Hâlâ Leh kralı hükmünde Durujunka hatmanı hâkimdir kim üç bin Kazak-ı Ak
fecereleri
var. İbtidâ bânîsi (---)(---) sebeb-i tesmiyesi Leh lisânınca (---) demekdir.
Hâlâ Leh kralı hükmünde Durujunka hatmanı hâkimdir kim üç bin Kazak-ı Ak fecereleri var. İbtidâ bânîsi (---)(---) sebeb-i tesmiyesi Leh lisânınca (---) demekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 48a ·
metinde göster ·
Ve bu Erdel-i erzel küffârı memleketinin kefere ve
fecereleri
zemînî mezheb olmak ile cemî‘i zî-kıymet girân-bahâlı emti‘aların meşâdlarında …
Ve bu Erdel-i erzel küffârı memleketinin kefere ve fecereleri zemînî mezheb olmak ile cemî‘i zî-kıymet girân-bahâlı emti‘aların meşâdlarında ve bâğ [u] bostânlarında zemîne defn etdiklerin guzât-ı müslimîn sayd [u] şikâr giriftâr etdikleri üsârâlardan haber alup zîr-i zemînlerde ve mahzenlerde ol kadar mâl-ı ganâ’im zî-kıymet ve kâlâ-yı vâlâ-yı akmişe-i fâhire-i nâdireleri bî-zahmet aldılar ve ol kadar bisât-ı bî-kıymet âvânî bulurlardı kim tahmîl-i bâr etmeden acz izhâr edüp düşmana kalmasın deyü ol girân-bahâ âvânîleri ıhrâk bi'n-nâr edüp niçesin sulara bırağırlardı. Ve guzât-ı müslimîn ol kadar üsârâ çıkarırlardı kim kesretinden âciz olup niçesin katl ederlerdi. Ve her gün zîr-i kal‘ada olan guzâta üç dörd yüz araba mâl-ı ganâ’im gelüp kal‘a-kûp olan cüyûş-ı muvahhidîne ganîmet olurdu. Ve cümle hayme vü hargâhda birer ve beşer ve onar nâ-şüküfte ve nev-izâle duhter-i pâkîze-ahter dişleri mevzûn ve meknûn kelimâtları mevzûn kızlara ve pençe-i âfitâb muğpîçehâ-yı duşak uşakları Macar ve Eflâk füccârları esîrlerinin hisâb [u] kitâbların Cenâb-ı Bârî bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 124a ·
metinde göster ·
… a-i tartur-ı Eflâtûniyye geyerler. Gâyet nâzük endâm ve nahîf ve zarîf kefere-i
fecereleri
vardır.
Ve meyhânelerinde fâhişeleri dahi var imiş, ammâ ricâl makûlesi cümle siyâh rokla esvâb geyüp başlarına kara şapka-i tartur-ı Eflâtûniyye geyerler. Gâyet nâzük endâm ve nahîf ve zarîf kefere-i fecereleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149b ·
metinde göster ·
… u kim ancak zemîni ve kârgîr kenîseleri ve nâkûs hâneleri kalup cümle kefere vü
fecereleri
esîr olup andan gayri sâ’ir devâbbâtlara aslâ nazar olunmadı. Bu mahalle gelinc …
Azamet-i Hudâ bir sahrâ-yı azîm ve bir âbâdân-ı kadîm yerler idi kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz. Eyle ıhrâk olunup berbâd oldu kim ancak zemîni ve kârgîr kenîseleri ve nâkûs hâneleri kalup cümle kefere vü fecereleri esîr olup andan gayri sâ’ir devâbbâtlara aslâ nazar olunmadı. Bu mahalle gelince mağrib tarafının gâh sağın ve gâh solun nehb ü gâret ederek bî-pâk ü bî-pervâ konup göçerek yeyüp içerek gidüp vakt-i şâfi‘îde kal‘a-i Sakmar nümâyân olup cümle askere tenbîh olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 10b ·
metinde göster ·
… yedi yüz saz ve kiremit örtülü Bulgar kâfiri köyüdür kim üç bin kadar kefere vü
fecereleri
vardır. Allâhümme âfinâ cümle âsî köydür, beş on âdem konmağa kâdir değillerdir …
Ammâ bu nehr-i Yantura bu ceng etdiğimiz Şıpka dağından çıkup cânib-i şimâle akup Nigebolı kal‘ası kurbunda nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Ve bu Kabirova köyü vezîria‘zamların hâssı yedi yüz saz ve kiremit örtülü Bulgar kâfiri köyüdür kim üç bin kadar kefere vü fecereleri vardır. Allâhümme âfinâ cümle âsî köydür, beş on âdem konmağa kâdir değillerdir. Hattâ biz anda iken ba‘zı kefere evlerinde vâveylâ vü vâveledâ ve feza‘ u çeza‘ları var idi ve ba‘zısı hasta-misâl yatırlardı. Meğer dağda bizimle ceng edüp mürd olan keferelerin akrabâları mâtem ederlerdi. Ve niçe evlerde hasta-misâl yatanlar yaralı gelenler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54b ·
metinde göster ·
serhoşdur. Ve bâğ u bâğçeleri ve mezra‘aları vâfir ve hayr-ı berekâtları mütekâ …
Ammâ kurâları bâğ-ı İrem-vâr ma‘mûr olup yayla vilâyeti olmak ile bâğlarında üzümü hoş-hordur ve bâdesi hem-çünân meyhoşdur, ammâ cümle kefere vü fecereleri serhoşdur. Ve bâğ u bâğçeleri ve mezra‘aları vâfir ve hayr-ı berekâtları mütekâsir, fezâlarında cümle ni‘metleri firâvân ve uyûn-ı enhârları cârî ve revân bir şehr-i âbâdândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 128b ·
metinde göster ·
… olup küffâr içre vâveylâ düşdüğün firârî kefereler haber verince Sadr-ı Âsaf bu
fecereleri
geydirüp vâfir ihsân in‘âmlar edüp ordu içinde kara şapkalarıyla gezerler idi.
Ammâ içeri kal‘ada dahi küffâr topdan kumbaradan ve taşdan ve hevâdan nâzil olan oklardan küffâr kırılup içlerine havf ü haşyet düşdüğün içerden taşra firâr edüp vezîria‘zama gelen küffârlar böyle haberler verüp ve gâyet kaht [u] galâ olup küffâr içre vâveylâ düşdüğün firârî kefereler haber verince Sadr-ı Âsaf bu fecereleri geydirüp vâfir ihsân in‘âmlar edüp ordu içinde kara şapkalarıyla gezerler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 293b ·
metinde göster ·
… fürûht edüp kâr ederler. Ve bu dörd aded kurâlardan cümle iki bin aded tüfengli
fecereleri
çıkar. Köyleri mutî‘ oldu, ammâ bir lu‘b ile bu kâfirlerin cümle ellerinden tüf …
Bu dörd pâre kurâların bâğ u bâğçeleri cihânı dutmuşdur ve birbirlerine müşâlardır kim aslâ aralarında aralıkları yokdur. Bî-hisâb zeytûn ve incirleri dağları ve taşları zeyn etmişdir. Ve cümle âb-ı hayât kuyuları vardır. Ve dağlarında hâsıl olun palamidi ve pelidi cümle Freng gemilerine fürûht edüp kâr ederler. Ve bu dörd aded kurâlardan cümle iki bin aded tüfengli fecereleri çıkar. Köyleri mutî‘ oldu, ammâ bir lu‘b ile bu kâfirlerin cümle ellerinden tüfenglerin dahi almak müyesser [ola]. Âmîn ve yâ mu‘în ve yâ Mühîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335a ·
metinde göster ·
… z elli aded kefere hâneli köydür. Bir mu‘azzam ve ma‘mûr kenîsesi vardır. Cümle
fecereleri
balıkçılar ve tuzculardır. Bunda olan tuz ma‘deni başka emânetdir. Cümle kefere …
Karye-i izvoriç: Yüz elli aded kefere hâneli köydür. Bir mu‘azzam ve ma‘mûr kenîsesi vardır. Cümle fecereleri balıkçılar ve tuzculardır. Bunda olan tuz ma‘deni başka emânetdir. Cümle kefereleri tekâlîf-i örfiyyeden berî olup tuz çıkarma hidmetine me’mûrlardır, ammâ tuzu gâyet lezîz ve beyâz tuzu olup niçe yüz gemi yükü tuz Frengistân'a götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 362a ·
metinde göster ·