İbtidâ bu cây-ı ma‘hûdede Ashâb-ı Fîl'den Ebrehe nâm bî-behre bu vâdîlerde meştâ verüp imâr etmişlerdi. Ba‘dehû Kûfe vü Vâsıt ve Harrân u Havrân diyârların harâb u yebâb ve halkın kebâb u hânelerin türâb ederek bî-hisâb abûs Zengi çerisin niçe yüz bin fil ile Hicâz-ı Abbâs ve Tâyif'i harâb ederek Mekke şehrine dest urup Beyt-i şerîfin cemî‘i hacerlerin fîllere yükledüp Cidde benderinde cümle Mekke taşların Kulzüm deryâsına dökdü. Âhir Hacerü'l-Esved'i yerinden kal‘ edüp deryâyâ ilkâ etmek içün her kankı fîle Hacerü'l-Esved'i tahmîl etdilerse bi-emrillahi Ta‘âlâ ol mahmil-i Hacerü'l-Esved olan filin beli üzülüp mürd olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 371b ·
metinde göster ·
… ûn mîllerden ve taşdan oyulmuş âdem sûretlerinin zekerlerinden ve kara ve beyâz
fîllerin
hortumlarından ve bakır su sığırlarının ağzından ve demir eşeklerin ağzından ve …
Çeşmeler ve havz u şâzrevânlar ve selsebîl ü fevvâreler gûnâ-gûn mîllerden ve taşdan oyulmuş âdem sûretlerinin zekerlerinden ve kara ve beyâz fîllerin hortumlarından ve bakır su sığırlarının ağzından ve demir eşeklerin ağzından ve niçe beyâz mermer arslanların ağızlarından ve dahi bir iki ve üç ve yedi başlı tuç ejde[r]hâ sûretlerinin ağızlarından âb-ı hayât sular gıjgırup havz-ı azîmlere cereyân edüp her havz aşren fe-aşrenden vâsi‘ havzlardan cümle benî âdem suları alup def‘-i atşân ederler. Beç kal‘asında olan çeşmesâr-ı selsebîller cümle birer gûne hayvânât sûretlerinden cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 58b ·
metinde göster ·
… ak kızıl darı olur. Bu kavmin kârları pür-silâh olup Habeş dağlarına gidüp anda
fîller
ile ceng edüp fîl dişlerin ve gergerdân boynuzların Habeş'e götürüp bey‘ edüp b …
Ve bu mahallerde Nîl tur‘aları ve halîcleri olmamak ile hûrmâ ve bersîm ve gayrı mahsûlât olmaz, ancak kızıl darı olur. Bu kavmin kârları pür-silâh olup Habeş dağlarına gidüp anda fîller ile ceng edüp fîl dişlerin ve gergerdân boynuzların Habeş'e götürüp bey‘ edüp bez boğası alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389b ·
metinde göster ·
… ak ve çatal harbe ve fîl kalkanı kullanırlar. Ve bir gûne alçak kadli atları ve
fîlleri
var. Ammâ hecînleri çokdur, ikişer üçer âdem biner. Top [u] tüfengleri yokdur.
Bundan gayrı âlât-ı silâhları ok ve yay ve kılıc ve sapan ve hışt ve mızrak ve çatal harbe ve fîl kalkanı kullanırlar. Ve bir gûne alçak kadli atları ve fîlleri var. Ammâ hecînleri çokdur, ikişer üçer âdem biner. Top [u] tüfengleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y396a ·
metinde göster ·
… ürürdü kim elimizde çay ve bâdyân aslâ dökülmezdi. Ve eyle yürürdü kim niçe bin
fîller
ve atlar anın pâyine hem-pâ olmazlardı.
Niçe Berberistân melikin ve Fûncistân dâbirin ve'l-hâsıl fîl üzre on üç âdemi da‘vet edüp müstevfâ zânû-be-zânû oturup fîl zahrında tahte'l-kahve tenâvül ederek menzil kat‘ ederdik. Ammâ bu fîl eyle yürürdü kim elimizde çay ve bâdyân aslâ dökülmezdi. Ve eyle yürürdü kim niçe bin fîller ve atlar anın pâyine hem-pâ olmazlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y399b ·
metinde göster ·
üzre süvâr olan firdilânları ya‘nî hânende ve sâzendeleri fîl başı berâber geti …
Ba‘de't-ta‘âm gayrı fîller üzre süvâr olan firdilânları ya‘nî hânende ve sâzendeleri fîl başı berâber getirüp bir gûne çâr-gûşe rebâb ve bir halkaya iki yüz demir halka geçmiş kıvış kıvış sadâ verir ve yine kamışdan gûnâ-gûn mizmerâtlara âheng olur hûb u hazîn ve hoş-elhân Fûncî hânende Baykara fasılları ederek tayy-i merâhil ederdik. Ammâ el-azametullâh dağı taşı ve hâmûn-ı kâşî Urbân ve bu kadar ibâdullâh pür edüp saf saf ve mevc mevc alay alay gürûh gürûh enbûh gibi giderlerdi. Ve niçe bin fîl üzre âlât-ı silâh ve üç yüz mikdârı mancınık ve altı pâre şâhî tuc top ve niçe bin fîl kemiğinden toplar ve niçe kerre yüz bin develer üzre mühimmâtlar ve harsüvâr ve pîlsüvâr ve hımâr-süvâr benî âdem'in hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür. Ve piyâde kavmin hadd [ü] hasrına nihâyet yok idi. Bu hâl üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y399b ·
metinde göster ·
… rinde kalup cümle cengâver asâkir-i dilâver ile mütevekkilen alallâh deyüp ceng
fîlleri
ile mancınık ve topları ileri koyup azm-i cânib-i düşmen etdiler.
Sahrâ-yı İdrîs'in şarkî tarafında çetâçet kat-ender-kat bir yerde mazbût konulup ol gece cânib-i erba‘aya karavullar koyup vakt-i sabâhda cümle ağırlık menzil yerinde kalup cümle cengâver asâkir-i dilâver ile mütevekkilen alallâh deyüp ceng fîlleri ile mancınık ve topları ileri koyup azm-i cânib-i düşmen etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y400a ·
metinde göster ·
… ine bir at ve üç deve hedâyâ getirdi. Ve Berbere hâkimi mâl-ı ganâyimden alduğı
fîlleri
ve develeri ve gayrı lâzım olmayan hayvânâtları cümle bu Bakır sahrâsında olan …
Taraf-ı garbda tûbdandır. Ve şekl-i tûlî vâki‘ olup Nîl'den şark cânibi münhedim olmuş. İçinde Berberî fukarâları sâkindir. Hâkimi Hüseyn-i Fûncî'dir, Berâbire melikine bir at ve üç deve hedâyâ getirdi. Ve Berbere hâkimi mâl-ı ganâyimden alduğı fîlleri ve develeri ve gayrı lâzım olmayan hayvânâtları cümle bu Bakır sahrâsında olan nebâtât u giyâhâta şütürbân fîl-bân ve râ‘îleri ve re‘âyâlar ile saldılar, cümle hayvânât tâze cân buldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y403b ·
metinde göster ·
… ir fîl verdim. Gâyet memnûn oldu, ammâ hakîr andan ziyâde mesrûr oldum. Zîrâ bu
fîller
her gün yüzer deve yükü alef yerlerdi ve nehr-i Nîl'in gûyâ nısfın nûş ederlerd …
Derhâl meşin yasdığı ardından altı şemâme beyâz amber çıkarup ihsân etdi. Ve bir tobra ûd-i mâverdî ve iki tobra akîk-i yemenî ve mercân cevz-i bevvâ kadar iri habbeleri verdi. Ve iki siyâh bâkire kızlar ve sekiz esmerü'l-vech gulâmlar verdi. Hakîr dahi ana bâr-ı azîm def‘iyçün bir fîl verdim. Gâyet memnûn oldu, ammâ hakîr andan ziyâde mesrûr oldum. Zîrâ bu fîller her gün yüzer deve yükü alef yerlerdi ve nehr-i Nîl'in gûyâ nısfın nûş ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y410b ·
metinde göster ·
… eri tüfenglerin atarak gülbâng çekerek niçe bin yük zî-kıymet metâ‘ları deve ve
fîller
üzre tahmîl olunup bizim alaylarımızdan mukaddem anlar yigirmi bin asker ile al …
Evvelâ cümle Habeş kârbânı halkına haber olup anların Ceberti kavimleri tüfenglerin atarak gülbâng çekerek niçe bin yük zî-kıymet metâ‘ları deve ve fîller üzre tahmîl olunup bizim alaylarımızdan mukaddem anlar yigirmi bin asker ile alay edüp şehirden çıkup cânib-i şimâle gitdiler. Beri tarafda Q 327aP 324a melik dahi asker-i bî-pâyânı ile fîller üzre kös-i kakan-bânları döğerek makrafa ve kebürgelerin döğerek Sennâre şehrinden çıkup yine Nîl kenârınca cenûb tarafına azîmet olundu. Hakîr melikden su’âl etdim ki:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y419a ·
metinde göster ·
… imâle gitdiler. Beri tarafda Q 327aP 324a melik dahi asker-i bî-pâyânı ile
fîller
üzre kös-i kakan-bânları döğerek makrafa ve kebürgelerin döğerek Sennâre şehrin …
Evvelâ cümle Habeş kârbânı halkına haber olup anların Ceberti kavimleri tüfenglerin atarak gülbâng çekerek niçe bin yük zî-kıymet metâ‘ları deve ve fîller üzre tahmîl olunup bizim alaylarımızdan mukaddem anlar yigirmi bin asker ile alay edüp şehirden çıkup cânib-i şimâle gitdiler. Beri tarafda Q 327aP 324a melik dahi asker-i bî-pâyânı ile fîller üzre kös-i kakan-bânları döğerek makrafa ve kebürgelerin döğerek Sennâre şehrinden çıkup yine Nîl kenârınca cenûb tarafına azîmet olundu. Hakîr melikden su’âl etdim ki:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y419a ·
metinde göster ·
… beyâz idi. Bin yaşındadır, derlerdi. Yigirmi kademe nerdübân kemend ile çıkılır
fîller
idi. Ol mertebe fîl dahi görmemiş idim. Ve fîl bunlara eyle enîs ü mûnis gamgüs …
Bu vezîr istikbâle çıkdıkda iki fîl-i azîm getürdi kim biri süd beyâz idi. Bin yaşındadır, derlerdi. Yigirmi kademe nerdübân kemend ile çıkılır fîller idi. Ol mertebe fîl dahi görmemiş idim. Ve fîl bunlara eyle enîs ü mûnis gamgüsâr kim bir nân pâre içün kelb gibi âdemin akîbince gezer, gâyet üns ülfet etmişlerdir. Ve Rûm'daki fîller kadar ekûl değillerdir, ancak kesb-i havâdan cesîm ü semîndir. Benî âdeme gâyet meftûndur. Hattâ Itşân kal‘asında refîk olan Dervîş Ni‘metullâh'ın gergerdânı fîlleri gördükce hücûm edüp Dervîş Ni‘metullâh gücile zabt ederdi. Ve fîller gergerdânı gördükde cihân başına dar olup hortumun ber-havâ edüp gâhîce zemînden hâr hâşâk alup havâya püskürüp süheyl ururdu. Gûyâ bir bâkire kız sadâsı gibi hazîn savtı vardır. Q 329aP 326a Ve herbir fîlin arkasında kırkar mahbûb Bağanıskı memlûkleri süvâr olup melike eyle hedâyâ gelmişlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y423a ·
metinde göster ·
… içün kelb gibi âdemin akîbince gezer, gâyet üns ülfet etmişlerdir. Ve Rûm'daki
fîller
kadar ekûl değillerdir, ancak kesb-i havâdan cesîm ü semîndir. Benî âdeme gâyet …
Bu vezîr istikbâle çıkdıkda iki fîl-i azîm getürdi kim biri süd beyâz idi. Bin yaşındadır, derlerdi. Yigirmi kademe nerdübân kemend ile çıkılır fîller idi. Ol mertebe fîl dahi görmemiş idim. Ve fîl bunlara eyle enîs ü mûnis gamgüsâr kim bir nân pâre içün kelb gibi âdemin akîbince gezer, gâyet üns ülfet etmişlerdir. Ve Rûm'daki fîller kadar ekûl değillerdir, ancak kesb-i havâdan cesîm ü semîndir. Benî âdeme gâyet meftûndur. Hattâ Itşân kal‘asında refîk olan Dervîş Ni‘metullâh'ın gergerdânı fîlleri gördükce hücûm edüp Dervîş Ni‘metullâh gücile zabt ederdi. Ve fîller gergerdânı gördükde cihân başına dar olup hortumun ber-havâ edüp gâhîce zemînden hâr hâşâk alup havâya püskürüp süheyl ururdu. Gûyâ bir bâkire kız sadâsı gibi hazîn savtı vardır. Q 329aP 326a Ve herbir fîlin arkasında kırkar mahbûb Bağanıskı memlûkleri süvâr olup melike eyle hedâyâ gelmişlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y423a ·
metinde göster ·
… t meftûndur. Hattâ Itşân kal‘asında refîk olan Dervîş Ni‘metullâh'ın gergerdânı
fîlleri
gördükce hücûm edüp Dervîş Ni‘metullâh gücile zabt ederdi. Ve fîller gergerdânı …
Bu vezîr istikbâle çıkdıkda iki fîl-i azîm getürdi kim biri süd beyâz idi. Bin yaşındadır, derlerdi. Yigirmi kademe nerdübân kemend ile çıkılır fîller idi. Ol mertebe fîl dahi görmemiş idim. Ve fîl bunlara eyle enîs ü mûnis gamgüsâr kim bir nân pâre içün kelb gibi âdemin akîbince gezer, gâyet üns ülfet etmişlerdir. Ve Rûm'daki fîller kadar ekûl değillerdir, ancak kesb-i havâdan cesîm ü semîndir. Benî âdeme gâyet meftûndur. Hattâ Itşân kal‘asında refîk olan Dervîş Ni‘metullâh'ın gergerdânı fîlleri gördükce hücûm edüp Dervîş Ni‘metullâh gücile zabt ederdi. Ve fîller gergerdânı gördükde cihân başına dar olup hortumun ber-havâ edüp gâhîce zemînden hâr hâşâk alup havâya püskürüp süheyl ururdu. Gûyâ bir bâkire kız sadâsı gibi hazîn savtı vardır. Q 329aP 326a Ve herbir fîlin arkasında kırkar mahbûb Bağanıskı memlûkleri süvâr olup melike eyle hedâyâ gelmişlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y423a ·
metinde göster ·
… ergerdânı fîlleri gördükce hücûm edüp Dervîş Ni‘metullâh gücile zabt ederdi. Ve
fîller
gergerdânı gördükde cihân başına dar olup hortumun ber-havâ edüp gâhîce zemînde …
Bu vezîr istikbâle çıkdıkda iki fîl-i azîm getürdi kim biri süd beyâz idi. Bin yaşındadır, derlerdi. Yigirmi kademe nerdübân kemend ile çıkılır fîller idi. Ol mertebe fîl dahi görmemiş idim. Ve fîl bunlara eyle enîs ü mûnis gamgüsâr kim bir nân pâre içün kelb gibi âdemin akîbince gezer, gâyet üns ülfet etmişlerdir. Ve Rûm'daki fîller kadar ekûl değillerdir, ancak kesb-i havâdan cesîm ü semîndir. Benî âdeme gâyet meftûndur. Hattâ Itşân kal‘asında refîk olan Dervîş Ni‘metullâh'ın gergerdânı fîlleri gördükce hücûm edüp Dervîş Ni‘metullâh gücile zabt ederdi. Ve fîller gergerdânı gördükde cihân başına dar olup hortumun ber-havâ edüp gâhîce zemînden hâr hâşâk alup havâya püskürüp süheyl ururdu. Gûyâ bir bâkire kız sadâsı gibi hazîn savtı vardır. Q 329aP 326a Ve herbir fîlin arkasında kırkar mahbûb Bağanıskı memlûkleri süvâr olup melike eyle hedâyâ gelmişlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y423a ·
metinde göster ·
Bir sâ‘atden yine bu şehr üzre gelüp birbirleri ile ol kadar ceng edüp uruşdular ve dokuşdular kim şerârelerinden cümle asker şerre uğradılar. Zîrâ ordu içinde at ve deve ve fîller yıldızların âteş-feşânlarından cümle hayvânât ürküp deşt-i hâmûn yerimdir, deyü dümlerin hotas edüp pârekende ve perîşân oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y424a ·
metinde göster ·
… iş seksen bin asker nümâyân olup on fîl-i Mengerûsî iki yüz gılmân u bintân ile
fîlleri
Rümeyle hâkimi hedâyâ çeküp alay-ı azîm ile,
Bu vâdî-i hâmûn içre ceyrân gergerdân kûsfend-i beyâbân yiyerek dördüncü gün vakt-i zuhrda yetmiş seksen bin asker nümâyân olup on fîl-i Mengerûsî iki yüz gılmân u bintân ile fîlleri Rümeyle hâkimi hedâyâ çeküp alay-ı azîm ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y426b ·
metinde göster ·
… bir dâne mefret fîl-i Mahmûdîler —beşi gâyet süd beyâz, altısı siyâh, dağ-pâre
fîller
idi— bî-pâk ü bî-pervâ önümüze ve gâh yemîn ü yesârımıza geçüp alarkadan bize r …
Andan Porega şehrinden kalkup ertesi ale's-sabâh bir vâdî-i hâmûn içre giderken on bir dâne mefret fîl-i Mahmûdîler —beşi gâyet süd beyâz, altısı siyâh, dağ-pâre fîller idi— bî-pâk ü bî-pervâ önümüze ve gâh yemîn ü yesârımıza geçüp alarkadan bize rağmen oynaşarak kovuşarak uruşarak döğüşerek kâmil yedi sâ‘at gitdiler. Ale'l-ittifâk bizler dahi âlât-ı silâhdan bir şey atmadık ve seyr [ü] temâşâ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y433b ·
metinde göster ·
gibi cünbüş hareket etmezdi. Ve birkaç kerre askere yakın gelüp gûyâ arz-ı cemâ …
Ammâ biri gâyet mehîb ü kebîr koca fîl idi. Öbür fîller gibi cünbüş hareket etmezdi. Ve birkaç kerre askere yakın gelüp gûyâ arz-ı cemâl ederdi. Gâyet müdrik hayvândır. Her pâyleri mîl minâre kadar ve dendânları amûd-ı bordinar kadar ve hortumu gûyâ dûd-ı kehkeşân kadar ve şikemi kös-i Sıfâhân kadar ve gûşları sofra-i rindân kadar ve başı hum-ı Husrevân kadar ve postu ferş-i garîbân kadar ve ağzı dehân-ı külhân kadar ve gözleri çeşm-i gazâlân kadar ve kuyruğu asâ-yı pîrân kadar ve gönü [götü?!] gâr-ı yetîmân kadar var idi. Bunlara aslâ bir ferd dest-dırâzlık etmeyüp bizimle berâber giderlerdi. Sekizinci sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y433b ·
metinde göster ·
Bu mahal dahi Dumbiye meliki hükmündedir. Bir kara dağlık içre bir sulu yerdir, hemân zemîni üçer dörder karış kazsan kazınca kazdığı gibi âb-ı hayât sular Y 434a çıkar. Meğer fakîr fîller benî âdem kuyu kazarlar deyü bizimle berâber gelmelerinin aslı suya gelirlermiş. Mukaddemâ asker konmuş, anların yurdu yerindeki kuyuları fîller içün tathîr etdik, nûş edüp serhoş oldular ve bu sahrâda hayli cünbüş etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y433b–Y434a ·
metinde göster ·
… aslı suya gelirlermiş. Mukaddemâ asker konmuş, anların yurdu yerindeki kuyuları
fîller
içün tathîr etdik, nûş edüp serhoş oldular ve bu sahrâda hayli cünbüş etdiler.
Bu mahal dahi Dumbiye meliki hükmündedir. Bir kara dağlık içre bir sulu yerdir, hemân zemîni üçer dörder karış kazsan kazınca kazdığı gibi âb-ı hayât sular Y 434a çıkar. Meğer fakîr fîller benî âdem kuyu kazarlar deyü bizimle berâber gelmelerinin aslı suya gelirlermiş. Mukaddemâ asker konmuş, anların yurdu yerindeki kuyuları fîller içün tathîr etdik, nûş edüp serhoş oldular ve bu sahrâda hayli cünbüş etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y433b–Y434a ·
metinde göster ·
… e kara dağlar ve otlu sulu özler içre kara sığır sürüsü gibi sürü Y 435b sürü
fîller
sevâhile enmişler, anları temâşâ seyr ederek,
Bundan dahi kalkup kâmil altı günde kara dağlar ve otlu sulu özler içre kara sığır sürüsü gibi sürü Y 435b sürü fîller sevâhile enmişler, anları temâşâ seyr ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y435a–Y435b ·
metinde göster ·