târîhden ma‘lûm oldu kim kal‘a-i kadîm ve binâ-yı Kerîmüddîn ısmet-karîn mu‘ave …
Hakkâ ki üstâd-ı hattât, seng-i kirâz-ı mücellâ üzre yazmış, ammâ üstâd-ı mermer-bür sikke mermerde kazımış, bânî-i Kars Lala Paşa bu âsâr-ı atîkaya kemâl-i ri‘âyeten ol mahall-i hâ’ita vaz‘ edüp âsâr-ı hayrâtı ayân eylemiş. Bu târîhden ma‘lûm oldu kim kal‘a-i kadîm ve binâ-yı Kerîmüddîn ısmet-karîn mu‘avenet [u] muzâheret ile binâ olunmuşdur. İkinci bânî Lala Paşa olup yetmiş günde kal‘ayı itmâm edüp cümle cebehânesi ve sâ’ir elzem-i levâzımâtlarından cümle mühimmâtların âmâde edüp derûn-ı kal‘ayı imâr ederken askerî tâ’ifesinden sulehâ-yı ümmet bir hâfız-ı hamele-i Kur’ân kimesne bir vâkı‘a-i sâliha görüp Lala Mustafâ Paşa'ya nakl etdiği rü‘yâ budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 323b ·
metinde göster ·
Bu kapulardan içeri yemîn ü yesârda cisrin temeli berâberliğinde cisrin altında hânlar vardır kim âyende vü revendegânlar yemîn ü yesârdan geldiklerinde mihmân olurlar. Ve cisrin kemeri altında müte‘addid hücreler vardır ve demir pençereli şâhnişînlerde müsâfirîn meks edüp kemerin karşu tarafındaki âdemler ile kimi musâhabet eder ve kimi şebeke ve olta ile balık avlarlar. Ve bu cisrin yemîn ü yesârında dahi niçe pencereli hücreler vardır. Üstâd-ı şîrînkâr kasd edüp "Cisrin kemerine bâr olmasın" deyü bu kantara-i ibret-nümânın için boş edüp kat-ender-kat revzenli ve kâ‘alı hücreler de eylemiş. Bu cisrin yemîn ü yesârında korkulukları cümle polad-ı Nahçevânî demirdendir, ammâ üstâd-ı haddâd dahi var makdûrun sarf edüp bir gûne musanna‘ şebeke korkuluklar etmiş kim hakkâ ki yed-i tûlâsın ayân etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 219b ·
metinde göster ·
… altında Meryem Ana timsâli var, gûyâ Hazret-i Îsâ'yı âlem-i sabâvetinde dirâgûş
eylemiş. Bu
dahi gûyâ zî-rûh olup ümm-i rûhullâhdır. Ve gerdeninde olan incü-yi dürr-i yetî …
Ve bu deyrin cânib-i erba‘ası niçe yüz zî-kıymet sandalîlerdir kim herbiri birer kralın ve birer kefere-i kibârın yâdigârıdır. Ve şark cânibinde bir tâk altında Meryem Ana timsâli var, gûyâ Hazret-i Îsâ'yı âlem-i sabâvetinde dirâgûş eylemiş. Bu dahi gûyâ zî-rûh olup ümm-i rûhullâhdır. Ve gerdeninde olan incü-yi dürr-i yetîm ve la‘l yâkût ve elmâs beş Mısır hazînesi mâl var. Ve gûnâ-gûn heyâkiller var kim her biri birer kâfirelerin teberrüküdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y223a ·
metinde göster ·