… altun harâc vermeği kabûl etdiler. Yıldırım Hân bu sulhu kabûl etmeyüp kadîm-i
eyyâmda
Ömer ibn Abdül‘azîz fethinde ve Hârûnu'r-Reşîd asrındaki gibi Galata ve İslâmbo …
"Amân ey Yıldırım Hân murâdınız üzre sulh edelim" deyü derûn-ı dilden tekur-ı la‘în sulha tâlib [ü] râğıb olup beher sene ikişer kerre yüz bin altun harâc vermeği kabûl etdiler. Yıldırım Hân bu sulhu kabûl etmeyüp kadîm-i eyyâmda Ömer ibn Abdül‘azîz fethinde ve Hârûnu'r-Reşîd asrındaki gibi Galata ve İslâmbol kal‘asının nısfında ke'l-evvel ümmet-i Muhammed sâkin olup câmi‘ ve imâretler edeler ve kal‘a hâricinde olan bâğ u bâğçelerin mahsûlâtları öşrü cümle ümmet-i Muhammed'in olmak üzre Yıldırım Hân sulh isteyüp bi'z-zarûrî tekur kıral bu sulhu kabûl edüp İslâmbol içre yigirmi bin âdem koyup Edirnekapusu ve Eğrikapusu ve Ebû Ensârî bâblarından tâ Unkapanı'ndan Zeyrekbaşı ve Karaman'dan yine Edirnekapusuna gelince hudûd kesilüp İslâmbol içre ümmet-i Muhammed leb-ber-leb olup Cibâlikapusu içre yine Gül Câmi‘, âb-ı gülâb ile mülevvesât-ı küffârdan tathîr olunduğıyçün Gül Câmi‘ derler. Ve ana karîb Sirkeci tekyesin yine mahkeme-i şer‘-i mübîn edüp Galata kal‘asına dahi altı bin asker koyup Galata'nın nısfın tâ kulleye varınca ümmet-i Muhammed zabt edüp İslâmbol'un dahi nısfında Ayasofya câniblerinde {kefereler} sâkin olup {ümmet-i Muhammed ile cümle küffâr} i‘tidâl üzre geçinirlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24a ·
metinde göster ·
uryân gezerdi. İslâmbol'un ol şiddet-i şitâsında Okmeydânı'nda kar içinde yatup …
Ve Kâsımpaşa'da Tabak Dîvânesi: Cemî‘i eyyâmda uryân gezerdi. İslâmbol'un ol şiddet-i şitâsında Okmeydânı'nda kar içinde yatup la‘l-gûn yanakları arakrîz olup iki elleri ketiflerinde şallak mallak devrân [u] seyrân ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 114b ·
metinde göster ·
… le sarâylardan Melek Ahmed Paşa sarâyı gûyâ bir hadîka-i kerrûbiyândır. Kadîm-i
eyyâmda
(---)(---) binâsıdır kim gûyâ bir kal‘adır. Müte‘addid kâ‘alar ve maksûreler v …
Ebü'l-feth asrında Rûmeli cânibine sefer oldukda tâ’ife-i topcıyân bu mahalde haymeleri ile meks etdikleriyçün Topcular derler. Bir mürtefi‘ ferah-fezâ yerde bâğ u bâğçeli bin mikdârı sarây-ı âlîler ve gayrı hânelerdir. Nişâncı Paşa câmi‘i ve yedi aded hânları ve yedi mesâcidleri ve bir tekyesi ve bir müfîd [ü] muhtasar küçük hammâmı Kara Çavuş yeniçeri ağası binâsıdır. Ve yüz aded esvâk-ı muhtasarı vardır, ammâ yine cümle eşyâ mevcûddur. Hevâsının letâfetinden mâ‘adâ âbı dahi Kırkçeşme suyudur kim âb-ı hayâtdan nişân verir. Ammâ cümle sarâylardan Melek Ahmed Paşa sarâyı gûyâ bir hadîka-i kerrûbiyândır. Kadîm-i eyyâmda (---)(---) binâsıdır kim gûyâ bir kal‘adır. Müte‘addid kâ‘alar ve maksûreler ve hücreler ve hammâmlar ile ârâste olmuş bir gül [ü] gülistân bostânlı bâğçedir. Bunda bir havz-ı azîm vardır kim aşren-fe-aşr bir havz-ı latîfdir. Başka subaşısı ve Eyyûb nâ’ibi hükmündedir. Ve Gürcî Paşa sarâyı ve Defterdâr Nişâncı Paşa sarâyı çeşmesi târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 117b ·
metinde göster ·
… edir. Bu kubbelerin içine kırkar ellişer bin kantâr bakırı ve mâye içün kadîm-i
eyyâmda
binâ olunmuş pârelenen top kırıkların yerleşdirüp kubbelerden taşra alarkada ni …
Evsâf-ı furun-ı tuç: Bu furun mezkûr kârhâne içre iki yerde binâ olunmuş kubbe furunlardır kim cânib-i erba‘ası (---) cezîresinde hâsıl olur âteş taşıdır. 131a Gayrı taş ol âteş-i Nemrûd'a tahammül etmek ihtimâli yokdur. O cezîreye mahsûs hacer-i sebiz-gûndur. Bu ocağın altı boşdur ve üzeri kubbedir. Bu kubbelerin içine kırkar ellişer bin kantâr bakırı ve mâye içün kadîm-i eyyâmda binâ olunmuş pârelenen top kırıkların yerleşdirüp kubbelerden taşra alarkada niçe bin kantâr kalay hâzır ederler. Kâtibleri dahi ne kadar bakır ve ne kadar kalay hâzır olduğu deftere kayd olur. Zîrâ bakırına göre top kâlıbları hâzır ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130b–131a ·
metinde göster ·
… akdır, zîrâ baş ve paça ve pıhtı ve işkembe sirke ve sarımsaksız olmaz. Kadîm-i
eyyâmda
pîrleri Cemşîd idi. Şarâbı, şeytân ta‘lîmiyle peydâ ederken sirke etmenin yolun …
Bunlar dahi başcıya yamakdır, zîrâ baş ve paça ve pıhtı ve işkembe sirke ve sarımsaksız olmaz. Kadîm-i eyyâmda pîrleri Cemşîd idi. Şarâbı, şeytân ta‘lîmiyle peydâ ederken sirke etmenin yolun bulmuşdu. Hâlâ Cemşîd Ayasuluk'da yatır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 170b ·
metinde göster ·
Ve kaçan kim bu sikkezânbaşı hîn-i cülûsda ve gayrı eyyâmda pûlâd-ı Nahçıvânî üzre bir hadîd sikke kazsa kapuculardan ihtiyâr kulle sofîlerinden üç aded sâlih ü müselmân âdemler nâzır olup anların huzûrunda sikke kazır, yohsa gayrı zamânda kazırsa ellerin keserler. Ve kazduğı sikkeleri mühürleyüp hîn-i mahalde Darbhâne sikkezânına defter ile verirler. Kânûn-ı Selîm Hân'dır kim Selîm Hân hem kuyumcu ve sikkezân ve zernişâncı [zerefşâncı?] idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 186b ·
metinde göster ·
… ki câmi‘ mâbeyni nısf mildir ve bu câmi‘ Tekfur Sarâyı mahallesindedir. Kadîm-i
eyyâmda
mescid binâ olunmuş, ba‘dehu Durgud Beğ emr-i pâdişâhiyle câmi‘ etmiş. Câmi‘ ol …
Ve Erdoğdu Beğ Câmi‘i: Bu câmi‘ Hâtûniyye câmi‘inin cenûbında vâkı‘ olmuşdur. Bu iki câmi‘ mâbeyni nısf mildir ve bu câmi‘ Tekfur Sarâyı mahallesindedir. Kadîm-i eyyâmda mescid binâ olunmuş, ba‘dehu Durgud Beğ emr-i pâdişâhiyle câmi‘ etmiş. Câmi‘ olması tarîhi budur sene 985. (---) Kapusu ve bir minâre-i mevzûnu var, gâyet musanna‘dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 251a ·
metinde göster ·
(---) binâsıdır. Ve sene (---) târîhinde (---)(---) fethidir. Ve niçe kerre Ka …
Evsâf-ı sûr-ı kavî ve metîn kal‘a-i Gönye : Tarabuzun eyâletinde Batum sancağıdır. Paşasının hâssı taraf-ı pâdişâhîden (---) akçedir ve ze‘âmet 13 ve kılıç timar 72, çeribaşısı ve alaybeğisi vardır. Hîn-i seferde kânûn üzere cebelüleriyle sekiz yüz asker olur. Üç yüz âdem dahi paşasının askeri olur. Ammâ Mikrilistân ağzında intihâ-yı serhad olmağıla merkûm askerler bir sefere me’mûr olmayup bu kal‘a[yı] muhâfaza ederler. Dizdârı ve beş yüz kal‘a neferâtları vardır. Ve bir oda dergâh-ı âlî yeniçerileri, sekiz yüz neferâtıyla çorbacıları, şeb [u] rûz nevbet beklerler ve yüz elli akçe kazâ-yı âsumânîdir. Nâhiyeleri cümle harbe ucuyla söyleşir, âsî Çiço Laz kurâlarıdır. Kadısına senevî bin guruş olur. Beğine yedi bin guruş olur. Kal‘ası leb-i deryâda (---) üzre şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâ-yı sengîndir. Kadîm-i eyyâmda (---) binâsıdır. Ve sene (---) târîhinde (---)(---) fethidir. Ve niçe kerre Kazak-ı Ak gelüp istilâ edüp mâl-ı ganayimin alup harâb [u] yebâb edüp gitmişdir. Kal‘a içre cümle (---) örtülü tahtânî ve fevkânî (---) aded hânelerdir. Ve cümle (---) mihrâbdır. Cümleden ma‘mûr [u] âbâdân (---) câmi‘i bir minâreli tahtânî ve kiremit örtülü câmi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 254b ·
metinde göster ·
kal‘ası Amâlika kavminin binâsıdır. Niçe yüz mülûkden kalmış kal‘a-i Kahkahâ-yı …
Kadîm-i eyyâmda kal‘ası Amâlika kavminin binâsıdır. Niçe yüz mülûkden kalmış kal‘a-i Kahkahâ-yı Rûmdur. Ba‘zı tevârîhde Ferhâd-ı kûh-ken binâ etdi, derler. Mahallinde tahrîr olunur. Ba‘dehû sene 476 târîhinden Âl-i Dânişmendiyye'den Sultân Melik Gâzî, Rûm keferesi elinden feth etmişdir. Niçe kerre İrân-zemînin Azerbaycân pâdişâhları muhâsara edüp fethinde âciz-mânde kalmışlardı. Ba‘dehû Dânişmendiyân elinden Âl-i Selçûkiyân bir takrîb ile alup karâr etdiler. Ba‘dehû sene 795 târîhinde Âl-i Osmâniyândan Yıldırım Bâyezîd Hân {üzre} Timur hurûc etdükde {Amasiyye kal‘asın Timur} feth etmesin deyü mukaddem târîh ile {Yıldırım Hân, Amasiyye'yi} feth edüp İsâ Çelebi'yi hâkim nasb edüp dârü'l-mülk-i taht-ı selâtîn olup hutbe tilâvet olundu ve "Azze nasruhû, duribe Amasiyye" deyü sikkeli akçesi kat‘ olundu. Zîrâ dağlarında ve şehr-i Gümüş'de sîm-i halisin üç yerde ma‘deni vardır. Ba‘dehû 280b pâdişâhlara mahsûs sarây-ı hâs ve bâğçe-i İrem binâ olunup tahtgâh-ı Âl-i Osmân oldu. Ebü'l-feth tahrîrinde eyâlet-i Sivas hâkinde Amasiyye beğinin tahtıdır. Sevâd-ı mu‘azzam ve taht-ı pâdişâh-ı mükerrem olmağıla bir kaç kerre ber-vech-i arpalık kânûn üzre bu sancak üç tuğlu vezîrlere sadaka olmuşdur. Taraf-ı pâdişâhîden kânûn üzre paşasının hâss-ı hümâyûnu 300.000, sancağında ze‘âmet 19, timar 422, alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Bu cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timar kânûn üzre cebelüleriyle üç bin asker olup alaybeğisi ve paşası sancağı altında sefer eşerler. Pâk ü müsellah ve mükemmel askerleri vardır. Ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır ve nâhiyeleri gâyet ma‘mûrdur. Evvelâ nâhiye-i İnebâzârı ve Geldikkân ve Akdağ ve Kağala nâhiyesi kasabadır. Ve sancağında tokuz kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280a–280b ·
metinde göster ·
… evân Murâd Hân-ı zamân ba‘de'l-feth-i Revân bu şehre gelüp meks etdikde kadîm-i
eyyâmda
İreme zâtü'l-‘imâd misilli ma‘mûr olan şehri asker-i deryâ-misâline fermân edüp …
Evsâf-ı şehr-i Azîm Karabâğlar: Bu şehri ibtidâ Menûçehr binâ etmişdir. Şehr-i atîkdir kim hâlâ Nahşıvân hâkinde başka sultânlıkdır. Zamân-ı kadîmde azîm imaristân imiş. {Sene 1012 Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında dest-i Osmânlıda iken Acem zafer buldu} Sene 1045 târîhinde Fâtih-i Revân Murâd Hân-ı zamân ba‘de'l-feth-i Revân bu şehre gelüp meks etdikde kadîm-i eyyâmda İreme zâtü'l-‘imâd misilli ma‘mûr olan şehri asker-i deryâ-misâline fermân edüp ân-ı vâhidde harâb u yebâb ve der-i dîvârların türâb, halkının ciğerin kebâb edüp hâlâ âsâr-ı inhidâmları zâhir u bâhirdir. Tîmur Hân bu Karabâğlar'da kışlayup refâhiyyet üzre geçinmişlerdir. Tâ bu mertebe ma‘mûr [u] âbâdân sahrâ-yı bî-pâyândır. Ve üç kerre Süleymân Hân ve niçe kerre serdârlar asâkîr-i bî-pâyânlar ile beşer altışar ay meks edüp ganîmet üzre geçinmişlerdir. Lâkin Murâd Hân-ı Râbi‘in harâb etdüğünden beri yine imâr olmadadır. Ammâ güneşde zerre ve deryâda katre-misâl imâr olmamışdır. Huddâmlarımız kırk minâre addetmişlerdir. Hamd-i Hudâ bu şehrin âb [u] hevâsı letâfetinden tabî‘atımız hoş olup esb-süvâr ba‘zı refîkler ile şehri sehl temâşâ etdik. Mihmândârımız takrîri üzre on bin mikdârı bâğlı ve bâğçeli hâneler ve yetmiş mihrâb, kırkı minâreli câmi‘ler ve hân ve hammâmı ve esvâkları vefret üzre ammâ henüz dahi imâr olmadadır. Ve hevâsının letâfet cihetinden vech-i hüsnlü mahbûb u mahbûbelerine râst gelirdik. Ve me’kûlât ü meşrûbâtının [ve] memdûhât-ı müsmirrâtının kesreti bir diyârda yokdur. Kara Bâğlar desek vechi vardır. Elçi ile bir bâğda teferrüc ederken Yezdan Kulu nâm bir bâğbân yigirmi altı gûne emrûd-ı âbdâr getirdi. Meleçe ve Abbâsî ve Ürdibâri demek ile ma‘rûf ve memdûh emrûd-ı hoş-horları olur kim tenâvül edenin üzerine elbette âb-ı zülâli cüllâb-ı katr-ı nebât gibi cereyân eder. Gâyet lezîz emrûdları ve la‘lgûn gülnârları olur. Ve esvâk-ı şâhîsinde pâk u pâkîze işbâzlarında gûnâ-gûn Revân pirinci pilâvları ve herîsesi güyâ sıfr gibi leziz ve râyiha-i tayyibesi vardır. Ve işbâzları gâyet pâkdir. Zîrâ cümlesi müslimdir. Bu Acem diyârında cümle me’kûlât [ü] meşrûbât füruht edicilerde aslâ Ermeni ve Urum yokdur. Aslında Urum keferesi aslâ ve kat‘â yokdur. Meğer ticâret ile gelüp gide. Ammâ Yahûdî ve Şi‘î ve Teberrâ‘î ve Kurâyî çokdur. Ve melâhide ve zenâdıka ve Ca‘ferî ve Cebrî ve Kaderî ve Hurûfî ve Zemînî (---)(---)(---)(---) Bu mezheb-i bâtıllı furak-ı dâlle gâyet çokdur. Bu Karabâğ'ı seyr [u] temâşâ edüp yine cânib-i kıbleye 9 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 294b ·
metinde göster ·
… . Bu şehr-i Merend, şehr-i Tebrîz'in cânib-i şarkîsinde vâki‘ olmuşdur. Kadîm-i
eyyâmda
Azerbaycân pâdişâhlarından Şahruh ibn Tîmur'un saydgâhı olmağıla gâyet ma‘mûr u …
Evsâf-ı bâğ-ı İrem'e mânend şehr-i Merend Taht-ı Hân-ı Elvend : Azerbaycân şehirlerinden başka sultânlıkdır kim biri nöker-i şerefgere mâlikdir. Kadısı, kelenteri, münşîsi ve darûgası ve dizçöken ağası vardır. Tebrîz'e on dörd fersah karîbdir. Mâbeynehümâsında aslâ arz-ı hâliyesi yokdur. Serâpa gül-i gülistân [ve] bâğ [u] bostân ile müzeyyendir. Bu şehr-i Merend, şehr-i Tebrîz'in cânib-i şarkîsinde vâki‘ olmuşdur. Kadîm-i eyyâmda Azerbaycân pâdişâhlarından Şahruh ibn Tîmur'un saydgâhı olmağıla gâyet ma‘mûr u âbâdân şehr-i Merend, mânend-i gülistân imiş. Lâkin bunu dahi Gâzî Murâd Hân, kızılbaşa rağmen harâb u yebâb, hânelerin türâb idelden berü henüz imâr olup üç bin kadar hâne-i "İreme zât"ı ve yedi câmi‘i ve üç hânı ve beş hammâmı ve altı yüz ma‘dûd dekâkînleri var, ammâ bezzazistânı ve medâris [ü] mekteb-i tıflân-ı ebced-hânı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 297a ·
metinde göster ·
… hr-i Behistân-ı bâğistân: Hoy şehirlerindendir. Başka kelenteri vardır. Kadîm-i
eyyâmda
Tebrîz'e mânend şehr imiş. Hülâgû kavmi bu şehr kavmini helâk edüp şehrin hârâk …
Menzil-i şehr-i Behistân-ı bâğistân: Hoy şehirlerindendir. Başka kelenteri vardır. Kadîm-i eyyâmda Tebrîz'e mânend şehr imiş. Hülâgû kavmi bu şehr kavmini helâk edüp şehrin hârâk etmiş. Hâlâ bin hâneli büleyde-i sağîredir. Üç câmi‘i ve hân [u] hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Lâkin kârgîr bezzâzistânı yokdur. Ammâ bâğ u besâtin ve gaytânına nihâyet yokdur. Andan yine cânib-i şimâle 3 sâ‘atde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 307b ·
metinde göster ·
… ur. Hâlâ paşasının taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnı 600.000 akçedir. Kadîm-i
eyyâmda
Erzurûm sancağı idi. Süleymân Hân tahrîrinde Pasin sancakları ilhâk olup eyâlet …
Andan bu kal‘a-i Kars eyâlet kayd olunup hâlâ dest-i Âl-i Osmân'da "Eyâlet-i Kars'a mutasarrıf olan vezîrim fülân paşa" deyü emr-i pâdişâhîde eyle tahrîr olunur. Acem serhaddi ağzında serhadd-i Dûdımân'dır. Niçe kerre ber-vech-i arpalık üç tuğlu vezîrlere ihsân olunmuşdur. Hâlâ paşasının taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnı 600.000 akçedir. Kadîm-i eyyâmda Erzurûm sancağı idi. Süleymân Hân tahrîrinde Pasin sancakları ilhâk olup eyâletinde yedi sancakdır. Ammâ defter kethüdâsı ve defter emîni ve timar defterdârı ve mâl defterdârı ve çavuşlar kethüdâsı ve emîni yokdur. Sancakları bunlardır kim zikr olunur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 323b ·
metinde göster ·
… kmünde üç yüz hâneli Ermeni ve Aznavûr Gürcî kavmleri dahi vardır, ammâ kadîm-i
eyyâmda
şehr-i azîm Timur-ı bî-nûr harâb [u] yebâb etmiş, hâlâ Arpaçayı kenarında âsâr- …
Bu Begim kendi, Kars hükmünde üç yüz hâneli Ermeni ve Aznavûr Gürcî kavmleri dahi vardır, ammâ kadîm-i eyyâmda şehr-i azîm Timur-ı bî-nûr harâb [u] yebâb etmiş, hâlâ Arpaçayı kenarında âsâr-ı binâları zâhir ve bâhirdir. Ol binâlar içre yedi aded künbet-i âlîler vardır. İçinde Akçakoyunlu pâdişâhlarından Meymendî Hân ve Avşar Hân ve Otağa Bây Hân ve Gündüz Bây Hân nâmân hân-ı hânân-ı şehinşâhânlar serîrler üzre kimi yatar ve kimi oturur, gûyâ hayâtdadırlar. Her şahsın seng-i mezârlarında ve atebe-i âlîlerinde ism [ü] resimleri ve sebeb-i mevtleriyle târîhleri vardır. Ve bu şehr-i harâbın cânib-i selâsı yaylağ-ı azîmlerdir. Andan yine cânib-i garba sazlıklı ve bataklı yerleri ve ba‘zı mahalli çemenzâr vâdîleri (---) sâ‘atde ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 325b ·
metinde göster ·
kenîse imiş. Mihrab vely olunup hîn-i fethde câmi‘ oldu. Hımıs keferesinin harâ …
Cümle yüz beş mihrâbdır. Evvelâ yukaru çârsû içinde câmi‘-i Ubeyde ibn Cerrâh Fâtih-i Hamâ'dır ve Hazret-i Risâlet bunlara "Ehl-i cennetsüz!" deyü tebşîr etdüğü Aşere-i mübeşeredendir. Bu câmi‘ kadîm-i eyyâmda kenîse imiş. Mihrab vely olunup hîn-i fethde câmi‘ oldu. Hımıs keferesinin harâcı malıyla ta‘mîr ü termîm olup bir câmi‘-i ma‘bed-i kadîm olup hâlâ giden masrûfu çâr-kûşe bir beyâz mermer üzre celî hat ile tahrîr olunup câmi‘ dîvârında alâmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 25b ·
metinde göster ·
şehir ma‘mûr imiş. Hâlâ (---) aded Ekrâd hâneleri var ammâ kal‘ası bir yalçın k …
Evsâf-ı şehr-i ulemâ-yı Kâşî ya‘nî kal‘a-i Gevâşî: Hakkarî diyârının Van yolunda Gevaş nâm bir kasabası vardır ammâ bu İmâdiyye hâkinde (---)(---) hükmünde bir şâhika üzre ol kadar imâr değildir. Lisân-ı Ekrâd'da Gevaş (---) derler. Bânîsi (---) vech-i tesmiyyesi (---)(---) ammâ kadîm eyyâmda şehir ma‘mûr imiş. Hâlâ (---) aded Ekrâd hâneleri var ammâ kal‘ası bir yalçın kaya üzre sa‘b hisâr-ı kavîdir ammâ gâyet küçükdür. Ammâ aşağı şehrinde bâğ u bâğçesi ve âb-ı revânları bî-hisâbdır ve hıyâbân-ı mesîregâhları dahi çokdur. Hâlâ ulemâsı dahi hadden efzûndur. Hatta Tefsîr-i Gevâşî bir mu‘teber tefsîr-i şerîfdir. Bu şehirde te’lîf olunduğundan Tefsîr-i Gevâşî derler ve mü’ellifi dahi bu şehirde medfûndur. Ve bu şehirden İmâdiyye üç menzildir ammâ bizler seyâhat içün hilâf gitdik. Zîrâ bu kal‘a Cezîre şehri yoluna râh-ı râstdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 382b ·
metinde göster ·
… elâhor Gazzâzoğlu Ahmed Ağa ile binüp donanma-yı hümâyûn ile deryâ üzre muvâfık
eyyâmda
kâmil otuz mîl cânib-i şimâle gidüp,
Hakîr dahi atları huddâmlarımız ile karadan gönderüp Hüsâm Beğ oğlu kadırgasına Selâhor Gazzâzoğlu Ahmed Ağa ile binüp donanma-yı hümâyûn ile deryâ üzre muvâfık eyyâmda kâmil otuz mîl cânib-i şimâle gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 93b ·
metinde göster ·
… nderesin kim ol serhadlerin umûruna müte‘allık ba‘zı müşâvereler oluna ve kadîm
eyyâmda
ecdâd-ı ızâmlarımdan kalma milk-i mevrûsum olan Kilis nâm kal‘ayı dest-i küffâr …
"Sen ki lalam Melek Ahmed Paşa'sın, Bihke kal‘ası kapudanı (---) kulumu Zirinoğlu keferesi destinden yüz kîseye varınca verüp halâs edüp yüz kîse hazîne-i âmiremden alup kabz edüp elbette ol kapudanı halâs edüp Der-i devletime gönderesin kim ol serhadlerin umûruna müte‘allık ba‘zı müşâvereler oluna ve kadîm eyyâmda ecdâd-ı ızâmlarımdan kalma milk-i mevrûsum olan Kilis nâm kal‘ayı dest-i küffârda kalmağın anın yolların ve İspilet kal‘ası bellerin ve şibenik kal‘ası yollarında olan çengelistân ve sengistân dağları ve toplar ve arabalar geçecek yolları tathîr edüp her kurâ vü kasabât ve kılâ‘larda zehâyir yığasın, ve's-selâm" deyü hatt-ı şerîf kırâ’at olundukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 142b ·
metinde göster ·
… üb sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır, ammâ ekser
eyyâmda
Üsküb kadılarına ilhâk olunur. Bir mâbeyn şerîf kazâdır. şehri (---) yerde enhâ …
Evsâf-ı menzil-i kasaba-i ra‘nâ Kumanova: Lisân-ı Sırf üzre (---)(---)(---) demekdir. Üsküb sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır, ammâ ekser eyyâmda Üsküb kadılarına ilhâk olunur. Bir mâbeyn şerîf kazâdır. şehri (---) yerde enhâr-ı kesîreler ile ârâste ve altı yüz aded kiremit örtülü hâne-i rıdvânlar ile pîrâste bir şîrîn kasabacıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 172b ·
metinde göster ·
… menâslar görmedim. Cümle limanlar sekiz rûzgârdan masûn u mahfûzlardır. Her ne
eyyâmda
bu limanlara gemiler girse aslâ demir bırakmayup yatırlar. Ve cümle gemilerin b …
El-hâsıl Karadeniz’in yemîn [ü] yesârın iki kerre devr eylemek müyesser olup bu mahallerde olan limanlar gibi sekiz rûzgârdan emîn liman-ı cây-ı menâslar görmedim. Cümle limanlar sekiz rûzgârdan masûn u mahfûzlardır. Her ne eyyâmda bu limanlara gemiler girse aslâ demir bırakmayup yatırlar. Ve cümle gemilerin başları bağlatmadan yatmak mümkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120b ·
metinde göster ·
… ah yerde gitse yine fevâkihelerinin halâvet [ü] letâfetleri bâkîdir. Ve atvel-i
eyyâmda
meyvesinin lezzetine kat‘â tağayyur gelmez, zîrâ hevâsı latîf yerde hâsıl olmuş …
Bunda olan dıraht-ı meyvedârlar Kırım'da değil gayri büldânlarda yokdur. Ve ol kadar meyve-i âbdârları çokdur kim sâ’ir şehirlere meyvelerinden hedâyâ içün götürürler. On fersah yerde gitse yine fevâkihelerinin halâvet [ü] letâfetleri bâkîdir. Ve atvel-i eyyâmda meyvesinin lezzetine kat‘â tağayyur gelmez, zîrâ hevâsı latîf yerde hâsıl olmuş müsmirâtlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 124a ·
metinde göster ·
… ikr-i şakalar ile meclis-i şerîflerin neşât [u] sürûr ile mesrûr ederler. Ekser
eyyâmda
bu gûne şakâlar da olur. Ba‘de'l-meclis herkes hücrelerine giderken herkese bel …
Ve bu veled-i zinâların yetmiş hîleleri birbirleriyle mücâvere ve mübâhese-i şakâ-yı gûnâ-gûn etdiklerinde istimâ‘ olunmamış hârık-i âde mûhiş şeyler söyleyüp eşkâl tonlara girdiklerinde âdem havf ü haşyete düşüp yine bikr-i şakalar ile meclis-i şerîflerin neşât [u] sürûr ile mesrûr ederler. Ekser eyyâmda bu gûne şakâlar da olur. Ba‘de'l-meclis herkes hücrelerine giderken herkese belağan mâ-belağ ihsân [u] in‘âmlar olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 129b ·
metinde göster ·
bu kulle üzre topları çok imiş, ammâ şimdi cümle beş aded serâmed şâhî topları …
Kadîm-i eyyâmda bu kulle üzre topları çok imiş, ammâ şimdi cümle beş aded serâmed şâhî topları var. Derûn-ı kulle sekiz kat olup her tabakasında gûnâ-gûn cebehâneler ve mühimmât [u] levâzımâtlar ve gûnâ-gûn zahâ’irler ve darı ve kılçıklı pirinç memlûdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 279a ·
metinde göster ·
Ve bu sehrin şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı vardır. Ve beş yüz akçe şerîf mevleviyyetdir. Y 33b Zîrâ kadîm-i eyyâmda Âl-i Osmân şehzâdelerinin ve selef selâtinlerinin tahtı şehzâde-i âzâdelerin kân-ı mekânı idi. Ve karîbü'l-ahd sikkesi râyic şehir idi. Anıniçün şerîf mevleviyyetdir. Ve beş yüz pâre nâhiye kurâları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y33a–Y33b ·
metinde göster ·
başka livâ idi. Ba‘dehu sene (---) târîhinde fâtih-i Bağdâd Gâzî Sultân Murâd d …
Bu şehrin cânib-i erba‘asını niçe bin uyûn-ı câriyeler ve niçe buhayreler ihâta etdiğiyçün Denizli ismiyle müsemmâ olmuşdur. Yohsa denizden şark cânibine dörd merhale ba‘îddir. Kütâhiyye sancağı hâkindedir, ammâ kadîm-i eyyâmda başka livâ idi. Ba‘dehu sene (---) târîhinde fâtih-i Bağdâd Gâzî Sultân Murâd duhter-i pâkîze-ahteri olan Kaya Sultân'a te’bîden ve temlîken kayd-ı hayât ile evlâd-ı evlâdına hatt-ı şerîfler ile maktû‘-ı kalem ve mefrûzu'l-kadem mu‘âf u müsellem hâs etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y94b ·
metinde göster ·
… anbâr vardır. Ve garba nâzır bir kapusu vardır, dâ’imâ mesdûddur. Ammâ kadîm-i
eyyâmda
gâyet Y 98b s‘ab kal‘a imiş. Ve cânib-i erba‘ası yalçın kayalar olmak ile han …
Ba‘dehu bu şehir sene (---) târîhinde Âl-i Osmân'dan Sultân Murâd-ı Sânî destine girüp kal‘asın münhedim etmişdir. Hâlâ şehrin ensesinde şimâl cânibinde bir yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘acıkdır. Ammâ içinde dizdârı ve neferâtı ve âdemî zâdı yokdur. Ancak öşr-i sultânî gılâli hıfz içün iki anbâr vardır. Ve garba nâzır bir kapusu vardır, dâ’imâ mesdûddur. Ammâ kadîm-i eyyâmda gâyet Y 98b s‘ab kal‘a imiş. Ve cânib-i erba‘ası yalçın kayalar olmak ile handakı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y98a–Y98b ·
metinde göster ·
Ve bu şehre beddu‘â olmuşdur. Sebebi oldur kim kadîm
eyyâmda
Mısır'da bir kaht-ı azîm olup bu Milâs şehrinden mâlları ile gılâl isterler. Bu …
Ve bu şehre beddu‘â olmuşdur. Sebebi oldur kim kadîm eyyâmda Mısır'da bir kaht-ı azîm olup bu Milâs şehrinden mâlları ile gılâl isterler. Bu şehir halkı bir hınta vermeyüp redd ederler. Bu Mısır halkı dahi hâ’ib ü hâsir Mısır'a geldikleri gibi mâvaka‘ı takrîr etdükde cümle ahâlî-i Mısır bu Milâs şehrinin harâb olması içün beddu‘â edüp hâlâ câmi‘-i Ezher'de rûz merre Y 102a en‘âm-ı şerîf tilâvet olunur. Anıniçün harâbdır. Ammâ kadîm eyyâmda bu Milâs eyle bir şehr-i azîm imiş kim hâlâ niçe bin amûd-ı müntehâlar üzre tâk-ı kisrâdan nişân verir ulu dîvânhâneler ve sarây-ı âlîleri ve niçe bin kârgîr dekâkînler ve hâlâ üç yüz hammâm âsârları ve niçe bin câmi‘ ve mesâcid ve imâret ve medrese ve hân ve bezzâzistân âsârları var kim âdem engüşt ber-dehen edüp vâlih u hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y101b–Y102a ·
metinde göster ·
… rûz merre Y 102a en‘âm-ı şerîf tilâvet olunur. Anıniçün harâbdır. Ammâ kadîm
eyyâmda
bu Milâs eyle bir şehr-i azîm imiş kim hâlâ niçe bin amûd-ı müntehâlar üzre tâk …
Ve bu şehre beddu‘â olmuşdur. Sebebi oldur kim kadîm eyyâmda Mısır'da bir kaht-ı azîm olup bu Milâs şehrinden mâlları ile gılâl isterler. Bu şehir halkı bir hınta vermeyüp redd ederler. Bu Mısır halkı dahi hâ’ib ü hâsir Mısır'a geldikleri gibi mâvaka‘ı takrîr etdükde cümle ahâlî-i Mısır bu Milâs şehrinin harâb olması içün beddu‘â edüp hâlâ câmi‘-i Ezher'de rûz merre Y 102a en‘âm-ı şerîf tilâvet olunur. Anıniçün harâbdır. Ammâ kadîm eyyâmda bu Milâs eyle bir şehr-i azîm imiş kim hâlâ niçe bin amûd-ı müntehâlar üzre tâk-ı kisrâdan nişân verir ulu dîvânhâneler ve sarây-ı âlîleri ve niçe bin kârgîr dekâkînler ve hâlâ üç yüz hammâm âsârları ve niçe bin câmi‘ ve mesâcid ve imâret ve medrese ve hân ve bezzâzistân âsârları var kim âdem engüşt ber-dehen edüp vâlih u hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y101b–Y102a ·
metinde göster ·
… nden, akreb üzre nisâr eylesen mürd olur} Ve şehri bir küçük kasabadır. Kadîm-i
eyyâmda
şehr-i azîm imiş. Hâlâ (---)(---)(---)(---)(---) cânib-i erba‘ası kal‘alı d …
Ve nâhiyesi üç yüz pâre kurâdır. Ve sancağında dörd kazâdır. Ve kadısına senevî on kîse hâsıl olur. {Ve hâkinde bi'l-mesel(?) min Azâze inde zannî mine'l-fityâ‘i(?) el-cerân, bir şey olmaz Azâz hâkinden, akreb üzre nisâr eylesen mürd olur} Ve şehri bir küçük kasabadır. Kadîm-i eyyâmda şehr-i azîm imiş. Hâlâ (---)(---)(---)(---)(---) cânib-i erba‘ası kal‘alı değildir. Bir perîşân kasabadır. Birkaç ev bir yerde ve beş on hâne bir yerde vâki‘ [[(---) (---) (---)]] olmuş toprak olmuşdur, üstü Y 168a örtülü evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y167b–Y168a ·
metinde göster ·
bilâ-vâris fevt olan kimesnenin anın lerin mâllarıyla bu mahalde bir şehir binâ …
Hantıman galat-ı meşhûrdur. Kadîm-i eyyâmda bilâ-vâris fevt olan kimesnenin anın lerin mâllarıyla bu mahalde bir şehir binâ olunup cemî‘i cüzâm ve miskîni bunda nefy edüp Hân-ı yetîmân demişler. Bir rivâyetde Âl-i Abbasiyân'dan [[(---) (---) (---)]] nefy etmiş. Anıniçün Hân-ı yetîmân derler. El-hâsıl memerr-i nâs olup ârâmgâh olmağiçün sene [[(---) (---) (---)]] dibinde şekl-i murabba‘ şeddâdî taş binâ bir küçük kal‘adır. Ve cirmi beş yüz adımdır. Ve sekiz kulle [[(---) (---) (---)]] vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y175b ·
metinde göster ·
… de sâfî zeytûnluk içinde iki yüz elli hâneli fellâhân kasabasıdır. Ammâ kadîm-i
eyyâmda
gâyet ma‘mûr şehir imiş. Hâlâ bir câmi‘i ve üç mesâcidi ve bir hammâmı var, çâr …
Haleb hâkinde Selmin nevâhîsidir. Ve şehri bir bayır dibinde sâfî zeytûnluk içinde iki yüz elli hâneli fellâhân kasabasıdır. Ammâ kadîm-i eyyâmda gâyet ma‘mûr şehir imiş. Hâlâ bir câmi‘i ve üç mesâcidi ve bir hammâmı var, çârsû-yı bâzârı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y176a ·
metinde göster ·
… bâlâdır. Ve kapusu kıbleye nâzır pençere-misâl bir küçük kapucukdur. Tâ kadîm-i
eyyâmda
oyulmuş bir yassı kubbe şekilli mağâradır. İçine elli adem sığar.
Ve Sultân İbrâhîm hâl-i hayâtlarında sâkin oldukları mağârası şehirden beş yüz adım ba‘îd leb-i deryâda değirmenleri kurbundadır. Ba‘zı mahalde deryâ temevvüc etdükde mağâra kapusun döğer. İki âdem kaddi deryâdan bâlâdır. Ve kapusu kıbleye nâzır pençere-misâl bir küçük kapucukdur. Tâ kadîm-i eyyâmda oyulmuş bir yassı kubbe şekilli mağâradır. İçine elli adem sığar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y181a ·
metinde göster ·
… ibine bir kal‘a-i azîm ihdâs eylemiş kim gûyâ sedd-i kûh-ı Elburz'dur. Evâyil-i
eyyâmda
ilm-i mi‘mârîde üstâd-ı kâmiller var imiş. Bu kulle kal‘aya bir hüsn vermiş ve …
Ve bu kal‘ayı Melik Tâhir feth etdikden sonra elzem-i levâzimindendir deyü şimâl cânibine bir kal‘a-i azîm ihdâs eylemiş kim gûyâ sedd-i kûh-ı Elburz'dur. Evâyil-i eyyâmda ilm-i mi‘mârîde üstâd-ı kâmiller var imiş. Bu kulle kal‘aya bir hüsn vermiş ve celî hattile târîhleri var. Lâkin mürûr-ı eyyâm ile hatları rahnedâr olup ve hayli âlî olduğundan alarkadan dûrbînle nazar etdim, yine istihrâc edemediğimden tahrîr olunmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y182a ·
metinde göster ·
[[(---) (---) (---)]] Üç gemileri gark olup muhâlif
eyyâmda
demirlerin kat‘ edüp nücûm-ı menhûsları yıldız rûzgâr-ı zorkârına [[(---)(---) …
[[(---) (---) (---)]] Üç gemileri gark olup muhâlif eyyâmda demirlerin kat‘ edüp nücûm-ı menhûsları yıldız rûzgâr-ı zorkârına [[(---) (---) (---)]] üçü dahi karaya düşüp pâre pâre oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y183a ·
metinde göster ·
İşpanya keferesi binâsıdır. Ba‘dehu Hicret-i Nebeviyye'nin sene 26 târîhinde Ha …
Kadîm-i eyyâmda İşpanya keferesi binâsıdır. Ba‘dehu Hicret-i Nebeviyye'nin sene 26 târîhinde Hazret-i Ömer Kudüs-i şerîfi feth etdükde bu kal‘ayı dahi feth edüp câmi‘ler binâ olundukdan sonra yine küffâr istîlâ edüp sene (---) târîhinde Mısır sultânlarından Melik Nâsır ibn Kalâvân fethidir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Selîm şâh-ı Evvel Mısır fethine azîmet buyurduklarında bu Sayda hâkimi Karçığa Bay velvele-i Âl-i Osmân'a tâkat getiremiyeceğin idrâk edüp şâm-ı şerîfde kal‘anın miftâhların pâdişâha teslîm edüp hîn-i tahrîrde şâm eyâletinde iltizâm ile sancak olmuşdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y193a ·
metinde göster ·
kal‘asın Buhtu'n-nasr münhedim etmiş. Cebelinde beş yüzden mütecâviz gârlar var …
Cebel-i Ukkâb: Kadîm eyyâmda kal‘asın Buhtu'n-nasr münhedim etmiş. Cebelinde beş yüzden mütecâviz gârlar var. Herbiri gâr-ı yetîmândan nişân verir. Benî İsrâ‘îl tâ‘ûndan firâr edüp bu mağâralara kapanmışlar. Cenâb-ı izzet bunlara bir rîh-i akîm gönderüp cümlesi ol gârlar içre helâk olurlar. Hâlâ üstühânları yığın yığın nümâyândır. Ba‘zı zamân içinde ahâlî-i vilâyetin keçileri ve koyunları kışlar. Ol mahalli geçüp yine kıble cânibine bir sâ‘at ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y201b ·
metinde göster ·
… olmamışlardır. Y 22b Zîrâ iklîm-i sâdis ve sâbi‘de vâki‘ olmuşlardır. Cemî‘i
eyyâmda
ceng [ü] cidâlleri Acem ve Hind iledir. Andan,
dır. Memâlik-i Belh [u] Buhârâ ve Horâsân. Bunlara elkâb-ı selâtînde (---) derler. Hazret-i Risâlet-penâh'ın bir nâme-i şerîfiyle İslâmı kabûl eyleyüp cemî‘i kibâr-ı evliyâullâh bu Horâsân'dan zuhûr etmişdir. Hâlâ mü’min ü muvahhid kavimdirler. Ve devletleri hâlâ mü’ebbeddir. Bunlar(dan) Mısır'a mâlik olmamışlardır. Y 22b Zîrâ iklîm-i sâdis ve sâbi‘de vâki‘ olmuşlardır. Cemî‘i eyyâmda ceng [ü] cidâlleri Acem ve Hind iledir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y22a–Y22b ·
metinde göster ·
… a bir kal‘a dîvârı çeküp içine paşalara mahsûs bir bâğ-ı İrem etmiş. Ammâ kadîm
eyyâmda
Kara Meydân kasrı Sultân Kayıtbay'ındır. Hâlâ gül [ü] gülistân ve bâğ u bostân …
Ve bir kat bölme hisâr dahi Hayre Beğ Paşa Mısır vezîri iken Kara Meydân'ın cânib-i erba‘asına bir kal‘a dîvârı çeküp içine paşalara mahsûs bir bâğ-ı İrem etmiş. Ammâ kadîm eyyâmda Kara Meydân kasrı Sultân Kayıtbay'ındır. Hâlâ gül [ü] gülistân ve bâğ u bostân bir nahlistân yerdir. Paşalar her bâr anda enüp cirid oynarlar. Sekiz yüz adım tûlen bir meydândır. Nihâyetinde paşa delileri odaları vardır. Bu kal‘anın dahi dörd yerden demir kapuları vardır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y79a ·
metinde göster ·
… l-hadîs ve dârü'l-kurrâ ve mekteb-i sıbyân tertîbinde tahrîr olundu. Ammâ kadîm
eyyâmda
hemân Garâfe-i kübrâda ma‘mûr [u] âbâdân evkâf-ı cârî üç yüz altmış altı tekye …
Şehr-i Mısır içre niçe yüz tekyeler dahi vardır, ammâ meşhûr olanları ve binâ-yı kebîrleri bunlardır. Ve bu dergâhlarda birer zâviye ve cevâmi‘ler olması hasebiyle câmi‘ ve mesâcid ve medâris ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâ ve mekteb-i sıbyân tertîbinde tahrîr olundu. Ammâ kadîm eyyâmda hemân Garâfe-i kübrâda ma‘mûr [u] âbâdân evkâf-ı cârî üç yüz altmış altı tekye var imiş. Mısır'a bir fukarâ müsâfir gelüp mihmân olmak murâd edinse her gece bir tekyede mihmân olup "Ekrimu'd-dayfe" fehvâsınca ol müsâfire ikrâm edüp sabâh olunca tekye şeyhi ol müsâfire bir Mısrî Q 202a para hammâm akçesi ihsân edermiş. Dilerse ol müsâfir bir sene sâkin olsun, yevmiyye birer para cânib-i vakıfdan in‘âm olunurmuş. Ve sene başında bulunan seyyâhâna bir hırka dahi ihsân olunurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y116b ·
metinde göster ·
… u mertebe tahrîr edelim. Evvelâ bu bâlâda takrîr ü tavsîf etdiğimiz Mısır kadîm
eyyâmda
ma‘mûr u âbâdân olan şehr-i Fustât ki Eski Mısır'dır hâlâ bu Yeni Mısır anın bi …
İşbu Ümmü Dünyâ Mısır'ın ahvâlâtına akl-ı kâsırımız erdüği üzre halkının reng-i rûyların ve kâr [u] kisblerine ilmimiz lâhik olduğu mertebe tahrîr edelim. Evvelâ bu bâlâda takrîr ü tavsîf etdiğimiz Mısır kadîm eyyâmda ma‘mûr u âbâdân olan şehr-i Fustât ki Eski Mısır'dır hâlâ bu Yeni Mısır anın bir mahallesi değildir. Zîrâ müverrih-i âlem ve âlim ü âmiller eyle takrîr Y 227b/mük ü tastîr ederler kim Mısır'ın haddi Reşîd ve Dimyât ve İskenderiyye'den tâ İbrîm ve Sây kal‘ası hudûduna varınca üç aylık yol Nîl kenârınca eyle ma‘mûr âbâdân etmiş kim Reşîd'den bir mektûb bâğbân elinden bâğbân eliyle Sa‘îd-i âlî ve Minye'de ve İsne ve İsvân şehirlerine vâsıl olur imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y227a/mük–Y227b/mük ·
metinde göster ·
… kı çokdur. Ammâ gayrı mühimmât me’kûlât levâzımâtları Circe'den gelir. Ve kadîm
eyyâmda
bu şehr-i azîm imiş, hâlâ eser-i binâları ve niçe yüz alâmetleri vardır. Ve bu …
Ammâ halkının çoğu zıyk-nefesdir. Ve cümle yerli kavmi esmerü'l-levndir. Zîrâ bu diyâr ol mertebe şiddet-i hâr üzredir kim deve tabanından, hımâr tırnağından pişer. Kadîd-i mahz âdemleri vardır. Bu şehrin me’kûlâtı ve meşrûbâtı darı ve Nîl suyu ve boza ve hûrmâ arakı çokdur. Ammâ gayrı mühimmât me’kûlât levâzımâtları Circe'den gelir. Ve kadîm eyyâmda bu şehr-i azîm imiş, hâlâ eser-i binâları ve niçe yüz alâmetleri vardır. Ve bu şehr içre ve hâricinde nice ziyâretler vardır, ammâ meşhûr-ı nâs olup ziyâret etdiğimiz eş-Şeyh Hû, kuddise sırruh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y391a ·
metinde göster ·
Ekseriyyâ ihtilâtları Hind tâ’ifesiyledir. Zîrâ kadîm
eyyâmda
bu diyâr Hind destinde iken bu kavm-i nârperest Hind'den kalmışdır. İlâ-hâze'l- …
Ekseriyyâ ihtilâtları Hind tâ’ifesiyledir. Zîrâ kadîm eyyâmda bu diyâr Hind destinde iken bu kavm-i nârperest Hind'den kalmışdır. İlâ-hâze'l-ân bu kal‘a-i Zeyla‘'da Hindistân tarafından bir elçi ve Yemen tarafı imâmından bir tübba‘ elçi ve Portakal tarafından bir balyoz ve İngilis keferesi tarafından bir konsoloz ve Kadrî re‘âyâsı tarafından bir Sünnîsi bu kal‘ada kâyimmakâm ile hükm [ü] hükûmâtda bulunurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·