Ve bu varoş içre cümle iki yüz mikdârı cümle tahta örtülü ve tahta havlılı
evlerdir, ekseri
fukarâ hâneleridir, ammâ vâsi‘ büyût-ı ra‘nâlardır. Câmi‘leri ve hân ve hammâml …
Ve bu varoş içre cümle iki yüz mikdârı cümle tahta örtülü ve tahta havlılı evlerdir, ekseri fukarâ hâneleridir, ammâ vâsi‘ büyût-ı ra‘nâlardır. Câmi‘leri ve hân ve hammâmları ve çârsû-yı bâzârları yokdur, ammâ büyük varoş kapusu handakı cisri aşırı başında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 35a ·
metinde göster ·
Urûm keferesi hâneleridir. Bâğçeleri harâb hayli vâsi‘ meydânları vardır. Ve cü …
Cümle iki yüz aded kiremitli vîrân şekilli evlerdir. Ekseriyyâ Urûm keferesi hâneleridir. Bâğçeleri harâb hayli vâsi‘ meydânları vardır. Ve cümle bir aded kiremitli ve kârgîr minâreli kâr-ı kadîm bir vâsi‘ Bâyezîd Hân câmi‘i köhne binâ cemâ‘atsız garîb câmi‘-i acîbdir. Ve cümle sekiz aded kefere kenîseleri vardır, ammâ biri gâyet ma‘mûr u müzeyyen ve büyükdür. Cümle sokakları kudretden taşlı kaldırımlıdır. Ve bu kal‘anın cânib-i erba‘asındaki kal‘a dîvârına muttasıl evlerdir. Aslâ etrâfında handakları yokdur, zîrâ dâ’iren-mâdâr yalçın uçurum kanara kayalardır kim cenûb tarafındaki Çekebeni Kayası nâm semti evc-i semâya ser çekmiş şâhin ve zağanos ve karakuş âşiyânlı ve devlingeç ve çaylak yuvalı serâmed ve mehîb kayalardır kim âdem aşağı bakmağa cür’et edemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 357b ·
metinde göster ·
… ru varoş derler. Cümle iki yüz aded evli bâğ u bâğçeli ve cümle kiremitli vâsi‘
evlerdir. Ekseriyyâ
Rûmlar ve Arnavud kefereleri sâkinlerdir. Bu varoşun ensesindeki dağa Koru dağ …
Der-vasf-ı imâret-i Koru varoş: Bu Belgrad şehrinin bu Osum nehri karşusunda cenûb tarafında su aşırı bir varoş-ı müzeyyen vardır. İsmine Koru varoş derler. Cümle iki yüz aded evli bâğ u bâğçeli ve cümle kiremitli vâsi‘ evlerdir. Ekseriyyâ Rûmlar ve Arnavud kefereleri sâkinlerdir. Bu varoşun ensesindeki dağa Koru dağ dediklerinde bu kasaba anın ismiyle müsemmâ olup Koru varoş derler. Bir azîm kûh-ı serbülenddir kim dıraht-ı müntehâ-yı azîmler ile müzeyyen olup nehr-i Osum üzre olan cisrin ta‘mîr [ü] termîmine dırahtlarının kerastelerin sarf ederler. Her kim bu dağdan bir çubuk kesse hâkim tecrîm edüp hakkından gelirler. Ve şehirde bir âdem kan edüp bu Koru dağa firâr edüp dahl düşse hâkim elinden halâs olup artık hâkim ana vaz‘-ı yed edemez, ammâ ol kâtil şehre dahi gelemez. Gelse ol ân katl ederler. El-hâsıl halâs olursa celâ-yı vatan eyler. (---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 359b ·
metinde göster ·