… im ikisi dahi vâcibü's-seyr toplardır. Her birinde birer eskici girüp köşkerlik
eylese
yerim dar demez. Tâ bu mertebe vâsi‘ ve azîm ve tavîl Süleymân Hân toplarıdır. …
Eşkâl-i kal‘a-i Kemâh: Şekl-i muhammes şeddâdî taş binâ kal‘a-i zîbâdır. Her burc [u] bârûsu seng-i azîmler ile yalçın kayalar üzre mebnî bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i âlîdir. Erzurûm serhadlerinde nazîri meğer Şebin Karahisârı ola. Bir kal‘a-i bî-nazîr demek olmaya, ammâ nehr-i Furât aşırı sehl havâlesi vâr şekildir. Ammâ andan zarar isâbet etmez bir kal‘a-i üstüvârdır ve dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve handakı (---) ve kıbleye nâzır bir kapusu var. Andan içeri iki kat kapular dahi var, üçü dahi musanna‘ ve metîn demir kapulardır. İbtidâki kapunun iç yüzünde, sağında ve solunda birer tuç toplar vardır kim ikisi dahi vâcibü's-seyr toplardır. Her birinde birer eskici girüp köşkerlik eylese yerim dar demez. Tâ bu mertebe vâsi‘ ve azîm ve tavîl Süleymân Hân toplarıdır. Üç kantar taş gülle atup kadleri yigirmi yedişer karış demir küpeli serâmed toplardır. Garâbet andadır kim böyle mefret topları ol yalçın kaya üzre eyle sa‘b mahalle niçe çıkarup vaz‘ etdiler, aceb san‘at-ı cerr-i eskâl ile çeküp eyle âli yire böyle top-ı kebîrleri komuşlardır. Ve tâ içerdeki üçüncü kapunun atebe-i âlisi kemeri üzre bir gürz-i pehlivânî ve bir tîr-i kemân-ı Hazret-i Alî asılmışdır kim alâmet-i azîmdir. Ve bu kal‘anın içinde cümle toprak örtülü sağîr ü kebîr altı yüz hâne-i zîbâlardır. Lâkin teng mahalde vâki‘ olmağıla bâğ u bâğçesiz ve susuz hânedânlardır. Ve cümle a‘yân-ı vilâyet ve kal‘a neferâtı hâneleridir. Kara Ya‘kûboğlu'nun ve İbrâhîm Çelebi'nin hânelerinden gayrı bâğçeli ev yokdur. Ve bu kal‘a içre mu‘attal arz-ı hâliye yerler çokdur. Hattâ hâlî olan yerlerde beş aded buğdây anbârları vardır. Leb-ber-leb Selîm Hân'dan berü pirinç çeltiği ve darı vardır. Sanasın bugün harmandan gelüp der-anbâr olmuş hububâtdır. Hîn-i muhâsarada onlar ile kut-ı kanâ‘at edinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 340a ·
metinde göster ·
… an kulu mâbeyninde darb-ı meseldir. Bir âdem gâyet gazaba gelüp bir hasma hücûm
eylese
"Hakkarî Celüvi gibi pâbucun eline giymiş gibi gelür." deyü darb-ı mesel olmuşd …
Ve cümle esbabları alaca şal ve şapikdir kim etekleri dilim dilimdir ve yine şalvarları alaca şaldır ve ayaklarında poçikli pâbuçları pansadı ve hezârî ve sıdısı kebkebli pâbuçları var kim her pâbucu ikişer vukiyye gelir. Hatta ceng mahallinde bu Celü kavminin kalkanları olmasa hemân ayağından pâbucun çıkarup bir eline giyüp bir elinde ya hançer veya kılıç ile yumulup geldiklerinden sonra her biri on âdemden dönmek ihtimâli yokdur. Hatta Van kulu mâbeyninde darb-ı meseldir. Bir âdem gâyet gazaba gelüp bir hasma hücûm eylese "Hakkarî Celüvi gibi pâbucun eline giymiş gibi gelür." deyü darb-ı mesel olmuşdur. Ta bu mertebe Hakkarî'nin piyâde on iki bin tüfeng-endâzı vardır. Hîn-i ma‘rekede kırk elli bin Celü ulûfe-hârân-ı kavm-i bahâdırânlardır ammâ mezhebleri ma‘lûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 254b ·
metinde göster ·
… yine bir bâğda bir çâh vardır. Bir harâmî veya bir dûzd-i zâğî bir şeyi serîka
eylese
hâkimü'l-vakt ol herîfi ol çâh kenârına kor. Hakkâ ki ol herîf-i zarîf dûzd-i t …
Diğer temâşâ-yı garîb: Hazret-i Danyal Deyri kurbünde yine bir bâğda bir çâh vardır. Bir harâmî veya bir dûzd-i zâğî bir şeyi serîka eylese hâkimü'l-vakt ol herîfi ol çâh kenârına kor. Hakkâ ki ol herîf-i zarîf dûzd-i tarrâr ise çâhdan "Budur" deyü bir sadâ istimâ‘ olunur. Ba‘dehû herîflerin ödün ağzından çıkarırlar. Eğer herîfler bî-günâh ise çâhdan bir sadâ çıkmayup bî-günâhları rehâ ederler. Anınçün şehr-i Kazvîn'de kâtil ü harâmî ve dûzdân-ı himyân yokdur, ammâ ayyâr-ı {tarrâr-ı} tayyârları çokdur. Ve bu şehr-i Kazvîn'de niçe yüz aded a‘ceb ü garâ’ibât ve mutalsımâtlardan bî-hisâb ibret-nümâ âsâr-ı binâlar vardır. Niçesi Hazret-i Risâlet vilâdetinde münhedim olup amelleri bâtıl olmuş, niçesi hâlâ zikr olunan gibi râygân olmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 316a ·
metinde göster ·
… de vaz‘-ı yed etmeğe kâdir değillerdir. Her kim bu emânet şeylere dest-dırâzlık
eylese
ol ân cân verüp bu âsitânenin kapusu önüne defn ederler. Anda ne kadar mezârist …
Bevvâbı ve dîdebânı ve kubbe-i pür-envârın bâbı ve bevvâbı yokdur. Hemân cümle metâ‘ şöyle yatır, vakt-i hâcetde metâ‘ sâhibleri erzâkların alup bir hilâle ve bir sûzene ziyâde vaz‘-ı yed etmeğe kâdir değillerdir. Her kim bu emânet şeylere dest-dırâzlık eylese ol ân cân verüp bu âsitânenin kapusu önüne defn ederler. Anda ne kadar mezâristân varsa emânete hıyânet edenlerin kabirleridir. Anınçün kimesne bir şeye vaz‘-ı yed etmeğe kâdir değillerdir. Niçe bin kerre tecrübe olunmuş peygamber-i guduvvîdir. Bu diyâr halkı gâyet i‘tibâr u i‘tikâd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 353a ·
metinde göster ·
… Hattâ bir Tatar baylık satup mâlın mîrâsyedi çelebi gibi sefâhat edüp akçe sarf
eylese
"Kişi sen Erkek Macar seferinde bay olmuşsun gibi" deyü darb-ı mesel olmuşdur.
Hamd-i Hudâ, bu hakîr-i pür-taksîre dahi bu cengde elime yedi gulâm ve üç aded pençe-i âfitâbe kızlar ve yedi Macar keferesi ve on tüfeng ve on yedi aded ufak gümüş tepsi ve bir gümüş haç ve iki gümüş Macar tarzı üzengi ve bir gümüş kadeh ve niçe gûne kelepür makûlesi eşyâlar elime girüp selâmetle hamd-i Hudâ koşumuza geldik. Hâlâ Kırım Tatarı içinde bu sefer-i meserrete Erkek Macar seferi derler. Hattâ bir Tatar baylık satup mâlın mîrâsyedi çelebi gibi sefâhat edüp akçe sarf eylese "Kişi sen Erkek Macar seferinde bay olmuşsun gibi" deyü darb-ı mesel olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 44a ·
metinde göster ·
bir bendesine Hazret-i Mevlâ 73a / Sevâb olur hatâsı hep kemâl-i mahz-ı taksî …
Hakîm-i Mutlak'ın olmasa ger bir işde tedbîriMüfîd olmaz hezâr e[r]bâb-ı aklın re’y [ü] tedbîriİnâyet eylese bir bendesine Hazret-i Mevlâ 73aSevâb olur hatâsı hep kemâl-i mahz-ı taksîriSa‘âdet isterisen ehl-i teslîm [ü] tevekkül olKabûl et cân ile Dervîş bu pend-i Hazret-i Pîri
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72b–73a ·
metinde göster ·
Hattâ diyâr-ı Firengistân'da ve bilâd-ı Bosna'da bir âdem çok cimâ‘
eylese
"Bire âdem besbelli sen Popova balığı yemişsin" deyü darb-ı mesel olmuşdur. Ve …
Hattâ diyâr-ı Firengistân'da ve bilâd-ı Bosna'da bir âdem çok cimâ‘ eylese "Bire âdem besbelli sen Popova balığı yemişsin" deyü darb-ı mesel olmuşdur. Ve ba‘zı hukemâlar mukavvî ma‘cûnlara bu Popova balığı beynini kodukları muhakkakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 162a ·
metinde göster ·
… an cemî‘i zamânda hıyânet sâdır olmamışdır. Hattâ Âl-i Osmân bir sefere hareket
eylese
Tatar hânlara çizme-bahâ gönderdiği on iki bin altun bu kapukulu ulûfesi içün i …
Ammâ ol asırda kâmil on iki bin kapu kulları imiş. Mürûr-ı eyyâm ile bu tâ’ifeler coyılup, ya‘nî bozulup üç binden ziyâde kalmışlardır. Lâkin yine "Etrâf düşmanlarında on iki bin Kırım'ın kapulusu var" deyü add olunur. Hâlâ hân kulu şeklinde kalmışlardır, ammâ Tatar değillerdir, bir alay Abaza ve Çerkes ve Gürcî kavmi evlâd-ı evlâdlarıdır. Ve Âl-i Osmân'a bunlardan cemî‘i zamânda hıyânet sâdır olmamışdır. Hattâ Âl-i Osmân bir sefere hareket eylese Tatar hânlara çizme-bahâ gönderdiği on iki bin altun bu kapukulu ulûfesi içün irsâl olup kapu kullarına taksîm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125b ·
metinde göster ·
… rmer kürsî inşâ etmiş kim ilm-i mi‘mârîsi olan ibret gözüyle bu kürsîye nigerân
eylese
çeşm-i şehlâsı hîrelenüp aklı perîşân olur.
Mukaddemâ dörd aded kırmızı somâkî ve dörd aded bu yeşil somâkî ile cümle sekiz aded somâkîlerden mâ‘adâ derûn-ı câmi‘de cümle altmış aded tahtânî ve fevkânî beyâz mermer sütûnların cümlesi zıhlı ve şeşhâneli sütûn-ı musanna‘lardır. Ol mezkûr dörd aded yeşil somâkî direklerin sol tarafındaki direklere muttasıl altı aded hûrde beyâz mermer direcikler üzre üstâd-ı mühendis mermer-bür 252a bir beyâz mermer-i hâmdan Eflâtûn-ı ilâhî içün bir mermer kürsî inşâ etmiş kim ilm-i mi‘mârîsi olan ibret gözüyle bu kürsîye nigerân eylese çeşm-i şehlâsı hîrelenüp aklı perîşân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 251b–252a ·
metinde göster ·
… kadar âb [u] hevâsı ve huddâmân-ı dilrübâsı latîfdir kim şeb [u] rûz âdem gasl
eylese
aslâ sudâ‘ isâbet etmez.
Ve cümle bu şehir içre dörd hammâmdır. Ammâ çârsû içinde Yeni Hammâm dörd ayak nerdübân ile câmekânına çıkılır hammâm-ı hoş-hevâdır. Serâpâ kurşum örtülüdür. Ne tatvîl-i kelâm edelim Hudâ alîmdir, Anatolu memleketinde memdûh-ı âlem her cihetde mevsûf bir hammâm-ı rûşenâdır. Gûyâ Ebû Alî Sînâ'nın ilm-i sîmyâ ile inşâ etdüği hammâm-ı Sînâ'dır. Misli meğer Ma‘nisa'da Vâlide hammâmı veyâhûd Marzifon'da Pîr Dede nazargâhı hammâmı ola. Ammâ bunlardan rûşen u rûşenâ hammâm-ı hoş-hevâ ve musanna‘ binâ ve şîrîn ve tâk-ı ra‘nâ bir hammâm-ı hayât-efzâdır. Ve ol kadar âb [u] hevâsı ve huddâmân-ı dilrübâsı latîfdir kim şeb [u] rûz âdem gasl eylese aslâ sudâ‘ isâbet etmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y75b ·
metinde göster ·
… ûru olup üç gün bu âsitânede hulûs-ı kalb ile ibâdet edüp tazarru‘ [u] nâlîşler
eylese
bi-emrillâh hayır murâdâtı hâsıl olur.
Makâm-ı Hazret-i Hızır: Cümle ricâlü'l-gayb ya‘nî ümenâ ve evtâd ve nücebâ ve büdelâ ve nukabâ bunda cem‘ olur, derler. Bir âdemin mühim umûru olup üç gün bu âsitânede hulûs-ı kalb ile ibâdet edüp tazarru‘ [u] nâlîşler eylese bi-emrillâh hayır murâdâtı hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y188a ·
metinde göster ·
… döşeli olduğıyçün Ak yayla derler. Her kim mahzûn ü melîl bu harem içre reftâr
eylese
bi-emrillâh pür-şevk ü mesrûr olur. Harem-i def‘-i gamdır.
Bu gârların üstü Sahratullâh haremidir. Beyâz mermer-i hâm döşeli olduğıyçün Ak yayla derler. Her kim mahzûn ü melîl bu harem içre reftâr eylese bi-emrillâh pür-şevk ü mesrûr olur. Harem-i def‘-i gamdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y215a ·
metinde göster ·
… n gösterir ve her kim manastırımıza bir nezerât gönderse yâhûd bir yerin imâret
eylese
anın timsâlin yazup filân hayrât sâhibidir deyü manastırda defn edüp niçe yüz b …
"Vallâhi biz anlara ne secde ve ne ibâdet ederiz.Ancak bizim Rûm tâ’ifesi bir alay ahmak mu‘tekid âdemlerdir. Va‘z [u] nasîhatde P 95b takrîr ile râhiblerimiz anladamadıklarından sûretlerin gösterir ve her kim manastırımıza bir nezerât gönderse yâhûd bir yerin imâret eylese anın timsâlin yazup filân hayrât sâhibidir deyü manastırda defn edüp niçe yüz bin altun mâlın alup anı görenler i‘tibâr edüp ze‘âmetimiz olup cümle mâlların bu üslûb üzre alup paşalara ve size ve bize mâl tahsîl ederiz, yohsa secde ve ibâdet Allâh'adır" deyü hüsn-i ta‘bîr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y223b ·
metinde göster ·
… dahi bir sâhibü'l-hayrât dollâblar ile su getirüp havz-ı şâfi‘î Hanefîler inşâ
eylese
bin haccü'l-ekber savâbı bulurdu. Bu kadar mülûkler gelüp birine bu hayrât müye …
Hakkâ ki bu Medîne-i münevverede sudan azîz hayrât yokdur. Ammâ câmi‘-i Resûlullâh'a dahi bir sâhibü'l-hayrât dollâblar ile su getirüp havz-ı şâfi‘î Hanefîler inşâ eylese bin haccü'l-ekber savâbı bulurdu. Bu kadar mülûkler gelüp birine bu hayrât müyesser olmamışdır. Gâyet muhtâcdır. Hattâ huccâc-ı müslimîn vardıkda garîbü'd-diyâr âdemler
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y293a ·
metinde göster ·
… mdir. Ve her kimin bir emrâz-ı muhtelifesi olsa bu bi’r-i zülâlden kırk gün nûş
eylese
bi-emrillâh dürr-i beyz-âsâ olup ol zahmetden halâs olur. Hamd-i Hudâ girmek mü …
Bi’r-i Erîş: Bizzât Hazret-i Risâlet-penâh dest-i şerîfleri ile hafrine mübâşeret edüp cümle Sahâbe-i kirâmların i‘âneti ile bir çâh-ı mâ olmuşdur kim gûyâ âb-ı Zemzemdir. Ve her kimin bir emrâz-ı muhtelifesi olsa bu bi’r-i zülâlden kırk gün nûş eylese bi-emrillâh dürr-i beyz-âsâ olup ol zahmetden halâs olur. Hamd-i Hudâ girmek müyesser olup Erdel gazâsında küffâr bizi münhezim edüp piyâde firâr ederek arak-âlûd iken sovuk su içüp hafakân derdine mübtelâ olmuş idim. Hamd-i Hudâ bir kaç gün bu mâdan nûş edüp ve bir kaç kerre gusl edüp ol derdden halâs oldum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y301a ·
metinde göster ·
… ibtidâ çorba yediler ve hâlâ elsine-i nâsda bir âdem bir âdemi hânesine da‘vet
eylese
Mescid-i matbah-ı Hazret-i Âdem aleyhi's-selâm: Kaçan kim Âdem [ü] Havvâ bu Arafât'da birbirleriyle mülâkat olduklarında be-kavl-i Cerîr-i Taberî Y 319b mâh-ı Muharrem'in on ikinci gün yevm-i Âşûrâ'da buluşduklarında karınları acıkdı. Bu vâdîde serserî gezdiler. Derhâl Cenâb-ı Hak tarafından Cibrîl-i Emîn bir tabak buğday sünbüleleri getirüp bu mescid mahallinde bir sifâl içre tabh edüp Âdem Havvâ'ya ta‘lîm edüp tenâvül etdiler, def‘-i cû‘ edüp Rabbü'l-âlemin'e hamd etdiler. Sâhib-i Tuhfe kavli üzre ibtidâ Hazret-i Âdem edîm-i arzda hâsıl olduğıyçün Âdem dediler ve ba‘de'l-hubût yine edîm-i arza nüzûl edüp ot otlardı. Tâ ki Havvâ ile buluşdukda Hazret-i Cibrîl'in ta‘lîmiyle ibtidâ çorba yediler ve hâlâ elsine-i nâsda bir âdem bir âdemi hânesine da‘vet eylese
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y319a–Y319b ·
metinde göster ·
… iş bin huccâc derler, ammâ beş kerre yüz bin huccâc olur, her âdem birer kurbân
eylese
beş kerre yüz bin kurbân olur. Ammâ yigirmi, otuz, kırk, elli ve yüz kurbân ede …
Ve cümle Urbân koyunların bu Mîne bâzârına getirmeseler bi-emrillâh cümle ganemleri uyuz olur. Ve yetmiş bin huccâc derler, ammâ beş kerre yüz bin huccâc olur, her âdem birer kurbân eylese beş kerre yüz bin kurbân olur. Ammâ yigirmi, otuz, kırk, elli ve yüz kurbân eder a‘yân vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y324b ·
metinde göster ·
… edik ve âsumânî pâypûş geyerler. Bir zenâne bir merd-i Hudâ'nın cenbinden güzer
eylese
ıtriyyât, müşk, abîr, amber, zebât râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olur.
Ammâ Habeşe cevârîleri var kim her biri amber-i hâm-misâl esmerü'l-levn gavâzîleri var kim diller perîşân olur. Ba‘zıları kahvehânelerde alâ-mele’i'n-nâs raks ederler. Arabistân'ın şânındandır, ayıb değildir. Cümle âsumânî iç edik ve âsumânî pâypûş geyerler. Bir zenâne bir merd-i Hudâ'nın cenbinden güzer eylese ıtriyyât, müşk, abîr, amber, zebât râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y359a ·
metinde göster ·
Hukkâm-ı vilâyet-i Afrika. On neferdir. Bunlara Ağlebiyân derler. Dâ’imâ ceng [ü] cidâlleri İşpanya ile idi. Devletleri (---) sene. Hâlâ Mağrib-zemîn'de bir âdem bir âdeme tasaddurâne güft ü gû eylese "Kavm-i Ağleb misin?" deyü efvâh-ı nâsda darb-ı meseldir. Bi-emrillâh on âdemleri düşman üzre gitse gâlib olurlardı. Ve devletleri (---) sene. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y31b ·
metinde göster ·
… sayyâd-ı akârîb derler, on kişidir. Kaçan hekîmbaşı akreb ma‘cûnu yapmak murâd
eylese
ol sayyâdlar virânistâna varup yerleri çukur çukur kazup her hafir içine birer …
Ma‘cûn-ı akreb: Bu dahi bir ibret-{nümâ} temâşâdır. Kalavân evkâfından vazîfehâr veled âdemler vardır kim şeytân anları gördükde e‘ûzubillâh der, anlara sayyâd-ı akârîb derler, on kişidir. Kaçan hekîmbaşı akreb ma‘cûnu yapmak murâd eylese ol sayyâdlar virânistâna varup yerleri çukur çukur kazup her hafir içine birer sırçalı kâse yere berâber edüp kenârların toprağa müsâvî edüp her kâse içine birer pâre ciğer pâresi korlar ve gayrı ciğer pâresin mezkûr sırçalı kâse kenârından yere süre süre ciğeri çeküp yine ciğeri hıfz eder. Tâ ki nısfu'l-leylde akrebler şikâra çıkup seyrân edüp mel‘abe edeceği mahalde gezerken ciğer râyihasın yerde duyup kelb gibi soylayarak kâsenin kenârına varınca gelen düşer, gelen düşer. Sabâha-dek kâse akreb{ler} ile leb-ber-leb olur, taşra çıkamazlar. Sayyâdlar gelüp akrebleri tobralarına doldurup Kalavân mûristânında hekîmbaşıya verüp anlar dahi kuyruğun ve ayakların mıkrâs ile kesüp çömlekler içinde pişirüp yağın başka alup vücûdun şeker ile ma‘cûn ederler. Bir âdem habs-i bevle mübtelâ olsa yarım nohud mikdârı yese mesânesin açar. Gâyet müdrirdir, çok isti‘mâl etmemek gerek, ibret-nümâdır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y177a ·
metinde göster ·
… onanma olsa böyle hengâme-i şâdumânîler olur. Ammâ vezîr-i a‘zam bir kal‘a feth
eylese
on iki gün on iki gece donanma olur. Zîrâ "Mühür kimde ise Süleymân oldur". Amm …
Her ne gûne donanma olsa böyle hengâme-i şâdumânîler olur. Ammâ vezîr-i a‘zam bir kal‘a feth eylese on iki gün on iki gece donanma olur. Zîrâ "Mühür kimde ise Süleymân oldur". Ammâ sâde serdâr-ı mu‘azzam bir kal‘a feth etse on gün on gece yâhûd yedi gün yedi gece şâdumânî olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y213b ·
metinde göster ·
… merd [ü] zenânının avret yerlerinde birer pâre meşin vardır, ammâ yine hareket
eylese
her uzuvları âşikâre olur. Hayvân mesâbesinde bir alay mahlûk-ı Hudâ'dır. Müdde …
Ammâ bu kavmin cümlesi uryândır. Ancak merd [ü] zenânının avret yerlerinde birer pâre meşin vardır, ammâ yine hareket eylese her uzuvları âşikâre olur. Hayvân mesâbesinde bir alay mahlûk-ı Hudâ'dır. Müddet-i medîd-i ömürlerinde su içmemiş âdemleri vardır, cümle deve südü içüp darı ekmeği yerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y310a ·
metinde göster ·
… lar başına yoldaşların alup çıḳdı ol zamānda oġul ata sözin iki eylemez-idi iki
eylese
ol oġlanı ḳabūl eylemezler-idi uruz giŋ yaḳadan süŋüsin ṣançdı ṭurdı
ḳayıdup girü döndi yirden yüce ṭaġlar başına yoldaşların alup çıḳdı ol zamānda oġul ata sözin iki eylemez-idi iki eylese ol oġlanı ḳabūl eylemezler-idi uruz giŋ yaḳadan süŋüsin ṣançdı ṭurdı