ve bozahâneden çıkarmak mümkün olmayup âhirü'l-emr Kızılbaş-ı evbâş, ecdâd-ı iz …
Bir yeniçeri meyhânelerden ve Ermenî evlerinden ve bozahâneden çıkarmak mümkün olmayup âhirü'l-emr Kızılbaş-ı evbâş, ecdâd-ı izâmın Sultân Selîm Hân'ın fethi olan hısn-ı hasîn kal‘a-i Ahıçka'yı alup mülk etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 65b ·
metinde göster ·
… Gâyet ma‘mûr idi. Bir vakt-i seher ıhrâk bi'n-nâr olup her kâfir âteş havfinden
evlerinden
taşra çıkınca cümle on bin ma‘dûd kâfir bilâ-ceng [u] cidâl esîr-i kayd [u] ben …
Menzil-i kasaba-i Bozav: Gâyet ma‘mûr idi. Bir vakt-i seher ıhrâk bi'n-nâr olup her kâfir âteş havfinden evlerinden taşra çıkınca cümle on bin ma‘dûd kâfir bilâ-ceng [u] cidâl esîr-i kayd [u] bend-i hicrân oldular. Andan yine garba meyyâl,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 103a ·
metinde göster ·
Hattâ bu kal‘adan altı sâ‘at Uyvar kal‘ası bu Litre kal‘ası
evlerinden
ayân u beyân görünür. Tâ bu mertebe hâne-i âlîleri vardır, ammâ bu kal‘anın bat …
Hattâ bu kal‘adan altı sâ‘at Uyvar kal‘ası bu Litre kal‘ası evlerinden ayân u beyân görünür. Tâ bu mertebe hâne-i âlîleri vardır, ammâ bu kal‘anın batı rûzgârı tarafındaki dağlar sâfî bâğlardır, ammâ kal‘aya havâlelerdir. Ve bu kal‘anın iki kapusu var, biri cânib-i kıbleye nâzır aşağı varoşa ener büyük kapudur ve biri küçük kapudur cânib-i garba meftûhdur. Ve bu kal‘ada iki aded deyr-i azîmleri var idi. Biri sa‘âdetlü pâdişâh içün câmi‘-i Mehemmed Hân oldu ve Macar deyri Vâlide Sultân nâmına ma‘bedgâh oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 123a ·
metinde göster ·
… it örtülü câmi‘dir kim bu mahal taşra kal‘adır, ammâ içinde aslâ ve kat‘â şehir
evlerinden
nâm u nişân yokdur. Sâfî cümle iki yüz aded çârsû-yı bâzâr dükkânları ile müzey …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Süleymân Hân vüzerâlarından Pertev Paşa dest-i küffârdan feth etmişdir. Hâlâ kal‘ası Segedin sancağı hâkinde bir sahrâ-yı azîmin cânib-i garbında çâr-kûşe palanka binâ kal‘a-i metîndir. İç hisârı bir kârgîr kulledir. İçinde ancak dizdâr hânesi var, gayri şey yokdur. Bu kullenin kapusu önünde handak aşırı Süleymân Hân câmi‘i ve hammâmı var, ammâ küçük kiremit örtülü câmi‘dir kim bu mahal taşra kal‘adır, ammâ içinde aslâ ve kat‘â şehir evlerinden nâm u nişân yokdur. Sâfî cümle iki yüz aded çârsû-yı bâzâr dükkânları ile müzeyyen olmuş ekseriyyâ dükkânları kuyumcu dükkânlarıdır. Her gece bu kal‘ayı pâsbânlar berkleyüp kapuların sedd ederler. İçerden bir kimesne giremez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79a ·
metinde göster ·
… leye yakın ferkadân yıldızı tarafına bir küçük demir kapusu dahi var. Ana kal‘a
evlerinden
yüz ayak kesme kaya taş nerdübân ile enilir yoldur. Ve bu yolun iki cânibleri k …
Ve kıbleye yakın ferkadân yıldızı tarafına bir küçük demir kapusu dahi var. Ana kal‘a evlerinden yüz ayak kesme kaya taş nerdübân ile enilir yoldur. Ve bu yolun iki cânibleri kesme mağâralardır kim anda fakîrü'l-hâl Yahûdîler sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 122b ·
metinde göster ·
… dü ve buzları çoğaldı. Ammâ bir şedîd sovuklar oldu kim Jivakirmen kâfirlerinin
evlerinden
taşra çıkmağa iktidârlarımız olmadı, zîrâ Erba‘înin ve şitâ-yı Zemherîrin tâ ay …
Ve bu mahalde nehr-i Ten Heyhât sahrâsın iki bölmüşdür. Hikmet-i Bârî yârî kılup biz bu Jivakirmân kal‘asında mihmân iken ol gece bir şiddet-i şitâ ve bir rîh-i akîm poyraz rûzgâr-ı zorkârı esüp bi-emrillâhi te‘âlâ nehr-i Ten sovukdan müncemid olup üstünden niçe bin arabalar ve kızaklar geçmeğe başlayup cümle kavm-i küffârın yüzleri güldü ve buzları çoğaldı. Ammâ bir şedîd sovuklar oldu kim Jivakirmen kâfirlerinin evlerinden taşra çıkmağa iktidârlarımız olmadı, zîrâ Erba‘înin ve şitâ-yı Zemherîrin tâ ayne'l-fi‘li olup iklîm-i sâbi‘de olmağile şiddet-i şitâdan yerler çatlayup araları gayyâ deresi gibi olurdu. Hele her ne hâl ise Jivakirmân'dan kalkup cânib-i garba Ten kenârınca giderken ba‘zı mahalde Ten suyu buzu çatlayup Heyhât sahrâsın büsbütün Ten suyu gark edüp donmuş ve billûr ve necef ve moran gibi Heyhât sahrâsı mücellâ buz olup ne arabalarımız ve ne atlarımız ve ne piyâde âdemlerimizin yürümeğe iktidârları olmayup hâsıl-ı kelâm her ne hâl ise derd-i belâ ve renc-i anâ çekerek ol gün yürüyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180b ·
metinde göster ·
Kal‘a içinde ancak dizdâr ve imâm ve mü’ezzin ve elli neferât
evlerinden
gayri bir şey yokdur. Ve her âdemi komazlar. Dâ’imâ dîdebânları Dürûzîden havf …
Kal‘a içinde ancak dizdâr ve imâm ve mü’ezzin ve elli neferât evlerinden gayri bir şey yokdur. Ve her âdemi komazlar. Dâ’imâ dîdebânları Dürûzîden havf edüp muhâfaza ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y189a ·
metinde göster ·
… si‘ ve âlî bir demir kapusu var. Dizdârı ve merdüm-i hisârı mevcûd olup neferât
evlerinden
gayri bir şey yokdur. Ammâ bu kal‘aya muttasıl yine kal‘a-misâl bir hân-ı azîmi …
Sene (---) târîhinde fâtih-i Yemen Sinân Paşa binâsıdır. Y 239a şâm nevâhîlerinden yüz elli akçe kazâ niyâbetdir. şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i seng-âbâddır. Cirmi altı yüz adımdır. Garba nâzır bir vâsi‘ ve âlî bir demir kapusu var. Dizdârı ve merdüm-i hisârı mevcûd olup neferât evlerinden gayri bir şey yokdur. Ammâ bu kal‘aya muttasıl yine kal‘a-misâl bir hân-ı azîmi var kim vasfında lisân kâsırdır. Cümle yüz yigirmi ocakdır. Ve ıstablı iki bin devâbbât alur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y238b–Y239a ·
metinde göster ·
Hakîkatü'l-hâl Mısır'ın içinde ne kadar mashara var ise
evlerinden
çıkup bâzâr içinde gûnâ-gûn şakalar ederler. Ba‘dehu bu subaşı alayından sonra, …
Hakîkatü'l-hâl Mısır'ın içinde ne kadar mashara var ise evlerinden çıkup bâzâr içinde gûnâ-gûn şakalar ederler. Ba‘dehu bu subaşı alayından sonra, evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y166b ·
metinde göster ·
… ğer piyâdeleri at boynuna düşüp Benî Harâm'ın akîbince kova kova bâğlarından ve
evlerinden
bir sâ‘at yer çöle çıkınca derhâl Benî Harâm fi'l-hâl gerüye avdet eyleyüp ac k …
Bu Sâlihiyye kavmi bu hâli görüp eğer esb-süvâr ve eğer piyâdeleri at boynuna düşüp Benî Harâm'ın akîbince kova kova bâğlarından ve evlerinden bir sâ‘at yer çöle çıkınca derhâl Benî Harâm fi'l-hâl gerüye avdet eyleyüp ac kurd koyuna girir gibi girüp bu Sâlihiyye kavmin domuz balığı gibi hıştlayup ve eslihalayup sürü sürü kıra kıra tarfetü'l-ayn içre bin sekiz yüz âdemi yalman-ı cıdadan geçirüp cümle küheylân kısrakları ve sâyir mâl-ı ganâyim ile Benî Harâm mesrûr [u] handân oldular. Ammâ münhedim olan Sâlihiyye kavmi cân havli ile at boynuna düşüp bizim asker içine gelürken bizim asker dahi, "Anları urdu urmağa geldiler" zann edüp ileri gelenden elli mikdârı âdem Sâlihiyyeliden hâke düşdü. Âhir bizim askerden,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·