… dır, yakasında yâ Sabûr ve yâ Şekûr ve yâ Kerîm ve yâ Rahîm yazılmışdır ve dahi
eteğinde
yâ Vâhid ve yâ Ahad ve yâ Ferd ve yâ Samed yazılmışdır ve bedeninde yâ Vâsi‘ ve …
"Hazret-i Âdem'e Cenâb-ı Bârî nefh-ı rûh etdikden sonra Cibrîl-i Emîn ile tâc ve hulle gönderüp civârına da‘vet edüp huzûr-ı Hakka hırka ile mestûr vardı. Ve yedi yüz yıl, bir rivâyetde âhiret günüyle yedi gün, ürd-i behiştde sâkin olup zemîne nüzûl ederken incîr yaprağı üzre şed bağlayup ba‘dehu Şîs Nebî bez dokuyup hırka edüp geymek Âdem Nebî'den kaldı. Anıniçün cümle evliyâ ve enbiyâ lokma ve hırkaya muhtâcdır. Ammâ Arabistân ve Berberistân ve Fûncistân'da lâ-yu‘ad benî âdem hırkaya muhtâc olmayup ancak lokmaya muhtâcdır, zîrâ ac u zâcdır. İmâm Ca‘fer buyurur, hırkanın eteği şerî‘atdır, tarîkatı hakîkatdır, yakasında yâ Sabûr ve yâ Şekûr ve yâ Kerîm ve yâ Rahîm yazılmışdır ve dahi eteğinde yâ Vâhid ve yâ Ahad ve yâ Ferd ve yâ Samed yazılmışdır ve bedeninde yâ Vâsi‘ ve yâ Halîm ve yâ Karîb ve yâ Mücîbü's-sâ’ilîn yazılmışdır. Ve hırkanın ma‘nâsı ârifler nişânıdır kim mahzen-i esrâr-ı Hudâ'dır."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 148a ·
metinde göster ·
… tü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr ucuzluk ve ganîmet şehr-i ma‘mûrdur. Kûh-ı Deşan
eteğinde
vâkı‘ olmuş dörd bin aded kiremitli ve türâb-ı amber-i pâk ile mestûr bâğlı ve …
Sene (---) târîhinde Âl-i Dânişmendiyye binâsıdır. Ba‘dehû Yıldırım Hân fethidir. Hâlâ Sivas eyâletinde Amasiyye sancağı hâkinde {celâlî ve cemâlîden emîn olmak içün şekl-i murabba‘ kerpiç binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde aslâ evleri yokdur. Ba‘zı mühimmât ve levâzımâtlar içün pâsbânları var.} Şehri, Pîr Dede Sultân evkâfıdır. Hâlâ Kızlar Ağası hükm eder. Üç yüz akçe şerîf kazâdır. Ve cümle (---) nâhiyedir. Bu nevâhîlerden kadısına senevî altı kîse hâsıl olur. Kal‘ası türâb olup iç il olmağıla dizdârı ve neferâtı yokdur. Ammâ şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi vardır. Üç yüz kadar menâsıb-ı âlî zabt etmiş kudât efendileri ve sulehâ-yı ümmetden meşâyihleri ve a‘yân [u] eşrâf ağavâtları ve paşalığa liyâkatli kethüdâyerleri vardır. Husûsan Mehemmed Paşa efendimizin hâne sâhibi Tabanıyassı Mehemmed Paşa'nın silâhdârı 346b Dilâver Ağa, hakkâ ki ismi müsemmâsına mutâbık hânedân sâhibi, ni‘meti mebzûl er-dilâver [u] server âdemdir. Hattâ vakt-i şitâ olmağıla paşa efendimiz hânesinde on gün dörd yüz iç ağalariyle mihmân olup on günde ne çul, ne tobra ve ne kahve ibriği ve ne paşa içün matbah kaynatdırmayup on gün on gice paşa efendimizle bu hakîr zülbiyyât ve katır-ı nebât-ı hamavî tenâvül edüp bir gün acz sûreti göstermedi. Ve cümle ağavâtlara şehr içre yâfteler ile konaklar verilüp cümle ağavâtlar a‘yân-ı vilâyet ile babalı ve oğullu geçinüp dörd bin kadar askere, kurâlara mahkeme yâftesiyle gönderüp konaklar verildi. Gerçi Etrâk vilâyetidir ammâ halkı gâyet halîm u selîm kimesnelerdir. Bunlar avân tâ’ifesidir demeyüp "Hayru't-ta‘ami mâ hazar" deyüp varların dirîğ etmeyüp bezl-i ni‘met etdiler. Zîrâ bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr ucuzluk ve ganîmet şehr-i ma‘mûrdur. Kûh-ı Deşan eteğinde vâkı‘ olmuş dörd bin aded kiremitli ve türâb-ı amber-i pâk ile mestûr bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr ve âbâdân hâne-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 346a–346b ·
metinde göster ·
… ekye-i dervîşân-ı zî-şândır. Cümleden Pîr Dede Sultân Tekyesi ve yine Deşandağı
eteğinde
Hırka Sultân Tekyesi ve buna karîb şehre bir sâ‘at ba‘îd Hazret-i Ukkâşe Tekyes …
Bunlardan mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve cümle medârisdir. Evvelâ Medrese-i Sultân Murâd-ı Sânî; talebe hücreleri ve ders-i âm kubbeleri ile mebnî bî-bedel bir dârü't-tedrisdir ve ilm-i hadîs dahi tilâvet olunur. Ve iki yerde dârü'l-kurrâsı ve yetmiş yerde dârü't-ta‘lîm-i mekteb-i sıbyân [u] tıflânı var. Ve iki yerde imâret-i dârü'l-it‘âmı var. Cümleden Pîr Dede Sultân Tekyesi imâretinin hâs u âmme, âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldur. Ve cümle 7 yerde tekye-i dervîşân-ı zî-şândır. Cümleden Pîr Dede Sultân Tekyesi ve yine Deşandağı eteğinde Hırka Sultân Tekyesi ve buna karîb şehre bir sâ‘at ba‘îd Hazret-i Ukkâşe Tekyesi, ulu âsitâne-i azîmdir. Ve şehr içinde Tekye-i Abdülkâdir-i Ceylânî ve Tekye-i Halvetî (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 346b ·
metinde göster ·
… sâ‘at yerdir ve kasaba-i Gergerân sekiz sâ‘atlik ve Deşan dağının şimâl cânib-i
eteğinde
Koca kal‘ası Köprü şehrine nâzırdır. Ol kal‘aya varınca (---) sâ‘at yerdir. Ve …
Menâkıb-ı Pîr Dede: Ebü'l-feth Gâzî pederi Murâd Hân-ı Sânî, bu Merzifon şehrinde câmi‘ ve hân [ve] medrese binâ ederken münâfıkîn ve münkirînler, Pîr Dede Sultân'ı Murâd Hân'a geçüp pâdişâhı "Pîr De[de] nisvânlar ile hammâma girüp ba‘zı hâtûnlara kîse ve sabun sürüp gûnâ-gûn hizmetler edüp 'Bu senin karnındaki erkekdir ve bu senin karnındaki dişicedir. Kızım olsun ismini Râbi‘a ko' deyü muğayyebât-ı hamsdan dem urup böyle kâfir ve zındîk ve mülhid ve bî-mezheb cevlâkî ışıkdır", deyü ol kadar iftirâ-yı mahzlar ederler kim hemân Murâd Hân gazab-âlûd olup niyyetü'l-gazâ deyüp kılıç kuşanup bu hammâmda Pîr Dede Sultânı hammâmı içre futa kuşanmış görür. Ammâ taşrada şallâk u mallâk ve uryân gezer bir mecâzibûndan er kimesne imiş. Murâd Hân eydür: "Bre mel‘ûn ışık! Sen niçün bu kadar ümmeti Muhammedin nâ-mahrem havâtînleriyle hammâma girüp niçe nisvân-ı sâhib-ısyâna kîse sürersin" didikde "Beğim! Ben dîn-i mübîn-i a‘lâ çobanının hizmetkârıyım. Ol hâtûnlar dîn [ü] îmân damızlığıdır. Anlardan kibâr-ı kümmelîn ve ulemâ-yı müfessirînler müştak olur. Ben anlara seyislik edüp timar etmeğiçün hammâma girmek değil, eben böyle kârgîr hammâm dîvârına girerim" deyü Bismillah ile hammâmın cânib-i şarkîsinde olan dîvâra girer. Hâlâ mübârek arkası dîvâra gömülüp te’sîr etdüğü yer zâhir ü bâhirdir. Sultân Murâd eydür "Dede! Ben seni şu kılıç ile şer‘-i Resûl üzre katl 347a etmeğe geldim" deyü Dede üzre kılıç çekerek De[de] eydür "Murâd Beğ! Şer‘ ile zâhir edâ-yı hizmet etdin, ammâ bu işe me’mûr değilsin. Sığala oğlu elinden kâfirler İzmir kal‘asın aldı. Timur-leng alamamışken Firenk ile Urum istîlâ edüp {aldı}. Var halâs edüp fâtih-i İzmir ol ve şu ekmeği ye" deyü hammâmın iki kıt‘a beyâz mermerin zemînden koparup mermeri hamîr gibi yoğurup ramazân pidesi gibi iki ekmeği söbüce edüp tırnak ile tırnaklayup birin Murâd Hân'a verir, "Var İzmir'i feth eyle" der. Birin Şehzâde Ebü'l-feth'e verüp "İkinci hılâfetde Mehemmed İslâmbol'u feth edüp bu etmeği İslâmbol'da ye" deyü Şehzâde Ebü'l-feth'e İslâmbol'un fethin dahi tebşîr etdükde Murâd Hân, Dede Pîr Sultân'ın pâyine yüz sürüp ba‘dehû mu‘tekid-i tâmmı olup İzmir'i feth eder. Yigirmi altı seneden sonra Ebü'l-feth İslâmbol'u feth edüp babası Murâd Hân ve Ebü'l-feth Hân, Pîr Dede Sultân'ın âsitânesine üç yüz altmış altı pâre kurâ vakf ederler. Ve bu Merzifon şehri de ol sultânın evkâfıdır. Dârü's-sa‘âde ağaları nâzırıdır. Her sene birer mütevellîsi gelüp evkâf kurâların üç yüz atlı ile zabt edüp imâretin ve âyende vü revendeye ni‘meti ve şa‘îrin ve üç yüz du‘â-gûyân ve müsebbihîn ve mu‘arrifîne vazîfe-i mu‘ayyenelerin verir. Hâlâ ol mezkûr beyâz mermer ekmekler Pîr Dede Sultân arkasıyla dîvâra girdiği nişân yanında iki add ekmekler âşkâredir. Bu hammâm bu gûne ziyâretgâh-ı azîmdir. Hasta girse bu hammâma bi-emrillah şifâ bulur. Netîce-i merâm bu hammâm-ı dilküşânın medhinde cemî‘î şâirler âcizlerdir. İlm-i sîm[y]â ile Ebu Alî Sînâ hakîmin binâ etdüğü hammâma mu‘âdil bir hammâm-ı ziyâretgâh-ı cân-sitândır. Andan bu şehr-i rûşen-âbâdın cemî‘î hânelerinin şâhnişîn ve derveze ve revzenleri kıble cânibine sahrâ-yı Merzifon'a nâzırdır. Bâd-ı sabâ rîhı bu şehr içre deverân etdüğünden cemî‘î ahâlîsi tendürüstlerdir. Niçe bigi ehl [u] iyâliyle Merzifon'un ensesindeki Deşan dağı yaylağına çıkup altı ayda anda Türkmân kabîleleriyle yayla fasılları ederler. Bu yaylanın vasfında lisân-ı meddâhân kâsırlardır. Bu yayla tâ kadîm-i evvelde Âl-i Dânişmendiyân ile diyâr-ı Mâhân-ı Horâsân'dan gelüp bu diyârı feth idelden beri bu yayla Deşan oğullarına temlîken kayd-ı hayât ile an-anhü ile mülk-i mevrûslarıdır. Deşan oğulları Seydî Beğ nâm bir benâmın hâlâ mülküdür. Yayla hakkın niçe yüz bin devâbâtdan alır. Ve bu yayladan niçe yüz âb-ı hayâtlar cereyân edüp nısfı Merzifon şehrinin bâğ u bâğçelerin saky eder. Ve cümle nevâhî kurâlarının mezra‘a yerlerin reyy eder. Bu Merzifon diyârının hâli oldur kim bârân-ı rahmet ne kadar nâzil olsa elbette yine Deşan dağlarının âb-ı revânlarıyla mezra‘alarını reyy etmeseler mahsûl vermez. Ammâ hubûbâtı ol kadar vefret üzre olur kim Arapça nassı üzre bir buğday dânesinden yigirmi ve on beş karındaş çıkup her sünbülde yüzer dâne olduğu hînde bir kilesi seksen kile mahsûl verir, arz-ı mahsûldârdır. Elbette mezra‘aları susuz olmaz. Anınçün bu Merzifon'da Deşan yaylasından cereyân eden uyûn-ı zülâllerin mîrâv ağası vardır. Deşan oğulları da andan hâsıl ola[n] mâl-ı firâvândan hisse verirler, yahşi ağalıkdır. Bu nehirler üzre ağalar olmasa Merzifon halkı birbirlerini katl ederlerdi. Yine el’ân niçe gavgalar olur. Ve Deşan yaylasından cereyân eden uyûn-ı câriyelerin bir fırkası Köprü şehrine akup bâğ ve besâtîn ve mezâri‘âtların saky eder. Ve bir fırkası Lâdik şehri ovasında Kavza kadılığı nâhiyesine akar. Ve bir bölük nehri cânib-i şimâle Osmâncık tarafında ovalara akup cemî‘î bâğları ve besâtînleri reyy eder. Böyle bir kûh-ı azîm ve yaylağ-ı kadîm Deşan dağıdır kim şehr-i Merzifon'a hayât veren bu Deşan dağı uyûnlarıdır. Ve bu şehr-i Merzifon bayırlı yerlere vâkı‘ olup arkasın Deşan dağına vermişdir ve Amasiyye bu şehrin kıblesinde on beş sâ‘atdir. Ve şehr-i Lâdik on iki sâ‘at yerdir ve Osmâncık on altı sâ‘at yerdir ve Gümüş şehri on sâ‘at yerdir ve kasaba-i Gergerân sekiz sâ‘atlik ve Deşan dağının şimâl cânib-i eteğinde Koca kal‘ası Köprü şehrine nâzırdır. Ol kal‘aya varınca (---) sâ‘at yerdir. Ve Merzifon'dan çıkup Deşan dağın aşup şimâle (---) sâ‘at gidüp şehr-i Köprü'dür ve yine Merzifon'dan üç menzilde cânib-i şimâle kal‘a-i Samsun'a varılır, Merzifon'un iskelesidir. Ba‘zılar Sinop iskelesine giderler, ammâ Samsun Merzifon'a karîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 346b–347a ·
metinde göster ·
Bu dahi Haleb eyâleti hâkinde deryâdan bir ok menzili ba‘îd bir cebel-i âlî
eteğinde
şekl-i murabba‘ seng-trâş bir kal‘a-i savaşdır. Sene (---) târîhinde kayâsırala …
Bu dahi Haleb eyâleti hâkinde deryâdan bir ok menzili ba‘îd bir cebel-i âlî eteğinde şekl-i murabba‘ seng-trâş bir kal‘a-i savaşdır. Sene (---) târîhinde kayâsıralar binâsıdır. Sene 922 târîhinde Selîm Hân Mısır'a giderken ahâlîleri mutî‘ olmuşlardır. Hâlâ Payas niyâbetidir. Dizdârı ve neferâtları vardır ammâ yeniçeri serdârı ve kethüdâyeri yokdur. Lâkin bâğı ve bâğçesi çokdur ve kal‘a içre bir câmi‘i ve neferâthâneleri vardır. Neferâtları Haleb defterdârından ulûfe-i mu‘ayyenelerin alırlar (---). Ve kal‘ayı ubûr edüp leb-i deryâda Sakaldutan Beli-misâl bir bel vardır. Ne‘ûzübillah şeb [u] rûz harâmîleri eksik değildir. Haleb'in Çum Kürdleri karârgâhı harâmîler durağı mahûf u muhâtara yerlerdir kim kuttâ‘u't-tarîklerin piyâde kemîngâh yerleridir kim gâyet ihtirâz lâzımdır. Bu mahalli ubûr edüp (---) sâ‘atde Acıçay nâm mahalli dahi güzer edüp iki buçuk sâ‘at dahi gidip
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 21a ·
metinde göster ·
… ünûn etmiş, halk ile kelimât etmeden berî olmuş bir sultândır. Andan yine yayla
eteğinde
bir gâr-ı âlî içre,
Hasan Dede Ahlatî: Tarîk-ı Hâcegânda tekmîl-i fünûn etmiş, halk ile kelimât etmeden berî olmuş bir sultândır. Andan yine yayla eteğinde bir gâr-ı âlî içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 240b ·
metinde göster ·
karye-i Pasin'de paşa mihmân oldu. Van nevâhîlerinden yüz hâneli bâğlı u bâğçel …
Bu mahalde Çomaklı dağı eteğinde karye-i Pasin'de paşa mihmân oldu. Van nevâhîlerinden yüz hâneli bâğlı u bâğçeli Müslim ü Yarmenî köyüdür. Bunda paşadan me’zûn olup kal‘a-i Amîk'e gitdim. Andan cânib-i kıbleye ma‘mûr u âbâdân çayır ve çemenistân kurâları ubûr ederek kâh sengistân, kâh sâhil-i bahr-i Van kenârıyla 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 246a ·
metinde göster ·
… rakıları ve pivo ve medleri cümleden beyâz ekmeği meşhûrdur, lâkin bu şehir dağ
eteğinde
vâki‘ olmağile şehre havâlesi vardır.
Ve şehrinin memdûhâtından elvân şayak ve saya ve dimi çukaları ve bin gûne rakıları ve pivo ve medleri cümleden beyâz ekmeği meşhûrdur, lâkin bu şehir dağ eteğinde vâki‘ olmağile şehre havâlesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41b ·
metinde göster ·
Delice köyünde kaynayup Kirmastı gölünden beri cereyân ederek gelüp kal‘a-i Ilı …
Sitâyiş-i buhayre-i Ilıbat: İbtidâ menba‘ı Hudâvendigâr sancağında cebel-i Ruhbân eteğinde Delice köyünde kaynayup Kirmastı gölünden beri cereyân ederek gelüp kal‘a-i Ilıbat altında tûlu yedi fersah bir buhayre-i âb-ı hayâtdır. Andan ayağı cânib-i garba Mihâlic boğazına üç fersahdan ba‘îd akup Rûm denizine Mihâlic boğazı ağzında mahlût olur. Vakt-i şitâda aslâ donmaz, zîrâ suyu ılı olduğundan kavm-i Yörükân-i Gürgân-ı kavm-i Türkân Ilıbat derler. İçinde şitâ eyyâmında kaz ve ördek ve karabatak ve martı ve sürhâb kuşları şinâverlik eder. Ve gölünün ka‘rında turna balık ve sazan balığı ve ba‘zı simâk-i nefîseler şikâr olunur. Mîrî mâl verir sayyâdları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 86a ·
metinde göster ·
bir vâsi‘ öz içinde bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr u müzeyyen kasabadır. Cümle (---) a …
şehri bir alçak dağ eteğinde bir vâsi‘ öz içinde bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr u müzeyyen kasabadır. Cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî kâr-ı kadîm kârgîr binâlı cümle kiremit örtülü büyût-ı ma‘mûrelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 89a ·
metinde göster ·
bir yalçın kırmızı şekil kaya üzre seng-i tırâş bir kal‘a-i savaş-ı hâzır-başdı …
Bu kal‘a-i hoş-binâ-yı ra‘nâcık Rivne dağı eteğinde bir yalçın kırmızı şekil kaya üzre seng-i tırâş bir kal‘a-i savaş-ı hâzır-başdır kim gûyâ şekl-i bâdemî vâki‘ olmuşdur, lâkin mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhedim olup sene (---) târîhinde Melek Ahmed Paşa hasbeten lillâh kendü mâlıyla bu kal‘ayı ta‘mîr ü termîm edüp dürr-i beyz-âsâ beyâz kuğu gibi edüp kal‘a önünde Hilevne sahrâsına nâzır bir tophâne seddi binâ etdi kim gûyâ sedd-i İskender'dir. Ve kal‘anın tâ zirve-i a‘lâsında yalçın kaya üzre bir kulle-i azîm inşâ etdi ve bu kulleye ve mezkûr sedd üstüne Tekelü Paşa münhezim olduğu seneden kalan topları kundaklayup bu kal‘aya ve sedler üstüne ale't-tertîb dizüp cümle top-ı kûplar Hilevne sahrâsına nâzırlardır ve bunda olan cebehâne-i gûnâ-gûnun vefreti Bosna serhaddinin bir kal‘alarında yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 134b ·
metinde göster ·
bir hânedân-ı azîmdir. Bu mahalle karîb şehr-i Hilevne havzından çıkan nehr-i a …
Hilevne sahrâsında ve Porolok dağı eteğinde bir hânedân-ı azîmdir. Bu mahalle karîb şehr-i Hilevne havzından çıkan nehr-i azîm bu sahrâda yere batup gâ’ib olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 137a ·
metinde göster ·
… yârıyla Leh hudûdu mâbeyninde nehr-i Turla kenârında bâğlı ve bâğçeli bir yayla
eteğinde
bâğ-ı İrem-misâl bir şehir idi, ammâ içinde âdem ve âdemî-zâd ve hayvânâtdan câ …
Erdel hükmünde imiş, lâkin Leh kralı tarafından bir gümrük emîni oturur, zîrâ bu şehir Erdel'in Seykel diyârıyla Leh hudûdu mâbeyninde nehr-i Turla kenârında bâğlı ve bâğçeli bir yayla eteğinde bâğ-ı İrem-misâl bir şehir idi, ammâ içinde âdem ve âdemî-zâd ve hayvânâtdan cân u cinden bir peşşe ve zenbûr yok. Cümle sokakları sadranc nakşı tarh olunmuş pâk sokakları içre âb-ı revânlar cereyân edüp iki cânibinde bîd-i ser-nigûn ve çınar-ı bâlâlar ile sâyedâr bir dâr-ı diyâr-ı küffâr-ı bed-girdâr-ı murdârdır. Ve derûn-ı şehirde kârgîr binâ tahtânî ve fevkânî sarâylar hisâba gelmez. Her birinin bâğ u bâğçeleri gûyâ bâğ-ı İremdir kim her bir sarây bir Mısır hazînesine olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 22b ·
metinde göster ·
… ncağı hükmünde subaşılık ve niyâbetdir. Gayri hâkimleri yokdur. Kal‘ası bir dağ
eteğinde
vâkı‘ olup gerçi seng-binâdır, ammâ iç el olmak ile bu vilâyet kal‘aya muhtâc o …
Sene 883 târîhinde Ebü'l-feth Mehemmed Hân-ı Sânî binâsıdır. Rûmeli eyâletinde Dukagin sancağı hükmünde subaşılık ve niyâbetdir. Gayri hâkimleri yokdur. Kal‘ası bir dağ eteğinde vâkı‘ olup gerçi seng-binâdır, ammâ iç el olmak ile bu vilâyet kal‘aya muhtâc olmadığından mürûr-ı eyyâm ile kal‘ası harâbdır, ammâ dizdârı ve on aded neferâtları ve kifâyet mikdârı şâhî topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 36b ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Çarunasulu: Lisân-ı Bulgarca ulu hünkâr köyü demekdir. Bir dağ
eteğinde
yüz evli ve bir kârgîr minâreli zîbâ câmi‘i var, Müselmân köyüdür. Bu köyün şar …
Menzil-i karye-i Çarunasulu: Lisân-ı Bulgarca ulu hünkâr köyü demekdir. Bir dağ eteğinde yüz evli ve bir kârgîr minâreli zîbâ câmi‘i var, Müselmân köyüdür. Bu köyün şark tarafından İştib şehri içinden cereyân eden nehir cârîdir. Bu köğde Balı Beğ hânesinde müsâfir olup pâdişâhâne zevk u safâ edüp a‘yândan Korucuoğluyla dahi hüsn-i ülfetler edüp cân sohbetleri etdik. Andan yine şark tarafına giderken nehr-i İştib suyun atlar ile geçüp bir dere içre nîm sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 38b ·
metinde göster ·
… i eşkâl-i kal‘a-i zemîn-i Peçoy-ı dilcûy: Kûh-ı Firav nâm bir alçak bayırlı dağ
eteğinde
şekl-i murabba‘ Şeddâdî rıhtım-ı seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim esâsındaki …
Sitâyiş-i eşkâl-i kal‘a-i zemîn-i Peçoy-ı dilcûy: Kûh-ı Firav nâm bir alçak bayırlı dağ eteğinde şekl-i murabba‘ Şeddâdî rıhtım-ı seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim esâsındaki taşların her biri fîl-i Mengerusî cüssesi kadar vardır ve eyle hemvâr seng-tırâş ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir kim ta‘bîr ve tahrîr olunmaz, ammâ dîvârı bir katdır ve alçakdır, lâkin kalın ve enli Şeddâdî dîvârdır kim kaddi yigirmi zirâ‘dır, ammâ dâ’iren-mâdâr derin ve arîz handak-ı vâsi‘dir kim mi‘mâr arşınıyla kâmil seksen arşın enli handak-ı amîkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 66b ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Moraviçe: Bu ma‘mûr kefere köyü bir yayla
eteğinde
olmağile mahbûbe kızların temâşâ ederek kaymağ u balların yiyerek niçe zevk u s …
Menzil-i karye-i Moraviçe: Bu ma‘mûr kefere köyü bir yayla eteğinde olmağile mahbûbe kızların temâşâ ederek kaymağ u balların yiyerek niçe zevk u safâlar ederek ve bu karye-i Moraviçe, nehr-i Lig kenârındadır. Nehr-i Lig Karadağ'da karye-i Baht'dan çıkup yine Semendire sancağı hâkinde kasaba-i Valiva'ya karîb nehr-i Kolibara'ya mahlût olup ikisi cereyân ederek nehr-i Sava-i azîme munsabb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 139b ·
metinde göster ·
şekl-i murabba‘ bir sa‘b hisâr-ı üstüvârdır. Cânib-i şarka bir kapusu var. Önün …
Kal‘ası Polata dağı eteğinde şekl-i murabba‘ bir sa‘b hisâr-ı üstüvârdır. Cânib-i şarka bir kapusu var. Önünde handakı üzre asma cisri var. Derûn-ı hisârda üç yüz kadar hurde küçük hâneleri ve anbâr ve cebehâneleri ve Murâd Hân'ın bir küçük câmi‘i var, ammâ gâyet şecî‘ ve nâmdâr kulları var. Şeb [ü] rûz Pirespirim kâfiriyle ceng ü cidâl ve harb [ü] kıtâl etmededirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 16a ·
metinde göster ·
… bu bâğ-ı cihân Beç kal‘asına bir eyi top menzili bir mürtefi‘ yerde Küçük Alman
eteğinde
bir bâğçe-i iremdir. Ve bu mahalle böyle i‘tibâr edüp kal‘a-i bâğ-ı Merâm etmed …
Ve bu bâğ-ı cihân Beç kal‘asına bir eyi top menzili bir mürtefi‘ yerde Küçük Alman eteğinde bir bâğçe-i iremdir. Ve bu mahalle böyle i‘tibâr edüp kal‘a-i bâğ-ı Merâm etmeden murâd [u] merâmları oldur kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 53a ·
metinde göster ·
… binde bu kûhun kıblesinde nehr-i Kiriş aşırı bir top menzil[i] ba‘îd mezkûr dağ
eteğinde
bir vâsi‘ çemenzâr fezâda şekl-i muhammes cümle Şeddâdî tula binâ beş tabyalı b …
Evvelâ kal‘a-i Varat Erdel memleketinin sedd-i İskender'i ve Rakofçi Kral'ın tahtı idi. Hâlâ dest-i İslâmda olup Mekke ve Medîne'nin vakfıdır kim on iki bin altun Medîne-i Münevvere'ye surre gider. Ammâ kal‘ası kûh-ı Ulesi(?) dibinde bu kûhun kıblesinde nehr-i Kiriş aşırı bir top menzil[i] ba‘îd mezkûr dağ eteğinde bir vâsi‘ çemenzâr fezâda şekl-i muhammes cümle Şeddâdî tula binâ beş tabyalı bir kal‘a-i ra‘nâdır kim gûyâ bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i Mağosa. Gerçi mezkûr Ulesi dağı kal‘aya havâledir, ammâ mâbeyninde nehr-i Kiriş Şebeş cârîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86a ·
metinde göster ·
Nehr-i Tise kenârında bir kûh-ı serbülend üzre şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Mukaddemâ Alî Paşa asrında bunu dahi görmemişdik. Erdel hükmünde kavm-i Hayduşak kolunda bir küçük kal‘adır. Bunlar dahi serdâra itâ‘at etdiler ve serdâra hedâyâlar ve ziyâfetler getirdiler ve top şâdımânları etdiler. Ammâ nâhiyesi gâyet ma‘mûrdur. Ahâlîsi ve kapudanları cümle Seykelhit kal‘asını yıkdığımıza ağlaşdılar. "Kâşki dest-i Âl-i Osmân'da olaydı" dediler. Hattâ bu Pulgar kal‘asından yukaru nehr-i Tise karşusunda dağlar eteğinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 89b ·
metinde göster ·
ve bir dü[z]lük fezâda kârgîr ve seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâ ve bir varoş-ı zîb …
Kal‘ası bir su kenârında ve bir dağ eteğinde ve bir dü[z]lük fezâda kârgîr ve seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâ ve bir varoş-ı zîbâ idi. Bunu dahi Alî Paşa ihrâk bi'n-nâr etdi idi. Şimdi ke'l-evvel amâr olmuş, zîrâ gâyet mahsûllü ve ganîmet sahrâlı ve bâğ u bâğçeli yerdir. Andan garb tarafına 7 sâ‘atde nehr-i Moriş-i azîm kenârıyla ma‘mûr u âbâdân kurâlar içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 92b ·
metinde göster ·
… ş, iç el olmak ile harâb olup amâr olunmamış. Ammâ şimdi Tuna kenârında bir dağ
eteğinde
ve bir vâsi‘ dere ağzında sâfî bâğlı ve bâğçeli bir şîrîn kasaba-i ra‘nâdır kim …
Evsâf-ı kasaba-i Dırınkova: Lisân-ı Latin'de (---)(---) demekdir. Bu dahi Semendir[e] sancağı hâk-i pâkinde voyvadalıkdır ve niyâbetdir. Mâ tekaddem bir ma‘mûr palankası var imiş, iç el olmak ile harâb olup amâr olunmamış. Ammâ şimdi Tuna kenârında bir dağ eteğinde ve bir vâsi‘ dere ağzında sâfî bâğlı ve bâğçeli bir şîrîn kasaba-i ra‘nâdır kim bir câmi‘i minâresi tahtadan olup küçük câmi‘dir, bir mescidi var, ammâ keferesi çokdur. Hammâmı ve hânı ve çârsû-yı bâzârı yokdur, ancak bir etmekçi dükkânı ve bir bozahânesi ve bir balıkçı dükkânı var. Cümle imâretleri tahta örtülüdür. Yüz on yedi evdir, ammâ âb [u] hevâsı latîfdir. Bunun dahi cümle ahâlîsi Tuna gemicileridir. A‘yân [u] eşrâfları yokdur, ammâ hadîka-misâl bâğları çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 95a ·
metinde göster ·
… tahta şindir[e] ve saz örtülü evlerdir. Cümle iki yüz dekâkînleri ve bir bayır
eteğinde
kal‘a-misâl manastır-ı musanna‘ı var, ammâ bâğları ve bâğçeleri yokdur. Bundan …
Der-manzara-i kasaba-i Birlad: Bunun dahi hâkimi Boğdan boyarıdır kim şehri bir sarp bayır üzre iki yüz tahta şindir[e] ve saz örtülü evlerdir. Cümle iki yüz dekâkînleri ve bir bayır eteğinde kal‘a-misâl manastır-ı musanna‘ı var, ammâ bâğları ve bâğçeleri yokdur. Bundan dahi kulağızlar ile arabalar alup 6 sâ‘at yine mezkûr Birlad deresi özü içre gidüp ol dere içre nehr-i Birlad sol tarafda dağlar içre kalup yine ol öz içre 4 sâ‘at gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 104b ·
metinde göster ·
… hâsarada fethinde usret çekilüp ba‘de'l-feth iki kal‘asın dahi {Tanrıverdi dağı
eteğinde
olup} asker-i İslâm münhedim etmişlerdir. Hâlâ âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir …
Bânîsi Rûm keferesidir. Ba‘dehu sene 759 târîhinde ibtidâ Süleymân Beşe ibn Orhân fethidir. Hîn-i muhâsarada fethinde usret çekilüp ba‘de'l-feth iki kal‘asın dahi {Tanrıverdi dağı eteğinde olup} asker-i İslâm münhedim etmişlerdir. Hâlâ âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir. Bu şehir imâretinin cümlesi yedi mahalledir. Müslim mahallâtları şehrin güzîde yerindedir. Kefere mahalleleri kenârdadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 206a ·
metinde göster ·
bir câmi‘li ve iki hânlı ve iki yüz kiremit örtülü evli cemî‘i tekâlîf-i örfiyy …
Bir dağ eteğinde bir câmi‘li ve iki hânlı ve iki yüz kiremit örtülü evli cemî‘i tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf u müsellem ve müslim ve gayr-i müslim re‘âyâları cümle mîrî şab çıkarup emînine verirler. Sekiz yük akçe büyük iltizâmdır. Hikmet-i Hudâ bu kasabada bir kölem firâr edüp yer yarıldı yere geçdi. Âhır-ı kâr hemân tarfetü'l-ayn içre cân başıma sıçrayup atlarıma süvâr olup tekrâr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 206b ·
metinde göster ·
… lığı köyün ve karye-i Babalı'yı ve Yassıköy'ü bu kurâlar cümle Misinehisâr dağı
eteğinde
bâğ-ı İrem-misâl ma‘mûr kurâlardır. Ve cümle Gümülcine nâhiyesi kurâlarıdır kim …
Andan karye-i Keztencili'yi ve Su sığırlığı köyün ve karye-i Babalı'yı ve Yassıköy'ü bu kurâlar cümle Misinehisâr dağı eteğinde bâğ-ı İrem-misâl ma‘mûr kurâlardır. Ve cümle Gümülcine nâhiyesi kurâlarıdır kim mezra‘aları mahsûldâr sahrâlardır. Ve cümle ganîmet köylerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 214b ·
metinde göster ·
vâki‘ olup kasaba-i Orfan'ın şarkında ve kal‘a-i Kavala'nın garbında olup Orfan …
{Bir kûh-ı serbülendin eteğinde vâki‘ olup kasaba-i Orfan'ın şarkında ve kal‘a-i Kavala'nın garbında olup Orfan'a ve Kavala'ya birer konak yerdir. Gerçi bir küçük kasabadır ammâ etrâfında birkaç rabâtları vardır.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 216b ·
metinde göster ·
cümle imârâtlarının yüzleri cânib-i kıbleye nâzır bir şîrîn kasabacıkdır. Ve cü …
Dırama kazâsı hâkinde (---) dağı eteğinde cümle imârâtlarının yüzleri cânib-i kıbleye nâzır bir şîrîn kasabacıkdır. Ve cümle üç yüz altmış aded kiremitli evlerdir. Ve cümle dörd aded mihrâbdır. (---) câmi‘i (---)(---)(---) ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 217a ·
metinde göster ·
Bî-medh-i manastır-ı acâ’ibât: Bu mezkûr Deli dağın
eteğinde
bir deyr-i ibret-nümâ-yı atîk vardır. Cemî‘i kâfiristânda Koçbaşı manastırı nâm …
Bî-medh-i manastır-ı acâ’ibât: Bu mezkûr Deli dağın eteğinde bir deyr-i ibret-nümâ-yı atîk vardır. Cemî‘i kâfiristânda Koçbaşı manastırı nâmıyla meşhûr bir âyîngâh-ı millet-i Mesîhiyyedir kim âb [u] hevâsı ve binâsı rub‘-ı meskûnda yokdur. Niçe yüz bin hukemâ-yı kudemâ kendülerin defn etdirmeğe vasıyyet ederler, zîrâ lâşeleri aslâ ve kat‘â çürümeyüp beyâz ter ü tâze gârlar içre yatırlar, zîrâ bu kehflere hukemâ-yı kudemâlar tılsım edüp yılan ve çıyan ve akreb ve mûr ve peşşe ve meges ve gayri kes yokdur. Anıniçün tenleri çürümez, kadîd dahi değillerdir. Cümle tenâsüb a‘zâları ve şevârib lıhyeleri yerli yerinde durup vücûdları nerm ü râm dururlar, zîrâ bu kenîse-i mu‘tebereyi Hazret-i Îsâ'nın havâriyyûnlarından Şem‘ûn-ı Safâ gelüp binâ etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255a ·
metinde göster ·
… : Mora alaybeğisi ze‘âmetidir. Re‘âyâsı cümle Rûm olup bu köy Mora kara dağları
eteğinde
olup cümle kâfir firkateleri bu kenârlarda ağaçlık içre küçük limanlarda gizlen …
Karye-i Mertire: Mora alaybeğisi ze‘âmetidir. Re‘âyâsı cümle Rûm olup bu köy Mora kara dağları eteğinde olup cümle kâfir firkateleri bu kenârlarda ağaçlık içre küçük limanlarda gizlenüp âyende vü revendeleri esîr edüp gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 262a ·
metinde göster ·
… n bir top menzili ba‘îd cânib-i şimâl-i şarkîye meyyâl karada Manya kâfiristânı
eteğinde
bir sivri kaya-i âlî üzre şarkdan garba tûlânî bir yeni metîn binâ kal‘a-i Şedd …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘ası: Koron körfezi nihâyetinden bir top menzili ba‘îd cânib-i şimâl-i şarkîye meyyâl karada Manya kâfiristânı eteğinde bir sivri kaya-i âlî üzre şarkdan garba tûlânî bir yeni metîn binâ kal‘a-i Şeddâdî taş binâ bir küçük hisâr-ı ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz aded adımdır. Ve yüz elli adım enlidir ve içinde cümle yigirmi aded kiremit ve kayağan örtülü dîk evleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 272b ·
metinde göster ·
olmak ile gâyet mürtefi‘ yer olduğundan şitâsı şedîd olup bâğları yokdur. Henüz …
Bâğı ve bâğçeleri yokdur. Manya eteğinde olmak ile gâyet mürtefi‘ yer olduğundan şitâsı şedîd olup bâğları yokdur. Henüz şehri dahi harâba yüz dutmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 274a ·
metinde göster ·
… kullede bir âdem sâkin değildir, ammâ bu kulle Manya vilâyetinin Şehbâz dağları
eteğinde
olup yüzü maşrıka nâzırdır. Ammâ aşağı şehir halkı kal‘anın ba‘zı rahnedâr yerl …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde bizzât Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân Misistre kal‘asın feth etdikde bu şehrin kefereleri mezbûr kullenin miftâhların Ebü'l-feth'e teslîm ederler, ammâ hâlâ kullede bir âdem sâkin değildir, ammâ bu kulle Manya vilâyetinin Şehbâz dağları eteğinde olup yüzü maşrıka nâzırdır. Ammâ aşağı şehir halkı kal‘anın ba‘zı rahnedâr yerlerin kendü mâllarıyla ta‘mîr ü termîm edüp Manya kâfirleri havfinden ba‘zı mahalde girüp tahassun ederler, ammâ evleri ve gayri amârları yokdur. Ancak her gece re‘âyâdan bu kal‘a içre beş nefer âdem kalup vığla bekleyüp aşağı varoşu hıfz ederler. Eğer Manya kâfirinden bir hareket olursa bu kal‘ada olan vığlacılar âteşler yakup niçe tüfengler atup etrâfa haber ederler. Fi'l-hâl cevânib-i erba‘a kurâlarından niçe bin tüfeng-endâz âdemler cem‘ olup Lonkanik kasabasın muhâfaza ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 274a ·
metinde göster ·
… e karye-i Agoryan ve karye-i Alorozi: Bu kurâlar cümle Manya'nın Şehbâz dağları
eteğinde
üçer ve dörder yüz evli ma‘mûr Urûm köyleri bâğlı ve bâğçeli olup cümle Misistr …
Karye-i Aya Vaş ve karye-i Kokitse ve karye-i Agoryan ve karye-i Alorozi: Bu kurâlar cümle Manya'nın Şehbâz dağları eteğinde üçer ve dörder yüz evli ma‘mûr Urûm köyleri bâğlı ve bâğçeli olup cümle Misistre sancağı nâhiyesidir. Andan 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 274a ·
metinde göster ·
… der-i dîvârları yerde yatır. Andan 4 sâ‘atde cânib-i kıbleye yine Manya dağları
eteğinde
gidüp,
Ebü'l-feth Gâzî münhedim etmişdir. Bir acîb ü garîb şehr-i azîm imiş. Mizistre sahrâsında cereyân eden nehr-i azîm iri kenârında olup cümle der-i dîvârları yerde yatır. Andan 4 sâ‘atde cânib-i kıbleye yine Manya dağları eteğinde gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 275b ·
metinde göster ·
… ri yokdur, ammâ dizdârı ve yüz on dörd aded neferâtı vardır. Kal‘ası Manya dağı
eteğinde
bir havâleli yalçın beyâz kaya üzre şekl-i murabba‘ ve Şeddâdî binâ bir kal‘a-i …
Sene (---) târîhinde bu dahi Ebü'l-feth Gâzî fethidir, ammâ amân ile verilmişdir. Mizistre sancağı voyvadalığıdır ve yüz elli akçe kazâcıkdır. Nâhiyeleri (---) aded kurâcıkdır. Lâkin kethudâyeri ve serdârı ve gayr[i] hâkimleri yokdur, ammâ dizdârı ve yüz on dörd aded neferâtı vardır. Kal‘ası Manya dağı eteğinde bir havâleli yalçın beyâz kaya üzre şekl-i murabba‘ ve Şeddâdî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Kıble ve şimâl cânibi gayyâ deresi-misâl olmak ile ol câniblerinde kal‘a dîvârları yokdur. Âdem aşağı baksa zehresi çâk olur. Ancak garb tarafında bir küçük kapusu var, at gücile girir. Bu kapu tarafları havâleli olmak ile gâyet metîn ve kavî kulle-i azîmleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 275b ·
metinde göster ·
… tdi. Evc-i âsımâna ser çekmiş bir yalçın kaya üzre leb-i deryâda Potamo dağları
eteğinde
bir sedd-i metîn kal‘a olup içinde Deli Hüseyin Paşa Kethudâsı Veli Paşa muhâfa …
Lisân-ı Yûnân'da Vasil Potamo kal‘ası derler. İşpanya binâsıdır, lâkin taşrasın Venedik binâ etmişdir. Sene (---) târîhinde Voynuk Ahmed Paşa Sultân İbrâhîm asrında feth etdi. Evc-i âsımâna ser çekmiş bir yalçın kaya üzre leb-i deryâda Potamo dağları eteğinde bir sedd-i metîn kal‘a olup içinde Deli Hüseyin Paşa Kethudâsı Veli Paşa muhâfazada iken Kandiye fethinden sonra Kapudan Kaplan Paşa yüz pâre gemiler ile bu kal‘a altına gelüp kazan kumbaralar ile bu kal‘ayı yere berâber münhedim etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 320a ·
metinde göster ·
şimâl cânibinde vâki‘ olup beşer altışar yüz evli ma‘mûr köylerdir. Bunların ke …
Bu kurâlar cümle Manya vilâyetinin eteğinde şimâl cânibinde vâki‘ olup beşer altışar yüz evli ma‘mûr köylerdir. Bunların kefereleri dahi Manya küffârlarına sehel arkalanup geçinirlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 332b ·
metinde göster ·
yüz evli ve yüz tüfengli kefereleri var. Bâğ u bâğçeleri ve âb-ı hayât suları y …
Karye-i Ayo Varvara: Bir yalçın kayalı dağ eteğinde yüz evli ve yüz tüfengli kefereleri var. Bâğ u bâğçeleri ve âb-ı hayât suları yayladan gelir âb [u] hevâsı latîf küçük köydür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335a ·
metinde göster ·
… e hâkindedir. Zerre denlü handakdan taşra alâkası yokdur. Kal‘ası bir sivri dağ
eteğinde
bir küçük seng binâ kal‘a-i ra‘nâcıkdır. Kal‘adan taşra atlarımız bırağup,
Evvel ve âhır Bundukanî Venedik keferesinin hükmünde olup bizim Delvinye hâkindedir. Zerre denlü handakdan taşra alâkası yokdur. Kal‘ası bir sivri dağ eteğinde bir küçük seng binâ kal‘a-i ra‘nâcıkdır. Kal‘adan taşra atlarımız bırağup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 351a ·
metinde göster ·
… ib-i cenûba ol öz içre nehr-i Dirağopol kenârınca ol sahrânın iki tarafı dağlar
eteğinde
cümle altmış sekiz pâre ma‘mûr u âbâdân ve bâğ u bâğçeli ve cümle kal‘a-misâl k …
Evvelâ Ergiri Kasrı'dan cânib-i cenûba ol öz içre nehr-i Dirağopol kenârınca ol sahrânın iki tarafı dağlar eteğinde cümle altmış sekiz pâre ma‘mûr u âbâdân ve bâğ u bâğçeli ve cümle kal‘a-misâl kulleli ve cümle evleri serâpâ kayağan taşı örtülü müzeyyen kurâlardır. Hikmet bu kim şark tarafında olan Libohovasındaki sıradaki kurâlar cümle elli pâre ma‘mûr köylerdir kim birbirlerine birer ok menzili karîbdir. Ve âb-ı hayât suları bî-hisâbdır, ammâ Ergiri Kasrı tarafında olan kırk pâre kurâlar dağlar eteğindedir, ammâ aslâ suları yokdur aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 355b ·
metinde göster ·
bâğlı ve bâğçeli ve bir kayalı dağ-ı serbülend dibinde cümle üç yüz aded kayağa …
Ergiri kazâsı nâhiyesinde bir dağ eteğinde bâğlı ve bâğçeli ve bir kayalı dağ-ı serbülend dibinde cümle üç yüz aded kayağan örtülü evlerdir. Ve kayalar dibinde niçe yüz aded su değirmenleri yürüdür âb-ı hayât sular kaynayup çıkar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 355b ·
metinde göster ·
Ergiri kazâsı hudûdunda bâğ-ı İrem-misâl âb-ı hayâtları cârî ve revân bir dağ
eteğinde
cümle iki yüz aded kayağan örtülü Ârnâbûd evleridir, ammâ ahâlîsi müselmânlardı …
Ergiri kazâsı hudûdunda bâğ-ı İrem-misâl âb-ı hayâtları cârî ve revân bir dağ eteğinde cümle iki yüz aded kayağan örtülü Ârnâbûd evleridir, ammâ ahâlîsi müselmânlardır. Bir câmi‘i ve bir mescidi ve bir hânı ve bir küçük hammâmı var. Zeynel Paşa oğlu bunda çiftliği içre sâkindir. Gâyet hânedân-ı azîmdir kim vasfında lisân kâsırdır. Bunda gelini yüz bin gûne şâdımânlar ile getirüp Cum‘a gecesi beğe arûsu teslîm edüp ol gece sabâha dak bir ayş u ışret ve sâz söz ve hây hûy zevk u safâ-yı Hüseyin Baykara meclisleri oldu kim sabâhısı "Yetmiş aded şarâb fıçısı boş kaldı ve iki bin kebâbı tenâvül olundu" deyü tefâhur kesb etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356a ·
metinde göster ·
yine karye-i Çeribaşı'yı geçüp Bulgar re‘âyâlarından birkaç re‘âyâ kulağızlar a …
Ve cümle üç aded hânları var. Ve cümle bir aded hammâmı var, ammâ bunun dahi ev hammâmları vardır. Ve bâğ u bâğçeleri firâvândır. El-hâsıl şîrîn kasaba-i bâğ-ı cihândır. Bunda hânedân sâhibleri zu‘amâlardan (---) ağayı ve (---) ağayı ve gayrileri fermân-ı pâdişâhî üzre Manya muhâfazasına me’mûr edüp anlar ol tarafa bizler der-i devlet tarafına bu şehirden kalkup Ohri şehrine gitmeyüp hemân kıble tarafına Ohri şehri ensesinden Uştuk yaylağı eteğinde yine karye-i Çeribaşı'yı geçüp Bulgar re‘âyâlarından birkaç re‘âyâ kulağızlar alup yine Uştuk yaylağının bir gayri yollarından yaylağı seyr [ü] temâşâ ederek aşup yokuş aşağı 5 sâ‘at enüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 372b ·
metinde göster ·
… ve koyunu çok olup gâyet semîn olurlar. Ve ba‘zı dağları taşlıcadır. Ve dağlar
eteğinde
yüz elli evli ve kiremitli ve tahta ve saz örtülü fukarâ evleridir ve ol kadar …
Ve bu Vılandiva kasabası seksen akçe kazâdır. Ve nâhiyesi kırk pâre kurâdır. Ba‘zı zamân Tikveş kadılığına ilhâk olur. Bu şehir bir dağlı ve bâğlı ve ormanlı bir kûhîce yerde vâki‘ olup serâpâ dağları ve ormanları pırnarlık ağaçları olmak ile keçisi ve koyunu çok olup gâyet semîn olurlar. Ve ba‘zı dağları taşlıcadır. Ve dağlar eteğinde yüz elli evli ve kiremitli ve tahta ve saz örtülü fukarâ evleridir ve ol kadar a‘yânı ve eşrâfı yokdur. Ve cemî‘i re‘âyâ vü berâyâsı cümle beyâz çuka gibi abâlar geyerler, kara libâs geymek ayıbdır ve meymenet yokdur derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 373b ·
metinde göster ·