… k etdi. Mezheb-i hukemâda olanlar "Tûfân hemân Arz-ı Mukaddese'de oldu" derler.
Eyle ise
âyet Arapça nassına göre Hazret-i Nûh'un gemisi cebel-i Cûdî üzre ka[râr] etd …
âyet-i delîl [ü] bürhândır kim cCebel-i Cûdî'de ba‘de't-tûfân sefîne-i Nûh Necî karâr edüp şehr-i Cûde'yi seksen nefer kimesne imâr edüp tavattun edüp evlâd-ı evlâdları münteşir olup cümle târîhde anınçün Hazret-i Nûh'a "Âdem-i Sânî" ve "Eb-i Sânî" dediler. Ba‘dehû ol şehr-i Cûde bir bender şehr-i azîm olup andan cümle evlâd-ı Nûh ve ümmet-i Nûh bu şehirden murâd edindikleri arz-ı hâliyelere istilâ edüp mahsûldâr yerleri imâr etmeğe 35a başlayup ibtidâ Arz-ı Hâsân'da şehr-i Arîş binâ oldu. Andan şehr-i Balîs, andan Mısr-ı Atîk mukâbelesinde Hazret-i İdrîs'in ta‘lîmiyle Cize hâkinde Sureyd Hakîm'in binâ etdüğü Ehrâm dağların bulup anda Heremin nâm bir şehri Kalimon-ı Kehene binâ etdi. Andan sonra hâlâ Mısr-ı Atîk kim ana ol asrda şehr-i Fustât derlerdi, ol imâr oldu. Bi-kavli müverrihîn Hazret-i Nûh Tûfân'dan halâs olduğu gün yevm-i Aşura idi. Herkesde bulunan ta‘âmları bir kazgana koyup tabh edüp tenâvül edüp nâmına "Aşura" dediler, Hazret-i Nûh sünnetidir. Ve ba‘de't-Tûfân Hazret-i Nûhı'n-Necî üç yüz sene mu‘ammer olup üç oğlu dahi oldu. Bir oğlu Hâm'dır, kara Zengiler ve Fir‘avnîler ve Cebbârîn kavmleri bu Hâm'ın zürriyyetinden vücûda gelmişlerdir. Ve bir oğlu Sâm'dır. Arab ve Acem ve cümle peygamberler anın sülâle-i ırk-ı tâhirinden vücûda gelmişlerdir. Ve bir oğlu Yâfes'dir. Türk ü Tatar ve Sakâlib Ye’cüc ü Me’cüc bunun neslinden vücûda gelmişlerdir. Bir oğlu Ken‘ân idi. Babası Nûh Nebî ile gemiye girmeyüp peygamber belinden gelüp mürtedd olan ibtidâ bu Ken‘ân'dır. Cümle Mısır Kıptîleri ve Malta kâfiri Arabı ve Cezîre-i Girid'de İsfakiye Arabı Kıptîdendir, zuhûrları Mısır İskenderiyyesi'ndendir kim asılları Kıbtî ve Ken‘ân b. Nûh'a müntehîlerdir. Ken‘ân babasıyla zevrak-ı rahmete girmeyüp bir tuç kumkuma içre me’kûlât meşrûbâtıyla kumkuma içre girüp yeye, içe, sıça devr-i dâ’im gene yeye yeye necâsetinde gark olup Tûfân'da kumkumasıyla bir kenara çıkup hâlâ Mısır'ın sa‘îd-i âlîsi elvâhât evvel-i Nakraveş kurbunda kumkuması bârçeleriyle bir gâr içre yatar. Kabâbıta kavminin ziyâretgâhlarıdır. Hakîr üç kerre uğrayup temâşâ etdik. Deyr-i kadîm-misâl bir gâr-ı yetîmân dâr-ı bî-îmândır kim ol Ken‘ân hakkında sûre-i (---) âyet (---)Arapça nassı bu Ken‘ân hakkında kıbel-i Hak'dan alâ tarîkı'l-kısas Habîb-i Hudâ'ya nâzil olmuşdur. Niçe müverrihler Hâm ve Sâm ve Yâfes Tûfân'da gemi içre bile idi, derler. Ba‘zılar, Tûfân'dan sonra vücûda geldiler, derler. Sahîhi bu ola. Netîce-i merâm Tûfân'dan sonra gemi içre olan seksen nefer kimesneden bu dünyâ benî Âdem ile mâlamâl olduğundan Hazret-i Nûh'a Âdem-i sânî derler. Bir rivâyetde Ferîdûn Hazret-i Nûh ile gemide bile idi. Tatar andan tenâsül buldu, derler. Ferîdûn'un kabri Heyhât sahrâsında medfûn olduğu inşâallah mahalliyle tahrîr olunur. Ammâ bu Hazret-i Nûh'un ziyâretgâhı olan Kerk-i Nûh karyesi semtinde cebel-i Deyr derler bir kûh-ı bülend vardır. Bir tarafı cânib-i garba, Berût cânibinde Akdeniz'e nâzırdır. O cebel-i müntehâ içre yetmiş iki mezâhib fırak-ı dâlleden Dürüzî Timânî ve Yezîdî ve Mervânî kavmi sâkinlerdir. Ve bu cebelde zikri sebkat eden Ken‘ân b. Nûh aleyhi's-selâmın bir mağarası vardır. Ehl-i Sâm, Ken‘ân babasıyla gemiye girmeyüp kumkuma içre bu mahalde gark olduğuna sûre-i Nûh (---) âyet-i şerîfi delîl ederler. Arapça bu mahal içündür deyü müfessirîn tefsîr etmişlerdir. Ve ale'l-ittifâk Tûfân-ı Nûh ibtidâ bu Bukâ‘ sahrâsındaki nehr-i Tennûr'dan zuhûr edüp cihânı cümle gark etdi. Mezheb-i hukemâda olanlar "Tûfân hemân Arz-ı Mukaddese'de oldu" derler. Eyle ise âyet Arapça nassına göre Hazret-i Nûh'un gemisi cebel-i Cûdî üzre ka[râr] etdikde Cûde ve Musul ve Irâk-ı Acem ve Kurna ve Basra cümle arz-ı mukaddes olmuş olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 34b–35a ·
metinde göster ·
… rihde gördük, buyurdular ve Mıkdısî târîhinde dahi eyle tahrîr olunmuşdur. Eğer
eyle ise
be-kavl-i Muhammed ibn İshâk Nemrûd-ı la‘în bu mü’mine bu ihâneti etdiği ta Haz …
Bunun evsâfın Şeyh Mustafâ Ahlatî'den istimâ‘ edüp "Sahîh, Hazret-i İbrâhîm ümmetidir" deyü niçe tevârihde gördük, buyurdular ve Mıkdısî târîhinde dahi eyle tahrîr olunmuşdur. Eğer eyle ise be-kavl-i Muhammed ibn İshâk Nemrûd-ı la‘în bu mü’mine bu ihâneti etdiği ta Hazret-i İbrâhîm asrıdır. Hazret-i İbrâhîm'den vilâdet-i Mefhar-i Mevcûdât'a gelince sene 3070 olmuşdur. Hicretden bu üstühânları temâşâ etdiğimiz mahalde sene 1065 idi. Hicretden mukaddemde vilâdet-i Server-i Enbiyâ elli bir sene idi. Müddet-i ömürleri de 63 sene oldu. Bu hesâb-ı dırâzdan murâd-ı merâmım merkûm üstühânlar dörd bin yedi yüz elli bir sene olmuş olur kim mezkûr kayalarda ol kemikler hâlâ beyâz ter ü tâze durur, asla çürümemiş ve {Nemrûd-ı la‘înin âteşi te’sîr etmemiş} hakkâ ki devr-i kıyâmete dek durup Sûr-ı İsrâfîl nefh olundukda hayât bulmasına şüphemiz kalmadı. Sübhânü'l-Hallâk. Bu temâşâyı edüp yine cânib-i şimâle Van deryâsı sâhiliyle 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 238a ·
metinde göster ·
Âl-i Osmân İpşir'in katliyle İrân-zemîne yahşı hörmet edipdir. Biz İpşir havfın …
Hoca Bahtiyâr-ı ihtiyâr eydür: "Evliyâ akay, eyle ise Âl-i Osmân İpşir'in katliyle İrân-zemîne yahşı hörmet edipdir. Biz İpşir havfından hânemizde râhat yatabilmezdik. Şâh-ı İrân, İpşir'in katli haberin istimâ‘ etdikde 'henim heft iklîme şâh oldum' demişdir. Biz senden ne saklayalı, İpşir'in katliyçün diyâr-ı Acem'de bir gün bir gice şâdumânlar ve çerâğânlar ile sürûr u şâdumânlar etmişiz ve biz İpşir'in diyâr-ı Acem'e gelmesin çokdan istimâ‘ etmişih. Ammâ senden kasd ile su‘âl etmişih. Hakkâ ki sika kelâmların vardır kim me’âl-i kelâm dükeli sendedir." deyü ta‘accüb etdiler. Bu kelâm-ı hakîkatlerimden hân hazz edüp hakîre gitdikçe muhabbet edüp ihsân ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 293b ·
metinde göster ·
… rin kavilleri üzre yine Mu‘âviye'den oldu, derler. El-uhdedetü ale'r-râvî. Eğer
eyle ise
da‘vâları huzûr-ı Rabbü'l-İzzet'de görülür. Ammâ bi-kavl-i müverrihîn, ibtidâ h …
Şehâdet-i Hazret-i Alî: Niçe müverrihlerin kavilleri üzre yine Mu‘âviye'den oldu, derler. El-uhdedetü ale'r-râvî. Eğer eyle ise da‘vâları huzûr-ı Rabbü'l-İzzet'de görülür. Ammâ bi-kavl-i müverrihîn, ibtidâ hilâfet-i Hazret-i Alî ba‘de Hicreti'n-Nebevî sene 35 târîhinde idi ve müddet-i hilâfetleri 3 sene ve 9 ay idi. Ve târîh-i şehâdetleri sene 40 ve müddet-i ömr-i azîzleri sene 63 mu‘ammer olup âhir Abdurrahmân Mülcem destinden şehd-i şehâdeti nûş etdi ve dâr-ı fenâdan dâr-ı bekâya gitdi kim Arapça âyeti sûretü'r-Rahmân'da nâzil olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 355a ·
metinde göster ·
… ıkulac teberiyle başın çevirdi, aleyhi mâ yustehakk. Ey hânım ol mel‘ûnun cürmi
eyle ise
bana izin ver varup 12a leşi üstüne sepe sepe işeyem. Ve Kürd ve Küye kavmiyl …
Hemân hakîr eyitdim, "Ey hânım Ebü'l-Müslim-i Mervî-i Horasanî teberdârın rûh[u] şâd olsun kim eyle Yezîdî'yi Altıkulac teberiyle başın çevirdi, aleyhi mâ yustehakk. Ey hânım ol mel‘ûnun cürmi eyle ise bana izin ver varup 12a leşi üstüne sepe sepe işeyem. Ve Kürd ve Küye kavmiyle üzerine recm taşı atup la‘net taşıyla defn edem" dedikde hemân hân fermân edüp cümle şehrin ekâbir u esâğirinin huddâmları ve Nasârâ pîçeleri birer ikişer kıt‘a seng-pâre ile gelüp ol sehhâr-ı mürdenin lâşe-i murdârı üzre niçe bin aded seng-i recimât atup lâşesi üzre la‘net taşından bir püşte olup anda medfûn kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 11b–12a ·
metinde göster ·
hânlara kon" deyü evden {müsâfiri} kovmak isterler, ya‘nî tâ bu mertebe Taman a …
"Cânım eğer eyle ise hânlara kon" deyü evden {müsâfiri} kovmak isterler, ya‘nî tâ bu mertebe Taman adası köylerinde müsâfire çul ve torba ve kîse çıkartmadan yedirüp içirüp kondurup göçürüp ri‘âyet ederler. Tâ bu mertebe ganîmet yerdir kim bir âdem bir evde on atı ile on gün otursa halkı hazz eder bir alay şûh u yârândan Ganî ismine mazhar olmuş ganî Çerkes âdemleridir. Aslâ bu cezîrede Tatar yokdur, duramaz da, zîrâ Kefe eyâleti hükmünde Anatolu toprağı add olunur Rûmeli tarafı karşu Kırım diyârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146b ·
metinde göster ·