… e fevkânî bâğ u bâğçeli hâne-i mergûblardır. Ve niçe saz örtülü ve kamış örtülü
evler ve
hânlar ve kahvehâneler vardır.
Sitâyiş-i varoş-ı kal‘a-i Akkirmân: Cümle on üç mahalledir kim cümle tahta örtülü ve tahta avlulu tahtânî ve fevkânî bâğ u bâğçeli hâne-i mergûblardır. Ve niçe saz örtülü ve kamış örtülü evler ve hânlar ve kahvehâneler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36b ·
metinde göster ·
… ferâtları var, ammâ taşra varoşu palankasız yüz mikdârı tahta havlılı ve örtülü
evler ve
on aded dükkânlardan gayrı bir âsâr-ı binâ yokdur, ammâ bâğları gâyet çokdur. A …
Ve kıbleye nâzır bir kapusu üzre bir küçük câmi‘ var Süleymân Hân'ındır. Derûn-ı hisârda ancak beş hâne ve beş aded şâhî topcuğazları var ve kapusu önünde asma zincirli cisri önünde bir cihân-nümâ lonca köşkü var. Dizdârı ve elli aded neferâtları var, ammâ taşra varoşu palankasız yüz mikdârı tahta havlılı ve örtülü evler ve on aded dükkânlardan gayrı bir âsâr-ı binâ yokdur, ammâ bâğları gâyet çokdur. Andan cânib-i maşrıka nehr-i Moroş kenârıyla 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 120a ·
metinde göster ·
Asker-i İslâm hemân ol sâ‘at varoş-ı azîmine rûzgâr-ı zor-kârın tarafa şehrine âteş edince yana yana âteş kal‘a içinde olan tahta örtülü evlere yapışınca derûn-ı hisârda olan evler ve cebehâneler eyle tutuşdu kim hemân cân acısından cümle küffâr-ı hâksâr-ı dûzah-karârın karârları kal‘ada kalmayup kimi kal‘a kapusundan taşra çıkup kimi dendân-ı bedenden kendülerin kal‘adan aşağı atup kimi helâk ve kimi esîr-i gamnâk [ve] giriftâr-ı bend-i belâ olup enderûn-ı kal‘ada olan toplar âteşden kızup kendü kendilerine azîm vezni üzre bî-hisâb toplar atıldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 9b ·
metinde göster ·
… emli ve cümle avluları çam tahta dîvârlı hâne-i zîbâlardır. Kârgîr binâ dîvârlı
evler ve
taş binâ sarâylar katı nâdirdir. Ekseriyyâ tahta ile mebnî büyût-ı ra‘nâlardır, …
Ve cümle üç bin aded kiremitsiz Eflak tahtasıyla örtülü bâğ-ı İremli ve cümle avluları çam tahta dîvârlı hâne-i zîbâlardır. Kârgîr binâ dîvârlı evler ve taş binâ sarâylar katı nâdirdir. Ekseriyyâ tahta ile mebnî büyût-ı ra‘nâlardır, zîrâ dağları cümle dırahtistân olmak ile tahtası çokdur, ammâ ba‘zı mükellef hâneleri vardır, ammâ nehr-i Osma kenârında olan evlerin cümle pençereleri ve şâhnişînleri suya nâzırdır. Ba‘zı hâne revzenlerinden hâne sâhibleri balık sayd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 55b ·
metinde göster ·
… ât bunarı sebebiyle Köpürlü vezîr karındaşı ze‘âmeti olmak üzre henüz amâr olup
evler ve
câmi‘ ve hânlar yapılmada idi. Andan kalkınca nehr-i Lofder'i atlar ile geçüp n …
Karye-i Nija: Sultân Bınarı ve İsmâ‘îl Bınarı dahi derler bir âb-ı hayât bunarı sebebiyle Köpürlü vezîr karındaşı ze‘âmeti olmak üzre henüz amâr olup evler ve câmi‘ ve hânlar yapılmada idi. Andan kalkınca nehr-i Lofder'i atlar ile geçüp nehr-i (nehr-i) sağîre Lofder dağlarından gelüp bu mahalde nehr-i Tuna'ya karışır. Andan 4 sâ‘at cânib-i garba gidüp çemenzâr ve murgzâr yerde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 56b ·
metinde göster ·
… ded neferâtları cümle Segsâr kuluyla mevâcib alırlar. Ve bu kal‘a önünde birkaç
evler ve
birkaç dükkânlar var, ancak bin hâncığazı ve birkaç bâğcığazı ve birkaç balık b …
İçinde bir câmi‘i ve on hânesi ve on aded şâhî topları var, köprüyü korudur. Dizdârı ve yüz aded neferâtları cümle Segsâr kuluyla mevâcib alırlar. Ve bu kal‘a önünde birkaç evler ve birkaç dükkânlar var, ancak bin hâncığazı ve birkaç bâğcığazı ve birkaç balık bendi ağcuğazı var. Ve bu cisir üzre bir ârâmgâh kasırcığazı üzre Budin vezîrinin bir mükellef ağası bunda emîndir. Bu cisirden ubûr eden hemân şarâbdan bâc alır, gayri eşyâlardan bir habbe almaz. Bu mahalde cisr-i haşeb altından cereyân eden âb-ı hayât,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70b ·
metinde göster ·
… rafı dîvârları seksen arşın yüksek olmak ile kal‘a içinde Kral sarâyından gayri
evler ve
sarâylar görünmez ve kenîseler ve çanlıklar evlâ bi't-tarîk görünürler. Ammâ Be …
Ve bu Freng kapusu tarafı dîvârları seksen arşın yüksek olmak ile kal‘a içinde Kral sarâyından gayri evler ve sarâylar görünmez ve kenîseler ve çanlıklar evlâ bi't-tarîk görünürler. Ammâ Beç suyu aşırı bâğlar içinde bu kal‘anın sehel havâlesi vardır. Ol tarafdan kal‘aya toprak ve siba ve meteris sürmek mümkindir kim himmetü'r-ricâl takla‘u'l-cibâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56b ·
metinde göster ·
… ler vardır kim bir serâmed Kahkahâ-âsâ iç kal‘aya mâliklerdir, ammâ içinde aslâ
evler ve
imâretler yokdur. Ancak bir karavulhânesinde birkaç âdem nevbet ile beklerler, …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Sudak: İbtidâ bânîsi Âl-i Emeviyyûn havfinden bir Ciniviz kralzâdesi cezîre-i Girid'de kal‘a-i Suda'yı bırağup gelüp bu kal‘ayı binâ edüp ismine Suda deyü tesmiye eder, ammâ kavm-i Tatar-ı sabâ-reftâr Sudak kirmân derler. 135b Hâlâ kal‘ası Karadeniz kenârında evc-i âsumâna kehkeşân-vâr ser çekmiş bir tell-i refî‘ üzre bir pilav depesi gibi halk olmuş bir mavî kaya üzre çâr-kûşe bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn binâ-yı refî‘u'ş-şân ve halkı azîmü'ş-şân hâl sâhibi kimesneler vardır kim bir serâmed Kahkahâ-âsâ iç kal‘aya mâliklerdir, ammâ içinde aslâ evler ve imâretler yokdur. Ancak bir karavulhânesinde birkaç âdem nevbet ile beklerler, zîrâ Kazak-ı âk keferesinden havf ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135a–135b ·
metinde göster ·
… al‘a içinde dahi âdem ve âdemî-zâtdan aslâ nâm nişân yokdur. Ancak birkaç harâb
evler ve
beş aded su sarnıçları ve bir dâne vîrân kenîsesi vardır.
Dağlarında gümüş ma‘âdinleri olmak ile sikke-i Âl-i Osmân darbhânesi olup "Izze nasruhu duribe Siroz" deyü akçesin çok görmüşüz. Ammâ zemîn-i kal‘ası kûh-ı (---) dâmeninde aşağı şehrin şark tarafında bir yalçın kanara kaya üzre şarkdan garba tûlânîce vâki‘ olmuş bir iç kal‘adır kim şekl-i muhammes Şeddâdî seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâ olup ancak iki kapusu var, biri cânib-i şarka ve biri taraf-ı garba nâzırdır, ammâ kapularının kanatları yokdur. Ve kal‘a içinde dahi âdem ve âdemî-zâtdan aslâ nâm nişân yokdur. Ancak birkaç harâb evler ve beş aded su sarnıçları ve bir dâne vîrân kenîsesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 219a ·
metinde göster ·
… züp fenâ kazâ oldu. Lâkin hâlâ bu kal‘a kurbunda cümle beş yüz aded kârgîr binâ
evler ve
yüz mikdârı müselmânlar olup bir câmi‘i var, gayri yokdur. Gayrisi kefere re‘ây …
Sene (---) târîhinde Gâzî Ebü'l-feth'in fethidir. Venedik elinde iken küffârı itâ‘at etmişlerdi. Ba‘dehu Venedik ale'l-gafle donanmasıyla gelüp kal‘asının ba‘zı yerlerin münhedim etmişdir. Ammâ kal‘ası hâlâ cezîrenin şimâlinde vâki‘ olup şekl-i muhammes bir Şeddâdî seng binâ kal‘a-i ra‘nâcıkdır. İçinde olan kâfir ve müslim âdemler Girit cezîresi fethinden berü cümle ahâlî-i kal‘a milk-i emlâklerin bırağup karşu Atina hâkine göçmüşlerdir. Ammâ mâ-tekaddem Mesoya nâm kadılığın tahtgâhı ve kapudan paşanın eyâleti ve hâs kâ’immakâmı oturup hükm-i hükûmât ederlerdi. Hâlâ kadı ve kâ’immakâm dahi küffârın ısyân [u] tuğyânlarından kaçup Atina tarafındaki köylerinde gezüp fenâ kazâ oldu. Lâkin hâlâ bu kal‘a kurbunda cümle beş yüz aded kârgîr binâ evler ve yüz mikdârı müselmânlar olup bir câmi‘i var, gayri yokdur. Gayrisi kefere re‘âyâları ve beş aded kenîseleri var, gayrisi yokdur. Ammâ âb-ı hayât sularıyla bâğları çokdur. Zeytûnu ve limonu ve turuncunun hadd [ü] hasırları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 257a ·
metinde göster ·
… çre cümlesi yetmiş yedi bin aded müfîd [ü] muhtasar tahtânî ve câ-be-câ fevkânî
evler ve
bekârhâne odalardır. Ve cümle yedi aded câmi‘-i pür-müfîd ü sefîd hâk-i pâk ile …
Kal‘anın şimâli ve garbîsi tarafında dereler ve depe içre cümlesi yetmiş yedi bin aded müfîd [ü] muhtasar tahtânî ve câ-be-câ fevkânî evler ve bekârhâne odalardır. Ve cümle yedi aded câmi‘-i pür-müfîd ü sefîd hâk-i pâk ile mestûr minâresiz câmi‘-i ma‘mûrlar ve cümle kırk aded mesâcidler ve cümle üç aded medreselerdir. Ve cümle beş aded mekteblerdir. Ve cümle iki aded tekyelerdir. Ve cümle altı aded küçücük hammâmlardır. Ve cümle yedi aded hânlardır. Ve cümle iki bin aded dükkânlardır, ammâ bu binâların cümlesi ahşâbât-ı hâr-ı hâşâk ile amâr olmuş müfîd [ü] muhtasar kârhânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287b ·
metinde göster ·
… nüne varınca beş yüz adım tûlı bir yoldur kim yigirmi arşın enlidir. İki cânibi
evler ve
dükkânlı şâhrâhdır.
Ve bu yolun solunda Yeniçeri Ağası Abdurrahmân Paşa câmi‘i yolu tâ Vâlide câmi‘ine varınca altı yüz adım bir şâhrâh-ı azîm enli tarîkdir. Ve bu şâhrâhın sağındaki yol Re’îsü'l-küttâb Acemzâde Efendi mescidi önünden Mahmûd Kethudâ câmi‘i ve hammâmı önüne varınca beş yüz adım tûlı bir yoldur kim yigirmi arşın enlidir. İki cânibi evler ve dükkânlı şâhrâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 316b ·
metinde göster ·
… l kadar vüs‘at üzre kal‘adır kim içinde iki pâre bâğlar ve bâğçeler ve niçe bin
evler ve
niçe kerre yüz bin dölüm tarlalı ve müşebbek bostânlı kal‘a-i azîmdir. Meğer Ik …
Ve bunda olan amûd-ı müntehâlar ve ibret-nümâ mîller ve havz u şâzrevân fevvâreler ve selsebîller ve niçe yüz âsâr-ı kâr-ı köhne tılsımâtlar var kim bir diyârda deyyâr misilleri yokdur. Meğer Bahr-i Muhît kenârında Yenidünyâ iskelesi olan Lonçat şehrinde böyle âsâr-ı azîmeler ola. Ve ol kadar vüs‘at üzre kal‘adır kim içinde iki pâre bâğlar ve bâğçeler ve niçe bin evler ve niçe kerre yüz bin dölüm tarlalı ve müşebbek bostânlı kal‘a-i azîmdir. Meğer Ikrît kralın lodos rûzgârından harâb olan pây-i taht-ı kadîmi bu şehr-i azîm imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 322a ·
metinde göster ·
… la‘în olduklarından kal‘a tamâm olunca dörd ay kâmil asâkir-i İslâm bu varoşda
evler ve
çârsû-yı bâzârlar ve hayme [vü] hargâhdan bâzâr yerleri kurup bir azîm ordu-yı …
Bu varoşun bin aded tüfeng-endâz kefereleri çıkar. Bu kefereler kendü papasların katl eylediler kim "Sizin re’y [ü] tedbîriniz ile ‘kal‘ayı Türk'e verüp yine ellerinden alırız’ dediniz, şimdi Türk işte kal‘ayı sengi-i Kahkahâ edüp içine on bin asker koyup bir dahi bu kal‘ayı Türk elinden almak muhâl ender-muhâldir ve hâlâ kal‘a altında elli bin Türk askeri getirdiler" deyü dahi niçe söz sâhibi kefere ihtiyârların bu kâfirler katl eylediler kim aceb mel‘ûn ve bî-dîn kavm-i la‘în olduklarından kal‘a tamâm olunca dörd ay kâmil asâkir-i İslâm bu varoşda evler ve çârsû-yı bâzârlar ve hayme [vü] hargâhdan bâzâr yerleri kurup bir azîm ordu-yı İslâm oldu kim cemî‘i zî-kıymet eşyâlar bî-kıymet bulunurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 334a ·
metinde göster ·
… âmi‘ler ve kırk kadar mahalle mesâcidleri ve yedi (...) aded sarây-ı azîmler ve
evler ve
niçe yüz dükkânlar binâ olunup Alî Paşa çârsûsunda zift ve katrân ve araba âlet …
Mukaddemâ bu şehri görüp tahrîr etdiğimizden ziyâde şimdi bu Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ Edirne'de sâkin olaldan berü dörd aded vîrân hammâmlar ve sekiz aded câmi‘ler ve kırk kadar mahalle mesâcidleri ve yedi (...) aded sarây-ı azîmler ve evler ve niçe yüz dükkânlar binâ olunup Alî Paşa çârsûsunda zift ve katrân ve araba âletleri(?) ve araba tekerlekleri fürûht olunup anda onar akçeye bir dükkânında kimesne oturmazken şimdi çârsû içre omuz omuzu sökmeyüp cemî‘i la‘l [u] yâkût cevâhirât bu Alî Paşa çârsûsunda fürûht olup bir dükkânında beher yevm birer ikişer guruşa kirâda oturulup şehr-i Edirne eyle amâristân olmuş kim diller ile ta‘rîf ve tahrîr [ü] tastîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 380b ·
metinde göster ·
câmi‘ ve mesâcid ve medâris ve zevâvîler ve dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîs ve mek …
Ve serâpâ kârgîr taş dîvârlı evler ve câmi‘ ve mesâcid ve medâris ve zevâvîler ve dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîs ve mekteb-i sıbyân ve tekye-i ehl-i irfân ile ârâste ve pîrâste olmuş münevver kâr-ı ankâ bir benderdir. Hakkâ cümle üç yüz on mihrâbdır. Ammâ cum‘a kılınır cevâmi‘lerdir. Cümleden cemâ‘at-i kesîreye mâlik çârsû içinde ve Kurşumlu hân önünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y45a ·
metinde göster ·
… kasabası yüz elli mikdârı toprak örtülü ve bir câmi‘li minâresiz toprak örtülü
evler ve
câmi‘lerdir. Ve hammâmı ve dükkânları ve hânları yokdur, ammâ bâğ u bâğçesi çok …
Menteşe hâkinde paşa voyvadalığıdır. Ve yüz elli akçe kazâdır. Ve nâhiyesi (---) kurâdır. Kethudâyeri ve serdârı ve a‘yânı vardır. Ammâ kasabası yüz elli mikdârı toprak örtülü ve bir câmi‘li minâresiz toprak örtülü evler ve câmi‘lerdir. Ve hammâmı ve dükkânları ve hânları yokdur, ammâ bâğ u bâğçesi çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y100b ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘ada sağîr ü kebîr cümle dörd bin iki yüz ma‘mûr u âbâdân ve müzeyyen
evler ve
sarâylardır. Cümle yigirmi dörd mahalle add olunur ve dörd mahallesi Urum'dur. …
Ve bu kal‘ada sağîr ü kebîr cümle dörd bin iki yüz ma‘mûr u âbâdân ve müzeyyen evler ve sarâylardır. Cümle yigirmi dörd mahalle add olunur ve dörd mahallesi Urum'dur. Ammâ beş yüz harâcdır. Mâ‘adâsı kal‘anın ta‘mîr ü termîmine huddâm tahrîr olunup mu‘âf u müsellemlerdir. Ve iki mahalle Yahûdî mahallesidir ve Ermeni ve Çingane azdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y117b ·
metinde göster ·
… ark cânibine Mar‘aş eyâletine kadem basup ol bel başında kırk elli dâne çalıdan
evler ve
obalar var. İçinde pür-silâh yüz dâne Türkmân ve gayri şehbâzlar hakîre karşu ç …
"Bire avân! Bu ıssız dağlarda sana yoldaş olan asılacaklar ile ne yortup yopurup gezersin?" deyü vâfir itâb edüp kendü âdemlerinden on küheyl atlı âdem koşup andan yine şarka dağlar içre belin başında azîm mîller var, o mahalde İsneyn bâzârının Kınıklı kazâsı ve Adana eyâleti hudûdu tamâm olup belden aşağı şark cânibine Mar‘aş eyâletine kadem basup ol bel başında kırk elli dâne çalıdan evler ve obalar var. İçinde pür-silâh yüz dâne Türkmân ve gayri şehbâzlar hakîre karşu çıkup ta‘zîm edüp yer gösterdiler. Tarfetü'l-ayn içre bir kuzu kebâb etmeğe mübâşeret edüp esnâ-yı kelâmda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y158b ·
metinde göster ·
… nları ve bir âb [u] hevâsı latîf kubbeleri beyâz kireçli hammâmı ve yüz mikdârı
evler ve
mütevellî sarâyı ve bir câmi‘-i âlî ve kırk kubbeli imâret ve kilar ve mahzenle …
Ve bu kal‘anın önünde bir kal‘a-i azîm gibi üç kat bir hân-ı kebîri var. Taşra havlısında elli dükkânları ve bir âb [u] hevâsı latîf kubbeleri beyâz kireçli hammâmı ve yüz mikdârı evler ve mütevellî sarâyı ve bir câmi‘-i âlî ve kırk kubbeli imâret ve kilar ve mahzenleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y176b ·
metinde göster ·
… [ü] anâ ile güzer çekerek anı ubûr edüp Cübeyle'den bu mahalle 9 sâ‘atde gelüp
evler ve
dud bâğçeleri içre giderek,
Burc-ı Tarrâhîn: Sayda hudûdudur. Ve bu mahalde bir azîm körfezdir. Enli yeri dağlar içre (---) girmiş bir liman-ı azîmdir ammâ ağzı garba açıkdır. Ve leb-i deryâsı ne‘ûzübillâh eyle sengistân yerlerdir kim at ayak basacak yer bulmayup cümle piyâde yürüdük. Yüz bin renc [ü] anâ ile güzer çekerek anı ubûr edüp Cübeyle'den bu mahalle 9 sâ‘atde gelüp evler ve dud bâğçeleri içre giderek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y189b ·
metinde göster ·
… darbhâne ve tophâne ve arabacılar kârhânesi ve kal‘a hammâmı ve sekiz yüz hurde
evler ve
yetmiş aded dükkânlar bu orta kal‘adadır.
Ve buna muttasıl bir kat Y 78a kal‘a dahi orta hisârdır. Şeyh Sârî câmi‘i ve Şeyh mescidi ve Çavuş zâviyesi ve Kethudâ zâviyesi ve Ağa kapusu ve bârûthâne mahzeni ve darbhâne ve tophâne ve arabacılar kârhânesi ve kal‘a hammâmı ve sekiz yüz hurde evler ve yetmiş aded dükkânlar bu orta kal‘adadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y77b–Y78a ·
metinde göster ·
… garba nâzır demir kapulardır ve kaddi on arşın bâlâdır. Bu mahalde kal‘a dîvârı
evler ve
bâğ u bâğçeler içre gâ’ib olup şehri hakîr şehir kenârınca adımladım. Ammâ yine …
Bâbü'l-Bahir: Bu dahi iki kat garba nâzır demir kapulardır ve kaddi on arşın bâlâdır. Bu mahalde kal‘a dîvârı evler ve bâğ u bâğçeler içre gâ’ib olup şehri hakîr şehir kenârınca adımladım. Ammâ yine şehrin etrâfında mahalle kapuları vardır, üstlerinde kal‘a bedenleri ve mazgal delikleri ve bevvâbları vardır. Miftâhları mahalle imâmlarında durur. Ve Bâb-ı Bahir'den bâğçeler kenârınca bin adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y86b ·
metinde göster ·
… bu şehirde taşdan alâmet yokdur. Taşra varoşda üç bin hasır ve kamış ve tûbdan
evler ve
yedi câmi‘ ve on bir boza dükkânı var. Gayrı amâristândan minâre ve hân [u] ham …
Nîl'in cânib-i şarkında bir vâsi‘ fezâda ve nebâtât alefzârlı mahsûldâr dâr-ı diyârda binâ olunmuş bir şîrîn şehirdir. Kal‘ası dıraht-ı müntehâlardandır, birbirlerine yine haşebler ile bend edüp için çamur ve darı sapıyla ve çim ile rıhtım edüp dolma dîvârlı tuladan metîn kal‘adır. Zîrâ bu diyârda binâlar içinde iki bin üç bin yıllık ağaclar vardır, aslâ çürümemişdir. Âsî hûrmâ ve santa ve etle ve sac ve zakkûm [ve] sindiyân gibi böyle ağaclardan binâ olunmuşdur. Ve şekli dörd köşeden tûlânî ve dâyiren-mâdâr bin adımdır. Ve içinde yedi yüz kamışdan ve çalaşdan evleri var. Ve bir câmi‘i var, şarka nâzır bir kapusunun kanatları Y 409b âsî hûrmâ ağacındandır. Cümle evleri tûb-binâdır, zerre-misâl bu şehirde taşdan alâmet yokdur. Taşra varoşda üç bin hasır ve kamış ve tûbdan evler ve yedi câmi‘ ve on bir boza dükkânı var. Gayrı amâristândan minâre ve hân [u] hammâm ve sebîl ve medrese ve bâğ u bâğçe yokdur, ammâ bostân çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y409a–Y409b ·
metinde göster ·
bir kamışdan câmi‘i var. Cümle halkı siyâh-çerde Dumbiye kavmidir. Esmerü'l-lev …
Bu Ribde şehrinde bin mikdârı kamışdan evler ve bir kamışdan câmi‘i var. Cümle halkı siyâh-çerde Dumbiye kavmidir. Esmerü'l-levn mahbûbeleri meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y434a ·
metinde göster ·