gece Abaza Paşa'yı bir Sönbeki firkatesine koyup Gelibolu'da Cezâyir kalyonları …
"Biz Abaza olduğu yerde gazâya gitmeziz" deyü ayak basdıklarından bi'z-zarûrî Murâd Hân bir gayrı âdemi çarşaf içre sarup Vuçu bostâncıbaşıya katl etdirüp ol gece Abaza Paşa'yı bir Sönbeki firkatesine koyup Gelibolu'da Cezâyir kalyonlarına süvâr olup yedi sene Cezâyir'de korsanlık edüp kalyon sâhibi kapudan olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 66b ·
metinde göster ·
Âhir-i kâr Hezârpâre Vezîr-i a‘zam Ahmed Paşa ve Cinci Hoca (---) Efendi tahrîkiyle tahrîre gelmez şenâ‘atlar etdirüp ol pâdişâh-ı sâde-dili rüşvete mâ’il edüp kullarından niçe zulm ile hezârân mâllar alınup ekseriyyâ a’yân-ı İslâmbol'a amber-i hâm ve semmûr kürkler fermân olundukda ol mahalde fâtih-i Hanya Yûsuf Paşa, ba‘de'l-feth Sarâyburnu'na gelüp şâdumân ederken ol ân şehîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 105a ·
metinde göster ·
… ryâyı teferrüc ederken bu sayyâd-ı mâhî mahalline uğrayup gûnâ-gûn mâhîler sayd
etdirüp ol
mahalde niçe serv dırahtları vardır, ol servlerin sâyesinde tâze şikâr olunmuş …
Mâ-tekaddem leb-i deryâda bir balık dalyanı var imiş. Andan gayrı âsâr-ı binâ yok imiş. Selîm Şâh-ı Sânî, leb-i deryâyı teferrüc ederken bu sayyâd-ı mâhî mahalline uğrayup gûnâ-gûn mâhîler sayd etdirüp ol mahalde niçe serv dırahtları vardır, ol servlerin sâyesinde tâze şikâr olunmuş mâhîleri pişirdüp ayş [u] tarab edüp zevk [u] safâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 138a ·
metinde göster ·
gün sa‘âdetlü pâdişâh yüz aded pençe-i âfitâb Gürcî ve Abaza ve Çerkez gulâmlar …
Esnâf-ı bâzergân-ı esîrciyân: Cümle neferât 2000, dükkânları esîrhâne hücreleridir. Bu tâ’ife Gürcistân ve Mikrilistân ve Dâdyân ve Abazistân ve Çerkezistân [ve] Kırım'dan gazâ mâlıyla gelmiş ve ganîmet olmuş üsârâları cümle gılmân u cevârîleri zeyn edüp piyâdece sürü sürü el ele verüp gûnâ-gûn pençe-i âfitâb mahbûb u mahbûbeleri alay alay alayköşkü dibinden ubûr etdirirken ol gün sa‘âdetlü pâdişâh yüz aded pençe-i âfitâb Gürcî ve Abaza ve Çerkez gulâmların sarây-ı hâssa alup çerâğ efrûhte edüp sâhiblerine belağan mâ-belağ ihsânlar etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176a ·
metinde göster ·
… ân u Dergezîn'i urup nehb ü gâret etdikde bu Nihâvend şehrin dahi harâb u yebâb
etdirmişdir. Ol
asırdan berü hâlâ İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr-i dilşâd olmuşdur. Ammerall …
Ba‘dehû sene 1031 târîhinde yine Acem istîlâ eder. Ba‘dehû sene 1039 târîhinde ma‘lûmumuzdur, Hüsrev Paşa-yı vezîr-i dilîr Bâğ-ı cinânı ve Hemedân u Dergezîn'i urup nehb ü gâret etdikde bu Nihâvend şehrin dahi harâb u yebâb etdirmişdir. Ol asırdan berü hâlâ İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr-i dilşâd olmuşdur. Ammerallahu ilâ ebeden li-âbâd.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 308b ·
metinde göster ·
Ve nehr-i Hermas ibtidâsı arz-ı Nasîbîn'den tulû‘ edüp çölistân içre cereyân ederek iki fırka olur. Ol fırkaya kavm-i Urbân-ı uryân-ı Mavâl nehr-i Sersâr derler. Bu nehir cezîre-i Dicle içre cereyân ederek şehr-i Beledü'l-Hatîb-i Vustâ'ya ve hâk-i Sincâr'a uğrayup andan cânib-i cenûba ve kâhîce taraf-ı şarka cereyân ederek bu kal‘a-i Tikrit kurbünde nehr-i Şatt'a munsabb olur. Ve bu Tikrit çölistânında dokuz yüz yigirmi bir tur‘alar var idi kim cümlesin Erdeşîr Bâbek hafr edüp cereyân etdirmişdi. "Ol asırda hâk-i Tikrit bâğ-ı İrem idi." deyü niçe müverrihler eyle tahrîr etmişlerdir. Hâlâ âsâr-ı imâretistânları taraf taraf zâhir ü bâhirdir kim târîh-i Acem'de diyâr-ı Nârenc derler.(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 406b ·
metinde göster ·
Mukaddemâ geçen Tatar Hân şehzâdesi askeri ve dahi ardı sıra cemapur askeri gibi Boğdan ve Eflak ve Erdel leşkerlerin iki İslâm askeri kanûn üzre ortaya alup alay ile getirdiler, ammâ bu mezkûr Bucak Tatarı cümle kırk yedi bin aded güzîde mükellef ü mükemmel ve zorâver ve şehbâz ve dilâver ve server-i hünerverlerdir kim Akkirmân kal‘asın Sultân Bâyezîd-i Velî {dest-i kâfirden feth etdikde} bu kırk bin aded Tatarı Eflak ve Boğdan ve Kazak ve Leh ve Maskov ve Çeh ve Macar küffârlarının böğürlerine mıh olsunlar deyü mu‘âf u müsellem edüp {Akkirmân Bucağında iskân etdirüp ol ecilden Bucak Tatarı derler. Ve} Kara Şemseddîn-i Sivasî hazretleriyle Bâyezîd Hân bu Bucak Tatarlarına hayr du‘â etmişlerdir. 113b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 113a–113b ·
metinde göster ·
… ı fecr edüp hânemiz sâhibi sulehâ-yı ümmetden bir kişi idi. Vâkı‘amı ana ta‘bîr
etdirdim. Ol
kişi eyitdi:
"Evliyâ Akay, Hân Mehemmed Geray ile bu yakaya ötüp gelçi bu yahşı emînlik yurdlardır" deyü bu hakîri karşu tarafa kolun salup düşümde çağırır. Hemân hakîr hâbdân bî-dâr oldum. Meğer sabâh imiş. Edâ-yı salât-ı fecr edüp hânemiz sâhibi sulehâ-yı ümmetden bir kişi idi. Vâkı‘amı ana ta‘bîr etdirdim. Ol kişi eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 142b ·
metinde göster ·
… sâbit-karâr olmadığından İslâmbol tekurü bu Atina kubbesi yerine tâk-i azîmler
etdirüp ol
kemerler üzre dıraht-ı müntehâ servi ağaçları kirişler edüp anların üstüne yine …
Be-kavl-i Muhammed bin İshak, Hazret-i Îsâ aleyhi's-selâmdan vilâdet-i Muhammed Mustafâ'nın altı yüz yıl sonra vilâdet-i bâ-sa‘âdeti gecesi oldukda Bağdâd'da tâk-i Kisrâ ve Irâk'da âteş-gede-i Nemrûd sönüp ve Pozanta'da Ayasofya-i Kebîr kubbesi ve Selânik Ayasofya kubbesi ve bu Atina deyri kubbesi dahi cümle münhedim olup ba‘dehu bu Atina kubbesi niçe kerre binâ edüp sâbit-karâr olmadığından İslâmbol tekurü bu Atina kubbesi yerine tâk-i azîmler etdirüp ol kemerler üzre dıraht-ı müntehâ servi ağaçları kirişler edüp anların üstüne yine servden taban direkler ve anların dahi üstlerine serviden tahtalar döşeyüp cümle servi haşebleri ve tahtaları zer-ender-zer nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûnlardır kim bir kıl kalemin çekmede Mânî ve Bihzâd âciz olup meyânları mûy-meyân olur. Ve cemî‘i servi haşeblerinin râyiha-i tayyibesinden câmi‘ içinde olan cemâ‘at-i kesîrenin demâğları mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 252a ·
metinde göster ·
… arı ile cem‘ edüp bu cümleyi âteş-i azîm ile eridüp uyûn-ı câriye-misâl cereyân
etdirüp ol
hafr içi leb ber-leb olup Hazret-i Risâlet-penâh bir tuç kal‘a içinde hâlâ âsûd …
Der-akab hücrelerin basdurup Y 255a lağım yolunda yedi âdem dahi kazma ve kürekleri ile meydân-ı mahabbete çıkarup bunları birer birer söyledüp tokuzun dahi katl edüp Hazret-i Risâlet'in kabr-i şerîfi etrâfın kazup cânib-i erba‘asın üskündürelere alup altından dahi lağım-misâl kazup ıskaralar üzre alup bizzât hemân Hazret-i Risâlet'in ol hâk-i müşk-i amber-fâmı sandûka-vâr bir mu‘allak şey oldu, andan niçe bin kantâr nühâs-ı hâs ve rusâs ve kalay ve nühâs a‘vânî her ne kadar var ise bahâları ile cem‘ edüp bu cümleyi âteş-i azîm ile eridüp uyûn-ı câriye-misâl cereyân etdirüp ol hafr içi leb ber-leb olup Hazret-i Risâlet-penâh bir tuç kal‘a içinde hâlâ âsûdedirler, gûyâ pûlâd-ı Nahcivânî'dir, bu mezkûr tuç sandûkanın üstün dahi parça parça tuçlar ile pûşîde edüp yine dahi taşradan bir kat dahi demir kafesler kim herbiri kol kalınlığı demirler ile ihâta etdirüp vücûd-ı şerîfleri üzre hâlâ bu kubbe-i âlîyi binâ P 107b edüp Medîne-i münevvere'yi kal‘a içine aldı. İbtidâ kal‘a-i Medîne Hazret-i Nûreddîn-i şehîd'in binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y254b–Y255a ·
metinde göster ·
… 'da dişi hûrmânın kalbi ya‘nî beynisi üzre erkek hûrmânın bir dalın sokup cimâ‘
etdirirler. Ol
sene ol dişi hûrmâ on beş yigirmi salkım hûrmâ verir. Eğer böyle cimâ‘ etdirmes …
Her sene diyâr-ı Mısır'da dişi hûrmânın kalbi ya‘nî beynisi üzre erkek hûrmânın bir dalın sokup cimâ‘ etdirirler. Ol sene ol dişi hûrmâ on beş yigirmi salkım hûrmâ verir. Eğer böyle cimâ‘ etdirmeseler hûrmâ vermez. Ve hûrmâ ağacı ayda bir hayız görür. Âdem gibi beynisi vardır, anı kat‘ etsen hûrmâ kurur, ammâ gayrı dalların kessen dahi serâmed olur. Ve hûrmâ beynisine kalbü'l-belah derler, gâyet lezîz ve mukavvîdir. Mısır'da cimâ‘dan kalmış âdemler isti‘mâl edüp ol gece ehlini hayli müsta‘mel edüp bîzâr eder. Bir gûne beyâz katı peynir gibi süd lezzetinde bir gûne lezîz şeydir. Nahl-i hûrmânın tâ depesindeki dalları içindeki iliflerin mâbeyninde olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y230b ·
metinde göster ·
… er kabzası ve yekpâre topuz ve eğerin önü ve ard kaşı iki pâre zümürrüdden inşâ
etdirmiş. Ol
mertebe zümürrüd çıkmış kim Alî Beğ mâl-ı Kârûn'a müstağrak olup sâhib-hurûc ol …
Circe hâkimi Alî Beğ bu zümürrüd ma‘denin işledüp zümürrüdden kâse ve fenâcîn ve hancer kabzası ve yekpâre topuz ve eğerin önü ve ard kaşı iki pâre zümürrüdden inşâ etdirmiş. Ol mertebe zümürrüd çıkmış kim Alî Beğ mâl-ı Kârûn'a müstağrak olup sâhib-hurûc olması mukarrer idi, deyü Nûbe halkı nakl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y387a ·
metinde göster ·
Ve mâh-ı Muharrem'in on ikinci gecesinde İmâm Hüseyin üzre mevlûdü'n-nebî
etdirüp ol
gece cemî‘i şehri tezyîn eylemeği îcâd edüp buhûr u gülâbı ve ûd u amberi ve şe …
Ve mâh-ı Muharrem'in on ikinci gecesinde İmâm Hüseyin üzre mevlûdü'n-nebî etdirüp ol gece cemî‘i şehri tezyîn eylemeği îcâd edüp buhûr u gülâbı ve ûd u amberi ve şem‘a-i kâfûrî ve sükkerî eşribe-i mümessekinden mâ‘adâ yigirmi bin para İmâm Hüseyin mevlûduna vakf eyleyüp ilâ-hâze'l-ân cârî bir hayrât-ı hasenâtdır. Ve niçe bunun emsâli hayrâtları var kim lâ-yu‘addir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·