… lir nehr-i deryâdır. Ammâ deverân [u] cereyânı, tulû‘ [u] gurûbu cümle dörd yüz
fersah yerdir
ve dörd yüz büleyde ve kasabâtlara uğrar, ammâ Erzurûm sahrâsında ibtidâsı gâye …
{Evsâf-ı nehr-i azîm, mâ-i Furât: Bu nehrin evsâfı tâ Aşağı Eğerli dağ evsâfı başında yazıla} Erzurûm sahrâsının tâ ortasından nehr-i azîm mâ-i Furât cereyân eder kim Gürcîstân tarafının cânib-i şarkîsinde Dumlu Baba Sultân ziyâretgâhının kayası dibinden çıkup cânib-i garba cereyân ederek Erzurûm sahrâsında niçe batak ve halîc ve buhayre ve tar‘alar olup niçe kerre yüz bin Bağdâdî turnalara kân-ı mekân olup andan karye-i Kân dibinden geçüp ikinci konakda kal‘a-i Kemâh dibinden ubûr edüp andan İzolı Ekrâdı içre Bingöl yaylasından gelir nehr-i Murâd'a mahlût olup deryâ-misâl Malatiyye kurbundan cereyân eder ve kal‘a-i Semisat'a Kal‘atü'r-Rûm'a ve kal‘a-i Birecik'e ve Cisr-i Bombuç'a ve Bolis'e ve kal‘a-i Ca‘ber'e ve kal‘a-i Rakka'ya ve Rûhbese'ye ve Karkisa'ya ve Ane'ye ve Haddîşe'ye ve Hiyet'e ve Ebyâr'a ve Takuk'a ve Hılle'ye ve Kûfe'ye uğrayup andan Batâyıh'da Kurna kal‘ası dibinde Şattu'l-Arab'a mahlût olup deryâ-misâl bir nehr-i azîmdir kim Basra önüne Hindistân gemileri gelir nehr-i deryâdır. Ammâ deverân [u] cereyânı, tulû‘ [u] gurûbu cümle dörd yüz fersah yerdir ve dörd yüz büleyde ve kasabâtlara uğrar, ammâ Erzurûm sahrâsında ibtidâsı gâyet lezîzdir kim hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı azîminde ve Furkân-ı mecîdinde yâd eylemişdir. Âyet; Sûre-i ve'l-Mürselât Arapça âyetin cümle müfessirîn bu Erzurûm suyuyla tefsir etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 286a ·
metinde göster ·
… n cânib-i garbîsindedir ve Tebrîz'den bu nâhiyenin ibtidâsına varınca kâmil bir
fersah yerdir
ve cümle otuz pâre kurâdır. Her biri câmi‘ ve hân ve hammâm ve esvâk-ı şâhîli k …
Nâhiye-i çârum Ürdnik'dur. Tebrîz'in cânib-i garbîsindedir ve Tebrîz'den bu nâhiyenin ibtidâsına varınca kâmil bir fersah yerdir ve cümle otuz pâre kurâdır. Her biri câmi‘ ve hân ve hammâm ve esvâk-ı şâhîli kend-i masîrlardır. 301b Ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 301a–301b ·
metinde göster ·
… i var. Cânib-i şarkîsi Tebriz'e karîbdir. Cânib-i garbîsi şehr-i Rûmiyye'ye bir
fersah yerdir
. Ammâ bu buhayre Erdebîl'e bir mesâfe-i ba‘îdedir. Erdebîl ile buhayre mâbeyni …
Evsâf-ı buhayre-i Erdebîl: Cânib-i (---) bir âb-ı hayât buhayredir kim rûy-ı âbında niçe yüz pâre keşti-i sayyâd-ı mâhîleri var. Cânib-i şarkîsi Tebriz'e karîbdir. Cânib-i garbîsi şehr-i Rûmiyye'ye bir fersah yerdir. Ammâ bu buhayre Erdebîl'e bir mesâfe-i ba‘îdedir. Erdebîl ile buhayre mâbeyni hıyâbân ve çengelistân ve ma‘mûr [u] abadân kend [ü] büldânlar ile müzeyyendir. Bu buhayre içre yetmiş aded elvân mâhîleri olur kim gûyâ her biri birer Mâ’ide-i Mûsâ'dır. Ve bu buhayre içre olan kayıklar bâzargânları ve erbâb-ı hâcâtları metâ‘larıyla alup murâd [u] merâmları kendlerine ve cânib-i garbda Rûmiyye ve Dumdumî ve Dumbulî şehirlerine götürüp kâr eder. Bu buhayrenin dâiren-mâdâr edvârı Van deryâsından büyükdür kim on günde piyâde âdem devr eder. Van deryâsı semm-i helâhildir ammâ bu âb-ı hayâtdır. Ve umkı yetmiş kulaçdır. Bu buhayre Hazret-i Risâlet-penâh rahm-i mâderden müştak olduğu şeb tâk-i Kisrâ ve cümle esnâm-ı Mekke ve Ayasofya kubbesi münhedim olduğu gice bu buhayre zâhir olup cânib-ı etrâfında sağîr ve kebîr kırk beş aded uyûn-ı câriyeler munsab olur. Cümleden nehr-i Seylân, Erdebîl'i rey edüp ba‘dehû bu buhayreye gelir ve nehr-i Kehrân dahi katılır. Gayrı enhârın ismi ma‘lûmum değildir ve manzûrumuz olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 306a ·
metinde göster ·
… e bu şehr-i Hoy-ı hûb, Menend'in cânib-i garbı tarafındadır ve mâbeynehümâsı on
fersah yerdir
. Kal‘ası bir düz sahrâda vâkı‘ olmuş şekl-i murabba‘ seng-binâ kal‘a-i zîbâdır. …
Evsâf-ı kal‘a-i Hoy-ı dilcûy: (ve) Şehr-i hûb-hûydır ve Menend'e mânend şehr-i İrem'dir, Azerbaycân hâkinde başka sultânlıkdır kim bin mikdârı nökere mâlikdir. Kadı ve müftî ve nakîbi ve münşî ve kelenter darûgası ve korucusu ve diz çökenleri ve mihmândârları vardır. Ve bu şehr-i Hoy-ı hûb, Menend'in cânib-i garbı tarafındadır ve mâbeynehümâsı on fersah yerdir. Kal‘ası bir düz sahrâda vâkı‘ olmuş şekl-i murabba‘ seng-binâ kal‘a-i zîbâdır. Dâiren-mâdâr cirmi yedi bin adımdır. Cânib-i erba‘asında handakı ol kadar amîk değildir. İki dervezesi var, biri cânib-i cenûba Bâb-ı Tebrîz, biri cânib-i garba Bâb-ı Menend. İçinde yüz aded hâne ve bir câmi‘i var. Bânî-i kal‘a Ferhâd Paşa'dır. Ammâ şehr-i kadîminin bânîsi Şah Haydar-ı Kerrârdır. Niçe kerre harâb u âbâdân olmuşdur. Taşra şehri yedi bin hâk-ı amber-i pâk ile mestûr hâne-i pür-nûrlardır. Ve cümle yetmiş mihrâb ve on bir cum‘adır ve iki hammâm ve yedi hân ve bin aded esvâk-ı sultân ve cânib-i erba‘ası bâğ u bostân ile müzeyyen bir hûb-huy ve mahbûb ve mahbûbesi dilcûy, şehri-i müşk-bûydur. Bu şehr-i azîmin devri kâmil on üç bin hatve ile, gulâmlarımız adımlamışdır. Murâd-ı Gâzî harâb idelden berü henüz âbâdân olmadadır. Ve cümle sahrâsında mahsûlâtı dânedâr pirinci hâsıl olduğundan hevâsı harârete mâ’ildir ve pembesi ve âbdâr engûrü olur. Ve nehri Kûh-ı Selmâs'dan cem‘ olup nehr-i Araz'a rîzân olur. Bâğistân, bûsitân [u] gülistânı meşhûrdur. Ve müsmirrâtından 307b memdûhî peygamber emrûdu, şîrîn ve âbdâr-ı hoş-hordur kim nazîri yokdur. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden cümle halkının reng-i rûyları gâyet beyâzdır. Ve mahbûb u mahbûbesine hadd [ü] hasr yokdur. Ve ba‘zı müverrih âlimler bu şehre Türkistân, Avşaristân, İrânistân derler. Şehr-i kadîm ve bender-i azîmdir ve cümle nevâhîleri yüz seksen pâre avadân kend [ü] büldânları var. Ve ekseriyyâ halkı Şâfi‘î-Sünnî mezheblerdir. Şâh İsmâ‘îl bu kavmden tûl-i sakal harâcı alırmış. Hâlâ Şâh Safî'den berü mu‘âflardır. Sakalların uzadup sakal harâcı vermezler. Ve mahbûb u mahbûbesine hadd [ü] hasr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 307a–307b ·
metinde göster ·
… ında Manastır nâm bir teferrücgâh vardır. Gûyâ İreme zâtü'l-imâd bir çemenzâr-ı
ferah-âbâd yerdir
. Bu mahalden cereyân eden mâ’-i zülâle nehr-i Ramcı derler. Bir şarâb-ı tahûrdu …
Evsâf-ı mesîregâh-ı Lâdik: Evvelâ şehir içinden 345b cereyân eden Ballıkaya suyunun başı bir mesîregâhdır. Şehrin cânib-i kıblesi tarafındadır. Ve bir mesîregâh dahi şehrin taraf-ı şarkîsinde Firenk Gözü demek ile meşhûr-ı âfâk bir uyûn-ı berrâk bir nehr-i revândır. Hüseyin Paşa bu uyûn-ı câriye üzre bir teferrücgâh içün bir kasr-ı Havernak edüp cemî‘î ehl-i dilân-ı âlüfte ve âşüftegân anda zevk u safâ edüp bu uyûndan üç taş çıkaramazlar. Mâh-ı temmûzda tâ bu mertebe bürûdet üzre aynü'l-hayât-misâl bir ayn-ı zülâldir. Ballısu ve Firenk bınarı şehrin içinden cereyân edüp niçe sarâyları ve hân [ve] hammâm ve cevâmi‘leri ve niçe yüz hadîka-i ravza-i rıdvân misilli bâğçeleri reyy edüp şehr içinde niçe âsiyâb-ı dakîkleri deverân etdirüp Lâdik gölüne rîzân olur ve bir teferrücgâh dahi ayn-ı Akpınarbaşı'dır. Âb-ı hayâtdan nişân verir bir mâ’-i bâriddir. Lâkin şehre gelmeyüp şehir hâricinde bâğçeler ve mezâri‘âtları saky eder. Bu uyûn-ı câriyenin başı, şehrin cânib-i şimâli tarafındaki kûh-ı bülendlerden tulû‘ edüp Lâdik buhayresinde gurûb eder. Ve Lâdik kal‘asının garb tarafında Manastır nâm bir teferrücgâh vardır. Gûyâ İreme zâtü'l-imâd bir çemenzâr-ı ferah-âbâd yerdir. Bu mahalden cereyân eden mâ’-i zülâle nehr-i Ramcı derler. Bir şarâb-ı tahûrdur kim Ma‘arra suyundan lezîzdir. Bu uyûn cereyân ederek kal‘a altında iki fırka olur. Bir bölüğü ziyâret-i Hıdırlık'dan aşağı Kova mahallesi bâğçeleri içre cereyân eder. Ve bir fırkası şehir a‘yân [u] eşrâfının huccâc-ı müslimîn istikbâline çıkdıkları Balı Dede Sultân hazretleri ziyâretgâhı mesîresinde Kozlu bâğlarından aşağı cereyân edüp Lâdik halîcine mahlût olur. Bu şehr-i Lâdik'in etrâfında niçe uyûn-ı câriyeleri vardır, ammâ ma‘lûmumuz olan bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 345a–345b ·
metinde göster ·
… ne 482. Oğlancık nâm mesîregâhın Haydar köşkü nâm mahallinde medfûndur ve gâyet
ferah-fezâ yerdir
kim şehrin cemî‘i erbâb-ı ma‘ârifi anda cilvelenirler.
Andan ve Şeyh Rükneddîn-i Sincânî: Mâte sene 482. Oğlancık nâm mesîregâhın Haydar köşkü nâm mahallinde medfûndur ve gâyet ferah-fezâ yerdir kim şehrin cemî‘i erbâb-ı ma‘ârifi anda cilvelenirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 67b ·
metinde göster ·
Mesîregâh-ı Ahmed Hoca: Bu dahi Korubâğları'nda bir ârâmgâh-ı
ferahşâd yerdir
kim gam u gussa ile anda varan ferah kesb eder. Bu Korubâğları'nda niçe yüz mes …
Mesîregâh-ı Ahmed Hoca: Bu dahi Korubâğları'nda bir ârâmgâh-ı ferahşâd yerdir kim gam u gussa ile anda varan ferah kesb eder. Bu Korubâğları'nda niçe yüz mesîregâh-ı bî-minnetler vardır ammâ tavsîf etmek müşkildir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 141a ·
metinde göster ·
… raf-ı garbîsindedir ammâ cânib-i şimâle sehel meyyâlcedir. Mâbeynehümâları yedi
fersah yerdir
. Tebrîz on fersah yerdir ve cânib-i şarkîsindedir. Ve Salmas iklîm-i örfiyyenin …
Bu şehr-i Salmas bâlâda tahrîr olunan yedi pâre şehir vasatında vâki‘ olmuş bir şehr-i mutavassıtadır. Ammâ bu Salmas şehri Hoy şehrinin taraf-ı garbîsindedir ammâ cânib-i şimâle sehel meyyâlcedir. Mâbeynehümâları yedi fersah yerdir. Tebrîz on fersah yerdir ve cânib-i şarkîsindedir. Ve Salmas iklîm-i örfiyyenin 17 bulunmuşdur. Tâli‘-i imâreti burc-ı esedde ve beyti şems-i nârîde bulunmuşdur. Anınçün esed-salâbetdir. Şiddet-i hârları şems tesîrindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 300b ·
metinde göster ·
… cânib-i şimâle sehel meyyâlcedir. Mâbeynehümâları yedi fersah yerdir. Tebrîz on
fersah yerdir
ve cânib-i şarkîsindedir. Ve Salmas iklîm-i örfiyyenin 17 bulunmuşdur. Tâli‘-i …
Bu şehr-i Salmas bâlâda tahrîr olunan yedi pâre şehir vasatında vâki‘ olmuş bir şehr-i mutavassıtadır. Ammâ bu Salmas şehri Hoy şehrinin taraf-ı garbîsindedir ammâ cânib-i şimâle sehel meyyâlcedir. Mâbeynehümâları yedi fersah yerdir. Tebrîz on fersah yerdir ve cânib-i şarkîsindedir. Ve Salmas iklîm-i örfiyyenin 17 bulunmuşdur. Tâli‘-i imâreti burc-ı esedde ve beyti şems-i nârîde bulunmuşdur. Anınçün esed-salâbetdir. Şiddet-i hârları şems tesîrindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 300b ·
metinde göster ·
Sitâyiş-i eşkâl-i Serâv: Hâk-i pâk-i Âzerbaycân-ı Ucân'da bilâd-ı Ermen'dendir. Şehri bir deşt-i hâmûnda çemenzâr ve alefzâr vâdîye vâki‘ olmuş bir şehr-i mutavassıtadır. Kal‘asın Ferhâd Paşa Bağdâd'a giderken münhedim etmişdir. Bu şehrin ibtidâ bânîsi (---)(---)(---). Niçe mülûkdan mülûka intikâl etmiş bir menhûshânedir kim cümle dörd bin aded kireç dîvârlı ve hâk ile mestûr bâm u damlı tamuhânelerdir. Câmi‘leri ve hân u hammâmları ve çârsû-yı bâzârı müzeyyendir. Bu şehir cebel-i Seylân'ın şarkında ve cebel-i Seylân anın garbında beş fersah yerdir. Cümle âbı nehr-i Serâh'dır kim kûh-ı Seylân'dan tulû‘ edüp Rûmiyye buhayresine rîzân olur. Hubûbâtı çokdur, meyvesi yokdur. Ammâ halkı beyâzdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 305b ·
metinde göster ·
, lâkin ol kadar derin değildir. Âb-ı hayâtdan nişân verir bir mâ-i İlyâs'dır. İ …
Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) fersah yerdir, lâkin ol kadar derin değildir. Âb-ı hayâtdan nişân verir bir mâ-i İlyâs'dır. İçinde alabalık ve turna balığı ve yılan balığı (---)(---)(---)(---) ve gûnâ-gûn simâk-i nefîseler sayd olunur. Mîrî mâl verir başka sayyâdları vardır. Herkes hazz-ı nefsi ve kâr [u] kisbiyçün balık şikâr edemezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 88b ·
metinde göster ·
… kal‘a karşusındaki Torondoş dağında başı vardır, andan çıkar; bir teferrücgâh-ı
ferah-fezâ yerdir
.
Bu buheyre-i âb-ı zülâl İskenderiyye kal‘ası dibinde Boyana gölü nâmıyla şöhre-i şehr olmuş bir lezîz âb-ı hayât göldür, dâ’iren-mâdâr cirmi on bir mîl-i kebîrdir ve şarkdan garba tûlânîce vâkı‘ olup Ebü'l-feth Mehemmed Hân bu kal‘ayı döğ(dü)düğü havâle olan Boyana gölü aşırı Torondoş dağı bir top menzili karşu yakındır, mâ‘adâ kenârları ba‘îd bir uzunca halk olmuş şehd-i zülâlden nişân verir bir halîcdir kim yine kal‘a karşusındaki Torondoş dağında başı vardır, andan çıkar; bir teferrücgâh-ı ferah-fezâ yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 34b ·
metinde göster ·
… tinden bâğ u bâğçesi bî-hisâb olup mahbûbu ve mahbûbesi memdûhdur. {Yanığ'a iki
fersah yerdir
.}
Bu varoş cümle Macar'dır 49a , ammâ yukaru kal‘a cümle Nemse elindedir. Ve bu varoşun cümle sokakları kaldırım döşelidir. Ve mefret binâ çanlıklı düyûrları var. Ve çârsû-yı bâzârı dahi müzeyyendir ve âb [u] hevâsının letâfetinden bâğ u bâğçesi bî-hisâb olup mahbûbu ve mahbûbesi memdûhdur. {Yanığ'a iki fersah yerdir.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48b–49a ·
metinde göster ·
… dır, ammâ bu kal‘a-i harâbdan hâlâ ma‘mûr olan Orfan kasabasının mâbeynleri iki
fersah yerdir
. Zamân-ı kadîmde ikisi bir şehr-i azîm imiş, ammâ hâlâ Orfan ma‘mûrdur. Cümle b …
Ba‘dehu bu sûr-ı vâsi‘i Gâzî Hudâvendigâr ya‘nî Sultân Murâd-ı Evvel feth etmede usret çekdiğiyçün ba‘de'l-feth cemî‘i ebrâcları ve der-i dîvârların câ-be-câ münhedim edüp hâlâ niçe yerde âsâr-ı binâları nümâyândır, ammâ bu kal‘a-i harâbdan hâlâ ma‘mûr olan Orfan kasabasının mâbeynleri iki fersah yerdir. Zamân-ı kadîmde ikisi bir şehr-i azîm imiş, ammâ hâlâ Orfan ma‘mûrdur. Cümle bâğ u bâğçeli (---) aded tahtânî ve fevkânî kiremit örtülü kârgîr binâ ma‘mûr ve halkı mesrûr hânedân sâhibleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 211a ·
metinde göster ·
… ile ârâste bir hıyâbân-ı Rûm bir teferrücgâh-ı umûm ve bir def‘-i gumûm edecek
ferahfezâ yerdir
.
Menzil-i Kârbânsarây: Bir mesîregâh yerdir kim gûnâ-gûn havzlar ve müte‘addid hücreler ile ârâste bir hıyâbân-ı Rûm bir teferrücgâh-ı umûm ve bir def‘-i gumûm edecek ferahfezâ yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 332b ·
metinde göster ·
… pâ bâğ u bâğçeler ve müşebbek bostânları bî-hisâbdır ve âb [u] hevâsı latîf bir
ferah-fezâ yerdir
.
Sebeb-i vîrânı oldur kim mâ-tekaddem karşusunda olan Koron kal‘ası gâzîleri firkateler ile bu cezîreyi yaka yıka harâb edüp ahâlîleri bir sâ‘at dağlara kaçup bir yalçın dağ üzre karye-i Pırastoz'u amâr edüp sâkin olurlar. Hâlâ bir âb-ı hayât sulu ve bî-hisâb çeşme-sârlı bâğ-ı cihân-misâl bir ma‘mûr karye olup çeşmelerin ayakları aşağısında serâpâ bâğ u bâğçeler ve müşebbek bostânları bî-hisâbdır ve âb [u] hevâsı latîf bir ferah-fezâ yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 334b ·
metinde göster ·
… halde cümle üç yüz adım karîb su değirmenleri var kim bu dahi bir teferrücgâh-ı
ferahfezâ yerdir
. Cümle şehrin âb-ı hayât suları bu mahalde kayalardan çıkup niçe yüz değirmenle …
Der-fasl-ı mesîregâh-ı müferrehât: Cümle kırk yerde teferrücgâh ferahfezâları vardır, ammâ Salona kapusundan taşra leb-i deryâda bir vâsi‘ fezâda niçe yüz aded çınâr bîd-i ser-nigûn dıraht-ı müntehâlar tertîb üzre selef kralları asrında dikilüp ilâ hâze'l-ân her biri ecv-i âsımâna kad keşân olup her bir dırahtın berk-i zıll-ı himâyelerinde onar bin koyun sâyelenüp âslâ zemîne âfitâb-ı âlem-tâbın tâb [u] tüvânı düşmeyüp hemân koyah-ı hıyâbân-ı Acem gibi bir mesîregâh yerdir kim Rûm ve Arab u Acem seyâhâti içre İnebahtı'nın Subaşı ârâmgâhı meşhûr-ı âfâkdır. Bu mahalde cümle üç yüz adım karîb su değirmenleri var kim bu dahi bir teferrücgâh-ı ferahfezâ yerdir. Cümle şehrin âb-ı hayât suları bu mahalde kayalardan çıkup niçe yüz değirmenlere taksîm olup cümle şehrin imâretlerine gider, gâyet serî‘u'l-hazm âb-ı zülâllerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 339a ·
metinde göster ·
. Ve teferrücgâh-ı Kebkebîr bayırı, kekliği olduğundan şu‘arâlar Kebkebîr der. C …
Ve evsâf-ı mesîregâh-ı Kütâhiyye: Evvelâ kal‘anın cenûb cânibi ardında Sultân bâğı ferah-fezâ yerdir. Ve teferrücgâh-ı Kebkebîr bayırı, kekliği olduğundan şu‘arâlar Kebkebîr der. Cümleden latîf âb-ı hayât suları vardır. Ve seyrângâh-ı Aksu ve Lasımzâde bâğçesi ve Konduvîrânbaşı âb-ı cân-bahş suları vardır. Bu uyûnların cümlelerin tâ içinden cereyân ederek tâ aşağı çayır ortasında nehr-i Felend'e mahlût olur. [[(---) (---)]]
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y13a ·
metinde göster ·
… mâbeyni sekiz sâ‘atlik yerdir. Ve şehri bir düz sahrâda bâğlı ve bâğçeli ve bir
ferah-fezâ yerdir
.
Bu Kula şehri yüz elli akçe kazâdır. Ve nâhiyesi (---) kurâdır. Ve hâkimi müftîsi ve serdârı ve kethudâyeri vardır. Ammâ nakîbi Uşşâk'dadır, zîrâ Uşşâk ile bu Kula şehrinin mâbeyni sekiz sâ‘atlik yerdir. Ve şehri bir düz sahrâda bâğlı ve bâğçeli ve bir ferah-fezâ yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y25b ·
metinde göster ·
… tahûrdur. Cemî‘i Ulalı ve Muğlalı bu çemenzâr namâzgâhda teferrüc ederler, aceb
ferah-fezâ yerdir
. Andan kalkup yine garba üç sâ‘at ma‘mûr u âbâdân kurâlar ubûr ederek,
Menzil-i mesîregâh-ı Kazancı câmi‘i: Bir koyah hıyâbân-ı dırahtistân içre bir namâzgâhdır. Sâye-i dırahtından zemîne güneş isâbet etrnez. Bir âb-ı hayât çâh-ı mâsı var kim gûyâ şarâben tahûrdur. Cemî‘i Ulalı ve Muğlalı bu çemenzâr namâzgâhda teferrüc ederler, aceb ferah-fezâ yerdir. Andan kalkup yine garba üç sâ‘at ma‘mûr u âbâdân kurâlar ubûr ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y100b ·
metinde göster ·
… vakt-i gurûba dek kimi mâhî sayd eder, kimi mâhpâreleri sayd eder bir temâşâgâh
ferah-fezâ yerdir
.
şâm'ın mesîre ve teferrücgâhların beyân eder: Evvelâ fezâ-yı Gökmeydânı şâm içinden cereyân eden nehr-i Mîze cânibeyni bir çemenzâr-ı bî-gubâr bir sebzezâr sahrâdır. Ba‘de'- Y 251b -l-asır cümle uşşâk anda gelüp vakt-i gurûba dek kimi mâhî sayd eder, kimi mâhpâreleri sayd eder bir temâşâgâh ferah-fezâ yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y251a–Y251b ·
metinde göster ·
… Ve fersah hisâbı üzre ibtidâ Nîl'in menba‘ından âhiri Akdeniz'e varınca üç bin
fersah yerdir
.
Bu bâlâda tahrîr olan şehirler Nîl-i mübârekin iki tarafında vâki‘ olmuş yüz altmış pâre şehirlerdir. Ve Sây kal‘asına varınca üç aylık yoldur, bin sekiz yüz pâre ma‘mûr u müzeyyen kurâlar vardır. Nîl kenârından mâ‘adâ olan kurâların hisâbın Hudâ bilür. Ve fersah hisâbı üzre ibtidâ Nîl'in menba‘ından âhiri Akdeniz'e varınca üç bin fersah yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y157a ·
metinde göster ·
… nde azîm cümmeyz ağaçlarıdır kim herbirin sâyesinde biner koyun sâyelenür birer
ferah-fezâ yerdir
. Ve herbiri Nîl üzre şâhalar salup koyah gölge olmuşdur kim aslâ âfitâbın te’sî …
Şehir içinden cereyân eden halîcin taşra şimâlî tarafında halîcin iki cânibinde azîm cümmeyz ağaçlarıdır kim herbirin sâyesinde biner koyun sâyelenür birer ferah-fezâ yerdir. Ve herbiri Nîl üzre şâhalar salup koyah gölge olmuşdur kim aslâ âfitâbın te’sîri yokdur. Ve her dırahtın daldasında Y 226b ihvân-ı safâ ve ahibbân-ı bâ-vefâ ile sâz [u] söz faslın edüp Hüseyin Baykara zevkın ederler. Ve Bulak'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y226a–Y226b ·
metinde göster ·
. Hasta varsa şifâ bulur. Sultân Selîm ile Sultân Tumanbay'ın bâlâda birkaç yerd …
Zamân-ı kadîmde bu vâdîde kabâ’il-i Âdilî sâkin olduğuyçün ve Tumanbay Sultân bu mahalde adâlet köşkü inşâ edüp dîvân-ı adâlet etdüğiyçün Âdiliyye derler. Havâsı gâyet latîf bir ferah-fezâ yerdir. Hasta varsa şifâ bulur. Sultân Selîm ile Sultân Tumanbay'ın bâlâda birkaç yerde arbedeleri tahrîr olunmuşdur, ammâ niçe ceng [ü] cidâlden sonra Selîm Hân Tumanbay'ı ele getürüp Bâb-ı Züveyle'de salb edüp Mısır içinden fitne ve fesâd munkatı‘ olup Selîm Hân yine Tumanbay'ı endirüp cenâzesi namâzın bile kılup bu Âdiliyye'de merkadinde defn etdi. Ve sulehâ-yı ümmetden hâfız-ı Kelâmullâh bir pâdişâhdır, deyü evkâflarına vaz‘-ı yed etmeyüp türbe-i pür-envârın müzeyyen kılup her bâr Selîm Hân gelüp ziyâret ederdi. Hâlâ evc-i semâya ser çekmiş bir kubbe-i nühtâkın ortasında bir mermer sandûka içinde medfûndur. Sandûkanın cânib-i erba‘asında celî hat ile mermer üzre Âyetü'l-kürsî kazılmışdır ve bu târîh yazılmışdır:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y227a/mük ·
metinde göster ·
… evk cevk zevk [u] safâ ederler. Ehl-i Dimyât'ın ziyâretgâhı ve teferrücgâhı bir
ferah-fezâ yerdir
.
eş-Şeyh Alî Münîbat: Emr-i azîm ulu sultândır. Bir hasta üç kerre ziyâret etse, bi-emrillâh şifâ bulur. Bâğ-ı behişti içinde Nîl kenârında müte‘addid kasırları ve havzları vardır. Hayme-misâl harnûb dırahtları sâyesinde herkes yârâniyle cevk cevk zevk [u] safâ ederler. Ehl-i Dimyât'ın ziyâretgâhı ve teferrücgâhı bir ferah-fezâ yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y350a ·
metinde göster ·
… hârı 13 sâ‘at idi. Bu ve bu iklîm-i evvelin tûlü şarkdan garba bin iki yüz elli
fersah yerdir
. Ve arzı yüz kırk fersahdır. Ve bin pâre şehirleri vardır, ellisi sevâd-ı mu‘az …
Ammâ bi-kavli Bokrât ve Sokrât iklîm-i evvelin vasatı bu ubûr etdiğimiz Berberistân vilâyetidir. Arzı 16 derece ve 37 dakîka olup atvel-i nehârı 13 sâ‘at idi. Bu ve bu iklîm-i evvelin tûlü şarkdan garba bin iki yüz elli fersah yerdir. Ve arzı yüz kırk fersahdır. Ve bin pâre şehirleri vardır, ellisi sevâd-ı mu‘azzamlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y417b ·
metinde göster ·