… kâseler ve zerdûs halîçe ve mihaddeler ile pâdişâh-ı Cem-cenâbın cümle âsitânın
eyle tezyîn
ederler kim elçiler gördükde dem-beste ve hayrân olurlar. Ve rûz-ı ıydeyn dîvân …
Ve galebe dîvân oldur kim üç ay başında cemî‘i kula mevâcib çıka yâhûd bir kıraldan elçi gele ol gün rûz-ı mahşerden nişân verir bir dîvân-ı azîm olur kim iki yüz cevâhire müstağrak küheylân atlar ve cemî‘i erbâb-ı dîvân zer-ender-zere müstağrak ve cemî‘i âlât-ı âvânî-i ta‘âm mücevher kâseler ve zerdûs halîçe ve mihaddeler ile pâdişâh-ı Cem-cenâbın cümle âsitânın eyle tezyîn ederler kim elçiler gördükde dem-beste ve hayrân olurlar. Ve rûz-ı ıydeyn dîvânlarında ibtidâ Tatar hânlardan biri andan şeyhülislâm ve sâ’ir ulemâ ve andan sadrıa‘zam ve sâ’ir vüzerâ dest-bûs edüp tabl u nefîr ve sûrnâ ve nakare sadâsından âdeme dehşet hâsıl olup rû-yı deryâda olan niçe bin pâre keştîlerin top u tüfeng şâdumânından Belde-i tayyibe 57a içre bir azîm sît ü sadâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 56b–57a ·
metinde göster ·
… hmı yemeyüp başka pîrsiz mel‘ûnlardır. Ammâ sâ’ir kassâblara rağmen kendülerini
eyle tezyîn
eyleyüp agreb ü garâyibden şakalar ederek arabalar üzre dükkânların zer ü zîver …
Esnâf-ı kassâbân-ı Yahûdân: Dükkân 55, neferât 200, bu mel‘ûnlar müselmânın boğazladuğı lahmı yemeyüp başka pîrsiz mel‘ûnlardır. Ammâ sâ’ir kassâblara rağmen kendülerini eyle tezyîn eyleyüp agreb ü garâyibden şakalar ederek arabalar üzre dükkânların zer ü zîver ile tezyîn edüp alay ile ubûr ederler. 167a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 166b–167a ·
metinde göster ·
… eybend kuşaklar ile ve gûnâ-gûn sırma mebrûm işler ve âvîzeler ile kârhânelerin
eyle tezyîn
ederler kim gûyâ Bursa'da Gelincik çârşûsu zeyn olmuşdur.
Bu gazzâzânların seyishâne ve tahtırevânlar üzre dükkânların cevâhir murassa‘ât ve akmişe-i fâhire ve som girih ve teybend kuşaklar ile ve gûnâ-gûn sırma mebrûm işler ve âvîzeler ile kârhânelerin eyle tezyîn ederler kim gûyâ Bursa'da Gelincik çârşûsu zeyn olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 192b ·
metinde göster ·
olmuşdur kim Sübhanü'l-Hâllâkü'l-bâkî, hattâ bir dıraht-ı engür var niçe bin se …
Bu harem içre ecnâs-ı eşcârât-ı müsmirâtlar ile eyle tezyîn olmuşdur kim Sübhanü'l-Hâllâkü'l-bâkî, hattâ bir dıraht-ı engür var niçe bin seyyâhân-ı berr ü bihârân bu deyre gelüp mihmân oldukda felâhatnâme-i bâğbân kavilleri üzre bu üzüm ağacına niçe bin aşlamalar eyleyüp niçe bin elvân salkım engür-i âbdârlar hâsıl olur. Ammâ hikmet-i sun‘-i garîbe vü acîbe oldur kim bir salkım tutsa(?) da yigirmi iki envâ‘ rengâreng dânedâr yeşil ve kırmızı ve sarı ve beyâz ve siyâh dâneler olduğundan mâ‘adâ yine bir salkımda barmak üzümü ve tilki kuyruğu ve hore ve misket ve ham ve keşmekeş ve düzenli(?) ve zeynî ve razakı ve beğlerce ve hüsâmî ve kudsî dâneleri bir salkımda olur hikmet-i Sannâ‘-ı lem-yezeldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 14b ·
metinde göster ·
… gûn maslûbât âvîzeler (âvîzeleri) bu âsitâneye hedâyâ gönderüp bu kabr-i şerîfi
eyle tezyîn
etmişlerdir kim diller ile vasf olmaz.
Der-vasf-ı kubbe-i âşiyân-ı pür-envâr: Bir kurşum örtülü kubbe-i serâmed kârgîr binâ-yı âlî içinde âsûde olup misk [ü] amber-i hâm ile mülemma‘ ve mu‘attar olmuş bir kabr-i münevverdir kim cemî‘i züvvârânın demâğları mu‘attar olup cemî‘i selef pâdişâhları ve cümle Âl-i Osmân vüzerâları ve cümle Kırım hânları ve Kırım sultânları birer altunlu ve cevâhirli ve gümüşlü murassa‘ kanâdîller ve gûnâ-gûn maslûbât âvîzeler (âvîzeleri) bu âsitâneye hedâyâ gönderüp bu kabr-i şerîfi eyle tezyîn etmişlerdir kim diller ile vasf olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 379a ·
metinde göster ·
eylemiş kim bir amûd bir amûddan ser-i mû kadar hâric değildir. Bu hisâb üzre c …
Ve bu câmi‘i üstâd üç sıra sütûnları ale't-tertîb eyle tezyîn eylemiş kim bir amûd bir amûddan ser-i mû kadar hâric değildir. Bu hisâb üzre câmi‘ içi üç sıra tûlânî yoldur. Sâfî mermer-i hâm üzre gûnâ-gûn münakkaş hâlîçeler ile müzeyyendir. Ve cümle yetmiş safdır. Ve derûn-ı câmi‘de bir kasr-ı musanna‘ mü’ezzinler maksûresi var. Gâyet musanna‘dır. Ve mihrâb-ı Hanefîsinin sihr-i i‘câz san‘atı meğer Kudüs-i şerîfde Sahratullâh'da ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y243a ·
metinde göster ·
… yeşim arakânî ve asfer yerekânî ve balgamî ve sommâkî seng-i gûnâ-gûn ruhâm ile
eyle tezyîn
etmiş kim âdem hayrân olur.
Ve aslâ hasîr döşeli değildir. Gûyâ Bâb-ı Selâm'dan bir şâhrâh haremdir ammâ üstâd-ı kâmil bu hareme eyle hurde zî-kıymet musanna‘ taşlar döşemişlerdir kim gûyâ Hind püsûs-kârîsidir kim serâpâ mermer-i hâm ve yeşim arakânî ve asfer yerekânî ve balgamî ve sommâkî seng-i gûnâ-gûn ruhâm ile eyle tezyîn etmiş kim âdem hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y282a ·
metinde göster ·
eyledi kim görenler "Hâzihi cennâtü adnin, fedhulûhâ hâlidîn" deyüp temâşâ eden …
Ve Zübeyr ibn Avâm hazretleri zamân-ı hilâfetlerinde bu Hatîm'i kal‘ edüp müceddeden binâ edüp Beyt-i şerîfe ilhâk edüp sütûh-ı Mekke ile berâber etdi. Ve cânib-i erba‘asına revzenler ve billûr ve necef ve moran-ı gûnâ-gûn câmlar inşâ etdi. Ve Beyt-i şerîfin Rükn-i Yemânî'de mesdûd olan bâb-ı şerîfi açup Beyt-i şerîfi yine ke'l-evvel iki kapulu eyleyüp niçe mâl-ı hazâyin masrûf edüp Beyt-i şerîfin enderûn [u] bîrûnun eyle tezyîn eyledi kim görenler "Hâzihi cennâtü adnin, fedhulûhâ hâlidîn" deyüp temâşâ eden bir kapudan girüp bir kapudan çıkacak iken çıkmayup muhalled kalmağa cân atarlardı. Ve Beyt-i şerîfi yedi kerre tavâf eden bir kapudan girüp bir kapudan çıkarlardı. Niçe eyyâm Zübeyr hazretlerinin hilâfetinde bu minvâl üzre tavâf olunurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y341a ·
metinde göster ·
… rın cânib-i şarkında makâm-ı Havâriyyûnlar: On iki makâmdır. Bu cümle makâmları
eyle tezyîn
eylemişler kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz.
Makâm-ı Hazret-i Mûsâ ve makâm-ı Hazret-i Îsâ ve makâm-ı Meryem Ana: Bu makâmların cânib-i şarkında makâm-ı Havâriyyûnlar: On iki makâmdır. Bu cümle makâmları eyle tezyîn eylemişler kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y380b ·
metinde göster ·
… me ve hargâhı önün niçe bin kanâdîl ve filandıra ve bayrak ve sancak ve alemler
eyle tezyîn
eder kim tavsîf olunmaz.
Ve bu iki kâşif bu mevlûd meydânına gelüp meks etdikden sonra ol kadar emn [ü] emân olup cümle tüccâr ve züvvâr metâ‘ların meydân-ı mahabbete çıkarup arz-ı kâlây edüp ol kadar bey‘ [ü] şirâ olur kim ta‘bîri bir vechle mümkin değildir. Ve herkes hayme ve hargâhı önün niçe bin kanâdîl ve filandıra ve bayrak ve sancak ve alemler eyle tezyîn eder kim tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y289b ·
metinde göster ·