… âs-ı vüzerâ ve hâs-ı mîrimîrân ve mîrilivâ hâsları vardır anı beyân eder ve her
eyâletde
ne kadar serbest ze‘âmet ve her sancakda ne kadar tîmâr ve ze‘âmet vardır ve kâ …
Gerçi Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân Kostantıniyye'yi feth etdi. Ammâ Süleymân Hân amâr edüp kânûn üzre Rûmeli'nde ve Anatolu'da ne kadar vezâret ve ne kadar mîrimîrânlık ve ne kadar mîrilivâlık ve her eyâlet [u] livâlarda ne kadar hâs-ı hümâyûn ve ne kadar hâs-ı vüzerâ ve hâs-ı mîrimîrân ve mîrilivâ hâsları vardır anı beyân eder ve her eyâletde ne kadar serbest ze‘âmet ve her sancakda ne kadar tîmâr ve ze‘âmet vardır ve kânûn-ı Süleymân üzre cebelüleri ile niçe kerre yüz bin asker olur anı beyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 49a ·
metinde göster ·
… er beğlerbeğilik kaç kılıçdır ve cümle askeri ne mikdâr olur ve her sancakda ve
eyâletde
ne denlü tîmâr ve ze‘âmet vardır anları beyân eder
Fasl-ı SâdisKânûn-ı Süleymân üzre her beğlerbeğilik kaç kılıçdır ve cümle askeri ne mikdâr olur ve her sancakda ve eyâletde ne denlü tîmâr ve ze‘âmet vardır anları beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 54b ·
metinde göster ·
erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ma‘a cebelüleri ile toksan bir bin altı yüz ask …
Anatolu ıtlâk olunan cümle (---) eyâletde erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ma‘a cebelüleri ile toksan bir bin altı yüz askerdir. Bi-emrillâh devlet-i Âl-i Osmân'a ol mertebe nizâm [ü] intizâm vermiş idi kim Rûmeli'ne sefer etse Anatolu'dan değme hâl ile asker almak iktizâ etmezdi. Anatolu cânibine sefer etse Rûmeli'nden asker almazdı. Ancak kapukuluyla Irâk'a ve Alman'a gidüp mansûr [u] muzaffer gelirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 56a ·
metinde göster ·
… na dahi girmemişim. Andan serdâr-ı mûmâileyh şikârın almış kağan arslan gibi bu
eyâletde
niçe şikârlar alup yigirmi altı pâre sağîr ü kebîr kılâ‘lar dahi feth edüp kimi …
Hemân ol mahalde serdâr-ı zafer-şi‘âr yeniçeri ağasın yedi oda yeniçeriyle kal‘a-i Tiflis zabtına gönderüp kendüleri asâkir-i İslâm ile ol gün kal‘a-i Zekim'i muhâsara edüp amân ile, feth-i kal‘a-i Zekim sene 986, içine asker koyup andan cânib-i şimâli bir günde kal‘a-i Kerîm, muhâsara edüp aslâ hücûm-ı Âl-i Osmân'a tâkat getiremeyüp emân ile kal‘ayı serdâr-ı mu‘azzama teslîm etdiler. İçinde olanlar dârü'l-bevârlarına gitdiler. Ammâ hakîr kal‘a-i Zekim'i görmedim, ammâ Kâht kal‘ası sahrâsından güzer ederken kal‘a-i Kerîm'i görmüşüm, lâkin ana dahi girmemişim. Andan serdâr-ı mûmâileyh şikârın almış kağan arslan gibi bu eyâletde niçe şikârlar alup yigirmi altı pâre sağîr ü kebîr kılâ‘lar dahi feth edüp kimin harâb ve kimisin imâr edüp gereği gibi levâzımât [u] mühimmâtların görüp ve her birine dizdâr ve cebehâneler ve mustahfızân asker koyup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek kal‘a-i Tiflis'e dâhil olduğu ân bir şâdmân-ı Âl-i Osmâniyân olur kim vilâyet-i İrân ve eyâlet-i Şirvân sıyt u sadâ-yı top-ı kal‘a-kûbdan velvele-nâk olup ezân-ı Muhammedîler tilâvet olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 319a ·
metinde göster ·
… yâhûd akrabâ ve akrebine yâhûd duhter-i pâkîze-ahterine verilmek kânûndur. Bir
eyâletde
avrete sancak verilmek kânûn değildir illâ bu eyâlet-i Şehrezûl'da var. Hatta z …
Ve bu eyâlet-i Şehrezûr'da tahrîr olunan on sekiz sancakdan mâ‘ada iki aded sancak dahi hükûmetdir. Kânûn-ı Süleymân Hân üzre azl u nasb kabûl etmezler. Hâkimi merhûm olursa evlâdlarına yâhûd akrabâ ve akrebine yâhûd duhter-i pâkîze-ahterine verilmek kânûndur. Bir eyâletde avrete sancak verilmek kânûn değildir illâ bu eyâlet-i Şehrezûl'da var. Hatta zamân-ı Murâd Hân-ı Râbi‘de Hânzâde Sultân nâm hâtûn-ı hurme vilâyet-i Harîr ve Sûrân'a hâkim olup on iki bin tüfeng-endâza ve on bin esb-süvâr hadeng-endâza mâlik idi. Burka‘ın rûyına bend edüp siyâh poşusın gerdenine bend edüp küheylân at üzre meydâna tarîl-i cevelân etdikde gûyâ hayyâl-ı Sâm u Nerîmân idi. Niçe kerre bu hâtûn kırk elli bin askeriyle diyâr-ı Acem'in Hemedân ve Dergezîn ve Cem-cenâb ve şehr-i güzînleri nehb ü gâret edüp yine sâlimîn ü gânimîn vilâyet-i Sûrân'a duhûl etmişdir. Tâ bu mertebe şecî‘a-i hâtûn kağan idi. Anınçün bu diyâr-ı Şehrezûr'da iki hükûmet avrete verilmek kânûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 372b ·
metinde göster ·
hazîne defterdârı ve mâl defterdârı ve defter kethüdâsı ve tîmâr defterdârı ve …
Bu eyâletde hazîne defterdârı ve mâl defterdârı ve defter kethüdâsı ve tîmâr defterdârı ve çavuşlar kethüdâsı ve çavuşlar emîni ve defter emîni ve şehir emîni var, lâkin hazîne defterdârının hâssı 110.000 akçedir. Hâss-ı ze‘âmet kethüdâsı ve defter kethüdâsı ve defter emîni 64.880 akçedir. Hâss-ı ze‘âmethâ-yı defterdâr 60.000 akçedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 118a ·
metinde göster ·
… r emîni ve bâcdârı ve mi‘mârbaşı ve şehir subaşısı ve harâc ağası kavli üzre bu
eyâletde
otuz altı bin aded keferelerden harâc alınup kullarına mevâcib verilir, zîrâ ey …
Ve bir hâkimi dahi şeyhülislâmdır ve bir hâkimi nakîbüleşrâfdır ve sipâh kethüdâyeri ve kapukulu yeniçerisi serdârı üç oda yeniçeri ağasıdır ve cebeciler serdârı ve topçular serdârı. Bunlar Âsitâne tarafındandırlar, yerli kul değillerdir. Ve gümrük emîni ve muhtesib ağası ve anbâr emîni ve bâcdârı ve mi‘mârbaşı ve şehir subaşısı ve harâc ağası kavli üzre bu eyâletde otuz altı bin aded keferelerden harâc alınup kullarına mevâcib verilir, zîrâ eyâletinde cümle (---) aded kılâ‘ların neferâtlarına defterdâr bu cizyelerden ulûfe verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 118a ·
metinde göster ·
dokuz gûne ma‘âdinler var kim gayrı diyârın hâk-i pâkinde üçü bulunmaz. Hattâ b …
Bu eyâletde dokuz gûne ma‘âdinler var kim gayrı diyârın hâk-i pâkinde üçü bulunmaz. Hattâ bu Bosna diyârında altun ma‘deni dahi vardır, ammâ hâsılı harcına kifâyet etmedüğünden Ferhâd Paşa küm etmişdir, ammâ kal‘a-i Serebreniçse'de bir gûne sîm-i hâlis çıkar kim Novaborda kasabasında ve Selânik kurbunda Sidirkapsi şehrinde eyle fıdda-i hâlis çıkmaz. Ve hacer-i nora, ya‘nî hırızma bu diyârda olur. Hattâ müverrihân-ı Latin eyle tahrîr etmişler kim Hazret-i Süleymân'ın Belkıs Hatun'ı gâyet kıllı olmak ile Bosna halkının ecdâdı Posnak div ol nora ma‘denin Hazret-i Süleymân'a hedâyâ götürüp isti‘mâl etmesin ta‘lîm etdikde Belkıs Hatun ol noradan sürünüp nûrun alâ-nûr olup Süleymân Nebî safâlar etdikde Posnak dive du‘â edüp "Vilâyetin ma‘mûr olup tenâsül-i evlâd bulasın" buyurmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 131b ·
metinde göster ·
Ve eyâlet-i Egre cümle (---) aded kazâ yerdir ve bu
eyâletde
cümle (---) aded kurâ ve kırk aded varoş-ı azîmler var. Cümleden büyük şehr-i a …
Ve eyâlet-i Egre cümle (---) aded kazâ yerdir ve bu eyâletde cümle (---) aded kurâ ve kırk aded varoş-ı azîmler var. Cümleden büyük şehr-i azîm-misâl varoşlarından Dobroçin varoşudur kim on iki bin Macar evidir. Ve dörd bin çuka işlenir dezgâhı ve on iki aded elleri gümüş deyenekli zâbit u hâkim kefere birovları var. El-hâsıl kırk elli bin re‘âyâsı olup gûyâ bir şehr-i azîmdir, ammâ kal‘ası yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36a ·
metinde göster ·
Sene 1068 târîhinde Köpürlü Mehemmed Paşa binâ etdirmişdir, zîrâ bu
eyâletde
Köpürlü Mehemmed Paşa çok vâlî olup cemî‘i kâfiristânı sındırup bu kal‘a-i Egre …
Sene 1068 târîhinde Köpürlü Mehemmed Paşa binâ etdirmişdir, zîrâ bu eyâletde Köpürlü Mehemmed Paşa çok vâlî olup cemî‘i kâfiristânı sındırup bu kal‘a-i Egre'ye mahabbet etdiğinden sadrıa‘zam oldukda bu Bârûthâne kal‘asın amâr etmişdir. Bâğ-ı İremden nişân verir bir mesîregâh üç gözlü ve her gözleri beşer havânlı ve ibret-nümâ Macar çarhlı musanna‘ değirmenlerdir kim âdemin aklı erişmez bir gûne vâcibü's-seyr değirmenlerdir kim nehr-i Makla çevirir garîb temâşâgâh-ı Şeddâdî çâr-kûşe binâ altı kulleli ve bir demir kapulu kal‘a-i metîndir kim cirmi dâ’iren-mâdâr beş yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 37b ·
metinde göster ·
defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı vard …
Ve bu eyâletde defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı vardır. Bunlar dahi kânûn üzre cümle yüz yetmiş pâre amâr olmuş kurâlara mâliklerdir. Ve hâss-ı hümâyûndan ifrâz olunmuş evkâf kurâları ve sultân hâsları cümle üç yüz pâre kurâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y9a ·
metinde göster ·
cümle erbâb-ı zü‘amâ 294 neferdir. Ve kılıç tîmâr 4589 neferdir. Ve bu tâ’ifele …
Ve bu eyâletde cümle erbâb-ı zü‘amâ 294 neferdir. Ve kılıç tîmâr 4589 neferdir. Ve bu tâ’ifeler kânûn üzre cebelileri ile hîn-i ma‘rekede, alaybeğleri ve çeribaşıları ve yüzbaşıları ile cümle on üç bin sekiz yüz pür-silâh asker-i deryâ-misâl olur. Ve üç bin asker dahi paşa askeri ve yaya beğleri ve müsellem ze‘âmet sâhiblerinin askerleri ile bunlar dahi cümle yigirmi bin bahâdır ve dilâver ve müsellah asker olur. Cümle eyâleti askeriyle eli berâtlı kırk bin asker olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y9a ·
metinde göster ·
Ve Haleb'de mâl defterdârı vardır. Hâlâ (---) yük akçe iltizâm ile Haleb muhassılı derler cemî‘i eyâletde mâl-ı pâdişâhî tahsîl edüp berât-ı pâdişâhîsini ibrâz edenlere ulûfelerin verüp Âsitâne tarafında defterdâr paşa ile muhâsebesi görülür azîm muhassıllıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y168b ·
metinde göster ·
… eryâya mahlût olur. Ve bu nehir üzre tokuz tokuz göz bir cisr-i kavî var kim bu
eyâletde
misli yokdur. Bu cisir dibinden tâ deryâya varınca Sayda ve Beyrût gemileri bun …
Nehr-i Berût: Ma‘ânoğlu dağlarından gelüp bu mahalde (---)(---)(---) deryâya mahlût olur. Ve bu nehir üzre tokuz tokuz göz bir cisr-i kavî var kim bu eyâletde misli yokdur. Bu cisir dibinden tâ deryâya varınca Sayda ve Beyrût gemileri bunda (---)(---)(---) kışlaya bağlarlardı. Misâl-i âb-ı zülâl nehr-i sâfîdir. Bu cisirden yine piyâde olup bâğ u bâğçeler içre sekiz bin adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y189b ·
metinde göster ·