… boğazında ceng-i azîm ile tabur feth olup sahrâ-yı Seykel'de cümle küffâr evli
evinde
âsûde-hâl dururlarken niçe bin kâfir katl olup on yedi bin esîr ve bu kadar mâl …
"Kıralımız Kemen Yanoş Kıraldan hoşnûduz, bir gayrı kıral istemeziz" deyü cevâb edüp Zolomioğlun kıral etmeğe vermeyüp Hüseyin Paşa hazretleri yine Tise nehrin yüz bin renc [ü] anâ ile beri cânibe ubûr edüp Serdâr Alî Paşa Tise kenârından avdet edüp İsmâ‘îl Paşa'yı Seykel vilâyetine serdâr edüp Seykel boğazında ceng-i azîm ile tabur feth olup sahrâ-yı Seykel'de cümle küffâr evli evinde âsûde-hâl dururlarken niçe bin kâfir katl olup on yedi bin esîr ve bu kadar mâl-ı ganâyimle Serdâr İsmâ‘îl Paşa ordu-yı İslâma dâhil olup andan kalkup Udvarhel nâm kal‘a altında Betlen Gabor soyundan Apopi Mihal nâm fecere kıral nasb edüp re‘âyâ- zemînde bâkî kalan üç sene hazîneden iki bin kîse tahsîl edüp Sibin kal‘ası nâm Saz Macarı kal‘ası altına meks etdiğimiz sene (---) târîhinin (---) günü idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 86a ·
metinde göster ·
… lisân: Nefer 500. Bu pâzeng ve deyyûsân ve gidiyân bî-hisâbdır ammâ herkes evli
evinde
olmağile nâ-ma‘lûmdur. Ammâ bu tahrîr olunan hemyân kesiciler ve hırsızlar ve u …
Esnâf-ı gidiyân-ı müflisân: Nefer 500. Bu pâzeng ve deyyûsân ve gidiyân bî-hisâbdır ammâ herkes evli evinde olmağile nâ-ma‘lûmdur. Ammâ bu tahrîr olunan hemyân kesiciler ve hırsızlar ve uğursuzlar ve nûrsuzlar cümle defter ile asesbaşı ve subaşıya vergi verüp İslâmbol'un izdihâm çârsû-yı bâzârlarında ve cem‘iyyet-i kübrâ yerlerinde taşradan gelmiş garîbü'd-diyârların sürmelerinden gözlerin çalup fakîr herîfler sürme ile kalırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155a ·
metinde göster ·
matra içinden hatt-ı şerîfleri çıkarup katl etdük. İşte başı mahkemededir, ferm …
mazmûnu üzre ülü'l-emre itâ‘at edüp her ne fermân-ı şehriyârî sâdır olursa anı işleriz. Lâkin sultânımın havfinden bir hatt-ı şerîf ve emr-i şerîfleri der-i devletde kurşum zarf içine koyup matra içre hıfz edüp üstüne su koyup eğer kaşında asmışdık. Anınçün bulamadınız ve bizleri dörd gün haps edüp ileri, Murtazâ Paşa'yı âgâh etmekiçün ulak göndermişdiniz. Hikmet-i Hudâ ulağınız Nusaybin şehrinde sar‘a dutup kaldı. Bizler anı geçüp Murtazâ Paşa'ya yetişüp gerü avdet etdirüp Diyârbekir'de Bezikîoğlu evinde matra içinden hatt-ı şerîfleri çıkarup katl etdük. İşte başı mahkemededir, fermân senindir. Ammâ devletli vezîr çok ihsânını gördüm. Sen de yakın zamânda gâfil olma. Başına bir tedârik gör, ve's-selâm" deyüp zemîn bûs etdiler. Paşa, Murâd Haseki'nin hak cevâbından hazz edüp bir kîse guruş verüp "Alın merhûmun başını, başınızla elimden halâs olun, yıkılup gidin. Allah belânız versin. Şûm bedbaht mel‘ûnlar" deyü bunları reddidüp "Ay, vay Murtazâ Paşa, ay vay" deyü bükâ-âlûd oldu. Ammâ kendi hâline bükâ ederdi. Hemân ol gün etrâf vilâyetlere ağavâtların gönderüp sekbân ve sarıca askeri cem‘ etmeğe mâllar bezl etmeğe başlayup çâşnigîrbaşıyı Varvar Alî Paşa'ya muhabbetnâmelerle gönderdi. Hakîri Köprü şehrinde Köprülü Mehemmed Paşa'ya ve Hacı Yûsuf Ağa'ya gönderdi. Ol asırda Abaza Hasan Ağa Azaz ve Kilis ağası olmağıla Kilis'de idi, mektûb-ı muhabbet-üslûblar alup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348a ·
metinde göster ·
… un boynuzları dörd beş çatal olur (ve)396a ve beş altı çatal boynuzlu koyunu
evinde
saklayanın hânesine ecinne girmez ve her giz masrû‘ âdem çatal boynuzlu kurbân …
Der-beyân-ı rivâyet-i uhrâ-yı müfessirîn: Niçe kütüb-i mu‘teberelerde tahrîr olunmuşdur. Bi-emrillahi Ta‘âlâ yer yüzünde Hazret-i Muhammedü'l-Mustafâ'nın du‘âsı berekâtıyla cümle kurd ve koyun ve deve ve sığır ve kelb cümle ecinneye hasımdır. Hattâ Hazret-i Mûsâ aleyhi's-selâm çoban iken Rummâ'sında olan Şu‘ayb Nebî koyunlarıyla kelimât edüp ganemler eyle derlermiş kim "Yâ Mûsâ! Eğer dağlarda sâkin olan kurdlardan havf etmesek cümle dağları çobansız gezüp ecinneden bir cân komayup cümlesin alef gibi yer idik. Zîrâ ömründe bir kerre ecinne yeyen koyunun boynuzları dörd beş çatal olur (ve)396a ve beş altı çatal boynuzlu koyunu evinde saklayanın hânesine ecinne girmez ve her giz masrû‘ âdem çatal boynuzlu kurbân eti yese ol âdemi dutarık dutmaya." deyü koyunlar Hazret-i Mûsâ'ya havâss-ı kebs-i sâhib-i kurbânânı bildirirlerdi. Hattâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 395b–396a ·
metinde göster ·
… hresi çâk olur. Hattâ asâkir-i İslâmdan bir Rûmeli gâzîsinin bir atı bir kefere
evinde
bulunup atı asker izdihâmı içre serîka ederken yaralandığından ma‘lûm olup ol k …
Ve bu şehrin ortasında bir meydân-ı vâsi‘ vardır anda bir siyâsetgâh ve dârağaçları var kim el-iyâzu billâh bu dâr-ı menhûsda kaçan keferelere işkence taleb-i siyâset etdiklerinde gören âdemin zehresi çâk olur. Hattâ asâkir-i İslâmdan bir Rûmeli gâzîsinin bir atı bir kefere evinde bulunup atı asker izdihâmı içre serîka ederken yaralandığından ma‘lûm olup ol kâfir-i bedkâra ol kadar işkenceler etdiler kim diyâr-ı Acem'de ve Dağıstân'da ve Arabistân'da eyle gûnâ-gûn işkenceler görmedim. Eğer her birin takrîr etsek tatvîl-i kitâbet olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 19a ·
metinde göster ·
"Vallâhi sultânım Hazret-i Îsâ hayâtda iken Yahûdîleri dîn-i Îsâ'ya da‘vet etdiğinden Yahûdîler bir gece Hazret-i Îsâ ve Meryem Ana'yı kapup katl etmek içün haps ederler. Hazret-i Îsâ Rûhullâh olmağile Yahûdîler katl edemeyüp hapisde saklarlar iken hemân bizim Şem‘ûn-ı Safâ Latinleri duyup pür-silâh olup Nâblûs şehrinde Hazret-i Îsâ'yı cuhûdlar evlerinde ahşamki gibi hây hûy ile arayup bir Yahûdî evinde Îsâ ve Meryem Ana'yı bulup cümle Yahûdîleri kırup ‘Pişkindos pişkindos’ deyü şenlik ederek Hazret-i Îsâ ve anasın geydirüp kuşadup alay ile Hazret-i Îsâ'yı bir kenîseye götürürler. Hâlâ ol zamândan berü bu bizim Latin kavmi Hazret-i Îsâ sûretin edüp hapisden halâs etdikleri gece bir leyle-i mübârekemizdir, ile'l-ân ol zamândan berü bu âyîni kavm-i Latin edegelmişlerdir. Gayri kâfiristânda bu âyîn yokdur ve Hazret-i Îsâ'yı Yahûdîlerden halâs eden bizim Latin kavmidir. Anıniçün cemî‘i millet-i Nasârâ içre zararsız bir makbûl Hıristiyanlarız" deyü soltat başı nâm kefere böyle nakl etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 152b ·
metinde göster ·
… n ismini koyup Cângirey derler. Hâlâ âyîn-i Çerâkise eyledir kim bir oğlu doğsa
evinde
her kim müsâfir olursa anın ismini oğlana korlar. Ve ol ân oğlanı bir günden bi …
Beğinin ismi Cângirey'dir, ya‘nî Cânbe Geray'dır. Cânbe Geray Sultân bunda müsâfir iken bunun olan veled-i nâ-pâk[i] ol gece anası masdarından dünyâya gelince Cânbe Geray Sultân'ın ismini koyup Cângirey derler. Hâlâ âyîn-i Çerâkise eyledir kim bir oğlu doğsa evinde her kim müsâfir olursa anın ismini oğlana korlar. Ve ol ân oğlanı bir günden bir gayri süd ana alup götürür. Anasından ve babasından eyi besleyüp perveriş eder. Hâlâ yine eyle gördük. Eğer evlerinde müsâfir yok ise komşusunun adını oğlana korlar, de’b-i kadîmleri budur. Ammâ bu Hatukay beği ankâ ve mâl-ı firâvân, ya‘nî hayvânât ile sekiz bin aded pür-silâh askere mâlikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151a ·
metinde göster ·
… r, ammâ yine cümle gâliblerdir, zîrâ yerleri sarpdır. Ve bunda Hân El-mirza'nın
evinde
mihmân cümlemizi kıran kıran konak verdiler. Ammâ ertesi gün cümle bu Bolatkay …
Ve cümle kavm-i Çerâkese'den bunlar şecî‘ ve bahâdırlardır. Ve hasımları gâyet çokdur, ammâ yine cümle gâliblerdir, zîrâ yerleri sarpdır. Ve bunda Hân El-mirza'nın evinde mihmân cümlemizi kıran kıran konak verdiler. Ammâ ertesi gün cümle bu Bolatkay kavmi pür-silâh eyleyüp Hân üzre gulû şeklinde gelüp bir saksağan kuşu şamatası edüp gûyâ alâ tarîkı'r-recâ Mehemmed Geray Hân'ın üçüncü oğlu Cânbek Geray Sultân'ı Hân'ın elinden çağırda çağırda alup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154b ·
metinde göster ·
… eferine bu Çerkezistân'dan geçerken bu Hatukay Çerkezi vilâyetine konup beğinin
evinde
müsâfir olup beğinin bir oğlu vücûda gelüp ismini Cânbe Geray korlar. Bir müsin …
Meğer Cânbe Geray Hân Acem seferine bu Çerkezistân'dan geçerken bu Hatukay Çerkezi vilâyetine konup beğinin evinde müsâfir olup beğinin bir oğlu vücûda gelüp ismini Cânbe Geray korlar. Bir müsinn ü mutarraş koca keferedir, ammâ küfr-i dalâlet nedir bilmez(?).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 191b ·
metinde göster ·
… et-i Hızır makâmı. Nesîmî hazretleri derisi yüzülmüş iken bu mahalde gâyib olup
evinde
Y 174b tilâvet-i Kur’ân ederken bulup yine meydân-ı siyâsete getirdiler.
Ve yine iç kal‘ada Hazret-i Hızır makâmı şeb [u] rûz kandîl yanar. Aşağı Karanlık kapuda yine Hazret-i Hızır makâmı. Nesîmî hazretleri derisi yüzülmüş iken bu mahalde gâyib olup evinde Y 174b tilâvet-i Kur’ân ederken bulup yine meydân-ı siyâsete getirdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y174a–Y174b ·
metinde göster ·
Ulemâlardan istimâ‘ etdüği kelimâtları bir bir takrîr etdükde ol gece sultân dahi atlanup cümle ulemâyı subaşı evinde habs edüp ulemânın evlerin basup İmâm şâfi‘î'nin cümle emvâl [ü] erzâkı meydân-ı mahabbete çıkup ale's-sabâh dîvân-ı pâdişâhî olup subaşı eline İmâm şâfi‘î izniyle mutlak buyuruldusu verüp İmâm şâfi‘î'nin hilâfında olanların iki yüz müte‘addid teşeyyü‘ irtikâb etmiş kimesneleri katl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y29b ·
metinde göster ·
… leyelemezler. Ve bir şâhrâh üzre olan hânelerde dahi ol gün âteş yanmayup kimse
evinde
duramaz. Azîm derd-i serdir kim niçe bin at yükü âteş-i gazab geçer.}
"Kardeşler, tütün içmen. Ve usta kazancı ve usta demirci, âteş yakman" deyü tenbîh ederek ubûr ederler. {Ol gün ol sokaklarda bir kimse duhân içemez ve bir demirci ve kazgancı ve kuyumcu ve çilingir dükkânlarında âteş yanup işleyelemezler. Ve bir şâhrâh üzre olan hânelerde dahi ol gün âteş yanmayup kimse evinde duramaz. Azîm derd-i serdir kim niçe bin at yükü âteş-i gazab geçer.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y214b ·
metinde göster ·