hadîde / Evliyâ feth [u] fütûhu göricek târîh dedi / Hamdü lillâh bu fütûhât ol …
Hamdü lillâh bu gazâ oldu bin altmış yedideBu fütûhâtı müyesser ede Mevlâ Girid'eDevr-i Âdem'den berü olmuş değildir bu gazâSeyf-i Muhammed çekildi şimdi Macar-ı pelîdeEsb-i tâzî seyf-i müczem tîrkeş hep sizdedir.Sehm kavsından çıkınca güzer eyler hadîdeEvliyâ feth [u] fütûhu göricek târîh dediHamdü lillâh bu fütûhât oldu hâlâ ulvîde.Sene (---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 84a ·
metinde göster ·
… pâymâl-ı rimâl olup yatırlar. Hâl-i perîşânlarından su’âl etdükde bu beyti îrâd
eyler
. Beyt:
Ve meşrûbâtda bâde-i gûnâ-gûnlarının memdûhu beyne'l-harâbâtî Taş Nerdübân meyhânesinde ve Kefeli'de ve Manyalı'da ve Mihalaki'de ve Kaşkaval'da ve Sünbüllü'de ve Kostanti'de ve Saranda nâm meyhânecilerde la‘l-gûn katresi harâm gûnâ-gûn misket şarâbı ve Ankona ve Sarakuza ve Mudanya ve Erdemid ve Bozcaada şarâb-ı nâbları olur kim ol râh-ı gümrâhdan ubûr etdüğimizde şâhrâh üzre ser-bürehne ve pâ-bürehne niçe yüz humhâne esîri pâymâl-ı rimâl olup yatırlar. Hâl-i perîşânlarından su’âl etdükde bu beyti îrâd eyler. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130a ·
metinde göster ·
. Kâmil bir sâ‘at semâ‘dan sonra yine akındıya karşu semâ‘ ederek kayalar dibind …
"Pâdişâhım bunları nâ-hak katl etdiğine arzuhâle geldiler" deyince Hünkâr giryeler eyler. Kâmil bir sâ‘at semâ‘dan sonra yine akındıya karşu semâ‘ ederek kayalar dibinde Durmuş Dede tekyesi önüne varup anda defn etdiklerinde kâmil on gece üzerlerine nûr yağdığın müşâhede etmiş cânlar ile müşerref olmuşuz. Rahmetullâh.} 137b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137a–137b ·
metinde göster ·
… müfessirîn ü muhaddisînleri gâyet çokdur. Hatta Müslim ü Buhârî hadîslerin hıfz
eyler
âlimleri vardır.
Der-vasf-ı dârü'l-hadîs-i Peygamberân: Her câmi‘de ilm-i hadîs ders-i âmları vardır ammâ Rûm'daki gibi kârgîr binâ ile mebnî dârü'l-hadîsleri yokdur ve müfessirîn ü muhaddisînleri gâyet çokdur. Hatta Müslim ü Buhârî hadîslerin hıfz eyler âlimleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 256b ·
metinde göster ·
… lduk." deyü şerefe mukarrer ile bir hil‘at-i zerdûzu Tavâşî Sa‘îd Ağa ile irsâl
eyler
.
Hatta bu yol ile şerîf necâbı Murâd Hân'a gelüp Mekke miftâhıyla hedâyâları verince Murâd Hân eydür: "Hamd-i Hudâ bu sene-i mübârekde hem fâtih-i Irâk olduk ve hem henüz hâdimü'l-Haremeyni'ş-şerîfeyn olduk." deyü şerefe mukarrer ile bir hil‘at-i zerdûzu Tavâşî Sa‘îd Ağa ile irsâl eyler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 338a ·
metinde göster ·
… "Vesîletü'l-Müte‘abbidîn" kitâbında Ömer b. Cemî‘i Âyişe hazretlerinden rivâyet
eyler
ki, Hazret-i Risâlet-penâh sallallahu aleyhi ve sellem, Murtazâ hazretlerin ve …
Evvelâ râbi‘u'l-hulefâ’i'r-râşidîni'l-mürşidîn Hazret-i Alî kerremallahu vechehü'l-azîz hakkında "Vesîletü'l-Müte‘abbidîn" kitâbında Ömer b. Cemî‘i Âyişe hazretlerinden rivâyet eyler ki, Hazret-i Risâlet-penâh sallallahu aleyhi ve sellem, Murtazâ hazretlerin ve Fâtımatü'z-Zehrâ hazretlerin ve İmâm Hasan ve İmâm Hüseyin hazretlerin bir abânın altına çeküp buyurdular ki Arapça demişlerdir. Hatta İbn Abbâs hazretlerinden menkûldur ve sahîh rivâyetdir. Buyururlar
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 348a ·
metinde göster ·
Hamdü lillâh bu gazâ oldu bin altmış yedideBu fütûhâtı müyesser ede Mevlâ Girid'eDevr-i Âdem'den berü olmuş değildir bu gazâSeyf-i Muhammed çekildi şimdi Macar-pelîdeÂl-i Cengizânı ihyâ eyledi Hân hazretiBöyle bir tîğı Bû Müslim çekdi ola Yezîd'eEsb-i tâzî seyf-i müczem tîrkeş hep sizdedirSehm kavsinden çıkınca güzer eyler hadîdeEvliyâ feth-i fütûhu göricek târîh dedi(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 44b ·
metinde göster ·
… fâ Paşa bu dâr-ı rahmeti / Eyledi ihyâ ki budur râh-ı dîn / Rûşen olanlar hakkı
eyler
müdâm / Kesb eder kurbet Hudâ'ya zâhidîn / Câmi‘in böyle dedim târîhini / Melce …
Mustafâ Paşa bu dâr-ı rahmetiEyledi ihyâ ki budur râh-ı dînRûşen olanlar hakkı eyler müdâmKesb eder kurbet Hudâ'ya zâhidînCâmi‘in böyle dedim târîhiniMelce-i rahmet mekân-ı âbidîn.Sene (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63a ·
metinde göster ·
… hre dahi gelemez. Gelse ol ân katl ederler. El-hâsıl halâs olursa celâ-yı vatan
eyler
. (---)(---)(---)(---)(---).
Der-vasf-ı imâret-i Koru varoş: Bu Belgrad şehrinin bu Osum nehri karşusunda cenûb tarafında su aşırı bir varoş-ı müzeyyen vardır. İsmine Koru varoş derler. Cümle iki yüz aded evli bâğ u bâğçeli ve cümle kiremitli vâsi‘ evlerdir. Ekseriyyâ Rûmlar ve Arnavud kefereleri sâkinlerdir. Bu varoşun ensesindeki dağa Koru dağ dediklerinde bu kasaba anın ismiyle müsemmâ olup Koru varoş derler. Bir azîm kûh-ı serbülenddir kim dıraht-ı müntehâ-yı azîmler ile müzeyyen olup nehr-i Osum üzre olan cisrin ta‘mîr [ü] termîmine dırahtlarının kerastelerin sarf ederler. Her kim bu dağdan bir çubuk kesse hâkim tecrîm edüp hakkından gelirler. Ve şehirde bir âdem kan edüp bu Koru dağa firâr edüp dahl düşse hâkim elinden halâs olup artık hâkim ana vaz‘-ı yed edemez, ammâ ol kâtil şehre dahi gelemez. Gelse ol ân katl ederler. El-hâsıl halâs olursa celâ-yı vatan eyler. (---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 359b ·
metinde göster ·
… vânlar var. Su’âl etsen "Behey Baba! Bu cüvândan ne fâ'ide" desen bu beyti îrâd
eyler
. Beyt:
"Be, şu kuzucak bizim Halîm oğlunun oğlu mudur? Ah puh Bârekallâh" deyüp çeşm zekâtı ile geçinir fakîr nâ-tüvânlar var. Su’âl etsen "Behey Baba! Bu cüvândan ne fâ'ide" desen bu beyti îrâd eyler. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y160b ·
metinde göster ·
… ukları gün yâhûd iki üç günden bir bârân-ı râhmet nâzil olup bu vâdîyi eyle pâk
eyler
ki hâr u hâşâk-i nâ-pâkden bir hâk-i nâ-pâk kalmayup bir vâdî-i tâhir olur.
Bu mahalde bir hikmet-i Hudâ vardır. Bilâ-hisâb niçe kerre yüz bin kurbânın muzahrefâtı ve bu kadar huccâcın kâzûrât mühmelâtı bu vâdî içre kalup hemân huccâc Mekke'ye müteveccih oldukları gün yâhûd iki üç günden bir bârân-ı râhmet nâzil olup bu vâdîyi eyle pâk eyler ki hâr u hâşâk-i nâ-pâkden bir hâk-i nâ-pâk kalmayup bir vâdî-i tâhir olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y324b ·
metinde göster ·
… vlâdı rahm-ı mâderden müştak olduğıyçün hâtûnuna rahm edüp bu şehri ehline hibe
eyler
. Hâtûnun ismi Rümeyle olup bunda hâmile kaldığıyçün bu şehre Rümeyleti'l-Himâl …
Ve ol diyârda Rümeyle nâm bir hâtûn alup binâ etdiği Rümeyl şehrine gelir, niçe sene sâkin olur. Meğer hâtûnu hâmile olmaz imiş. Hikmet-i Hudâ bu Rümeyl şehrinde hâtûn hâmile olup vakt-i sâ‘ati geldikde bir oğlu vücûda gelüp ismini Semcan kor. Bu evlâdı rahm-ı mâderden müştak olduğıyçün hâtûnuna rahm edüp bu şehri ehline hibe eyler. Hâtûnun ismi Rümeyle olup bunda hâmile kaldığıyçün bu şehre Rümeyleti'l-Himâl deyü ol avret ismiyle müsemmâ bir şehr-i temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y427b ·
metinde göster ·