Bir hafta istirâhat edüp bir gün paşa-yı deryâ-dil
eydir: "Evliyâm
! Ulaklık ile hidmetimizde bulunup bize müjde haberleri getirdin. Sana Bitlis hâ …
Bir hafta istirâhat edüp bir gün paşa-yı deryâ-dil eydir: "Evliyâm! Ulaklık ile hidmetimizde bulunup bize müjde haberleri getirdin. Sana Bitlis hânı oğlumun mukarrernâmesin ve Zirikî beğinin mukarrernâmesin sana hidmet vermişim. Ale's-sabâh durma, zîrâ vakit ahşamlıdır ve Bitlis hânı oğlumuzda bekâya yetmiş kîse mâlın tahsîline anda olan mataracıbaşıyla bir ayak evvel mukayyed olup tahsîl edüp tîzce gelesin, zîrâ getirdiğin emr-i şerîfde ve mektûb-ı mahabbet-uslûblarda neler tahrîr olunduğun sen bilirsin" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 8a ·
metinde göster ·
Çelebi, işte paşanız da ma‘zûl oldu. Ne idi kim murâdı bu şehir içre eyle kılıç …
Hemân yine Bedir Beğ eydir: "Evliyâ Çelebi, işte paşanız da ma‘zûl oldu. Ne idi kim murâdı bu şehir içre eyle kılıç urup vilâyetimizi ve şehrimizi poh edüp niçe bin âdemi dendân-ı tîğdan geçürüp ol rûz-ı Ramazân-ı mübârekede eyle fezâhat u kabâhatlar edüp şehrimizden on Mısır hazînesi mâl gâret olundu. Ayâ Evliyâ, bu işler Melek Paşa'nın ve tevâbî‘ [ü] levâhıklarının ve Van kulu eşkıyâlarının yanlarına bu mâl-ı ganâ’im kalır mı ki?" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 9b ·
metinde göster ·
, senin paşanın çerâğıdır, sen de hânı seversin, bir hançer ursana" dedikde yeri …
Nûruddehr eydir: "Evliyâm, senin paşanın çerâğıdır, sen de hânı seversin, bir hançer ursana" dedikde yerimden pertâb edüp başından mendilin ve kulağından menkûşin ve belinde[n] Hayd[ar]î pâlheng ve hançeri kının ve bıçağın aldım, ammâ semmûr kürkü pâre pâre olmuşdu. Meğer fakîrin dahi cânı var imiş hemân hakîrin ayağına sarılup "Âh!" deyüp ayağa kalkup yine düşünce oda içre fakîri iç oğlanları dilim dilim ederken kapudan taşrada Haydar Kethüdâ'nın pabucı ve çizmesin dutan huddâmları dal kılıç kapudan içeri hovlayup iç gulâmlarıyla birbirlerine eyle sâtûr-ı Haydarî urdılar kim Haydar Kethüdâ'nın yanı sıra niçe cânlar telef olup haliçeler üstü buheyre-vâr deryâ-yı hûn oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 10a ·
metinde göster ·
Bu Altıkulac kazâ ve kader buludu gibi yanımıza gelüp eydir: "Evliyâ Çelebi, Hân-ı âlîşân, bâğ cağından birkaç kerre kendü mübârek koluyla size işâret etdi. Bilemediniz ve bâğa gelemediniz. Kalk imdi yalnız seni isterler" deyince hakîr kar üstünden "Yâ Allâh" deyüp kalkarken Monla Mehemmed dahi bile kal[k]mak istedikde Altıkulac Monla Mehemmed'in kellesine bir balta ile urdı kim henüz hakîr dürüst kalkmamış idim. Monla Mehemmed'in cümle beynisi omzuma ve çehreme sıçrayup yüzüm gözüm rüsvâ olup cân havliyle bir pertâb ile eyledim kim Amr-ı Ayyâr eyle reftâr edemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 11b ·
metinde göster ·
, haberin var mı? Boynueğri Mehemmed Paşa sadâretden ma‘zûl olup Köpürlü Mehemme …
Âlem-i hayretde kalup eydir: "Evliyâm, haberin var mı? Boynueğri Mehemmed Paşa sadâretden ma‘zûl olup Köpürlü Mehemmed Paşa vezîria‘zam olmuş" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 31b ·
metinde göster ·
, ol geceki vâkı‘amda Özü kal‘asına kara kuşlar konmak ister deyü sana bir vâkı‘ …
Paşa-yı sâlih eydir: "Evliyâm, ol geceki vâkı‘amda Özü kal‘asına kara kuşlar konmak ister deyü sana bir vâkı‘a demiş idim. Ol vâkı‘adan korkup Yûsuf'u beş altı sancak askeriyle Özü kal‘asına göndermemin aslı ol idi. Hamd-i Hudâ bir yüz karalığı olmadan kal‘a dest-i düşmandan halâs oldu" deyüp üç sâ‘at kâmil vâkıf-ı esrâr olduğumuz mertebe cümle Paşa'ya bir bir takrîr edüp Paşa safâsından kalkup gûyâ raks eyleyüp cümle Özü beğine ve yedi aded alaybeğlerine ve cümle Özü ağalarına ve bizim Yûsuf Kethüdâ'ya ve yigirmi yedi aded bayrak sâhibi bölükbaşılarımıza ve Akkirmân askeri serdârına hulâsa-i kelâm cümle yetmiş altı aded hil‘at-i zer-ender-zerler ve yüz aded gümüş çelenkler ve cümle Özü neferâtlarına "Yüzünüz ak olsun" deyü iki kîse ihsân ve çalıcı mehterbaşımız bile idi, ana da bir kîse in‘âm alıverdim ve bu hil‘atları ve çelenkleri Paşa defter ile hakîre verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 61b ·
metinde göster ·
Çelebi biz esîrlik çeküp on yıldır ata binmek değil zindânda yayan yürümemişimd …
Menzil-i şehr-i Sofya: Bihke kapudanı eydir: "Evliyâ Çelebi biz esîrlik çeküp on yıldır ata binmek değil zindânda yayan yürümemişimdir. Ben bir iki gün sonraca gideyim" deyüp, hakkâ ki garîb kapudan bî-tâb ü bî-mecâl kalup andan hakîr ayak bağsız kalup var kuvveti bâzûya getirüp İhtiman'ı ve Tatarbâzârcığın geçüp menzil-i kal‘a-i Filibe, andan, menzil-i Edirne, andan menzil-i Burgaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 163b ·
metinde göster ·