… dostânların demâğları mu‘attar olup cümle dervîşân semâ‘ u safâlar edüp çarh-ı
felek gibi
deverân ederler.
Ve haftada iki kerre bu meydân-ı mahabbetde semâ‘ u safâ oldukda bâğ-ı İreminde hâsıl olan gûnâ-gûn gül ü sünbül ve reyhân u zanbak ve benefşe ve erguvânlar deste deste destiler içre semâ‘hâne etrâflarınna koyup Hudâ âlimdir bu şükûfe-i ezhâriyyâtların râyiha-i tayyibelerinden cemî‘-i uşşâkân yârân-ı sâdıkân ahbâb [u] dostânların demâğları mu‘attar olup cümle dervîşân semâ‘ u safâlar edüp çarh-ı felek gibi deverân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 68a ·
metinde göster ·
… Zakve üzre üç kat cisrlerin yanında üç göz su değirmenleri ilâ mâşâallâh çarh-ı
felek gibi
deverân edüp dakîk-i rakîk öğüdür.
Mezkûr büyük kapunun handakı hârici taşrasında bir varoş-ı azîmdir. Ol dahi etrâfı palanka kal‘adır, ammâ ol kadar sarp palanka değildir, ammâ yine etrâfında tabyaları ve dirsekleri ve mazgalları ve câ-be-câ şâhî topları vardır. Ve cümle bunun dahi iki kapusu vardır. Bunun kapu önünde nehr-i Zakve üzre üç kat cisrlerin yanında üç göz su değirmenleri ilâ mâşâallâh çarh-ı felek gibi deverân edüp dakîk-i rakîk öğüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 35a ·
metinde göster ·
… rının kaldırımları gûnâ-gûn baklava nakşı kesimi mühr-i Süleymân gibi ve çarh-ı
felek gibi
ve biribirine girişmeli mermer-i hâm döşeli serâpâ kaldırımlar ile pâk tarîk-ı …
Ve cemî‘i şâhrâhlarının kaldırımları gûnâ-gûn baklava nakşı kesimi mühr-i Süleymân gibi ve çarh-ı felek gibi ve biribirine girişmeli mermer-i hâm döşeli serâpâ kaldırımlar ile pâk tarîk-ı âmları vardır. Kefere asrında bu kal‘a içre aslâ hayvânât makûlesi girmediğinden mâ‘adâ herkes kal‘a kapusunda babucun eline alup pâ-bürehne kal‘aya eyle dâhil olurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y58a ·
metinde göster ·
… âb-ı hayâtdır. Ayağında niçe yüz âsiyâb-ı dakîkler vardır. Şeb [u] rûz âsiyâb-ı
felek gibi
cevelân edüp ahâlî-i vilâyet kendi gendümlerin ömr-i azîzleri gibi öğüdüp kût-ı …
İki mahalle-i müslimîn mâ‘adâ kefereler sâkindir. Cümle iki yüz hânelerdir. Ve bir câmi‘ ve bir mescid ve bir hammâm ve bir hân ve bir kaç dükkân-ı tüccâran vardır. Ammâ tabbâğhânesi altında Akgöz bınarı nâm bir âb-ı hayâtdır. Ayağında niçe yüz âsiyâb-ı dakîkler vardır. Şeb [u] rûz âsiyâb-ı felek gibi cevelân edüp ahâlî-i vilâyet kendi gendümlerin ömr-i azîzleri gibi öğüdüp kût-ı lâyemût kifâflanırlar. Bu değirmenlerden aşağı niçe bin bâğ u bâğçe ve müşebbek besâtînleri rey eder mâ-i hayâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y94a ·
metinde göster ·
… ve üç yaylım toplar atılup Ebtah ve Mu‘allâ dereleri ve mer[‘]âları(?) kubbe-i
felek gibi
güm güm sadâ verüp paşanın otağı önünde yüz ganem kurbân olunup fukarâ-yı bâbül …
Vâdî-i Mu‘allâ nâm mahalde Paşa hazretleri serâperde-i Âsaf-ı Berhayâ'sında meks edüp cemî‘i asâkir-i İslâmdan üç kerre gülbâng-ı Muhammedî çekilüp sadâ-yı Allâh Allâh evc-i âsumâna peyveste oldu. Ve üç yaylım tüfeng ve üç yaylım toplar atılup Ebtah ve Mu‘allâ dereleri ve mer[‘]âları(?) kubbe-i felek gibi güm güm sadâ verüp paşanın otağı önünde yüz ganem kurbân olunup fukarâ-yı bâbüllâha bezl olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y313a ·
metinde göster ·
Ammâ tâ aşağıdan âdem yukaru kuyu ağzına nazar etdikde bir ibret-nümâ çarh-ı
felek gibi
dollâblar bir inildi ve bir girîv ü feryâd ve bir hây hûy kim âdemi hayret alur …
Ammâ tâ aşağıdan âdem yukaru kuyu ağzına nazar etdikde bir ibret-nümâ çarh-ı felek gibi dollâblar bir inildi ve bir girîv ü feryâd ve bir hây hûy kim âdemi hayret alur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y85a ·
metinde göster ·
… klikler ile huzûr-ı melikde çerh urup eyle cevelân raks etdiler kim gûyâ çerh-i
felek gibi
deverân edüp gûnâ-gûn lu‘bedebâzlıklar ve dilnüvâzlıklar eylediler. Ammâ elleri …
Anı gördük: İbtidâ on aded hânende ve sâzendeler gûnâ-gûn sâzları ile melik serâperdesi önünde lehce-i mahsûsaları ile rehâvî fasılları edüp hengâme dâyirelerine velvele verüp altı aded rakkâs gulâmân-ı mâh-ı tâbân, biri esmerü'l-levn Hindî-pîçe, biri kâkülleri perîşân Freng-pîçe, biri ahmerü'l-vech Sûdânî-pîçe, biri bir perîzâd; bu dörd aded âdemîzâd zerdûz eteklikler ile huzûr-ı melikde çerh urup eyle cevelân raks etdiler kim gûyâ çerh-i felek gibi deverân edüp gûnâ-gûn lu‘bedebâzlıklar ve dilnüvâzlıklar eylediler. Ammâ ellerinde Arab u Acem ve Rûm tarzı çalpâreleri yok idi; fîl dişinden kâğız gibi ince ince biçmişler, beş on dânesi bir yerde kınnâb ile bağlı çalpâre yerine anlar ile ellerinde şıkırdadup raks ederler kim Y 419b makdûr-ı beşer değildir. Hâsıl-ı kelâm cümle evza‘ların bir bir tahrîr etsek tatvîl-i kelâm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y419a–Y419b ·
metinde göster ·