… ûmlar ve dâr-ı müsâfirîn ü mücâvirîn ve mihmânhâne ve tîmârhâneler ile Ayasofya
etrâfın
ârâste ve şehr-i Makdonya'yı pîrâste edüp mezkûr bin bir kubâbların tâ vasatınd …
Biri dahi Bâb-ı Hümâyûn dâhilinde hâlâ cebehâne olan kubbe-i köhne bünyâddır kim ilâ yevminâ cebehâne-i Âl-i Osmân ile mâl-â-mâldır kim hisâb [u] kitâbdan hâric ve âric bir dahme-i Efrâsiyâb-misâl bir âlât-ı silâhhânedir. Bu gûne kubâb-ı azîmler ve dâr-ı şifâlar ve dâr-ı ulûmlar ve dâr-ı müsâfirîn ü mücâvirîn ve mihmânhâne ve tîmârhâneler ile Ayasofya etrâfın ârâste ve şehr-i Makdonya'yı pîrâste edüp mezkûr bin bir kubâbların tâ vasatında Tavukbâzârı nâm mahalde evc-i âsumâna ser çekmiş seng-i sumparadan bir serâmed amûd-ı müntehâ inşâ edüp tâ zirve-i a‘lâsına beyâz mermer-i hâm üzre bir tuyûr timsâlin ihdâs etdirüp her sene ol murg-ı bî-rîğ te’sîr-i vefk ile sayha urup perr [ü] bâlin küşâde edince azamet-i Hudâ ekâlîm-i seb‘ada ne kadar murg-ı zeyrek ve tuyûr-ı sığırcık-ı pür-reng var ise cemî‘i dünyâ hadîkalarına müstevlî olup minkârlarına birer zeytûn ve nâhuneynlerine ikişer zeytûn alup her tayr üçer dâne zeytûn hedâyâ ile İslâmbol'a gelüp mezkûr amûdun zeylinde olan kilar kubbesinin zirvesindeki delikden zeytûnları bırağup edâ-yı hidmet edüp giderlerdi. Aceb te’sîrât-ı mutalsamâtdır. Ve bu zeytûnları cemî‘i ruhbânlar tenâvül edüp def-i cû‘ ederlerdi. Bu gûne niçe bin mutalsamât-ı acîbler olduğu mahallinde tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12b ·
metinde göster ·
… i kulle mabeyni (---) bedendir. Bu hisâb üzre dâ’iren-mâdar İslâmbol kal‘asının
etrâfında
(---) bedendir.
Ve bu terkîm olunan hisâb üzre nefs-i İslâmbol'un cirmi Yedikulle'den Ayvansarıkapusu'na, andan Sarâyburnu'na ve Yenisarây ile ve Sarâyburnu'ndan yine tâ Yedikulle'ye varınca dâ’iren-mâdar İslâmbol kal‘ası kâmil otuz bin adımdır. Ve bin adımda on kulle vâkı‘ olmuşdur. Bu hisâb üzre cümle dört yüz kulledir. Ammâ kara tarafı üç kat kal‘a dîvârı olmağile anların kulleleri ile cümle burc [u] bârû-yı İslâmbol bin iki yüz yigirmi beş kulle-i azîmlerdir kim kimi çâr-kûşe ve kimi müdevver ve kimi şeşhâne-i mevzûn ibret-nümûn kullelerdir. Ve iki kulle mabeyni (---) bedendir. Bu hisâb üzre dâ’iren-mâdar İslâmbol kal‘asının etrâfında (---) bedendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15a ·
metinde göster ·
… fer Edirne'ye gelüp Yıldırım Bâyezîd Hân taht-nişîn 24a müstakil pâdişâh olup
etrâf-ı
kâfiristâna Yıldırım Hân yıldırım gibi şakıyup babasının intikâmın almağiçün di …
Andan sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr halîfe olup müstakillen Rûm diyârına deryâ-misâl asker çeküp mukaddemâ Alâeddîn Sultân'ın ve Hacı Bektaş-ı Velî'nin nasîhatıyla Kostantıniyye'yi feth etmek içün cânib-i erba‘asın evvel feth etmeğe Gâzî Murâd-ı Evvel cüyûş-ı Muhammedî ile sene (---) târîhinde bizzât Gâzî Hudâvendigâr Gâzî Murâd-ı Evvel'dir, Edirne kal‘asın İdrivne tekuru elinden feth edüp kabza-i teshîre alup cümle Anatolu'da ümmet-i Muhammed Edirne câniblerinde mâl-â-mâl olup İslâmbol'dan taşra küffâr-ı hâk-sâr çıkamaz oldu. Ammâ bi-takdîri Hallâk-ı âlem Gâzî Hudâvendigâr yedi kerre yüz bin küffâr-ı hâksâr ile Rûmeli hâkinde ve Vuçitrin kal‘ası dâmeninde Kosova nâm sahrâda küffâr ile ceng edüp yedi kerre yüz bin küffâr münhedim olup cümlesi dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçüp Gâzî Hudâvendigâr hamd-i Hudâ ederek lâşe-i küffâr-ı dûzah-karârları seyr [ü] temâşâ ederken lâşeler içinden Vilaşkobla nâm kâfir elinde tîğ-ı Dahhâkdan nişân verir bir bıçağile Gâzî Hudâvendigâr'ı urup şehîd eyleyüp ol mel‘ûnu dahi anda pâre pâre edüp guzât-ı müslimîn bî-hisâb mâl-ı ganâyimle mansûr [u] muzaffer Edirne'ye gelüp Yıldırım Bâyezîd Hân taht-nişîn 24a müstakil pâdişâh olup etrâf-ı kâfiristâna Yıldırım Hân yıldırım gibi şakıyup babasının intikâmın almağiçün diyâr-ı deyr-i küffâristâna kılıç urup (---) sene târîhinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23b–24a ·
metinde göster ·
… d Hân sene 855 târîhinde müstakil pâdişâh olup cümle kullar kendüden bî‘at edüp
etrâf
pâdişâhlarına nâmeler gidüp cümle pâdişâhlardan elçiler ile mübârek-bâd nâmeler …
"El-umûru merhûnetün bi-evkâtihâ" deyüp cemî‘i umûrun Cenâb-ı Bâri'ye tevfîz eyleyüp yine ilme meşgûl oldu. Hikmet-i Hudâ pederi Murâd Hân merhûm olup tekrâr Sultân Mehemmed Hân sene 855 târîhinde müstakil pâdişâh olup cümle kullar kendüden bî‘at edüp etrâf pâdişâhlarına nâmeler gidüp cümle pâdişâhlardan elçiler ile mübârek-bâd nâmeleri ile hedâyâlar geldi. İllâ Kara Koyunlu neslinden Âzerbâycân şâhı Uzun Hasan itâ‘at etmeyince Sultân Mehemmed'in ibtidâ gazâsı Uzun Hasan olup Tercân sahrâsında iki deryâ-misâl asker birbirine mukâbele vü mukâtele olunca bir gün bir gece ceng-i sultânî ve neberd-i hâkânî olup Sultân Hasan münhezimen firâr etdüğine târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24b ·
metinde göster ·
… mesin geyüp Düldül-vâr bir katıra süvâr olup ulemâ kıyâfetiyle İslâmbol kal‘ası
etrâfların
deverân u seyrân edüp asâkir-i İslâma ihsân [ü] in‘âmlar edüp ve istimâletler i …
Muhâsaranın otuzuncu günü ki oldu Sultân Mehemmed ser-i sa‘âdetine örf-i izâfetin geyüp ayağına âsumânî çizmesin geyüp Düldül-vâr bir katıra süvâr olup ulemâ kıyâfetiyle İslâmbol kal‘ası etrâfların deverân u seyrân edüp asâkir-i İslâma ihsân [ü] in‘âmlar edüp ve istimâletler ile va‘de-i kerîmeler edüp cüyûş-ı müslimîni cenge terğîb edüp gezerdi. Ol tarafdan ubûr edüp niçe bin asker ile Eyyûb'den Kâğızhâne tarafına varup Beğ nehrin ve Kâğızhâne nehrin ubûr edüp Levend Çiftliği nâm mahalde kırk pâre firkate dahi yapılmış idi, anları alup yine kızaklar ile çekerek Okmeydânı'ndan aşırup deryâ-misâl imdâd-ı asker gösterüp {gemileri Şâhkulu iskelesinde} deryâya kodular ve içine niçe bin pür-silâh kırmızı fes arakiyyeli azebistân kavm-i Arabistân şehbâzlarından asker doldurup yine İslâmbol'a geçmek sadedinde iken
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27b ·
metinde göster ·
… ı andan büyük oda mescidi andan meşkhâne andan yine hammâma gelince bu meydânın
etrâfında
mezkûr hâsodalar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp cümle odalarda üç bin zer-i zîvere …
Ve bir Atmeydânı cirminde bir havlı-yı ferah-fezânın cânib-i şarkında bir hammâm-ı latîf ana muttasıl hazîne-i hâssa ve ana muttasıl kuşhâne ve ana muttasıl kilar odası andan hazîne odası andan hâsodası [andan]{Hünkâr câmi‘i} andan doğancılar odası andan küçük oda andan büyük oda andan seferliler andan külhan odası andan büyük oda mescidi andan meşkhâne andan yine hammâma gelince bu meydânın etrâfında mezkûr hâsodalar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp cümle odalarda üç bin zer-i zîvere gark olmuş zerdûz tâclı gül pîrehenli Yûsuf-çehre gılmân-ı hâssa ile mâl-â-mâl edüp her biri devâm-ı devlet-i pâdişâhî ed‘iyesine müdâvemetde olup hidmet-i şehriyârî ile ber-hordâr [u] behre-mend olmada idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Ebü'l-feth ol deyri münhedim edüp zemînine Eski Sarây'ı sene semâne ve hamsîn [ve] semâne mi’ede [858] şürû‘ edüp sene isnâ ve sittîn ve semâne mi’ede [862] itmâm bulup burc [u] bârûsuz ve dendân-ı bedensiz ve etrâf[ı] handaksız bir sûrdur. Ammâ gâyet metânet üzre binâ olunup cümle dîvâr üzre rusâs-ı nîlgûn ile mestûrdur. Ol asırda dâ’iren-mâdâr cirmi on iki bin arşın idi. Ve şekl-i murabba‘ kârgîr-binâdır. Bir rüknü Sultân Bâyezîd Kazancıları köşesinden tâ Miskî Sâbûnî Bâbı'na müntehî idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
… vân ezhârlar kazılmışdır 36a ve her amûdların kürsî-i âlîlerinde ve kemerleri
etrâfındaki
zıhlar kirişmelerinde ol kadar üstâd-ı mermer-bür san‘at harc etmişdir kim hâlâ …
Ve bu câmi‘in iç yüzü rû-yı dîvârında serâpâ beşer altışar zirâ‘ çâr-kûşe mücellâ ebrî hacerâtlar ile kaplı bir câmi‘dir. Her bir taşda bi-emrillâh gûnâ-gûn eşkâl-i garîbeler ve şükûfeler yazılmışdır ve kenârlarında elvân ezhârlar kazılmışdır 36a ve her amûdların kürsî-i âlîlerinde ve kemerleri etrâfındaki zıhlar kirişmelerinde ol kadar üstâd-ı mermer-bür san‘at harc etmişdir kim hâlâ cihân üstâdları ana bir tîşe urmağa kâdir [de]ğildir. Ammâ mihrâbı ve minberi beyâz mermerden sâde güzelidir. Ammâ gâyet musanna‘dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35b–36a ·
metinde göster ·
… i Kahkahâ ve sedd-i Ye’cûc-misâl sedd-i bî-sütûnlardır. Hâlâ Ayasofya câmi‘inin
etrâfında
ol pâyeler zâhir ü bâhir olup Ayasofya anlar ile metânet bulmuşdur. Ammâ Ayasof …
Ol asırda Bursa'da Ulu Câmi‘'i ve Edirne'de Eski Câmi‘i Yıldırım Hân içün binâ eden Mi‘mâr Alî Neccâr hayâtda olmağile fi'l-hâl Ebü'l-feth Kostantîn'e dostluğa binâen sûret-i mahabbetden görünüp Ayasofya'nın ta‘mîr [ü] termîmiyçün Koca Mi‘mâr Alî'yi Tekur'a gönderüp kıral gâyet haz edüp Ayasofya'nın cânib-i erba‘asına azîm pâyeler inşâ etdi kim her biri birer sedd-i Kahkahâ ve sedd-i Ye’cûc-misâl sedd-i bî-sütûnlardır. Hâlâ Ayasofya câmi‘inin etrâfında ol pâyeler zâhir ü bâhir olup Ayasofya anlar ile metânet bulmuşdur. Ammâ Ayasofya'nın sağ tarafındaki Sarıkcılar dükkânları mâbeyninde olan pâyenin içini Mi‘mâr Alî iki yüz kademe minâre yolu gibi yol eyledikde kıral-ı dâl,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36a ·
metinde göster ·
… örtülü bir kubbe-i âlîdir ve (---) kapusu ve bir tabaka bir minâresi ve haremi
etrâfında
hücreleri ile müzeyyen bir ma‘bed-i kadîmdir kim Ebü'l-feth'in hayrâtıdır. Anda …
Evsâf-ı Câmi‘-i Küçük Ayasofya: (---) sene târîhinde Kostantîn'in anası Aline binâsıdır. Gûyâ tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l Ayasofya tarzında bir câmi‘ {olduğuyçün Küçük Ayasofya derler}. Kıble kapusundan mihrâba varınca tûlu (---) ayakdır ve arzı (---) ayakdır ve cümle (---) aded sütûn-ı gûnâ-gûn üzre mebnî kurşum örtülü bir kubbe-i âlîdir ve (---) kapusu ve bir tabaka bir minâresi ve haremi etrâfında hücreleri ile müzeyyen bir ma‘bed-i kadîmdir kim Ebü'l-feth'in hayrâtıdır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39b ·
metinde göster ·
… ve Balıklağa ve Menkup kal‘ası. Bu Kefe'den beri mezkûr kal‘alar Kırım cezîresi
etrâfındadır
.
İbtidâ Tuna Belgradın muhâsara edüp bî-feth rücû‘ etdi. Ve cezîre-i Mora'da kal‘a-i Gördüs ve dahi kal‘a-i Misistre ve kal‘a-i Kostantıniyye ve kal‘a-i Atina ve kal‘a-i Eğriboz {875} ve Avrethisârı ve Alacahisârı ve Belgrad kurbünde Havâle kal‘ası ve Semendire kal‘ası ve Silifke kal‘ası ve Mut kal‘ası, Varsak Kara{hisârı} kal‘ası, vilâyet-i Germiyan'da Kütâhiyye kal‘ası ve Karaman'da Ermenak kal‘ası ve Kalonhisârı ve Kefe kal‘ası sene 880 ve ibn Germiyan kal‘ası ve Sudak ve Kerç ve Balıklağa ve Menkup kal‘ası. Bu Kefe'den beri mezkûr kal‘alar Kırım cezîresi etrâfındadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 41a ·
metinde göster ·
leyle-i mübârekelerde kanâdîller çerâğân edecek bir kat tabaka vardır. Ve niçe …
Ve kubbe etrâfında leyle-i mübârekelerde kanâdîller çerâğân edecek bir kat tabaka vardır. Ve niçe bin âsâr-ı maslûbât âvîzeler ile müzeyyen bir câmi‘dir. Bunlardan gayrı câmi‘ içre bir alâmet yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
… âd Hân-ı Râbi‘ sekiz sütûn üzre bir sivri kubbe-i levha inşâ etmişdir. Ve havuz
etrâfında
çâr servi dırahtı vardır.
Ve haremin tâ ortasında bir âbdest havzı ve fevvâreleri dâ’imâ pertâb edüp cemâ‘at-i müslimîn tecdîd-i vuzû’ ederler âb-ı hayâtdan nişân verir zülâli vardır. Bu havuz üzre dahi Murâd Hân-ı Râbi‘ sekiz sütûn üzre bir sivri kubbe-i levha inşâ etmişdir. Ve havuz etrâfında çâr servi dırahtı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
… sf-ı cihân ve tetimme-i sûhteyân ve bin aded beyt-i hüddâmân binâ edüp bu câmi‘
etrâfındaki
cümle bin bir kubbe add olunmuşdur.
Ve bir dârü'l-hadîs ve bir dârü'l-kurrâ ve başka medrese-i ilm-i tıb ve bir mekteb-i sıbyân ve bir dârü'ş-şifa ve bir me’kelhâne ve bir dâr-ı it‘âm ve bir tevhâne-i müsâfirin ve bir kârbânsarây-ı âyende vü revendegân ve bir yeniçeri ağası sarâyı ve bir esvâk-ı zergerân düğmeciyân, haffâfân ve bir hammâm-ı rûşenâ-yı nısf-ı cihân ve tetimme-i sûhteyân ve bin aded beyt-i hüddâmân binâ edüp bu câmi‘ etrâfındaki cümle bin bir kubbe add olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45a ·
metinde göster ·
Ve harem vasatında bir havz-ı müdevveri âb-ı zülâl ile leb-ber-leb olup
etrâf
uyûnlarından tecdîd-i vuzû’ ederler. Ve sekiz sütûn üzre bir serâmed kubbe-i ⟦4 …
Ve harem vasatında bir havz-ı müdevveri âb-ı zülâl ile leb-ber-leb olup etrâf uyûnlarından tecdîd-i vuzû’ ederler. Ve sekiz sütûn üzre bir serâmed kubbe-i 47a bâlâdır kim fâtih-i Bağdâd Murâd Hân-ı Râbi‘ binâ etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46b–47a ·
metinde göster ·
imâret ü medresesi ve tâbhâne vü dârü'z-ziyâfesi ve hayrât [ü] hasenât-ı sâ’ire …
Bu harem-i kebîrin etrâfında imâret ü medresesi ve tâbhâne vü dârü'z-ziyâfesi ve hayrât [ü] hasenât-ı sâ’iresi vardır. Ammâ dârü'ş-şifa-yı hammâmı yokdur. Ammâ bu dahi bir cevâmi‘-i azîmü'ş-şândır ki sâ’ir cevâmi‘-i selâtîn-i izâma giden masrafdan ziyâde buna dahi mâl-ı firâvân harc olunmuşdur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47a ·
metinde göster ·
… ç tarafların gâret etdikleri ve yine Boçkay ile Âl-i Osmân askeri kal‘a-i Uyvar
etrâfların
nehb [ü] tâlân etdikleri sene 1014.
Feth-i kal‘a-i Üstürgon-ı ibret-nümûn 59b ve Erdel kıralı Boçkay ile Serhoş İbrâhîm Paşa ile taht-ı Nemse çâsârı olan kal‘a-i Beç tarafların gâret etdikleri ve yine Boçkay ile Âl-i Osmân askeri kal‘a-i Uyvar etrâfların nehb [ü] tâlân etdikleri sene 1014.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 59a–59b ·
metinde göster ·
Ve bu câmi‘in üç tarafı etrâfında incecik sütûnlar üzre dâ’iren-mâdâr cemâ‘at tabakalarıdır. Andan yukaru tâ kubbe dâmenine varınca üç kat kanâdîller çerâğân edecek demir kafes kenârlı tabakalardır ve (---) sütûn-ı rakîk üzre bir mü’ezzin mahfili ve (---) sütûn-ı gûnâ-gûn üzre bir hünkâr mahfili var, gûyâ bu mahfileyn mahâfil-i cennetdir. Bu mahâfillerin ve yan soffa maksûrelerin altında cümle (---) aded amûd-ı gûnâ-gûn ile pîrâste olmuş bir câmi‘-i dîl-küşâ[dır.]
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60a ·
metinde göster ·
… ân'ın inhizâmı ve Acem diyârının nehb [ü] gâret olunduğu ve Bâğ-ı Cinân kal‘ası
etrâflarında
yigirmi pâre kal‘alar harâb olduğu andan Şehr-i Hemedân ve kal‘a-i Dergezîn cân …
Ve Husrev Paşa'nın Bağdâd'a azîmeti ve Şehrezûl haddinde Erkek Ahmed kal‘asın binâ etdüği ve Mihribân kal‘ası fethi ve Zeynel Hân'ın inhizâmı ve Acem diyârının nehb [ü] gâret olunduğu ve Bâğ-ı Cinân kal‘ası etrâflarında yigirmi pâre kal‘alar harâb olduğu andan Şehr-i Hemedân ve kal‘a-i Dergezîn cânibleri alan u tâlân ve ahâlîsi nâlân u giryân ve mâlları yağmâ olup uryân kaldukları cümle sene 1039 târîhinde vakı‘ olup.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 61b ·
metinde göster ·
Sene (---) târîhinde Ömer ibn Abdül‘azîz ve Mesleme, Hârûnu'r-Reşîd ve Yıldırım Bâyezîd Hân ve Ebü'l-feth Mehemmed Hân asrında bir câmi‘-i atîk idi. Âkıbet Sultân Murâd-ı Râbi‘ asrında İslâmbol içre bir zelzele-i azîm olup eyle münhedim olup zîr-i zemînleri bile harâb olup bizzât Gâzî Murâd Hân üzerine gelüp niçe bin ırgat ve bennâ ve mi‘mâr-ı kâmiller cem‘ edüp binâsına şürû‘ etdiler. Ammâ teng mahalde vâkı‘ olmağile bir ibâdullâhın hudûduna vaz‘-ı yed etmeyüp yedi yılda bir câmi‘-i zîbâ oldu kim gûyâ bir nûr-ı mübîn oldu. Ve metânet üzre olsun deyü üstâd-ı mühendis orta kubbenin cânib-i etrâfına hurde hurde kubbeler edüp gûyâ bir gül-misâl kubbe olduğıyçün Gül câmi‘ derler. Ve itmâm buldukda yüz güğüm gülâb ile derûn-ı câmi‘i gasl eylediler. Mihrâbı ve minberi sâde güzelidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 62b ·
metinde göster ·
[u] eknâfdan zehâyir ayağın kesüp asker-i İslâm içre bir kaht-ı azîm müstevlî o …
Sene (---) de Hâfız Ahmed Paşa Diyârbekir'den Bağdâd üzre serdâr olup Bağdâd'ı tokuz ay döğdü. Kal‘a-kûp toplar ile Akkapu ve imâm-ı A‘zam kapusundan rahneler açılup yürüyüş sadedinde iken Şâh Abes Îrân-zemîn askeriyle İslâm askerinin cânib-i erba‘asında meks edüp önlerinde Bağdâd içre düşman, ardlarında dahi dîninde pişmân kavm-i dâllin mâbeyninde kalup etrâf [u] eknâfdan zehâyir ayağın kesüp asker-i İslâm içre bir kaht-ı azîm müstevlî olup guzât-ı müslimîn şeb [u] rûz âteş-i Nemrûd içinde kalup ceng etmede. Şâh dahi bir gece fursat bulup şebhûn esnâsında kal‘a içre yigirmi bin Mâzenderânî tülüngi imdâd-ı Alî koyup ale's-sabâh İslâm metrisleri basılup gerüden Şâh dahi hücûm edüp bir ceng-i Muhammedî olmuşdur kim bir târîhde olmamışdır. İslâm askeri ne çâre eylesün iki düşman mâbeyninde kalup ve her cânibi çöl [ü] çölistân-ı bî-amân içre kalup yine şeb [u] rûz hem kal‘ayı döğüp hem Şâh askeriyle ceng ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 64a ·
metinde göster ·
âleme ya‘nî hükm-i Âl-i Osmân'da şarkda ve garbda olan birden bine binden yüz b …
Ve der-akab etrâf-ı âleme ya‘nî hükm-i Âl-i Osmân'da şarkda ve garbda olan birden bine binden yüz bine varınca pâdişâh kulu olan evvelbahâr-ı huceste-âsârda sefer-i hümâyûnuma âmâde olsunlar deyü taraf taraf hatt-ı şerîf ve emr-i latîfler ile dergâh-ı mu‘allâ kapucubaşıları ve hâsekîler ve musâhib-i şehriyârîler eyâlet-be-eyâlet gönderildi ve asker-i deryâ-misâl sene-i âtiyeye dek cem‘iyyet etmeğe başladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68b ·
metinde göster ·
… an müstağnî olup devletinde bir ganîmet oldu kim ta‘bîr olunmaz. Ve günden güne
etrâf-ı
memâlikin hıfz [u] hırâsetinde olup itlâf olan hazîneleri bi'l-külliye yerine k …
İmdi "Kula dahi cülûs in‘âmı lâzımdır" deyü Mehemmed Hân-ı âlîşân peder zamânında hazîneyi itlâf edenlerin girîbânın çevirüp Cinci Hoca mâlından üç bin kîse ve maktûl Hezârpâre Ahmed Paşa vezîrden beş bin kîse ve Şekerpâre'den bin kîse ve'l-hâsıl bunların emsâli niçe yüz yerlerden penc hazâyin-i Mısır tahsîl olunup {sene 1058 Şa‘bân'[ın]ın beşinci günü yevmü's-selâse idi,} üç bin yedi yüz kîse cülûs 79a in‘âmı verilüp dahi akîbince yedi bin kîse mevâcib ihsân olunup Bağdâd'a imdâd içün henüz kapuya çıkmış üç bin yeniçeriyi ve Girid'e imdâda yazılan üç bin sipâhîleri nâ-müstahak iken cülûs in‘âmına ve mevâcib-i cedîde kayd eyleyüp anlar içün dahi bin kîse in‘âm aldılar. Ve cümle askerî tâ’ifesi ihtiyâcdan müstağnî olup devletinde bir ganîmet oldu kim ta‘bîr olunmaz. Ve günden güne etrâf-ı memâlikin hıfz [u] hırâsetinde olup itlâf olan hazîneleri bi'l-külliye yerine koyup devlet-i Âl-i Osmân'a nizâm [ü] intizâm verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 78b–79a ·
metinde göster ·
dörd kapudur. Ve iki minâre-i âliyesi var kim eflâke ser-çekmiş serpûşu nuhâs-ı …
Ve bu haremin dahi etrâfında dörd kapudur. Ve iki minâre-i âliyesi var kim eflâke ser-çekmiş serpûşu nuhâs-ı mutallâdır kim şa‘şa‘asından merdüm-i insân hîrelenir üçer tabaka musanna‘ minâreteyn-i serâmedeyndir. Ammerekallâhü Ta‘âlâ ilâ inkırâzı'd-devrân.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88a ·
metinde göster ·
… ğçelerinde dahi birer câmi‘-i şerîf vardır. Ol hisâb üzre nefs-i İslâmbol'da ve
etrâfında
cümle (---) selâtîn câmi‘ler vardır. İnşâ’allâh İslâmbol etrâfındaki kasabaları …
Bu tahrîr olunan cevâmi‘lerden mâ‘adâ İslâmbol'un dörd mevleviyyet yerinde olan (---) aded hünkâr bâğçelerinde dahi birer câmi‘-i şerîf vardır. Ol hisâb üzre nefs-i İslâmbol'da ve etrâfında cümle (---) selâtîn câmi‘ler vardır. İnşâ’allâh İslâmbol etrâfındaki kasabaların câmi‘-i selâtînleri dahi mahallinde tahrîr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88b ·
metinde göster ·
… lâmbol'da ve etrâfında cümle (---) selâtîn câmi‘ler vardır. İnşâ’allâh İslâmbol
etrâfındaki
kasabaların câmi‘-i selâtînleri dahi mahallinde tahrîr olur.
Bu tahrîr olunan cevâmi‘lerden mâ‘adâ İslâmbol'un dörd mevleviyyet yerinde olan (---) aded hünkâr bâğçelerinde dahi birer câmi‘-i şerîf vardır. Ol hisâb üzre nefs-i İslâmbol'da ve etrâfında cümle (---) selâtîn câmi‘ler vardır. İnşâ’allâh İslâmbol etrâfındaki kasabaların câmi‘-i selâtînleri dahi mahallinde tahrîr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88b ·
metinde göster ·
… linden niçe bin Sahâbe-i kirâm ve sahâbîzâdeler şehîd oldukda bu câmi‘in haremi
etrâfında
medfûnlardır kim bu câmi‘de olan rûhâniyyet bir câmi‘de yokdur. Ve hareminde Ze …
Ebü'l-feth'e ve Bâyezîd-i Velî'ye vezîr olmuşdur. Üç kubbeli müstecâbü'd-da‘ve bir yerdir kim cânib-i erba‘asında Mesleme ve Ebâ Eyyûb ve Hârûnu'r-Reşîd asrında Alina nâm kıral-ı la‘înin elinden niçe bin Sahâbe-i kirâm ve sahâbîzâdeler şehîd oldukda bu câmi‘in haremi etrâfında medfûnlardır kim bu câmi‘de olan rûhâniyyet bir câmi‘de yokdur. Ve hareminde Zencîrli Servi nâm bir serv-i sebiz-gûn-vâr nihâl [u] sâhaları perîşân olup bir sâhibü'l-hayr zencîrler ile bend etdiğinden Zencîrli Servi derler. Vâcibü's-seyrdir. Ve niçe bin erbâb-ı sülûk bu âsitânede hâzırdır. İmâreti ve medrese ve zâviyesi ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88b ·
metinde göster ·
Andan İslâmbol'a gelirken Edirne tahtına uğrayup anda bir câmi‘ binâsına mübâşeret edüp İslâmbol'da müstakil pâdişâh olup etrâf-ı memâlik-i mahrûsalara serdâr-ı mu‘azzamlar salup berren ve bahren cezîre-i Kıbrıs'ı kuşadup feth edüp ve niçe kılâ‘lar feth etdüği bâlâda cümle evsâfları ile mastûrdur. Ve müddet-i devletleri serî‘ü'z-zevâl olmağile cemî‘i vüzerâ ve vükelâ ve meşâyihân ve şâ‘irân cümle pederleri zamânında olanlardır, tekrâr tahrîre ihtiyâc yokdur. Ayş [u] nûşa mâ’il Cem-cenâb [u] Cem-meşreb bir halîm, selîm, pâdişâh-ı kerîm idi. Hikmet-i Hudâ pederi Süleymân ve dedesi Selîm ve kendi Selîm idi. Süleymân Hân bu iki Selîm mâbeyninde vâkı‘ olup {Süleymân-ı zamân olmuşdu}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 103a ·
metinde göster ·
eş-Şeyh Sultân-ı Melâmiyyûn Hazret-i Kapanî Mehemmed Efendi: Ve dahi Geysûdâr Mehemmed Efendi derlerdi. Zîrâ pâ-bürehne ve ser-bürehne olup geysûları mergûle mergûle ve fetîle fetîle pîç u pîç ham-be-ham kâkül-i perîşân bir dervîş-i zîşân olduğundan Geysûdâr lakabıyla meşhûr-ı âfâk bir kutb-ı istihkâk kimesne idi. Sayf [u] şitâda bir beyâz imroz kebesinden gayrı "Lâ-cübbete velâ-sivâllâh" deyü destinde bir teberi eksik değil idi. Gelibolu etrâfındandır derlerdi. Ammâ Peçuy-ı Sirem mânend-i bâğ-ı İrem taraflarında akrabâları kabaniçeli ve kopçalı çakşırlı âdemler gelüp Unkapanı'nın iç yüzünde Arabacılar meydânı önündeki (---) Paşa mektebinde sâkin olurlardı. Akrabâları dahi atları ve donları ile anda olurlardı. Ve bizzât kendüleri dahi lehceleri Boşnak lisânı üzre fesâhat ü belâğat sâhibi olup tekellüm eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 112b ·
metinde göster ·
… i azîmdir. Yetmiş aded fukarâ-yı Mevlevî hücreleri ve semâ‘hânesi ve imâreti ve
etrâfında
çemen-zâr kurâları ve dıraht-ı azîmler ile ârâste ve pîrâste olmuş bir âsitâne. …
Yenikapu'nun hârici garbîde bir kasaba-i İremdir. Beş yüz mikdârı bâğ u bâğçeli gül-gülistânlı sarâyları ve hâneleri vardır ve Câmi‘-i Merkez Efendi ve yedi zâviye ve bir hammâm. (---) mevlevîhânesi âsitâne-i azîmdir. Yetmiş aded fukarâ-yı Mevlevî hücreleri ve semâ‘hânesi ve imâreti ve etrâfında çemen-zâr kurâları ve dıraht-ı azîmler ile ârâste ve pîrâste olmuş bir âsitâne. Ve Âsârî nâm bir ressâm-ı mânend-i Bihzâd gelüp bu âsitânenin rû-yı dîvârına kalın hat ile Arapça âyetini yazmışdır kim gûyâ mu‘cizedir. Ve yine vech-i dîvâra bir şîr-i gurre tasvîri tahrîr etmiş kim gûyâ sâhil-i Şattu'l-Arab'da sayd [u] şikâra gezer bir eseddir. Her gelen şu‘arâ esede münâsib ebyâtlar yazmışlardır. Diller ile tavsîf olunmaz. Ve dahi niçe bin kıt‘a ebyât [u] eş‘âr tahrîr olunmuş bir âsitâne-i Mevlevî'dir. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 117a ·
metinde göster ·
… kadar âlî kubbeleri yokdur. Ve câmi‘ içre aslâ amûdlar yokdur, ancak orta kubbe
etrâfında
metîn kemerler ile mebnîdir.
Evvelâ Câmi‘-i selâtîn Eyyûb Sultân. Bizzât Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân Gâzî binâ edüp Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretleri rûhuna savâbın hibe eyledi. Leb-i deryâya karîb âsitâne-i Ensârî'de bir düz zemînde bir câmi‘-i kebîrdir. (---) kubbedir. Mihrâb tarafında bir nîm kubbe dahi vardır ammâ ol kadar âlî kubbeleri yokdur. Ve câmi‘ içre aslâ amûdlar yokdur, ancak orta kubbe etrâfında metîn kemerler ile mebnîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
… anda götürüp Halîc'in iki tarafı bâğ u bâğçeli kat-ender-kat evler olup câmi‘i
etrâfı
amâr olup cemâ‘at-i kesîre olur.
Ammâ merhûm Koca Piyâle Paşa kendü re’s-i mâlı on iki bin esîre mâlik olmağile Kâsımpaşa'nın tâ nihâyetinde bir câmi‘ ve medrese ve tekye inşâ edüp bî-cemâ‘at bir câmi‘ olur. Âhir bu câmi‘e cemâ‘at-i kesîre peydâ etmek içün Tershâne-i Atîk boğazından deryâyı kesüp tâ Piyâlepaşa câmi‘i bir sâ‘at yerdir, deryâyı anda götürüp Halîc'in iki tarafı bâğ u bâğçeli kat-ender-kat evler olup câmi‘i etrâfı amâr olup cemâ‘at-i kesîre olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a ·
metinde göster ·
… da (---) amûd-ı âlîler üzre altı aded kubbeler ile müzeyyendir. Ve soffa haremi
etrâfı
demir pençerelerdir. Ve dahi taşra haremi çınâr-ı müntehâlar ile müzeyyendir. H …
Kıble kapusu üzre târîhi (---), (---) üzre altı aded kubbeler ile müzeyyendir. (---)(---) ve taşra yan soffalarında (---) amûd-ı âlîler üzre altı aded kubbeler ile müzeyyendir. Ve soffa haremi etrâfı demir pençerelerdir. Ve dahi taşra haremi çınâr-ı müntehâlar ile müzeyyendir. Haremin bir köşesinde mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîn vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 135a ·
metinde göster ·
altı bin adımdır ve dîvârının kaddi kırk zirâ‘dır ve üç kullesi seksener zirâ‘- …
İşte Rûmeli Hisârı bu eşkâlde bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn yalçın kayalar üzre garb cânibi evce peyveste olmuş kayalardır. Ve dâ’iren-mâdâr aslâ handakı yokdur, zîrâ cümle yalçın mâvî kayalar üzredir. Ve cirmi etrâfı altı bin adımdır ve dîvârının kaddi kırk zirâ‘dır ve üç kullesi seksener zirâ‘-ı melikîdir. {Herbiri kehkeşân-âsâ semâya ser çeküp tâ zirve-i a‘lâları alemi yerinde gûnâ-gûn dîdebân kadehleri vardır. Ve herbiri onar tabaka hücrelerdir. Kaçan kim taraf-ı pâdişâhîden bir âdem mağzûb olsa bunda Mîm kullesine haps ederler kim kat-ender-kat müzehheb ve latîf kâ‘alar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137a ·
metinde göster ·
Bu kal‘a halkı Karadeniz'de Kazak şaykaları nümâyân olsa âteş yakup
etrâf
kurâlara haber olur. Ol işe me‘mûrlardır. Ammâ gece ile aslâ âteş yakmazlar. Zî …
Bu kal‘a halkı Karadeniz'de Kazak şaykaları nümâyân olsa âteş yakup etrâf kurâlara haber olur. Ol işe me‘mûrlardır. Ammâ gece ile aslâ âteş yakmazlar. Zîrâ Karadeniz'de şinâverlik eden keştîler leyle-i muzlimde boğaz ağzı zan edüp karaya düşerler. Ana binâ’en gece ile âteş yakmazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı dalyan-ı Kılıçbalığı: Deryâda beş altı gemi direklerin birbirlerine bağlayup deryâya dikmişlerdir. Tâ zirve-i a‘lâsında bir âdem nigehbânlık edüp direk depesindeki kadehinde durur. Karadeniz telattumundan rehâ bulan kılıçbalığı bu limana girüp şinâverlik ederken gemi direği depesindeki âdem elindeki taşı kılıçbalıklarının ardındaki taraf-ı deryâya atup a‘cebenî tulumbuhâ kavli üzre taş deryâya tum deyüp düşünce fakîr balıklar limana doğru selâmetdir deyü firâr ederken deryâ etrâfın ihâta etmiş ağların ağzından içeri girince 139b dîdebân herîf direk başından "Ala" deyü feryâd edüp cümle sayyâdlar balık şebekesinin ağzın sedd edüp ba‘dehu içeride kalan kılıçbalıklarına kayıklar ile varup harbe ve tokmaklar ile urup sayd ederler. Ammâ kılıç[balığı], taşıdığı silâhına değmez bir tenbel balıkdır bir kulaç mikdârı tavîl burnunda tîğ-ı Dahhâk'dan nişân verir kılıcı ağ deliğine girüp aslâ harekete kâdir olamaz. Lâkin eti sarımsaklı ve sirkeli terator ile tabh olunsa gâyet ni‘met-i nefîsedir. Bu dalyan, balık emîni üzerine yetmiş yük akçe iltizâmdır. Ve bu Beğkoz iskelesinden içeri bin adım ba‘îd,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139a–139b ·
metinde göster ·
… ismine Tokat bâğçesi desinler ve sayd [u] şikâr olan vahşî hayvânları hıfz içün
etrâflarına
bir tokat çiti-misâl çitler çekilsin" deyü fermân edüp bir kasr-ı tahtânî ve bi …
"Tîz şu mahalde bir hadîka binâ olunup ismine Tokat bâğçesi desinler ve sayd [u] şikâr olan vahşî hayvânları hıfz içün etrâflarına bir tokat çiti-misâl çitler çekilsin" deyü fermân edüp bir kasr-ı tahtânî ve bir havz-ı azîm ve bir şâzrevân-ı ibret-nümâ inşâ etmişler kim hâlâ âdem gerdeni-misâl hevâya pertâb edüp tâ kubbe-i âlîdeki altun tâsa urur bir kasr-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139b ·
metinde göster ·
… rmenî ve bir mahalle-i Yahûdî vardır. Ammâ Freng keferesi yokdur. {Ve cânib [u]
etrâfında
kal‘ası dahi yokdur}.
Ammâ} hâlâ bu şehr-i Üsküdar yetmiş mahalle-i müslimîn ve on bir mahalle-i kefere-i Rûm ve Ermenî ve bir mahalle-i Yahûdî vardır. Ammâ Freng keferesi yokdur. {Ve cânib [u] etrâfında kal‘ası dahi yokdur}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 141b ·
metinde göster ·
… enzâr soffalı ve bir kaç bîd-i sernigûn dırahtlı küçük tekyedir. İslâmbol'da ve
etrâfında
bir Hindû mürd olsa bunda getirüp âteşe yakarlar. Hakîr üç kerre vâkıf oldum. A …
Tekye-i âteş-perest-i Hindûyân: Bir çemenzâr soffalı ve bir kaç bîd-i sernigûn dırahtlı küçük tekyedir. İslâmbol'da ve etrâfında bir Hindû mürd olsa bunda getirüp âteşe yakarlar. Hakîr üç kerre vâkıf oldum. Ammâ Kâğızhâne cisri başında olan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
… mü’ezzinlerin silsilesi ana müntehîdir. Kabri Şâm'da Koyunkapusu'nun iç yüzünde
etrâfı
parmaklıklı bir kubbe-i sağîr içinde âsûdedirler. Üçüncü pîr bunlardır. Bu hakî …
Esnâf-ı mü’ezzinân: Neferât 700, cümle sefere me’mûr vüzerâ ve emîr-i ümerâların mü’ezzinleri kadı‘asker ordusu ile alaya binerler. Pîrleri Hazret-i Bilâl-i Habeşî'dir, Hazret huzûrunda Hazret-i Alî belin bağlayup cümle mü’ezzinlere pîr olup bizzât Hazret'in mü’ezzini idi. Hakkında Hazret "Yâ Bilâl ganni'l-uzâl" buyurmuşlardır. Cümle mü’ezzinlerin silsilesi ana müntehîdir. Kabri Şâm'da Koyunkapusu'nun iç yüzünde etrâfı parmaklıklı bir kubbe-i sağîr içinde âsûdedirler. Üçüncü pîr bunlardır. Bu hakîrin dahi pîridir. Rahmetullâhi aleyh. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 156a ·
metinde göster ·