… hattıla "Bu fıçıyla bozayı içen sığırdır. Bu çömçeyi içen âdemdir" deyü tahrîr
etmiş, hâlâ
temâşâgâhdır. Ve (---)226b niçe hân-ı zîbâlar dahi vardır ammâ kal‘a-misâl o …
Ve Kurşumlu Hân ve Yoğurd Hânı ve Kütâhiyye Hânı ve Yağ Kapanı Hânı, azîm hândır. Bir âdem bahis ile bir fıçı boza içüp hânın kapusu üzre asılı durur. Bir âdem dahi bir çömçe boza içüp ol büyük fıçının yanına asup bir tabak kâğıd üzre sülüs hattıla "Bu fıçıyla bozayı içen sığırdır. Bu çömçeyi içen âdemdir" deyü tahrîr etmiş, hâlâ temâşâgâhdır. Ve (---)226b niçe hân-ı zîbâlar dahi vardır ammâ kal‘a-misâl olup serâpâ kurşum örtülü hânlar bunlardır, ki tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 226a–226b ·
metinde göster ·
… Tebrîz'e mânend şehr imiş. Hülâgû kavmi bu şehr kavmini helâk edüp şehrin hârâk
etmiş. Hâlâ
bin hâneli büleyde-i sağîredir. Üç câmi‘i ve hân [u] hammâmı ve esvâk-ı muhtasa …
Menzil-i şehr-i Behistân-ı bâğistân: Hoy şehirlerindendir. Başka kelenteri vardır. Kadîm-i eyyâmda Tebrîz'e mânend şehr imiş. Hülâgû kavmi bu şehr kavmini helâk edüp şehrin hârâk etmiş. Hâlâ bin hâneli büleyde-i sağîredir. Üç câmi‘i ve hân [u] hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Lâkin kârgîr bezzâzistânı yokdur. Ammâ bâğ u besâtin ve gaytânına nihâyet yokdur. Andan yine cânib-i şimâle 3 sâ‘atde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 307b ·
metinde göster ·
… nîsi Azerbaycân Şâhı Uzun Hasan binâsıdır. Murâd Hân-ı Râbi‘ efendimiz münhedim
etmiş. Hâlâ
rahnedâr olan dîvârları dolma kirec binâ palanka-misâl yerleri vardır. Gerçi ba …
Evsâf-ı kal‘a-i Çûres: Nakşivân hudûdunda Çûres başka hânlıkdır. İki bin askere mâlikdir. Kadısı ve on iki imâm aşkına on iki zâbiti var. Kal‘ası bir püşte üzre şekl-i muhammes, ol kadar metîn değil, sâde dîvâr bir kal‘a-i üstüvârdır. İbtidâ bânîsi Azerbaycân Şâhı Uzun Hasan binâsıdır. Murâd Hân-ı Râbi‘ efendimiz münhedim etmiş. Hâlâ rahnedâr olan dîvârları dolma kirec binâ palanka-misâl yerleri vardır. Gerçi başka bir püşte üzredir ammâ yine bir kûh-ı bâlânın dâmenine vâkı‘ olmuşdur. Kıbleye nâzır bir kapusu var. Derûn-ı kal‘ada Rus Hasan Paşa câmi‘inden gayrı imâret yokdur. Ammâ taşra şehri yedi bin hâne-i nev-binâlardır. On bir câmi‘i var. Cümleden Özdemirzâde Osmân Paşa câmi‘i ve Ferruhzâd Şâh ibn Timur Hân câmi‘i mükellefdir. Üç hammâm ve yedi hân ve iki yüz dükkân-ı âbâdândır. Âb [u] hevâsının letâfetinden perî-rû, melek-manzar, afifetü'l-hâl, hûb-hısâl mahbûbesi var. Ve mahsûlâtının memdûhâtından gûnâ-gûn galle ve hubûbâtı ve müsmirrâtı memdûh-ı Azerbaycân'dır. Ve gâyet ma‘mûr kasr-ı havernaklı nev-binâ sarây-ı âlîleri ve kâh-ı münakkaş mürevakkları var. Ve pençe-i âfitâb gılmân mahbûbları maralî ve gazâlî mükehhal Hoten âhûsu gözlü ve şîrîn sözlü ve Merâğa yüzlü serâmed ve dilârâ mahbûbları kaçan kim börk-i Isfahânîlerin ve Acem-pîşli kalemkârî ve halkârî sürh-renk kabâların giyüp tâvûs-ı bâğ-ı İrem gibi reftâr etdükleri zamân uşşakân-ı dilfikârın aklı perîşân olur. Ve kâhîce uşşâk-ı müştâka bir hande-künân nigâh etseler nâgâh âşık-ı dil-i zâr, zâr-ı nizâr-ı pür-zâr-ı Mecnûn-ı bî-karâr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 307b ·
metinde göster ·
… asrdan berü dest-i Acem'de şehr-i mu‘azzam olmuşdur. Ammâ kal‘asın şâh münhedim
etmiş. Hâlâ
altı bin hâneli bâğ u bâğçe ve câmi‘ ve hân ve imâret [ve] hammâm ve bezzâzistâ …
Evsâf-ı kal‘a-i Gencîne-i Râz, şehr-i azîm Gence-i Dilnüvâz: (---) binâsıdır. Dest-i Acem'den, şâh-ı İrân olan Tahmas[b] Şâh'ın destinden dest-i kahrile sene 990 târîhinde Koca Ferhâd Paşa feth edüp sene 1014 târîhinde Sarı Ahmed Paşa kethüdâsı Mehemmed Paşa hâkim-i Gence iken şâh-ı bed-fi‘âl İrân-zemîn askeriyle yedi ay muhâsara edüp şeb [u] rûz ceng-i azîm olup âhir bir tarafdan imdâd gelmemek ile cümle guzât-ı müslimîn amân ile kal‘ayı şâha teslîm edüp cüyûş-ı müslimîni uryânen cümle şehîd etdiklerin Fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis'e i‘lâm etdiler. Ol asrdan berü dest-i Acem'de şehr-i mu‘azzam olmuşdur. Ammâ kal‘asın şâh münhedim etmiş. Hâlâ altı bin hâneli bâğ u bâğçe ve câmi‘ ve hân ve imâret [ve] hammâm ve bezzâzistânlı ve esvâk-ı sultânîsi ma‘mûr şehr-i müzeyyendir. Ve şehri bir vâsi‘ sahrâda İremü'l-imâd misilli bir şehr-i müzeyyendir kim şehrin bâğ u besâtinleri içre Kürün çayı cereyân edüp nehr-i azîm Kür'e rîzân olur. Bu şehrin kıble dağlardır ve üzeri serâpâ bâğlardır kim âbdâr engûrü ve memdûhâtından Gence ipeği gâyet meşhûrdur. Ve cânib-i erba‘ası sahrâlarında yedi nâhiye kefere köyleriyle âbâdândır. Penbe ve pirinç ve harîr ile kâr ederler. Ankâ mûğları vardır ve marâlî ve gazâlî Hoten âhûsu gözlü mûğ-zâdları dahi memdûhdur. Ve mahbûbe-i zenâneleri dahi meşhûrelerdir. {Gence'nin at na‘lı ve demiri ve zekim ipeği meşhûr} ve bu şehr hânlıkdır. Üç bin nöker-i mekkâre mâlikdir. Münşî ve kelenteri ve darûgası ve on iki yâr aşkına kadı ve hâkimleri vardır, ammâ ibtidâ Âl-i Osmân destine girdikde ibtidâ hâkimi Hadım Hasan Paşa'dır ki Berda‘ kal‘asın feth edüp Tahmasb Şâh karındaşı oğlu Haydar Mirza'yı rehn verüp sulh mün‘akid oldukda Ferhâd Paşa mezkûr mîrzayı Âsitâne-i Sa‘adet'e getirdi. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 310a ·
metinde göster ·
… ri dahi vardır, ammâ kadîm-i eyyâmda şehr-i azîm Timur-ı bî-nûr harâb [u] yebâb
etmiş, hâlâ
Arpaçayı kenarında âsâr-ı binâları zâhir ve bâhirdir. Ol binâlar içre yedi aded …
Bu Begim kendi, Kars hükmünde üç yüz hâneli Ermeni ve Aznavûr Gürcî kavmleri dahi vardır, ammâ kadîm-i eyyâmda şehr-i azîm Timur-ı bî-nûr harâb [u] yebâb etmiş, hâlâ Arpaçayı kenarında âsâr-ı binâları zâhir ve bâhirdir. Ol binâlar içre yedi aded künbet-i âlîler vardır. İçinde Akçakoyunlu pâdişâhlarından Meymendî Hân ve Avşar Hân ve Otağa Bây Hân ve Gündüz Bây Hân nâmân hân-ı hânân-ı şehinşâhânlar serîrler üzre kimi yatar ve kimi oturur, gûyâ hayâtdadırlar. Her şahsın seng-i mezârlarında ve atebe-i âlîlerinde ism [ü] resimleri ve sebeb-i mevtleriyle târîhleri vardır. Ve bu şehr-i harâbın cânib-i selâsı yaylağ-ı azîmlerdir. Andan yine cânib-i garba sazlıklı ve bataklı yerleri ve ba‘zı mahalli çemenzâr vâdîleri (---) sâ‘atde ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 325b ·
metinde göster ·
… 32b⟧ sahrâ-yı Dadanlı içre kal‘a-i (---) Mikril binâsıdır. Uzun Hasan Şâh harâb
etmiş, hâlâ
Mikril hudûdunda Batum sancağına müşâdır.
Andan yine bu mahallerde guzât-ı müslimîn deşt [u] dâğ ve râğ u bâğ ve ırâğ u yakıni şeb [u] rûz nehb u gâret ederken Mikrilistân Hâkimi (---) Beğ'in ammîzâdesi (---) Beğ Malâzgird Beği ekrâdının altında giriftâr-ı bend-i esîr olup yüz baş esîr ve bin baş hayvânât ve niçe yük zerdeva ve niçe yük pârçe verüp halâs oldu. Hamd-i Hudâ bu sefer-i zafer-me‘serde bir esîr on guruşa ve bir sığır nîm guruşa ve bir gûsfend beş akçeye bey‘ [u] şirâ olundu. Ve bu mahalde Başaçık beğinden Serdâr Seydî Paşa'ya beş gulâm ve beş mahbûbe kız hedâyâ gelüp bu hakîre bir kız ve bir gulâm ihsân eyledi. Andan yine cânib-i garba asâkir-i İslâm ile mansûr ve muzaffer gidüp etrâf [u] eknâfı nehb u gâret ederek on bir sa‘atde nâhiye-i (---) gelüp anda bir 332b sahrâ-yı Dadanlı içre kal‘a-i (---) Mikril binâsıdır. Uzun Hasan Şâh harâb etmiş, hâlâ Mikril hudûdunda Batum sancağına müşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 332a–332b ·
metinde göster ·
… yok idi, deyü hikâye ederler. Hilâfet-i Ahmed Hânî'de Vezîr Nasıf Paşa münhedim
etmiş. Hâlâ
eser-i binâları zâhirdir. Ammâ imâr olan Kastamonî Şa‘bân Efendi halîfelerinden …
Ve cümle (---) aded tekye-i dervîşândır. Cümleden şehrin cânib-i şimâlinde bâğlar ve bâğçeler kenarında tekye-i Bektâşiyân var imiş. Görenler, bu dünyâda nazîri yok idi, deyü hikâye ederler. Hilâfet-i Ahmed Hânî'de Vezîr Nasıf Paşa münhedim etmiş. Hâlâ eser-i binâları zâhirdir. Ammâ imâr olan Kastamonî Şa‘bân Efendi halîfelerinden Yeniçeri Pîrî Efendi tekyesi ulu âsitânedir. Ve Şeyh Pîrî aşk-ı İlâhî ile sermet bir ârif-i billahdır. Âşıkâne ve tasavvufâne penç-beyt ilâhiyâtları lisân-ı âşıkânda on iki makâm üzre tilâvet olunur bir müdevveri var. Ve tekye-i,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 110a ·
metinde göster ·
Der-beyân-ı medrese-i âlimân: Cümle dokuz aded medâris-i dârü't-tedrîs-i tahsîl-i ulûmu vardır kim her birin birer selef şâhları inşâ etmiş. Hâlâ ders-i âmları vazîfe-i mu‘ayyeneleri ekl-i bel‘ edüp hücreleri cümle mu‘attaldır kim birer bevvâbı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 309b ·
metinde göster ·
… e vü revendegân-ı tüccârân mihmân olmak içün Şâh İsmâ‘îl bir hânkâh-ı azîm binâ
etmiş, hâlâ
âbâdândır. Ba‘dehû adl-i Acem ile bu mahalle bin mikdârı hâneler imâr olup müte …
Menzil-i Hânkâh-ı kebîr: Derne livâsı hükmünde âyende vü revendegân-ı tüccârân mihmân olmak içün Şâh İsmâ‘îl bir hânkâh-ı azîm binâ etmiş, hâlâ âbâdândır. Ba‘dehû adl-i Acem ile bu mahalle bin mikdârı hâneler imâr olup müte‘addid câmi‘leri ve hân u hammâm ve müfîd ü muhtasar bâzâr-ı dükkânçeleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 328b ·
metinde göster ·
… arın güllelerinden helâk olalar" deyü yoluna hiyel ü şeytanatlı hâzır-bâş kal‘a
etmiş. Hâlâ
her köşede top delikleri zâhir ü bâhirdir.
Ve bu şehrin her köşe başında karşu karşuya üç dör[d] kat kalın pranka demir zincîrler çekilirmiş, hâlâ yerleri âşikâredir. Ve her köşe başında evlerin birer kemerleri var. Kefere zamânı ol kemerler içinde sokaklara nâzır iri saçma topları âmâde etmiş kim "Her kankı sokağa düşman yürüyüş ederse mezkûr zincîrlerden atlı geçemeyüp yayanları topların güllelerinden helâk olalar" deyü yoluna hiyel ü şeytanatlı hâzır-bâş kal‘a etmiş. Hâlâ her köşede top delikleri zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 81a ·
metinde göster ·
… gözü sihr-i‘câz Fireng-pesend şükûfe-i gûnâ-gûnlar etmiş kim gûyâ sihr-i halâl
etmiş. Hâlâ
cümle âsâr-ı imâretiyle mükellef ü mükemmel durur.
"Tîz bu Süleymân köşküne bir kapu eylen" dedikde mahfel-i Süleymân'ın musannı‘lığına göre üstâd-ı Nemse ve Macar-ı füccâr bu maksûre-i Süleymân Hân'a iki kanatlı palasanta ağacından bir kapu vaz‘ etmiş ve her kanadın fahrî oyması gibi eyle sihr-âsâr müşebbek oymuş kim gûyâ Hıtâyî kâğızı mıkrâs-ı lâ ile oymuş ve bu kapunun gülleri ve berk-i terkleri ve mutabbak katmer gülleri üzre kuş gözü sihr-i‘câz Fireng-pesend şükûfe-i gûnâ-gûnlar etmiş kim gûyâ sihr-i halâl etmiş. Hâlâ cümle âsâr-ı imâretiyle mükellef ü mükemmel durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 95b ·
metinde göster ·
Süleymân Hân asrında bunu dahi Ösekli Kâsım Voyvada harâb
etmiş. Hâlâ
dest-i çârsârda olmağile bir şehr-i ma‘mûr olmuş, ammâ gâyetü'l-gâye ma‘mûr u m …
Süleymân Hân asrında bunu dahi Ösekli Kâsım Voyvada harâb etmiş. Hâlâ dest-i çârsârda olmağile bir şehr-i ma‘mûr olmuş, ammâ gâyetü'l-gâye ma‘mûr u müzeyyen şehr-i azîm nümâyân idi, ammâ bu şehre karîb bir bataklık var. Karşu cânibine yedi sâ‘atde dolaşılup varılırmış, ammâ köy köy üstüne gâyet ma‘mûr imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 5a ·
metinde göster ·
… i ra‘nâ imiş. Süleymân Beşe ibn Orhân Gâzî feth edüp câ-be-câ yerlerin münhedim
etmiş. Hâlâ
hâli üzre harâb yatup kalmışdır. İçinde koyun kışlaları vardır.
Zamân-ı İskender-i Kübrâ'da Akdeniz cezîrelerinden Misine cezîresinin bir banı gelü[p] İskender-i Kübrâ'dan me’zûn olup bu hisâr-ı üstüvârı binâ etdiğinden Misinehisâr derler. Bir kûh-ı ser-bülendin dâmeninde bir düz vâsi‘ çemenzâr fezâda şekl-i murabba‘ bir seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâ imiş. Süleymân Beşe ibn Orhân Gâzî feth edüp câ-be-câ yerlerin münhedim etmiş. Hâlâ hâli üzre harâb yatup kalmışdır. İçinde koyun kışlaları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 214b ·
metinde göster ·
… berk ile yıldırım isâbet edüp bu dershâne-i musanna‘ın ba‘zı yerlerin münhedim
etmiş. Hâlâ
âyende vü revendegân içün mihmânsarây-ı kârbân-ı revân-ı hasbîdir. Bu binâ-yı a …
Der-binâ-yı acâ’ibât: Bu mezkûr câmi‘den aşağı kal‘a kapusunun iç yüzünde cümle etıbbâ ve hukemâ-yı hâzıkânın dershâneleri var. Bunun dahi der-i dîvârlarında olan revzenleri cümle hâs u beyâz mermer-i hâmdır. Ba‘de'l-feth bu dershâne-i ibret-eserin içine Âl-i Osmân bârûd-ı siyâh koyup cebehâne ederler. Hikmet-i Hudâ zamân mürûr edüp bir gün bir ra‘d u berk ile yıldırım isâbet edüp bu dershâne-i musanna‘ın ba‘zı yerlerin münhedim etmiş. Hâlâ âyende vü revendegân içün mihmânsarây-ı kârbân-ı revân-ı hasbîdir. Bu binâ-yı azîm dahi acâ’ib ü garâ’ib temâşâgâhdır kim vasfında lisân kâsırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 253a ·
metinde göster ·
… irek binâ ederken bu arslanı da temâşâ edüp gûnâ-gûn boyalarla nakş-ı bûkalemûn
etmiş. Hâlâ
ol nakşın eserleri vücûd-ı gazanferde zâhirdir.
Ammâ bu liman-ı azîm üç yüz pâre gemi alır çanak gibi bir müdevver kapulu limandır kim beş rûzgâr-ı zorkârdan emîn olup a‘lâ demir dutar yataklı limandır. Hattâ Cânpolâdzâde Mustafâ Paşa kapudan paşa-yı bahr iken bu limanda donanma-i hümâyûn gemileriyle lenger-endâht olup liman ağzında bir kulle-i azîm mendirek binâ ederken bu arslanı da temâşâ edüp gûnâ-gûn boyalarla nakş-ı bûkalemûn etmiş. Hâlâ ol nakşın eserleri vücûd-ı gazanferde zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 254b ·
metinde göster ·
… derek (---) nâm havâriyyûn dahi bu Atina şehrine gelüp bu Mendel kenîsesin binâ
etmiş. Hâlâ
beş yüzden mütecâviz ruhbânları vardır. Buna dahi cemî‘i kâfiristândan nezerâtl …
Nâ-medh-i deyr-i râhibân-ı Mendel: Bu mezkûr Koçbaşı kenîsesinden şark cânibine 2 sâ‘atde kayalı dağlar ve sa‘b yollar ile gidüp bir kûhistân mişeistân bâğ-ı hıyâbân koyah içinde keşîşhâne-i Mendel manastırın dahi Hazret-i Îsâ âyet, sûre-i (---)Arapça nass-ı kâtı‘-ı bürhânı üzre Îsâ Nebî âsımâna urûc etdikde on iki aded havâriyyûn nâm halîfeleri pârekende ve perîşân olup her biri bir cânibe seyâhat ederek (---) nâm havâriyyûn dahi bu Atina şehrine gelüp bu Mendel kenîsesin binâ etmiş. Hâlâ beş yüzden mütecâviz ruhbânları vardır. Buna dahi cemî‘i kâfiristândan nezerâtlar gelir. Bin atlı gelse "Hoş geldiniz" deyü ta‘zîm edüp ri‘âyet ederler, ammâ Yahûdî varsa sabâh mürd olmuş bulunup kapkara yanmış bulunur, aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255a ·
metinde göster ·
… ta‘mîr ü termîm ediyor. Kal‘a altında Cemâleddîn hammâmı, mâ-tekaddem sel gark
etmiş, hâlâ
binâya bennâlar mübâşeret etmişler, ammâ latîf hammâm olur.
Ve cümle beş hammâmdır. Evvelâ İmâret hammâmı Gedik Ahmed Paşa'nındır. Ve Paşa sarâyı dibinde Alaca hammâm ve Kadı hammâmı ve Tabahâne hammâmı ve Eski yeni hammâmı ve hâlâ Kızlarağası Abbâs Ağa ta‘mîr ü termîm ediyor. Kal‘a altında Cemâleddîn hammâmı, mâ-tekaddem sel gark etmiş, hâlâ binâya bennâlar mübâşeret etmişler, ammâ latîf hammâm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y16a ·
metinde göster ·
… gibi oyup hurde rûmî ve islimî ve şükûfeler ile müzeyyen edüp nakş-ı bûkalemûn
etmiş. Hâlâ
üstâd mühendis destinden henüz çıkmış hurde münakkaşdır. Azamet-i Hudâ zamân-ı …
Ve bu kayalar altında niçe yüz mağâralar var kim herbirine im‘ân-ı nazar ile nigerân etsen dîde-i bînâ hîrelenüp âdem vâlih [ü] hayrân kalur. Meselâ ol mağâraların kapularının cânib-i erba‘ası ve revzenleri ve nerdübânları ve gilvi ve rafları eyle seng-i hârâdan peynir oyar gibi oyup hurde rûmî ve islimî ve şükûfeler ile müzeyyen edüp nakş-ı bûkalemûn etmiş. Hâlâ üstâd mühendis destinden henüz çıkmış hurde münakkaşdır. Azamet-i Hudâ zamân-ı kadîmde dahi şîvekârlık şîrînkârlık ve üstâd mi‘mârlık var imiş. El-hâsıl ma‘mûr şehr-i azîm imiş. Ammâ hâlâ leb-i deryâda bir küçük kasabadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y126b ·
metinde göster ·
… 'da Ehrâm dağlarından mutalsam kenzleri çıkarup üstünden bir kat taşın münhedim
etmiş, hâlâ
âsârları zâhirdir.
İmdi seyyâhân-ı cihâna ve müverrihân-ı benî âdeme şöyle ayân u beyân olunur ki sene 256 târîhinde Me’mûn Halîfe Âl-i Abbasiyân'ın eşbeh-i ser-efrâzı ve gâzî ve cânbâzıdır. Bağdâd'dan Mısır'a gelüp Mısır'da Ehrâm dağlarından mutalsam kenzleri çıkarup üstünden bir kat taşın münhedim etmiş, hâlâ âsârları zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y150b ·
metinde göster ·
içinde Hazret-i İbrâhîm Halîlullâh Y 198a hânesinden gayri bir âsâr-ı binâ yo …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde İşpanya destinden Melikü't-Tâhir feth edüp yine küffâr tama‘ etmesin deyü ba‘zı yerlerin münhedim etmiş. Hâlâ içinde Hazret-i İbrâhîm Halîlullâh Y 198a hânesinden gayri bir âsâr-ı binâ yokdur. Sıfet hâkinde nâhiyedir ve Halîlullâh hânesi sebebiyle ba‘zı kabâyil-i Urbân gelüp haymeleriyle meks ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y197b–Y198a ·
metinde göster ·
… e Melikü't-Tâhir Efrenc elinden feth etmede üsret çeküp ba‘zı yerlerin münhedim
etmiş. Hâlâ
Y 199a içinde keçi ve koyun kışlar. Benî âdemden ve imâretden bir şey yokdur.
Ve kal‘ası evc-i âsımâna ser çekmiş bir kal‘a-i âlîdir. Aşağı derelerden ve şehirden bir sâ‘atde çıkılır. Ol cebel-i müntehânın zirve-i a‘lâsında şekl-i müdevver bir sengîn-bünyâd bir kal‘a-i köhne-âbâddır. Ammâ hîn-i fetihde Melikü't-Tâhir Efrenc elinden feth etmede üsret çeküp ba‘zı yerlerin münhedim etmiş. Hâlâ Y 199a içinde keçi ve koyun kışlar. Benî âdemden ve imâretden bir şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y198b–Y199a ·
metinde göster ·
… a‘lâ hudûddur. Selefde Mısır pâdişâhları bu mahalle bir demir kapu yapup hudûd
etmiş. Hâlâ
yine Mısır hudûdudur. Zîrâ Mısır'a kankı pâdişâh mutasarrıf ise Mekke ve Medîne …
Andan Nâka boğazın ubûr edüp Mekke ve Medîne hudûduna kadem basdık. Nâka boğazından şimâle şâm hudûdudur, tamâm oldu. Hakîkatü'l-hâl Nâka kayası hudûddur, zîrâ şâm'dan 19 konak bu mahalle gelince yokuşa meyyâl gidilirdi. Ammâ Nâka kayasından cânib-i kıbleye enişe meyyâl gidilirdi. Hakkâ ki Nâka kayası a‘lâ hudûddur. Selefde Mısır pâdişâhları bu mahalle bir demir kapu yapup hudûd etmiş. Hâlâ yine Mısır hudûdudur. Zîrâ Mısır'a kankı pâdişâh mutasarrıf ise Mekke ve Medîne dahi anın hükmündedir. Zîrâ Mısır'dan Süveys deryâsı ile Mekke iskelesi Cidde'dir. Ve Medîne-i münevvere iskelesi Yenbû‘'a bin mîl bir körfez şab deryâsıdır kim Mekke ve Medîne'ye gılâl Mısır'dan bu deryâ ile gelüp ganîmet eder. Eğer Mısır olmasa Hicâz ve Tâ’if kavmi cû‘dan helâk olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y270b ·
metinde göster ·
… n mahsûl olmaz. Hâkim Bi-emrillâh halîfe iken yedi sene çıkardup ba‘dehu mesdûd
etmiş, hâlâ
âsârları zâhir ü bâhirdir.
Mısır'ın cânib-i kıblesine iki sâ‘at ba‘îd cebel-i Cûşî ardında Ayn-ı Mûsâ dağlarına cebel-i Becâmîm derler, anda bir kızıl reng kireç toprağı hâsıl olur, ol turâbı âteşde yaksalar altun çıkar. Ammâ odun kaht olduğundan çıkan altunun harcı hâsılından mahsûl olmaz. Hâkim Bi-emrillâh halîfe iken yedi sene çıkardup ba‘dehu mesdûd etmiş, hâlâ âsârları zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y231b ·
metinde göster ·
içinde kırk elli âdem ile bir paşa ağası kâyimmakâmdır. Bunda çârsû-yı bâzâr, i …
Leb-i deryâda Özdemir Paşa bir kulle-i azîm binâ etmiş. Hâlâ içinde kırk elli âdem ile bir paşa ağası kâyimmakâmdır. Bunda çârsû-yı bâzâr, imâret ve câmi‘den bir şey yokdur. Ammâ cümle diyâr-ı Habeş'e tuz bundan gider. Senevî kırk kîse iltizâmdır. Gâyet a‘lâ emânetdir. Senede niçe kerre yüz bin deve yükü lezîz tuz hâsıl olur. Çatal yüke üç dîvânî para ve hâviye yüke beşer maksûs para alınır. Ve bu Süveys deryâsı medd [ü] cezmdir, taşdığı mahalde bu sahrâya deryâ yayılur, çekildikde bi-emrillâhi ta‘âlâ kalan su beyâz tuz olup kalır. Bu mahalde on bin mikdârı Runçiye derler bir kabîle Zengîlerdir, fi'l-hâl anlar tuzu cem‘ edüp kulle dibine dağlar gibi yığarlar. İlâmaşaallâh böyle tuz hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y441a ·
metinde göster ·
Leb-i deryâda bir şehr-i azîm imiş. Özdemir Paşa feth etdükde Portakal küffârı istîlâ edüp kal‘asını ve şehrin harâb [u] yebâb etmiş, hâlâ âsâr-ı esâsları zâhirdir. İçinde Abîre kavmi derler bir kavm sâkinlerdir. Cümle yüz elli bin pâk pâkîze misk [ü] amber-i hâm ile âlûde Abîre kavmidir. Ammâ mezâhib-i erba‘adan ve gayrı dîn diyânetden ve haşır neşirden ve âyet hadîsden ve merg-i mefâcân ve tâ‘ûndan ve pire ve kehleden ve gayrı menâhiyyâtdan bî-haber bî-hayr akvâm-ı garîbedir. Cümlesi bu sahrâlarda haymeleriyle meks edüp hadd [ü] hisâbların Cenâb-ı Bârî bilür. Ammâ halûk âdemlerdir. Ve cümlesi yine uryânlardır, ancak avret yerleri birer deri ile mestûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y441b ·
metinde göster ·