… 'yu tahrîr etdüğü mahal bu İzmit'i Anadolu eyâletinde tahrîr edüp sancak tahrîr
etmişdir. Bir
kaç kerre zamânımızda üç tuğlu vüzerâlara ber-vech-i arpalık ihsân olunurdu. Ta …
Ba‘dehû Ebü'l-feth Mehemmed Hân, eyâlet-i Anadolu'yu tahrîr etdüğü mahal bu İzmit'i Anadolu eyâletinde tahrîr edüp sancak tahrîr etmişdir. Bir kaç kerre zamânımızda üç tuğlu vüzerâlara ber-vech-i arpalık ihsân olunurdu. Taraf-ı pâdişâhîden 243a hâss-ı hümâyûnu 26526 ze‘âmet 25 timar 187 çerîbaşısı ve alaybeğisi vardır ve üç yüz akçe şerîf kazâdır. Ve (---) nâhiyed[ir].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 242b–243a ·
metinde göster ·
câmi‘-i rûşendir. Sâfî (---) mestûr bir minâreli câmi‘u'n-nûrdur. Gâyet metîn e …
Ve garb tarafındaki rabtda Câmi‘-i Hâtûniyye: Selîm Hân-ı Evvel, bu Tarabuzun'da mütevellid olmağile vâlide-i mükerremesi binâ etmişdir bir câmi‘-i rûşendir. Sâfî (---) mestûr bir minâreli câmi‘u'n-nûrdur. Gâyet metîn evkâfı vardır. Hatta Polata Bâzârı nâmıyla ma‘rûf olan kasaba bu Hâtûniyye evkâfıdır ve niçe ma‘mûr kurâları dahı vardır. Yekpâre kubbe-i mînâsı içre her şeb kanâdîller ile müzeyyen olup cemî‘î cemâ‘at ibâdet ederler. Ve bir tabaka minâre-i musanna‘ı serv-i bâlâ-misâl eflâke ser çekmişdir. Ve bu câmi‘in der-i dîvârlarının bir sıra taşları mücellâ senglerdir ve bir saffı beyâz ve musaykal hucerâtlar ile inşâ olunmuşdur. Târîh-i câmi‘ budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 251a ·
metinde göster ·
… inkırâz-ı nesl bulmayup Şemsi Paşa oğulları derler. Kal‘asını Bursa tekürü binâ
etmişdir. Bir
topraklı kûh-ı bâlâ üzre çâr-kûşe bir harâbe içinde ammârı yok bir kal‘acıkdır. …
Sene (---) târîhinde Osmâncık fethidir. Be-dest-i Sunkur Bay Şemsî feth edüp kendüye evlâd-ı evlâd kayd-ı hayât ile ocaklık ihsân olunmuşdur. Hâlâ inkırâz-ı nesl bulmayup Şemsi Paşa oğulları derler. Kal‘asını Bursa tekürü binâ etmişdir. Bir topraklı kûh-ı bâlâ üzre çâr-kûşe bir harâbe içinde ammârı yok bir kal‘acıkdır. Ebü'l-feth Mehemmed Hân tahrîri üzre Anadolu eyâletinde başka sancakbeği tahtıdır. Taraf-ı pâdişâhîden beğinin hâss-ı hümâyûn 300.122 akçedir. Ze‘âmet-i Bolu 14, timar-ı Bolu 55, çeribaşısı ve alaybeğisi vardır. Kânûn üzre cebelüleriyle iki bin sekiz yüz kılıç asker olur. Sekiz yüz âdem dahi beğinin ve çeribaşısının olur. Ve üç yüz akçe şerîf kazâdır. Ve beş nâhiyesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 277b ·
metinde göster ·
… n [ve] hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı ve küçük kal‘a sonradan Yezdcir[d] Şâh binâ
etmişdir, bir
yalçın püşte üzre sad-ribâz-misâl bir seng-âbâd şekl-i murabba‘ küçük kal‘adır. …
Eşkâl-i kal‘a-i Tiflis: Evvelâ nehr-i Kür kenarında yalçın kayalar üzre birbirine mukâbil iki kal‘a-i Betlis-i Tiflis'dir kim mâbeyne-hümâsından nehr-i Kür cereyân edüp bir kayadan bir kayaya cisr-i azîm ile kal‘adan kal‘aya ubûr olunur. Kal‘a-i kebîr, nehr-i Kür'ün cânib-i cenûbundadır. Ve küçük kal‘a nehr-i Kür'ün şimâlindedir. Ve nehr-i Kür büyük kal‘anın sahrâya nâzır tarafında küçük kal‘aya açılan kapusu önünden nehr-i Kür kal‘a dîvârına dokunarak cereyân ederek yedinci konakda Bakü kal‘asıyla Gîlân şehri mâbeyninde Bahr-i Haraz'a mahlût olur. İbtidâ matla‘ı vilâyet-i Çıldır'da (---) dağlarından hurûc edüp tâ Kara Ardahân'dan ve kal‘a-i Ahıska'ya ve kal‘a-i Azgur'a uğrayup Tiflis içinden geçüp Bahr-i Haraz'a munsab olur. Bir nehr-i azîmdir kim müverrihân-ı İrân-zemîn, "Bu nehr-i Kür'e bin altmış uyûn-ı câriye rîzân olur" deyü tahrîr etmişler. Hakkâ ki nehr-i Furât'dan sonra nehr-i Kür azîm sudur. Bu nehr kenarında yalçın kaya üzre Betlis'in binâ etdiği kal‘a-i kebîrin dâiren-mâdâr cirmi altı bin adımdır ammâ binâ-yı atîkdir. Dîvârının kaddi altmış zirâ‘ ve yetmiş burc ve üç bin bedendir. Ve bir cisr bâbı var, handakı yokdur. Nehr-i Kür üzre suluk kullesi var. Hîn-ı muhâsarada andan def‘-i atşân ederler. Derûn-ı hisârda altı yüz bâğsız ve bâğçesiz hâne-i hâk-i mestûrı var ve Hân sarâyı bu kal‘adadır. Câmi‘i ve hân [ve] hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı ve küçük kal‘a sonradan Yezdcir[d] Şâh binâ etmişdir, bir yalçın püşte üzre sad-ribâz-misâl bir seng-âbâd şekl-i murabba‘ küçük kal‘adır. Cisr başına ancak bir dervezesi var. Derûn-ı kal‘ada üç yüz hâne ve câmi‘ var. Lâkin bedâsteni ve imâret yokdur. Bu kal‘anın büyük kal‘a cenûb tarafındadır. Ammâ bu küçük kal‘a sûr-ı kebîrden metîndir. Bu kal‘aların cümle üç bin nigehbânları vardır. Her şeb-i muzlimde kal‘ayı meş‘aller ile çerâğân edüp dîdebânlar "Hudâ hûb" deyü feryâd ederek nigehbânlık ederler. Gerçi Acem diyârıdır, ammâ ekseriyyâ ahâlîsi Osmânlı zamânından berü Sünnî ve Hanefî ve Şâfi‘îyyü'l-mezheb bî-hisâb kimesneleri vardır ve ulemâsı ve mahbûb ve mahbûbesi vâfirdir. Memdûhâtından, dânedâr gendümü ve hâs ve beyâz Tiflis nânı ve beyâzî ve âl tebekânî yanaklı şeftâlûsü ve âbdâr [ve] lezîzât şeftâlûsü gâyet latîf ve hoş-hordur. Zîrâ Gürcî zenâneleri bâğında hâsıl olur et şeftâlûleridir. Hubûbât [u] nebâtâtı mahsûlleri gâyet memdûhdur. Pembesi ve harîri olmaz, amma âbdâr engürü mevsûfdır. Ve nehr-i Kür'den bu mahsûlâtlara aslâ fâ’ide (yarkıdde) yokdur. Cümle bârân-ı rahmet ile hayr [u] berekât mütekâsirdir. Nehr-i Kür'ün tulû‘undan gurûbuna varınca yüz elli pâre şehre uğrayup aslâ bu kurâ ve kasabâtların mezâri‘âtlarına fâ’ide olmaduğundan nehr-i Kür derler, Moğol kavmi Kür-i ur derler, ya‘nî fâ’idesiz 320a demekdir, ammâ lezîz âb-ı nâbdır. Dâ’imâ pest akmağile âlî yerleri reyy edemez ve hammâmları memdûh değildir. Zîrâ bu şehirde ılıcalar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 319b–320a ·
metinde göster ·
mahûf u muhâtara eğri büğrü ve kemîngâhlı dere olmağile haydûd kâfirinden aslâ …
Sene 1043 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ vüzerâlarından Bayrâm Paşa müceddeden binâ etmişdir. Bir mahûf u muhâtara eğri büğrü ve kemîngâhlı dere olmağile haydûd kâfirinden aslâ geçilmeyüp dağlarında demir ma‘denleri mu‘attal kalup merhûm Bayrâm Paşa bu kal‘ayı bir dere içre nehr-i (---) kenârında çâr-kûşe seng-i hârâ kal‘a-i ra‘nâ edüp cirmi kâmil sekiz yüz adım ihâta eder. Cânib-i kıbleye bir kapulu ve cebehâne ve gılâl anbârlı ve on aded şâhî toplu ve iki yüz neferâtlı ve dizdârlı bir küçük kal‘adır, ammâ der [ü] dîvârları gâyet âlîdir ve kesme kaya handakı var ve derûn-ı hisârda elli hânesi ve bir câmi‘i ve mehterhâne kullesi var. Her gece nöbet çalınup bâng-ı Muhammedî çekilir gâyet serâmeddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 173b ·
metinde göster ·
günde harâbistânını güc ile ubûr etdik, ammâ yine on bin kadar saz ve kamış ört …
Bu şehri de Timur Hân harâb etmişdir. Bir günde harâbistânını güc ile ubûr etdik, ammâ yine on bin kadar saz ve kamış örtülü evleri ve kırk aded kiliseleri var. Çârsû-yı bâzârı gâyet müzeyyendir. Ammâ bu Japohakirmen mahalli dağıstân ve ormanistân yerler olmak ile hasırdan yelkenli kızak gemilerimiz artık işlemez olup kızaklardan çıkup atlara süvâr olunmak tenbîh olunup üç gün bu Japohakirmen'de tekâ‘üd etmek tenbîh olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 182b ·
metinde göster ·
acîb ü garîb şehr-i azîm imiş. Mizistre sahrâsında cereyân eden nehr-i azîm iri …
Ebü'l-feth Gâzî münhedim etmişdir. Bir acîb ü garîb şehr-i azîm imiş. Mizistre sahrâsında cereyân eden nehr-i azîm iri kenârında olup cümle der-i dîvârları yerde yatır. Andan 4 sâ‘atde cânib-i kıbleye yine Manya dağları eteğinde gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 275b ·
metinde göster ·
Sene (---) târîhinde dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye irtihâl
etmişdir. Bir
ulu âsitâne-i âlîsi vardır kim Mısır [u] Şâm ve Irâk ve Acem'de böyle âsitâne i …
Sene (---) târîhinde dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye irtihâl etmişdir. Bir ulu âsitâne-i âlîsi vardır kim Mısır [u] Şâm ve Irâk ve Acem'de böyle âsitâne inşâ olunmamışdır. Zîrâ her selef pâdişâhının birer âsâr [[(---) (---)]] bir binâ-yı azîm olmuşdur. Ammâ hayrâtının ekser binâsı Lâtikıyye'de medfûne vâlide-i merhûmesinin hayrâtlarıdır. Cümle [[(---) (---) (---)]] Aslâ açık yeri yokdur. Cümle kâ[r]gîr kubbelerle örtülüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y180a ·
metinde göster ·
küçük minberdir. Ba‘zı zamân anda du‘â-yı istiskâ için ahâlî-i vilâyet cem‘ olu …
Ve bu haremin kıblesinde Bâb-ı Hutbe, Leyle-i Mi‘râc'da Hazret-i Risâlet-penâh bu minbere çıkup cemî‘i ervâh-ı enbiyâya nasîhat etmişdir. Bir küçük minberdir. Ba‘zı zamân anda du‘â-yı istiskâ için ahâlî-i vilâyet cem‘ olup du‘â ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y215b ·
metinde göster ·
… r kim Hazret-i Risâlet'in da‘veti ile taht-ı zemînden Medîne'ye varınca cereyân
etmişdir. Bir
rivâyetde Hazret-i Risâlet ticâret ile şâm'a giderken bu Ayn-ı Zerka bile gidüp …
Ve âb-ı hayât, Ayn-ı Zerka bu câmi‘in hareminden cereyân edüp bu mahalde gâyib olur. Beyne'l-Haremeyn cümle menzillerde nûş olunan Ayn-ı Zerka'dır kim Hazret-i Risâlet'in da‘veti ile taht-ı zemînden Medîne'ye varınca cereyân etmişdir. Bir rivâyetde Hazret-i Risâlet ticâret ile şâm'a giderken bu Ayn-ı Zerka bile gidüp ba‘zı menâzillerde zâhir olan âb-ı hayâtlar bu Ayn-ı Zerka'dır, derler. Hakkâ ki bir ta‘mda ve bir elvânda bir âb-ı hayâtdır. Ammâ beyne'l-Haremeyn gâyet ısıcakdır, kûze ve tulumlarda sehel kesb-i hevâ etse buz pâresi olur. Ve gâyet serî‘ü'l-hazm âb-ı sâfîdir. Hakkâ ki mu‘cize-i azîmdir kim niçe bin Y 309a dağı ve taşı ve çöl [ü] çölistân-ı bî-ma‘âşı aşup Hazret-i Risâlet'in murâd-ı şerîfleri üzre gelmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y308b–Y309a ·
metinde göster ·
… ahalde bir deyr-i Yahûd var imiş. Hazret-i Risâlet'e nübüvvet geldikde münhedim
etmişdir. P 139b Bir
muzlim bucakda bir küçük kapudur. Ve hareme on iki ayak taş nerdübân ile enilir …
Ve bu Bâb-ı Ziyâd'dan yine cânib-i garba kubbeler altından ubûr ederek yigirmi adımda Bâb-ı Ziyâde-i Dârü'n-Nedve, ba‘zılar Bâb-ı Yahûd derler. Zamân-ı cehâletde bu mahalde bir deyr-i Yahûd var imiş. Hazret-i Risâlet'e nübüvvet geldikde münhedim etmişdir. P 139b Bir muzlim bucakda bir küçük kapudur. Ve hareme on iki ayak taş nerdübân ile enilir. Ve taşradan yine eyle çıkılır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y335a ·
metinde göster ·
… rı çukur taş-ı mübârek içine komuşlar. Vücûd-ı şerîfi ol hacer-i safrâya te’sîr
etmişdir. Bir
hayli çukurdur içine bir âdem vüs‘at üzre murabba‘ otursa mümkindir.
Ve bir küçük kapusu var, serâpâ zer-ender-zer ve murassa‘ ve musanna‘dır. Ve kuflı dahi selef pâdişâhlarının hayrâtından bir mücevher kiliddir. Bu kapunun dibinde ibrîşim seccâde üzre bir muhteşem huddâm-ı beyt-i Resûl oturup huccâc-ı züvvâr vardıkda cevâhir miftâhile bâb-ı şerîfi küşâde kılup ehl-i ziyâret bu du‘âyı tilâvet eder, ziyâret eder. Bizzât Hazret-i Risâlet rahm-ı mâderden müştak olduğu mahalde bir sarı çukur taş-ı mübârek içine komuşlar. Vücûd-ı şerîfi ol hacer-i safrâya te’sîr etmişdir. Bir hayli çukurdur içine bir âdem vüs‘at üzre murabba‘ otursa mümkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y352a ·
metinde göster ·
… ---) demekdir. Sene (---) târîhinde bu kal‘ayı Mısır pâdişâhlarından (---) binâ
etmişdir. Bir
vâsi‘ Y 374a vâdî içinde kayalı yerde şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i metîndir. V …
Menzil-i kal‘a-i Ezlem: Lisân-ı Arab'da ezlem (---) demekdir. Sene (---) târîhinde bu kal‘ayı Mısır pâdişâhlarından (---) binâ etmişdir. Bir vâsi‘ Y 374a vâdî içinde kayalı yerde şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i metîndir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd yüz adımdır. Ve cânib-i cenûba nâzır bir kapusu vardır. Ve her köşesinde birer kullesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y373b–Y374a ·
metinde göster ·