… vakfullahdan bu kadar bî-hisâb cebehâne verdim. Ol Sîn kal‘asın ben eyle metîn
eyledim ki
bir ay muhâsarâya tahammül ederdi. Bâri üç gün cenge tahammül ederdi. Bi-emrill …
"Bre mel‘ûnlar, ben size vakfullahdan bu kadar bî-hisâb cebehâne verdim. Ol Sîn kal‘asın ben eyle metîn eyledim ki bir ay muhâsarâya tahammül ederdi. Bâri üç gün cenge tahammül ederdi. Bi-emrillâh iki günde ben imdâda giderdim. Niçün ceng etmeden Sîn kal‘asın bu kadar mâl-ı firâvân ile Kızılbaş'a verdiniz?" deyü cümle ser-i kârda olan kimesnelerden serâperde-i Hüsrev önünde yüz elli nefer mankâle âdemlerin kellelerin bedenlerinden cüdâ etdirir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 320a ·
metinde göster ·
… "Vesîletü'l-Müte‘abbidîn" kitâbında Ömer b. Cemî‘i Âyişe hazretlerinden rivâyet
eyler ki
, Hazret-i Risâlet-penâh sallallahu aleyhi ve sellem, Murtazâ hazretlerin ve Fât …
Evvelâ râbi‘u'l-hulefâ’i'r-râşidîni'l-mürşidîn Hazret-i Alî kerremallahu vechehü'l-azîz hakkında "Vesîletü'l-Müte‘abbidîn" kitâbında Ömer b. Cemî‘i Âyişe hazretlerinden rivâyet eyler ki, Hazret-i Risâlet-penâh sallallahu aleyhi ve sellem, Murtazâ hazretlerin ve Fâtımatü'z-Zehrâ hazretlerin ve İmâm Hasan ve İmâm Hüseyin hazretlerin bir abânın altına çeküp buyurdular ki Arapça demişlerdir. Hatta İbn Abbâs hazretlerinden menkûldur ve sahîh rivâyetdir. Buyururlar
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 348a ·
metinde göster ·
Âhir vatan-ı aslîmiz olan Belde-i Tayyibe ya‘nî Kostantiniyye'yi terk edüp ve maskat-ı re’simizden infisâl ile şedd-i rahli ve şiddet-i harr ü berri irtikâb edinüp diyâr-ı gurbetde tahsîl-i ulûm ve tekmîl-i fünûn ederiz, deyü ol hevâ-yı hevesile diyâr-ı büldân ve aktâr-ı arâzî geşt [ü] güzâr-ı cihân ederiz, deyü âye[t]: Arapça mazmûnu üzre ibret-nümâ-yı Y 3b ehl-i bîniş ve hayret-efzâ-yı erbâb-ı dâniş olan ekâlîm-i seb‘a Arapça nın vâcibü's-seyr olan âsârların îm’an-ı nazar ile nazar etmeğe bezl-i himmete cür’et etdim. Eyle olsa hâl-i dilim ile müşâvere edüp eyitdim: "Âlem-i seyâhatde evkât-ı ömr-i nâzenîn niçün hebâya gider? Hem seyâhat ve hem ziyâret ve hem ticâret ola." deyü irtikâb-ı meşâkkatim memâlik-i mahrûselerin ibret-nümâ âsâr-ı kadîmelerinde ve hân ve cevâmi‘ ve medâris ve amâristânını seyr ü temâşâ ile ve arz-ı beledi ve tûl-ı nehârı ve enhârları Q 2bP 2b ile muharrir-vâr cemî‘i âsârların tahrîr eylemeğe bezl-i himmet eyledim ki ulüvvü'l-himmeti mine'l-îmânidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y3a–Y3b ·
metinde göster ·
… ukları gün yâhûd iki üç günden bir bârân-ı râhmet nâzil olup bu vâdîyi eyle pâk
eyler ki
hâr u hâşâk-i nâ-pâkden bir hâk-i nâ-pâk kalmayup bir vâdî-i tâhir olur.
Bu mahalde bir hikmet-i Hudâ vardır. Bilâ-hisâb niçe kerre yüz bin kurbânın muzahrefâtı ve bu kadar huccâcın kâzûrât mühmelâtı bu vâdî içre kalup hemân huccâc Mekke'ye müteveccih oldukları gün yâhûd iki üç günden bir bârân-ı râhmet nâzil olup bu vâdîyi eyle pâk eyler ki hâr u hâşâk-i nâ-pâkden bir hâk-i nâ-pâk kalmayup bir vâdî-i tâhir olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y324b ·
metinde göster ·
"Yâ sultân, adâlet eyle, evvelki pehlivâna dahi beş tulum su ihsân
eyle ki
ol dahi def‘-i atşân etsün" deyü ricâ eylediğinde musâhibler taraf taraf ma‘kûl …
"Yâ sultân, adâlet eyle, evvelki pehlivâna dahi beş tulum su ihsân eyle ki ol dahi def‘-i atşân etsün" deyü ricâ eylediğinde musâhibler taraf taraf ma‘kûldür, deyü el-mâ’u li-men taleb'dir, ibtidâ suyu ol istedi, deyü anlar dahi ricâ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y421a ·
metinde göster ·