kim her hacerin mâbeynlerin değme âdem fark edemez.
Ammâ bu haremin kıblesi cümle kapulardan âlî bir musanna‘ bâb-ı sa‘âdetdir kim edîm-i arzda bu der-i sa‘âdete mânend beyâz mermer-i hâm atebeli ve kat-ender-kat kirişme zıhlı ve külüplü ve medeneli bir bâb 44b görülmüş değildir. Cümle beyâz mermer-i hâmdır. Üstâd-ı mermer-trâş cümle taşları birbirlerine eyle imtizâc etdirmiş kim her hacerin mâbeynlerin değme âdem fark edemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a–44b ·
metinde göster ·
. Niçe kerâmâtı zâhir ü bâhir olmuş er oğlu erdir. Sultân Murâd Hân kendüye Evle …
eş-Şeyh Mehemmed Nûrü'l-hüdâ bin Akşemseddîn: Bunlar meczûb-ı ilâhîden imişler. Hattâ azîz Şems hazretleri sâ’ir evlâdlarına "Sakının Nûrü'l-hüdâ celâlinden" derler imiş. Hattâ bu Nûrü'l-hüdâ câmi‘e vardıkda cemâ‘ati görüp "Bu ehl-i cennetdir bu ehl-i cehennemdir" deyü ta‘yîn-i keşf ederlermiş. Âhir azîz Nûrü'l-hüdâ'ya bâzâr ta‘âmı yedirüp mükâşefeden men‘ etdirmiş. Niçe kerâmâtı zâhir ü bâhir olmuş er oğlu erdir. Sultân Murâd Hân kendüye Evlek nâm karyeyi temlîk edüp hâlâ anda medfûndur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 98b ·
metinde göster ·
… kadar vardır. Ve üstâd-ı kâmil tîşe-i Ferhâd ile taşları birbirine eyle imtizâc
etdirmiş
kim gûyâ yek-pâre bir kal‘a-i devvârdır ve cümle (---) aded kapu, evvelâ cânib- …
Eşkâl-i kal‘a-i azîm-i atîk Antakıyye: Cenâb-ı Rabbü'l-İzzet bu edîm-i arzı ibn Âdem ile müzeyyen edeli niçe bin seneden berü kılâ‘-ı azîmler ve binâ-yı kadîmler inşâ olunmuşdur ammâ bi-emri Hudâ benî Âdem'in ibtidâ ibret-nümâ binâsı Hazret-i 22b İdrîs'in ta‘lîmiyle Sürid ve Kalimon hakîmler hâkimlikleri vaktinde Mısır'da ihram dağların yaptılar. Ba‘de't-tûfan arz-ı Ermen'de şehr-i Cû'da, andan arz-ı Mısır'da arz-ı Hâsân'da şehr-i Arîş ve şehr-i Balîs ve şehr-i Ahmîm ve şehr-i Elvâhât ve şehr-i Asvân ve şehr-i Sûdân ve şehr-i Menufiyye ve şehr-i Antakıyye binâ olunmuşdur. Binâ-yı azîmlerin biri dahi budur. Biri Ümm-i dünyâ-yı Kâhire-i Mu‘izziye-i Mısır'dır. Biri Irâk-ı Bağdâd-ı Behişt-âbâd'dır. Biri Irâk-ı Arab-ı Haleb'dir. Biri Irâk-ı Dâdyân'dır kim kûh-ı Elburz dâmeninde deşt-i Kıpçağ'a nâzırdır. Biri dahi binâ-yı azîm Ahlat'dır. Biri dahi kal‘a-i Makedonya ya‘ni Mahmiyye-i Kostantiniyye'dir kim ibtidâ bânîsi Hazret-i Süleymân'dır, ammâ bu kal‘a-i Antakıyye'i İslâmbol'dan evvel imâr olup Hazret-i Süleymân bu Antakıyye'de cenk edüp feth etmişdir. İmdi binâ-yı kadîmin ve âsâr-ı azîmin biri dahi bu kal‘a-i Antakıyye'dir kim sûr-ı azîmi beş aded kûh-ı bülend [ü] azîm üzre vâkı‘ olmuşdur kim bu cebel üzre olan kal‘a dîvârları cânib-i şarkda evc-i hevâya münkalib olmuş dağlardır. Andan bu kal‘anın nısfı aşağı düzde cânib-i garba tâ nehr-i azîm Âsî kenarına varınca alçak yire vâkı‘ olmuş kal‘a-i azîmdir kim bu hisâb üzre bu kal‘anın nısfı makâlîd-i âlîler üzredir. Nısfı zeyl-i cebelde aşağı düzde vâkı‘ olmuşdur. Be-hisâb-ı mil bu kal‘a on iki mildir. Her mil dörd bin adımdır. Bu hisâb üzre bu kal‘anın cümle zîr ü bâlâsı dâ’iren-mâdâr kâmil kırk dört bin adımdır kim âheste reviş ile on iki sâ‘atde devr olunur. Ammâ İslâmbol kal‘ası kırk yedi bin adımdır ve zirâ‘-ı bennâ ile vech-i dîvârın arşınlamağile seksen yedi bin arşın ihâta etmişdürür. Andan Bağdâd-ı Behişt-âbâd dahi büyük kal‘adır. Yigirmi dört bin bedendir ve yigirmi yedi bin adımdır. Andan büyük bu kal‘a-i Antakıyye'dir. Andan küçük kal‘a Mısır'dır, andan küçük Şâm'dır, andan Haleb'dir, andan küçük Kırım cezîresinde Kefe kal‘asıdır ve Rûmeli'nde Kefe'ye mu‘âdil Selânik kal‘asıdır. Andan mâ‘adâ kılâ‘lar bu Antakıyye'den küçükdür ammâ bu kal‘a-i Antakıyye'nin dîvârlarının burc [u] bârûlarının kaddi kadar âlî bir kad bir kal‘ada görmedim. Şark tarafında olan dağlar üzre dîvârlarının kaddi kâmil seksener zirâ‘-ı melikî âlîdir. Ammâ sâhil-i nehr-i Âsî'de olan tarafı yigirmi zirâ‘ alçakdır ve yalın kat dîvârdır. Bu tarafdan mâ‘adâ Haleb kapusundan ve Şâm kapusundan yukaru dağlara çıkınca kat-ender-kat birbirine karîb burc [u] bârûlardır kim dâ’iren-mâdâr cümle (--) aded kulle-i azîmlerdir. Zamân-ı kadîmde bu her kullede kûs-i Takyanus'u döğülürmüş ve her kulle içi beşer tabaka tarh olunmuşdur. Kal‘anın dağ tarafı dîvârının arzı yigirmişer zirâ‘ enlidir ve bu kal‘a ile mefret-i azîm seng-trâşlar ile binâ olunmuşdur kim her bir taşı birer pîl-i Mengerûsî cüssesi kadar vardır. Ve üstâd-ı kâmil tîşe-i Ferhâd ile taşları birbirine eyle imtizâc etdirmiş kim gûyâ yek-pâre bir kal‘a-i devvârdır ve cümle (---) aded kapu, evvelâ cânib-i şimâle nâzır Bâb-ı Haleb yigirmi zirâ‘ kaddi bâb-ı âlî ve vâsi‘dir. Bu kapunun iç yüzünde kayalardan âb-ı hayât su kaynar ve cânib-i garba Bâb-ı Cisr nehr-i Âsî üzre (---) göz cism-i azîm ile ubûr olunup bâb-ı kavîdir ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 22a–22b ·
metinde göster ·
… nüp İrân [u] Turân şâhı olup babana ve dîn [u] devlete hizmet edüp cürmümüz afv
etdirmiş
oluruz" dedikde Bâyezîd Hân "Bir dahi bu cevâbı istimâ‘ etmiyem yohsa seni katl …
Hadd-i zâtında Şirvân ve Şamahı'dan ve Dağıstân'dan Bâyezîd'e ol kadar sünniyân gelmişlerdi kim sâhib-hurûc olur deyü kavm-i Acem havf ederlerdi ve birkaç kerre Kuduz Ferhâd "Gel şehzâde! İrân-zemîne bir kılıç uralım felek-i Atlasda nâmımız söylenüp İrân [u] Turân şâhı olup babana ve dîn [u] devlete hizmet edüp cürmümüz afv etdirmiş oluruz" dedikde Bâyezîd Hân "Bir dahi bu cevâbı istimâ‘ etmiyem yohsa seni katl ederim" derdi ve bundan sonra niçe askerlerin pârekende ve perîşân etdi. Zirâ başına çok asker-i haşerât cem‘ olup güft u gûyâ bâ‘is oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 77b ·
metinde göster ·
… zâde-i tab‘ından bir tarh-ı ra‘nâ ve bir musanna‘ zîbâ hammâm-ı ibretnümâ inşâ
etdirmiş
kim Diyârbekir şehrinin âb-ı rûyı olmuş bir germâ-yı latîfdir.
Andan çârsû-yı hüsn içre İskender Paşa hammâmı: Sâhib-i tab‘ bir vezîr-i dânâ imiş kim ilm-i mi‘mârîde kâmil mühendis olmağile kendi zâde-i tab‘ından bir tarh-ı ra‘nâ ve bir musanna‘ zîbâ hammâm-ı ibretnümâ inşâ etdirmiş kim Diyârbekir şehrinin âb-ı rûyı olmuş bir germâ-yı latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 204a ·
metinde göster ·
… ûrî seng-i ebrîler getirdüp bu hammâma döşemiş. Hakkâ ki bir hammâm-ı ibretnümâ
etdirmiş
kim misli meğer Şâm'da Defterdâr hammâmı ola yâhûd diyâr-ı Mısır'da Menfelût şe …
Andan Behrâm Paşa hammâmı: Bu paşa-yı zîşânun aslı Gazzevî olmağile Arabistân'da gördüğü gibi bir hammâm-ı musannâ‘ binâ etmeğiçün Gazze ve Kudüs'den üstâd-ı kâmil bennâlar ve ruhâmkârlar getirdüp ve niçe yüz deve yük gûnâ-gûn somakî ve mermer ve yarekânî ve zenbûrî seng-i ebrîler getirdüp bu hammâma döşemiş. Hakkâ ki bir hammâm-ı ibretnümâ etdirmiş kim misli meğer Şâm'da Defterdâr hammâmı ola yâhûd diyâr-ı Mısır'da Menfelût şehrinde Osmân Beğ hammâmı ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 204a ·
metinde göster ·
imiş ammâ mürûr-ı eyyâm ile rimâl-i türâb ile niçe yerleri leb-ber-leb olmuş ve …
Ve cümle yigirmi yedi aded kal‘a kapuları vardır. İslâmbol'un dahi yigirmi yedi aded kapusu vardır ammâ İslâmbol kal‘ası hemân dâ’iren-mâdâr kırk bin adımdır ve arşın hisâbıyla rûy-ı dîvârdan Bayrâm Paşa ölçüp seksen yedi bin zirâ‘-ı melikîdir. Ammâ bu Musul İslâmbol'dan ve Kefe'den ve Selânik'den ve Antakiyye ve Bağdâd'dan küçükdür ammâ Mısır u Şâm ve Haleb ü Basra kal‘alarından kal‘a-i Musul büyükdür, inşâallahu Ta‘âlâ hilâf değildir. Zîrâ birkaç kerre bu kal‘aların enderûn [u] bîrûnundan hakîr ve gulâmlarım adımlamışlardır ve her biri mahallinde tahrîr olunmağı üzerime iltizâm-ı mâlâ yülzem etmişizdir. Ammâ bu kal‘a-i Musul'un handakını Hüsrev Paşa tathîr edüp derûn-ı handakı nehr-i Şatt'ı cereyân etdirmiş imiş ammâ mürûr-ı eyyâm ile rimâl-i türâb ile niçe yerleri leb-ber-leb olmuş ve hisârının dahi dendân-ı bedenleri ve rûy-ı dîvârları câ-be-câ rahnedâr olmuş ammâ kara tarafı sehel metânet üzredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 401b ·
metinde göster ·
… r nehirler üzre merhûm Sultân Murâd Hân-ı Sânî tâbe serâhu bir cisr-i azîm inşâ
etdirmiş
kim Rûm ve Arab u Acem ve Belh u Buhârâ ve Luristân ve Moltan ve Maskov ve Leh …
Bu kasabanın cânib-i garbında Edirne'ye giderken hemân şehir dibinde nehr-i Yene ve nehr-i Ergene ve nehr-i Istıranca ve Yenehisâr ve Bunarhisâr suları cümle bir yere cem‘ olup nehr-i azîm Ergene oldukda bu kasaba dibinde mezkûr nehirler üzre merhûm Sultân Murâd Hân-ı Sânî tâbe serâhu bir cisr-i azîm inşâ etdirmiş kim Rûm ve Arab u Acem ve Belh u Buhârâ ve Luristân ve Moltan ve Maskov ve Leh ve Çeh ve İsfaç ve Filimenk ve diyâr-ı Alman ve bî-amânda nazîri yok bir püll-i kavs-i kuzahdır. Gerçi Van ile Erzurûm arasında nehr-i Araz üzre Altun Halkalı Köprü ve yine nehr-i Araz üzre Erzurûm'un Hasankal‘ası kurbunda Çoban Sultân köprüsü ve Kürdistân'da nehr-i (---) üzre Hasankeyf cisri ve Diyârbekir eyâletinde Hazzo kal‘ası kurbunda nehr-i Batman üzre Batman kantarası ve Kırşehri kurbunda nehr-i Kızılırmak üzre Çâşnigîr köprüsü ve yine nehr-i Kızılırmak üzre Osmâncık şehrinde Köprü ve Geyve kasabası kurbunda nehr-i Sakarya üzre Geyve cisri ve diyâr-ı Rûm'da şehr-i Edirne içre Mihâl köprüsü ve ana karîb Mustafâ Paşa cisri nehr-i Meriç üzeredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 99b ·
metinde göster ·
… îler ve kasr-ı tahtânîler ve hammâm ve havuz u şazrevânlar ve dîvânhâneler inşâ
etdirmiş
kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Arnavud keferesi bir sâhib-i tab‘ Lipul …
Bir sarây-ı âlîdir kim her gelen beğ bir âsâr binâ ederek kat-ender-kat olmuşdur, ammâ ziyâde amâr eden hâlâ Yedikulle'de mahpûs olup hâlâ İstifan Beğ'in babası Lipul Beğ, ya‘nî Kurd Beğ mâl-ı Karûn harc edüp kasr-ı âlîler ve kasr-ı tahtânîler ve hammâm ve havuz u şazrevânlar ve dîvânhâneler inşâ etdirmiş kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Arnavud keferesi bir sâhib-i tab‘ Lipul'dur. Cümle revzenleri ve şâhnişînleri göle nâzırdır kim bu sarâyın etrâfı kal‘a-misâl şeddadî dîvârlı şekl-i müdevver taş binâ bir sûr-ı ra‘nâ gibidir. Cânib [u] etrâfında handakı ve semt-i şimâle nâzır bir demir kapusu önünde beş altı yüz tüfeng-endâz bevvâbân-ı dîdebân tarabansları âmâde durup gece gayrı dîdebânlar gelir. Ve bu sarây içinde üç yüz aded tarabans odaları, ya‘nî yayan yeniçeri odaları vardır. Ve bir azîm dîvânhânesi var. Beş bin âdem alup cümle pençereleri buhayreye nâzırdır ve yüzden mütecâviz kat-ender-kat sâfî kırmızı ve sarı ve yeşil ve beyâz ve mâvi sırça kiremitli iç oğlanlarının hücreleri ve kilâr ve matbah ve sarrâchâneler ve bistiyarhâneler, ya‘nî defterdâr oturacak yerler ile ârâste ve sarây meydânıyla pîrâste olmuş bir kal‘a-misâl sarây-ı şîrînkârdır ve bu sarây önünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 105b ·
metinde göster ·
… hı idi. Ba‘dehu Süleymân Hân mihrâbın Kudüs'den Ka‘be'ye velî etdirüp bir câmi‘
etdirmiş
kim eğer bu câmi‘-i şerîfi manzûrumuz olduğu üzre evsâfın tahrîr etsek bir sitâ …
Mâ-tekaddem Eflâtûn-ı İlâhî'nin ma‘bedgâhı idi. Ba‘dehu Süleymân Hân mihrâbın Kudüs'den Ka‘be'ye velî etdirüp bir câmi‘ etdirmiş kim eğer bu câmi‘-i şerîfi manzûrumuz olduğu üzre evsâfın tahrîr etsek bir sitâyişnâme-i tavîl olur. Ancak sehel ter geçüp bir şemme tahrîr edelim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 67b ·
metinde göster ·
… m edüp atlarını bu âhûra komak içün bu varoş-ı 86a kebîr içre bir âhû[r] inşâ
etdirmiş
kim iki bin at alır bir kârbânsarâydır kim içinde silâhşorlar cirid oynarlar. H …
Ve dahi Âhûr kapusu denmeğe bâ‘is ü bâdî oldur kim kaçan Süleymân Hân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân bu Budin üzre azîmet etdikde Lagoş Kral istimâ‘ etdikde cemî‘i küffârı başına üşürüp kal‘a-misâl bir ıstabl-ı Anter-misâl bir âhûr etdirüp Süleymân Hân gelüp ceng [ü] cidâl etdikden sonra Âl-i Osmân askerin münhezim edüp atlarını bu âhûra komak içün bu varoş-ı 86a kebîr içre bir âhû[r] inşâ etdirmiş kim iki bin at alır bir kârbânsarâydır kim içinde silâhşorlar cirid oynarlar. Hâlâ Budin vüzerâlarının atları durur bir azîm ıstabldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85b–86a ·
metinde göster ·
… hayrât bu gayyâ deresi üzre bir sırât cisr-i azîmin bir kayadan bir kayaya binâ
etdirmiş
kim hakkâ ki anı yapmak makdûr-ı beşer değildir. Bundan dahi aşağı bakanın zehr …
Bu dere evvelki tahrîr 145a olunan derelerden mel‘ûndur, zîrâ tâ şehrin ma‘mûr ve izdihâm yerinde vâkı‘ olmuşdur. Hattâ Hacı Balı nâm bir sâhibü'l-hayrât bu gayyâ deresi üzre bir sırât cisr-i azîmin bir kayadan bir kayaya binâ etdirmiş kim hakkâ ki anı yapmak makdûr-ı beşer değildir. Bundan dahi aşağı bakanın zehresi sıyup vücûdu berk-i hazân gibi ditrer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 144b–145a ·
metinde göster ·
… î İslâmbol'dan bir Rûm kralı bu Venedik'e firâr edüp geldikde bir manastır binâ
etdirmiş
kim bu dahi vâcibü's-seyr bir deyr-i ibret-nümâ ve kurşumludur. Ve cümle evleri …
Ve bir kerre vilâyet-i Makedonya'dan, ya‘nî İslâmbol'dan bir Rûm kralı bu Venedik'e firâr edüp geldikde bir manastır binâ etdirmiş kim bu dahi vâcibü's-seyr bir deyr-i ibret-nümâ ve kurşumludur. Ve cümle evleri İslâmbol'da Galata evleri gibi kat-ender-kat tula kârgîr binâ büyût-ı menhûs hânelerdir kim gûnâ-gûn kiremit ve kayağan ve teneke ile mestûr evlerdir. Ve her evde ve deyrlerde ve niçe yüz bin irili ve ufaklı çanlar ve nâkûs-ı kebîrler asılıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 151b ·
metinde göster ·
… râ Beç Budin'e ve Üstürgon'a uzak ola ve vilâyetlerinin âbâdân imâretlerin seyr
etdirmiş
olalar. Budin vezîrinden haber gelüp "İki hafta otur derlerse oturup hemân bana …
Ve paşa efendimiz bu Peşpehil şehrinde bir hafta oturduğundan sıkılup Budin vezîrine i‘lâm edüp üç günde âdem gidüp üç günde geldi. Budin'den bu mahalle ve Beç'e sekiz konakdır. Ammâ bizi on beş günde bu şehre getirüp kâh şimâle ve kâh cenûba ve kâh şarka ve garba gezdirdiler, zîrâ Beç Budin'e ve Üstürgon'a uzak ola ve vilâyetlerinin âbâdân imâretlerin seyr etdirmiş olalar. Budin vezîrinden haber gelüp "İki hafta otur derlerse oturup hemân bana i‘lâm eyle" deyü 51b haber geldi. Ertesi gün kral tarafından başdefterdâr gelüp paşaya bir hınto araba getirüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 51a–51b ·
metinde göster ·
… yedi köşe bozdoğan külâhı kisbeti gibi yedi terk bir kasr-ı Havarnak-ı âlî şâd
etdirmiş
kim yedi iklîmden nişân verir. Diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olmaz.
Cümleden biri ol meydân-ı mahabbetde Sultân Bâyezîd-i Velî velîler ve deliler ve fukarâlar mahabbeti olmak ile bu vâdî-i çemenzâr içre yedi köşe bozdoğan külâhı kisbeti gibi yedi terk bir kasr-ı Havarnak-ı âlî şâd etdirmiş kim yedi iklîmden nişân verir. Diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 378b ·
metinde göster ·
… rının hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür. Tâ Güzelce Alî Paşa üç bin forsa esîrine binâ
etdirmiş
. Senede yedi bin guruş mahsûl verir bakçe-i pür akçedir.
Ve bu şehirden evler mâbeyninde yokuş aşağı gidüp şehirden taşra sâfî bâğ u bâğçeler içre ubûr ederek nîm sâ‘atde Ahmed Ağa'nın bâğ-ı İrem hânesinde bir hafta zevk u safâlar etdik. Eğer bu bâğ-ı İrem sarâyın evsâfın tahrîr etsek tatvîl-i kelâm olur. Ancak şöyle bir bâğdır kim içinde âdem gâyib olur. Yetmiş bin nâr ve incîr ve elma ve emrûd ve şeftâlû ve sâ’ir eşcârât-ı müsmirât vardır. Ol bâğ-ı ferah-fezâ içre olan üzüm ağaçlarının hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür. Tâ Güzelce Alî Paşa üç bin forsa esîrine binâ etdirmiş. Senede yedi bin guruş mahsûl verir bakçe-i pür akçedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y108a ·
metinde göster ·
Ve bu mihrâbın sağ tarafında Sultân Murâd-ı Sâlis bir mimber-i peygamber binâ
etdirmiş
kim Y 282b Hudâ hakkıyçün cemî‘i memâlik-i İslâmın ibâdetgâhlarında böyle bir …
Ve bu mihrâbın sağ tarafında Sultân Murâd-ı Sâlis bir mimber-i peygamber binâ etdirmiş kim Y 282b Hudâ hakkıyçün cemî‘i memâlik-i İslâmın ibâdetgâhlarında böyle bir mermer-i musanna‘ minber-i serâmed görmedim. Gûyâ bu câmi‘in rûh cüz’idir. Rûh-ı a‘zamı Ravza-i Mutahhara'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y282a–Y282b ·
metinde göster ·
… olmak ile Sultân İbrâhîm Hân müceddeden ta‘mîr edüp böyle sihr-i i‘câz münakkaş
etdirmiş
. Ta‘mîrine târîhi var ammâ tahrîre evkâtımız olmamak ile terkîm olunmadı.
Ve makâm-ı İbrâhîm olmak ile Sultân İbrâhîm Hân müceddeden ta‘mîr edüp böyle sihr-i i‘câz münakkaş etdirmiş. Ta‘mîrine târîhi var ammâ tahrîre evkâtımız olmamak ile terkîm olunmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y348a ·
metinde göster ·
… ermerleri ve sommâkîleri tertîb üzre eyle hemvâr edüp birbirlerine eyle imtizâc
etdirmiş
kim bir pây-ı peşşe ilişecek yeri yokdur.
Sene 916 târîhinde binâ olunmak ile karîbü'l-ahd olup cümleden câmi‘lerden sonra binâ olunmağile üstâd mühendisi her câmi‘den birer san‘at serîka edüp bu Gavrî câmi‘inde icrâ-yı ma‘rifet eden üstâd mi‘mâr yed-i tûlâsını ayân u beyân eylemiş. Der-i dîvârında olan sun‘-ı Hudâ gûnâ-gûn ebrî mermerleri ve sommâkîleri tertîb üzre eyle hemvâr edüp birbirlerine eyle imtizâc etdirmiş kim bir pây-ı peşşe ilişecek yeri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y96a ·
metinde göster ·
kim P 192b im‘ân-ı nazar ile nazar olunsa yekpâre zann olunur. Misli meğer bu …
Ve zemînde olan ruhâmları ol kadar mümtezic etdirmiş kim P 192b im‘ân-ı nazar ile nazar olunsa yekpâre zann olunur. Misli meğer bu câmi‘ sâhibi sarâyındaki kâ‘ası ruhâmları ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y96a ·
metinde göster ·
… e Melike bu şehri bünyâd etdükde kehenelerine üç yüz altmış altı tılısmât ihdâs
etdirmiş
kim herbir tılısmât bir günde olacak âfâtlara ve gayrı eşyâlara te’sîr edermiş.
Ve bu şehir içre cemî‘i câmi‘lerin ve mesâcid ve vekâle ve hânedânların taş direkleri ve gayrı hânelerin eşikleri taşları cümle İslâmbol'da Atmeydânı'nda olan çâr-gûşe tasvîrli dikilitaş gibi taşların pâresinden direkler ve atebeler olmuşdur. Andan ma‘lûm ola kim bu şehirde ne kadar eyle dikilitaş alâyimât var imiş. Hâlâ temelleri âşikâredir. Delûke Melike bu şehri bünyâd etdükde kehenelerine üç yüz altmış altı tılısmât ihdâs etdirmiş kim herbir tılısmât bir günde olacak âfâtlara ve gayrı eşyâlara te’sîr edermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y298b ·
metinde göster ·
… er kabzası ve yekpâre topuz ve eğerin önü ve ard kaşı iki pâre zümürrüdden inşâ
etdirmiş
. Ol mertebe zümürrüd çıkmış kim Alî Beğ mâl-ı Kârûn'a müstağrak olup sâhib-hurû …
Circe hâkimi Alî Beğ bu zümürrüd ma‘denin işledüp zümürrüdden kâse ve fenâcîn ve hancer kabzası ve yekpâre topuz ve eğerin önü ve ard kaşı iki pâre zümürrüdden inşâ etdirmiş. Ol mertebe zümürrüd çıkmış kim Alî Beğ mâl-ı Kârûn'a müstağrak olup sâhib-hurûc olması mukarrer idi, deyü Nûbe halkı nakl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y387a ·
metinde göster ·