… sinden makbûl taklabâz ve Bağdâdîdir kim bir âsitâna dahi varup âvâre olup lâne
eylemez
, âhir on sene mürûr ederse Bağdâdî Bağdâd'da ise de gelüp âşiyân-ı kadîmin bulu …
Ammâ bu bâlâda zikr olunan kebûterin cümlesinden makbûl taklabâz ve Bağdâdîdir kim bir âsitâna dahi varup âvâre olup lâne eylemez, âhir on sene mürûr ederse Bağdâdî Bağdâd'da ise de gelüp âşiyân-ı kadîmin bulur. Hakkâ yârânlarımızın bir kaçı kuşbâz idi, bir kaçın Bursa'ya götürüp Cum‘a namâzın kılup kafesden âzâd etdüğimiz gibi Bursa üzre bir pervâz urup evc-i âsumâne urûc edüp gâ’ib oldu. Ol ân İslâmbol'da lânesine varmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 190b ·
metinde göster ·
Ve bir hâl ile bu kal‘aya lağım ve toprak sürmek kâr
eylemez
. Gerçi şimdiki zamânımızın savaş-ı perhâşına göre sademât-ı topa dayanmaz, tîz …
Ve bir hâl ile bu kal‘aya lağım ve toprak sürmek kâr eylemez. Gerçi şimdiki zamânımızın savaş-ı perhâşına göre sademât-ı topa dayanmaz, tîz münhedim olur, ammâ bir vech ile yürüyüş edüp yanına varılmaz, zîrâ bu hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn bir burunda bir yalçın kanara püşte üzre vâkı‘ olup cânib-i selâsın nehr-i Diçina ihâta etmişdir kim ol su gûyâ gayyâ deresinden cereyân edüp kal‘adan bir taş atsan aşağı dereye ol taş hayli zamândan sonra ener.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 140a ·
metinde göster ·
… âsı olup esâs-ı binâsı sâfî alçak kayalar üzre inşâ etmişler kim aslâ lağım kâr
eylemez
ve kumsal yer olmağile meteris dahi olmaz, zîrâ kumluğu üzre bir zirâ‘ yer kazı …
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i Neretva'dan sehel içeri bir düz vâsi‘ ve kumsal ve havâlesiz bir vâsi‘ fezâda vâkı‘ olup sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî binâsı olup esâs-ı binâsı sâfî alçak kayalar üzre inşâ etmişler kim aslâ lağım kâr eylemez ve kumsal yer olmağile meteris dahi olmaz, zîrâ kumluğu üzre bir zirâ‘ yer kazılsa su çıkar, anıniçün bu kal‘aya meterisle düşman gelemez. Gâyet metîn ve emîn kal‘a-i hısn-ı hasîn hâit-i üstüvâr olup çâr-kûşesinde Çâr-yâr-ı güzîn aşkına çâr kullesi var kim hakkâ ki her biri birer gûne sedd-i Kahkahâlardır. Ve şimâl cânibine nâzır bir demir kapusu olup bu kal‘a içre cümle yigirmi aded kayağan örtülü hâneleri ve Ebü'l-feth'in bir küçük câmi‘i ve gılâl anbârı ve cebehânesi var, gayri âsâr-ı binâ-yı imâretden bir şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 162b ·
metinde göster ·
… süm-künân durur. Hazret-i Îsâ beşikde yatırken bu pîre nazar ederek avunup bükâ
eylemez
imiş. Ba‘dehu Hazret-i Îsâ âlem-i kemâliyyetde havâriyyûnlara buyururlarmış kim …
Ve bu Hazret-i Risâlet'in secdegâhı mahallinde bir köşede mücellâ kayalardır. Anda bir acîb ü garîb sun‘-ı Hudâ var kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz. Hazret-i Îsâ beşiği olan taşın cenbinde mağâranın yalçın kayası eyle mücellâdır kim âdemin reng-i rûyları anda nümâyândır. Ol kayada bi-emrillâhi ta‘âlâ Yed-i Kudret ile nakş olmuş bir pîr-i râhib-siyâb var kim gûyâ zî-rûhdur. İki ellerin dizine komuş tebessüm-künân durur. Hazret-i Îsâ beşikde yatırken bu pîre nazar ederek avunup bükâ eylemez imiş. Ba‘dehu Hazret-i Îsâ âlem-i kemâliyyetde havâriyyûnlara buyururlarmış kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y227a ·
metinde göster ·