… ları kemâkân yerine gelüp nefesi Dâvûdî bülend nefes olup nefs sahibi dahi olup
evlâda
karışa. Zira cüzzâm ve miskînin kaşı ve kirpiği dökülüp nefesi ve nefsi bozulur …
Evsâf-ı kaplıca-i Çekirge Sultan: Bu dahi bir kibâr-ı evliyâullahın nazargâhıdır. Binâsı müfîd [ü] muhtasardır. Amma suyu cereb marazına ve cüzzâm zahmetine girüp ve âbından 227b kırk gün nûş eden miskîn kırk yıllık cüzzâmdan bi-emrillah halâs olup rîş [u] mûyları kemâkân yerine gelüp nefesi Dâvûdî bülend nefes olup nefs sahibi dahi olup evlâda karışa. Zira cüzzâm ve miskînin kaşı ve kirpiği dökülüp nefesi ve nefsi bozulur. Ne‘ûzübillah emrâz-ı sârîdir kim arslandan kaçar gibi firâr etmek gerek demişler. Anınçün cümle diyâr-ı Rûm'da mahalle-i miskîn, şehirlerden taşra başka semtdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 227a–227b ·
metinde göster ·
… e vilâyeti ihsân olunup hâlâ Diyârbekir eyâletinde mü‘ebbed hükûmetdir. Evlâd-ı
evlâda
mutasarrıf olurlar. Evâmirlerinde bunlara dahi Cem-cenâb yazılır. Eyâleti mahsû …
Sebeb-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) bânîsi (---)(---)(---)(---) sene 921 târîhinde Selîm Hân vezîri Bıyıklı Mehemmed Paşa'ya hâkimi mutî‘ olup yine kendüye mülkiyyet üzre vilâyeti ihsân olunup hâlâ Diyârbekir eyâletinde mü‘ebbed hükûmetdir. Evlâd-ı evlâda mutasarrıf olurlar. Evâmirlerinde bunlara dahi Cem-cenâb yazılır. Eyâleti mahsûlü kendülere hâss-ı hümâyûn ifrâz olunmuşdur. Taht-ı hükûmetinde timar ve ze‘âmet ve alaybeği ve çeribaşı yokdur. Hîn-i gazâda hâkimi iki bin askerle süvâr olur. Cümle cüyûşı müsellah kavm-i şecî‘ başı telli ve alaca serbendli ve şâl-ı sâbekli ve pansadı ve sıdısı ve hezârı mıhlı, peçikli pâpuşlu, alaca sakallı acebe-likâ asker-i bahâdır ile sefer eşer. (---)(---)(---) Ve âsitâne tarafından yüz elli akçe kazâdır. Müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı ve kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve dizdârı ve neferâtları yokdur. Ammâ muhtesibi ve şehir voyvadası vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 84b ·
metinde göster ·
… â hâkim-i vakt olan (---) Beğ ceddi Suhrân-cân feth edüp keyfe mâ yeşâ’ evlâd-ı
evlâda
mutasarrıf iken sene 921 târîhinde Çıldır gazâsından sonra Selîm Şâh-ı Evvel'e …
Bu kal‘a niçe mülûkden mülûke niçe yüz kere intikâl edüp âhir Âl-i Abbâsiyân'dan Bitlis hâkimi Abdal Hân efendimizin ecdâd-ı ızâmlarından Sultân Evhadehüllâh destine girüp niçe zamân mutasarrıf olup anların destinde iken Muş Ermenî küffârları bir takrîb ile kal‘ayı serîka edüp yedi sene mutasarrıf oldular. Ba‘dehû Ekrâd beğlerinden hâlâ hâkim-i vakt olan (---) Beğ ceddi Suhrân-cân feth edüp keyfe mâ yeşâ’ evlâd-ı evlâda mutasarrıf iken sene 921 târîhinde Çıldır gazâsından sonra Selîm Şâh-ı Evvel'e mutî‘ [u] münkâd olup Bıyıklı Mehemmed Paşa'ya miftâhların teslîm etdiklerinde taraf-ı pâdişâhîden anların itâ‘atına karşılık vilâyetleri kendülere mülkiyet üzre yurdluk ve ocaklık ihsân olunan tokuz aded ocaklık sancağın biri dahi bu Çapakçur'dur. Ammâ ülkesi bir mîr-i mîrânlık kadar vâsi‘ hükûmetdir. Senevî kırk yük akçe hâsıl olup iki bin atlı ile hükûmet eder. İnkırâz bulsa devlet-i âliye tarafından sancağı âhire tevcih olunmak kânûn-ı Süleymân Hân'dır. Beğinin hâssı 337.000, ze‘âmet 5, timar 35, kânûn üzre cebelüleriyle alaybeğisi ve çeribaşı sancağı altında cümle üç yüz asker olur ve yüz elli akçe kazâ-yı âsumânîdir. Müftî ve nakîb ve kethüdâyeri ve serdârı ve dizdârı ve neferâtları yokdur. Kal‘a beğinin hükmünde olup hurde topları vardır. Aşağı varoşu nehr-i Murâd kenarından cümle hâk-ı pâk ile mestûr (---) aded hâne-i ma‘mûrlardır. Ammâ âb [u] hevâsı ve mahbûb u mahbûbesi memdûh-ı Ekrâdistân'dır. Cümle (---) aded mihrâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 85b ·
metinde göster ·
Bu Sultân (---)(---) evlâd-ı evlâda Diyârbekr'e mâlik-i mülk olup tâ Sultân Selîm-i Evvel asrında Diyârbekir hâkimi el-melikü'l-muzaffer Sultân (---)(---) idi. Selîm Hân Çıldır gazâsına giderken bu Diyârbekir Ekrâdları rehzenlik edüp cüyûş-ı müslimîne Kemâh ve Tercân ve Bâybûrd ve Çânhâ kal‘aları râhlarında hayli rahne verirler. Selîm Hân'a bu ahvâl-i pür-melâl mün‘akis olup fi'l-hâl Diyârbekir hâkimine bir muhabbetnâme ile dergâh-ı âlî kapucıbaşısın gönderüp nâme-i hümâyûnunda: "Benim karındaşım, lutf edüp taht-ı hükûmetinizde olan Ekrâd-ı eşirrâlarınız zabt u rabt idesiz", deyü ricânâme tahrîr etdi. Nâmeyi hâkim-i Âmid kırâ’at edüp mefhûmu ma‘lûmu oldukda bir nâme ile âdem gönderüp, "Eğer Şâh İsmâ‘îl'den intikâm alabilirsen, menim dahi Diyârbekr'ümün iki yüz bin tüfeng-endâz Kürd'imden intikâm alasın" deyü nâmesi geldikde Selîm Hân eydür: "Elsinetü'l-halk aklamu'l-hakdır".. Diyârbekir hâkimi bize icâzet vermiş kim ‘Diyârbekrimün Ekrâdından intıkâm alasın’ demiş. Olmaya; illâ hayr", deyüp azm-i râh-ı gazâ-yı Çıldır edüp isti‘ânet-i Cenâb-ı Bârî yârı olup şâh-ı bed-fi‘âli münhedim edüp mansûr u muzaffer yine Erzurûm'a gelüp yüz bin asker-i İslâm'a Bıyıklı Mehemmed Paşa'yı serdâr-ı mu‘azzam edüp kat‘–ı menâzil ederek kal‘a-i Diyârbekr'i muhâsara edüp yetmiş gün neberd-i azîm edüp Dağkapusu ve Mardinkapusu câniblerinden tarabât-ı top-ı kûpdan rûy-ı dîvâr niçe yerden rahnedâr olup guzât-ı müslimîn yürüyüş sadedinde iken gördüler kim Mardin tarafından bir azîm asker gelir. Talî‘a-i askerden bir kaç âdem ileri ordu-yı İslâm'a gelüp mektûbları serdâr-ı mûma-ileyh Bıyıklı Mehemmed Paşa'ya verüp kırâ’at etdikde serdâr safâsından raks edüp eydür: "Ey gâzîyân, Çıldır cenginde bize imdâda gelen Amâdiye hâkimi Monlâ İdrîs hazretleri kırk bin askerile yine imdâda gelirmiş. Ol nümâyân olan asker odur. Hemân gelüp ordu-yı İslâm'un bir tarafında meks etsinler", deyü fermân edüp ol ân asker-i Mollâ İdrîs gelüp emân vermeyüp meterise girerler. Bu hâli derûn-ı kal‘ada olan kavm-i Ekrâd görüp "Emân, ey güzîde-i Âl-i Osmân" deyüp kal‘a-i Diyârbekr'i bâ-sulh vezir-i rûşen-zamîr Bıyıklı Mehemmed Paşa'ya verdiler, bâ-i‘ânet-i Monlâ İdrîs-i Amâdî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 199a ·
metinde göster ·
ulu ocakdır ve gâyetü'l-gâye sulehâ-yı ümmetden kimesnelerdir. Bunların evkâfın …
Hikmet-i Hudâ Cizre içre sâkin bir sâhib-i hânedân kimesne vardır. Hazret-i Risâlet-penâhın alemdârı Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretleri neslindendir. Anlar evlâd-ı evlâda ulu ocakdır ve gâyetü'l-gâye sulehâ-yı ümmetden kimesnelerdir. Bunların evkâfından şehre karîb bir su değirmânları vardır. Bi-emrillah ol değirmân dönmez olsa andan ma‘lûm olur kim ol hânedândan bir kimesne fevt olur ve yine deverân eder, sırr-ı acîb-i mücerrebdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 387a ·
metinde göster ·
… pederleri Hasan Paşa merhûmun hayrât [u] hasenâtlarıdır kim tevliyetleri evlâd
evlâda
ve ba‘de'l-inkırâz utekaya meşrûta, altı bin guruş iltizâmlı tevliyetdir. Subaş …
Bu imârâtın cümleden melik hâkim-i örfîsi taraf-ı evkâfdan Hasan Paşazâde Hasan Beğ ve Mehemmed Beğ ve İbrâhîm Beğ vekîli Ömer Ağa'dır, zîrâ bu kal‘a ve hân ve câmi‘ ve imâret ve hammâm ve çârsû-yı bâzâr cümle anların pederleri Hasan Paşa merhûmun hayrât [u] hasenâtlarıdır kim tevliyetleri evlâd evlâda ve ba‘de'l-inkırâz utekaya meşrûta, altı bin guruş iltizâmlı tevliyetdir. Subaşısı serbest salb u siyâset sâhibidir kim yüz aded huddâmlarıyla zabt u rabt edüp hıfz [u] hırâset eder. Cümle re‘âyâsı Eflâk ve Boğdan ve Rûm Ermeni ve Bulgar kefereleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 109a ·
metinde göster ·
… -) târîhinde Sarhoş İbrâhîm Paşa ceddi Gâzî Arnavud Memi Paşa feth edüp evlâd-ı
evlâda
ocaklık ihsân olunmuşdur. Anıniçün hâlâ İbrâhîm Paşa bu kal‘a içre sâkin olup b …
Lisân-ı Latince bu kal‘anın ismi (---)(---)(---) demekdir. Bânîsi Unguru[s] krallarından (---) kral-ı dâlldir, ammâ fâtihi sene (---) târîhinde Sarhoş İbrâhîm Paşa ceddi Gâzî Arnavud Memi Paşa feth edüp evlâd-ı evlâda ocaklık ihsân olunmuşdur. Anıniçün hâlâ İbrâhîm Paşa bu kal‘a içre sâkin olup bir sâhib-i tab‘ sahiyyü'l-vücûd kerem-kârâ-yı dilâverândır. Sellemehullâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 159b ·
metinde göster ·
Beçkelek dahi derler. İsmi lisân-ı Türkî'de beş kavun demekdir. Mukaddemâ kefere zamânı bir küçücük bî-ma‘nâ palankacık imiş. Sene 958 târîhinde Sultân Süleymân Şeh asrında Koca Sokollu Tavîl Mehemmed Paşa dest-i Erdel'den feth edüp mahûf u muhâtara katana kemîngâhı yer olmak ile Mehemmed Paşa fermân-ı pâdişâhîyle kal‘asını tevsî‘ ve bir ma‘mûr u âbâdân varoş-ı azîm inşâ edüp hatt-ı şerîf-i şehriyârî ile bu şehirde sâkin olanları cemî‘i tekâlîf-i örfiyye ve şâkkadan maktû‘u'l-kalem ve mefrûzu'l-kadem eyleyüp vakfiyyesinde Hâmân u Kârûn u Şeddâd ve Ebûcehil ve Yezîd'in la‘netin tahrîr edüp bir vakfiyye yazmışdır kim evlâd-ı evlâda ba‘de'l-inkırâz-ı ebkâya deyü meşrûtaları la‘net-nâme-i mezkûr eyle tahrîr etmiş kim bir ferd-i âferîde Fir‘avn [u] Yezîd'in la‘netin kabûl edüp vakfiyye bozmağa kâdir değildir. Hâlâ İbrâhîm Hânzâde beğefendilerimiz nâzıru'n-nuzzâr mütevellîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 82a ·
metinde göster ·
tenâsül bularak üç bin kadar ümmet-i Muhammed olurlar. Küffâr-ı hâksâr bunların …
Ba‘dehu bu Özbek pâdişâhzâdesi evlâd-ı evlâda tenâsül bularak üç bin kadar ümmet-i Muhammed olurlar. Küffâr-ı hâksâr bunların çok olmasından havfe düşüp bir gün bunlar câmi‘de cem‘ olup cum‘a namâzı kılarlarken küffâr bunların cümlesin şehîd edüp bu câmi‘in cânib-i erba‘asında defn eylerler. Ve hâlâ derûn-ı câmi‘in rûy-ı dîvârlarında şühedânın kanları zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136a ·
metinde göster ·
… i hükûmet kânûn-ı Selîm Hân-ı Evvel'den berü azl u nasb kabûl etmezler. Evlâd-ı
evlâda
vüzerâ arzıyla, emr-i pâdişâhî ile hükûmetdir. Ve bunlara taraf-ı pâdişâhîden n …
Bu zikr olunan on iki hükûmet kânûn-ı Selîm Hân-ı Evvel'den berü azl u nasb kabûl etmezler. Evlâd-ı evlâda vüzerâ arzıyla, emr-i pâdişâhî ile hükûmetdir. Ve bunlara taraf-ı pâdişâhîden nâme ve emirlerinde Cenâb-ı İzzet-me’âb yazılır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y25a ·
metinde göster ·
… dır kim kadîm ezelden bevvâb olageldikleri üzre bevvâb olup keyfe mâ-yeşâ evlâd
evlâda
mutasarrıf olup ta‘yînât vazîfelerin ve hâliyetü'l-hâliye hizmetlerin ve cümle …
Hâlâ bu Elvâh kavmi bevvâblarının ellerinde tuğra-yı garrâ ile Selîm Hân'ın yarlığ-ı belîğleri vardır kim kadîm ezelden bevvâb olageldikleri üzre bevvâb olup keyfe mâ-yeşâ evlâd evlâda mutasarrıf olup ta‘yînât vazîfelerin ve hâliyetü'l-hâliye hizmetlerin ve cümle erbâb-ı dîvândan ve a‘yân-ı Mısır'dan avâyidlerin ve Elvâh kâşiflerinden fevâyidlerin alup tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf u müsellem olalar, deyü ellerinde kânûn-ı Selîmnâme ve ahidnâmeleri vardır. İlâ hâze'l-ân ol seyr üzre hizmet edüp altı ayda bir Elvâh'dan yeni bevvâblar gelüp eskiler gider. İlâ-yevminâ böyle hizmet ederler. Müstakîm dîndâr u musallî ehl-i ırz âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y448a ·
metinde göster ·