… r uyûn-ı câriye mukarrerdir kim her biri birer âsiyâb-ı mâ yürüdür sulardır kim
evden
eve gidüp niçe bin havz ve fıskiyye ve şâzirvânı ve ev hammâmları ve bâğ [u] bo …
Ve bu çeşmelerden mâ‘adâ bu şehr içre cümle yigirmi üç bin hânedânda birer uyûn-ı câriye mukarrerdir kim her biri birer âsiyâb-ı mâ yürüdür sulardır kim evden eve gidüp niçe bin havz ve fıskiyye ve şâzirvânı ve ev hammâmları ve bâğ [u] bostânları saky eder. Zirâ bu Bursa şehri Cebel-i Ruhbân'ın dâmenine düşmeğile cümle evleri biri birinden âlîce vâkı‘ olmağıla hâneden hâneye su cereyân etmek mümkündür ve cümle suların menba‘ı on yedi uyûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 226b ·
metinde göster ·
… -i ırza var. Mahrem-i esrâr ol, her meclisde istimâ‘ etdiğin sözleri hıfz eyle.
Evden
eve müsâferet edüp söz gezdirme, zemm ü nemm ü gıybet u mesâvîden ârî ol. Halûk …
Pendnâme-i peder-i büzürgvâr : "Oğul, âdem yohsul olur, Besmelesiz ta‘âm yime. Ser verecek sözün var ise sakın avretine deme. 241b Cünüb olup yemek yime. Esbâbın söküğün üstünde dikme,. İyi adın keme takma ve keme yoldaş olma zararın çekersin. Yürü ileri gözüm, kalma geri. Alay bozma, tarla basma, yârân pâyine sarkma. Komadığın yire el uzatma. İki kişi söyleşirken dinleme, nân u nemek hakkın gözet, nâ-mahreme nazar edüp ihânet etme,. Da‘vetsiz bir yire varma, varırsan emn [ü] emân yirde ehl-i ırza var. Mahrem-i esrâr ol, her meclisde istimâ‘ etdiğin sözleri hıfz eyle. Evden eve müsâferet edüp söz gezdirme, zemm ü nemm ü gıybet u mesâvîden ârî ol. Halûk ol, herkesle hüsn-i ülfet edüp lecûc ve zebân-dırâz olma. Senden ulular önünde gitme, ihtiyârlara ri‘âyet et. Dâ’imâ tâhir olup her muharramât-ı menhiyyâtdan perhizkâr ol. Evkât-ı hamseye müdâvemet edüp salah-ı hâl ile mukayyed olup ilme meşgûl ol. Beyt-i nasîhat:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 241a–241b ·
metinde göster ·
eve uğrayup her hânedânı rey eder uyûn-ı cârîleri var. Beğ sarâyı gâyet vâsi‘di …
Sitâyiş-i imâret-i şehr-i Vize: Cümle (---) aded bâğlı ve bâğçeli ve serâpâ la‘l-gûn kiremitli biri biri üzre bâlâ hâne-i ra‘nâlardır. Ve câ-be-câ kayalardan âb-ı hayât uyûn-ı zülâller çıkup evden eve uğrayup her hânedânı rey eder uyûn-ı cârîleri var. Beğ sarâyı gâyet vâsi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 41b ·
metinde göster ·
… üzre tahrîr etsek bir mücelled tomar olur. Lâkin bu tarz üzre böyle şehr içinde
evden
eve ve bâğdan bâğa ve değirmenden değirmene ve herkes eş ve yoldaş ve dostuna k …
Ve cümle taşra varoşda üç dâne kefere-i râhibân kenîseleri [var], eğer cemî‘i âsâr-ı binâların mâ-vaka‘ı üzre tahrîr etsek bir mücelled tomar olur. Lâkin bu tarz üzre böyle şehr içinde evden eve ve bâğdan bâğa ve değirmenden değirmene ve herkes eş ve yoldaş ve dostuna kayık ile gezilir garîb temâşâgâh şehirdir. Ammâ âb [u] hevâsı latîf olduğundan güler cemâlli Göle mahbûbu ve mahbûbesi memdûhdur, ammâ gâyet mü’eddeb ve mü’eddebe nisvân [u] merdâne cüvânları var. Aslâ rûz-ı rûşende hürme havâtînleri kapudan taşra hammâma çıkmazlar. Herkes hânesinde sobalı hammâmlarına girirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84a ·
metinde göster ·
… âhat olur, ammâ biz ata ve dedelerimizden eyle istimâ‘ ederiz kim Allâhu Te‘âlâ
evden
barkdan ve şeş cihetde olmadan bir bî-zevâl lâ-yezâl bî-mekân Allâh'dır bilirdi …
"Yâ Mu‘âz Ka‘betullâh Allâh evidir. Ana ömründe mâlı çok olan bir kerre varmak farzdır, dedin. Bu ne güzel buyurmuş. Hem ziyâret ve hem ticâret ve hem seyâhat olur, ammâ biz ata ve dedelerimizden eyle istimâ‘ ederiz kim Allâhu Te‘âlâ evden barkdan ve şeş cihetde olmadan bir bî-zevâl lâ-yezâl bî-mekân Allâh'dır bilirdik. Şimdi Allâh'a bir mekân mı isbât edersiz? Yâ Allâh evine varan Allâh'ı görür mü, eger görürsem şimdi giderim" dedikde Mu‘âz eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 131b ·
metinde göster ·
{müsâfiri} kovmak isterler, ya‘nî tâ bu mertebe Taman adası köylerinde müsâfire …
"Cânım eğer eyle ise hânlara kon" deyü evden {müsâfiri} kovmak isterler, ya‘nî tâ bu mertebe Taman adası köylerinde müsâfire çul ve torba ve kîse çıkartmadan yedirüp içirüp kondurup göçürüp ri‘âyet ederler. Tâ bu mertebe ganîmet yerdir kim bir âdem bir evde on atı ile on gün otursa halkı hazz eder bir alay şûh u yârândan Ganî ismine mazhar olmuş ganî Çerkes âdemleridir. Aslâ bu cezîrede Tatar yokdur, duramaz da, zîrâ Kefe eyâleti hükmünde Anatolu toprağı add olunur Rûmeli tarafı karşu Kırım diyârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146b ·
metinde göster ·
… bitleyüp döşeğin bırağup hizmet ederler, ammâ bir fi‘l-i şenî‘ edem diyen âdemi
evden
kovarlar yâhûd katl ederler. Ammâ şılga nâm köle kızları ve oğulları anlara el …
Evlâd-ı ehl [ü] ıyâllerin senden sak[la]mayup yüzleri ve gözleri açık sana hizmet ederler. Ve nûr-dîde kızları seni bitleyüp döşeğin bırağup hizmet ederler, ammâ bir fi‘l-i şenî‘ edem diyen âdemi evden kovarlar yâhûd katl ederler. Ammâ şılga nâm köle kızları ve oğulları anlara el uzadanlara bir nesne demezler, ammâ anlara da kec nazar etmeyenden "Bu hacı âdemdir" deyü hazz edüp riâyet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 150a ·
metinde göster ·
Ve cümle sokak başlarında tarîk-i âmma nâzır olan evlerde cümle mazgal delikleri olup hîn-i muhâsarada her evden düşmanlara tüfeng 343b ururlar, gâyet cebehâneli evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 343a–343b ·
metinde göster ·
… komoştovar nâm börek gibi şeyler ve mümessek za‘ferânlı helvâlar bu şehir içre
evden
eve birbirlerine gönd[er]üp her bâzâr günü şehir içre ervâh-ı mevtâ şâdân ola d …
Ba‘dehu bunlar ağlaya ağlaya açlıkdan bî-tâb u bî-mecâl kalup ba‘de'l-bükâ gûnâ-gûn pişiler ve çamukalar ve komoştovar nâm börek gibi şeyler ve mümessek za‘ferânlı helvâlar bu şehir içre evden eve birbirlerine gönd[er]üp her bâzâr günü şehir içre ervâh-ı mevtâ şâdân ola deyü ni‘met-i nefîse bay u gedâya ve cümle müsâfirîn ü mücâvirîne nüzül olunur. Hele bu eyi hasletdir ammâ yüz yıllık nâfile ağlamak bî-ma‘nâdır. Lâkin elbette her diyâr halkının birer gûne âyîn-i kadîmleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 355a ·
metinde göster ·
… -leb olup deryâ-misâl temevvüc edüp içinde niçe yüz kayasalar ve kayıklar halkı
evden
eve sarâydan sarâya taşırlar ve gûnâ-gûn mâhîler sayd ederler.
Evvelâ şehr-i Mısır'ın tâ ayne'l-fi‘ilinde cümleden büyük bürke-i Özbekiyye, bir buhayre-i azîmdir. Cânib-i erba‘ası dâ’iren-mâdâr iki sâ‘at ihâta eder yerdir. Nîl tuğyânında leb-ber-leb olup deryâ-misâl temevvüc edüp içinde niçe yüz kayasalar ve kayıklar halkı evden eve sarâydan sarâya taşırlar ve gûnâ-gûn mâhîler sayd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y131b ·
metinde göster ·
… ât müsmirâtdan ne murâd edinsen içinde mevcûddur, ana Ebü'l-hayr kayığı derler,
evden
eve sarâydan sarâya gezüp nakl-i tarab fürûht eder bir gûne kayıklardır.
Ve niçe Ebü'l-hayr kayıkları var ya‘nî bir büyük kayıkdır kim içi bâzârcı dükkânıdır, me’kûlât ü meşrûbât müsmirâtdan ne murâd edinsen içinde mevcûddur, ana Ebü'l-hayr kayığı derler, evden eve sarâydan sarâya gezüp nakl-i tarab fürûht eder bir gûne kayıklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y131b ·
metinde göster ·
… cemî‘i halk ol câmi‘de cem‘ olurlar. Ve ol gece ol mahallenin cümle sokakların
evden
eve ipler gerüp kanâdîller ile kahvehâneleri ve çârşû-yı bâzârı zeyn ederler. B …
Ve bu ayda bu mevlûd geceleri mevlûd okutmak içün sâhib-i hayrâtlar gündüzden minâreleri makrama ve destâr ve kumâşlar ile minâreleri zeyn ederler, andan ma‘lûmdur ol gece ol câmi‘de mevlûd vardır, cemî‘i halk ol câmi‘de cem‘ olurlar. Ve ol gece ol mahallenin cümle sokakların evden eve ipler gerüp kanâdîller ile kahvehâneleri ve çârşû-yı bâzârı zeyn ederler. Bir diyâra mahsûs değildir, hakkâ ki Mısır-ı nâdire-i asırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y222a ·
metinde göster ·