İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

fakîr

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
278
isabet
247 cümle/beyitte
103,0
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
34 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi278113,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 278

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“fakîr” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 6b … kmet-i Hudâ sebeb-i seyâhat ve geşt [ü] güzâr-ı vilâyet Evvelâ mahlas-ı hakîr-i fakîr ve dâ‘î-i kesîrü't-taksîr seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem, Evliyâ-yı bi-riyâ ibn …
EÇS I 8a Ba‘dehu hakîr-i fakîr anca hâne-i bî-minnetimiz olan savma‘amız küncünde gencîne-i kitâba mâlik olup …
EÇS I 37b … , var benden şerrin def‘ eyle" deyüp bilâhire Gülâbî Ağa'ya bir kötek çeker kim fakîr ihtiyârı sâ’ir temâşâcılar yeniçerinin elinden halâs ederler. Andan Ayasofya çâ …
EÇS I 38b "Gel pîrim bir dolucığımız iç" deyü meclise da‘vet eder. Fakîr Gülâbî Ağa mukaddemâ Ayasofya çârsûsunda refîki olan sipâhdan tebdîl yeniçeri i …
EÇS I 38b Fakîr Gülâbî bunları dahi ana kıyâs edüp üç gün[den] berü aç âdem meyhâne ta‘âmına gi …
EÇS I 91a Ve bu medârislerin cânib-i şarkîsinde yol aşırı marazî ve fakîr fukarâya ve mesâkîn içün bir dârü'ş-şifâ etdi kim beyt:
EÇS I 109a Târîh-i ıslâh-ı fakîr :
EÇS I 112b … d Efendi demekle şöhret-şi‘âr olmuşdu. Kırk sene semtimizde sâkin olup hattâ bu fakîr tevellüd etdüğimiz mahalde sağ kulağımıza ezânı Sun‘ullâh Efendi ve sol gûşumuz …
EÇS I 127b … eş-Şeyh Hazret-i Pîr Alî el-müştehir bi-idrîs: Rûmeli'nde şehr-i Tırhala'da bir fakîr terzinin evlâdı olmağile İdrîs künyesiyle iştihâr bulmuşdu. Tarîk-i Hacı Bayram …
EÇS I 131b–132a Ve bir hasım dahi kendi toplarıdır. Böyle iken yine her topun ardında fakîr topcular karınca gibi kaynarlar. Bi-emrillâh bunlara bir du‘â te’sîr etmişdir. …
EÇS I 139a–139b … araf-ı deryâya atup a‘cebenî tulumbuhâ kavli üzre taş deryâya tum deyüp düşünce fakîr balıklar limana doğru selâmetdir deyü firâr ederken deryâ etrâfın ihâta etmiş a …
EÇS I 155a … brâ yerlerinde taşradan gelmiş garîbü'd-diyârların sürmelerinden gözlerin çalup fakîr herîfler sürme ile kalırlar.
EÇS I 178b "Sende kaçkın gümrük esbâbı vardır, yüküne şiş salalım" derler, fakîr gulâm,
EÇS I 183a … akûr ve ayulara ve kurdlara ve hınzîrlere fişekleri bağlayup âteş etdiklerinde fakîr hayvânlar cânları acısından niçe bin temâşâcıların içine düşüp cümle halk birbi …
EÇS I 189b Ve bu hakîr Evliyâ-yı pür-riyâ fakîr alâ kadri't-tâka ba‘zı mertebe âsârlarımız vardır kim ba‘zı tekyelerde maslûbdu …
EÇS I 204b … n anlar ile İslâmbol içre gezüp hudûdundan taşra tarîk-i âm üzre yâ bir garîb ü fakîr hânesine havâle hâne yapanların hakkından gelüp hânelerin yıkmağa me’mûrlardır …
EÇS I 216b … lengi resmi edüp Nâsır Habîb Okmeydânı'nın bir tarafına gidince hemân ardı sıra fakîr taş hareket edüp araba tekerleği gibi tekerlenerek, Nâsır ne cânibe müteveccih …
EÇS I 216b … reket edüp araba tekerleği gibi tekerlenerek, Nâsır ne cânibe müteveccih olursa fakîr taş zağar gibi gezerdi. Nâsır seğird[ir]se ol dahi eyle yuvarlanırdı kim, göz e …
EÇS I 217a … lardan ve burun ve kulak ve dehândan el-hâsıl Arapça ile medh olunan evsâfdan fakîr gulâmda aslâ vücûd-ı insâna benzer bir uzvu kalmayup gûyâ fakîr gulâm-ı pâk, bi …
EÇS I 217a … olunan evsâfdan fakîr gulâmda aslâ vücûd-ı insâna benzer bir uzvu kalmayup gûyâ fakîr gulâm-ı pâk, bir nâ-pâk yağ tulumuna dönüp savt-ı hazîni âheng-i zenbûr-ı asele …
EÇS I 217a … k yağ tulumuna dönüp savt-ı hazîni âheng-i zenbûr-ı asele dönüp peder ve mâderi fakîr gulâmın savt-ı hazînin anlamadan kaldılar.
EÇS I 217a Âhir-i kâr, fakîr gulâmın beden-i batlimusu günden güne tulum gibi olmadan sönüp tulum cildi buru …
EÇS I 217a … ildi buruşup vücûdunun derisi takır takır ötmeğe başladı. Tamâm kırk gün olunca fakîr gulâm bu derd-i serencâmı çeküp kırkıncı günün gecesi oldu. Bi-emri Hudâ, ol ma …
EÇS I 217a … derileri dahi tâ ayakları tırnaklarına varınca bile çıkup bu tulum deri içinden fakîr gulâmın vücûd-ı nâzenîni kıp kırmızı akîk-i yemenî-vâr çıkup eyle mücellâ ve mu …
EÇS I 217a … yine evvelki gibi burnunun orta direği olmamak ile hım hım olmuş benî âdem gibi fakîr gulâm genzinden söylerdi.
EÇS II 226b … ed çeşme-i aynü'l-hayâtlar edüp her çeşme-i cân-bahşın üzerine "Sâhibü'l-hayrât fakîr Azîz" deyü birer Fâtiha ricâ etmiş ve iki yüz çeşmesi hemân Bezzâzistân önünde …
EÇS II 238b Fakîr [u] garîb ete'r-Rûm zâyiren / De‘a Abdurrahmân el-mukîm bi-Bursa
EÇS II 265b … verlik eden varül üzre atup varülü der-âğûş edemeyüp "Ala müsâfiri" kelâmı üzre fakîr gulâm gark-âb olup sohbet dörd esîre kaldı. Hudâ Kerîm'dir, deyü bu hâl üzre de …
EÇS II 272b–273a … lar verdi. Ba‘dehû münâfıkîn ve hasûdîn şerrine uğrayup (---) (---) (---) (---) fakîr Yûsuf Paşa'yı bi-gayr-i hak katl edüp na‘şe-i mübârekin İbrâhîm Hân görüp "Ne g …
EÇS II 274a–274b … unup gülbâng-ı Muhammedî çekildi. Ve nâmenin zeylinde yazmışlar kim "Bizim gibi fakîr , sizin gibi pâdişâh-ı azîmü'ş-şâna eylece mahsûldâr cezîreyi verince sizcileyin …
EÇS II 299a … er nigârhâne-i Çîn [u] Mâçîn'dir kim kalemlerle ta‘rîf ve tavsîf olunmaz. Lâkin fakîr câmi‘ler cemâ‘atden garîb kalmışlardır. Rûm u Arabistân câmi‘leri gibi derûn-ı …
EÇS II 302b–303a … nd edüp kemend ile dâra berdâr edüp altından kibrit ve eşek sidiği buhûr verir. Fakîr âdemin feryâdı evce çıkar. Ve arkasında küreklerin ve kaburka ve dalısın ve ene …
EÇS II 336a–336b … dişiyle kütür kütür kırup "Şey değil imiş", deyü meydân-ı muhabbete bırakdıkda fakîr elçi Tokmak Hân, âlem-i hayretde bî-cân kalup kılıcı medh etdüğüne peşîmân oldu …
EÇS II 338a–338b … buyurulmuş. Paşa "Allah mübârek eyleye" deyü müsellime hil‘at-i fâhire giydirüp fakîr müsellim mü’eddebâne gerü gerü giderken hil‘atin eteğine basup tepesi üzre zîr- …
EÇS II 338a–338b … salb etmek içün dîvânhâne vasatında bir makara icâd etdi, haberi şâyî‘ olmağıla fakîr müsellim tebdîl-i câme mahkemeye hımâr ile havuccu kıyâfetiyle gelmesinin aslı …
EÇS II 338a–338b … şehirden çıkarsız" deyince hemân paşa "Bre vurun şu kahbe hîz gidiyi" bu kerre fakîr müsellim gerçekden düşüp cânı azm-i bevâr ide yazdı. "Bak a mel‘ûnun teklîf-i m …
EÇS II 353b–355b … ret-nümûn hisseler alup dibelik yüküm yukaru koyup hâkimâne hareket etdim. Amân fakîr herîfin haberi yok kim biz şiddet-i şitâdan el ayak dutmaz cân atup geldik. Bir …
EÇS II 353b–355b … vealtı gör ve oğlanlar atları eğerlen. Hacı baba bizimle yolcudur" dedim. Hemân fakîr herifin dibelik aklı başından gitdi. Ammâ benim on yoldaşım dahi gelmek ile akl …
EÇS II 357b–358a … nin yünün yolsalar ol kadar mülâyim olur kim gûyâ harîr-i Eyyûb Nebî olur, ammâ fakîr keçileri yolarken feryâd [u] figânları evce peyveste olur, ammâ kibârlar anın d …
EÇS II 357b–358a … e’essüf cümle tüğleri kopup çırçıplak ve uryân ü büryân u giryân ve nâlân kalup fakîr keçiler cümle bî-mûy kalırlar. Ve sûfu bunun ipliğinden dokuyup cümle zenânesi …
EÇS II 361b … ı Murtazâ Paşa gibi veliy-yi ni‘am-ı akrân [u] emsâlden ayrılmış oğlun Mehemmed fakîr hâlâ on iki bin askerle Engürü altında Kütâhiyye'den ma‘zûl Küçük Çavuş Paşa ve …
EÇS II 364a–365a … ir askeri dahi kat-ender-kat at başı berâber olup âheste âheste gelmede. Varvar fakîr anlara varmada iken hemân ibtidâ su kenarına gelen tüfenk-endâz askeri Varvar o …
EÇS II 365a–366a … ndaşınızdan Alî Paşa pederinize mektûblar getirdim" dedim. "İşte senin paşan bu fakîr Alî Paşa'yı başdan çıkarup celâlî edüp kendi darıya çıkup gen yakadan temâşâcı …
EÇS II 365a–366a … am-küsârum" deyü i‘timâd [ve] i‘tikâd ederken Alî Paşa'nın esb-i fikreti leng ü fakîr , mağmûm [u] dil-teng olup dest-i İpşir-i bî-yesîr fermâniyle fakîr Varvar cellâ …
EÇS II 365a–366a … kreti leng ü fakîr, mağmûm [u] dil-teng olup dest-i İpşir-i bî-yesîr fermâniyle fakîr Varvar cellâd-ı bî-dâd imdâd etmeyüp ma‘nûken şehid edüp kellesin teninden cüdâ …
EÇS II 366b … deve mâl [u] erzâkı zabt [u] rabt etdükleri mahalde paşa ile iç ağaları yetişüp fakîr Halîl Efendi['yi] paşa huzûruna getirdiklerinde bî-tâb u tüvân gelüp eydür: "Su …
EÇS II 366b … ır" deyü hazînedârında olan pusulayı alup cellâd deyüp nehr-i Sakarya kenarında fakîr Halîl Efendi'nin ve Çıplak Alî Ağa'nın ve hazînedârının kelleleri kesilüp Emîr- …
EÇS II 368a–368b … elinde bir tuc mühre üzre ism [ü] resmiyle Eyyûb-ı hakîr Muttalib-kabîle dûş-ı fakîr deyü yazılmışdır, tîz kazın" dedikde Ebü'l-feth Gâzî ibtidâ kendiler Ferhâdî kü …
EÇS III 3b 186. Ahvâl-ı diyergûn-ı pür-melâl-i Kudde Mehemmed kethüdâ fakîr .
EÇS III 4b … yâr-ı İslâm olup Şâm illerinde râh-ı Mekke ve Medine emn [ü] emân olup bu abd-i fakîr [u] hakîr [u] pür-taksîr Evliyâ-yı bî-riyâya dahi Şâm-ı cennet-meşâm üzre hacc- …