İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

faslı

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
179
isabet
176 cümle/beyitte
66,3
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
22 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi17973,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 179

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“faslı” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 1a 46. Fasl-ı sânî Anatolu'da otuz aded eyâletleri beyân eder.
EÇS I 1a 46. Fasl-ı sâlisde cemî‘i eyâletlerin mîrimîrânlarının hâsların beyân eder.
EÇS I 1a–1b 46. Fasl-ı râbi‘de her ne kadar sancak var ise esmâların bildirir. 1b
EÇS I 1b 49. Fasl-ı râbi‘de her sancakbeğinin birbirleri üzre tasaddurları ve hâsları.
EÇS I 1b 49. Fasl-ı hâmis, her sancak beğlerinin ve defter kethudâlarının hâsları.
EÇS I 1b 51. Fasl-ı sâdis, her eyâlet ve sancak kaç aded kılıçdır ve ne kadar askerdir ve ne kadar …
EÇS I 1b 53. Fasl-ı âşir'de kavânîn-i tertîb-i dîvânî ve Süleymân Hân'ın cümle gazâların beyân eder …
EÇS I 2a 101. Fasl-ı ziyâretgâh-ı Murâd Hân-ı Sâlis ve şehzâdeleri ve cümle târîhleri.
EÇS I 2b 136. Fasl-ı kasaba-i irem-i istinye ve bâğ-ı merâm-ı kasaba-i Yeniköy.
EÇS I 3a 153. Fasl-ı sânî çöplük subaşısı ve esnâf-ı huddâmân pîrleriyle mastûrdur.
EÇS I 3a 155. Fasl-ı sâlis, ordu monlâsı ve alemdâr-ı sancağ-ı Resûl ve kavm-i sa‘î piyâdeler ve mol …
EÇS I 3a 157. Fasl-ı râbi‘de hekîmbaşı ve dekâkîn-i hukemâ ve kavm-i kehhâlân-ı basar.
EÇS I 3a 158. Fasl-ı hâmisde esnâf-ı çiftçiyânbaşı.
EÇS I 3a 158. Fasl-ı sâdisde esnâf-ı habbâzân ya‘nî ekmekciler pîrleri ile.
EÇS I 3a 161. Fasl-ı sâbi‘de esnâf-ı azîm-i keştîbân-ı mellâhân ve tâ’ife-i kalafatcıyân ve üstübü b …
EÇS I 3b 164. Fasl-ı sâminde esnâf-ı re’îsân-ı Bahr-i Ummân [u] Bahr-i sefîd.
EÇS I 3b 165. Fasl-ı tâsi‘de tüccârân-ı anka-yı Mısır ve gayrı sevdâgerân-ı sâhil-i Bahr-i sefîd.
EÇS I 3b 166. Esnâf-ı şâhbender ve ehl-i kıble-i müslimîn ve fasl-ı âşirde esnâf-ı kassâbân-ı kavm-i Cömerd.
EÇS I 4a 173. Fasl-ı sâlise aşerde esnâf-ı kâr-ı şîrîn helvâciyân-ı şirin-zebân.
EÇS I 4a 173. Fasl-ı râbi‘e aşerde kârhâne-i balık emîni.
EÇS I 4a 174. Fasl-ı hâmise aşerde cümle ümenâları beyân eder.
EÇS I 4a 179. Fasl-ı sâbi‘e aşerde yemiş bâzârbaşısın bildirir ve âyîn-i kerr ü fer ve alay-ı azîmin …
EÇS I 5a 215. Bu sâzendegânların esnâfları dahi cümle altı aded fasl-ı meseret askeridir.
EÇS I 5a 216. Evvelâ fasl-ı evvel cümle dâ’ire-zânları, anlara müte‘allik sâzende hıreflerin bildirir.
EÇS I 5a 220. Bu kavm-i kaşmerân-ı mudhikânlar dahi on iki aded fasl-ı azîmlerdir.
EÇS I 33a … askeridir. Bu dahi ta‘zîr sâhibi olmayup dîvânda da‘vâ dinleyüp kat‘-ı alâka ve fasl-ı husûmet eyleyüp cümle Rûmeli vilâyetlerinde olan (---) kadılara hükmü nâfiz olu …
EÇS I 41a Sultân Mehemmed dahi kat‘-ı alâka ve fasl-ı husûmet hüccetlerin alup da‘vâ ve nizâ‘dan halâs olunca hemân (---) hazretleri,
EÇS I 49a Fasl-ı evvel
EÇS I 49b {Fasl-ı sânî} / Anatolu cânibinde olan eyâletleri ve sancakları ve ze‘âmet [u] tîmârlar …
EÇS I 49b Fasl-ı sâlis / Her beğlerbeğinin ne mikdâr hâssı vardır anı beyân eder
EÇS I 50a Fasl-ı Râbi‘ / Her eyâletde ne kadar sancak var ise anı esmâları ile beyân eder
EÇS I 53a Fasl-ı Hâmis / Her sancakbeğinin ve defter kethudâlarının ve tîmâr defterdârlarının ne …
EÇS I 54b Fasl-ı Sâdis / Kânûn-ı Süleymân üzre her beğlerbeğilik kaç kılıçdır ve cümle askeri ne …
EÇS I 54b Fasl-ı Sâbi‘ / / Rûmeli ve Anatolu eyâletinde her sancağın tîmâr ve ze‘âmetleri ne mi …
EÇS I 54b Fasl-ı sâmin
EÇS I 56b Fasl-ı âşir / Kavânîn-i tertîb-i dîvân-ı Süleymân Hân
EÇS I 57a Fasl[-ı Hâdî aşer] / Süleymân Hân'ın zamân-ı saltanatlarında vâkı‘ olan fütûhât-ı cemîl …
EÇS I 69a … nbinde meşkhâne nâm mahalde sâz u söz ve gûnâ-gûn fasıllar edüp Hüseyin Baykara faslı ederdik.
EÇS I 70b "De bu faslı tamâm eyle" buyurduklarında hemân yine dest-ber dâ’ire olup yine makâm-ı segâh …
EÇS I 72a "Şimdi bir hammâm faslı eyledim" dediler. Cümle,
EÇS I 78b Fasl-ı (---) / Der-zikr-i saltanat-ı Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ kerîmü'ş-şân ibn Merh …
EÇS I 124b … ının kıçında cevâhir kubbe altında mücevher taht üzre sâde cura zurna ve nakare faslı ederek Halîc'in tarafeyninde olan kat-ender-kat yalıları ve bâğ u bâğçe ve ters …
EÇS I 149a Fasl-ı sânî oldur kim üstâd-ı tarîk ferzendinin beline bağladuğı şedden gayrı bir şed …
EÇS I 151b İki yüz altmış tokuzuncu fasl-ı acâyib / Sene 1048, Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘'in fermân-ı şerîfiyle Belde-i Tayy …
EÇS I 153b Fasl-ı sânî. Tâhir subaşı ya‘nî çöplük subaşısı: Pîri Sahâbe-i kirâmdan (---) hazretle …
EÇS I 189b Fasl-ı atıcıyân-ı kemânkeşân [u] kemândârân: Neferât 3000, pîrleri Hazret-i Sa‘d bin E …
EÇS I 193a … âhlar ile domuzlar ve ayı ve kurdlar içine girüp birbirlerine hamle edüp bir av faslı ederek hünkâr önünden ubûr ederler.
EÇS I 202b … â‘at kalup dîvâna cümle erbâb-ı dîvânı ve ehl-i salâtı âgâh etmek içün üç kerre fasl-ı latîfler ederler kim bîdâr olanlara hayât verir. Sayf [ü] şitâ'da kânûn-ı Osmân …
EÇS I 206b {Fasl-ı evvel}
EÇS I 207a Dördüncü remmâsı, çârtâyî ve ravzacıyân makâm-ı nikrîz faslı ederler.