… -i hâs edüp keklik avı ve mâhî avları ve tereyağları ve kuzu kebâbları zevkleri
eyledik. Bu
Bakacak nâm mahalle anınçün bakacak derler kim leyle-i Ramazânın hilâli nümâyân …
Menzil-i Bakacak: Bunda dahi dırahtistân içre meks edüp üç gün üç gice sohbet-i hâs edüp keklik avı ve mâhî avları ve tereyağları ve kuzu kebâbları zevkleri eyledik. Bu Bakacak nâm mahalle anınçün bakacak derler kim leyle-i Ramazânın hilâli nümâyân olur mu ve olmaz mı deyü hilâl-i Ramazâna bakdıklarıyçün "bakacak" derler. Eğer hilâli görürlerse ol Bakacak mahallinde âteşler yakup aşağı şehre işâret ederler. Anda dahi kal‘adan toplar atılur sabahı sâ’im olurlar. Bakacak mahalli fîl hortumu-misâl şehre hâyil bir yalçın kayadır. Âdem aşağı bakmağa cür’et edemeyüp, aklı perîşân olur. Bu mahalden Bursa'nın Filedâr sahrâsında olan kurâ ve kasabât u mezâri‘ ve bâğ u besâtîn nehr-i Nilüfer ile saky olmuş sahrâ, nakş-ı bukalemun olmuş sahîfe-i evrâk gibi nümâyândır. Ol kadar âlî kûh-ı bülenddir kim şehr-i Bursa altına girüp Ulu Câmi‘ ve iç kal‘a ve Bedâsten semtleri aslâ görünmez. Ammâ ba‘îd yerleri bir bir temâşâ olunur bir mekân-ı âlîdir. Bu mahalde eflâke ser çekmiş yalçın kayalar vardır kim kimi ejderhâ gibi kimi fil-sıfat, kimi keştî, kimi ukâb gibi gûnâ-gûn eşkâl-i garîbe ve acîbeli muhavvif ve mehîb kayalar vardır. Andan yine atlara süvâr olup kıble cânibine yokuş yukaru yine sünbülistân ve tûtyâ-yı reyhânistân içre ubûr ederken bu mahallerde dıraht-ı müntehâlar yokdur. Ancak çemenzâr [u] şükûfezâr yerlerdir. Beşinci sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 230a ·
metinde göster ·
sahrâlarda Moğol ve Kumuk ve Terekeme ve Yaka Türkmânları vakt-i zemistânda oba …
Der-beyân-ı dühn-i neft: Kimi leb-i deryâda ve kimi nâhiye-i Müskir'de bi-emrillah yerden kaynayup çıkar. Lâkin germâb suları gibi ılıca sular gölcük gölcük olup suların yüzünde kaymak gibi yığılup durur. Şâh tarafından başka emânetdir kim taraf-ı şâha senevî yedi bin tümen akçe verir. Neft emîninin âdemleri mezkûr gölceğiz içre girüp kepçelerle nefti cem‘ edüp keçi tulumlarına doldurup diyâr diyâr sudâger tüccâr alup götürürler. Yedi sekiz gûne neft olur, ammâ sarı nefti gâyet makbûldür ve siyâh nefti şâhlıkdır kim cemî‘î Acem diyârının Özbekistân ve Hindistân ve Irâk ve Kürdistân ve Al-i Osmân ve Gürcîstân ve Moğol ve Dağıstân 315a serhadleri haddinde olan kılâ‘lara bu kara nefti götürüp hîn-i muhâsarada şeb-i muzlimde meş‘aller ile kal‘a etrâfına çerâğân ederler ve asker-i İslâm kal‘alarına hücûm etdiklerinde üzerlerine ve hâk-i pâlarına neftli yorgan ve köhne eşyâlar atup âteş-bâzlık ederler ve niçesine dahi kal‘aları ve şehrleri mühimmâtlariyçün lâzımdır. Hattâ Şâh huzûrunda ve cümle der-i devletlerinde çerâğân olan meş‘aller bu Bakü neftinden hâsıl olur. Azîm vezni üzre sun‘-ı Hudâdır. Ammâ şeb [u] rûz nigehbânları var kim âteş değerse inkırâzu'd-devrân sönmeyüp ıhrak-bi'n-nâr olur. Anınçün her neft ma‘deninin kenarında dağlar gibi elenmiş hâk-i pâk âmâde yığılmış durur. Bir neft ma‘denine bir şerer isâbet etse hemân cümle re‘âya ve berâyâ üşüp neft üzre türâb nisâr edüp bi-emrillah def‘ olur. Bundan gayrı ilâcı yokdur. Ve niçe yerde kaya ve gârlarda dahi neft ma‘âdinleri var imiş, ammâ manzûrumuz olan bu Bakü neftidir. Andan yine cânib-i kıbleye (---) sâ‘at leb-i deryâda gidüp nâhiye-i Müskir'de Terekeme obalarında meks eyledik. Bu sahrâlarda Moğol ve Kumuk ve Terekeme ve Yaka Türkmânları vakt-i zemistânda obaları ile meks edüp sevâhillenirler, gâyet mahsûldâr dârü'l-karâr diyârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 314b–315a ·
metinde göster ·
ziyâretlerden sonra Bârû köyünden kalkup yine cânib-i şimâle 8 sa‘atde,
Hamd-i Hudâ bu sene kabr-i şerîfin ziyâret edüp rûh-ı şerîfiyçün bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp sevâbın rûh-ı şerîfine hîbe eyledik. Bu ziyâretlerden sonra Bârû köyünden kalkup yine cânib-i şimâle 8 sa‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 342b ·
metinde göster ·
Andan yine şark cânibine 6 sâ‘atde ma‘mûr u âbâdân kurâlar ubûr
eyledik. Bu
köy kendlerin kurâlarına Ofçapoli ovaları derler. Cümle kurâları İslâmbol'da Ye …
Andan yine şark cânibine 6 sâ‘atde ma‘mûr u âbâdân kurâlar ubûr eyledik. Bu köy kendlerin kurâlarına Ofçapoli ovaları derler. Cümle kurâları İslâmbol'da Yeniodalar içinde Orta câmi‘ evkâfı köyleridir kim gâyet ma‘mûr kurâlardır. Anları geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 373a ·
metinde göster ·
… ûn nâm mahalle gelüp gemiye süvâr olup karşı cânibe ubûr edüp hân-ı azîmde meks
eyledik. Bu
geçit başında Buhayre hâkimi tarafından bir zâbit oturur, gelen tüccâr ve sâ’ir …
Hân-ı Ma‘diye-i Lestûn nâm mahalle gelüp gemiye süvâr olup karşı cânibe ubûr edüp hân-ı azîmde meks eyledik. Bu geçit başında Buhayre hâkimi tarafından bir zâbit oturur, gelen tüccâr ve sâ’ir âyende vü revendeyi teftîş ü tefahhus edüp mîrî mâl ve gümrükden esbâb kaçıran ve kaçgın köleler ve harâmî makûlesi kimesneleri bu geçit başında kayd [u] bend eder. Şeb [ü] rûz elli altmış mikdârı neferâtları ile bu hizmete me’mûrdur. Hakîr Tayna nâm mahalde râst geldiğimiz sekiz şühedânın ahvâllerin geçit ağasına takrîr edince kırk elli atlı ile Ma‘diye'yi karşı geçüp Arab aşkıyâların kovmağa gitdi. Biz ol gece hânda mihmân olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y331b ·
metinde göster ·
… otluğa derler. Hakîr Nîl kenârında bir dıraht sâyesinde haymemizde zevk u safâ
eyledik. Bu
mahalde dahi Nîl'in iki cânibinde yalçın kayalar olmağile gâyet dar boğazdır. Ş …
Bu mahalde hayme ve hargâhlarımızı sekiz yüz âdem ile kurup tınâb tınâba çatup meks etdik. Ve cânib-i erba‘amıza biner adım ba‘îd atlı karavullar koyup ol gece bu vâdîde mihmân olduk. Bir otlu ve mahsûllü sahrâ olduğundan Vâdî Halfa derler. Bu diyârda halfa, otluğa derler. Hakîr Nîl kenârında bir dıraht sâyesinde haymemizde zevk u safâ eyledik. Bu mahalde dahi Nîl'in iki cânibinde yalçın kayalar olmağile gâyet dar boğazdır. Şellâlât gemileri dahi bundan yukaruya gidemezler. Başka gûne tennâre gemileri vardır, anlar gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y392b ·
metinde göster ·
… üç günde kona göçe gûnâ-gûn şeyler temâşâların etdik temâşâlar ederek temâşâlar
eyledik. Bu
sahrâ-yı çengelistânda maymunlar var kim Marzıvan hımârı kadar, biri birine süv …
Bu sahrâyı kâmil üç günde kona göçe gûnâ-gûn şeyler temâşâların etdik temâşâlar ederek temâşâlar eyledik. Bu sahrâ-yı çengelistânda maymunlar var kim Marzıvan hımârı kadar, biri birine süvâr olmuş, ba‘zısı keçilere süvâr olmuşlar. Beyâz ve alaca ve kızıl ve siyâh ve zincâbî ve mâvî maymunlar var kim hisâbın Perverdigâr-ı Sâni‘ bilür. Ba‘zısı omuzunda nobutu, gûyâ kavvâsdır yâhûd bir işe me’mûrdur, acele ile gider. Ba‘zı iri mefret maymunlar vardır, seğirddiği mahalde yer ditrer. El-hâsıl gûnâ-gûn maymunlar var kim âdemin aklı gülmeden perîşân olur. Maskara mahlûkdur. Hakîr yol üzre üç dâne yavrusun bulup seyishâneler Q 334aP 331a üzre koyup besledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y434a ·
metinde göster ·