… Bir kerre aceb hatâ olayazdı. Bu temen latîfesinden kavukcu cüvânları aslâ haz
eylemeyüp
efvâh-ı nâsda şâyi‘ kelâmdır.
Esnâf-ı kavukcuyân: Dükkân 105, neferât 400, pîrleri Abdullâh bin Sa‘d'dır kim Hazret'in tâcına hizmet ederdi. Kabri Mekke Mu‘allâsındadır, Enes ibn Mâlik nazar-gerdesidir. Bunlar dahi dükkânların katîfe ve çuka ve kavukları ile tezyîn edüp cümle kavukcular ve pençe-i âfitâb kavukcu cüvânları akmişe-i fâhire ile pür-silâh ubûr ederken ba‘zı İslâmbol zürefâları kavukcu cüvânlarına "Çelebi temen alır mısın" deyü ulaşırlar. Bir kerre aceb hatâ olayazdı. Bu temen latîfesinden kavukcu cüvânları aslâ haz eylemeyüp efvâh-ı nâsda şâyi‘ kelâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 192a ·
metinde göster ·
… ıkartmak murâd edinirsen ol ağrıyan dişe bir la‘l-gûn su sürer kelpedâna muhtâc
eylemeyüp
ol dişi kendi elinle çıkarırsın 65b ve bu cerrâh Karakaş-ı zimmînin iki veled …
Der-vasf-ı cerrâhân [u] üstâdân: Evvelâ cümleden Boyacı kapusunda zimmî Karakaş Ermenî gâyet üstâd-ı kâmil cerrâhdır. İlm-i cerrâheti tekmîl etmek içün Frengistân'ın İşpaniye diyârına gitmişdir. Hattâ bir adamın dişi ağrısa bir mâvî su sürer dişin veca‘ı teskîn olur. Eğer ol dişi çıkartmak murâd edinirsen ol ağrıyan dişe bir la‘l-gûn su sürer kelpedâna muhtâc eylemeyüp ol dişi kendi elinle çıkarırsın 65b ve bu cerrâh Karakaş-ı zimmînin iki veled-i pelîdi var, biri Ucân ve biri Balıhan ikisi de bî-bedel üstâd-ı bî-cedellerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65a–65b ·
metinde göster ·
sene 900 târîhinde cümle iç kal‘a halkına ve aşağı Mısır şehri halkına su ziyâf …
Ammâ merhûm [u] mağfûrun-leh Sultân Gavrî Yûsuf Salâhaddîn kuyusuyla iktifâ eylemeyüp sene 900 târîhinde cümle iç kal‘a halkına ve aşağı Mısır şehri halkına su ziyâfeti etmeğe himmet edüp mâlından hasbeten lillâh bin Mısrî kîse ifrâz eyleyüp Eski Mısır'da Ravza cezîresi önünde kal‘a-misâl bir sâkıye binâ edüp kaddi kâmil seksen zirâ‘dır, zemînden zirvesine dolaşarak at ile çıkılır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y85b ·
metinde göster ·
… kin sen Pâdişâh-ı Perverdigâr'dan dilerim ki benim avret yerim mekşûf olup setr
eylemeyüp
güldüğiyçün kendinin ve evlâd-ı evlâdının avret yerleri ve vücûdları uryân olup …
"Ve bu oğlum Hâm-ı Husâm dahi bu şiddet-i hârlı diyârlarda mu‘ammer edüp cezîre-i Mısır'da evlâd [u] ensâbın çok eyle ve hayvânâtların dahi bî-hisâb eyle. Lâkin sen Pâdişâh-ı Perverdigâr'dan dilerim ki benim avret yerim mekşûf olup setr eylemeyüp güldüğiyçün kendinin ve evlâd-ı evlâdının avret yerleri ve vücûdları uryân olup büryân gezeler ve dâ’imâ birbirlerinin mâhiyyetine güleler. Ve İlâhî dünyâda kendüsi ve evlâdları inkırâzu'd-devrân yüzleri kara olup âhiretde yüz aklığı ver" deyü Hâm'a azîm yavı du‘âlar edüp bi-emrillâhi te’âlâ bu Hâm avreti yanında ve oğlu Donkol yanında oturup babasının avret yeri açıldığın nakl edüp gülüşürken der-ân üçünün de yüzü kara oldu ve üçü dahi hicâblarından dağlara çöllere ve deşt-i hâmûna düştüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y404a ·
metinde göster ·