeci Abdurrahmân Efendi ba‘de't-ta‘âm küç …
Ve Mısır vezîrine lâzım olan bir müstakîm ve dîndâr ve mu‘temedün-aleyh âdemi rûznâmeci ede. Zîrâ hîn-i azilde cemî‘i muhîl [ü] şeytanat rûznâmeci elindedir. Rûznâmeci Abdurrahmân Efendi, Kethudâ İbrâhîm Paşa'nın iki yüz kîse ihsânın görüp yine hîn-i azilde İbrâhîm Paşa üzerine altı yüz kîse bindirdi. [[(---) (---) (---)]] Y 192a zimmetinde yedi yüz kîse bakâyâsı kalmışken rûznâmeci tahrîkiyle İbrâhîm Paşa'dan altı yüz kîse zimmet da‘vâ etdiler. [[(---) (---) (---)]] Ba‘dehu Cânpûlâdzâde bir hıyânetin duyup rûznâmeci Abdurrahmân Efendi ba‘de't-ta‘âm küçük [[(---) (---) (---)]] Q 229bP 226b ale'l-akîb bir ferdin âgâhı yok iken katl edüp erbâb-ı dîvân cümle hamd-i Yezdân edüp elinden ve dilinden ve fi‘linden cümle halk âciz ü nâlân ve zebândırâzlığından cemî‘i ümenâ ve keşşâf giryân olmuşlardı. İşte elzem-i levâzımından rûznâmeci bir dîndâr âdem lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y191b–Y192a ·
metinde göster ·
… paşa emirlerin bu Q 315bP 312b kal‘anın a‘yânına verüp dahi ziyâde ta‘zîm
etdiler. Ba‘dehu
piyâde olup kal‘anın ve şehrin temâşâsına gitdik.
Ba‘dehu dizdâra ve Mısır'ın yedi bölük serdârlarına ve İbrîm kâşifi kâyimmakâmına İbrîm kâşifi mektûbların ve Circe hâkimi mektûbların ve paşa emirlerin bu Q 315bP 312b kal‘anın a‘yânına verüp dahi ziyâde ta‘zîm etdiler. Ba‘dehu piyâde olup kal‘anın ve şehrin temâşâsına gitdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y393a ·
metinde göster ·
… fân Hazret-i Nûh Musul kurbunda Cûdî dağında der-kenâr olup Cûde nâm şehri inşâ
etdiler. Ba‘dehu
Kalîmûn kehene dâmâdı olan Mısrâyim ki nebîre-i Hazret-i Nûh'dur, Nûh Nebî'den …
Kable't-tûfân dahi şehr-i azîm idi. Ba‘de't-tûfân Hazret-i Nûh Musul kurbunda Cûdî dağında der-kenâr olup Cûde nâm şehri inşâ etdiler. Ba‘dehu Kalîmûn kehene dâmâdı olan Mısrâyim ki nebîre-i Hazret-i Nûh'dur, Nûh Nebî'den bu Kalîmûn ve Mısrâyim me’zûn olup bu arz-ı Hâsân'da Bilbeys'in âsâr-ı binâların bulup sâkin olup amâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·