… ildir kim iki cânibdeki dağları serâpâ bâğlardır ve mahsûlâtlı yerlerdir. Cümle
evlerinin
revzenleri cânib-i garba ve şimâle nâzırdır. Kışı katı olmayup sevâhile karîbdi …
Der-beyân-ı letâfet-i âb u hevâ: Bu şehr-i azîm dere ve depeli nehr-i azîm kenarına vâki‘ olmağıla hevâsı ol kadar mu‘tedildir kim iki cânibdeki dağları serâpâ bâğlardır ve mahsûlâtlı yerlerdir. Cümle evlerinin revzenleri cânib-i garba ve şimâle nâzırdır. Kışı katı olmayup sevâhile karîbdir. Ve suları ensesinde dağlardan ve Ferhâd getirdiği yerlerden gelir, âb-ı hayâtdır {ibtidâ baş(l)ı Sovuk Pınar'dır. Bu su cümle hâneden hâneye taksîm olup deverân eder}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 282a ·
metinde göster ·
ortasındadır. Cânib-i erba‘alarında hayvanları durup hâneleri hammâm gibi olur. …
Gerçi şiddet-i şitâdan bâğı ve bâğçesi yokdur, amma Paşa sarâyında gül bâğçesi ve Hacı Murâd bâğı gülistânı ve Kefeniğnesioğlu güllüğü ve Bedros bâğı güllüğü ve niçe gül bâğları dahi vardır. Ammâ bu zikr olunan bâğların mutabbak gülleri meşhûrdur. Câbecâ kış elması ve ahlâd emrudu vardır, ammâ gayrı meyve aslâ olmaz. Lâkin mesîregâhlarında ve gül bâğlarında dıraht-ı kavak ve bîd-i sernigûnları firâvândır. Gayrı eşcâr-ı müsmirrâtı olmaz. Kışı katı olduğundan iki ayda ekerler ve biçerler ve secc edüp döğerler ve ale'l-fevr der-anbar ederler. Bizim senemizde atlar mâh-ı temmûzda çayırda iken bir ra‘d u berk u dipi vü boran ve bârân yağup cümle atlar boşanup Erzurûm sahrâsında olan Umudum köyüne ve Kâne ve Gez köyüne varınca atlar serseri gezdiler. Böyle şitâsı şedid olur. Hattâ efvâh-ı nâsda darb-ı meseldir kim bir dervişe "Kanden gelirsin?", derler? "Berf rahmetinden gelirim", der. Ol ne diyârdır, derler; sovukdan "Ere zulüm" olan Erzurûm'dur, der. "Anda yaz olduğuna râst geldin mi", derler? Derviş eydür: "Vallahi on bir ay yigirmi tokuz gün sâkin oldum, cümle halkı yaz gelir derler, ammâ görmedim", der. Hatta bir kerre bir kedi bir damdan bir dama pertâb ederken mu‘allakda donup kalır. Sekiz aydan Nevrûz-ı Harzemşâhî geldikde mezkûr kedinin donu çözülüp mırnav deyüp yere düşer. Meşhûr latîfe-i darb-ı meseldir. Ammâ hakîkatü'l-hâl bir âdemin eli yaş iken bir demir pâresine yapışsa derhâl müncemid olup elinden demir ve demirden eli kopmak ihtimali yokdur. Âhenden eli bin âh-ı serd ile halâs ederse eli ayasının sehl derisi âhiyle âhende kalır. Bu şiddet-i şitâyı diyâr-ı Azak'da ve Deşt-i Kıpçak'da erba‘în ve zemherîr geçirdik, böyle keskin kış görmedik. Ammâ halkı gâyet ten-dürüstdür. Yine böyle şitâ iken bâğ u bâğçesi olmayup cümle meyvesi iki konak yerden İspir ve Tortum ve Erzincan'dan gelir. Âlü'l-âl şeftâlüsü ve zerdâlüsü ve kaysısı ve üzümü okka bir akçedir. Ve birer araba kavunu ve karpuzu on akçeyedir. El-hâsıl me’kûlât cihetinden lâ-nazîr şehr-i bî-bedeldir. Lâkin odunu yokdur, cümle dağlar uryândır, ammâ hikmet-i Hudâ odunı dahi ucuzdur. İki konak yerde (---) dağlarından gelüp gürân derler gemi direkleri olup kaddi kırk arşındır. Kırk akçeye verirler. Anı yakup def‘-i şitâ ederler ve develer ile pelid ve meşe odunları dahi iki konak yerde (---) dağlarından gelir. Bir deve yükü odunu otuz akçeye verirler. Paşanın odunun gümrüğe gelen cümle kârbân develeri birer sefer odun götürürler, kanûndur. Başka odun ağası vardır, ammâ re‘âyâlarının koyunları ve sığırları çok olmağıla fukarâlar sığır tezeği yakarlar. Fukarâ re‘âyâlarının cümle ocakları evlerinin ortasındadır. Cânib-i erba‘alarında hayvanları durup hâneleri hammâm gibi olur. Tennûrlarında herîseleri ve ekmekleri pişmededir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 288b ·
metinde göster ·
… ağı derler. Ol cebel-i bâlâların dâmenine vâki‘ olmuş bir şehr-i azîmdir. Cümle
evlerinin
yüzleri cânib-i kıbleye Sivas sahrâsına Eğriköprü tarafına nâzırdır. Aşağı, Tim …
Eşkâl-i imâret-i kal‘a-i Sivas: Evvelâ şehr-i Sivas'ın cânib-i şimâli ensesindeki dağlara Sıbnişân dağı ve Tozasar dağı derler. Ol cebel-i bâlâların dâmenine vâki‘ olmuş bir şehr-i azîmdir. Cümle evlerinin yüzleri cânib-i kıbleye Sivas sahrâsına Eğriköprü tarafına nâzırdır. Aşağı, Timur harâb etdüğü kal‘a düzde vâki‘ olup dâ’iren-mâdâr cirmi on bin beş yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 74b ·
metinde göster ·
… eri "Hân sen dahi gûr-be-gûr olup harâb u yebâb olasın" dediklerinde cümlesinin
evlerini
küllühü ol imâr etmişdir.
Hikmet: Bir gün kayıkdan avretler dürüst durmayup kayık devrilüp birkaç cevârîler gark-ı âb olup andan da ferâğ gelüp kâhîce mâhîlerini sayd ederdi. Ancak gâyet amîk buhayredir. Bir kerre yukarudan ziyâde seyl tuğyân üzre gelüp seddin bir tarafına rahne verüp deryâ-misâl su rehâ bulup Taklaban mahallesinin niçe hânelerin harâb edüp Kürdleri "Hân sen dahi gûr-be-gûr olup harâb u yebâb olasın" dediklerinde cümlesinin evlerini küllühü ol imâr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 229b ·
metinde göster ·
… ve Rûm [ve] Ermeni ve Yahûdî re‘âyâlarıyla mâl-â-mâl bir şehirdir kim ekseriyyâ
evlerinin
üzerleri serâpâ hasır ve avluları kamış ile mebnî hânelerdir. Kârgîr dîvârlı ve …
Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve azeb ve beşli ağaları ve kapudanı ve subaşı ve muhtesibi vardır. Ve bu şehir cümle iki bin hânedir ve üç mahalle-i müslimîndir. Mâ‘adâ Eflâk ve Boğdan ve Rûm [ve] Ermeni ve Yahûdî re‘âyâlarıyla mâl-â-mâl bir şehirdir kim ekseriyyâ evlerinin üzerleri serâpâ hasır ve avluları kamış ile mebnî hânelerdir. Kârgîr dîvârlı ve kiremit örtülü evleri ve hâneleri ve câmi‘leri cümle müselmân mahallâtları içre vâki‘ olup bu şehirde aslâ kurşum örtülü imâret yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 34b ·
metinde göster ·
… şum urup otururlar imiş. Kırkıncı gün kış kıyâmet ve tûfân ve boran olup herkes
evlerinin
meterislerinden çıkup Satırcı Mehemmed Paşa üzre gulû edüp bî-feth ve bî-meserr …
Zîrâ sene 1007 târîhinde fâtih-i Egre olan Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis ibn Sultân Murâd Hân vüzerâlarından Satırcı Mehemmed Paşa bu kal‘a-i Vârat'ı muhâsara etdikde cümle asâkir-i İslâm meterise girmeyüp Vârat'ın yedi aded varoşları içre cümle guzât meks edüp evlerden âlât-ı mülâhaza kal‘ayı üç aded topçuklar ile döğüp kurşum urup otururlar imiş. Kırkıncı gün kış kıyâmet ve tûfân ve boran olup herkes evlerinin meterislerinden çıkup Satırcı Mehemmed Paşa üzre gulû edüp bî-feth ve bî-meserret cümle asker-i İslâm Belgrad'a geldiklerin serdârımız Alî Paşa-yı âkıbet-endîş Satırcı Paşa'nın ahvâl-i pür-melâlin tevârîhlerde görüp "Eyle olmasın" deyü kal‘a-i Vârat'ın cümle varoşların âteşe urup ıhrâk bi'n-nâr oldukda kal‘a-i Vârat meydân-ı arbedede sögele kaldıkda hemân derûn-ı hisârda mahsûr olan küffârın dahi derûnlarına taşra varoşun ateşleri te’sîr edüp derûn-ı dilden cenge âhenk etmeğe cidd ü ihtimâm edüp ol gün ol gece kal‘adan sekiz yüz balyemez topları asker-i İslâm üzre endâht idi, ammâ henüz dahi asâkir-i İslâm'dan top u tüfeng atılmayup ancak çerâhorân silihdârân ve erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı tîmâr meterisler ve sıçan yolları kazarak ileri gidüp toplara çitler ve siperler urup çul ve tobralar ve gayrı tedârikler görmede idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 123a ·
metinde göster ·
Karye-i Hızır Beğ: Bir dağ dibine vâkı‘ olmuş cümle
evlerinin
yüzleri kıbleye nâzır bir müselmân köyüdür ve İbrâhîm Hân oğulları evkâfıdır. A …
Karye-i Hızır Beğ: Bir dağ dibine vâkı‘ olmuş cümle evlerinin yüzleri kıbleye nâzır bir müselmân köyüdür ve İbrâhîm Hân oğulları evkâfıdır. Ancak bir câmi‘i var. Andan 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 41a ·
metinde göster ·
dükelisi dörd yüz aded serâpâ tahta örtülü ve tahta havlılı ve tahta binâlı ve …
Bu şehir evlerinin dükelisi dörd yüz aded serâpâ tahta örtülü ve tahta havlılı ve tahta binâlı ve tahta döşeme kaldı[rı]mlı pâk ü pâkîze evlerdir. Bu şehirde aslâ taş binâ yokdur ve taş kaldırım aslâ yokdur, zîrâ alçak ve sulu ve bataklı yerlerdir. Eğer kârgîr binâlar var ise cümle horasânî tula binâlardır, ammâ her hânedânda sehel bâğçecikler mukarrerdir, zîrâ vâsi‘ büyût-ı mükelleflerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62b ·
metinde göster ·
… n mu‘teber sarâyları ve hânedân-ı âlîleri cümle bu Drin kenârına döşenmiş ba‘zı
evlerinin
şâhnişîn ve revzenleri nehr-i Drin'e nâzırdır. Ve yine bu hânelerin dahi ensele …
Ve şehrin mu‘teber sarâyları ve hânedân-ı âlîleri cümle bu Drin kenârına döşenmiş ba‘zı evlerinin şâhnişîn ve revzenleri nehr-i Drin'e nâzırdır. Ve yine bu hânelerin dahi enseleri bâğlı ve bayırlı yerlerdir. Ve bu şehrin nehr-i Drin kenârınca tûlu kâmil dörd bin aded germe adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 147a ·
metinde göster ·
şâhnişîn ve revzenlerinden cümle avret ve oğlan ve sığâr u kibâr bizim kal‘a al …
İçindeki evlerinin şâhnişîn ve revzenlerinden cümle avret ve oğlan ve sığâr u kibâr bizim kal‘a altına varıncaya dak seğirdüp 157b alan u tâlân etmeğe girdiğimize nazar ederlerdi. Ve cümle evleri kayalarda biri biri üzre kat-ender-kat olup cümle pençereleri cânib-i şimâle deryâ-yı körfeze nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157a–157b ·
metinde göster ·
… âkin gâyet ekinleri çok olur. Hattâ bir kîlesi elli altmış kîle verir. Ve cümle
evlerinin
dîvârları toprak kerpiçidir ve iki kerpiç mâbeynleri deryâ eriştesi ve çürük sa …
Menzil-i karye-i Kocamak: Mezkûr kurâlar cümle kırlıkda ağaçsız ve bâğ u bâğçesiz cümle halkı sığır tezeği ve deve kemresi ve at tersi yakarlar ve dâ’imâ tezek kokarlar. Lâkin gâyet ekinleri çok olur. Hattâ bir kîlesi elli altmış kîle verir. Ve cümle evlerinin dîvârları toprak kerpiçidir ve iki kerpiç mâbeynleri deryâ eriştesi ve çürük samandır, ammâ ne pek metîn dîvârları olur. Ammâ çölistân yer olmak ile susuz yurtlardır. Yüzer ve seksener ve ellişer kulaç kuyularından atları sığır tulumlarıyla sular çeküp hayvânâtları ve kendilerin sıvarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 117b ·
metinde göster ·
havlıları çitdir. Havf ü haşyet olmadığından niçe yüz hânelerinin kârgîr binâ d …
Ve bu şehir tâ Kırım'ın ortasıdır, ammâ ekseriyyâ evlerinin havlıları çitdir. Havf ü haşyet olmadığından niçe yüz hânelerinin kârgîr binâ dîvârları olmayup çitden mebnîdir. Ve her hânedânda birer uyûn-ı câriye cereyân etmesi mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 134a ·
metinde göster ·
… e silâhları cümle yanlarında durup yatırlar. Kış günleri büyük mişe dırahtların
evlerinin
orta yerinde yakup cümle ehl [ü] ıyâlleriyle âteş başında (...) otururlar. Hamm …
Atları başları ucunda ve silâhları cümle yanlarında durup yatırlar. Kış günleri büyük mişe dırahtların evlerinin orta yerinde yakup cümle ehl [ü] ıyâlleriyle âteş başında (...) otururlar. Hammâm gibi ıssı evleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 150b ·
metinde göster ·
… üselmânları var ve yüz elli hânesi kefere-i menhûs hâneleridir. Ve cümle kefere
evlerinin
kapuları pençere gibi küçücük küçücük kapuları gâyet yüksekdedir kim "Atlı müsâ …
Ve hâkimi Bâyezîd-i Velî Hân mütevellîsi zâbıt u râbıtdır. Ve cümle on pâre köy nâhiyesi dahi vakf-ı Bâyezîd Hân'dır kim hîn-i tahrîrde muharrirler şehr-i Mekri ile nâhiye kurâların cümle dörd yüz aded hâne tahrîr etmişler. Ammâ şehri cümle iki yüz aded kiremitli tahtânî ve fevkânî cümle kârgîr binâlı Urûm evleridir. Müselmânları Urûmlardan azdır. Ancak elli hâne Müselmânları var ve yüz elli hânesi kefere-i menhûs hâneleridir. Ve cümle kefere evlerinin kapuları pençere gibi küçücük küçücük kapuları gâyet yüksekdedir kim "Atlı müsâfirler gelüp konak etmeyeler" deyü kapuların küçük ve yüksek muhâlif nerdübânlı kapular etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 207b ·
metinde göster ·
… ân sâhiblerinin küffârın bu mertebe top ve kumbara atdıkları aynlarına gelmeyüp
evlerinin
ve dükkânlarının önlerine sedd-i Ye’cûc-misâl siperler binâ edüp ve gûnâ-gûn mü …
Ve 1080 ibtidâsından "Aşağıdaki ordu-yı İslâm kal‘a altına göç etsinler" deyü fermân-ı Sadrıa‘zam sâdır olunca bu kadar bin dükkân ve bu kadar bin hânedânlar cümle göçüp kal‘a altında meks edince mel‘ûn küffâr yedi gün yedi gece tekrâr kudurup asker-i İslâma göz açdırmayup eyle toplar ve muşkat ve kumbaralar urdu kim bir vecih ile tahrîri kâbil değildir. Ammâ lağımları atılmadığından cemî‘i asâkir-i İslâmın ve cümle ehl-i hıref esnâfâtın ve cümle hânedân sâhiblerinin küffârın bu mertebe top ve kumbara atdıkları aynlarına gelmeyüp evlerinin ve dükkânlarının önlerine sedd-i Ye’cûc-misâl siperler binâ edüp ve gûnâ-gûn müte‘addid odalar ve havz u şâzrevânlar ve hammâmlar ve matbah ve niçe gûne imâretler inşâ olunup Hudâ hakkıyçün bir ânda bir yeni şehr-i azîm binâ olundu kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 301a ·
metinde göster ·
… r. Ve cümle sağîr ü kebîr kırk aded kenîseleri ve üç aded manastırları ve cümle
evlerinin
su sarnıçları ve cümle sûklara nâzır kulle-misâl mazgal delikleri ve bâğ u bâğç …
Beş aded mahalle köylerdir. Cümle bin aded kal‘a-misâl kârgîr binâ kiremit örtülü evlerdir. Ve cümle sağîr ü kebîr kırk aded kenîseleri ve üç aded manastırları ve cümle evlerinin su sarnıçları ve cümle sûklara nâzır kulle-misâl mazgal delikleri ve bâğ u bâğçeleri bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 334b ·
metinde göster ·
taş dîvârları tarzı rûy-ı arzda yokdur. Cümle kırmızı sumpara taşından çâr-kûşe …
Ve cemî‘i evlerinin taş dîvârları tarzı rûy-ı arzda yokdur. Cümle kırmızı sumpara taşından çâr-kûşeden tûlânîce taş dîvârlardır kim aslâ çamur ve kireç ve alçısı yok. Ancak taş taş üzre bir kuru binâ kadleri yigirmi arşın bâlâ dîvâr kim bâlâda sehel memdûhdur, tâ kâfir zamânından kalmış niçe yüz yıllık dîvârlar ve hânedânlar vardır. Ve eyle serâmed hem-vâr dîvâr-ı üstüvârlardır kim bir serçe kuşu tırnak (tırnak) ildirecek yeri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 355b ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘a evlerinin yüzleri cümle şimâl cânibinde Küti sahrâsına nâzır hevâdar ve cihân-nümâ beyt-i ra‘nâlardır. Ve aşağı şehr-i kebîr bu kal‘anın şarkı ve şimâli ve yıldız rûzgârları tarafında vâki‘ olmuşdur. Sultânbâğı semtleri dere içine ve Yeni mahalle kal‘anın garb cânibi altına ve Zereğen mahallesi düz sahrâya vâki‘ olmuş bu gûne mahalle-i âbâdândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y9b ·
metinde göster ·
… n hâneleri ve bin hâne nasârâ süknâları ile ârâste bir şehr-i İremdir. Ve cümle
evlerinin
temellerinden bir âdem kaddi bâlâ taş binâdır, andan yukarusu kerpiç dîvârlardı …
Bu şehrin bir hânesine girsen dam u bâmıyla kâ‘a ve müsâfirhânesi ve haremiyle bir azîm sarây görünür. Ve bâğ u bâğçeleri vâsi‘ havlıları ile cihânı zeyn etmiş bir şehirdir, ammâ dörd bin altı yüz müselmân hâneleri ve bin hâne nasârâ süknâları ile ârâste bir şehr-i İremdir. Ve cümle evlerinin temellerinden bir âdem kaddi bâlâ taş binâdır, andan yukarusu kerpiç dîvârlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y15b ·
metinde göster ·
… tarafında çârsû-yı bâzâr olan evlerin dahi yüzleri şarka nâzırdır. Ve bu taraf
evlerinin
karşu kıble tarafı evc-i âsumâna ser çekmiş kal‘a-i bâlânın kayasıdır kim aktâr …
Ve şehr-i Gedüs bir sengistân dar boğaz içinde bir dere kenârında vâki‘ olmuş dere ve depeleri zeyn etmiş kat-ender-kat ma‘mûr hâne-i zîbâlardır. Bu cânib hânelerinin yüzleri cânib-i şarka nâzırdır ve derenin karşu tarafında çârsû-yı bâzâr olan evlerin dahi yüzleri şarka nâzırdır. Ve bu taraf evlerinin karşu kıble tarafı evc-i âsumâna ser çekmiş kal‘a-i bâlânın kayasıdır kim aktâr-ı arzı geşt [ü] güzâr eden seyyâhân-ı berr ü bihâr cânbâz tâ’ifesi pehlivânları yigirmi otuz yılda bir kerre bir azîm cem‘iyyet-i kübrâ ile bu şehr-i Gedüs'e gelüp birbirlerin imtihânen bu kal‘a kayasına resen bağlayup gûnâ-gûn arz-ı mahâretler gösterüp Y 20b urûc eden post sâhibi ser-çeşme pehlivân olur. Niçesi pâre pâre olur. Hâlâ aşağı derk-i esfelde medfûndurlar. Ne‘ûzübillâh benî âdem aşağı bakmağa cür’et edemez. Bu kal‘anın bu kullesi kayalar üzre tâ bu mertebe eflâke ser çekmişdir kim efvâh-ı nâsda Cânbâz kullesi derler, meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y20a–Y20b ·
metinde göster ·
… ri yokdur, ammâ serdârı vardır. Ve bâğ u bâğçesi cihânı zeyn etmişdir. Ve cümle
evlerinin
yüzleri kıbleye nâzırdır.
Ve ancak iki yüz kiremitli ve türâb örtülü hânelerdir. Bir câmi‘i ve mesâcidi ve bir hânı ve on mikdârı dükkânı vardır. Kethudâyeri yokdur, ammâ serdârı vardır. Ve bâğ u bâğçesi cihânı zeyn etmişdir. Ve cümle evlerinin yüzleri kıbleye nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y89b ·
metinde göster ·
… er-kat bâğ u bâğçeler içre sarây-ı âlîler ve gayri hâne-i a‘yânlardır. Ve cümle
evlerinin
der-i dîvârları hemvâr kerpiçdir.
Varoş şekl-i müdevver vâki‘ olmuşdur. Bakçeler kenârınca piyâde dolaşup sekiz bin yedi yüz adımdır. Ve câ-be-câ bâğçelere çıkacak yollarında amîk handaklar kesmişlerdir. Ve bu cirmde olan varoş-ı kebîr içre cümle (---) mahalle ve sekiz bin yedi yüz toprak ve kireç örtülü kat-ender-kat bâğ u bâğçeler içre sarây-ı âlîler ve gayri hâne-i a‘yânlardır. Ve cümle evlerinin der-i dîvârları hemvâr kerpiçdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y154b ·
metinde göster ·
… [u] eşrâfının hevâdâr hâneleri vardır. Kat-ender-kat kâ[r]gîr binâlardır. Cümle
evlerinin
revzenleri aşağı şehre ve cânib-i cenûba ve garba nâzırdır. Ve bu aşağı şehrin …
Ve bu câmi‘ hâlîçe ile mefrûşdur. Kulle-misâl bir minâresi vardır, gâyet âlîdir. Ve bu câmi‘e muttasıl şehrin a‘yân [u] eşrâfının hevâdâr hâneleri vardır. Kat-ender-kat kâ[r]gîr binâlardır. Cümle evlerinin revzenleri aşağı şehre ve cânib-i cenûba ve garba nâzırdır. Ve bu aşağı şehrin ortasında bir ulu P 98b çay cârîdir. Ba‘zı zamân münkatı‘ olur. Ve ol mahalde bir birke-i azîm vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y231b ·
metinde göster ·
… tîler metâ‘ların iskele başına dağlar gibi yığarlar, bir vâsi‘ iskeledir. Cümle
evlerinin
şâhnişîn ve revzenleri Nîl'e nâzırdır. Bu şehir cümle altı yüz on sokakdır, cüm …
Ve Nîl kenârı kat-ender-kat gâyet ma‘mûr sarây-ı âlîler ve serâpâ iskeledir. Cümle âyende vü revende keştîler metâ‘ların iskele başına dağlar gibi yığarlar, bir vâsi‘ iskeledir. Cümle evlerinin şâhnişîn ve revzenleri Nîl'e nâzırdır. Bu şehir cümle altı yüz on sokakdır, cümlesi pâk ü pâkîze şâhrâhlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y335a ·
metinde göster ·
… Nîl'den beş yüz adım ba‘îd bir vâsi‘ sahrâda cânib-i erba‘ası kal‘a dîvârı gibi
evlerinin
dîvârları vâki‘ olup yigirmi aded tahta kapulu şekl-i müdevver bir şehr-i münev …
şehri Nîl'den beş yüz adım ba‘îd bir vâsi‘ sahrâda cânib-i erba‘ası kal‘a dîvârı gibi evlerinin dîvârları vâki‘ olup yigirmi aded tahta kapulu şekl-i müdevver bir şehr-i münevverdir. Cümle beş bin hâne-i ma‘mûr-ı âbâdândır ve gâyet sık kat-ender-kat âlî ve müzeyyen büyûtlardır. Cümle hânelerden ma‘mûr u kebîr kâşif sarâyıdır, yetmiş hücre ve hammâmlı ve dîvânhâneli ve sarây meydânlı bir beyt-i vâsi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y361b ·
metinde göster ·
… rdir. Ve bu vilâyet-i Sa‘îd'de böyle bir şîrîn cedîd binâlı şehir yokdur. Cümle
evlerinin
der-i dîvârları siyâh ve kırmızı ve beyâz tula ile sâhib-i hâne ismiyle ve binâ …
Ve bu şehir Nîl kenârında bir mürtefi‘ bayır üzre bir vâsi‘ düz yerde yeni binâlı bir şehr-i müzeyyenedir. Zîrâ bu mahalde Nîl cenûb tarafına devr edüp bu şehrin hayli hânelerin berbâd harâb ü yebâb etmişdir. Ba‘dehu ahâlî-i vilâyet şehrin hâricinde cenûb tarafında olan vâsi‘ yerlere elli seneden berü binâ-yı latîf hâne-i zîbâlar inşâ etmişler. Cümlesi dörd bin beş yüz tula-binâ ma‘mûr u müzeyyen hâne ve sarây-ı âlîlerdir. Ve bu vilâyet-i Sa‘îd'de böyle bir şîrîn cedîd binâlı şehir yokdur. Cümle evlerinin der-i dîvârları siyâh ve kırmızı ve beyâz tula ile sâhib-i hâne ismiyle ve binâsı târîhleri ile ve bennâsı ketebesiyle nakş olunmuş hânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y365b ·
metinde göster ·
… yukarı bir çârsû içre nazar olundukda âdem deryâsı temevvüc eder. Ve ekseriyyâ
evlerinin
kapularında ve atebe-i âlîlerinde gûnâ-gûn nakş ile âye[t]:
Bu şehrin cümle esvâkları bir mürtefi‘ yere vâki‘ olmağile bâlâdan süflîye yâhûd aşağıdan yukarı bir çârsû içre nazar olundukda âdem deryâsı temevvüc eder. Ve ekseriyyâ evlerinin kapularında ve atebe-i âlîlerinde gûnâ-gûn nakş ile âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y367b ·
metinde göster ·