Ba‘dehu târîh-i mezbûrda diyâr-ı İşpanya'da Rim Papa nâmıyla iştihâr bulan memleketin kıral-ı dâll-i bed-fi‘âli hâkim-i Freng-i bed-rengdir. Ve imâret-i vüs‘atda nümûdâr-ı hisâr-ı heft evrengdir. Dâr [u] diyârlarına Merene-i kübrâ derler. Ol diyâr-ı müşrikînden Kostantîn nâm bed-kâm bir pâdişâh hurûc edüp memâlik-i şarkı ve garbı ve şimâli ve cenûbu ve'l-hâsıl ekâlîm-i seb‘a şehinşâhların kabza-i teshîre alup şehr-i Makdon kaldı deyü hasretü'l-mülûk olan İslâmbol'u feth [u] teshîr dâ‘iyesiyle ol sûr-ı azîm üzre diyâr-ı Efârîkadan ve bilâd-ı Makdonya'dan on kerre yüz bin cüyûş-ı kefere ve fecere cem‘ edüp berren ve bahren deryâ-misâl asker ile dârü'l-mülk olan Makdonya'ya gelüp Kostantîn karada Silivri cânibinden muhâsara etdi. Deryâdan bin pâre keştî ile Ciniviz kıral-ı dâlli i‘ânetiyle {cânib-i} bahrden muhâsara etdiler. Yedi ayda İslâmbol'u cebren ve kahren alup Silivri'den Terkoz kal‘asına varınca yedi kat germe kal‘a dîvârların ve burc [u] bârûları ve handakların harâb [ü] yebâb edüp hâlâ iç kal‘a olan İslâmbol'a istîlâ edüp tahtgâh edindi. Ve Ciniviz kıralı dahi Galata câniblerinden tâ Karadeniz Boğazı'na varınca sâhil-i bahrde olan kılâ‘ları harâb [ü] yebâb edüp cümle Freng-i bed-reng Galata'yı tahtgâh edindi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a ·
metinde göster ·
mahsûsdur kim gemilerinde ikişer üçer bin asker olup ikişer üçer yüz top çeker …
{Der-sitâyiş-i niheng-i pîl-kûş-ı Bahr-i Haraz}: Andan kalkup yine leb-i deryâ ile giderken temevvüc-i Bahr-i Haraz ile sâhil-i deryâda bir balık düşmüş, kaddi kâmil yüz adım idi. İki başı var, biri kuyruğu yerinde yılan başlı, biri büyük başı ki hammâm kubbesi kadar var idi. Gûyâ tasvîrlerde tahrîr olunan ejdehâ tasvîri başına müşâbih idi. Üst çenesinde yüz elli dendânları var ve alt çenesinde yüz kırk sinni var. Her bir dişi birer zirâ‘ tavîl ve âdem uyluğu gibi kalın dişleri ve fil kulağı gibi gûşleri ve müdevver sofra cirminde gözleri var. Ve cümle vücûdu kunduz tüğü-misâl tüğlü bir mahlûk-ı Hâlık ve bir mehîb ü mefret balık idi. Cümle ehl-i Bakü ve Demirkapu ve kavm-i Şemahı cem‘ olup temâşâ ederlerdi. Hoca Sarı Hân nâm bir seyyâhân-ı Bahr-i Haraz eydür: "Bu Bahr-i Haraz'a mahsûs bir nehengdir kim mellâhân-ı bihâr, bu mâhîye neheng-i pîl-kûş derler. Cemî‘î mâhîler bu balıkdan havf ederler" dedi. Ammâ hakîkatü'l-hâl bu Bahr-i Haraz sâhilinde olan ibret-nümâ bir deryâda yokdur. Hattâ leb-i deryâda ol kadar derya mahlûku kabları ve lâşeleri vardır kim diller ile ta‘bîr olunmayup bir bahr mahlûkuna müşâbeheti yokdur. Çâr-kûşe ve şekl-i muhammes ve topuz gibi başı müdevver ve kuyruğu ince mahlûklar olur. Ammâ mâhî-i kepî ve mâhî-i minâ gûyâ murassa‘ bir zirâ‘-ı mâhîdir. Ve mâhî-i lipâta ve mâhî-i sürhendâm ve mâhî-i sebz ve mâhî-i sîmî ve niçe bin elvân mâhîleri var, amma ma‘lûmumuz olup tenâvül olunan bu gûne mâ’idelerdir. Ve bu Bahr-i Haraz ol diyârın mellâhları takrîri üzre Karadeniz'den bir buçuk kadar vâsi‘dir. Dâiren-mâdâr cirmi dörd bin mildir. Ve bir yire ittisâli yokdur. Başka bir bahr-i azîmdir. Ve Karadeniz gibi içinde aslâ cezîresi yokdur. Cezîre-i ma‘mûreler Akdeniz'e mahsûsdur kim sağîr ve kebîr cümle iki bin kırk cezîrelerdir. Kırkı cezîre-i azîmlerdir. Meselâ; cezîre-i Kıbrıs ve Girid ve Mora ve Rodos ve Midilli ve İlimni ve İstendil ve İstanköy ve Sakız ve Nakşa ve Zanılsa ve Kefalonya ve Cicilya ve Korsika ve Sardilya ve Malta misillü niçe cezîreler vardır. Her birinde beşer onar ve yetmişer seksener mikdârı kılâ‘-ı metînler ve nehr-i azîmler vardır. Ammâ bu Bahr-i Haraz'da bir cezîreli yer yokdur. Ammâ limânları çokdur ve talattum-ı deryâ-yı tebbâsı (?) Karadeniz'den şedîd olur. Tûlunun nihâyeti Fağfûr hududu vilâyetinde nihâyet bulur kim ıklîm-i sâbi‘in nihâyetidir. Garb tarafı diyâr-ı Moskovdur. Şark tarafı Gîlân-ı Acem ve Özbek ve Bulgar ve Kalmâğ ve Çîn ve Fağfûr ve Kazak'dır kim bu Kazak tarafıyla Moskov ma-beyni şiddet-i şitâda bu bahr müncemid olup yedi ay sedd-i yah-bend olup üzerinden Kalmah Tatarları ubûr edüp diyâr-ı Moskov'ı nehb ü gâret edüp esîrlerin Çîn-i Hıta ve Hoten'de fürûht edende bây kişi olurlar. Ammâ bu Gîlân ve Bakü ve Demirkapu ve Türk kal‘aları önünde bu Bahr-i Haraz aslâ donmaz, zîrâ sevâhil taraflardır. Ve bu cânibde bu bahrin nihâyeti Bâbü'l-ebvâb ta‘bîr etdükleri Demirkapu'dan cânib-i kıbleye içeri bir körfezdir. Dağıstân pâdişâhı hudûdunda leb-i Haraz'da Avar ülkesine karîb Türk nehri kenarında Moskov'un Türk kal‘asında bu bahr nihâyet bulur. Kıbleden 315b şimâle tûlânîce vâkı‘ olup tûlı dörd bin mildir. Ve umkı, ka‘rı nihâyeti üç ıskandil boyudur, ya‘nî üç yüz zirâ‘ derin yeri vardır. Ve bu rûy-ı deryâda bin pâre gemileri vardır kim diyârdan diyâra tüccârân-ı berr [u] bihâr götürüp kâr ederler. Ammâ cemî‘î keştîbânları Moskov kâfiri Kazağı şaykalarından havf edüp rûy-ı deryâda azîm ceng-i perhâş ederler. Lâkin bahr-i Esved ve bahr-i Sefîd ve bahr-i Okyonus ve bahr-i Muhît kalyonları gibi azîm karaka keştîleri yokdur. Ancak küpeşteleri kamış sazlı hûrde gemileri ve hûrde mişkât topları vardır. Rûm deryâsı gibi sâhib-i mahâret keştîbânları yokdur. Deryâ üzre neberd-i zevrâk Fireng-i pür-renge ve Âl-i Osmân-ı evrenge mahsûsdur kim gemilerinde ikişer üçer bin asker olup ikişer üçer yüz top çeker karavana kalyonları olup bahr-i Sefîd üzre Fireng ile ceng ederler. Ammâ bu Bahr-i Haraz mellâhları ancak Moskov Kazağ'ı kayıklarıyla ceng ederler. Ez-în-cânib bu Bahr-i Haraz kenarından cânib-i şarka düz sahrâlar içre yine nâhiye-i Müskir'de (---) sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 315a–315b ·
metinde göster ·
… e niçe yerleri esed-hey’et kayalar görünür. Ve niçe sahrâları balık ve neheng-i
evreng
gibi nümâyândır ve ba‘zı hacerler gemi gibi zâhirdir ve çok sengi ukâb kuşu gib …
Ve bu kal‘a kayaları bir acâ’ib turfe eşkâlde görünür kim niçe yerinde kayalar ejderhâ gibi aşağı sarkmış şehre hâ’il durur. Bi-emrillah başları ve gerdânları ve pençeleri âşikâredir. İm‘ân-ı nazar ile nazar eden bilür ve niçe yerleri esed-hey’et kayalar görünür. Ve niçe sahrâları balık ve neheng-i evreng gibi nümâyândır ve ba‘zı hacerler gemi gibi zâhirdir ve çok sengi ukâb kuşu gibi oturmış kayalardır ve bî-kıyâs kayaları gemi yelkeni gibi çâr-kûşe ve şekl-i müselles ve şekl-i bademî beyâz ve mücellâ kayalardır. Niçe yerleri deve ve katır ve fil ve câmûs gibi mefret ü mehîb kayalardır. Ve niçe yerleri gemi gibi ve kalyon gibi ve kadırga gibi ve hammâm kubbesi gibi ve soffa-i âlî gibi gûnâ-gûn kayalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 251a ·
metinde göster ·
Der-alâmet-i esmâ-i çâkerân: Ekser Gürcî köleleridir kim isimleri Usuf ve
Evreng
ve Çelerdi ve Hakverdi ve Çömez ve Zâl ve İskender ve Kubad ve Şağad ve Server …
Der-alâmet-i esmâ-i çâkerân: Ekser Gürcî köleleridir kim isimleri Usuf ve Evreng ve Çelerdi ve Hakverdi ve Çömez ve Zâl ve İskender ve Kubad ve Şağad ve Server ve Hurrem ve Levend ve Elvend ve Sıyâmî ve Pervîz ve Şükrullah ve Kâsım ve Şâhkırân nâm gulâmları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 258a ·
metinde göster ·
Rây derler. Bir re‘âyâ pâdişâhları huzûruna gelse pâdişâhım diyecek yerde râyım …
Pâdişâhlarına "Rây" derler. Meselâ Ekber Rây, Evrengzîb Rây derler. Bir re‘âyâ pâdişâhları huzûruna gelse pâdişâhım diyecek yerde râyım der, elkâbları eyledir. Ve bu Hindistân on yedi pâdişâhlık yerdir, her biri birer mezhebdedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y23b ·
metinde göster ·
… ns ü cin ve ecnâs-u mahlûkâtile tasvîr etmiş kim bu ilimden haberdâr olan üstâd
Evreng
[Erjeng?] ve Bihzâd [ve] Mânî ve Şâhkulu ve Ağa Rızâ ve Velîcân gördükde âlem-i …
Ve bu hadîkanın sağ tarafında yine câmi‘ hareminin ortasına vâki‘ olur bir kubbe-i âlî altında yekpâre bir Hanefî âbdest havzu vardır, siyâh-levn mücellâ sommâkîdendir. Bu havzun cânib-i erba‘asında üstâd-ı mermerbür ressâm-ı Sâm sihr-i mübîn mertebesinde icrâ-yı mahâret edüp bârgâh-ı Hazret-i Süleymân'ı cemî‘i hûş [u] tuyûr ins ü cin ve ecnâs-u mahlûkâtile tasvîr etmiş kim bu ilimden haberdâr olan üstâd Evreng [Erjeng?] ve Bihzâd [ve] Mânî ve Şâhkulu ve Ağa Rızâ ve Velîcân gördükde âlem-i hayretde kalup bîcân olur. Böyle sihr-i i‘câz dîvân-ı Hazret-i Süleymân tasvîr olunmuş bir Hanefî havzıdır. Zemîn ü âsumânda Cenâb-ı Bârî'nin ne kadar mahlûkâtları var ise ve cemî‘i kerrûbiyân hamele-i arş [u] kürs ve hamele-i zemîn ü âsumân ve gâv [u] semek ve bir peşe-i leng dahi dîvân-ı Süleymân'da timsâl olunmuş sûretlerdir kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y322b ·
metinde göster ·