İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

evtâd

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
17
isabet
17 cümle/beyitte
6,3
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
27 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi176,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–17 / 17

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“evtâd” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 150a … sin bilür cânlar vardır kim hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür, ammâ kimi ümenâ ve kimi evtâd ve kimi nücebâ ve kimi nükebâ ve kimi büdelâ ve kimi melâmiyyûn ve kimi rücebâ …
EÇS III 35b–36a … bâtınen birbirleriyle müşerref olurlar. Ve ricâlü'l-gayb ve nücebâ ve nukebâ ve evtâd ve nukebâ ve büdelâ ve (---) (---) (---) Hızır-İlyâs'ın emrine me’mûrlardır. Su …
EÇS III 63a … ma‘nâyı ilhâm eder. Ya‘nî "Habîbim, Muhammed'im! Biz dağları yeryüzüne kilid ve evtâd halk eyledik" buyururlar zîrâ rûy-ı zemînde ulu dağlar olmasa vech-i arza lerzâ …
EÇS III 110b … etgâh-ı hâs [u] âmdır. Ammâ yediler kim üçler ve kırklar ve nücebâ ve büdelâ ve evtâd makâmı olup yediler makâmı evlâ değildir. Ancak Âl-i Osmâniyân'dan Süleymân Şâh …
EÇS III 185a–185b … n istimdâd taleb edüp cümle ervâh-ı enbiyâ vü evliyâ ve kutbu'l-aktâb u ümenâ u evtâd ve nücebâ ve nukabâ ü büdelâ ve mecâzibûn u melâmiyyûn ve ricâlü'l-gayb ve birl …
EÇS IV 244b … en biri eydür: "Biz ricâlullahdan kavm-i nücebâ vü rukebâ vü büdelâ vü ümenâ ve evtâd u nukebâ vü melâmiyyûn (---) (---) (---) (---) vü ricâliyyûn askerîsiyiz kim Mu …
EÇS IV 324a … mı ve Ricâlü'l-gayb makâmı ve Ümenâ makâmı ve Nücebâ makâmı ve Büdelâ makâmı ve Evtâd makâmı ve Nukebâ makâmı, bu zikr olunan makâm-ı sultânlar cümle kırk yerdedir v …
EÇS VI 87b … içre Cenâb-ı Hak tarafından ricâlü'l-gayb gözcü olup anların büdelâ ve ümenâ ve evtâd ve nücebâ ve nukabâ şekilli melâmiyyûnlarından evvelâ Deli Yoro, Sadrıa‘zama va …
EÇS VI 187b Cümle ricâlü'l-gayb ve ervâh-ı enbiyâ ve evliyâ ve kutbu'l-aktâb ve ümenâ ve evtâd u nücebâ ve nukebâ vü büdelâ ve cümle cündullâh dahi imdâd edüp cümle leşker ka …
EÇS VII 84a … edi'l-Arabî, gerçekler ve hâzır ve gâ’ib ve ricâlü'l-gayb ve ümenâ vü büdelâ ve evtâd ve cemî‘i ervâh-ı enbiyâ ve evliyâların ervâhları hâzır ola. Gerçek erenler dem …
EÇS VIII 229a … ehl-i hâl-i mazınne-i kerâme-i mecâzibân: Bu şehir içre niçe büdelâ vü ümenâ ve evtâd u nücebâ ve nukebâ ve melâmiyyûn şeklinde âdemler var kim ricâlü'l-gayb ile hem …
EÇS VIII 383a Der-ehl-i hâl-i mazınne-i kerâme-i mecâzibân: Niçe büdelâ-yı ümenâ ve evtâd u nukebâ ve melâmiyyûn mecâzibûn kimesneler vardır ammâ cümleden keşf [ü] kerâm …
EÇS IX Y188a Makâm-ı Hazret-i Hızır: Cümle ricâlü'l-gayb ya‘nî ümenâ ve evtâd ve nücebâ ve büdelâ ve nukabâ bunda cem‘ olur, derler. Bir âdemin mühim umûru o …
EÇS IX Y217b … akâm-ı hazret-i Üzeyir Nebiyyullâh ve makâm-ı ricâlü'l-gayb ve makâm-ı ümenâ ve evtâd ve nukabâ ve nücebâ ve (---) budalâ. Bunların cümlesi birer çemenzâr soffacıkla …
EÇS X Y89b Ve bu câmi‘in sol cânibindeki köşede çâr-gûşe bir ziyâretgâh vardır, Makâm-ı Evtâd derler. Anın başka mihrâbı vardır. Mihrâba karîb yerden üç karış bâlâda çâr-gûş …
EÇS X Y109a … ş bî-hûş olurlar. Zîrâ ol gün anda cümle uşşâkân [u] sâdıkân büdelâ ve ümenâ ve evtâd ve nücebâ vü nükabâ ve mecâzibûn melâmiyyûn andadır.
EÇS X Y256b Ve bir dahi Mısır'a müvekkil olan ümenâ ve evtâd ve nücebâ ve nukabâ ve melâmiyyûn ve mecâzibûnların hizmetleri te’sîridir.