… her gelen İpşir Paşa'nın Haleb'de isyân [u] tuğyânın ve deryâ-misâl asker cem‘
etmesinin
haberin getirirlerdi. Niçe kerre der-i devlet tarafından hasekiler ve kozbekçil …
Ba‘dehû paşa niçe menâsıb-ı âlîleri tevcîh edüp kalemiyyeleriyle yedi günde dörd bin 174b ulûfe çıkarup cümle kul mecbûr-ı hâtır oldu. Ammâ tevcîh olunan menâsıbların birisin İpşir Paşa müsellimlere zabt etdirmeyüp ba‘dehû müsellimler paşadan kalemiyyelerin şer‘ ile taleb edüp bin altmış kîse ashâbına redd olunup paşa bu kadar kîse-i Rûmî hasâre çekdi. Mâh-ı mezbûrun yigirminci günü sâbıkan ağamız olan Kulaksız Abaza Şâhin Ağa çingene harâcıyla gelüp paşa efendimiz dahi Şâhin Ağa'ya harâc-ı kıptîyânı zabt etdirmeyüp İpşir Paşa ile efendimiz mâbeynine ibtidâ bürûdet bundan hâsıl oldu. Ba‘dehû her gelen İpşir Paşa'nın Haleb'de isyân [u] tuğyânın ve deryâ-misâl asker cem‘ etmesinin haberin getirirlerdi. Niçe kerre der-i devlet tarafından hasekiler ve kozbekçiler ve serbevvâbân-ı dergâh-ı âlîler gidüp "Elbette lalam, âsitâne-i sa‘âdetime ale'l-acele gelesin" deyü müsta‘cel hatt-ı şerîfler gitdikçe Haleb'den taşra aslâ bir hatve çıkmayup deryâ-misâl asker cem‘ ederdi. Bir kerre bir telhîsi gelüp "Pâdişâhımın der-i devletine arz-ı bende-i bî-mikdâr budur kim Van diyârlarında Pinyânişi nâm ülkeden kızılbaş-ı bed-ma‘âş [u] ser-tırâş iki kerre yüz bin koyun sürüp niçe yüz a‘yân-ı Ekrâd katl edüp bu kadar kurâ ve büldân nehb ü gâret edüp sulh-ı Murâd Hân'a muğâyir gûnâ-gûn işler işlenmişdir. Bu abd-i kemter ol taraf ahvâline nigerânda olmağıla der-i devlet tarafına varmağa iktidârım yokdur. Hâlâ asker cem‘ edüp ol cânibe fermân-ı hümâyûnunuzla serdâr-ı mu‘azzam olup gitmek üzreyiz. İnşâallahü'r-rahmân pâdişâhım dahi evvel-bahârda bu câniblere deryâ-misâl asker ile atf-ı inân edüp ammün Sultân Murâd Hân'ın feth edüp yine kızılbaş aldığı Revân'ın ve Nahşivân ve Şirvân ve Azerbâycân'ın ve niçe bin bed-ma‘âşun cânın alavuz. Hâlâ kırk bin tüfeng-endâz u sekbân u sarıca gâzîleri cem‘ edüp yanımda yetmiş aded mîr-i mîrân ve yedi aded vezîr-i dilirân mevcûd olup iktizâ ederse der-i devlete bu minvâl üzre rû-mâlîde kılmak üzreyüz" deyü haber gelince der-i devletin cümle ser-i kârda olanları vâlih [ü] hayrân olup Kapudan Kara Murâd Paşa Yeniçeri ocağına fitne âteşin bırağup "Gördünüz mi kırk bin tüfeng-endâz ile sizi kırsa gerek!" deyü İslâmbol içre niçe kerre yüz bin gûne güft u gûy-ı dürûğu sahîh kîl u kâller olarak cümle erbâb-ı devlet mest-i devlet iken mest [ü] medhûş sergerdân u hayrân u giryân gezerlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 174a–174b ·
metinde göster ·
… drıa‘zam dahi küffâr-ı dûzah-karârın akîbince kovarak bu kal‘aya gelüp muhâsara
etmesinin
sebebi bu kal‘a bilâ-sulh binâ olunmasıyçün muhâsara olundu.
Lisân-ı Hırvad Macarı üzre Keckivar'dır. Macarca "vâr" kal‘aya derler. Keckivar (---)(---) demekdir, ammâ lisân-ı Ervâm'da Yeni kal‘a derler, zîrâ sene 1071 târîhinde bânîsi Zirinoğlu olup karîbü'l-ahd binâ olunduğıyçün Yenikal‘a derler. Hattâ Sührâb Mehemmed Paşa Kanije vâlîsi iken Kanije ıhrâk olup Kanije'yi almak sadedinde olup nehr-i Morava'nın beri bizim Kanije hâkinde Kanije'ye üç sâ‘at karîb bu kal‘ayı sulha muğâyir binâ etdi. Ve niçe kerre Sührâb Mehemmed Paşa "Bu kal‘ayı yıkun" deyü tenbîh edüp aslâ yıkmayup dahi ziyâde hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i üstüvâr edüp kal‘a içine yigirmi bin güzîde katana koyup diyâr-ı İslâmı nehb ü gâret ederek âhir-i kâr bu kal‘a sebebiyle bu sene 1074 kal‘a-i Kanije'ye sarılup kırk gün kırk geceden sonra Sadrıa‘zam kal‘a-i Kanije'yi dest-i küffârdan istihlâs edüp küffâr firâr ederek bu Yenikal‘a'ya girüp Sadrıa‘zam dahi küffâr-ı dûzah-karârın akîbince kovarak bu kal‘aya gelüp muhâsara etmesinin sebebi bu kal‘a bilâ-sulh binâ olunmasıyçün muhâsara olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 183a ·
metinde göster ·
… kıt‘ada böyle elmâsa mâlik olmuşdur’ {dediler}. Ve her bâr kral bu kuzuya nazar
etmesinin
aslı, kaçan kim kral bir kimesneye gazab-âlûd olsa ‘Pâdişâhlar Îsâ gibi kuzu ol …
"Hazret-i Îsâ Hazret-i Allâh'ın yanında kuzu sıfatlı ve kuzu gibi halûk ve yavaş ve kuzu gibi meler ve enîs ü mûnis kuzu sıfatlı olduğundan sizin pâdişâhlarınızın vezîr mührü nice pâdişâhlarınıza dedelerinden kalmış ise bu kuzu tasvîri elmâs dahi iki bin altı yüz yıldan berü çâsârlara dedelerinden intikâl edüp, ‘Cihân pâdişâhları bu eşkâlde ve bu kıt‘ada böyle elmâsa mâlik olmuşdur’ {dediler}. Ve her bâr kral bu kuzuya nazar etmesinin aslı, kaçan kim kral bir kimesneye gazab-âlûd olsa ‘Pâdişâhlar Îsâ gibi kuzu olmak gerekdir’ deyü kuzuya bakup celâl-i gazabı teskîn olur" deyü cevâb [verdi].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 67a ·
metinde göster ·
Ve Nîmî Çelebi dahi Lâlî Çelebi'ye hem-pâdır. Nîmî tahallus etmesinin aslı meflûcdur. Kemerinden aşağı pâylerine Q 20bP 20b varınca pâydâr olmadığından Nîmî tahallus edüp Lâlî ile Nîmî birbirleriyle hempâ olmaları o cihetdendir. Ammâ hakkâ ki ikisi dahi fâzıl ve üstâd-ı kâmillerdir. Gerçi bu Nîmî meflûcdur ammâ Cenâb-ı Bârî buna bir talâkat-i lisân vermiş kim bununla akrânı şu‘arâlar değil belki gayri ulemâlar dahi bununla mubâhese-i ilmiyye edemezler, zîrâ gâyet akl-ı Arasto çelebidir. Ammâ şeb [u] rûz halkı mezemmet [ü] kadh edüp kuduz it gibi dalamadadır. Ammâ her hicvi Sihâm-ı Kazâ-i Nef‘î'ye mânenddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y38b ·
metinde göster ·
… anbârları Hazret-i Yûsuf binâ etdüği(n) Eski Mısır evsâfında mevsûfdur. Ve binâ
etmesinin
sebebi sûre-i Yûsuf'da âyet-i şerîfler ile musarrahdır kim âye[t]: Arapça âye …
Bu anbârları Hazret-i Yûsuf binâ etdüği(n) Eski Mısır evsâfında mevsûfdur. Ve binâ etmesinin sebebi sûre-i Yûsuf'da âyet-i şerîfler ile musarrahdır kim âye[t]: Arapça âyeti ve Melik Reyyân vâkı‘a gördüğü âyeti:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y216b ·
metinde göster ·
… ilüp ba‘zı tur‘a ve cezîrelerde pinhân olup halâs olurlar. Nîl'in yeşil cereyân
etmesinin
aslı odur. Ve bu İsvân'ın cenûb tarafında,
Ve Nîl-i mübârek tuğyânında Mısır'a geldikde yeşil ve kırmızı cereyân edüp gelir. Ol mahalde Mısır'ın ehl-i tab‘ olan kimesneleri Nîl'den nûş etmeyüp Matariyye nâm karyede Hazret-i Îsâ kuyusundan ol rakîk âb-ı nâbdan getirdüp nûş ederler. Eğer Nîl'in ol yeşil Y 386b cereyân etdüği mahalde nûş eden halkın ekseriyyâ boğazlarında ur gibi kuşka hâsıl olur ve ayakları tulum gibi şişer, ne‘ûzu billâh. Nîl'in ol mahalde yeşil ve kırmızı gelmesinin aslı bu İsvân önündeki mezkûr cezîrelerde cem‘ olan zift ü neft ve kükürd [ü] katrânların sulariyle gelüp yedi elvân cereyân etdükde ekseriyyâ Nîl içinde olan haşerâtlar mürd olurlar. Bi-emrillâh anlar dahi bilüp ba‘zı tur‘a ve cezîrelerde pinhân olup halâs olurlar. Nîl'in yeşil cereyân etmesinin aslı odur. Ve bu İsvân'ın cenûb tarafında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y386a–Y386b ·
metinde göster ·